Yerel Haberler
Diyarbakır
22 Şubat 2026 Pazar - 11:47 Başkan Gündüz: ’’Terörsüz Türkiye hedefi, güçlü Türkiye ideali ile ilerlemektedir’’ Terör gazisi, 15Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Terörsüz Türkiye hedefinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bilge lider Devlet Bahçeli’nin üstlendiği güçlü Türkiye ideali ile ilerlediğini söyledi. Türkiye’nin, uzun yıllardır milletin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan terör belasına karşı kararlı, sabırlı ve tavizsiz bir mücadele yürüttüğünü belirten Başkan Gündüz, bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki Terörsüz Türkiye hedefinin, tüm engellemelere, dış müdahalelere ve içeriden yürütülen algı operasyonlarına rağmen adım adım gerçeğe dönüştüğünü kaydetti. Gündüz, ‘’Terörle mücadele artık sadece sınırlarımız içinde değil, kaynağında, lojistik hatlarında ve uzantılarında etkisiz hâle getirilen bütüncül bir devlet politikasıyla yürütülmektedir. Terörden arındırılmış bölgeler, sadece güvenlik açısından değil, istikrar, kalkınma ve sosyal huzur açısından da Türkiye’nin geleceğini teminat altına almaktadır. Bugün güvenlik güçlerimizin fedakârlığıyla tesis edilen bu alanlar, yarın çocuklarımızın güvenle yaşayacağı bir Türkiye’nin altyapısını oluşturmaktadır. Bu tarihi sürecin mimarları, Türk devlet aklını temsil eden iki güçlü liderdir. Devlet Bahçeli, terörle mücadelenin en zor dönemlerinde ortaya koyduğu net duruş, milli refleksi güçlendiren söylemleri ve devletin kararlılığını tahkim eden iradesiyle bu mücadelenin fikri ve siyasi omurgasını oluşturmuştur. Terörle pazarlık değil, mücadele edilir anlayışını Türk siyasetine kazandıran bu duruş, bugün gelinen noktada haklılığını açıkça ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ise bu kararlılığı sahaya yansıtan lider olarak, güvenlikten diplomasiye, savunma sanayiinden uluslararası mücadeleye kadar her alanda Türkiye’yi teröre karşı güçlü, caydırıcı ve etkin bir konuma taşımıştır. Sadece terör örgütleriyle değil, onları besleyen ve meşrulaştırmaya çalışan odaklarla da mücadele eden bu liderlik, Türkiye’yi bölgesel bir güvenlik mimarı haline getirmiştir. Terörsüz Türkiye, bir temenni değil, bir devlet politikasıdır. Bu hedef; milletin iradesi, güvenlik güçlerimizin kahramanlığı ve güçlü liderliğin ortaya koyduğu sarsılmaz duruşla mutlaka gerçekleşecektir. Hiçbir terör örgütü, hiçbir taşeron yapı ve hiçbir karanlık senaryo, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan bu kararlı yürüyüşü durduramayacaktır. Türkiye Yüzyılı, terörün değil, huzurun, güvenliğin ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır. Bu yolda atılan her adımın, ortaya konulan her iradenin arkasında millet vardır, devlet vardır ve sarsılmaz bir kararlılık vardır’’ dedi.
22 Şubat 2026 Pazar - 11:43 Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Diyarbakır’da hurma satışlarında artış yaşanıyor. Hz. Muhammed’in (aleyhisselam) sünneti olan hurma ile oruç açma geleneğini sürdürmek isteyen vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi için çarşı ve pazarlara akın etti. Kent merkezindeki marketler, aktarlar ve semt pazarlarında farklı çeşitlerde hurmalar tezgahlardaki yerini aldı. Medine hurması başta olmak üzere Kudüs, İran ve Tunus hurmaları en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Esnaf, Ramazan’ın ilk günleriyle birlikte satışların belirgin şekilde arttığını ifade ederek, özellikle iftara yakın saatlerde yoğunluk yaşandığını belirtti. Vatandaşlar ise hem sünnet olduğu hem de uzun süren açlığın ardından vücuda hızlı enerji verdiği için hurmayı tercih ettiklerini söyledi. Fiyatların kalite ve çeşide göre değiştiğini belirten satıcılar, her bütçeye uygun hurma bulunduğunu söyledi. Sur ilçesi esnafı Ali Baran Çelik, Ramazan ayı dolayısıyla hurma satışlarının yükseldiğini söyledi. Çelik, "Vatandaşlarımız sünnet olduğu için ezan ilk okunduğunda oruçlarını ilk hurma ile açarlar. Hurma fiyatları ise 150 liradan başlıyor, 900 liraya kadar çıkıyor. Vatandaşlarımız genelde bütçesine göre alıyor. 200-400 lira arası hurmalar çoğunlukla tercih ediliyor" ifadelerini kullandı. Bir diğer esnaf Mehmet Şah Güçlü ise Ramazan ayından satışların arttığını bunun da kendilerini çok mutlu ettiğini aktardı. Güçlü, "Ramazan ayının sünneti olarak hurma ile iftarımızı açıyoruz. Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun" şeklinde konuştu. Hurma almaya gelen vatandaşlardan Eyüp Baydan, orucun hurma ile açılmasının sünnet olduğunu ve kan şekerini dengelediğini söyledi. Baydan, "İlk olarak hurma ile iftarımı açıyorum" diye konuştu.
Diyarbakır’da ev hemodiyalizi ile hastalara konforlu tedavi imkanı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:05 Diyarbakır’da ev hemodiyalizi ile hastalara konforlu tedavi imkanı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği, böbrek yetmezliği yaşayan hastalar için yaşam kalitesini artıran ev hemodiyalizi uygulamasıyla dikkat çekiyor. Hastane bünyesinde iki yılı aşkın süredir sürdürülen uygulama sayesinde hastalar, hastane ortamına bağlı kalmadan kendi evlerinde diyaliz tedavisi alabiliyor. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise Diyarbakır’da sağlık hizmetlerinin yalnızca hastane duvarlarıyla sınırlı kalmadığını vurguladı. Asiltürk, ‘’Sağlık hizmetini vatandaşımızın ayağına götürmek, yaşam kalitesini artıran uygulamaları yaygınlaştırmak temel önceliğimizdir. Ev hemodiyalizi uygulaması, hastalarımızın hem tedavi konforunu hem de günlük yaşamlarını doğrudan olumlu etkileyen çok kıymetli bir hizmettir. Bu hizmetin ilimizde başarıyla uygulanıyor olması bizim için gurur vericidir’’ dedi. İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enver Yüksel, böbrek yetmezliği gelişen hastalarda renal replasman tedavilerinin zorunlu hale geldiğini belirterek, "En iyi tedavi seçeneği böbrek naklidir. Ancak nakil şansı olmayan hastalarda diyaliz tedavileri devreye girer. Bu noktada ev hemodiyalizi, hastalarımıza hem tıbbi hem de sosyal açıdan önemli avantajlar sunmaktadır" diye konuştu. Ev hemodiyalizinin, hastaların haftanın üç günü merkeze gitme zorunluluğunu ortadan kaldırdığını ifade eden Doç. Dr. Yüksel, hastaların eğitim sürecinin ardından tedaviyi kendi evlerinde, hekim ve hemşirelerin rehberliğinde güvenle uygulayabildiğini vurguladı. Doç. Dr. Yüksel, "Ev hemodiyalizinde seanslar hastanın ihtiyacına göre daha sık ama daha kısa süreli yapılabiliyor. Bu sayede kan daha iyi temizleniyor, sıvı kontrolü daha etkin sağlanıyor ve hastaların ilaç ihtiyacı belirgin şekilde azalıyor. Merkezimizde ev hemodiyalizi uygulayan hastalarımızda böbrek yetmezliğine bağlı ilaç kullanımının yok denecek kadar azaldığını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu. Uygulama kapsamında hastaların evlerine ücretsiz olarak su arıtma cihazı ve diyaliz cihazı kurulduğunu belirten Doç. Dr. Yüksel, şu ana kadar 5 hastanın eğitim sürecini tamamlayarak evde diyalize başladığını, yeni hastalar için de değerlendirmelerin sürdüğünü kaydetti. Ev hemodiyalizi hakkında bilgi almak veya bu tedaviye geçiş yapmak isteyen hastaların, hastanenin diyaliz ünitesine başvurabilecekleri belirtildi.
Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinden sonra 17 binin üzerinde konut inşa edildi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:14 Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinden sonra 17 binin üzerinde konut inşa edildi Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından Diyarbakır’da 17 binin üzerinde konut inşa edildiğini söyledi. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, deprem sonrası yapımına başlanan Oğlaklı TOKİ’lerde incelemelerde bulundu. Depremin 3’üncü yıldönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Zorluoğlu, 6 Şubat depremlerinde 53 binin üzerinde vatandaşı vefat ettiğini hatırlattı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da şifa dileyen Vali Zorluoğlu, ’’Diğer taraftan da üç yıllık bir süre geçti. Gerek Diyarbakır’da gerek deprem gören diğer illerde adeta enkaza dönen bu şehirlerin, bu kadar kısa süre içerisinde tekrar ayağa kaldırmış olmasını devletimizin, Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, Bakanlıklarımızın koordinasyonuyla depremin yıkıcı etkilerini bütünüyle ortadan kaldırılmış olmasından büyük gurur duyuyorum. Böyle bir devletin vatandaşı olmaktan da gurur duyuyoruz’’ dedi. "Milletimiz bu süreçte devletinin yanında durdu" Milletin topyekun bu süreçte devletinin yanında durduğunu kaydeden Vali Zorluoğlu, şunları söyledi: ’’Çok örnek bir yardımlaşma ve dayanışma sergilendi. Dolayısıyla milletimizle de gurur duyduğumuz ifade edelim. Tabii tüm bölge illerinde olduğu gibi Diyarbakır’da da afetin hemen sonrasında çok ciddi bir iyileştirme süreci başlatılmıştır. Bu manada ilk etapta işte hasar gören yapıların yıkılması, enkazlarının kaldırılması önemliydi. Barınma ihtiyacı duyan vatandaşlarımıza önce çadır, sonra konteyner gibi geçici barınma imkanları sağlandı. Birtakım kira yardımları gibi destekler verildi. Fakat aynı zamanda çok büyük bir hamleyle bir konut yapımı süreci başlatıldı. Malum barınma yardımı anlamında hak sahiplerine konut yapma anlamında bir seferberlik başlatıldı devletimiz tarafından. Diyarbakır’da da 13 bin 190 tanesi şu anda içerisinde bulunduğumuz Oğlaklı bölgesinde olmak üzere toplamda 17 binin üzerinde konut inşa ettik. Oğlaklı’da bu 13 bin 190 tane konutun şu ana kadar 10 bin 600 tanesinin hak sahibi belirlendi. 6 binin üstünde aile burada ikameti ediyor, barınıyor. Ama sadece konut yapılmadı burada, çok çeşitli yapılar inşa edildi, parklar, bahçeler, yeşil alanlar, okullar, camiler, iş yerleri gibi. Şimdi bir hastane var yatırım programında. Şu an itibarıyla Oğlaklı’da işler yolunda gidiyor, taşınmalar devam ediyor. İnşallah bu okullar planında bittiğinde de yani bu yaz aylarında buraya 10 binin üzerinde ailenin taşınmış olacağını hesaplıyoruz. Bu bakımdan Burası orta ölçekli bir ilçe gibi. Buranın önemli ihtiyaçlarından biri de sağlık hizmetleri idi. Bu sene Sağlık Bakanlığının programına 200 yataklı bir hastaneyi de almış olduk. Jandarma Genel Komutanlığımız da burada inşallah bir karakol inşası yapacaktır. Yani her bakımdan buranın bir şehir olarak, hayatını idame ettirebilmesi için gerekli tedbirleri aldık.’’ ’’Diyarbakır’da artık konteyner kentimiz yok’’ Diğer taraftan kırsal yerlerde diğer ilçelerimiz de ifade ettim 2 bin 800 civarında konut yapıldı, bunlar da peyderpey hak sahiplerine teslim ediliyor. Ayrıca kırsal mahallelerde köy tipi evler konusunda da bin 200 civarında yapım öngörülmüş durumda. Dolayısıyla kümülatif olarak bakıldığında Diyarbakır’da 17 binin üzerinde bağımsız birim inşa edildi ve büyük bölümü hak sahiplerine teslim edildi. Bu manada Diyarbakır’da artık konteyner kentimiz yok, burada yaşayan kimse yok. Herkes hak sahipleri olarak hakkını aldı ve bu manada 2023 depremlerinin olumsuz etkileri neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı diyebiliriz’’ diye konuştu.
Kulp’ta ağır ve orta hasarlı yapılar için tahliye ve borçlandırma süreci başladı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:42 Kulp’ta ağır ve orta hasarlı yapılar için tahliye ve borçlandırma süreci başladı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrası Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde ağır ve orta hasarlı yapıların boşaltılması istenirken, hak sahipleri için konut borçlandırma sürecinin başlatıldığı bildirildi. Resmi yazılar mahalle muhtarlıklarına gönderildi., Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Kulp ilçesinde yapılan hasar tespit çalışmaları kapsamında ağır ve orta hasarlı yapıların tahliyesine yönelik süreç başlatıldı. Aynı zamanda hak sahipleri için konut borçlandırma işlemlerine ilişkin takvim kamuoyuyla paylaşıldı. Kulp Kaymakamlığı tarafından yayımlanan yazıda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerince yapılan incelemeler sonucunda bazı yapıların ağır ve orta hasarlı olarak tespit edildiği belirtildi. Can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bu yapıların en kısa sürede boşaltılması gerektiği vurgulandı. Tahliye işlemlerinin, 7269 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütüleceği ifade edildi. Resmi yazının, Kulp ilçesindeki tüm mahalle muhtarlıklarına gönderildiği, muhtarlıklar aracılığıyla vatandaşların bilgilendirileceği bildirildi. Ayrıca emniyet ve jandarma birimlerinin de süreç hakkında bilgilendirildiği kaydedildi. Öte yandan Valilik tarafından yayımlanan ilanla, deprem sonrası hak sahibi olarak belirlenen vatandaşlar için borçlandırma sürecinin başlatıldığı duyuruldu. Konut yapımı veya onarımı kapsamında verilen desteklerin, 7269 sayılı Kanun doğrultusunda borçlandırılacağı belirtildi. Borçlandırma başvurularının 26 Ocak – 26 Mart 2026 tarihleri arasında yapılması gerektiği, belirtilen süre içinde başvuru yapmayanların hak kaybı yaşayabileceği hatırlatıldı. Konut kredilerinin uzun vadeli ve düşük faizli olarak uygulanacağı bildirildi. Kulp ilçesi Turgut Özal Mahallesi Muhtarı Ramazan Azbay, sürece ilişkin yaptığı açıklamada vatandaşların mağdur olmaması için bilgilendirme çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi: "Kaymakamlıktan gelen resmi yazılar mahalle muhtarlıklarına ulaştırıldı. Mahalle sakinlerimizi ağır ve orta hasarlı yapılar konusunda tek tek bilgilendiriyoruz. Tahliye ve borçlandırma sürecinin yasal çerçevede yürütülmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın sürelere dikkat etmesi ve mağduriyet yaşamamaları için gerekli uyarıları yapıyoruz." Yetkililer, hem tahliye hem de borçlandırma sürecinin ilgili kurumlar koordinasyonunda devam edeceğini, vatandaşların resmi duyuruları ve muhtarlıklar aracılığıyla yapılacak bilgilendirmeleri yakından takip etmeleri gerektiğini bildirdi.
Kulp’ta sis etkili oldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:27 Kulp’ta sis etkili oldu Son yılların en sert kışının yaşandığı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, yağışlı günlerin ardından yüzünü gösteren güneşle birlikte ilçe merkezi sis tabakasıyla kaplandı. Kulp Çayı üzerindeki köprünün sisle örtülmesi kartpostallık görüntüler ortaya çıkardı. Son yılların en sert kış mevsiminin etkili olduğu Kulp ilçesinde, aralıklarla devam eden yağmurun ardından güneşli hava etkisini göstermeye başladı. Sabah saatlerinde ilçe merkezi ve çevresi yoğun sis tabakasıyla kaplanırken, ortaya çıkan manzara izleyenlere görsel şölen sundu. Özellikle Silvan Barajı Projesi kapsamında Kulp ilçesinde baraj alanına ulaşımı sağlayacak yollarda sürdürülen çalışmaların bulunduğu bölgelerde sis daha yoğun şekilde etkili oldu. Kulp çevre yolu üzerinde, Kulp Çayı üzerine inşa edilen köprünün sisle kaplanması dikkat çekti. Köprünün ayaklarının sis bulutları arasında kaybolduğu anlar, ilçe merkezinin yüksek kesimlerinden net bir şekilde gözlemlendi. Sis tabakasının vadi boyunca ilerleyerek ilçeyi adeta beyaz bir örtü gibi sarması, vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi. Güneş ışınlarının sisin arasından süzülmesiyle birlikte ortaya çıkan manzara, doğa fotoğrafçıları ve ilçe sakinleri tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. İlçe sakinlerinden Ahmet Işık, yaşanan doğa olayının etkileyici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Uzun zamandır böyle bir manzara görmemiştik. Kış çok sert geçti, günlerdir yağmur vardı. Bugün güneşin çıkmasıyla sis birleşince gerçekten seyretmeye doyulmayan görüntüler oluştu. Köprünün sisin içinde kaybolması çok etkileyiciydi." Yetkililer, sis nedeniyle ösürücülerin dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, Kulp’ta etkili olan sisin gün içerisinde yerini açık ve güneşli havaya bırakması bekleniyor.
Kadınlar teknik eğitimle meslek sahibi oluyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:05 Kadınlar teknik eğitimle meslek sahibi oluyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, klima-kombi ve petek bakımı ile mobilya kurulumu ve onarımı alanlarında düzenlediği eğitim programını tamamlayan kadınlara katılım belgesi verildi. İki ay süren ilk eğitimden yararlanan kadınların, edindikleri bilgi ve becerilerle sahada mesleki olarak çalışmaya başladığı belirtildi. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından, kadınların teknik alanlarda güçlenmesi ve bu alanlarda görünürlüklerinin artırılması amacıyla Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezinde başlatılan klima-kombi ve petek bakımı ile mobilya kurulumu ve onarımı eğitim programının ikincisi sona erdi. İki ay süren programa 13 kadın katıldı. Eğitim programının tamamlanmasının ardından Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezinde düzenlenen törende, kursiyerlere katılım belgeleri eğitmenleri tarafından takdim edildi. Törende konuşan Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezi Koordinatörü Leyla Eleftoz Baran, merkezin yalnızca kurslarla sınırlı bir alan olmadığını vurguladı. Baran, "Bugün kursumuzun son günü ancak bu, bir daha buraya gelmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Burası bir kadın yaşam merkezi. Kursların yanı sıra farklı etkinlik ve eğitimlerimiz de var. Sizleri yeniden burada görmek isteriz" dedi. ’’Temel amacımız, atölyeleri yaygınlaştırmak’’ Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığından Sevda Kayar Görer ise amaçlarının kadınların yaşamın her alanında yer alabilmesi ve dayanışmayla bu alanların genişletilmesi olduğunu ifade etti. Görer, şöyle konuştu: ‘’Bugün Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezinde yaklaşık iki aydır devam eden klima-kombi atölyesinin katılım belgelerini kadınlara takdim ettik. Temmuz ayında 27 kadın bu atölyelere katılmış ve katılım belgelerini almıştı. Bugün ise 13 kadının katılımıyla ikinci atölyemizi tamamladık. Görüş ve öneriler eşliğinde süreci değerlendirdik. Kadınların geri bildirimleri doğrultusunda bir sonraki atölye için planlamalarımıza başladık. Kadın Politikaları Dairesi olarak temel amacımız, atölyeleri yaygınlaştırmak ve gelen dönüşlerle içerikleri daha da zenginleştirmektir." ’’Şu an mesleki olarak bu işi yapan kadınlar var’’ İlk atölyeden sonra kadınlardan olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Görer, kursların somut sonuçlar ürettiğine dikkat çekerek şunları söyledi: ‘’Bu atölyeyi tekrar yapmamızın en önemli gerekçelerinden biri, kadınlardan aldığımız geri dönüşler oldu. Şu an bu atölyelerde edindikleri bilgilerle sahada aktif olarak çalışan, mesleki anlamda bu işi yapan ve ekonomik olarak kendisine katkı sağlayan kadınlar var. İki atölyeye katılan kadınlardan geri bildirimler aldık, değerlendirme anketleri yaptık."