Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da 9500 yıllık kamusal yapı tespit edildi
07 Eylül 2025 Pazar - 10:33 Diyarbakır’da 9500 yıllık kamusal yapı tespit edildi İnsanlık tarihine ışık tutan Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü tepesindeki kazılarda 9500 yıllık kamusal yapı tespit edildi. Çayönü tepesi, Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Diyarbakır’ın Ergani ilçesinin 7 kilometre güneybatısında, Ergani ovası kuzeyinde yer alıyor. İnsanlık tarihinin yerleşik yaşama geçiş sürecini temsil eden Neolitik çağın ilk dönemlerinden itibaren, yaklaşık 12 bin yıl önce ilk defa iskan edildiği yer. Bu yerleşim yeri, sadece Anadolu değil, aynı zamanda Yakındoğu ve Levant coğrafyasında Neolitik dönem kültür tarihini en iyi yansıtan yerleşimlerden birisi olması nedeniyle dünya kültür tarihi için anahtar niteliğinde bir yerleşim yeri olarak biliniyor. Kazı projesi, ilk olarak 1964 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya (Tarih Öncesi Arkeolojisi) kurucularından Prof. Dr. Halet Çambel ve Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Robert John Braidwood ortak projesi olarak başlatıldı. Kazı başkanlığı daha sonra 1987-1992 yılları arasında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ve ardından 2015-2023 yılları arasında Prof. Dr. Aslı Erim-Özdoğan tarafından yürütüldü. Cumhurbaşkanlığı kararlı kazılar kapsamında Çayönü tepesi Kazı ve Araştırma Projesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülüyor. ’’Çayönü tepesi çok güçlü bir veriye sahip’’ Bu yılki kazıların 5’inci ayında, ilk belirlemeler ve bulgulardan yola çıkılarak 9500 yıllık kamusal yapı ortaya çıkartıldı. Sarıaltun, bu yıl kazı çalışmalarına 2 Mayısta başladıklarını ve 6’ncı aya kadar da devam edeceklerini ön gördüklerini söyledi. Çayönü, kuzey Mezopotamya’nın Anadolu ile kesiştiği dağlık alan içindeki ovalık alanda önemli bir yerleşme olduğunu belirten Sarıaltun, birçok ilki barındırdığını ifade etti. Sarıaltun, bunlardan biri yerleşik hayata geçiş, tarım, hayvancılığın başlangıçları, madencilik açısından dünyadaki başlangıç noktası olduğuna değinerek, "Onunla beraber taş işçiliği, mimarideki özelikle dikdörtgen yapıdaki evreye geçişle beraber çok önemli bir nokta. İki yıldır çalıştığımız alanda özelikle ilk Tunç çağ verileriyle de Çayönü tepesinin çok güçlü bir veriye sahip olduğunu görüyoruz. Özelikle kuzey alanda bu konuda çalışmalarımızı yapıyoruz. Yaklaşık 800 metrekarelik bir alanda bu çalışmalarımız devam ediyor" dedi. ’’9500 yıl öncesindeki insanların nasıl bir yaşamının olduğunu tanımlıyor’’ Bununla beraber bu sene ilk defa başladıkları doğu alanda da yaklaşık 900 metrekarelik alanda çalışmaları yeni kazılar olarak başlattıklarını kaydeden Sarıaltun, "Bu yapıyı daha önce kazmıştık. Özel bir nitelikte olduğunu fark etmiştik ama çok yüzeye yakın olduğu için çok detaylı çalışmalar yapamamıştık. Bu sene çalışmalara ağırlık verdik ve neticesini de aldık. Bu yapının şu an için iki evresi olduğunu tespit etik. Batı tarafındaki duvarlar daha orijinal ve eski, doğu taraftaki duvar sonradan eklenmiştir. Bizim için asıl önemli noktada bu yapının tabanın en az 3-4 defa sıvandığını ve boyandığını biliyoruz. Oldukça geniş alanda bu boya ve taban izlerini tespit ettik. Bu tabanda turuncu renginden, vişneçürüğü rengine kadar kırmızının bütün tonlarını görüyoruz. Şu anda önemli bir buluntunun eşiğindeyiz. Bu, aynı zamanda kronolojik açından da çok değerli. Çünkü Çayönü tepesinin kritik aşaması olan MÖ. 7600’ler, 7500’deki yılları arasındaki dönemde yaşam modelini anlatması açısından günümüzden 9500 yıl öncesindeki insanların nasıl bir yaşama ait olduğunu tanımlaması açısından da değerli bir bilgi alanı. Önünde bulunduğumuz bu kamusal-özel nitelikli yapının günümüzden önce 9500 yılına ait olduğunu şu anda öngörüyoruz" diye konuştu. "Özelikle boya tabanıyla beraber bunun özel ve kamusal olması daha ön plana çıkıyor" Yapının Çayönü tepesinin diğer konutlarından ve evlerinden farklı olarak kamuya ait bir yapı olduğuna dikkat çeken Sarıaltun, "Bu yapı, muhtemel topluluk için bir toplantı alanı, ya da ortak etkinliklerin yapıldığı bir alan olabileceği gibi başka özel amaçlar için, ritüeller için kullanılmış olabilir. Ancak şu an için buna dair bilgilerimiz sınırlı. Tek bildiğimiz nokta, bunun bir ev olmadığı, kamuya, 9500 yıl önce yaşayan topluluğa ait ortak bir kullanım alanı olduğunu söyleyebiliriz. Çayönü’nde her evde bu boya yok. Bu yapının açığa çıkarılmasına kadar Çayönü tepesi kazılarında boyalı bir taban bulunmuş değil. Yerleşmenin en önemli yapısı mozaikli taban Terrazo yapısı, şu anda bulunduğumuz yapı da hemen yanında yer alıyor. Evi veya haneyi gösteren bir verimiz yok. Özelikle boya tabanıyla beraber bunun özel ve kamusal olması daha ön plana çıkıyor" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da engellilerin ailelerine yönelik hak temelli seminerler başlatıldı
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:20 Diyarbakır’da engellilerin ailelerine yönelik hak temelli seminerler başlatıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, engellilerin yaşama eşit katılım hakkını güçlendirmek amacıyla engellilerin ailelerine yönelik bir yıl sürecek hak temelli eğitim seminerlerinin startını verdi. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, engellilerin her alanda aktif rol almasını sağlamak amacıyla engellilerin ailelerine yönelik bir eğitim programı başlattı. Kayapınar ilçesi Park Orman’da bulunan Birlikte Yaşam Merkezi’nde bir yıl sürecek eğitim seminerlerinde, Down sendromu, otistik ve zihinsel engellilerin gelişimsel sürecini desteklemek amacıyla bilgisayar teknolojilerinden spora, sanattan özel eğitime ve sağlıklı beslenme hakkına kadar uzanan geniş bir yelpazede eğitimler verilecek. Engellilerin bağımsız yaşam becerileri kazanması, öz güvenlerinin güçlenmesi ve topluma aktif katılımlarının kolaylaştırılması hedeflenen çalışmalar kapsamında aile katılımı esas alınarak, engelli aileleri de gelişim süreçlerine dahil edildi. Bu kapsamda eğitim seminerlerinin ilki Birlikte Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi. Seminerde, psikolog ve eğitmenler, ailelere engellilerin gelişim süreçleri ile ilgili etkileşim ve iletişim hakkını gözeten eğitimler verdi. Çalışmaya ilişkin bilgi veren Birlikte Yaşam Merkezi Sorumlusu Hüsamettin Saylık, merkezde çocuklara hem zihinsel hem de gelişimsel hak temelli atölyeler düzenleyip eğitimler verildiğini kaydetti. Çocukların eğitim hakkına katkı sağlamak amacıyla 7 adet atölye ile hizmet verdiklerini belirten Saylık, "Burada Down sendromlu, otistik ve zihinsel engelli çocukların eğitim hakkına katkı sağlamak amacıyla 7 adet atölyeden oluşan bir merkezimiz var. Çocukların hem zihinsel hem de gelişimsel süreçlerini destekleyen atölyeler düzenlenmekte ve eğitimler verilmekte. Şu anda da düzenlediğimiz çalışma, ailelerin ve çocukların hem evde hem okulda yaptığı çalışmalarla ilgili bilgilendirme ve seminer tarzı eğitimlerden oluşmakta. Ailelere yönelik eğitim seminerleri ayda bir olmak üzere yıl boyunca devam ettirilecek. Buradaki çalışmaların evde devamını sağlamak, evdeki çalışmaların da burada devamını sağlamak amacımız. Bu, çocukların kesintisiz eğitim hakkının bir gereğidir. Kurumumuzda atölyelerden faydalanan çocuk sayısı ise toplamda 354" dedi.
Uyuz tanısı konulan 50 köpek tedavi altına alındı
06 Eylül 2025 Cumartesi - 11:53 Uyuz tanısı konulan 50 köpek tedavi altına alındı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, gelen talepler üzerine sokakta yaşayan ve uyuz tanısı konulan 50 köpeği tedavi altına aldı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, koruyucu ve önleyici mekanizmalarla vatandaşların ve doğadaki canlıların sağlığını korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ekipler, vatandaşların ve ALO 153’e gelen talepler doğrultusunda sokakta yaşayan hayvanların tedavisini 7 bin 54 metrekarelik alanda hizmet veren Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde gerçekleştiriyor. Ekipler, yaptıkları çalışmalarda sokakta yaşayan 50 köpeğe klinik bulgular ve mikroskobik muayene sonucu uyuz tanısı koydu. Veteriner hekimler, uyuz tanısının ardından hayvanlar için 3 hafta sürecek tedaviye başladı. Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görevli sorumlu Veteriner Hekim Besra Çakmak, merkeze getirilen hayvanların ayrı bölümlerde tetkiklerini yaptıklarını belirtti. Çakmak, "Mikroskobik muayenesinde uyuz tanısı koyduğumuz hayvanlara medikal tedavi başlatıyoruz. Uyuz tedavisi birkaç hafta sürüyor. Biz, bir hafta önce uyuz tanısı konulmuş 50 köpeğe tedavi uyguladık, 3 doz şeklinde 7 gün arayla doramectine uygulandı. Bunun yanında destekleyici tedavi olarak vitamin, mineral desteklemesi, bakım ve beslemesi yapıldı. Uyuz bulaşıcı bir hastalık, o yüzden sürekli hijyene, temizliğe dikkat edilmesi, bakımın yapılması lazım. Bu halk sağlığı yönünden de önemli bir hastalık ve sürekli kontrol edilmesi gerekiyor" dedi.
Diyarbakır’da 2025 yılında turizmde rekor artış
06 Eylül 2025 Cumartesi - 11:11 Diyarbakır’da 2025 yılında turizmde rekor artış Diyarbakır 2025 yılının 9 ayında 1 milyon 300 bin turist ağırlarken, yıl sonuna kadar hedefin 3 milyon turist olmasının beklendiği belirtildi. Diyarbakır Mezopotamya bölgesinde turist sayısı her geçen gün artıyor. 2024 yılında turizmde yakalanan motivasyonun meyveleri 2025’te toplanmaya başlandı. Yılın ilk 9 ayında konaklamalı turist sayısı geçen yıla göre yüzde 21 artış gösterdi. Bu dönemde yaklaşık 420 bin konaklamalı turist ağırlandı. Günübirlik ziyaretçilerle birlikte bu sayı 1 milyon 300 bin turiste ulaştı. Eylül, Ekim ve Kasım aylarının yüksek sezon olduğuna dikkat çeken yetkililer, yıl sonu itibarıyla 780 - 800 bin arası konaklamalı turist ve toplamda 2 milyon ziyaretçi beklediklerini açıkladı. Turist artışındaki en önemli etkenler arasında yeni destinasyonların turizme kazandırılması, mevcut turizm alanlarının tanıtım çalışmalarının hızlanması ve bölgede oluşan barış ortamı gösteriliyor. Yetkililer, Terörsüz Türkiye sürecinin devam etmesi halinde önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde mevcut konaklama tesislerinin yetersiz kalabileceğini belirterek, bölgenin büyük bir cazibe merkezi haline geldiğini vurguladı. Turizmci Serdar Baturay, Diyarbakır Mezopotamya’da turist ağırlığının her geçen gün arttığını söyledi. Baturay, "Gerçekten de 2024 yılında böyle bir motive olmuştuk. Bunun meyvelerini toplamaya başladık. 2025 yılının ilk 9 ayına baktığımızda böyle bir oranlama yaptığımızda şu anda yüzde 21 turist artışımız mevcut. Ve şu ana kadar ilk 9 aylık dilimde yaklaşık olarak 420 bin konaklamalı turist misafir ettik. Bunun yanında da günü birlik çevreden gelen veya burada konaklama yapmayan misafirlerimizi de eklediğimizde şu anda 1 milyon 300 bin civarında turist ağırladık. Şu anda bizim Eylül, Ekim, Kasım dönemimiz gerçekten yüksek sezon. Bölgede şu anda hızla rezervasyonlar gelmeye devam ediyor. Yıl sonu da yaklaşık olarak 780 ile 800 bin arası konaklamalı turist misafir hedefliyoruz. Günü birlikçilere de koyduğumuzda 2 milyon turist hedefimiz var" dedi. Baturay, turist artışının yüzde 21’lere çıkması, milyonları bulan turist sayısının bölgede yapılan yeni destinasyonların turizme kazandırılması, var olan destinasyonların tanıtımını hızla yapılması, son dönemde barış sürecinin oluşması bütün bunlara etken olduğunu söyledi. Baturay, "Eğer bu süreç gerçekten böyle giderse önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde buradaki konaklama tesislerinin yetmeyeceğini söyleyebilirim. Çünkü büyük bir ivme kazandı, insanlar bu bölgeyi merak ediyorlardı. Şimdi merakları daha da hızlandı. Kafalarındaki soru işaretlerini giderdiler" diye konuştu. Turizm Seyahat Acentesi operasyon müdürü Nimet Ekin, 2025’in ilk 9 ayında, kendi ajanslarının aracılığıyla Diyarbakır’da yaklaşık 450 bin kişiyi misafir ettiklerini söyledi. Ekin, "Havaların serinlemesiyle beraber, barış sürecinin açılımıyla birlikte hedefimiz 750 bin ile 1 milyon arasında. Beklentimiz de o yönde. Havaların serinlemesiyle birlikte talep çok arttı. Şu an birçok yerimiz zaten doldu. Çok az sayıda yerimiz kaldı, onlar da dolmak üzere" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’daki açığı fark eden girişimci kadın, seramik atölyesi kurdu
06 Eylül 2025 Cumartesi - 09:05 Diyarbakır’daki açığı fark eden girişimci kadın, seramik atölyesi kurdu Diyarbakır’da seramik atölyesinin pek olmadığı tespitinde bulunan girişimci Kübra Bakır, atölye kurarak ücretli ve ücretsiz bir şekilde başta kadınlar olmak üzere birçok kişiye hitap ediyor. El sanatları hocası Kübra Bakır, kentte seramik atölyesinin pek olmadığını fark ederek girişimde bulundu. Sosyal medya platformu üzerinden sayfa açarak kitlelere ulaşan Bakır, ilk başta kafeler olmak üzere farklı mekanlarda katılımcılarla sanatsal çalışmalar yaptı. Bakır, daha sonra açtığı atölyede her yaş grubuyla çalışırken en çok desteği hemcinslerinden aldı. Kübra Bakır, yaklaşık bir yıl önce sosyal medya hesabı üzerinden bir sayfa açarak ücretli ve ücretsiz olacak şekilde seramik üzerine bir girişimde bulunduğunu söyledi. Diyarbakır’da bu açığı fark ettikten sonra ‘neden ben yapmıyorum’ dediğini belirten Bakır, üniversite ve sonrasında aldığı eğitimlerle kendine çok şey kattığını ifade etti. Bakır, çok güzel bir dönüş aldığını kaydederek, "Bu dönüşler sonrasında atölyeye katılanlar çamurla uğraşarak onlara çok iyi bir vakit kazandırdığımı fark ettim. Para vermek için değil, kendilerine vakit geçirip kendilerine bir anı bırakmak için geldiklerini fark ettim. Bu da beni daha çok motive etti, işime bağlanmamı sağladı" dedi. Genel de 10 yaş ve 45-50 yaş gruplarının da geldiğini aktaran Bakır, şöyle konuştu: "Daha çok gençler geliyor. Hiç birbirini tanımayan insanlar, bir grup oluşturuyoruz. O grupla beraber herkes hayat hikayesini, okuduğu bölümü, sıkıntıları, dertleri varsa onları gelip anlatarak birbirleriyle arkadaş oldukları da oluyor. Çamurdan bir tasarım yapıyorlar. Genelde kupa üzerine çalışıyoruz. Sonrasında onun boyama ve fırınlama süreci var. Fırınlama işlemi bana ait oluyor." Sosyal medyada sayfayı açtıktan sonra o şekilde katılmak isteyenler olduğunu söyleyen Bakır, "Önceleri kafelerde yaptım. Sosyal medya üzerinden bilgi verdim. Ücret ve konum konusu. Sonra çay kahve ile bir güzel ortam oluşturulacak şekilde bir etkinlik yaptık. Bir etkinliğimiz 4-5 saat sürüyor. O an insanlar oraya gelip kafa dağıtmasını istiyorum. Çamurun iyi geldiğini görmelerini istiyorum. İşlerim güzel gittikten sonra aklımda hep bir atölye vardı. Sonrasında bir atölye açtım. Şu anda azda olsa arada gelip kafa dağıtan insanlarla tanışıp görüşüyoruz" diye konuştu. Çok küçük bir miktarla bu işe başladığını belirten Bakır, "Olur mu, olmaz mı diye düşündüm. Ama en çokta kadınlar bana destek oldu. Bu, beni çok daha motive etti. İşimi severek daha çok bağlanmamı sağladı. Sonrasında çamur çok ağır, zorlandım. Malzemeler ağır. Çok severek yaptığım için ağırlıktır vs. beni olumsuz düşüncelere itmedi. Aksine daha çok nasıl ilerletebilirim diye düşündüm. Bir tek seramik eğitimleri vermiyorum. Ahşap boyama, tuval boyama, cam altı boyama, ebru, çini boyama bunların hepsini isteyenlere eğitim veriyorum" şeklinde konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Bu hedefin gerçekleşmesiyle alakalı bir al-ver durumu asla söz konusu değil"
05 Eylül 2025 Cuma - 14:21 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Bu hedefin gerçekleşmesiyle alakalı bir al-ver durumu asla söz konusu değil" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Programı’ kapsamında partililerle bir araya geldi. Yazıcı, ’Terörsüz Türkiye’ hedefiyle ilgili somutlaşmış söylemleri ve ortaya konmuş iradelerin neredeyse bir ay sonra başlangıcının bir yılını dolduracağını belirterek, ’’Bu konuda da belli bir ölçekte de yol almış bulunuyoruz. Bu hedefin gerçekleşmesiyle alakalı bir al-ver durumu asla söz konusu değil’’ dedi. ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Programı’ kapsamında Diyarbakır’a gelen Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, il başkanlığı binasında partililerle bir araya geldi. Burada gazetecilere açıklamada bulunan Yazıcı, Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda şehirlerle buluşmak, parlamentonun tatile girdiği bu iki aylık evrede bütün milletvekillerin, partinin bütün merkez organlarını ve planlamanın yapıldığı ildeki bütün yönetim kadrolarıyla birlikte kendilerine yetki, destek ve güç veren halkla buluştuklarını söyledi. Yazıcı, Türkiye’yi bir yerden alıp bir yere getirdiklerini belirterek, bugünün Türkiye’sinin devraldıkları Türkiye olmadığını, kıyas edilecek durumda olmadığını, her alanda fark ve hamle yaptıklarını kaydetti. Dünyada hem güneyde hem kuzeyde önemli savaşların devam ettiğine değinen Yazıcı, "Rusya-Ukrayna savaşını da bir yana bırakalım. Bir tanesi daha var ki her savaş kötüdür. Ortadoğu’da Gazze’ye yönelik, Gazze topraklarında yaşayan her canlıyı hiçbir ayrım yapmadan, canı olmayan unsurlarla birlikte bir eşya gibi görerek hayatını sonlandıran, gaddarca, alçakça bir girişim var. Neredeyse 2 yıla varacak, devam ediyor. Bu vahşi savaş devam ediyor. Ortadoğu’da zalim Netanyahu hükümeti yönetimindeki İsrail, bugüne kadar yaptıkları yetmezmiş gibi önüne hedef koymuş, Gazze’nin tamamını işgal etmek ve orada yaşayanları başka yerlere sürmek suretiyle direnenleri de bir eşya gibi, insan olarak görmeksizin yok etme amacını deklare etmek suretiyle yaptığı planları dünyanın göz önünde paylaşmaktan icap duyuluyor. Bize göre yaşama hakkı Paris’te başka, Bağdat’ta başka, Londra’da başka, Şam’da başka bir hale gelmez. Yaşama hakkı bütün hak ve özgürlüklerin temelidir. Dolayısıyla bu konuda Türkiye’nin hassasiyeti bütün dünyada insanlığın ortak vicdanın sesi konumundadır’’ diye konuştu. "Artık bu işi sonlandıralım" 40 yılı aşkın süreden bu yana birliği, bütünlüğü bozmaya, nifak sokmaya, dış güçlerin de desteğiyle terörist faaliyetlerle karşı karşıya kalındığını ifade eden Yazıcı, "Kararlı bir biçimde milletimiz birliğine, bütünlüğüne zarar vermemeyi gözetmek suretiyle mücadeleyi sürdürdük. Artık bu işi sonlandıralım. Bu konuda da belli bir ölçekte de yol almış bulunuyoruz" şeklinde konuştu. Bu hedefin gerçekleşmesiyle alakalı bir al-ver durumunun asla söz konusu olmadığının altını çizen Yazıcı, "Bu ülkenin vatandaşları eşittir. Bu ülkede sağlanmış tüm haklara herkes sahiptir. Yasa önünde de eşittir. İmkanlar ölçeğinde de eşittir. Dolayısıyla kardeşliğimizi pekiştirmeyi silahla silahlı mücadeleyle yok etmeye kalkanlarında durup muhasebe yapmalarını o örgütün kuruluşunu sağlamış olan kişinin iradesini de ortaya koymak suretiyle yapılan çağrılarla belli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz’’ dedi. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Yazıcı, "Komisyonun çalışma çerçevesi bellidir. Terörsüz Türkiye’yi sağlama. Sorunlarımızı oturup konuşuruz, tartışırız ve kaldı ki AK Parti iktidarları süresince bizden önce yapılmamış, ihmal edilmiş veya yanlış uygulanmış birçok uygulamayı ortadan kaldırdık. Türkiye’de insanlarımızın talep ettiği, hak olarak nitelenebilecek alanlardaki sorunları giderdik. O hatları kullanmanın yollarını belirledik. Araçlarını da tahsis ettik. Böyle bir yürüyüşümüz var. İnşallah bunu başarırız" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da "Doğumunun 1500. yılında alemlere rahmet" etkinlikleri başlıyor
05 Eylül 2025 Cuma - 13:32 Diyarbakır’da "Doğumunun 1500. yılında alemlere rahmet" etkinlikleri başlıyor Diyanet İşleri Başkanlığı, 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ülke genelinde bir dizi etkinlik düzenleyecek. Programların startı Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Haftası ile verilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, "Doğumunun 1500. yılında alemlere rahmet Yeygamber Efendimiz" temasıyla gerçekleştirilecek faaliyetlerin tanıtımı için Diyarbakır İl Müftülüğünde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, etkinliklerin 3 Eylül 2025 Çarşamba günü idrak edilecek Mevlid Kandili ile başlayacağını söyledi. Bu yılın Mevlid-i Nebi Haftası temasının "Peygamberimiz ve aile ahlakı" olduğunu belirten Büyük, "Peygamberimizin örnek aile hayatı, toplumun ve ailenin bir üyesi olarak tüm yönleriyle ele alınacak" dedi. Müftü Büyük, Diyarbakır’daki il ve ilçe müftülüklerinde görevli uzman personel tarafından camilerde hatim programları, hadis dersleri, sabah namazı buluşmaları, hafızlık icazetleri, yarışmalar, çocuk şenlikleri, konferanslar ve sosyal sorumluluk projelerinin düzenleneceğini açıkladı. Programlar kapsamında Filistin ve Gazze’deki zulmü gündeme taşıyacak özel etkinlikler, kan bağışı kampanyaları, ağaç dikme çalışmaları, hatıra ormanları projeleri, cezaevi ziyaretleri ve gençlere yönelik siyer dersleri de planlandı.