Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" 13 Mart 2026 Cuma - 23:11:23 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 16:10 Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki Diyarbakır’da, Dicle Memorial Hastanesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini belirterek, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğine dikkat çekti. Fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, pulmoner rehabilitasyonun, solunum sistemi hastalıkları olan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan kapsamlı bir tedavi yaklaşımı olduğunu söyledi. Bu süreçte fizyoterapistler, doktorlar ve diğer sağlık profesyonellerinin birlikte çalışarak hastaya özel bir program oluşturduğunu belirten Seyitoğlu, özellikle kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğini, egzersiz kapasitesi artar ve günlük yaşam aktivitelerini daha bağımsız sürdürebilmelerinin mümkün hale geldiğini ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon sürecinde fizyoterapistler hastanın fiziksel kapasitesini değerlendirerek bireye özel egzersiz programları hazırladığını aktaran Seyitoğlu, "Solunum egzersizleri, diyaframatik solunum çalışmaları, hava yolu temizleme teknikleri ve dayanıklılık egzersizleri bu programların temelini oluşturur. Bu uygulamalar sayesinde hastalar nefes darlığını daha iyi yönetmeyi öğrenir ve solunum kaslarının etkinliği artırılır. Düzenli yapılan egzersizler, hastaların fiziksel dayanıklılığını da önemli ölçüde destekler" dedi. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli kazanımlarından birinin, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmesi olduğunu kaydeden Fizyoterapist Seyitoğlu, "Örneğin merdiven çıkarken veya kısa bir yürüyüş sırasında nefes darlığı yaşayan bir kişi, düzenli rehabilitasyon programı sayesinde bu aktiviteleri daha kolay yapabilir. Bu durum yalnızca fiziksel iyileşme sağlamaz, aynı zamanda hastaların motivasyonunu ve psikolojik iyi oluşunu da artırır. Fizyoterapistler ayrıca hastalara enerji koruma teknikleri, doğru postür, solunum kontrolü ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırarak hastalığın yönetiminde aktif rol almalarını sağlar. Böylece hastalar pasif bir hasta rolünden çıkarak kendi sağlık süreçlerinde daha etkin bir konuma gelir. Pulmoner iyileştirme, kronik solunum hastalıklarının yönetiminde önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Bilimsel bilgi ve klinik deneyimle uygulanan fizyoterapi programları, hastaların hem fiziksel fonksiyonlarını hem de yaşam kalitelerini belirgin şekilde artırabilmektedir" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 14:56 Diyarbakır’da 50 kadın, otobüs şoförü olabilmek için eğitim alıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet adilliğini desteklemek amacıyla 50 kadını "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" programına dahil etti. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Dairesi Başkanlığının ortaklaşa başlattığı "Otobüs Şoförü Ehliyet Eğitimi Projesi" sürüyor. 26 Eylül-10 Ekim 2025 tarihleri arasında çevrim içi olarak alınan kayıtlara 473 kadın başvuruda bulundu. Başvuru koşullarını sağlayan 394 kadınla yapılan mülakatların ardından Diyarbakır’da yaşayan, aktif araç kullanan ve en az B sınıfı ehliyete sahip 24-35 yaş arasındaki 50 kadın eğitim programına kabul edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak ve toplu ulaşımda cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla başlatılan program kapsamında katılımcılar teorik, teknik ve uygulamalı eğitimler alıyor. Eğitim süresince kadınlar ağır vasıta kullanımına ilişkin becerilerini geliştiriyor. Ulaşım alanında adil bir model olacak Eğitime katılan kadınlar, yıllardır erkeklerin yoğunlukla çalıştığı bir alana adım atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. Direksiyon başına geçmenin yalnızca bir meslek edinmek anlamına gelmediğini belirten kadınlar, kamusal alanda daha görünür olmak istediklerini söyledi. Katılımcılar ayrıca toplu ulaşımda kadın şoförlerin artmasının hem yolcular hem de kent yaşamı açısından daha güvenli ve adil bir atmosfer oluşturacağına inandıklarını dile getirdi. Üç grup halinde 9 Şubat tarihinde başlayan sürüş eğitimlerinin nisan ayında sona ermesi planlanıyor. 16 saat süren eğitimin ardından yapılan sınavı geçemeyen adaylara, sınav öncesinde ek sürüş eğitimi verilecek. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadınlar, otobüs şoförlüğü için gerekli ehliyeti almaya hak kazanacak.
Başkan Bucak, etüt merkezleri ve kültürel alanları inceledi
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:54 Başkan Bucak, etüt merkezleri ve kültürel alanları inceledi Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, yeni eğitim ve öğretim yılı öncesi tadilat ve yenileme çalışmaları devam eden etüt merkezleri, kütüphane ve kültürel alanları yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrencilerin daha verimli ders çalışabilecekleri alanlar oluşturmak ve kültürel mekanları güçlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışmaları sürdürüyor. Başkan Bucak, Sur ilçesinde tadilatı devam eden 5 katlı etüt merkezi ile Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda bulunan mekanları ve Mehmet Uzun Kent Kütüphanesi’ni yerinde inceledi. Sur ilçesinde öğrencilere hizmet verecek şekilde planlanan 5 katlı etüt merkezi; kütüphane, ders çalışma alanları, bireysel ve grup etüt salonlarıyla donatılıyor. Tadilat çalışmaları kapsamında, ekli kat planlarına göre düzenleme yapılıyor. Su yalıtım, seramik, boya-sıva, tavan, kapı-pencere doğrama ile elektrik ve mekanik imalatları tamamlanarak binanın, yeni eğitim ve öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda etüt merkezinde bulunan zemin kat, işlevselliği artıran modern bir iç tasarım ve aydınlatma düzeniyle öğrencilerin motivasyonunu destekleyecek şekilde düzenlenecek. Teras kat ise mutfak ve açık teras bölümüyle, özellikle bahar ve yaz aylarında öğrencilerin dinlenebileceği bir alan olarak kullanılacak. Yangın güvenliği açısından koridorlar, kapılar ve yangın merdivenleri yenilenerek mevzuata uygun hale getirilecek; tüm elektrik ve mekanik altyapı baştan sona yenilenecek. Bucak, Sur’daki etüt merkezini inceledikten sonra Sümerpark’ta bulunan Mehmet Uzun Kent Kütüphanesi ile Ortak Yaşam Alanı’nda yer alan tiyatro salonlarını ve çalışma alanlarını da ziyaret etti. Burada devam eden bakım ve yenileme çalışmalarıyla, mekanın öğrencilerin ve kent sakinlerinin, daha konforlu bir ortamda kitap okuyabilecekleri; ders çalışabilecekleri ve kültürel etkinliklere katılabilecekleri şekilde dizayn edilmesi hedefleniyor. Çalışmaların hızla tamamlanarak yeni eğitim-öğretim yılına yetiştirilmesini isteyen Başkan Bucak, gençlerin derslerine daha iyi odaklanabilecekleri, güvenli, modern ve erişilebilir alanlar oluşturulmasını ve sosyal gelişimlerine katkı sunulması gerektiğine dikkat çekti.
Diyarbakır’da vatandaşın evinde bulundurduğu tarih eser pitos müzeye taşındı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:05 Diyarbakır’da vatandaşın evinde bulundurduğu tarih eser pitos müzeye taşındı Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde bir vatandaşın evinde bulundurduğu pitos, Diyarbakır Müzesine getirildi. İlçenin Körmik Mahallesi’nde bir vatandaş, evinde devasa bir pitos (eski bir saklama kabı) bulundurduğunu müze yetkililerine bildirdi. Müze ekipleri, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra büyük pitosu zarar vermeden evden alarak Diyarbakır Müzesi’ne taşıdı. Diyarbakır Müzesi Müdürü Müjdat Gizligöl, geçen haftalarda müdürlüğe telefon geldiğini, vatandaşın, Dicle ilçesi Körmik Mahallesi’nde yaşadığını, yaşlı olduğunu ve evinde bir tarih eserinin bulunduğunu söyledi. Gizligöl, "Biz de hemen geçen hafta alana giderek gerekli incelemelerde bulunduk. Hakikaten evinde büyük bir pitos yani bir saklama kabı olduğunu gördük. Vatandaş, eşini kaybettiğini, yalnız yaşadığını ve artık bu tarih eserini koruyamayacağını söylediği için taşımayla ilgili hazırlıklara başladık. Bunun için ebatlarına göre ahşaptan bir sandık yaptık. Daha sonra bugün alana intikal ederek, Körmik Mahallesi’ndeki evinde pitosu kepçe yardımıyla zarar vermeden arabamıza yükleyip Diyarbakır Müzesi’ne getirdik" dedi. Pitosla ilgili çalışmaları tamamlandıktan sonra, müze bahçesinde sergileneceğini ifade eden Gizligöl, "Pitos, oldukça büyük. Yaklaşık 3 metre çapında ve 1 metre yüksekliğinde. Yüksek ihtimalle kendi döneminde bahçede, yani tarlada ekinlerin saklanması için kullanılıyordu. Vatandaşlar, gelecek yılın mahsulünü veya tohumlukları pitosun içine koyar, yılsonuna kadar muhafaza ederlerdi. Bu şekilde, tohumları tekrar toprağa ekerlerdi. Yani bu pitos, adeta dönemin silosu olarak kullanılmış. Bu tür saklama kapları Neolitik dönemden itibaren, özellikle Tunç ve Demir çağında yaygın şekilde kullanılmıştır. Bazı medeniyetler pitosları mezar olarak da kullanmış olsa da, bizim pitosumuz mezar özelliği taşımamaktadır. Bu pitos ise tamamen tahıl ve tohumları saklamak amacıyla yapılmıştır" ifadelerini kullandı. 1970’lere ve 1980’lere kadar köylerde kullanıldığını ve son 30-40 yılda ise tamamen terk edildiğini kaydeden Gizligöl, "Yaklaşık 8 bin yıldır var olan bu tür saklama kapları, özellikle Tunç ve Demir çağlarında tarlalarda, bahçelerde veya evlerin mahzenlerinde kullanılmıştır. Bilimsel çalışmalarımız tamamlandıktan sonra, pitos müzenin bahçesinde sergilenecektir. Dicle Körmük Mahallesi’ndeki vatandaşımıza, kültür varlıklarına gösterdiği hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyoruz. Diyarbakır’daki diğer vatandaşları da, zarar görebilecek nitelikteki tarih eserlerini müze yetkililerine bildirmeleri konusunda hassas davranmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da kışlık telaşı başladı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:43 Diyarbakır’da kışlık telaşı başladı Diyarbakır’da vatandaşlar, kış aylarında doğal, lezzetli ve sağlıklı sebzeler tüketebilmek için kışlık hazırlıklarına başladı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kuşaktan kuşağa aktarılan bu gelenek, hem ekonomik hem de kültürel bir alışkanlık olarak devam ediyor. Biber, patlıcan, domates ve bamya gibi sebzeler, yaz aylarında en lezzetli ve en uygun fiyatlı döneminde alınıyor. Evlerin balkonlarında, damlarında ve bahçelerinde ipe dizilerek güneşte kurutulan sebzeler, kışın sofralarda yerini alıyor. Böylece hem yazın tadı kışa taşınıyor hem de mevsimi dışında pahalıya satılan sebzelerden tasarruf sağlanıyor. KEYMA Kadın Kooperatifi Mutfak Koordinatörü ve Diyetisyen Zeynep Öcal, kışlık için domates ve biber kızartıp sosluk hazırlandığını söyledi. Öcal, "Reçel hazırlıklarımız da oldu. Kış için hazırlık yapıyoruz; çünkü bu sebzeler yaz sebzeleri olduğu için kışın bulunmadığından ve maliyeti çok yüksek olduğundan yazın hazırlıyoruz. Normalde insanlar evlerinde de yapıyorlar. Kışın da bu ürünleri yemeklerimizde kullanıyoruz" dedi. Öcal, "Şu an kızartma yapıldığı için önce biber kızartılıyor. Domates ise ayrı bir yerde kaynatılıyor. Biz burada coğrafi işaretli ürünleri kullanıyoruz. Lice domatesini ayrı bir yerde kaynattıktan sonra, her ikisini beraber bir kez daha kaynatıp kavanozlara dolduruyoruz. Reçel aşamasında ise kadınlar meyveleri kendileri temizliyor, doğruyor. Bir gün şekerde beklettikten sonra kaynatıp kavanozlarda vakumlu şekilde saklıyoruz. Kışın bu şekilde tüketmek hem daha kolay hem de daha lezzetli oluyor" diye konuştu. Sur ilçesinde esnaf olan Murat Aslan, patlıcan, biber gibi sebzelerin kışın pahalı olduğu için insanların da bunları yazın alıp hazırladığını, kışın da tükettiğini söyled.
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor
15 Ağustos 2025 Cuma - 12:19 Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6 yıldır aralıksız devam ediyor. Aileler evlatlarını kararlılıkla çadırda bekliyor. 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti sürüyor. Aziz Demir’in annesi Güzide Demir, oğlu için 6 yıldır burada nöbet tuttuğunu belirterek, "Çocuklarımızı almadan biz buradan gitmeyeceğiz. Çözüm süreci var. İnşallah bu süreç olumlu geçer, çocuklarımızı alıp eve götürürüz. Aziz oğlum sen neredeysen gel. 10 yıldır sana hasretim. Gel eve oğlum bana bir telefon aç ne olur oğlum. Bir telefonu bana çok görme oğlum. Seni çok özlemişim Aziz. Gel güvenlik güçlerimize teslim ol" ifadelerini kullandı. Mahmut Uslu’nun annesi Bedriye Uslu ise, yaz-kış demeden her gün çadırın yolunu tuttuğunu söyledi. Uslu, "Tansiyon, şeker hastası olmama rağmen her gün çadırın yolunu tutuyorum. Eğer oğlum olmasaydı hiçbir güç beni buraya getiremezdi. Çok sıcaktır ama yine de geliyorum. Her gün bir umutla yola çıkıyorum, çadıra geliyorum bir haber var mıdır diye. Umudumu hiçbir zaman kesmedim geleceğine inanıyorum. Hiçbir zaman pes etmeyeceğim. İnşallah oğlumu alıp eve götüreceğim. Oğlumu çok özledim. İçim buruktur, kanadım kırıktır, hasretim oğluma. Onu doya doya bir kere koklasam. Mahmut’um oğlum geri dön yeterdir, bu çilemiz bitsin biz de evimizde oturalım, rahat edelim. Gel güvenlik güçlerimize, askerlerimize teslim ol. Bu Türkiye, bu bayrağın altında herkesin yeri var. Sende geri dön, evine gel" şeklinde konuştu.
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor
15 Ağustos 2025 Cuma - 12:17 Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6 yıldır aralıksız devam ediyor. Aileler evlatlarını kararlılıkla çadırda bekliyor. 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti sürüyor. Aziz Demir’in annesi Güzide Demir, oğlu için 6 yıldır burada nöbet tuttuğunu belirterek, "Çocuklarımızı almadan biz buradan gitmeyeceğiz. Çözüm süreci var. İnşallah bu süreç olumlu geçer, çocuklarımızı alıp eve götürürüz. Aziz oğlum sen neredeysen gel. 10 yıldır sana hasretim. Gel eve oğlum bana bir telefon aç ne olur oğlum. Bir telefonu bana çok görme oğlum. Seni çok özlemişim Aziz. Gel güvenlik güçlerimize teslim ol" ifadelerini kullandı. Mahmut Uslu’nun annesi Bedriye Uslu ise, yaz-kış demeden her gün çadırın yolunu tuttuğunu söyledi. Uslu, "Tansiyon, şeker hastası olmama rağmen her gün çadırın yolunu tutuyorum. Eğer oğlum olmasaydı hiçbir güç beni buraya getiremezdi. Çok sıcaktır ama yine de geliyorum. Her gün bir umutla yola çıkıyorum, çadıra geliyorum bir haber var mıdır diye. Umudumu hiçbir zaman kesmedim geleceğine inanıyorum. Hiçbir zaman pes etmeyeceğim. İnşallah oğlumu alıp eve götüreceğim. Oğlumu çok özledim. İçim buruktur, kanadım kırıktır, hasretim oğluma. Onu doya doya bir kere koklasam. Mahmut’um oğlum geri dön yeterdir, bu çilemiz bitsin bizde evimizde oturalım, rahat edelim. Gel güvenlik güçlerimize, askerlerimize teslim ol. Bu Türkiye, bu bayrağın altında herkesin yeri var. Sende geri dön, evine gel" şeklinde konuştu.