Yerel Haberler
Diyarbakır
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:05 Diyarbakır’da ’Süper Lig’ heyecanı: kent ve taraftarlar tek yürek Amed Sportif Faaliyetler’in kritik Iğdır Futbol Kulübü deplasmanı öncesi Kayapınar’daki Parkorman ve Kent Meydanı’na dev ekran kuruldu. Şehirde maç saati yaklaştıkça hem büyük bir coşku hem de heyecan yaşanıyor. Diyarbakır’da tarihi maç öncesi adeta bayram havası yaşanıyor. Amed Sportif Faaliyetler, Trendyol 1. Lig’in son haftasında deplasmanda Iğdır Futbol Kulübü ile sezonun en kritik karşılaşmasına çıkarken, taraftarlar da bu heyecana ortak olmak için sokaklara akın etti. Kayapınar ilçesinde bulunan Parkorman ve Kent Meydanı’nda kurulan dev ekranlar, binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Şehir genelinde araç kornaları susmazken, vatandaşlar sokaklarda tezahüratlar yaparak takımlarına destek veriyor. Diyarbakır temsilcisinin karşılaşmayı kazanması halinde Süper Lig’e yükselmesi, kentteki heyecanı zirveye taşıdı. Diyarbakır’da herkes tek yürek olurken, gözler tarihi karşılaşmadan gelecek sonuçta. "Dün akşamdan beri heyecandan uyumadım" Mardin’den sabahın ilk ışıklarında Diyarbakır’a gelerek dev ekranın kurulduğu parkta arkadaşlarıyla maç saatini bekleyen Fırat Akar, "Amedspor’u desteklemek için Mardin’den geldik. Heyecanla maçı bekliyoruz. Muhtemelen kazanacağız. Kazanmasak dahil play-off maçıyla Süper Lig’e çıkacağız. Kesinlikle kazanacağımızı düşünüyorum. Kendimizden eminiz" ifadelerini kullandı. Maç için Mardin’den Diyarbakır’a gelen Harun Yüksel ise saatler öncesinden dev ekranın kurulduğu alana gelip en önden izlemeyi beklediğini söyledi. Yüksel, "Çok heyecanlıyız. Umarım bu yolun sonu şampiyonlukla biter. Amedspor sadece Diyarbakır’ın takımı değil bütün Güneydoğu’nun takımıdır. Mardin’den buraya geldik. İnşallah şampiyon olacağız" şeklinde konuştu. Taraftarlardan Hüseyin Angay da dün akşamdan beri heyecandan uyumadığını dile getirdi. Angay, "Kent Meydanı’nda heyecanla maçı beklemekteyiz. 21 yıla yakındır Diyarbakır şehri, Süper Lig hasreti çekiyor. İnşallah bu hasret bugün son bulacak. Amedspor sadece bizim değil, tüm Güneydoğu’nun takımıdır. Bizim dileğimiz futbolcularımız çok iyi bir maç çıkarıp, 21 yıllık hasretimize son vermeleri" dedi.
Bayram: ’’Azalan su kaynakları gıda güvenliğini zayıflatıyor’’
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:46 Bayram: ’’Azalan su kaynakları gıda güvenliğini zayıflatıyor’’ TMMOB Gıda Mühendisler Odası Diyarbakır temsilcisi Nevzat Bayram, Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, azalan su kaynaklarının gıda güvenliğini zayıflattığını söyledi. Bayram, FAO’nun 2025 yılı teması olan daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için gıda hakkının gıdaya erişimin yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da temel hakkı olduğunu hatırlattığını söyledi. Bayram, ’’Gıda hakkı korunmadıkça yaşam hakkı da tam anlamıyla güvence altına alınamaz. Bu nedenle gıda, yalnızca bir beslenme aracı değil adalet, dayanışma ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluğumuzdur. İklim değişikliği kuraklık, sel, aşırı sıcaklık ve su kıtlığı gibi etkiler tarımsal üretimi doğrudan tehdit ediyor. Türkiye’nin güneydoğusu, tarımsal üretimde güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen, iklim krizinin en kırılgan bölgelerinden biridir. Azalan su kaynakları, yükselen üretim maliyetleri ve verim kayıpları, gıda güvenliğini zayıflatmakta; bugün alınan kararlar, yarının sofralarını şekillendirmektedir. Dünya genelinde 730 milyondan fazla insan açlık çekiyor. FAO verilerine göre her 10 kişiden biri yatağa aç giriyor. Türkiye’de de dar gelirli aileler için sağlıklı beslenme her geçen gün zorlaşıyor. Bu tablo, mevcut politikaların açlığı önlemede yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Öte yandan her yıl milyonlarca ton gıda çöpe gidiyor. İsraf, açlıkla yan yana duran en büyük çelişkidir. Çiftçinin alın teri çöpe atılırken, yoksul sofralar boş kalıyor. İsrafı azaltmak sadece ekonomik değil, insani bir sorumluluktur. Gelir adaletsizliği, gıdaya erişimin önündeki en büyük engellerden biridir. Üretim maliyetleri artarken, çiftçiye verilen destekler yetersiz kalmakta düşük alım fiyatları üreticiyi tarlasından uzaklaştırmaktadır. Küçük üreticiler korunmadıkça, sofralarımızda adalet sağlanamaz. Ayrıca halkın güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişim talebi her geçen gün artıyor. Ancak denetim eksiklikleri, taklit ve tağşiş uygulamaları, halk sağlığını riske atıyor. Gıda güvenliği yalnızca bir teknik konu değil, doğrudan insan sağlığıyla ilgili bir yaşam hakkıdır. Yanlış ekonomi ve tarım politikaları, ithalat bağımlılığını artırmış çiftçiyi koruyamamış, tüketiciyi ise pahalı ve güvensiz gıdaya mahkûm etmiştir. Plansızlık, yetersiz destekleme modelleri ve denetim eksiklikleri, bugünkü gıda krizinin en temel nedenleridir. Tarım ve gıda politikaları günü kurtarmaya değil, geleceği güvence altına almaya odaklanmalıdır. Taklit ve tağşişe karşı ‘sıfır tolerans’ anlayışı kararlılıkla sürdürülmelidir. İsrafla mücadele, yalnızca tüketim alışkanlıklarında değil, tarladan sofraya kadar uzanan zincirde ele alınmalıdır. Bu amaçla soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısı geliştirilmeli, üretimden tüketime kadar olan kayıplar en aza indirilmelidir. Aynı zamanda, çocukların ve dar gelirli ailelerin sağlıklı besine erişimi kamusal sorumluluk olarak görülmeli, okullarda her çocuğa en az bir ücretsiz, besleyici öğün sağlanmalı, sosyal destek programları düzenli hâle getirilmelidir. Tüm bu adımlar, bölgesel tarım planlamalarıyla desteklenmeli; çiftçilere uzun vadeli, öngörülebilir bir üretim zemini sunulmalıdır. Dünya Gıda Günü, hepimize önemli bir hatırlatma yapıyor, gıda bir meta değil, yaşamın özüdür. Gelin, daha adil sofralar için el ele verelim. Bilinçli tüketimle, dayanışmayla ve kamusal politikaların takipçisi olarak geleceğimizi güvence altına alabiliriz’’ dedi.
Terörsüz Türkiye vurgusu, turist kapısını ardına kadar açtı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 11:20 Terörsüz Türkiye vurgusu, turist kapısını ardına kadar açtı Terörsüz Türkiye çalışmaları turizm acentelerini de farklı projeler hayata geçirmeye teşvik etti. Bir turizm acentesi tarafından yürütülen "Terörsüz Türkiye Projesi" çerçevesinde 170 kişilik turist kafilesi Diyarbakır’ı gezdi. Murat Güler ve Elif Savluk’un öncülüğünde faaliyet gösteren turizm acentesi tarafından yürütülen "Terörsüz Türkiye Projesi" kapsamında Almanya’dan gelen 170 kişilik turist kafilesinin 150’sini kadınlar oluşturdu. Ziyaret, Kültür Yolu Festivali ile aynı tarihlere denk gelince, turistler hem kentin tarihi güzelliklerini hem de kültürel canlılığını bir arada deneyimledi. İlk kez Diyarbakır’a gelen gurbetçi turistler, şehrin huzurlu atmosferi, güvenli ortamı ve sıcak insanları karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ziyaretin Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile aynı döneme denk gelmesi, tura ayrı bir renk kattı. Şehrin dört bir yanında düzenlenen konserler, sergiler, yöresel stantlar, sokak etkinlikleri ve gastronomi alanları turistlerin yoğun ilgisini çekti. Tarihi surların ışık gösterileri ve festival coşkusu, Diyarbakır’ın kültür-sanat yönünü uluslararası misafirlere etkileyici bir şekilde tanıttı. Tur kapsamında On Gözlü Köprü, Hasanpaşa Hanı, Ulu Cami, Cahit Sıtkı Tarancı Evi ve Sur içi bölgesi gezildi. Katılımcılar ayrıca kentin meşhur yöresel lezzetlerini tadarak Diyarbakır mutfağının zenginliğini deneyimledi. Düzenlenen organizasyon, ’Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla Diyarbakır’ın güvenli, kültürel ve turistik potansiyelini ön plana çıkardı. Şehir, hem tarihi mirası hem de çağdaş yüzüyle turistlerin gözünde ’barış ve kültürün buluşma noktası’ olarak yer edindi. ’’Önceden insanlar buraya gelmeye korkuyordu’’ Tur acentesi sorumlusu Elif Savluk, yaklaşık 8 yıldır tur düzenlediğini söyledi. Savluk, "İşimizi gerçekten severek ve en iyi şekilde yapıyoruz bölgedeki tüm imkanları en verimli şekilde değerlendiriyoruz. Önceden insanlar buralara gelmeye korkuyordu, ancak çok şükür artık terörsüz bir ülke haline geldik. Bu nedenle herkes bu bölgeye gönül rahatlığıyla gelebiliyor. Biz de bu ilgiyi en iyi şekilde değerlendiriyoruz" dedi. Geziye katılan gurbetçi turistlerden Melek Şandırlı, Almanya’nın Münih şehrinden geldiklerini ifade etti. Şandırlı, "Diyarbakır’ı anlatıyorlardı ama bu kadar güzel olduğunu gerçekten bilmiyordum. Görünce adeta aşık oldum. Tüm gurbetçi vatandaşlarımı buraya davet ediyorum. Kültür Festivaline de katıldım, ondan da çok memnun kaldım. Herkesin mutlaka gelip görmesini tavsiye ederim. Diyarbakır harika bir şehir güzel davullarla, sıcacık bir karşılama ile karşılandım. Bu kadarını beklemiyordum, herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum" diye konuştu. Bir diğer gurbetçi turist Hülya Yılmaz ise Diyarbakır’da olmaktan çok mutlu olduğunu aktardı. Yılmaz, "Buranın geçmişine dair hikayeleri bize rehberlerimiz anlattı, çok etkilendim. Gerçekten harika bir şehir. Davul zurna eşliğinde çok güzel bir şekilde karşılandık. Bizim için harika bir hafta geçiyor. Herkese Diyarbakır’ı gönülden tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Almanya’dan gelen bir diğer gurbetçi turist Yücel Aydın da "Yıllardır özlemini çektiğimiz Doğu Anadolu turuna çıktık. Şu anda turumuzla birlikte çok merak ettiğimiz Diyarbakır’a, surların karşısındaki On Gözlü Köprüye geldik. Gerçekten çok heyecanlıyız, turumuz Diyarbakır’da yeni başladı. Şansımıza bir de festivale denk gelmişiz. Ortam harika oyunlar oynanıyor, halaylar çekiliyor, insanlar çok sıcakkanlı. Bizi çok güzel karşıladılar. Genel olarak Mardin başta olmak üzere gezdiğimiz her yerde aynı samimiyeti gördük. Yıllardır hayalini kurduğumuz bu tura katıldığımız için çok mutluyuz" dedi.