Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Mayıs 2026 Salı - 14:12 Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:01 Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Anneler Günü’nde kan davasına son verdiler
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:19 Anneler Günü’nde kan davasına son verdiler Diyarbakır’da kavga sonucu yaralıların olmasıyla başlayan kan davası, iş adamı ve kanaat önderi Mustafa Çubuk’un tarafları bir araya getirmesiyle Anneler Günü’nde barışla sonuçlandı. Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde, yaklaşık 5 ay önce Polat ve Korkut aileleri arasında farklı nedenlerden dolayı yaşanan kavgada yaralananlar oldu. Olayın kan davasına dönüşmemesi için iş adamı ve kanaat önderi Mustafa Çubuk başta olmak üzere kanaat önderleriyle ailelerin büyükleriyle görüşmeler gerçekleştirerek barış sağlanması talep edildi. Taraflar, olumlu görüş belirterek olayın barışla sonuçlanmasını kabul etti. Bir düğün salonunda bir araya gelen taraflar, Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barıştı. Burada konuşan Çubuk, Karacadağ bölgesinin aşiretler bölgesi olduğunu, Doğu ve Güneydoğu’da aşiretler arasındaki en ufak kavganın ölüm ve büyük olaylarla sonuçlandığını söyledi. Dedesinin ve babasının kanaat önderliği yaparak barışı sağladığını belirten Çubuk, "Biz de elimizden geldiği kadar olayların büyümemesi için barışı sağladık. Polat ve Korkut ailesi arasında kargaşa çıktı, bundan dolayı yaralılar oldu. Biz de araya girerek bu barışı sağladık. Allah, herkesten razı olsun. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Barışla sonuçlandı. Bölgemizde artık kavga, olay istemiyoruz. Bölgemizde huzur gelsin, kan davalarının yaşanmasını istemiyoruz. Anneler Günü’nde barışı sağladık. Çok mutluyum" dedi.
Yargıyı hedef alan CHP Genel Başkanı Özel’e şehit yakınları ve gazilerden sert tepki
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:09 Yargıyı hedef alan CHP Genel Başkanı Özel’e şehit yakınları ve gazilerden sert tepki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden devlet kurumlarını ve yargıyı hedef alan açıklamaları, şehit yakınları ve gazilerin sert tepkisine neden oldu. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, sosyal medya dedikodularıyla yönetilen değil, köklü kurumları, güçlü güvenlik yapısı ve anayasal düzeniyle ayakta duran büyük bir devlet olduğunu belirten şehit yakınları ve gaziler, Özgür Özel’in açıklamalarını sorumsuzluk olarak değerlendirdi. Şehit yakınları ve gaziler adına açıklama yapan Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yine haddini aşarak Akın Gürlek üzerinden devlet kurumlarını ve yargıyı hedef alan açıklamalarının, siyasi sorumluluk duygusundan uzak, ciddiyetsiz ve kamu vicdanını rahatsız eden bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi. Gündüz, "Bir yargı mensubu üzerinden Cumhurbaşkanlığı makamını, devletin güvenlik kurumlarını ve istihbarat mekanizmasını zan altında bırakmaya çalışmak, muhalefet yapmak değil, devlet ciddiyetine zarar vermektir. Siyasi tükenmişlik yaşayanların, gündemde kalabilmek adına kurumları hedef alan söylemlerle algı oluşturmaya çalışması milletimizin feraseti karşısında karşılıksız kalacaktır. Görevini hukuk ve devlet disiplini içerisinde yapan her kamu görevlisinin yanında durmak, milli sorumluluğun gereğidir. Türk yargısını hedef alan, devlet kurumlarını tartışmaya açan ve toplumsal güveni sarsmaya çalışan bu anlayışı reddediyoruz. Türkiye dedikoduyla değil hukukla, manipülasyonla değil devlet aklıyla yoluna devam edecektir. Şehit ve gazi aileleri olarak her zaman yerli ve milli Bakanımız Akın Gürlek’in yanındayız" dedi.
İşaret diliyle yürekten beste: "Sizi Ruhumla Duyabilirim"
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:11 İşaret diliyle yürekten beste: "Sizi Ruhumla Duyabilirim" Diyarbakır’da 25 yıllık müzik öğretmeni Özgül Kanbal’ın işitme engelli öğrencileriyle hazırladığı özel beste, büyük beğeni topladı. Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Surkent İşitme Engelliler Ortaokulunda görev yapan 25 yıllık müzik öğretmeni Özgül Kanbal, anlamlı bir projeye imza attı. "Sizi Ruhumla Duyabilirim" adlı besteyi öğrencileriyle birlikte hazırlayan Kanbal, şarkıyı işaret diliyle seslendirerek müziğe farklı bir boyut kazandırdı. İşitme engelli öğrencilerin aktif rol aldığı çalışma, kısa sürede büyük ilgi gördü. Duygusal anlatımı ve güçlü mesajıyla dikkat çeken proje, Yenişehir ilçesindeki diğer işitme engelliler okullarına da örnek oldu. Hazırlanan çalışma, ilçedeki tüm işitme engelliler okullarında uygulanmaya başlanırken, eğitimde fırsat eşitliği ve sanatsal ifade açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje, engellerin sanatla aşılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Müzik öğretmeni Özgül Kanbal, meslek hayatı boyunca binlerce öğrencinin kalbine dokunduğunu ifade etti. Kanbal, "Bu yıl ilk kez işitme engelli bireylerle çalışma fırsatı buldum. Onların dünyasına girdikçe çok önemli bir şey fark ettim. Biz hep onların bizi duymadığını düşünüyorduk. Ama fark ettim ki asıl mesele onların bizi duymaması değil. Çünkü onlar bizi kalpleriyle, ruhlarıyla duyabiliyorlar. Asıl eksik olan biz onları duyabiliyor muyuz? Biz onları anlayabiliyor muyuz? Bu farkındalıkla ‘Sizi ruhumla duyabilirim’ adlı bir müzik eseri besteledim. Bu bir müzik eserinden, bir şarkıdan ziyade bir çağrı niteliğinde oldu. İşitme engelli bireylerin bize ruhlarıyla ve kalpleriyle duyabildiklerini, işitmenin sadece kulakla olmadığını göstermek amacıyla bir çağrıydı. Bu farkındalıkla bir proje geliştirdik. Sağ olsun Okul Müdürümüz Bülent Öztürk ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hüsamettin Atlı’nın desteğiyle Yenişehir ilçesinde bir proje başlattık. Diğer okullardaki müzik öğretmenleri bir ders boyunca çocuklarda farkındalık oluşturmak amacıyla bu şarkıyı küçük işaret diliyle öğretmiş olacaklar. Yaş grupları küçük olan öğrencilerimiz de işitme engelli bireylerimiz için empati duygusu gelişmiş olacaklar ve çok kapsamlı sosyal farkındalık oluşturacağız. Bu açıdan da çok heyecanlıyım. Hedefimiz ilk başta Yenişehir ilçesinde olmasıydı pilot uygulama olarak. Sizlerin sayesinde Diyarbakır ilinde ve Türkiye genelinde yayılmasını istiyorum. Çünkü gerçekten biz onları duymuyoruz. Herkes sessizliğin sesi olmaya var mı? Projeyle devam etmek istiyorum ben. Milli Eğitimde de bir içerik olarak uygulanmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. İşitme engelli öğrencilerden Ela Kaya, şarkı söylemeyi çok sevdiğini söyledi. Kaya, "Projeyi çok sevdim. Bu şarkıyı tüm okullarda arkadaşlarımla söylemek isterdim" dedi. Bir diğer öğrenci Şever Arslan ise şarkı söylerken çok mutlu olduğunu ve çok eğlendiğini dile getirdi.
İşaret diliyle yürekten beste: "Sizi Ruhumla Duyabilirim"
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:58 İşaret diliyle yürekten beste: "Sizi Ruhumla Duyabilirim" Diyarbakır’da 25 yıllık müzik öğretmeni Özgül Kanbal’ın işitme engelli öğrencileriyle hazırladığı özel beste, büyük beğeni topladı. Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Surkent İşitme Engelliler Ortaokulunda görev yapan 25 yıllık müzik öğretmeni Özgül Kanbal, anlamlı bir projeye imza attı. "Sizi Ruhumla Duyabilirim" adlı besteyi öğrencileriyle birlikte hazırlayan Kanbal, şarkıyı işaret diliyle seslendirerek müziğe farklı bir boyut kazandırdı. İşitme engelli öğrencilerin aktif rol aldığı çalışma, kısa sürede büyük ilgi gördü. Duygusal anlatımı ve güçlü mesajıyla dikkat çeken proje, Yenişehir ilçesindeki diğer işitme engelliler okullarına da örnek oldu. Hazırlanan çalışma, ilçedeki tüm işitme engelliler okullarında uygulanmaya başlanırken, eğitimde fırsat eşitliği ve sanatsal ifade açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje, engellerin sanatla aşılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Müzik öğretmeni Özgül Kanbal, meslek hayatı boyunca binlerce öğrencinin kalbine dokunduğunu ifade etti. Kanbal, "Bu yıl ilk kez işitme engelli bireylerle çalışma fırsatı buldum. Onların dünyasına girdikçe çok önemli bir şey fark ettim. Biz hep onların bizi duymadığını düşünüyorduk. Ama fark ettim ki asıl mesele onların bizi duymaması değil. Çünkü onlar bizi kalpleriyle, ruhlarıyla duyabiliyorlar. Asıl eksik olan biz onları duyabiliyor muyuz? Biz onları anlayabiliyor muyuz? Bu farkındalıkla ‘Sizi ruhumla duyabilirim’ adlı bir müzik eseri besteledim. Bu bir müzik eserinden, bir şarkıdan ziyade bir çağrı niteliğinde oldu. İşitme engelli bireylerin bize ruhlarıyla ve kalpleriyle duyabildiklerini, işitmenin sadece kulakla olmadığını göstermek amacıyla bir çağrıydı. Bu farkındalıkla bir proje geliştirdik. Sağ olsun Okul Müdürümüz Bülent Öztürk ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hüsamettin Atlı’nın desteğiyle Yenişehir ilçesinde bir proje başlattık. Diğer okullardaki müzik öğretmenleri bir ders boyunca çocuklarda farkındalık oluşturmak amacıyla bu şarkıyı küçük işaret diliyle öğretmiş olacaklar. Yaş grupları küçük olan öğrencilerimiz de işitme engelli bireylerimiz için empati duygusu gelişmiş olacaklar ve çok kapsamlı sosyal farkındalık oluşturacağız. Bu açıdan da çok heyecanlıyım. Hedefimiz ilk başta Yenişehir ilçesinde olmasıydı pilot uygulama olarak. Sizlerin sayesinde Diyarbakır ilinde ve Türkiye genelinde yayılmasını istiyorum. Çünkü gerçekten biz onları duymuyoruz. Herkes sessizliğin sesi olmaya var mı? Projeyle devam etmek istiyorum ben. Milli Eğitimde de bir içerik olarak uygulanmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. İşitme engelli öğrencilerden Ela Kaya, şarkı söylemeyi çok sevdiğini söyledi. Kaya, "Projeyi çok sevdim. Bu şarkıyı tüm okullarda arkadaşlarımla söylemek isterdim" dedi. Bir diğer öğrenci Şever Arslan ise şarkı söylerken çok mutlu olduğunu ve çok eğlendiğini dile getirdi.
DTSO Başkanı Kaya: "Bugün bir halkın umudu kazandı’’
10 Mayıs 2026 Pazar - 23:03 DTSO Başkanı Kaya: "Bugün bir halkın umudu kazandı’’ Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından Diyarbakır’da düzenlenen kutlamalarda çok sayıda taraftar Nevruz Parkı’nı doldurdu. Kutlamalarda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Amed Sportif Faaliyetler’in başarısının yalnızca sportif bir başarı olmadığını belirterek, bunun Diyarbakır’ın ortak iradesini ve umudunu temsil ettiğini söyledi. Amed Sportif Faaliyetler’in elde ettiği başarının yıllardır verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade eden Kaya, kulübün zorlu süreçlerden geçtiğini ve büyük bedeller ödediğini söyledi. Kaya, "Çünkü Amedspor’un elde ettiği bu başarı yalnızca sportif bir başarı değildir. Bu başarı Diyarbakır’ın yeniden ayağa kalkma iradesidir. Bu başarı bir kentin umududur. Bu başarı yıllardır içinde büyüttüğü inancın zaferidir. Güçlü kulüpler tesadüfen ortaya çıkmaz. Güçlü şehirler güçlü kurumlar üretir. Güçlü kurumlar ise başarı kültürü oluşturur. Bugün sadece bir takım Süper Lige yükselmedi. Bugün bir halkın umudu kazandı. Amedspor çok büyük bir hikaye yazdı. Ve bu başarı anamızın ak sütü gibi helaldir. Genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle iş dünyasıyla, emekçisiyle herkes Amedspor’un etrafında kenetlendi. Omuz omuza verildi ve 16 yıllık hasret hep birlikte sona erdirildi. Bugün Van’da da sevinç var. Ağrı’da da sevinç var. Urfa’da, Hakkari’de, Ankara’da, Erbil’de, Süleymaniye’de aynı gurur, aynı heyecan yaşanıyor. Çünkü Amedspor artık yalnızca bir futbol kulübü değildir. Amedspor bu coğrafyanın ortak heyecanı, ortak sevinci ve ortak gururu haline gelmiştir’’ dedi. Sporun toplumları birbirine yakınlaştırdığına dikkat çeken Kaya, Diyarbakır’daki kutlamaların yalnızca futbol coşkusu olmadığını söyledi. Kaya, "Bugün Diyarbakır’da yükselen bu coşku sadece futbol coşkusu değildir. Bu aynı zamanda birlikte yaşama iradesinin, ortak geleceğe inanmanın ve toplumsal dayanışmanın coşkusudur. Çünkü insanlar bazen en güçlü bağı aynı tribünde kurar. Aynı heyecanda buluşan insanlar birbirini daha iyi anlar" diye konuştu. 2Bu kent artık başarıyla anılmak istiyor’’ Amed Sportif Faaliyetler’in artık yalnızca sahada mücadele eden bir takım olmadığını ifade eden Kaya, kulübün Diyarbakır’ın gençliğini, kültürünü ve geleceğe dair umutlarını temsil ettiğini söyledi. Kentlerin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, güçlü kurumlar ve dayanışmayla büyüdüğünü belirten Kaya, şunları kaydetti: "Bir şehirde spor kulüpleri güçleniyorsa, üniversiteler gelişiyorsa, sivil toplum aktifleşiyorsa, iş dünyası ortak hedeflerde buluşuyorsa orada kalkınma ve gelişme vardır. Bugün elde edilen başarı bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Biz inanıyoruz ki Amedspor bundan sonra da her yıl daha ileriye gidecek, çok daha büyük başarılara imza atacaktır. Ama bunu yaparken asla özünü kaybetmeyecek kimliğini, değerlerini ve bu şehrin vicdanını taşımaya devam edecektir. Bu kent artık yalnızca acılarla ve çatışmalarla anılmak istemiyor. Bu kent, başarıyla, üretimle, kültürle, sporla ve turizmle anılmak istiyor. Ve inanıyorum ki Amedspor’un Süper Lig yolculuğu da bu dönüşümün en güçlü sembollerinden biri olacaktır. Biz Amedspor’u seviyoruz. Amedspor’u sevenleri daha çok seviyoruz.’’