Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
13 Mart 2026 Cuma - 16:10:18
Diyarbakır’da, Dicle Memorial Hastanesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini belirterek, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğine dikkat çekti. Fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, pulmoner rehabilitasyonun, solunum sistemi hastalıkları olan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan kapsamlı bir tedavi yaklaşımı olduğunu söyledi. Bu süreçte fizyoterapistler, doktorlar ve diğer sağlık profesyonellerinin birlikte çalışarak hastaya özel bir program oluşturduğunu belirten Seyitoğlu, özellikle kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğini, egzersiz kapasitesi artar ve günlük yaşam aktivitelerini daha bağımsız sürdürebilmelerinin mümkün hale geldiğini ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon sürecinde fizyoterapistler hastanın fiziksel kapasitesini değerlendirerek bireye özel egzersiz programları hazırladığını aktaran Seyitoğlu, "Solunum egzersizleri, diyaframatik solunum çalışmaları, hava yolu temizleme teknikleri ve dayanıklılık egzersizleri bu programların temelini oluşturur. Bu uygulamalar sayesinde hastalar nefes darlığını daha iyi yönetmeyi öğrenir ve solunum kaslarının etkinliği artırılır. Düzenli yapılan egzersizler, hastaların fiziksel dayanıklılığını da önemli ölçüde destekler" dedi. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli kazanımlarından birinin, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmesi olduğunu kaydeden Fizyoterapist Seyitoğlu, "Örneğin merdiven çıkarken veya kısa bir yürüyüş sırasında nefes darlığı yaşayan bir kişi, düzenli rehabilitasyon programı sayesinde bu aktiviteleri daha kolay yapabilir. Bu durum yalnızca fiziksel iyileşme sağlamaz, aynı zamanda hastaların motivasyonunu ve psikolojik iyi oluşunu da artırır. Fizyoterapistler ayrıca hastalara enerji koruma teknikleri, doğru postür, solunum kontrolü ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırarak hastalığın yönetiminde aktif rol almalarını sağlar. Böylece hastalar pasif bir hasta rolünden çıkarak kendi sağlık süreçlerinde daha etkin bir konuma gelir. Pulmoner iyileştirme, kronik solunum hastalıklarının yönetiminde önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Bilimsel bilgi ve klinik deneyimle uygulanan fizyoterapi programları, hastaların hem fiziksel fonksiyonlarını hem de yaşam kalitelerini belirgin şekilde artırabilmektedir" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 14:56
Diyarbakır’da 50 kadın, otobüs şoförü olabilmek için eğitim alıyor
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet adilliğini desteklemek amacıyla 50 kadını "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" programına dahil etti. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Dairesi Başkanlığının ortaklaşa başlattığı "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" sürüyor. 26 Eylül-10 Ekim 2025 tarihleri arasında çevrim içi olarak alınan kayıtlara 473 kadın başvuruda bulundu. Başvuru koşullarını sağlayan 394 kadınla yapılan mülakatların ardından Diyarbakır’da yaşayan, aktif araç kullanan ve en az B sınıfı ehliyete sahip 24-35 yaş arasındaki 50 kadın eğitim programına kabul edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla başlatılan program kapsamında katılımcılar teorik, teknik ve uygulamalı eğitimler alıyor. Eğitim süresince kadınlar ağır vasıta kullanımına ilişkin becerilerini geliştiriyor. Ulaşım alanında adil bir model olacak Eğitime katılan kadınlar, yıllardır erkeklerin yoğunlukla çalıştığı bir alana adım atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. Direksiyon başına geçmenin yalnızca bir meslek edinmek anlamına gelmediğini belirten kadınlar, kamusal alanda daha görünür olmak istediklerini söyledi. Katılımcılar ayrıca toplu ulaşımda kadın şoförlerin artmasının hem yolcular hem de kent yaşamı açısından daha güvenli ve adil bir atmosfer oluşturacağına inandıklarını dile getirdi. Üç grup halinde 9 Şubat tarihinde başlayan sürüş eğitimlerinin nisan ayında sona ermesi planlanıyor. 16 saat süren eğitimin ardından yapılan sınavı geçemeyen adaylara, sınav öncesinde ek sürüş eğitimi verilecek. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadınlar, otobüs şoförlüğü için gerekli ehliyeti almaya hak kazanacak.
13 Mart 2026 Cuma - 14:11
Diyarbakır’da 4 yaşındaki kız, İstiklal Marşı’nı ezbere okudu
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki etkinliğe katılan 4 yaşındaki ana sınıfı öğrencisi Beste Duru Yıldız, İstiklal Marşı’nın kabulü yıl dönümünde ilk dört kıtasını ezbere okudu. Çermik Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okul bahçesinde gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Beste’nin İstiklal Marşı’nın ilk dört kıtasını ezbere okuması, okul öğretmenleri ve öğrencileri tarafından takdirle karşılandı. Beste Duru Yıldız’ın (4) babası Semih Yıldız, "Kızımın İstiklal Marşımızı ezberlemesinden ve bunu okulda düzenlenen anma etkinliğinde okumasından büyük bir gurur duydum. Bu başarıda emeği olan öğretmen ve ablalarını tebrik ediyorum. Bu vesileyle İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi.
13 Mart 2026 Cuma - 12:30
Diyarbakır’da domuz sürüsü görüntülendi
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde aç kalan domuz sürüsü tarlada yiyeyek ararken görüntülendi. Çınar ilçesi Eski Mahalle sakinlerinden Muhammed Erçek, tarladan geçen domuz sürüsünü fark etti. Erçek, cep telefonu kamerasıyla o anları kayıt altına aldı. Bölgede bir süre yiyecek arayan sürü daha sonra gözden kayboldu.
22 Ağustos 2025 Cuma - 11:19
Başkan Bucak, Lice’deki yol çalışmasını yerinde inceledi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Lice ilçesinde 2 mahalleyi kapsayan 8 kilometrelik yol yapım çalışmalarını yerinde inceledi. Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, güvenli, ekonomik ve konforlu erişim için yol ve altyapı ağını geliştirmek amacıyla 17 ilçenin kırsal mahallelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Lice ilçesine bağlı 5,9 kilometrelik Serin, 2,1 kilometrelik Goma Kazo, 7,2 kilometrelik Ulucak, 5,2 kilometrelik Goma Ahmet, 3,4 kilometrelik Yalaza, 600 metrelik Köşk, 1,8 kilometrelik Karaçı, 1,4 kilometrelik Yaka, 400 metrelik Kayadibi, 1,2 kilometrelik Yünlüce, 5 kilometrelik Someradan ve 1,4 kilometrelik Cebel mahalle yollarında alt temel ve hazırlık çalışması yürütüyor. Ekipler, daha sonra Serin, Goma Kazo, Goma Ahmet, Yalaza, Karaçı, Yaka, Yünlüce ve Cebel mahalle yollarına asfalt serecek, Köşk ve Kayadibi mahalle yollarına beton dökecek, Ulucak Mahallesi’nde ise stabilize yol yapım çalışması yapacak. Başkan Bucak, ve beraberindekiler, Lice ilçesinde Serin ve Goma Kazo mahallelerini kapsayan 8 kilometrelik yol yapım çalışmasını yerinde inceledi. Bucak, çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alarak, çalışmaların en kısa zamanda tamamlanması gerektiğini belirtti. Eylül ayına kadar tamamlanması planlanan yol çalışması ile birlikte Lice’de ulaşım daha güvenli ve konforlu hale gelecek.
22 Ağustos 2025 Cuma - 11:17
Diyarbakır’da boş ev alev topuna döndü
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde boş olan bir ev, alev topuna dönerek kullanılamaz hale geldi. Edinilen bilgilere göre, dün gece saatlerinde ilçenin Aziziye Mahallesi’nde müstakil boş bir evde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Olayda etkilenen olmazken, evin boş olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
22 Ağustos 2025 Cuma - 11:04
Dicle Elektrik’ten, kesintisi iddialarına yalanlama
Diyarbakır’ın Yaprakbaşı ve Düzova köylerinde elektriğin sadece üç abonenin borcu nedeniyle kesildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıklandı. Yaprakbaşı’nda 90 abonenin bulunduğu, bunların 30’unun kayıt dışı olduğu ve toplam borcun 150 milyon liraya ulaştığı belirtildi. Sadece 3 abonenin borçsuz olduğu, borcunu ödeyenlere ise jeneratör desteği verildiği kaydedildi. Mesken abonelerinin elektriğinin kesilmediği, sadece borçlu tarımsal sulama abonelerinin elektriğinin kapalı olduğu vurgulandı. Düzova köyünde ise 40 abonenin bulunduğu, yalnızca 9’unun kayıtlı olduğu ve borcun 250 milyon liraya çıktığı ifade edildi. Uzlaşıyı kabul etmeyen abonelerin kaçak kullanımda ısrar ettiği, amaçlarının borcunu ödeyenlerin haklarını korumak olduğu bildirildi. Dicle Elektrik Dağıtım AŞ’nin Genel Müdürü Yaşar Arvas, son günlerde Diyarbakır’ın Yaprakbaşı ve Düzova köylerinde sadece borcu olan 3 aboneden dolayı bu köylerin elektriğinin kesildiğine dair bilgilerin yanlış olduğunu söyledi. Arvas, "İşin aslını açıklamak istiyorum. Diyarbakır’ın Yaprakbaşı ve Düzova köylerinde ciddi oranda kayıp-kaçak kullanımı mevcuttur. Bu köylerimizde yüzde 87 oranında kayıp-kaçak vardır. Yaprakbaşı’nda 90’a yakın abonemiz bulunmaktadır. Bu abonelerimizin 30 tanesi kayıt dışı, sisteme kayıtlı bile değildir. Toplam borç da 150 milyondur. Bu abonelerimizle ilgili uzlaşı sürecini başlattık ve bu uzlaşı sürecinde abonelerimizin sadece 3 tanesinin borcu yoktur. İddia edildiği gibi 3 tane borcu olan değil, borcu olmayan 3 abonemiz vardır. Bu abonelerimizin dışındakiler için uzlaşı paketleri hazırladık. Toplam borçlarının yarısına yakını silinmiş, geriye kalan kısmı da taksit imkanı ile ödeme olanağı sunulmuştur. Maalesef Yaprakbaşı köyündeki birçok abone bu uzlaşıyı kabul etmemiştir. Kabul eden abonelerimize çok süratli bir şekilde jeneratör sağladık. Şu anda Yaprakbaşı’nda 30 tane jeneratörümüz, bu süre içinde borcunu ödeyen abonelerimizin elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. Köyümüzdeki mesken abonelerinin elektriğinin kesildiği ve mağdur edildiği iddiaları tamamen asılsızdır. Bu süre zarfında sadece borcu olan tarımsal sulama abonelerimizin enerjisi kesik durumdadır. Mesken abonelerimizde herhangi bir mağduriyet söz konusu değildir" dedi. Bir diğer yerleşim yeri Düzova ile ilgili ise sadece 9 tanesi kayıtlı olmak üzere 40 abone bulunduğunu aktaran Arvas, "Bu abonelerimizin bize borcu 250 milyon seviyesindedir. Maalesef bu köyümüzdeki kayıt dışı aboneler başta olmak üzere hiçbir abone uzlaşmaya yanaşmamış ve kaçak kullanım ısrarına devam etmektedir. Bu ısrar neticesinde bir ilçenin bütün içme suyunu devre dışı bırakıp şebekeye müdahale ederek halen kaçak yolla enerji temin etmeye çalışmaktadırlar. Bizim buradaki mücadelemizin en temel amacı, borcunu ödeyen ve meskendeki abonelerimizin mağduriyetini gidermek, onların haklarını savunmaktır. Maalesef Düzova bu konuda her gün teşebbüste bulunmakta, ancak her seferinde mücadelemiz karşısında başarısız olmaktadır. Hukuksal yolları denemektedirler, fakat bu yollarla enerji temin edemeyeceklerini kendileri de çok iyi bilmektedir. Biz lise elektrik olarak kayıp-kaçak kullanımı yüksek bir bölgeyi devraldık. Devraldığımız günden beri bütün abonelerimize, bütün vatandaşlarımıza yapıcı yaklaşıp onların normal birer elektrik kullanıcısı olması için çaba sarf ediyoruz. Buradaki temel amacımız ticari olarak mücadele etmek değil; kayıp-kaçak kullanmayan abonelerimizin haklarını savunmak ve kayıp-kaçakta ısrar etmeyen, normale dönen abonelerimize her türlü desteği vermektir" diye konuştu.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 21:36
Batman Çayı’nda akıntıya kapılan genç hayatını kaybetti
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde serinlemek için Batman Çayı’na giren genç, boğularak hayatını kaybetti.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 13:23
Narin’in mezarının başında Mevlid-i Şerif okutuldu
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın ölüm yıl dönümünde mezarı başında Mevlid-i Şerif okutuldu. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresi’nde bir çuval içinde bulundu. Olayın ardından mahkeme anne Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Nevzat Bahtiyar’a ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Narin’in canice öldürülmesinin üzerinden 1 yıl geçmesi nedeni ile mezarı başında anma etkinliği düzenlendi. Sabahın erken saatlerinden itibaren mezarı başına gelen vatandaşlar narin için dua okuyup adalet talebinde bulundu. Baba Arif Güran ve ağabeyi Baran Güran’ın da konuşma yaptığı programda Narin için Mevlid-i şerif okutulup yemek dağıtılarak dua edildi.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 12:35
Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu: ’’Bu hikayenin akla, mantığa, hukuka sığar bir tarafının da olmadığını az çok delillerden anlayabiliyoruz’’
Narin Güran’ın cezaevinde bulunan annesi Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu, anma etkinliklerinde yaptığı açıklamada, ’’Bu yargılama sürecinde hızla bir topyekun cezalandırma anlayışıyla adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bizler bugün Yüksel Güran’ın kızının toprağına dokunması ve bu mezarın başında olması gerektiğini düşünüyorduk’’ dedi. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresinde bir çuval içinde bulundu. Olayın ardından mahkeme anne Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, , Nevzat Bahtiyar’a ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Narin Güran’ın ölümünün birinci yıl dönümü nedeni ile anma etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikte konuşan Narin Güran’ın cezaevinde bulunan annesi Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu, tam bir yıl önce minik meleklerini kaybettiklerini ve insanlıklarından utandıkları bir gün yaşadıklarını söyledi. Demiroğlu, ‘’Bizler adaletin sağlanması için hukuki mücadelemizi halen sürdürüyoruz. Yaşanabilecek hukuksuz bir sonucun başka adaletsizliklere de sebebiyet vermemesi için bizler mücadelemizi sürdürüyoruz. Narin’i dereye gömenin, cansız bedenine temas edenin sözü ile adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bu kişinin bugüne kadar verdiği hiçbir ifade hiçbir maddi delille dijital delillerle doğrulanmamıştır. Bizler aşama aşama bu gerçeğe ulaşmak Narin davasının karanlıkta kalmaması için her şeyi yaptık. Bütün detaylara inmeye çalıştık. Burada bizler bir anne, bir amca, minicik bir meleği katile sebep olmadığını biliyoruz. Bu hikayenin akla, mantığa, hukuka sığar bir tarafının da olmadığını az çok az çok delillerden anlayabiliyoruz. Bizler Nevzat Bahtiyar’ın ifadelerini didik didik ettik. Anne, amcanın telefon imajlarını inceledik. Gerçekten de rutin bir hareket. Yani olay günü cinayet işlendiği gün bir amcanın telefonunda faturanın ödendiğini, altın fiyatlarının takip edildiğini, rutin bir hayat sürdürdüğünü görüyoruz. Bir annenin telefonunda oyun oynandığı, müzik dinlendiğini görüyoruz. Hangi aile üyesi bu kadar rahat davranabilir ki? Vicdana sığacak bir delil ortaya çıkıp hüküm verildiğinde o zaman adalet sağlanır. Biz karanlığı ailenin aleyhine yorumlayarak katili kendi aranızda arayın anlayışıyla bir sonuca varamayız. Devletin yükümlülüğü Narin’in gerçek katiline ulaşma, somut vicdana uygun delilleri ortaya çıkarıp herkesin vicdanını tatmin edecek bir sonuca ulaşmakla yükümlüdür devlet. Bu süreçte bu yargılama sürecinde hızla bir topyekun cezalandırma anlayışıyla adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bu süreçte Açıklama yapan, konuya ilgi duyan kamu görevlileri olur, yetkililer olur, adil yargılamayı etkileyecek beyanatlardan uzak durması son derece önemlidir. Zaten aile henüz savunma hakkı dahi tanınmadan aileye maalesef soruşturma gizliyken topyekun bir lince maruz kaldı. Sosyal medyanın lincine maruz kaldı. Çok kritik bir söz söylenerek, Narin görmemesi gereken bir şey gördü diye cinayet işlendiği hikayesi ileri sürülerek bu hikayenin arkası ardı bitmez senaryolarla aile linç edildi maalesef. Bizler bugün Yüksel Güran’ın kızının toprağına dokunması ve bu mezarın başında olması gerektiğini düşünüyorduk. Maalesef şu an Demir parmaklıklar arkasında. Yüksel ve ailesi masumdur ve bu masumiyetin ispatı için mücadelemiz devam ediyor. Cansız bedene dokunanın sözüne itimat edilmez. Adaletin bir an önce tecellisi için ve narinimizin ruhunun huzura kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğiz’’ diye konuştu.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:16
Narin’in mezarı başında Kürtçe ağıt: ’’Hem canımızı aldılar hem evimizi başımıza yıktılar’’
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın babaannesi Leyla Güran, torununun mezarı başında Kürtçe ağıt yakarak, katilin bulunarak cezasını çekmesini istedi. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra, 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresi’nde bir çuval içinde bulundu. Olayın ardından mahkeme anne Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında ’iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Nevzat Bahtiyar’a ise ’suç delillerini yok etme’, ’gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Narin’in ölümünün üzerinden 1 yıl geçmesi nedeni ile mezarı başında anma etkinliği yapıldı. Torununun mezarına gelen ve güçlükle ayakta duran babaannesi Leyla Güran, Kürtçe ağıt yakarak sebep olanların cezasını çekmesini istedi. Leyla Güran, ’’Adalet nerede, biz nereye gidelim, Avrupa’ya mı gidelim? Bizden ne istiyorlar, katili bulun ortaya çıkartın. Yeter artık hepimiz perişan olduk. Psikolojileri bozuldu, çünkü hiçbir suçları yok. Onların ne hakkı var bunları yapmaya, biz kendi canımızı nasıl öldürelim? Hem canımızı aldılar hem evimizi başımıza yıktılar hem ailemizi perişan ettiler. Allah’ım ben sebep olanları sana havale ediyorum. Allah’ım sen sebep olanların yanına bırakma’’ dedi. Narin’in mezarına ziyaretçiler tarafından kırmızı karanfiller bırakıldı.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:30
Acılı baba Güran: ’’Keşke ben ölseydim, kızıma bir şey olmasaydı’’
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın ölümünün üzerinden 1 yıl geçerken, acılı babanın konuşması yüreklere dokundu. Dün cezaevi ziyaretinde düşüp kolunu kıran Arif Güran, kızı yerine kendisinin ölmesini dilerken, her türlü acımasızlık ve zorluğa denk geldiklerini söyledi.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:25
Diyarbakır’da fizyoterapi ve rehabilitasyon salonu yenilendi
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, fizyoterapi ve rehabilitasyon salonunu yeniledi. Tadilattan geçen salon, hem kapasitesi artırılarak genişletildi hem de hasta mahremiyetine uygun, modern odalarla revize edildi. Hastaların daha hijyenik ve konforlu şartlarda tedavi görmesi için yapılan düzenlemelerle birlikte, bölgedeki en kapsamlı fizik tedavi imkanları sunulmaya devam ediyor. Bu çalışma ile modern tedavi yöntemleri tek çatı altında birleşerek hastalara; robotik tedavi uygulamaları, elektroterapi yöntemleri, egzersiz ve manuel terapi programları, ağrı tedavisine yönelik modern yaklaşımlar, ortopedik ve nörolojik rehabilitasyon uygulamaları gibi birçok farklı alanda hizmet veriliyor. Fizik tedavinin, sadece iyileştirme değil aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini artırma açısından da büyük öneme sahip olduğunu belirten yetkililer, 2024 yılı içerisinde merkezin 3 bin 301 fizik tedavi hizmeti verdiğini açıkladı. Diyarbakır ve çevre illerden yoğun başvuru alan Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi fizik tedavi merkezi, yenilenen yüzüyle bölge halkına sağlık alanında önemli katkılar sunmayı sürdürüyor.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:26
Diyarbakır Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü ücretsiz ‘Kent Rehberi’ kitapçığı hizmeti veriyor
Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesine bağlı Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü yerli ve yabancı turistlere ücretsiz ‘Kent Rehberi’ kitapçığı hizmeti veriyor. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü, kente gelen yerli ve yabancı turistlere yönelik tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Sur ilçesinde 3 tanıtım bürosuyla hizmet veriyor. Bürolar; Dağkapı Meydanı, Dengbej Evi ve Mardin Kapı’da bulunuyor. Bürolarda turistlere kentin tarihi, kültürel mirası ve gezilecek yerleri hakkında bilgi verilerek rotaları oluşturuluyor. Ziyaretçilere Türkçe, İngilizce ve Kürtçe olmak üzere üç dilde hazırlanmış ücretsiz tanıtım materyalleri, cep haritaları ve "Kent Rehberi" kitabı sunuluyor. Kitapta kentin kültürel miras alanları, ekolojik yapısı ve yaşam kültürü hakkında güncel bilgiler yer alıyor. Turizm büroları Salı ve Cumartesi günleri, sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyor. Yabancı dil bilen personel eşliğinde turistlere kentte ve çevre ilçelerde gezilebilecek yerler konusunda rehberlik yapılıyor. Ayrıca Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü, kente gelen misafirlerin dijital ortamda da bilgilere ulaşabilmesi için "Dijital Kent Rehberi" çalışmasını hayata geçirdi. Bu uygulama ile turistler, kültürel miras alanlarına, turistik rotalara ve ilçelere kolayca telefonlarından ve tabletlerinden erişebiliyor. Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü büro personeli ve sorumlusu Tülay Yerçelik, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü olarak Sur ilçesinde kent tanıtımıyla ilgili üç bürolarının olduğunu söyledi. Yerçelik, "Bu bürolar Dağkapı Meydanı’nda, Dengbej Evi’nde ve Mardin Kapı’da yer almaktadır. Burada kente gelen yerli ve yabancı turistlere kent tarihi ve kültürel mirası hakkında bilgi veriyor, rotalarını oluşturuyoruz. Ücretsiz olarak üç dilde; İngilizce, Kürtçe ve Türkçe tanıtım materyalleri temin ediyoruz. Ziyaretçiler ücretsiz harita ve kent rehberleri kitapçığına da ulaşabilmektedir. Ayrıca turistlere bölgede nerelere gidebilecekleri konusunda da yardımcı oluyoruz. Bürolarımız Salı ve Cumartesi günleri açık olup, sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar yabancı dil bilen personelimizle kente gelen misafirlerimize hizmet veriyoruz. Tanıtım materyallerimizin üç dilli, yani çok dilli olmasına özellikle dikkat ediyoruz" dedi. Kent Rehberi kitabında kentin kültürel miras alanlarını, ekolojik yapısını ve yaşamını anlatan referans bilgiler olduğunu dile getiren Yerçelik, "Bu içerik her dönem güncellenerek hazırlanan bir kitaptır ve ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Haritamız ise üç dilde hazırlanmış cep haritası olarak Sur ilçesi için kullanılmaktadır. Önümüzdeki süreçte Diyarbakır’ın genelini kapsayan bir haritayı da hayata geçirmeyi umuyoruz. Turizm Şube Müdürlüğü olarak ayrıca dijital bir "Kent Rehberi" hazırladık. Böylece kente gelen yerli ve yabancı turistler, dijital ortamda da kentin kültürel miras alanlarına, turistik alanlarına, rotalarına ve ilçelerine ulaşabilmektedir. Bunun yanı sıra rehber kitabımızda ilçelerle ilgili kültürel miras alanları da yer almaktadır" diye konuştu.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 08:48
Küçük Narin’in canice katledilişinin üzerinden bir yıl geçti, acısı hala geçmedi
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın ölümünün üzerinden tam 1 yıl geçti. 8 yaşındaki talihsiz Narin’in köyünde sessizlik hakimken aile, küçük kızın kaybolduğu anların dakikaları ile olayları anlatan dövizleri köy meydanına yerleştirdi.
21 Ağustos 2025 Perşembe - 08:47
Narin’in canice katledilişinin üzerinden bir yıl geçti, acısı hala geçmedi
Diyarbakır’ın bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın ölümünün üzerinden tam 1 yıl geçti. 8 yaşındaki talihsiz Narin’in köyünde sessizlik hakimken aile, küçük kızın kaybolduğu anların dakikaları ile olayları anlatan dövizleri köy meydanına yerleştirdi. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresinde bir çuval içinde bulundu. Konuya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın ardından iddianame hazırlandı. İddianameye göre, Narin’in kaybolduğu yönünde ilk resmi ihbar, ağabeyi Baran Güran tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne saat 20.43’te yapıldı. Narin için bölgede "kayıp çocuk vakası" olarak Jandarma Arama Kurtarma, AFAD, Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekiplerince arama çalışması başlatıldı. Dalgıçlar tarafından sulama kanalında ve su kuyularında, diğer ekiplerce mahallenin çevresinde, kayalıklarda, derede, sazlıkta, tarlalarda, mezarlıkta, mahalledeki atıl alanlarda, boş evlerde, ahırlarda, samanlıklarda ve evlerin bahçesinde günlerce aranan Narin’in cansız bedeni, 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresinde bulundu. Narin’in cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından yakınlarına teslim edildi. Cenaze, 9 Eylül’de Tavşantepe Mahallesi’ndeki mezarlıkta toprağa verildi. Ölüm tarihi 21 Ağustos olarak belirlendi Narin’in cansız bedeni üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi işlemi sonrasında alınan iç organ numuneleri ve patolojik incelemeler neticesinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda, "Çocuğun ölümü 21 Ağustosta meydana gelmiştir. Çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu’ hususu oy birliğiyle mütalaa edilmiştir" tespitine yer verildi. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin raporunda da otopsi esnasında Narin Güran’ın vücudundan alınan yaklaşık 91 sürüntü örneğinin ve üzerinden çıkan kıyafet ve çantanın ayrıca cansız bedeninin üzerinde bulunan 3 kaya parçası ile ağaç parçalarının incelendiği, örneklerin DNA analiz çalışmalarına cevap vermediği belirtildi. Amca Salim Güran’ın kullandığı araçta elde edilen numunelerin Van Jandarma Kriminal Laboratuvarında incelemesi sonucu düzenlenen raporda, söz konusu aracın şoför koltuğunun oturma kısmında Narin’e ait DNA profili bulunduğu tespit edildi. Anne, ağabey ve amcaya ağırlaştırılmış müebbet Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, cinayete ilişkin amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresine sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar ile Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya, Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran ile suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K.’nin (17) de bulunduğu bazı şüpheliler gözaltına alındı. Tutuklanan 10 şüpheliden anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7 Kasım 2024’te başladı ve 3 gün sürdü. Davanın 26 Aralık 2024’te başlayan ikinci duruşmasının üçüncü gününde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Başsavcılıkça, tutuklu sanıklar Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz sanıklar Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan iddianame 17. Asliye Ceza Mahkemesince, suça sürüklenen çocuklar R.A, M.G. ve İ.K. hakkında hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesince kabul edildi. Dosyaları birleştirilen 6’sı tutuklu 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. 17. Asliye Ceza Mahkemesinde 14 Nisan’da başlayan ve 30 Mayıs’ta kapalı görülen 4’üncü duruşmada mahkeme heyetince "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında 1 yıl 3 ay ile 3 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde hapis cezası verildi. Küçük Narin’in ölümü tüm Türkiye’yi yasa boğarken Tavşantepe Mahallesi’ndeki mezarı da bir an olsun ziyaretçisiz kalmadı. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden mezarlığa gelen vatandaşlar Narin için dua okudu. ’’Tarifi olan bir acı değil’’ Narin Güran’ın mezarının önünde bulunan ağabeyi Baran Güran, duygu dolu anlar yaşadı. Mezarı başında açıklamalarda bulunan acılı ağabey Baran Güran, ‘’Çadırları kurduk. Mevlut okutacağız bugün Narin’in adına. 1 yılı doldu bugün. Hazırlıklarımızı yaptık. Tarifi olan bir acı değil, perişanlıktan başka bir şey değil. Maalesef tek kız kardeşimizdi, en çok değer verdiğimizdi. Vahşice hayattan koparılması tabi ki de hepimizi derinden üzdü ama maalesef bir takım yanlış şeyler oldu. Bunların olmasının sebebi de ilk günden beri kamuoyunda yapılan yanlış algılar yüzünden’’ dedi. (YRT-
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder