Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Mayıs 2026 Salı - 14:12 Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:01 Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Memleketi Diyarbakır’dan Fenerbahçe Başkan adaylığını açıklayan Aziz Yıldırım’a tam destek
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:25 Memleketi Diyarbakır’dan Fenerbahçe Başkan adaylığını açıklayan Aziz Yıldırım’a tam destek Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan adaylığını açıklayan Aziz Yıldırım’a en büyük destek memleketi Diyarbakır’da Galatasaraylılardan geldi. Fenerbahçe Spor Kulübünde 15 Şubat 1998 yılında başkanlığa seçilen Aziz Yıldırım, 3 Haziran 2018’de görevi Ali Koç’a bıraktı. 20 yılı aşkın bir süre kesintisiz olarak Fenerbahçe’nin başkanlığını yapan Aziz Yıldırım, bu süre zarfında 6 Süper Lig şampiyonluğu 2 Türkiye kupası, 3 TFF süper kupa, 1 Atatürk kupası ve 1 de Başbakanlık kupası olmak üzere toplam 13 kupa kazandı. Mevcut başkan Sadettin Saran’ın Olağanüstü Seçimli Genel Kurul kararının ardından Aziz Yıldırım Fenerbahçe’ye başkan adaylığını açıkladı. Memleketi Diyarbakır bağrına bastı Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe Spor Kulübüne başkan adayı olduğunu açıklamasına en çok memleketi Diyarbakır destek verdi. Hıdır Bingöl isimli vatandaş, Türkiye futbolu açısında renkli bir lig ortaya çıkabilir. Diyarbakır için de gurur verici tabi. Kıyasıya bir mücadele ortaya çıkar kaliteli bir lig olur. Diyarbakırlı olarak da Aziz Yıldırım’ı destekliyoruz’’ dedi. ‘’Fenerbahçe Aziz Yıldırım’ın değerini bilmedi’’ Yusuf Özkul ise ‘’Aziz Yıldırım’ın tekrar Fenerbahçe’nin başına geçmesini onun adına, Diyarbakırlı olarak istemem. Çünkü Aziz Yıldırım’ın değerini Fenerbahçe bilmedi. Ondan sonra da bir türkü tutunamadı. Aziz Yıldırım’ın ahı tuttu. Aziz Yıldırım’ın ben kendi kanaatimce Amedspor’un başkanı olmasını isterdim. Diyarbakırlı, Amedspor’un böyle bir başkana ihtiyacının olduğunu düşünüyorum. Amedspor’un daha iyi yerlere gelebilmesi ve Süper Ligde tutunabilmesi için iyi olurdu’’ diye konuştu. ‘’Ortada bir rekabet yoktu, en azından rekabet olur’’ Almanya’dan gelen Zülküf Bozyiğit de ‘’Almanya Bremen’den geliyorum. Aziz Yıldırım bize lazım. 12 yıldır şampiyon olamıyoruz. Aziz Yıldırım gibi bir başkanımız gelirse iyi olur Alex gibi bir futbolcu bulur. Bize o ateş lazım’’ şeklinde konuştu. Umut Bozyiğit de ‘’Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye başkan adaylığını açıklaması iyi oldu. Ortada bir rekabet yoktu, en azından bir rekabet olur. Şu anda ligde Galatasaray almış başını gidiyor. En azından bundan sonra zevkli maçlar izleyeceğiz, ben de Galatasaraylıyım’’ ifadelerini kullandı. (YRT-
Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:34 Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da saatte 70 kilometre hıza ulaşan fırtına ve zaman zaman oluşan hortumların enerji nakil hatlarında yol açtığı hasara karşı ekipleriyle gece boyunca sahada aralıksız görev yaptı. Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de olumsuz hava şartlarından dolayı devrilen direkler ve kopan iletkenler nedeniyle oluşan arızalara hızla müdahale edildi. Ekipler, hasar tespit ve onarım çalışmalarını AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle koordineli şekilde sürdürerek enerji arzının güvenli biçimde yeniden sağlanması için yoğun mesai harcadı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Şanlıurfa’da tüm saha ekipleriyle teyakkuz halinde görev yaptı. Dün gece kent genelinde etkisini artıran fırtına, saatte 70 kilometre hıza ulaşırken, zaman zaman oluşan hortumlarla birlikte ağaçların devrilmesine, çatıların uçmasına ve enerji nakil hatlarında ciddi hasar meydana gelmesine neden oldu. Şirket ekipleri, vatandaşların can ve mal güvenliğini önceliklendirerek arızalara hızlı müdahale etmek üzere gece boyunca sahada çalışma yürüttü. Şanlıurfa’da olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü’nün yanı sıra Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir yer aldı. Şiddetli rüzgar ve hortumların etkisiyle bazı bölgelerde elektrik direkleri devrildi, dağıtım hatlarında kopmalar meydana geldi. Bu nedenle şehir genelinde zaman zaman elektrik kesintileri yaşanırken, Dicle Elektrik ekipleri hasarın oluştuğu noktalarda güvenlik riski doğmaması için kontrollü kesinti uyguladı. Arızası giderilen bölgelere enerji akışı yeniden sağlanırken, hava koşullarının olumsuz etkisini sürdürdüğü bazı noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Dicle Elektrik yetkilileri, enerji arzının güvenli şekilde yeniden sağlanabilmesi için bakım ve onarım faaliyetlerinin öncelik sırasına göre planlandığını belirtti. Olumsuz hava koşullarından etkilenen Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de ekiplerin AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle sahada koordineli şekilde yoğun bir mesai yürüttüğü ifade edildi. Şirket, abonelerin güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi için tüm imkânların seferber edildiğini vurgulayarak, fırtına ve sağanak yağıştan etkilenen bölgelerde çalışmaların planlı şekilde sürdüğünü açıkladı.
Akdeniz anemisi, erken tanı ve doğru takiple kontrol altına alınıyor
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:35 Akdeniz anemisi, erken tanı ve doğru takiple kontrol altına alınıyor Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümünden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, Akdeniz anemisinin doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. Genetik geçişli bir hastalık olan talasemide taşıyıcılığın erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı. Talasemilerin, otozomal resesif geçiş gösteren, eritrosit (kırmızı kan hücrelerine) kırmızı rengini veren protein yapısındaki hemoglobin zincirlerinden birinin veya bir kaçının hatalı sentezi sonucu ortaya çıkan hipokrom mikrositer anemi ile karakterize bir grup hastalık olduğunu belirten Prof. Kadıköylü, "Talasemi, alfa, beta, gama, delta olarak tanımlanan hemoglobin zincirinin veya zincirlerinin az sayıda veya hiç yapılamaması ile oluşur. Alfa zincir yapımı azlığı alfa talasemiye, beta zincir yapım azlığı beta talasemiye neden olmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 3’ü beta talasemi taşıyıcısı, Güneybatı Asya’da nüfusun yüzde 5-10’u alfa talasemi taşıyıcısıdır. Ülkemizde Çukurova, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı çok sıktır" dedi. "Sessiz taşıyıcı hematolojik olarak normal iken talasemi minörda (taşıyıcı, heterozigot) hafif hipokrom mikrositer anemi görülür" diyen Kadıköylü, "Talasemi taşıyıcılığında herhangi bir yakınma olmaz iken tedaviye gerek yoktur. Genetik danışmanlık mutlaka verilmeli ve hasta anne, baba ve kardeşleri taşıyıcılık yönünden taranmalıdır. Talasemi intermediada (hasta, homozigot) kan transfüzyonu ihtiyacı çok değildir ancak orta derecede bir anemi mevcut olup anemiye bağlı halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı ve efora toleranssızlık ortaya çıkabilir. Hemoglobin düzeyi 6-10 g/dl arasında olup enfeksiyon, cerrahi gibi durumlarında kan transfüzyonu gerekir. Sarılık, dalak büyüklüğü, idrar renginde koyulaşma, yüzdeki ve uzun kemiklerdeki değişiklikler, demir emiliminin artışı ve sık kan transfüzyonuna bağlı olarak kalp, karaciğerde ve diğer organlarda demir birikimi nedeniyle çeşitli bulgular görülür" diye konuştu. Talaseminin majorda klinik bulguların genellikle 6 ay-2 yaş arasında ortaya çıktığını aktaran Kadıköylü, "İlk 4-6 ayda anemiye bağlı bulgular görülür. Solukluk, kısa boy, yüz kemikleri çıkık görünümlü, baş büyüktür, büyüme geriliği, karında şişlik, sarılık, karaciğer ve dalak büyüklüğü, kemik kırıkları tespit edilir. Bu hastalar küçük yaşlardan itibaren kan transfüzyonlarına bağımlıdır. Talasemi tanısında rutin hemogram (hemoglobin ve hematokrit düşüklüğü, bunlarla uyumsuz olarak eritrosit sayısında yükseklik, hipersplenizm gelişirse lökosit ve trombosit sayısında düşüklük), periferik yayma (hipokromi, mikrositoz, bazofilik noktalanma, eritrosit öncül hücrelerinin görülmesi), demir parametreleri (demir ve demir doygunluğunda normallik/artış, normal/yüksek ferritin düzeyleri) yardımcıdır. Ancak tanı hemoglobin elektroforezinde hemoglobin yapımına bağlı olarak HbA azalması, HbA2 ve HbF artışı tespit edilir. Genetik olarak mutasyonlar tespit edilebilirir" şeklinde konuştu. Talasemili hastalarda kan transfüzyonun amacının doku oksijenlenmesini sağlamak olduğunu kaydeden Prof. Kadıköylü, "Büyümeyi engellemeyecek, kemik iliğindeki yetersiz kan yapımını baskılayabilecek hemoglobin düzeyinin sağlanmasıdır. Hemoglobin düzeyinin 9-10 g/dl’nin altına düşürmemek için taze eritrosit süspansiyonları verilmelidir. Talasemide demir şelasyon tedavisi vücutta demir birikiminin önlenmesi, mevcut demir birikiminin azaltılması ve böylece artmış vücut demir birikimine bağlı gelişen kalp (en sık ölüm nedenidir, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, ritm bozukluğu), karaciğer (siroz ve kanser), endokrin (gelişme-büyüme geriliği, kemik gelişimde zayıflık, kırıklar, ergenlikte gecikme, hipogonadizm, tiroid ve paratiroid bezinde yetersiz çalışma, diyabetes mellitus), enfeksiyonlara yatkınlık gibi komplikasyonların önlenmesidir. Demir birikiminin önlenmesi ve takip için serum ferritin düzeyi (1000 ng/ml’nin altında tutulmalı) izlenmelidir. Karaciğer ve kalpte demir birikiminin tespit edilmesi için magnetik rezonans (MR) incelemesi gereklidir. Demir şelasyonu için desferrioksamine (pompa ile kullanılmaktadır, günümüzde çok tercih edilmemektedir), deferiprone (ağızdan kullanılır, kan değerlerinde kısmi düşüklük yapabilir) ve deferasiroks (ağızdan kullanılır, en çok tercih edilen ilaçtır, böbrek fonksiyonları izlenmelidir) gibi ilaçlar kullanılmaktadır" dedi. Splenektominin çocuklarda ölümcül enfeksiyon riski nedeniyle erken çocukluk çağında önerilmemekte olduğunu söyleyen Kadıköylü, "5 yaşından sonra yapılmalıdır. Splenektomiden 3-6 hafta önce pnömokok, hemofilus influenza, meningokok aşıları yapılmalı, splenektomi sonrasında antibiotik proflaksisi kullanılmalıdır. Kemik iliği (kök hücre) nakli talasemide tek kesin tedavi şeklidir. Bütün talasemi majör hastalarına tanı sonrası sağlıklı kardeşi varsa doku grupları (HLA) araştırılmalı, donörü olma ihtimali değerlendirilmelidir. HLA uygun kardeşten donör bulma şansı yaklaşık %25’tir. Kök hücre nakli kemik iliği, periferik kan, göbek kordon kanından yapılabilir. Karaciğer büyüklüğü ve biyopsi fibrozis varlığı, şelasyon tedavisine uyuma göre hastalar kök hücre nakli açısından sınıflandırılarak risk değerlendirilmesi yapılır. Talasemide en önemli nokta koruyucu/önleyici tıptır. Eğitimler okul çağında başlanmalı ve evlilik öncesi taramalar yapılmalıdır. Talasemi taşıyıcısı olan anne-babalara genetik danışmanlık verilmelidir. Prenatal tanı için fetal kan örnekleri 19-20. haftada, amniyosentez 16-20. haftalarda, koryon-villus örnekleri 10-11. haftada DNA analizi yapılır" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:46 Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı proje kapsamında Diyarbakır’da gebeler evlerinde ziyaret edilerek doğuma hazırlanıyor, kaygıları birebir iletişimle gideriliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 3 Ekim 2024 tarihinde "Doğal Olan Normal Doğum" Projesiyle başlatılan ve son üç ayına giren gebelere yönelik aramalarla sürdürülen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Diyarbakır’da aktif şekilde devam ediyor. Proje kapsamında kentteki gebeler, görevlendirilen ebeler tarafından evlerinde ziyaret edilerek doğum sürecine hazırlanıyor. Özellikle ilk bebeğini bekleyen anne adaylarına yönelik uygulamada, gebeliğin son üç ayını kapsayan süreçte her anne adayına bir ebe görevlendiriliyor. Ebeler, gerçekleştirdikleri ev ziyaretlerinde anne adaylarının doğuma ilişkin kaygılarını birebir iletişimle gidermeyi hedefliyor. Ziyaretlerde normal doğumun faydaları detaylı şekilde anlatılırken, sezaryenin bir doğum yöntemi değil, ancak anne ya da bebeğin hayati risk taşıdığı durumlarda başvurulan cerrahi bir müdahale olduğu vurgulanıyor. Anne adaylarının bilinçlendirilmesi amacıyla Gebe Okulları’nda da kapsamlı eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde gebelik süreci, normal doğumun önemi, bebek bakımı, aşılama hizmetleri ile lohusalık dönemi gibi konular ele alınıyor. Anne adaylarının yanı sıra talep eden yakınları da bu eğitimlere katılabiliyor. Diyarbakır’da toplam 46 koordinatör ebenin görev aldığı proje kapsamında son bir yılda 21 bin 104 anne adayına eğitim verildi. Hastaneler ve İlçe Sağlık Müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren gebe okullarında dört modül halinde sunulan eğitimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Ev ziyaretleri sırasında ayrıca, gebelikten 0-2 yaş bebek gelişimine kadar süreci kapsayan "Annelik Yolculuğu" mobil uygulaması hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen bu dijital rehber sayesinde anne adaylarının güvenilir bilgiye kolay erişimi sağlanıyor. "Anne adaylarımızı Gebe Okullarımıza bekliyoruz" Ebe Demet Savaç, bölgede bulunan bütün gebeleri gebeliği, gebelik süreci, doğum süreci, doğumdan sonraki bebek beslenmesi, lohusalık eğitimi, aile planlaması eğitimi, bebeğin aşıları ile ilgili bilgilendirmeleri telefonla arayarak bilgilendirip ve ev ziyareti planladıklarını söyledi. Savaç, "Gebelerimizin tamamını gerek evde ev ziyaretinde gerekse telefonla arayarak hastanelerimizde bulunan gebe okullarına, aynı zamanda Toplum Sağlığı Merkezlerinde bulunan gebe bilgilendirme sınıflarına ücretsiz bir şekilde yararlanabilmeleri için yönlendirmeler yapıyoruz" dedi. Koordinatör ebe Hülya Caner ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen "Doğal Olan Normal Doğum" uygulaması çerçevesinde gebeler ile sürekli iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Caner, "Bu uygulamayla birlikte birçok Gebe Okulu açıldı. Ben de bu okullardan birinde görev yapıyorum. Anne adaylarımızı gebe okullarımıza bekliyoruz. Burada kendilerine gebelik süreci, doğum öncesi ve doğum sonrası konularda bilgilendirmeler yapıyoruz. Kısaca bir mobil uygulamamızdan da bahsetmek istiyorum. Bu da Sağlık Bakanlığı’nın ’Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması. Anne adaylarımız bu uygulamayı telefonlarına indirebilirler. Uygulama içerisinde gebelik süreci boyunca hafta hafta merak edilen soruların cevapları yer alıyor. Ayrıca bebek gelişimi, beslenme programları, dikkat edilmesi gereken egzersizler ile bebek bakımı, banyo ve genel bakım süreçlerine ilişkin pek çok bilgiye de bu uygulama üzerinden ulaşabiliyorlar" diye konuştu. Anne adayı 20 haftalık gebe Berivan Atlı da ilk gebeliği olduğunu ve ebe hizmeti konusunda bilgilendirildiğini, gebe okuluna yönlendirme yapıldığını ifade etti. Atlı, "Tansiyonum ölçüldü. Beslenme ve egzersiz konusunda düzenli bilgilendirme aldım. Çok memnun kaldım, teşekkür ederim. Ev ziyareti de yapılması çok iyi oldu. Çoğu anne adayı bunu reddediyor ancak bence kabul etmeliler. Geldiklerinde faydasını göreceklerdir" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:39 Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı proje kapsamında Diyarbakır’da gebeler evlerinde ziyaret edilerek doğuma hazırlanıyor, kaygıları birebir iletişimle gideriliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 3 Ekim 2024 tarihinde "Doğal Olan Normal Doğum" Projesiyle başlatılan ve son üç ayına giren gebelere yönelik aramalarla sürdürülen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması, Diyarbakır’da aktif şekilde devam ediyor. Proje kapsamında kentteki gebeler, görevlendirilen ebeler tarafından evlerinde ziyaret edilerek doğum sürecine hazırlanıyor. Özellikle ilk bebeğini bekleyen anne adaylarına yönelik uygulamada, gebeliğin son üç ayını kapsayan süreçte her anne adayına bir ebe görevlendiriliyor. Ebeler, gerçekleştirdikleri ev ziyaretlerinde anne adaylarının doğuma ilişkin kaygılarını birebir iletişimle gidermeyi hedefliyor. Ziyaretlerde normal doğumun faydaları detaylı şekilde anlatılırken, sezaryenin bir doğum yöntemi değil, ancak anne ya da bebeğin hayati risk taşıdığı durumlarda başvurulan cerrahi bir müdahale olduğu vurgulanıyor. Anne adaylarının bilinçlendirilmesi amacıyla Gebe Okullarında da kapsamlı eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde gebelik süreci, normal doğumun önemi, bebek bakımı, aşılama hizmetleri ile lohusalık dönemi gibi konular ele alınıyor. Anne adaylarının yanı sıra talep eden yakınları da bu eğitimlere katılabiliyor. Diyarbakır’da toplam 46 koordinatör ebenin görev aldığı proje kapsamında son bir yılda 21 bin 104 anne adayına eğitim verildi. Hastaneler ve İlçe Sağlık Müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren gebe okullarında dört modül halinde sunulan eğitimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Ev ziyaretleri sırasında ayrıca, gebelikten 0-2 yaş bebek gelişimine kadar süreci kapsayan "Annelik Yolculuğu" mobil uygulaması hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen bu dijital rehber sayesinde anne adaylarının güvenilir bilgiye kolay erişimi sağlanıyor. ’’Anne adaylarımızı Gebe Okullarımıza bekliyoruz’’ Ebe Demet Savaç, bölgede bulunan bütün gebeleri gebeliği, gebelik süreci, doğum süreci, doğumdan sonraki bebek beslenmesi, lohusalık eğitimi, aile planlaması eğitimi, bebeğin aşıları ile ilgili bilgilendirmeleri telefonla arayarak bilgilendirip ve ev ziyareti planladıklarını söyledi. Savaç, "Gebelerimizin tamamını gerek evde, ev ziyaretinde gerekse telefonla arayarak hastanelerimizde bulunan gebe okullarına, aynı zamanda Toplum Sağlığı Merkezlerinde bulunan gebe bilgilendirme sınıflarına ücretsiz bir şekilde yararlanabilmeleri için yönlendirmeler yapıyoruz" dedi. Koordinatör ebe Hülya Caner ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen "Doğal Olan Normal Doğum" uygulaması çerçevesinde gebeler ile sürekli iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Caner, "Bu uygulamayla birlikte birçok Gebe Okulu açıldı. Ben de bu okullardan birinde görev yapıyorum. Anne adaylarımızı gebe okullarımıza bekliyoruz. Burada kendilerine gebelik süreci, doğum öncesi ve doğum sonrası konularda bilgilendirmeler yapıyoruz. Kısaca bir mobil uygulamamızdan da bahsetmek istiyorum. Bu da Sağlık Bakanlığı’nın ’Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması. Anne adaylarımız bu uygulamayı telefonlarına indirebilirler. Uygulama içerisinde gebelik süreci boyunca hafta hafta merak edilen soruların cevapları yer alıyor. Ayrıca bebek gelişimi, beslenme programları, dikkat edilmesi gereken egzersizler ile bebek bakımı, banyo ve genel bakım süreçlerine ilişkin pek çok bilgiye de bu uygulama üzerinden ulaşabiliyorlar" diye konuştu. Anne adayı 20 haftalık gebe Berivan Atlı da ilk gebeliği olduğunu ve ebe hizmeti konusunda bilgilendirildiğini, gebe okuluna yönlendirme yapıldığını ifade etti. Atlı, "Tansiyonum ölçüldü. Beslenme ve egzersiz konusunda düzenli bilgilendirme aldım. Çok memnun kaldım, teşekkür ederim. Ev ziyareti de yapılması çok iyi oldu. Çoğu anne adayı bunu reddediyor ancak bence kabul etmeliler. Geldiklerinde faydasını göreceklerdir" şeklinde konuştu.