Yerel Haberler
Diyarbakır
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki 13 Mart 2026 Cuma - 16:10:18 Diyarbakır’da, Dicle Memorial Hastanesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini belirterek, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğine dikkat çekti. Fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, pulmoner rehabilitasyonun, solunum sistemi hastalıkları olan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan kapsamlı bir tedavi yaklaşımı olduğunu söyledi. Bu süreçte fizyoterapistler, doktorlar ve diğer sağlık profesyonellerinin birlikte çalışarak hastaya özel bir program oluşturduğunu belirten Seyitoğlu, özellikle kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğini, egzersiz kapasitesi artar ve günlük yaşam aktivitelerini daha bağımsız sürdürebilmelerinin mümkün hale geldiğini ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon sürecinde fizyoterapistler hastanın fiziksel kapasitesini değerlendirerek bireye özel egzersiz programları hazırladığını aktaran Seyitoğlu, "Solunum egzersizleri, diyaframatik solunum çalışmaları, hava yolu temizleme teknikleri ve dayanıklılık egzersizleri bu programların temelini oluşturur. Bu uygulamalar sayesinde hastalar nefes darlığını daha iyi yönetmeyi öğrenir ve solunum kaslarının etkinliği artırılır. Düzenli yapılan egzersizler, hastaların fiziksel dayanıklılığını da önemli ölçüde destekler" dedi. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli kazanımlarından birinin, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmesi olduğunu kaydeden Fizyoterapist Seyitoğlu, "Örneğin merdiven çıkarken veya kısa bir yürüyüş sırasında nefes darlığı yaşayan bir kişi, düzenli rehabilitasyon programı sayesinde bu aktiviteleri daha kolay yapabilir. Bu durum yalnızca fiziksel iyileşme sağlamaz, aynı zamanda hastaların motivasyonunu ve psikolojik iyi oluşunu da artırır. Fizyoterapistler ayrıca hastalara enerji koruma teknikleri, doğru postür, solunum kontrolü ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırarak hastalığın yönetiminde aktif rol almalarını sağlar. Böylece hastalar pasif bir hasta rolünden çıkarak kendi sağlık süreçlerinde daha etkin bir konuma gelir. Pulmoner iyileştirme, kronik solunum hastalıklarının yönetiminde önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Bilimsel bilgi ve klinik deneyimle uygulanan fizyoterapi programları, hastaların hem fiziksel fonksiyonlarını hem de yaşam kalitelerini belirgin şekilde artırabilmektedir" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 14:56 Diyarbakır’da 50 kadın, otobüs şoförü olabilmek için eğitim alıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet adilliğini desteklemek amacıyla 50 kadını "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" programına dahil etti. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Dairesi Başkanlığının ortaklaşa başlattığı "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" sürüyor. 26 Eylül-10 Ekim 2025 tarihleri arasında çevrim içi olarak alınan kayıtlara 473 kadın başvuruda bulundu. Başvuru koşullarını sağlayan 394 kadınla yapılan mülakatların ardından Diyarbakır’da yaşayan, aktif araç kullanan ve en az B sınıfı ehliyete sahip 24-35 yaş arasındaki 50 kadın eğitim programına kabul edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla başlatılan program kapsamında katılımcılar teorik, teknik ve uygulamalı eğitimler alıyor. Eğitim süresince kadınlar ağır vasıta kullanımına ilişkin becerilerini geliştiriyor. Ulaşım alanında adil bir model olacak Eğitime katılan kadınlar, yıllardır erkeklerin yoğunlukla çalıştığı bir alana adım atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. Direksiyon başına geçmenin yalnızca bir meslek edinmek anlamına gelmediğini belirten kadınlar, kamusal alanda daha görünür olmak istediklerini söyledi. Katılımcılar ayrıca toplu ulaşımda kadın şoförlerin artmasının hem yolcular hem de kent yaşamı açısından daha güvenli ve adil bir atmosfer oluşturacağına inandıklarını dile getirdi. Üç grup halinde 9 Şubat tarihinde başlayan sürüş eğitimlerinin nisan ayında sona ermesi planlanıyor. 16 saat süren eğitimin ardından yapılan sınavı geçemeyen adaylara, sınav öncesinde ek sürüş eğitimi verilecek. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadınlar, otobüs şoförlüğü için gerekli ehliyeti almaya hak kazanacak.
"Mağduriyet iddiaları gerçeği yansıtmıyor"
19 Ağustos 2025 Salı - 10:45 "Mağduriyet iddiaları gerçeği yansıtmıyor" Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Yaprakbaşı ve Düzova mahallelerinde yaşanan enerji kesintilerine ilişkin mağduriyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Şirket, borcunu ödeyen abonelere yakıtı da karşılanan jeneratörlerle 7/24 enerji sağlandığını, kaçak kullanım ve borç nedeniyle yapılan kesintilerin ise yasal çerçevede yürütüldüğünü bildirdi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde görev yapan Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Yaprakbaşı ve Düzova mahallelerine ilişkin iddiaların gerçekle bağdaşmadığını açıkladı. Açıklamada, borcunu ödemeyen ve kaçak elektrik kullanan kullanıcıların enerjisinin yasal mevzuat çerçevesinde kesildiği, buna karşın borcunu ödeyen tüm abonelere jeneratör destekli kesintisiz enerji sağlandığı belirtildi. Şirket, kamuoyunda oluşturulmak istenen mağduriyet algısının doğru olmadığını vurguladı. Dicle Elektrik açıklamasında, söz konusu iki kırsal yerleşim yerinde toplam 61 tarımsal sulama abonesi bulunduğu, bunlardan yalnızca 3’ünün borçsuz olduğu ifade edildi. Geriye kalan 58 abonenin ise yüksek miktarda elektrik borcuna sahip olduğu belirtilirken, bölgede abonesiz ve kaçak şekilde kullanılan 36 trafo tespit edildi. Yapılan denetimlerde, kaçak kullanım oranının yüzde 87’ye ulaştığı ve aylık maliyetinin 30 milyon TL’ye yaklaştığı bildirildi. Açıklamanın devamında, Yaprakbaşı Mahallesi’nde bulunan borçlu abonelere kolaylık sağlandığı da vurgulandı. Dicle Elektrik, toplam 136 milyon TL olan borcu, yapılan görüşmeler neticesinde 74 milyon TL’ye kadar indirerek ödeme kolaylığı sundu. Ancak uzlaşma kapsamında ödenmesi gereken ilk taksitin üçte biri bile ödenmedi. Buna rağmen, borcunu ödeyen 29 aboneye jeneratör temin edilerek, yakıt giderleri de şirket tarafından karşılandı ve 7/24 enerji sağlandı. Düzova Mahallesi’nde ise durumun daha farklı olduğu kaydedildi. 9 trafolu sulama abonesinin 30 milyon TL, abonesiz kullanılan 34 trafo üzerinden ise toplam 212 milyon TL borç bulunduğu belirtildi. Açıklamada, bu mahalledeki borçlu kullanıcıların hiçbirinin uzlaşma tekliflerini kabul etmediği, buna rağmen mesken abonelerine enerji verilmeye devam edildiği aktarıldı.
Belediyenin ruhsat vermediği okul, 2 yıldır açılamıyor
19 Ağustos 2025 Salı - 10:08 Belediyenin ruhsat vermediği okul, 2 yıldır açılamıyor Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesinde 2 yıldır yapımı tamamlanan ilkokul, DEM’li Yenişehir Belediyesi’nin ruhsat vermediği gerekçesiyle açılışı yapılmadığı ileri sürüldü. Fabrika Mahallesi 818. Sokak’ta 2 yıl önce yapımına başlanan ilkokul, DEM Partili Yenişehir Belediyesi’nin ruhsat vermediği gerekçesiyle açılışı yapılmadığı öne sürüldü. Veliler, çocukların başka okullara gitmek zorunda kaldığını belirterek, yaz aylarında kavurucu sıcakta, kışın ise dondurucu soğukta servis imkânı olmadan büyük zorluk yaşandığını dile getirdi. Yeni eğitim-öğretim döneminde okulun açılmasını isteyen veliler, gerekli işlemlerin tamamlandığını ancak ruhsat sorunu nedeniyle gecikme yaşandığını ifade etti. Veliler, yetkililere seslenerek sürecin hızlandırılmasını talep etti. Velilerden Mücahit Çetin, çocuklarını kendi imkânlarıyla yaklaşık yarım saat yürüyerek başka bir semtteki okula gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. Çetin, "Çocuklarımız yaz aylarında kavurucu sıcakta, kış aylarında ise dondurucu soğukta servis imkânı olmaksızın eğitimlerine devam etmek zorunda bırakılıyor. Bu nedenle okulun yeni eğitim ve öğretim döneminde açılmasını istiyoruz. Sayın Kaymakamımız Yunus Ataman ve ilçe muhtarımızdan Allah razı olsun, ellerinden geleni ardına koymadılar. Bir an önce bize yardımcı olmaya çalıştılar. Millî Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler sonucunda her şey tamamlandı, hatta okul müdürü bile atandı. Şu an sadece ruhsat sıkıntısı yaşamaktayız. Bir an önce ruhsat sorununun çözülmesini ve okulun açılmasını istiyoruz" dedi. Mahalle sakini Erdal Güneş ise, 2 yıldır yapımı biten okulun açılmasını istediklerini belirterek, "Yenişehir Belediyesinde ruhsatın yavaş ilerlemesinden dolayı bu döneme yetişmesini istiyoruz. Yetkililere sesleniyoruz lütfen bunu hızlandırın" ifadelerini kullandı.
TMD’den Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerine mektup
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 22:07 TMD’den Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerine mektup Toplumsal Mutabakat Derneği, (TMD) "Terörsüz Türkiye" sürecinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerine bir mektup gönderdi. Toplam 52 katılımcının olduğunu ve 50 mektup gönderileceğini söyleyen TMD Genel Başkanı Mahmut Şimşek, yeni sürecin yol işaretlerine de barış ve demokrasi adına katkılarını sunmaya devam edeceklerini belirtti. Şimşek, "Bu anlamda TBMM’deki partilerden oluşan ’Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ndaki her bir milletvekilinin ismine hitaben yazılan zarflardaki mektup metni ile birinci önerimizi PTT yoluyla tüm komisyon üyelerine huzurunuzda gönderiyor ve sizin aracılığınızla da bu görüşümüzü muhterem kamuoyuna sunuyoruz" dedi. Komisyon üyelerine gönderilen mektupta şu ifadelere yer verildi: "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda aldığınız tarihi görevi tebrik ediyor, demokrasi ve eşitlik kulvarında siyasi tarihimize yazılacak adınızı ve emeğinizi şimdiden saygı ile selamlıyoruz. Bir düşünce kuruluşu olan Toplumsal Mutabakat Derneğimiz yeni başlayan sürecin kapsayıcılığı çerçevesinde, TBMM’nin sorumluluğunu taşıyan partiler arası komisyonun giderek yumuşak ve net bir dil kullandığını görmekten büyük sevinç ve mutluluk duymaktayız. Başlayan yeni süreçte meclisten kamuoyuna uzanacak çalışmalarınız ve izleyeceğiniz stratejinin önemi ve yapıcılığı her gün biraz daha öne çıkacağını umutla bekliyor ve izliyoruz. Sürecin dili ve bazı sosyolojik tanımların yenilenmesi, normalleşmenin ve birleşmenin tutkalı olur, diye düşünmekteyiz. TMD olarak, Cumhuriyet’ten bu yana kullanılan ’Kürd sorunu’ tanımı yerine artık ’Kürd demokratik hakları’ tanımını kullanmak hem iletişim dilini uyumlu kılacak hem de konuyu daha yapıcı ortama taşıyacağına inanmaktayız. Takdir edersiniz ki ’sorun’ kelimesi doğal olarak bir problem, bir kriz, olumsuz bir arıza algısını oluşturmaktadır. Bu da yüzyıldır bu topraklarda bireyi ve toplumu psikolojik olarak çözüme değil, suçlamaya yöneltmiştir. ’Demokratik haklar’ ise daha hak temelli, pozitif ve hukuki bir eksikliğin giderilmesi hedefini bizlerin önüne koymaktadır. Bu da görüşerek, konuşarak, tartışarak anlaşmak ihtiyacını öne çıkaracaktır. Önerimiz, konuyu etnik kimlikten ziyade evrensel insan hakları ve demokrasi standartları eksenine taşıyacak, ilişkilerde karşılıklı güven ve saygıyı daha da artıracağı kanaatindeyiz. İç ve dış siyasetimizde ’Kürd sorunu’ yerine ’Kürd demokratik hakları’ tanımının kullanılmasının içeride demokratik birliğimiz kadar, uluslararası diplomatik ilişkilerimize de bir referans niteliği kazandıracağına inanıyoruz" ifadelerine yer verildi.
Diyarbakır’da kışlık peynir hazırlıkları başladı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:05 Diyarbakır’da kışlık peynir hazırlıkları başladı Diyarbakır’da vatandaşlar, kış hazırlığı için aldıkları peynirleri soğuk hava depolarında muhafaza ediyor. Soğuk hava depolarında bekletilen peynirlerin hem daha lezzetli hale geldiği hem de vatandaşlara ekonomik avantaj sağladığı belirtiliyor. Bölgedeki işletmeler, yaz aylarında hazırlanan peynirlerin kışa kadar muhafaza edilmesi için yoğun talep görüyor. Tarihi Sur ilçesindeki peynirciler pazarında işletmeci olan Nezir Temer, taze peynirleri bidonlara bırakıp, tuzladıklarını ve kışa hazırladıklarını söyledi. Temer, "16-18 derecelik su yapıyoruz, dereceye göre bırakıyoruz ve buzhaneye atıyoruz. "Salamura", "erimiş", "lavaş" gibi çeşitlerimiz vardır. Biz, buzhaneye atıyoruz, burada böyle muhafaza ediyoruz. 10, 11’nci ayda çıkarıyoruz. 5-6 ay, bazen 7 ay kalıyor. Bu peynir buzhaneye atıldığı zaman daha lezzetli oluyor, insanı rahatsız etmiyor" dedi. İki ay önce 220 TL olan peynir fiyatının şu an 250- 300 TL olduğunu ifade eden Temer, "Yıllık olarak süt azalıyor. Mesela sezon bittikten sonra süt biraz azalıyor. Taze peynir de sürekli çıkmıyor. Onun için peynir biraz pahalı oluyor" diye konuştu. 25 yıldır soğuk hava deposu işletmeciliği yapan Engin Dinç, yaz aylarında özellikle 3, 4 ve 5’inci aylarda gelen peynirleri muhafaza ettiklerini kaydetti. Dinç, "Kışın çıkarıyoruz çünkü yazın ucuz oluyor, kışın ise pahalıya çıkıyor. Süt azaldıkça peynirin fiyatı yükseliyor. Peynir fiyatı 200 TL’den başladı, 300 TL’ye kadar çıktı. Kışın 400 TL’ye kadar çıkması bekleniyor. Bu yüzden hem kışın peynir daha sağlıklı oluyor hem de daha lezzetli hale geliyor. Buraya gelen peynirlerin tuzunu ve suyunu biz ayarlıyoruz. Dereceli su veriyoruz. İçeride 10’uncu ve 11’inci aya kadar muhafaza ediyoruz. 10’uncu aydan sonra vatandaşlar tek tük almaya geliyor, kışın bu peynirleri tüketiyorlar. Maliyet ise bidona göre değişiyor. 200 TL’den başlayıp 500 TL’ye kadar çıkabiliyor. 1 numara, 2 numara bidonlar var, ona göre fiyat farklılaşıyor" diye konuştu.
Diyarbakır’da kışlık peynir hazırlıkları başladı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:03 Diyarbakır’da kışlık peynir hazırlıkları başladı Diyarbakır’da vatandaşlar, kış hazırlığı için aldıkları peynirleri soğuk hava depolarında muhafaza ediyor. Soğuk hava depolarında bekletilen peynirlerin hem daha lezzetli hale geldiği hem de vatandaşlara ekonomik avantaj sağladığı belirtiliyor. Bölgedeki işletmeler, yaz aylarında hazırlanan peynirlerin kışa kadar muhafaza edilmesi için yoğun talep görüyor. Tarihi Sur ilçesindeki peynirciler pazarında işletmeci olan Nezir Temer, taze peynirleri bidonlara bırakıp, tuzladıklarını ve kışa hazırladıklarını söyledi. Temer, "16-18 derecelik su yapıyoruz, dereceye göre bırakıyoruz ve buzhaneye atıyoruz. "Salamura", "erimiş", "lavaş" gibi çeşitlerimiz vardır. Biz, buzhaneye atıyoruz, burada böyle muhafaza ediyoruz. 10, 11’nci ayda çıkarıyoruz. 5-6 ay, bazen 7 ay kalıyor. Bu peynir buzhaneye atıldığı zaman daha lezzetli oluyor, insanı rahatsız etmiyor" dedi. İki ay önce 220 TL olan peynir fiyatının şu an 250- 300 TL olduğunu ifade eden Temer, "Yıllık olarak süt azalıyor. Mesela sezon bittikten sonra süt biraz azalıyor. Taze peynir de sürekli çıkmıyor. Onun için peynir biraz pahalı oluyor" diye konuştu. 25 yıldır soğuk hava deposu işletmeciliği yapan Engin Dinç, yaz aylarında özellikle 3, 4 ve 5’inci aylarda gelen peynirleri muhafaza ettiklerini kaydetti. Dinç, "Kışın çıkarıyoruz çünkü yazın ucuz oluyor, kışın ise pahalıya çıkıyor. Süt azaldıkça peynirin fiyatı yükseliyor. Peynir fiyatı 200 TL’den başladı, 300 TL’ye kadar çıktı. Kışın 400 TL’ye kadar çıkması bekleniyor. Bu yüzden hem kışın peynir daha sağlıklı oluyor hem de daha lezzetli hale geliyor. Buraya gelen peynirlerin tuzunu ve suyunu biz ayarlıyoruz. Dereceli su veriyoruz. İçeride 10’uncu ve 11’inci aya kadar muhafaza ediyoruz. 10’uncu aydan sonra vatandaşlar tek tük almaya geliyor, kışın bu peynirleri tüketiyorlar. Maliyet ise bidona göre değişiyor. 200 TL’den başlayıp 500 TL’ye kadar çıkabiliyor. 1 numara, 2 numara bidonlar var, ona göre fiyat farklılaşıyor" diye konuştu.