Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da ’Süper Lig’ heyecanı: kent ve taraftarlar tek yürek 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:05:21 Amed Sportif Faaliyetler’in kritik Iğdır Futbol Kulübü deplasmanı öncesi Kayapınar’daki Parkorman ve Kent Meydanı’na dev ekran kuruldu. Şehirde maç saati yaklaştıkça hem büyük bir coşku hem de heyecan yaşanıyor. Diyarbakır’da tarihi maç öncesi adeta bayram havası yaşanıyor. Amed Sportif Faaliyetler, Trendyol 1. Lig’in son haftasında deplasmanda Iğdır Futbol Kulübü ile sezonun en kritik karşılaşmasına çıkarken, taraftarlar da bu heyecana ortak olmak için sokaklara akın etti. Kayapınar ilçesinde bulunan Parkorman ve Kent Meydanı’nda kurulan dev ekranlar, binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Şehir genelinde araç kornaları susmazken, vatandaşlar sokaklarda tezahüratlar yaparak takımlarına destek veriyor. Diyarbakır temsilcisinin karşılaşmayı kazanması halinde Süper Lig’e yükselmesi, kentteki heyecanı zirveye taşıdı. Diyarbakır’da herkes tek yürek olurken, gözler tarihi karşılaşmadan gelecek sonuçta. "Dün akşamdan beri heyecandan uyumadım" Mardin’den sabahın ilk ışıklarında Diyarbakır’a gelerek dev ekranın kurulduğu parkta arkadaşlarıyla maç saatini bekleyen Fırat Akar, "Amedspor’u desteklemek için Mardin’den geldik. Heyecanla maçı bekliyoruz. Muhtemelen kazanacağız. Kazanmasak dahil play-off maçıyla Süper Lig’e çıkacağız. Kesinlikle kazanacağımızı düşünüyorum. Kendimizden eminiz" ifadelerini kullandı. Maç için Mardin’den Diyarbakır’a gelen Harun Yüksel ise saatler öncesinden dev ekranın kurulduğu alana gelip en önden izlemeyi beklediğini söyledi. Yüksel, "Çok heyecanlıyız. Umarım bu yolun sonu şampiyonlukla biter. Amedspor sadece Diyarbakır’ın takımı değil bütün Güneydoğu’nun takımıdır. Mardin’den buraya geldik. İnşallah şampiyon olacağız" şeklinde konuştu. Taraftarlardan Hüseyin Angay da dün akşamdan beri heyecandan uyumadığını dile getirdi. Angay, "Kent Meydanı’nda heyecanla maçı beklemekteyiz. 21 yıla yakındır Diyarbakır şehri, Süper Lig hasreti çekiyor. İnşallah bu hasret bugün son bulacak. Amedspor sadece bizim değil, tüm Güneydoğu’nun takımıdır. Bizim dileğimiz futbolcularımız çok iyi bir maç çıkarıp, 21 yıllık hasretimize son vermeleri" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:58 Hacıbaba’nın meşhur lezzeti artık tüm şubelerde Hacıbaba Pastanelerinin daha önce Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki şubede sattığı Lübnan künefesi, yoğun talep üzerine künefe tabaklarında tüm şubelerde satışa sunuldu. Hacıbaba Pastanelerinin uzun süredir yalnızca Sur ilçesindeki şubesinde satışa sunduğu ve büyük ilgi gören Lübnan künefesi, artık tüm şubelerde müşterilerle buluşuyor. Diğer şubelere gelen vatandaşların da sık sık bu tatlıyı sorması üzerine harekete geçen işletme, ürünü künefe formuna dönüştürerek yaygınlaştırma kararı aldı. Yeni haliyle hem geleneksel tadını koruyan hem de daha geniş kitlelere ulaşan tatlı, kısa sürede büyük beğeni topladı. Künefe ustası Abdullah Dağ, Hatay bölgesinden temin ettikleri özel peynir ile kendilerinin ürettiği tel kadayıfını özenle birleştirdikten sonra kısık ateş ile pişirip daha sonra hafif şire ile sunumunu yaptıklarını söyledi. 10 yıldır Hacıbaba Pastanelerinde şef garsonluk yapan Mehmet Kayhan ise 5 yıl önce Sur ilçesindeki şubesinde büyük tepsilerde hizmete sundukları tatlıyı tüm şubelere taşıdıklarını ifade etti. Kayhan, "Halkımızdan gelen yoğun istek üzerine diğer şubelerimize nasıl getirebiliriz diye düşünürken bu şekilde küçük porsiyonlar halinde künefe tarzı hazırlayıp sunumuna başladık. Zaten Sur ilçesindeki künefemize yoğun bir talep vardı. Porsiyonlar haline getirip şubelerde de sıcak sıcak servis edince vatandaşlardan ilgi daha da arttı. Kişi geldiği zaman künefe, meyveleri, dondurma, çerez, çay ve su dahi olmak üzere sadece 200 lira gibi bir fiyatı var. Lezzetin yanında fiyatında bu şekilde uygun olması yoğun ilgiyi daha da arttırdı" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da Dijital Gençlik Merkezi açılıyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:17 Diyarbakır’da Dijital Gençlik Merkezi açılıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, Avrupa Birliği finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle yürütülen "Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi" kapsamında kurduğu Diyarbakır Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM), 23 Ekimde açılıyor. Avrupa Birliği tarafından sağlanan 7 milyon 900 bin Avro bütçeyle yürütülen "Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi", Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle başlatıldı. Proje, Türkiye genelinde 45 il ve ilçede Dijital Gençlik Merkezlerinin kurulmasını hedefliyor. Proje ile geleceğin meslekleri için dijital kapasite oluşturularak Türkiye’nin insan kaynağını kadın-erkek eşitliği temelinde güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, gençlerin yapay zeka, yazılım uzmanlığı, dijital pazarlama, dijital tasarım, e-ticaret ve veri analizi gibi alanlarda beceriler kazanmaları hedefleniyor. DİGEM gençlere yeni fırsatlar sunacak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Sümerpark Ortak Yaşam Alanında kurulan Diyarbakır DİGEM, merkezi konumu ve modern altyapısıyla gençlere dijital dünyada yeni fırsatlar sunacak. Merkezde, proje kapsamında hazırlanan müfredat doğrultusunda hibrit eğitimler verilecek. Eğitimlerin yanı sıra, gençlerin istihdam süreçlerini desteklemek amacıyla mentorluk ve danışmanlık hizmetleri de sağlanacak. Gençlerin dijital alanda kariyer yapmalarını teşvik edecek merkezin kente ve bölgeye önemli katkılar sağlayacak projenin açılışı 23 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek.
45 yıl hayalini kurduğu akülü sandalyesine kavuştu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:40 45 yıl hayalini kurduğu akülü sandalyesine kavuştu Diyarbakır’da çocuk felci geçirdiği için bir ayağını kaybeden diğer ayağını da kullanamayan İsmet Demir (45) yıllarca hayalini kurduğu akülü sandalyeye, sosyal medyadan yaptığı destek çağrısı sonucu ulaştı. Diyarbakır’da yaşayan ve henüz bebekken çocuk felci geçiren ve sol ayağını kaybeden sağ ayağı da işlevsiz hale gelen İsmet Demir, uzun yıllar akülü sandalye hayali kurdu. Tekerlekli sandalye kullanamayan Demir, koltuk değneklerine mahkum kaldı. Uzun yıllar koltuk değneği kullanan Demir, geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden polis memuru Mustafa Şahin’e ulaştı. ulaştığı bir hayırseverden müjdeli haberi aldı. Polis memuru olan Mustafa Şahin’in girişimleri ile akülü sandalyesine kavuşan Demir, koltuk değneklerini atarak yeni hayatına merhaba dedi. ’’İyi ki iyilik var’’ Çocuk felci geçirdiği için hep koltuk değnekleri ile gezmek zorunda kaldığını belirten Demir, ’’Yaşım ilerledikçe daha çok zorlanmaya başladım. Sosyal medya üzerinden polis memuru Mustafa Şahin ile irtibata geçtim. Artık çok rahat dolaşamıyordum, kendisi bana akülü sandalyeyi gönderdi. Kullanıyorum ve çok mutluyum. Bu mutluluğu anlatamam. Allah benden zor durumda olanlara da nasip etsin inşallah. Parklarda rahat gezmeyi Sur ilçesini dolaşmayı hayal ediyordum artık bunu yapacağım’’ dedi. Akülü sandalyeyi teslim eden Şevnur Karaca da ’’Ankara’da görev yapan polis memuru Mustafa Şahin öğrenci ve engelli vatandaşlara destek vermeye devam ediyor. Bugün de Diyarbakır’da İsmet abimizin akülü sandalye ihtiyacını karşıladı, kendisine teşekkür ediyoruz iyi ki iyilik var’’ diye konuştu.
Çocuklara festivalde geleneksel üretim kültürü tanıtıldı
21 Ekim 2025 Salı - 14:18 Çocuklara festivalde geleneksel üretim kültürü tanıtıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, çocuklara geleneksel üretim kültürünü tanıtmak amacıyla "Pestil ve Cevizli Sucuk Festivali" düzenledi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren 450 Evler Zarokistan Kreş ve Gündüz Bakım Evinde geleneksel üretim kültürünü tanıtmak amacıyla "Pestil ve Cevizli Sucuk Festivali" düzenlendi. Etkinliğe, DBB Meclisi Sözcüsü Demet Ceylan, meclis üyeleri Canan Efe Şahin ve Emra Doğan, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ömer Saman, kreşte eğitim gören çocuklar katıldı. Çocuklar geleneksel üretim yöntemlerini öğrendi Etkinlikte çocuklara kültürel mirası yaşatmak, geleneksel üretim yöntemlerini tanıtmak ve üretim bilincini kazandırmak amaçlandı. Çocuklar, velileri ve öğretmenlerinin rehberliğinde ipe dizdikleri cevizleri kazanda pişirilen bulamaca batırarak cevizli sucuk yaptı. Ardından pestil yapmak için bulamaç çarşaflara dökülüp güneşte kurutulmaya bırakıldı. Bu süreçte çocuklar, bağbozumu kültürünü ve üzümün farklı aşamalardan geçerek çeşitli lezzetlere dönüşümünü deneyimleme fırsatı buldu. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ömer Saman, çocuklarla birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi: ’’Kültürü geleceğe taşımak, çocuklarımızın bu kültürü tanımaları ve günlük yaşamlarına dahil etmeleri için bu şenlikte bir araya geldik. Öğretmenlerimizin emeği için kendilerine teşekkür ediyorum."
Dicle Elektrik’ten izinsiz GES kurulumlarına karşı uyarı:
21 Ekim 2025 Salı - 12:22 Dicle Elektrik’ten izinsiz GES kurulumlarına karşı uyarı: Dicle Elektrik, çağrı mektubu olmadan yapılan GES kurulumlarının şebekeye zarar verdiğini ve ciddi güvenlik riski oluşturduğunu açıkladı. Şirket, enerji alışının olmadığı bölgelerde kurulum yapan tesislerin de sorumlu elektrik dağıtım şirketine bilgilendirme dilekçesi vermesi gerektiğini vurguladı. Genel Müdür Yaşar Arvas, "Çağrı mektubu alınmadan ve gerekli bilgilendirme dilekçesi sunulmadan yapılan kurulumlar, enerji arzında dengesizliklere ve ciddi can-mal kayıplarına yol açabilir. Biz bu noktada kamu yararını ve sistem güvenliğini önceleyerek gerekli yaptırımları uygulayacağız" dedi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerinde hizmet veren Dicle Elektrik, şebekeyle resmi bağlantısı olmayan ya da çağrı mektubu almadan kurulumu yapılan güneş enerji santrallerine (GES) ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Yapılan açıklamada, dağıtım şebekesine bağlı ya da bağımsız alanlarda izinsiz olarak kurulan enerji üretim tesislerinin mevzuata aykırı olduğu ve bu tesislerin ciddi güvenlik riskleri taşıdığı ifade edildi. Şirket, bu tür kurulumların şebeke dengesini bozduğunu, enerji kalitesini düşürdüğünü ve muhtemel yangınlara neden olabileceğini belirterek üretim tesisi sahiplerini bilgilendirme dilekçesi sunmaları konusunda uyardı. "Amaç enerji güvenliği ve kamu yararı" Genel Müdür Yaşar Arvas, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Mevzuata aykırı GES kurulumları yalnızca sistemin teknik dengesini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda insanların güvenliğini tehdit eden sonuçlar doğurabiliyor. Çağrı mektubu alınmadan ve gerekli bilgilendirme dilekçesi sunulmadan yapılan kurulumlar, enerji arzında dengesizliklere ve ciddi can-mal kayıplarına yol açabilir. Biz bu noktada kamu yararını ve sistem güvenliğini önceleyerek gerekli yaptırımları uygulayacağız" diye konuştu. Tespit edilen tesisler şebekeden bildirimsiz ayrılacak Dicle Elektrik, kabul işlemleri tamamlanmadan devreye alınan GES üretim tesislerinin, mevzuata göre şebekeden bildirimsiz bir şekilde çıkarılacağını duyurdu. Bu kapsamda, Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği çerçevesinde yapılan düzenlemelere aykırı şekilde kurulum yapan gerçek ya da tüzel kişilerin, 60 gün içinde tesis ekipmanlarını demonte ederek parsel dışına çıkarması gerektiği bildirildi. Ayrıca, izinsiz kurulum yapan bu kişilerin üç yıl boyunca yeni başvuru yapamayacağı ve yeni kurulacak tesisler için de titiz bir denetim süreci uygulanacağı açıklandı. Dicle Elektrik, ilgili yönetmelikler kapsamında tüm kişi ve kurumları yasal çerçeveye uygun hareket etmeye çağırırken, sosyal medya ve yerel yönetimler aracılığıyla da bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.
Tarihteki ilk musalla taşının bir parçası 12 bin yıllık Çayönü’ndeki Kafataslı yapıda, diğer parçası Diyarbakır Müzesi’nde sergileniyor
21 Ekim 2025 Salı - 09:41 Tarihteki ilk musalla taşının bir parçası 12 bin yıllık Çayönü’ndeki Kafataslı yapıda, diğer parçası Diyarbakır Müzesi’nde sergileniyor Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi’ndeki kazılarda çıkartılan ve tarihteki ilk musalla taşı olma özelliği taşıyan taşın bir parçası kazı alanında, diğer parçası Diyarbakır Müzesi’nde sergileniyor. Ergani Ovası’nda milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963’te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü Tepesi’nde ilk kazı Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964’te başlatıldı. Hilar köyünün hemen kuzeyinde bulunan, eski adı "Kotaberçem (Çayboyu)", tarih öncesi döneme tarihlenen höyük olan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerlerin arasında bulunuyor. Alanda yapılan kazılarda, ’Kafataslı yapının’ olduğu bölümde tarihin ilk musalla taşı olarak değerlendirilen taş bloku bulunmuş ve bir parçası kazı alanında, diğer parçası Diyarbakır Müzesi’nde sergileniyor. Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin Türkiye’nin en eski, en köklü müzelerinden biri olduğunu, müzenin 1934 yılında kurulduğunu söyledi. Gerek ildeki kazılarla, gerek bölgedeki ilk müze olması sebebiyle çevre illerden çok sayıda kültür varlığı müzeye getirildiğini belirten Gizligöl, hem kazılarla, hem satın alma vasıtasıyla, kurtarma kazılarıyla, hem hibelerle koleksiyon zenginleştiğini ifade etti. Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin İçkale’de bulunan merkez müdürlüğünde iki tane müze olduğunu kaydederek, "Bunlardan biri Atatürk Müzesi, bir tanesi arkeoloji müzesi. Arkeoloji müzemiz esas olarak iki tane büyük binadan oluşur. Bu binalarımızın içinde de Çayönü Tepesi kazısının eserleri sergileniyor. Çayönü, 1964 yılında kazı çalışmaları başlamış. O günden bu yanan bilimsel çalışmalar devam ediyor. O çalışmalarda kazı ekibi yüzlerce buluntuya rast geldi. Bunlardan biri de ’Kafataslı yapının’ ana merkezinde bulunan bizim musalla taşı olarak adlandırdığımız gayet perdahlanmış düzgün kesilmiş bir taş. Biz buna musalla taşı diyoruz" dedi. Neolitik dönemde insanların yerleşik hayata geçtikten sonra özelikle ölülerle ilgili çeşitli ritüellerinin yapıldığını bildiklerini aktaran Gizligöl, "İnsanlar, ölümü çok ilgiyle izledikleri için ölüm törenlerine de oldukça önem vermişlerdir. Ölü gömme gelenekleri tarihin her döneminde olmuştur. Neolitik dönemden günümüze kadar ölen insanlarla alakalı çeşitli törenler yapılır. Bu, Neolitik dönemde de öyleydi. Esas olarak ölülerle ilgili biri öldüğü zaman ilk olarak bunun cenaze töreni düzenlenir. İkincisi defin işlemi yapılır. Üçüncüsü de defin işlemi yapıldıktan sonra taziye töreni düzenlenir. Bu cenaze töreni, Neolitik dönemde de gerçekleştiğini biliyoruz" diye konuştu. "Bunu, Kafataslı yapının ortasında perdahlanmış bir taşın olduğunu görüyoruz. Bu perdahlanmış taşın etrafında sekiler var. Besbelli ki ölü, bu taşa uzatılır" diyen Gizligöl, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ölünün yakınları, sevenleri de etrafında o sekilere otururdu. Bir nevi onun için dünyadaki son işlem gerçekleşir. Daha sonra defin işlemi yapılır. Çayönü’nde çıkan bu taş, tarihteki ilk musalla taşıdır diyebiliriz. Neolitikten günümüze kadar, esas olarak ölülerle ilgili üç işlem yapılır. Ölü, ya direkt toprağa gömülür, ya mumyalanır, ya da yakılarak gömülür." "Çayönü insanı, ölüye olabildiğince saygı duymuştur" Çayönü’nde ölünün direkt toprağa cenin pozisyonunda gömüldüğünü bildiklerini söyleyen Gizligöl, "Fakat Kafataslı yapıda aynı zamanda ölülerin bedenlerinden ayrıldığını, kolların ve bacakların kafadan ayrıldığını da görüyoruz. Burada düzenli, sistematik, gayet de uzun olduğunu tahmin ettiğimiz cenaze törenin düzenlendiğini, bu cenaze törenin de yüksek ihtimalle çeşitli duaların edildiğini, törenin çok boyutlu olduğunu ister musalla taşı, ister musalla taşının etrafındaki şekiller cenaze törenin görkemli olduğunu bize gösteriyor. Dolayısıyla Çayönü insanı, ölüye olabildiğince saygı duymuştur. Yerleşik hayata geçmiş insanların Neolitik kültürdeki insanlardan farklı cenaze törenleri yaptıklarını yine bu musalla taşından anlıyoruz. Diyarbakır Müzesi tematik salonunda bulunan musalla taşının bir parçası müzemizde, diğer parçası ve Kafataslı yapının tamamı hala kazı alanında. Ziyaretçilerimiz gidip görebilirler" ifadelerinde bulundu. Kazı, Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında bu dönemde devam ediyor.