Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Hacıbaba’nın meşhur lezzeti artık tüm şubelerde
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:58:14
Hacıbaba Pastanelerinin daha önce Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki şubede sattığı Lübnan künefesi, yoğun talep üzerine künefe tabaklarında tüm şubelerde satışa sunuldu. Hacıbaba Pastanelerinin uzun süredir yalnızca Sur ilçesindeki şubesinde satışa sunduğu ve büyük ilgi gören Lübnan künefesi, artık tüm şubelerde müşterilerle buluşuyor. Diğer şubelere gelen vatandaşların da sık sık bu tatlıyı sorması üzerine harekete geçen işletme, ürünü künefe formuna dönüştürerek yaygınlaştırma kararı aldı. Yeni haliyle hem geleneksel tadını koruyan hem de daha geniş kitlelere ulaşan tatlı, kısa sürede büyük beğeni topladı. Künefe ustası Abdullah Dağ, Hatay bölgesinden temin ettikleri özel peynir ile kendilerinin ürettiği tel kadayıfını özenle birleştirdikten sonra kısık ateş ile pişirip daha sonra hafif şire ile sunumunu yaptıklarını söyledi. 10 yıldır Hacıbaba Pastanelerinde şef garsonluk yapan Mehmet Kayhan ise 5 yıl önce Sur ilçesindeki şubesinde büyük tepsilerde hizmete sundukları tatlıyı tüm şubelere taşıdıklarını ifade etti. Kayhan, "Halkımızdan gelen yoğun istek üzerine diğer şubelerimize nasıl getirebiliriz diye düşünürken bu şekilde küçük porsiyonlar halinde künefe tarzı hazırlayıp sunumuna başladık. Zaten Sur ilçesindeki künefemize yoğun bir talep vardı. Porsiyonlar haline getirip şubelerde de sıcak sıcak servis edince vatandaşlardan ilgi daha da arttı. Kişi geldiği zaman künefe, meyveleri, dondurma, çerez, çay ve su dahi olmak üzere sadece 200 lira gibi bir fiyatı var. Lezzetin yanında fiyatında bu şekilde uygun olması yoğun ilgiyi daha da arttırdı" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:42
Diyarbakır’ı sağanak vurdu
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde aniden bastıran sağanak yağmur, ulaşımda aksamalara ve su taşkınlarına neden oldu. Doluyla birlikte yağan yağmur, dağlardan sürükledikleri taş ve çamurlarla, yağmur giderlerini tıkadı. Giderlerin tıkanması ile oluşan yağmur suları caddeleri kaplayarak , ulaşımı aksattı. Bazı işyerleri ve evlerde sular altında kaldı. Belediye personeli, giderlerin açılması için çalışma başlatırken, yetkililer meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36
Vaazdan etkilendi, kumbarasındaki paraları camiye bağışladı
Diyarbakır’ın Çermik ilçesi Petekkaya Mahallesi’nde gittiği camide imamın vaazından etkilenen 12 yaşındaki Yusuf Kurt, kumbarasındaki tüm parasını, köylerinde yapımına başlanan caminin inşaatına bağışladı. Petekkaya Mahallesi’ndeki köy camisi 2023 yılındaki Kahramanmaraş merkezli depremde etkilenerek ağır hasar almıştı. Alınan kararla camii geçen hafta yıkılırken, yeni caminin yapımına da başlandı. Petekkaya Mahallesi’nde yaşayan 12 yaşındaki Yusuf Kurt, namazda imamın vaazından etkilendi. Namaz çıkışı eve giden Kurt, kumbarasını alıp tekrar caminin yolunu tuttu. Kurt, 2 bin 26 lira 50 kuruşunu camii inşaatında kullanılmak üzere, camii imam hatibi Kahraman Ceylan’a teslim etti. Davranış karşısında duygulanan Kahraman Ceylan, ’’Yağışların ardından inşaat alanını gezinirken bana doğru gelerek kapüşonunun içine gizlediği kumbarayı çıkarıp cami inşaatı için ben de yardımda bulunmak istiyorum. Yusuf örnek bir davranış sergiledi. Bu davranış herkese örnek olmalı’’ dedi. Yusuf Kurt da ’’Belki büyüklerim kadar çok yapamam ama ben de kumbaramda biriktirdiklerimi cami inşaatına bağışlıyorum’’ diye konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 17:34
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar’a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kararda, "Sanık Nevzat Bahtiyar’ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran’ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır" denildi.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:55
Atık yağların toplanması için protokol
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin bitkisel atık yağların kaynağında ayrıştırılması çalışması kapsamında Diyarbakır Lokantacılar ve Tatlıcılar Odası ile protokol yapıldı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, kent genelinde atıkların kaynağında ayrıştırılmasına yönelik başlatılan çalışmalar sürüyor. Bu kapsamda yağların insana ve doğaya zarar vermeden bertaraf edilmesi için çalışmanın kapsamı genişletildi. Büyükşehir Belediyesi ile Diyarbakır Lokantacılar ve Tatlıcılar Odası ile yapılan işbirliği protokolü ile kentte faaliyet gösteren daha çok esnafa ulaşılıp bu işletmelerdeki bitkisel atık yağların toplanma oranının arttırılması hedefleniyor. Çalışma kapsamında işyerlerine boş bidonlar bırakıldı, bilgilendirici etiketler yapıştırıldı. 106 ton bitkisel atık yağ toplandı İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Evin Dinar, yaklaşık 1 yıldır süren çalışmada şu ana kadar 106 ton bitkisel atık yağın toplandığını söyledi. Bitkisel atık yağların doğaya ciddi anlamda zararlar verdiğine dikkat çeken Dinar, bu yağların özellikle temiz suyu kirletmesi, alt yapı sistemini tıkaması gibi canlı ölümlerine sebep olması gibi birçok olumsuz etkileri olduğunu kaydetti. Dinar, "Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine bağlı Tatlıcılar Lokantacılar ve Kebapçılar Odası ile bir işbirliği içerisinde bu projeyi kalıcı ve sürekli bir hale getirmek için çalışma başlattık. Bu projemiz, onların da işbirliğiyle işletmelerden; lokanta, tatlıcı ve kebapçılardan çıkan atık yağların bertarafı için doğaya karışmadan diğer atıklardan ayrı bir şekilde toplanmasını sağlayan bir çalışmaya evrildi. Odayla yaptığımız işbirliği neticesinde çalışmanın kentin tamamına yayılması noktasında ciddi bir yol almış olduk" dedi. "Vatandaşlarımız sürece destek veriyor" Bitkisel atık yağların kaynağında ayrı toplanması amacı ile belediyenin imzaladığı protokol kapsamında 5 litre bitkisel atık yağ toplayan vatandaşlara proje kapsamında 1 litre temiz bitkisel yağ hediye edildiğini dile getiren Dinar, "Zaten duyarlı vatandaşlarımız bu konuda lavaboya dökmeden atık yağlarını ayrı bir kapta toplayarak sürece destek veriyor. Amacımız kent genelinde hem atığı azaltmaya dönük bir çalışmayı yaygınlaştırmak ve bu bitkisel atık yağ toplamayı da tüm kentteki haneler, işletmelerden toplayarak bir damla atık yağın dahi toprağa suya karışmasının önüne geçmektir. Bu anlamda kararlıyız" diye konuştu. Diyarbakır Lokantacılar ve Tatlıcılar Odası Başkanı Haşim Elkaan ise projeye esnaf olarak destek verdiklerini ifade etti. Elkaan, "Bu kampanyayı esnaf olarak çok sevindik. Bu projenin ortağı olma talebimiz de oldu. Biz bu kampanyayı destekliyoruz. Bu konuda tüm esnafımızı bilgilendirdik. Kampanyaya tüm Diyarbakır’ı katmayı düşünüyoruz. İşbirliği anlamında esnaf ve oda olarak biz de birebir esnafı dolaşarak bu kampanyaya destek vermelerini sağlıyoruz ve bunun takibini yapıyoruz" şeklinde konuştu.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:13
Tarihteki ilk kral Sargon’un iki heykeli Diyarbakır Müzesi’nde ziyarete açıldı
Tarihteki ilk kral olarak bilenen Sargon’un iki heykeli, Diyarbakır Müzesi’nde ziyarete açıldı. "Medeniyetler Yolu Projesi" kapsamında Diyarbakır Müzesi’nin bahçesinde tarihi taş eserler ve heykeller sergilenmeye başlandı. En dikkat çeken eserler ise tarihin ilk kralı olarak bilinen Kral Sargon’un iki heykeli oldu. Kireç taşından yapılan heykeller, Sargon’un yüz hatlarını birebir yansıtıyor. Sümerler döneminde yaşamış olan Kral Sargon, şehir devletlerini ele geçirerek Basra Körfezi’nden Akdeniz’e, İç Anadolu’dan Filistin’e kadar uzanan geniş bir bölgeyi hakimiyeti altına aldı. Tarihteki ilk kral olarak bilinen Sargon, askeri ve ticari reformlarıyla sonraki krallara da örnek oldu. Medeniyetler Yolu Projesi canlılık kattı Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biri olduğunu söyledi. Gizligöl, "1934 yılında kurulmuş müzemizde 36 bin 352 tane eserimiz var. Bunlardan çok sayıda eserimiz de taş eser olarak nitelendirdiğimiz eserlerdi. Tabii ki bunların sadece bin 600 tanesini sergileme şansına sahibiz fiziki koşullardan dolayı. Fakat çok büyük bir bahçemiz olduğu için bu bazı taş eserleri müze bahçesine koymayı uygun gördük. Bütün vatandaşlarımız gelip bunları görsün istedik. Bir çalışma başlattık. Daha önce de duyurusunu yapmıştık. ’Medeniyetler Yolu’ dediğimiz bir yol yapacaktık. Müzemizin bahçesinde ’Medeniyetler Yolu’ olarak planladığımız bir projemiz vardı. Bu proje kapsamında da 9 tane heykeli bu yolun çeşitli yerlerine koymayı düşünüyorduk. Bunlardan 2 tanesi de Sargon olarak nitelendirdiğimiz eser. Müzemizin envanterinde 2 tane Sargon heykeli dediğimiz heykelimiz mevcut. Bunlar kireç taşından yapılmış. Yüzler belirgin bir şekilde verilmiş. Tarihteki Sargon karakterine baktığımızda ölçüleri, yüz hatları birebir bunun Sargon olduğunu işaret etmekte" dedi. Tarihteki ilk kral Kral Sargon’un hayat hikayesi hakkında bilgi veren Gizligöl, şunları söyledi: ’’Tabii ki Sargon kim? Öncelikle bundan da bahsetmek gerekiyor. Sargon esasında Sümerli olmayan bir karakter. Sümer şehir devletlerinde yaşıyor. Doğumu enteresandır. Bir sepete konuluyor, sepet nehre bırakılıyor. Daha sonra Kish şehrinin yöneticisi onu alıyor, sarayda büyütüyor. Hatta ona kadeh sunumu görevi veriyor. Yani suikast düzenlenmesin diye önce kadehinden o içiyor. Ya da eğer bir sunum yapılacağı zaman yani içecek ikram edileceği zaman bunu tamamen Sargon’a devrediyor. Yani çok güvenli bir adam. Daha sonra Sargon, Sümerlilerde önemli bir karakter haline geldikten sonra önce Kish şehrinin imparatoru oluyor. Daha sonra bütün Sümer kentlerini ele geçiriyor. Yani Basra Körfezi’nden Akdeniz’e, hatta İç Anadolu Bölgesi’ne, güneyde Filistin bölgesine kadar bütün bereketli hilal olarak adlandırdığımız Orta Doğu’nun neredeyse tamamını ele geçiriyor. Bu şekilde şehir devletlerinden imparatorluğa geçişi sağlayan ilk kişidir. Yani aslında ilk imparatorluk kralıdır. İlk kraldır zaten. Çünkü önceleri Sümerler ve Sümerlerden önce sadece şehir devletleri vardı ve şehirlerin imparatorlukları vardı. Sargon ele geçirdiği bütün bölgelerde hakimiyet kuruyor. Yani tarihteki ilk büyük kraldır ve gelmiş geçmiş en büyük kraldır esasında. Dolayısıyla bu önemli şahsiyetin heykellerini müze bahçemize koymayı uygun gördük. 2 tane heykel koyduk. Vatandaşlar gelip ziyaret edebilirler. Çünkü tarihteki en önemli figürlerden biridir. Kendisinden sonraki medeniyetlere referans olmuş. Kendisinden sonraki krallara referans olmuş. Askeri anlamda, ticaret anlamında önemli reformlar yapmış. Ve onun takipçileri Sargon’u ’büyük kral’, ’büyük imparator’ olarak kabul etmişlerdir. Ve gerek Akat imparatorları, gerek Asur imparatorları, Babil imparatorları Sargon’un izinden gelmiştir."
24 Ekim 2025 Cuma - 09:42
Diyarbakır’da kaçakçılık operasyonunda çok sayıda silah ele geçirildi: 6 gözaltı
Diyarbakır’ın Ergani ve Bismil ilçelerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmatı ele geçirilirken, 6 şüpheli gözaltına alındı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü koordinesinde Ergani ve Bismil İlçe Jandarma Komutanlıkları ekiplerince Ergani ilçesinde S.Z., S.Ş., M.Ş. ile Bismil ilçesinde C.S.K., A.D. ve A.D. isimli kişilerin ikametlerinde ruhsatsız silah ve mühimmatlar bulundurduğu belirlenerek operasyon düzenlendi. İlçelerde yapılan operasyonlarda 3 adet AK-47 marka piyade tüfeği, 2 adet av tüfeği, 1 adet G1 marka piyade tüfeği, 1 adet otomatik av tüfeği, 2 bin 12 adet 7.62 milimetre AK-47 piyade tüfeği fişeği, 150 adet 9 milimetre tabanca fişeği, 31 adet 16 CAL av tüfeği fişeği, 15 adet 12 CAL av tüfeği fişeği, 5 adet AK-47 marka piyade tüfeği şarjörü, 2 adet av tüfeği şarjörü ve 1 adet G1 marka piyade tüfeği şarjörü ele geçirildi.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:20
Diyarbakır’da 15 kilo skunk ele geçirildi
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 13 farklı noktaya yapılan operasyonda 15 kilo skunk ele geçirildi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde, Lice İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen planlı ve titiz çalışmalar neticesinde; "uyuşturucu madde imal ve ticareti" suçunu işleyen kişilerin yakalanmasına yönelik 13 farklı noktaya düzenlenen operasyonlarda 15 kilogram skunk esrar maddesi ele geçirildi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 23:18
Diyarbakır merkezli 5 ilde ‘Hipnoz’ operasyonu: 9 tutuklama
Diyarbakır merkezli 5 ilde gerçekleştirilen ve ‘Hipnoz’ adlı dolandırıcılık operasyonunda 13 kişi yakalandı. Şahıslardan 9’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diyarbakır Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kendilerini polis, savcı ve katip olarak tanıtarak vatandaşları dolandıran şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon düzenledi. 13 şüpheli hakkında eş zamanlı "Hipnoz" adlı operasyon gerçekleştirildi. Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin mağdurları arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıkları, çeşitli bahanelerle vatandaşları korkutarak kandırdıkları belirlendi. Vatandaşlardan haksız kazanç elde eden şüphelilerin, topladıkları paraları izini kaybettirmek amacıyla üç farklı banka hesabında dolaştırdıktan sonra kripto para hesaplarına aktardıkları tespit edildi. Kripto para üzerinden iz sürmenin zor olduğunu düşünen şüphelilerin planı, polis ekiplerinin titiz çalışmasıyla bozuldu. Paranın kripto hesaptan tekrar banka hesabına aktarıldığı ve Şanlıurfa’da nakit olarak çekildiği belirlendi. MASAK raporu şoke etti Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemelerde, şüpheli şahısların hesaplarında toplam 450 milyon lira tutarında şüpheli işlem tespit edildi. Diyarbakır merkezli olarak İstanbul, Mersin, Şanlıurfa ve Elazığ’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 13 şüpheli yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 13 şüpheliden 9’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında yurt dışı çıkış yasağı konularak adli kontrol kararı verildi. Diyarbakır polisi, vatandaşların benzer dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulundu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:15
Freni boşalan tır başka bir tıra arkadan çarptı: 1 yaralı
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde freni patlayan tır, önünde seyreden başka bir tıra arkadan çarptı. Kazada 1 kişi yaralandı. Kaza, Fevzi Çakmak Mahallesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İlyas P. idaresindeki 63 AJY 939 plakalı tırın freni patladı. Korna çalarak ilerleyen tır, Bayram O. idaresindeki 23 ACA 928 plakalı tıra arkadan çarptı. Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü İlyas P., olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:15
Diyarbakır’da kekemelik bu merkezde tedavi ediliyor
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Dil ve Konuşma Terapisi Polikliniği, vatandaşlara önemli bir sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Poliklinikte görev yapan Dil ve Konuşma Terapisti Üzeyir Aydın, kekemelikle ilgili önemli bilgiler paylaştı ve erken teşhisin önemine dikkat çekti. Aydın, ’’Kekemelik, konuşmada ses, hece ve kelime tekrarlarıyla kendini gösteren bir konuşma akış bozukluğudur. Kekemelik kimi zaman göz, kaş ve mimik hareketleriyle eşlik eden ikinci davranışlar sergiler. Bu belirtiler özellikle şiddetli kekemelik vakalarında görülebiliyor. Kekemeliğin tedavisine erken yaşta başlamak çok önemlidir. Erken müdahale ile kekemeliğin ilerlemesi yavaşlatılabilir hatta azaltılabilir. Kekemelik genellikle 2-5 yaş arasında kendini göstermeye başlar ve bazı çocuklarda bu durum geçici olurken, bazı bireylerde yetişkinliğe kadar devam edebilir. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisi Polikliniği’nde kekemelik için farklı yaş gruplarına yönelik çeşitli tedavi yöntemleri uygulanıyor. 2-6 yaş arası çocuklar için oyun temelli Litcom yöntemi ile terapiler yapılırken, 7 yaş ve üstü çocuklarda ise kontrollü konuşma teknikleri kullanılıyır. Bu yöntemlerle kekemelik yavaşlatılabiliyor ve bireylerin konuşma akışı daha kontrollü hale gelebiliyor’’ dedi. ‘’Kekemelik bir hastalık değil’’ Kekemeliğin doğuştan gelen ve genetik faktörlerle eşlik eden bir durum olduğunu belirten Aydın, bunun bir hastalık olmadığını kaydederek, ‘’Kekemeler kendilerini bir hastalığa yakalanmış gibi hissetmemelidir. Kekemelik bir konuşma tarzıdır ve bu tarzla yaşamayı öğrenmemiz gerekir. Kekemelikle başa çıkmanın en önemli adımı bu durumu kabul etmek. Kekemeliği baskılamaya çalışmak durumu daha da kötüleştirebilir. Bireylerin bu durumu kabullenmesi tedavi sürecinde büyük önem taşıyor. Erken teşhisin ve hızlı bir şekilde terapiye başlanması kekemelik tedavisinde kritiktir. Kekemeliği fark eden ailelerin, erken yaşta dil ve konuşma terapisine başlaması çok önemlidir. Dil ve konuşma terapistleri olarak, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yaş aralığında tedavi yöntemlerimiz mevcut’’ diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:38
"Diyarbakır’dan Gazze’ye Nefes Olalım" kampanyası
31 Ekim tarihlerinde "Savaş Sonrası Gazze’ye Nefes Olalım" temasıyla yardım kampanyası düzenleniyor. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" Projesi kapsamında yürütülen kampanya, öğrencilerin dayanışma, paylaşma ve merhamet değerlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda düzenlenen yardım kampanyasında, Gazze’de savaş nedeni ile zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanlara destek olmak, öğrencilerinde sosyal sorumluluk ve küresel duyarlılık bilincini artırmak hedefleniyor. Kayapınar ilçesinde bulunan Şehit Halit Gülser Anadolu İmam Hatip Lisesindeki etkinlikte de öğrenciler evde hazırladıkları yiyecek ve içecekler ile kırtasiye ürünlerini okul bahçesinde satışa sundu. Satıştan elde edilecek gelir Gazze’ye bağışlanacak. Etkinlikte konuşan Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, programın düzenlenmesinde emeği geçen İl Milli Eğitim ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkürler etti. Taşgın, "Gazze’de asla kabul edemeyeceğimiz, kadimden beri süregelen çok acı olaylar yaşanmakta. Gazze ile olan tarihi bağlarımız da geçmişten bugüne kadar güçlü bir şekilde devam etmektedir. Özellikle Osmanlı’nın kahramanca mücadele ederek savunduğu Gazze muharebelerinde destansı bir direniş sergileyen Osmanlı ordusunu, tüm askerlerimizi ve aziz ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. İnşallah Gazze’de yaşanan bu katliamlar ve acı olaylar son bulur. Filistin, bağımsız ve bütün bir devlet olarak uluslararası camiada güçlü bir şekilde yerini alır. Bu vesileyle, bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesine vesile olan Milli Eğitim Bakanlığımıza, bizlere her zaman destek olan Diyarbakır Valiliğimize ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze bir kez daha en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak, Gazze’de ve dünyanın farklı yerlerinde hayatını kaybeden tüm masum insanlara Allah’tan rahmet diliyor, barış dolu bir geleceğin tüm dünyamızda hakim olmasını temenni ediyorum" dedi. ’’Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın zamanı diyoruz’’ İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu ise Gazze’de 2 yıl süren büyük bir katliam yaşandığını söyledi. Sadoğlu, "Her ne kadar İsrail’in saldırıları devam etse de şu anda orada bir barış süreci başlatıldı. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, artık Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın, yaraları sarmanın zamanı diyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızın talimatı doğrultusunda, 18-31 Ekim tarihleri arasında ilimizdeki tüm okullarımızda yardım faaliyetleri düzenlenecek. Bu etkinliklerde toplanan yardımlar belirlenen hesaplarda bir araya getirilecek ve yardım kuruluşlarımız aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılacak. Bu vesileyle, bu anlamlı faaliyete katkı sunan tüm öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve idarecilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Hepsine emeklerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum. El birliğiyle, hep birlikte Gazze’nin yaralarını saracağız. Elbette bu yardım faaliyetinin tek amacı Gazze’ye maddi yardım sağlamak değil, aynı zamanda öğrencilerimize mazlumun yanında olmayı, yardımlaşma bilincini ve dayanışma ruhunu öğretmeyi de hedefliyoruz. Okullarımızda gördüğümüz kadarıyla öğrencilerimiz bu bilincin farkında ve kardeşlerinin yaralarını sarmak için büyük bir gayret gösteriyorlar. Ben tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize bu duyarlılıkları için içten teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Velilerden Lokman Dündar, okullarda gerçekleştirilen yardım kampanyasının oldukça güzel bir organizasyon olduğunu aktardı. Dündar, "Bu tür etkinliklerin ülke genelinde, tüm okullarda yapılması hem etkili hem de anlamlı olacaktır. Hem çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi hem de elimizden geldiğince Gazze halkına destek olmamız son derece önemli. Bu tür organizasyonların giderek büyümesi ve yaygınlaşması gerçekten çok değerli. Bu konuda herkesin elini taşın altına koymasını ister ve beklerim. İnşallah bu tür anlamlı organizasyonlar sürekli hale gelir ve dayanışma ruhu hiç eksilmez" şeklinde konuştu. Alışveriş yapan öğrencilerden Esmanur Tekin, Gazze’deki arkadaşları için yardım kampanyası düzenlerini söyledi. Tekin, "Umarım Gazze’de daha fazla kötü olaylar yaşanmaz. Ben daha fazla ürün almayı düşünüyorum. Bu da başlangıç. Kek aldım, kısır aldım, bir de böyle tatlı aldım. Ama birazcık daha dolaşıp daha fazla alacağım. Orada kırtasiye ürünleri de var, elbiseler de var. Onlara da bakacağım. Bunların hepsi sadece yemek için değil ya da bir alışveriş olarak görmeyin. Lütfen bunlar Gazze’ye yardım içindir" ifadelerini kullandı. Öğrenci Meryem Esra Çelik de Gazze’ye nefes oldukları için ve Gazze’yi unutmadıkları için tüm Türkiye adına çok mutlu olduğunu, Gazze için ellerinden ne geliyorsa yapmaya hazır olduklarını söyledi. Birsu Yaren Köse de, "Onlara umut olduk, nefes olduk. Çok mutluyuz bunun adına ve okulumuza da çok teşekkür ediyoruz. Buradan Gazze’ye selamlar" ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:34
"Diyarbakır’dan Gazze’ye Nefes Olalım" kampanyası
Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından tüm okullarda 18-31 Ekim tarihleri arasında öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin katılımıyla "Savaş Sonrası Gazze’ye Nefes Olalım" temasıyla yardım kampanyası düzenleniyor. "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" Projesi kapsamında yürütülen kampanya, öğrencilerin dayanışma, paylaşma ve merhamet değerlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda düzenlenen yardım kampanyasında, Gazze’de savaş nedeni ile zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanlara destek olmak, öğrencilerinde sosyal sorumluluk ve küresel duyarlılık bilincini artırmak hedefleniyor. Kayapınar ilçesinde bulunan Şehit Halit Gülser Anadolu İmam Hatip Lisesindeki etkinlikte de öğrenciler evde hazırladıkları yiyecek ve içecekler ile kırtasiye ürünlerini okul bahçesinde satışa sundu. Satıştan elde edilecek gelir Gazze’ye bağışlanacak. Etkinlikte konuşan Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, programın düzenlenmesinde emeği geçen İl Milli Eğitim ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkürler etti. Taşgın, "Gazze’de asla kabul edemeyeceğimiz, kadimden beri süregelen çok acı olaylar yaşanmakta. Gazze ile olan tarihi bağlarımız da geçmişten bugüne kadar güçlü bir şekilde devam etmektedir. Özellikle Osmanlı’nın kahramanca mücadele ederek savunduğu Gazze muharebelerinde destansı bir direniş sergileyen Osmanlı ordusunu, tüm askerlerimizi ve aziz ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. İnşallah Gazze’de yaşanan bu katliamlar ve acı olaylar son bulur. Filistin, bağımsız ve bütün bir devlet olarak uluslararası camiada güçlü bir şekilde yerini alır. Bu vesileyle, bu anlamlı etkinliğin gerçekleşmesine vesile olan Milli Eğitim Bakanlığımıza, bizlere her zaman destek olan Diyarbakır Valiliğimize ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze bir kez daha en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak, Gazze’de ve dünyanın farklı yerlerinde hayatını kaybeden tüm masum insanlara Allah’tan rahmet diliyor, barış dolu bir geleceğin tüm dünyamızda hakim olmasını temenni ediyorum" dedi. ’’Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın zamanı diyoruz’’ İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu ise Gazze’de 2 yıl süren büyük bir katliam yaşandığını söyledi. Sadoğlu, "Her ne kadar İsrail’in saldırıları devam etse de şu anda orada bir barış süreci başlatıldı. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, artık Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmanın, yaraları sarmanın zamanı diyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızın talimatı doğrultusunda, 18-31 Ekim tarihleri arasında ilimizdeki tüm okullarımızda yardım faaliyetleri düzenlenecek. Bu etkinliklerde toplanan yardımlar belirlenen hesaplarda bir araya getirilecek ve yardım kuruluşlarımız aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılacak. Bu vesileyle, bu anlamlı faaliyete katkı sunan tüm öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve idarecilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Hepsine emeklerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum. El birliğiyle, hep birlikte Gazze’nin yaralarını saracağız. Elbette bu yardım faaliyetinin tek amacı Gazze’ye maddi yardım sağlamak değil, aynı zamanda öğrencilerimize mazlumun yanında olmayı, yardımlaşma bilincini ve dayanışma ruhunu öğretmeyi de hedefliyoruz. Okullarımızda gördüğümüz kadarıyla öğrencilerimiz bu bilincin farkında ve kardeşlerinin yaralarını sarmak için büyük bir gayret gösteriyorlar. Ben tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize bu duyarlılıkları için içten teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Velilerden Lokman Dündar, okullarda gerçekleştirilen yardım kampanyasının oldukça güzel bir organizasyon olduğunu aktardı. Dündar, "Bu tür etkinliklerin ülke genelinde, tüm okullarda yapılması hem etkili hem de anlamlı olacaktır. Hem çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi hem de elimizden geldiğince Gazze halkına destek olmamız son derece önemli. Bu tür organizasyonların giderek büyümesi ve yaygınlaşması gerçekten çok değerli. Bu konuda herkesin elini taşın altına koymasını ister ve beklerim. İnşallah bu tür anlamlı organizasyonlar sürekli hale gelir ve dayanışma ruhu hiç eksilmez" şeklinde konuştu. Alışveriş yapan öğrencilerden Esmanur Tekin, Gazze’deki arkadaşları için yardım kampanyası düzenlerini söyledi. Tekin, "Umarım Gazze’de daha fazla kötü olaylar yaşanmaz. Ben daha fazla ürün almayı düşünüyorum. Bu da başlangıç. Kek aldım, kısır aldım, bir de böyle tatlı aldım. Ama birazcık daha dolaşıp daha fazla alacağım. Orada kırtasiye ürünleri de var, elbiseler de var. Onlara da bakacağım. Bunların hepsi sadece yemek için değil ya da bir alışveriş olarak görmeyin. Lütfen bunlar Gazze’ye yardım içindir" ifadelerini kullandı. Bir diğer öğrenci Meryem Esra Çelik de Gazze’ye nefes oldukları için ve Gazze’yi unutmadıkları için tüm Türkiye adına çok mutlu olduğunu, Gazze için ellerinden ne geliyorsa yapmaya hazır olduklarını söyledi. Öğrenci Birsu Yaren Köse de savaş sonrası Gazze için çok güzel bir yardım kampanyası düzenlerini olduğunu dile getirdi. Köse, "Onlara umut olduk, nefes olduk. Çok mutluyuz bunun adına ve okulumuza da çok teşekkür ediyoruz. Buradan Gazze’ye selamlar" dedi. (MAK-YRT
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:23
Diyarbakır’da otomobil tırın altına girdi: 1 yaralı
Diyarbakır’da otomobil tıra arkadan çarptı. Tırın altına giren araçtaki 1 kişi yaralandı. Kaza, dün akşam Diyarbakır-Şanlıurfa yolu üzerinde meydana geldi. 14 TD 1269 plakalı otomobil, tıra arkadan çarptı. Kazada otomobil tırın altına girerken, olay yerine 112 Acil Servis ekipleri ve güvenlik güçleri sevk edildi. Kazada yaralanan 1 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:30
Diyarbakır’da bebeği öldü denilip cenazesi gösterilmeyen anne 33 yıldır evladının hasretiyle yaşıyor
Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yaşayan Meliha Çetin, 1992’de eski doğumevinde bir kız çocuğu dünya getirdi. Bir gün sonra taburcu edilen Çetin’e birkaç gün sonra bebeğinin vefat ettiği ve cenazenin defnedildiği bildirildi. Çocuğunun cenazesinin gösterilmediğini belirten Çetin, ölmemiş olabileceğini belirterek, "O zaman olan şeylerin çıkartılmasını istiyorum" dedi. Bismil ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Meliha Çetin, 1992’de Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde (dönemin doğumevi) bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Çetin bir gün sonra taburcu edilirken, bebeği ise hasta denilip kendisine gösterilmedi. Çetin babasının evine dönerken, ağabeyleri her gün çocuğun durumunu sormak için hastaneye gitti. Aileye ’Maşallah’ ismi verilen bebeklerini görmeden hayatını kaybettiği ve cenazesinin defnedildiği belirtildi. Anne Meliha Çetin, 33 yıldır evladının akıbetini merak ederek yaşıyor. Bebeğin vefat ettiğini söyleyip cenazeyi vermediler Meliha Çetin, 1992’de 4 çocuğu olduğunu, 5’inci çocuğuna hamile olduğunu söyledi. Bismil’de o zaman doğum imkanları olmadığını belirten Çetin, bu nedenle Diyarbakır’a havale edildiğini kaydetti. O zaman Diyarbakır’da hava şartlarının çok kötü olduğunu aktaran Çetin, "Diyarbakır’a götürdüler, Dağkapı’daki doğumevinde bir kız çocuğum oldu. Çocuğu göstermeyip hemen aldılar. Hastadır deyip götürdüler. Çocuğu götürdükten sonra ertesi gün beni eve gönderdiler. Köye babamın evine gittim. Orada kaldım ve kardeşlerim oraya gelip gittiler. Çocuğu göstermediler" dedi. Bebeğinin isminin ’Maşallah’ diye kaydedildiğini belirten Çetin, "Ağabeyim, ertesi gün tekrar gitti. Ağabeyime, ilaç lazım olduğunu, bebeğin hasta olduğunu söylemişler. O zaman da bayağı yüklü ilaç alınmıştı. İlacı verip çocuğu görmek istediğini söylemiş. Yasak olduğunu söylemişler. Gitmedi, geldiğinde ilaç aldığını söyledi. Babam, küçücük bebeğe bu kadar ilaç nasıl verilir diye sordu. Ertesi gün ağabeyim tekrar gitti ve bebeğin vefat ettiği söylendi. Ağabeyim de, ‘Vefat etmişse cenazemizi bize verin, gömelim’ demiş. ‘Biz burada gömmüşüz’ demişler. Ondan sonra ağabeyim gelip bebeğin öldüğünü söyledi" diye konuştu. "Bebeğin mezarını bile göstermediler’’ O zaman çok kötü olduğunu anlatan Çetin, şöyle devam etti: "Bebeğim ölemez, öldüyse cenazemi istiyorum dedim. Vermediler, ’Tamam, bari bebeğimin kıyafetlerini getirin’ dedim. Çocuğumu görmedim en azından o kıyafetlerinin kokusunu alayım dedim. Çocuğum için hazırlıklar yapmıştım. Bayağı kışlık kıyafetler yapmıştım. El örgüsüyle yapmıştım. Sonra eşime haber verdim. Eşim Bismil’de kalıyordu. Eşim hastaneye geldi. İki gün boyunca bir sonuç alamadı. ’Cesedimi, mezarını istiyorum. Bebeğim bu şekilde ortadan kaybolamaz’ dedi. O zaman hemşireler de bize çok tepki gösteriyordu. Sanki yanına giden bir hasta değil de bir hayvan gibi. Bize o şekilde davranıyorlardı. O gün bugün kardeşlerim, babam, annem, çocuklarım hep arayalım diyorlardı." "Halen içimde burukluk var" Cesaret edemediğini, evladını nerede arayacağını bilemediğini söyleyen Çetin, "Bu bebeği nerede bulacağım. Sonra baktım Bismil’de de böyle olaylar olmuş. 3-4 sene önce oğlum, ‘Anne bizim kardeşimizin tarihinde çok bebek kaybolmuş’ dedi. Olan olmuş, Allah koymasın dedim. Biz bu bebeği denizde iğneyi aramak gibi bir şey oldu dedim. Ben de aramak istedim. O zaman olan şeylerin çıkartılmasını istiyorum. Halen içimde burukluk var, çocuklarım da var. O tarihte bunlar niye yapıldı çıksın istiyorum" ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:50
DTSO "Gölgede Kalan" fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı
Bu yıl ikincisi düzenlenen, kültürel miras odaklı ‘’Gölgede Kalan’’ fotoğraf yarışmasında dereceye giren isimler belli oldu. Türkiye’nin farklı kentlerinden yaklaşık 500 başvuru arasından seçilen 23 fotoğraf, çeşitli kategorilerde ödül almaya hak kazandı. 13 Ekim 2025’te toplanan jüri, yarışmaya gönderilen fotoğrafları teknik, estetik ve anlatı gücü bakımından değerlendirdi. Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden fotoğrafçıların yoğun ilgi gösterdiği yarışmada, kültürel mirasın korunması ve görünür kılınması hedeflendi. Yarışmada ‘Karacadağ pirinç hasadı’ ile Veysi Arcagök 1’inci, ‘Kulp Kefrun kalesi’ ile Oğuzhan Buyruk 2’nci ve ‘Tandır’ eseri ile Mustafa Polat 3’üncü oldu. Canan Dönmez ‘Ulu Cami’ eseri ile, Mehmet Cantemür ‘Berber’ eseri ile, Mehmet Sümer ‘Kamçı oyunu’ eseri ile, Serap İkiyek Demirci’ eseri ile, Sertaç Kayar ise ‘Nevruz ateşi’ eseri ile mansiyon ödülü aldı. Sergileme listesi ise şu isimlerden oluştu: ‘’Adem Güleş, Arzella Bektaş, Bestami Bodruk, Caner Aykut, Ebubekir Bürçün, Eda İkiyek, Eray Kara, Hayrullah Ercik, İbrahim Halil Ekin, İskan Altın, Medine Mamedoğlu, Ömer Yasin Ergin, Seyit Konyalı, Süleyman Gezer ve Uğur Basak.’’ Ödül töreni 15 Kasımda Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, yarışmaya gösterilen yoğun ilgiden dolayı tüm katılımcılara teşekkür etti. Kaya, ‘’Bu yıl gönderilen birbirinden değerli her fotoğraf, kentimizin kültürel çeşitliliğini görünür kıldı. Eserleriyle bu hafızaya katkı sunan tüm fotoğrafçılara şükranlarımı sunuyorum’’ dedi. Kaya, ödül töreni ve sergi açılışının 15 Kasım Cumartesi günü DTSO Gastro İnovasyon Merkezinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Törenin ardından, jüri üyeleri fotoğrafçı yazar Haluk Çobanoğlu, Reuters’in deneyimli fotoğrafçısı Ümit Bektaş ve belgesel fotoğrafçı Zülküf Mavlay ile gün boyu sürecek fotoğraf söyleşileri düzenlenecek. Etkinlik kapsamında fotoğrafçılar, alanında usta isimlerle deneyim paylaşma ve portfolyo değerlendirme imkanı bulacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder