Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Diyarbakır’da kolon kanserine dikkat çekmek için sunumlar gerçekleştirildi
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:09:56
Diyarbakır’da Memorial Hastanelerinde kolon kanserine dikkat çekmek için sunumlar yapıldı. Memorial Diyarbakır ve Memorial Dicle Hastanesinde düzenlenen etkinliklere hastane yöneticileri, doktorlar, çalışanlar ve vatandaşlar katıldı. Konferans salonunda yapılan konuşmalarda kolon kanserinin dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olduğuna dikkat çeken doktorlar, hastalığın gelişim süreci ve korunma yolları hakkında detaylı sunumlar yaptı. Sunumların ardından açıklamalarda bulunan Memorial Sağlık Grubu Direktörü Abdurrahman Aktaş, mart ayının kolon kanseri farkındalık ayı olduğunu söyledi. Bunun rengi olarak da maviyi, gökyüzünün ve denizin mavisini seçerek hayata ve canlılığa vurgu yaptıklarını belirten Aktaş, çünkü erken teşhise en fazla olumlu yanıt veren kanser türlerinden biri kolon kanseri olduğunu dile getirdi. Aktaş, Memorial olarak sadece sağlığın tedavi edici yönünü değil, aynı zamanda kitlelerde sağlık farkındalığının, sağlık okuryazarlığının ve bilinçlenmenin de oluşmasına dair sorumluluk gördüklerini belirterek, "Her ne kadar bugünlerde deniz ve gökyüzü maviliğinden savaşlarla bir renk kaybetmiş olsa da insanımızın rengi sağlıkla buluşup erken teşhisle hayata bağlansın diyoruz" dedi. Gastroenteroloji Uzm. Doç. Dr. Nurettin Tunç ise kolon kanserinin dünyada en sık görülen üçüncü kanser ve dünyada kansere bağlı ölümlerin en sık ikinci sebebi olduğuna değinerek, "Dünyada en sık ölüm sebebi meme kanseri iken, ikincisinde kolon kanseri var. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Gastroenteroloji Derneği’nin önerileriyle 45 yaşını geçen her vakada bu açıdan kolonoskopi taraması önerilmekte. Şuna dikkat çekmek istiyorum; özellikle hiçbir şikayeti olmayan hastalarda da tarama amacıyla kolonoskopi tetkiki önermekteyiz" diye konuştu. Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzm. Musluh Hakseven de, mart ayının kolon kanseri farkındalık ayı olduğunu, bu kapsamda ülke genelinde ve dünya genelinde çeşitli etkinlikler yapıldığını kendilerinin de bu kapsamda kendi hastalarıyla farkındalık toplantısı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Hakseven, "Kolon kanseri yaşı gittikçe küçülmekte. Eskiden 50 yaşında taramaya başlarken, şu an kolon kanseri için tarama yaşı 45’e çekildi. Dolayısıyla gittikçe artan bir hastalık yüküyle karşı karşıyayız. Bizim elimizdeki en önemli silah da bunu erken tespit etmek. Hastalık bulgu verdiğinde, semptom başladığında; şişkinlik, kanama gibi şikayetler ortaya çıktığında artık gecikmiş oluyoruz. Bu nedenle erken dönemde mutlaka tarama yapmak gerekiyor. Hiçbir şikayet olmasa bile kolonoskopi yapılması lazım. Ailede kanser öyküsü varsa, kanser öyküsü olan hastanın kardeş ve anne-babasında taramayı özellikle o hastanın tanı yaşından 10 yıl öncesine kadar indirmek gerekiyor. Bazen sendromik durumlar da olabiliyor, ırsi durumlar gibi. Bu durumlarda taramalar 25-30 yaşlarına kadar başlayabiliyor. Dolayısıyla tarama burada en hayat kurtarıcı şey" şeklinde konuştu.
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:03
Diyarbakır’da takibe alınan tırda 81 kilo metamfetamin ele geçirildi
Diyarbakır’da takibe alınan tırda 81 kilo metamfetamin ele geçirildi, 1 şüpheli tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen geniş çaplı çalışmalar neticesinde takibe alınan şüpheli tır, uygulama noktasında durduruldu. Tırda yapılan aramalar esnasında dedektör köpeğin tepkisi ve görevli ekiplerin dikkati sayesinde gizlenmiş vaziyetteki 81 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi. Olayla ilgili olarak gözaltına alınan 1 şüpheli, adli makamlar tarafından tutuklanmış olup işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:11
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor"
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 16:10
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
Diyarbakır’da, Dicle Memorial Hastanesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini belirterek, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğine dikkat çekti. Fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, pulmoner rehabilitasyonun, solunum sistemi hastalıkları olan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan kapsamlı bir tedavi yaklaşımı olduğunu söyledi. Bu süreçte fizyoterapistler, doktorlar ve diğer sağlık profesyonellerinin birlikte çalışarak hastaya özel bir program oluşturduğunu belirten Seyitoğlu, özellikle kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğini, egzersiz kapasitesi artar ve günlük yaşam aktivitelerini daha bağımsız sürdürebilmelerinin mümkün hale geldiğini ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon sürecinde fizyoterapistler hastanın fiziksel kapasitesini değerlendirerek bireye özel egzersiz programları hazırladığını aktaran Seyitoğlu, "Solunum egzersizleri, diyaframatik solunum çalışmaları, hava yolu temizleme teknikleri ve dayanıklılık egzersizleri bu programların temelini oluşturur. Bu uygulamalar sayesinde hastalar nefes darlığını daha iyi yönetmeyi öğrenir ve solunum kaslarının etkinliği artırılır. Düzenli yapılan egzersizler, hastaların fiziksel dayanıklılığını da önemli ölçüde destekler" dedi. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli kazanımlarından birinin, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmesi olduğunu kaydeden Fizyoterapist Seyitoğlu, "Örneğin merdiven çıkarken veya kısa bir yürüyüş sırasında nefes darlığı yaşayan bir kişi, düzenli rehabilitasyon programı sayesinde bu aktiviteleri daha kolay yapabilir. Bu durum yalnızca fiziksel iyileşme sağlamaz, aynı zamanda hastaların motivasyonunu ve psikolojik iyi oluşunu da artırır. Fizyoterapistler ayrıca hastalara enerji koruma teknikleri, doğru postür, solunum kontrolü ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırarak hastalığın yönetiminde aktif rol almalarını sağlar. Böylece hastalar pasif bir hasta rolünden çıkarak kendi sağlık süreçlerinde daha etkin bir konuma gelir. Pulmoner iyileştirme, kronik solunum hastalıklarının yönetiminde önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Bilimsel bilgi ve klinik deneyimle uygulanan fizyoterapi programları, hastaların hem fiziksel fonksiyonlarını hem de yaşam kalitelerini belirgin şekilde artırabilmektedir" diye konuştu.
15 Ağustos 2025 Cuma - 12:19
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6 yıldır aralıksız devam ediyor. Aileler evlatlarını kararlılıkla çadırda bekliyor. 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti sürüyor. Aziz Demir’in annesi Güzide Demir, oğlu için 6 yıldır burada nöbet tuttuğunu belirterek, "Çocuklarımızı almadan biz buradan gitmeyeceğiz. Çözüm süreci var. İnşallah bu süreç olumlu geçer, çocuklarımızı alıp eve götürürüz. Aziz oğlum sen neredeysen gel. 10 yıldır sana hasretim. Gel eve oğlum bana bir telefon aç ne olur oğlum. Bir telefonu bana çok görme oğlum. Seni çok özlemişim Aziz. Gel güvenlik güçlerimize teslim ol" ifadelerini kullandı. Mahmut Uslu’nun annesi Bedriye Uslu ise, yaz-kış demeden her gün çadırın yolunu tuttuğunu söyledi. Uslu, "Tansiyon, şeker hastası olmama rağmen her gün çadırın yolunu tutuyorum. Eğer oğlum olmasaydı hiçbir güç beni buraya getiremezdi. Çok sıcaktır ama yine de geliyorum. Her gün bir umutla yola çıkıyorum, çadıra geliyorum bir haber var mıdır diye. Umudumu hiçbir zaman kesmedim geleceğine inanıyorum. Hiçbir zaman pes etmeyeceğim. İnşallah oğlumu alıp eve götüreceğim. Oğlumu çok özledim. İçim buruktur, kanadım kırıktır, hasretim oğluma. Onu doya doya bir kere koklasam. Mahmut’um oğlum geri dön yeterdir, bu çilemiz bitsin biz de evimizde oturalım, rahat edelim. Gel güvenlik güçlerimize, askerlerimize teslim ol. Bu Türkiye, bu bayrağın altında herkesin yeri var. Sende geri dön, evine gel" şeklinde konuştu.
15 Ağustos 2025 Cuma - 12:17
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor
Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6 yıldır aralıksız devam ediyor. Aileler evlatlarını kararlılıkla çadırda bekliyor. 3 Eylül 2019’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti sürüyor. Aziz Demir’in annesi Güzide Demir, oğlu için 6 yıldır burada nöbet tuttuğunu belirterek, "Çocuklarımızı almadan biz buradan gitmeyeceğiz. Çözüm süreci var. İnşallah bu süreç olumlu geçer, çocuklarımızı alıp eve götürürüz. Aziz oğlum sen neredeysen gel. 10 yıldır sana hasretim. Gel eve oğlum bana bir telefon aç ne olur oğlum. Bir telefonu bana çok görme oğlum. Seni çok özlemişim Aziz. Gel güvenlik güçlerimize teslim ol" ifadelerini kullandı. Mahmut Uslu’nun annesi Bedriye Uslu ise, yaz-kış demeden her gün çadırın yolunu tuttuğunu söyledi. Uslu, "Tansiyon, şeker hastası olmama rağmen her gün çadırın yolunu tutuyorum. Eğer oğlum olmasaydı hiçbir güç beni buraya getiremezdi. Çok sıcaktır ama yine de geliyorum. Her gün bir umutla yola çıkıyorum, çadıra geliyorum bir haber var mıdır diye. Umudumu hiçbir zaman kesmedim geleceğine inanıyorum. Hiçbir zaman pes etmeyeceğim. İnşallah oğlumu alıp eve götüreceğim. Oğlumu çok özledim. İçim buruktur, kanadım kırıktır, hasretim oğluma. Onu doya doya bir kere koklasam. Mahmut’um oğlum geri dön yeterdir, bu çilemiz bitsin bizde evimizde oturalım, rahat edelim. Gel güvenlik güçlerimize, askerlerimize teslim ol. Bu Türkiye, bu bayrağın altında herkesin yeri var. Sende geri dön, evine gel" şeklinde konuştu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 20:46
Diyarbakır’da 2 gündür kayıp olan yaşlı adam bulundu
Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde kaybolan yaşlı adam, jandarma ekipleri tarafından 2 gündür süren çalışmalar sonucu bulundu. İlçenin kırsal Uğrak Mahallesi’nde 80 yaşındaki Cemil Aydın tarlaya gitmek üzere evden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamaması üzerine oğlu kayıp ihbarında bulundu. İhbar üzerine jandarma ekipleri tarafından arama çalışmaları başlatıldı. Aydın’ın ekiplerin çalışmaları sonucu kırsal Uğrak ve Bozoba mahalleri arasında bulunduğu ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 15:33
Diyarbakır’da eski eşinin ailesi tarafından silahlı saldırıya uğrayan şahıs yaralandı
Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde eski eşinin babası ve kardeşleri tarafından silahlı saldırıya uğrayan şahıs, bacağından yaralandı. Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi’nde 1109. Sokak’ta babasının evine giden bir şahıs, eski eşinin babası ve iki kardeşinin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bacağından yaralanan şahıs, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildi. Polis, olayla ilgili inceleme başlattı. Şahsın, sürekli alkol alarak eski eşine tehdit mesajları göndermesi nedeniyle gerçekleştiği ileri sürüldü.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 15:03
Diyarbakır’da otomobil takla attı: 2 yaralı
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde otomobilin takla atması sonucu 2 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, ilçenin Aşağıkonak Mahallesi’nde sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil devrildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 2 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildi.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 14:10
Diyarbakır’da yapımı tamamlanan sağlık kompleksi açılışa gün sayıyor
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde yapımı tamamlanan ve bünyesinde ilçe sağlık müdürlüğü, sağlıklı hayat merkezi, 9 hekimlik aile sağlığı merkezi, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonu ve kreş bulunan sağlık Kompleksi, vatandaşların sağlık hizmetine daha modern ve konforlu alanlarda ulaşmasına imkan sağlayacak. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Diyarbakır’ın üçüncü Sağlıklı Hayat Merkezinin de bünyesinde bulunacağı sağlık kompleksinde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Diyarbakır’a çok önemli bir yatırım ve hizmeti kazandıracak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Asiltürk, "Diyarbakır’da sağlık standartlarının daha da yükselmesi, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine en hızlı ve en kolay şekilde ulaşabilmeleri, bu hizmetleri en nitelikli, en kaliteli şekilde alabilmeleri noktasında var gücümüzle çalışıyoruz. Yapımı tamamlanan sağlık kompleksimizin hizmete girmesinde sona doğru yaklaşıyoruz. 6 bin metre kapalı alana sahip kompleksimizde; Çermik İlçe Sağlık Müdürlüğü, sağlıklı hayat merkezi, 9 hekimlik aile sağlığı merkezi, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonu ve kreş bulunacak. İlimizdeki sağlık kuruluşlarımızda ilk defa açılacak olan kreşin de yer alacağı komplekste bulunan Sağlıklı Hayat Merkezi’mizden vatandaşlarımız; beslenme danışmanlığı, kronik hastalıklar ve fiziksel aktivite danışmanlığı, kadın ve üreme sağlığı danışmanlığı, çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı, tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı, Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM), ruh sağlığı danışmanlığı, enfeksiyon kontrol hizmetleri, koruyucu ağız ve diş sağlığı danışmanlığı ve tıbbi hizmetler konularında hizmet alabilecek. Sağlık kompleksimizi şehrimize kazandıracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. En kısa sürede hizmet vermeye başlayacak Kompleks Diyarbakır’a hayırlı olsun" dedi.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 13:15
Diyarbakır’da mevsimlik işçilerin sıcak havada fıstık hasadı devam ediyor
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde mevsimlik işçilerin mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcak havada fıstık hasadı devam ediyor. Kentte sıcak hava dalgası mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. 40 derece üzeri bulan sıcak havada fıstık toplayan mevsimlik işçilerin mesaisi, sabah 07.00’de başlayıp, 17.00’ye kadar devam ediyor. İşçilerden G.D., Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden geldiklerini, havanın bayağı sıcak olduğunu söyledi. Aileleriyle birlikte çalıştıklarını belirten G.D., "Öğrenciyim, yaz tatilinde ise fıstık hasadı yapıyoruz. 45 derecelere kadar ulaştığı oluyor. Bu sıcakta çalışıyoruz. Buraya geleli yaklaşık 5 gün oldu. Sabah 05.00’te kalkıyoruz, 07.00’de başlıyoruz, 17.00’de bırakıyoruz" dedi. Z.S. ise fıstık toplamaya Siverek ilçesinden geldiklerini kaydederek, "Saat 07.00’den 17.00’ye kadar günlerdir sıcaklık altında fıstık topluyoruz. Sıcaklıkta gerçekten yoruluyoruz" ifadelerinde bulundu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 13:09
Diyarbakır Müzesi’nde 3 kıymetli eser ilk kez kalıcı olarak sergilendi
Diyarbakır Müzesi, koleksiyonundaki üç nadide eseri kalıcı olarak bahçe sergi alanında ziyaretçilerin beğenisine sundu. 1934 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü müzelerinden biri olan Diyarbakır Müzesi, 36 binden fazla esere ev sahipliği yapıyor. Ancak sergileme alanlarının sınırlı olması nedeniyle bu eserlerin yalnızca küçük bir bölümünün ziyaretçilere gösterileceği belirtildi. Müze yetkilileri, zaman zaman düzenlenen geçici veya kalıcı sergilerle depolarda muhafaza edilen eserleri de gün yüzüne çıkarıyor. Bu kapsamda, 1946 yılında müzeye getirilen ancak bugüne kadar depolarda korunan üç tarihi eser, ilk kez sergilenmeye başlandı. Sergilenen eserlerden ikisi Akad dönemine, biri ise Hellenistik döneme ait. Hellenistik dönem eseri, zafer tanrıçası Nike’yi betimleyen stilize bir heykel. Kartal gövdeli, pelerini kartal kanatları şeklinde yapılmış heykelin üst kısmı tahrip olduğu için günümüze ulaşmamış. Üzerinde "meander" motifi olarak bilinen kıvrımlar dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu eserin yaklaşık 2 bin 500 yıl önce Diyarbakır’ın önemli caddelerinden birinde bir sütunun üzerinde sergilendiğini tahmin ediyor. Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesinin, 1934 yılında kurulduğunu, Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden olduğunu aktardı. Gizligöl, "Koleksiyonunda 36 binden fazla eser bulunmaktadır. Ancak bu eserlerin çok azını sergileme imkanı bulabiliyoruz. Çünkü Diyarbakır, taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları bakımından oldukça zengin bir ilimizdir. Koleksiyonumuzda çok sayıda tarihi eser olduğu için bunların yalnızca küçük bir kısmını sergileyebiliyoruz; yeterince alanımız yok. Bununla birlikte, zaman zaman geçici veya kalıcı sergilerle vatandaşların hiç görmediği, görme şansına erişemediği eserlerimizi teşhir ederek onların beğenisine sunuyoruz. Bu kapsamda, dün itibarıyla üç eserimizi müze bahçesindeki sergi alanına getirdik. Söz konusu eserler, 1946 yılında Diyarbakır Müzesi’ne kazandırılmış; ancak bugüne kadar depolarımızda muhafaza edilmişti" dedi. Gizligöl, 3 eserin de birbirinden kıymetli olduğunu vurgulayarak konuşmasına şöyle devam etti: "İkisi Akad dönemine, biri ise Hellenistik döneme tarihleniyor. Hellenistik döneme ait eser, zafer tanrıçası Nike’yi betimleyen stilize bir heykeldir. Nike, "zafer" anlamına gelir; Roma’da ise karşılığı Victoria’dır. Heykelde kartal gövdeli bir kadın figürü yer almakta; pelerini kartal kanatları şeklinde yapılmıştır. Üst kısmı ne yazık ki tahrip olduğu için günümüze ulaşamamıştır. Heykelin kaide kısmında "meander" motifi olarak bilinen kıvrımlar bulunuyor. Üst bölümde kartal kanatları ve tanrıçanın ayakları görülmektedir. Uzmanlar, bu eserin yaklaşık 2 bin 500 yıl önce Diyarbakır’ın Gazi Caddesi veya Melikahmet Caddesi’nde bir sütun üzerinde sergilendiğini tahmin etmektedir. Daha sonra yaklaşık 2 bin yıl boyunca toprağın altında kalmış, 1946’da müzemize getirilmiş ve uzun süre depoda muhafaza edilmiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca vitrinlerdeki değil, depolarda bulunan eserleri de zaman zaman görmesi gerektiğine inanıyoruz. Depolarımızda da çok değerli tarihi eserler yer almakta. Bu nedenle söz konusu üç eseri bahçeye getirerek kalıcı sergi alanında ziyaretçilerin beğenisine sunduk".
14 Ağustos 2025 Perşembe - 13:09
Diyarbakır’da mevsimlik işçilerin sıcak havada fıstık hasadı devam ediyor
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde mevsimlik işçilerin mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcak havada fıstık hasadı devam ediyor. Kentte sıcak hava dalgası mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. 40 derece üzeri bulan sıcak havada fıstık toplayan mevsimlik işçilerin mesaisi, sabah 07.00’de başlayıp 17.00’ye kadar devam ediyor. İşçilerden G.D., Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden geldiklerini, havanın bayağı sıcak olduğunu söyledi. Aileleriyle birlikte çalıştıklarını belirten G.D., "Öğrenciyim, yaz tatilinde ise fıstık hasadı yapıyoruz. 45 derecelere kadar ulaştığı oluyor. Bu sıcakta çalışıyoruz. Buraya geleli yaklaşık 5 gün oldu. Sabah 05.00’te kalkıyoruz, 07.00’de başlıyoruz, 17.00’de bırakıyoruz" dedi. Z. S. ise fıstık toplamaya Siverek ilçesinden geldiklerini kaydederek, "Saat 07.00’den 17.00’ye kadar. Günlerdir sıcaklık altında fıstık topluyoruz. Sıcaklıkta gerçekten yoruluyoruz" ifadelerinde bulundu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 09:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret eden CHP lideri Özel’e tepki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösteren şehit yakınları ve gaziler, "Cumhurbaşkanımıza karşı seviyesiz, nezaketsiz ve yakışıksız ifadeler kullanmak, sadece kişisel bir saygısızlık değil; aynı zamanda millet iradesine, devletin en yüksek makamına ve o makama oylarıyla güç veren milyonlarca vatandaşımıza hakarettir" ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, siyasetin temelinde bulunması gereken edep ve üslup çizgisini bu denli aşmasının, muhalefet sorumluluğunu tamamen unuttuğunu gösterdiğini dile getiren terör gazisi ve 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, bu hakaret diliyle siyaset yapanların, kendi seviyelerini düşürdüğünü, millet nezdinde itibarlarını tükettiğini söyledi. Gündüz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, milletin oylarıyla defalarca kez devletin zirvesine gelmiş, Türkiye’yi her alanda güçlendirmiş bir liderdir. Ona karşı kullanılan ’lan’ gibi basit, argo ve terbiyesiz ifadeler; ne siyasi bir eleştiridir ne de demokratik bir tavırdır. Bu, düpedüz ahlak ve devlet adabı eksikliğidir. Siyaset; millete hizmet yarışıdır, sokak ağzıyla kavga alanı değil. Eğer bir konuda eleştiri yapılacaksa bu, belgeyle, bilgiyle, milletin anlayacağı bir dil ve üslupla yapılır. Hakaret ederek siyaset yapmak, milletin sorunlarına çözüm üretmekten aciz olanların sığındığı en kolay yoldur. Türk milleti, bu tarz seviyesiz üsluba değil; icraata, projeye, hizmete bakar. Hakaretle gündem oluşturmaya çalışanlar ise, er ya da geç milletin vicdanında kaybedeceklerdir" dedi.
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 23:50
112 personeli, kanalda boğulan oğlunu son yolculuğuna uğurladı
Diyarbakır’da 112 Acil Çağrı Merkezi’nin itfaiye biriminde çocuğunun boğulma çağrısını alan baba, oğlunu son yolculuğuna uğurladı. Kırsal Dokuzçeltik Mahallesi’nde bir grup arkadaş serinlemek için sulama kanalına girdi. Gruptan boğulma tehlikesi geçiren 2 kişiden biri kurtarılırken, Muhammed Ronahi Gültekin (15), bir süre sonra gözden kayboldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine, olay yerine sağlık, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve polis ekipleri sevk edildi. Gültekin’nin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Öte yandan, hayatını kaybeden Muhammed Ronahi Gültekin’in, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin itfaiye biriminde görevli Askeri Gültekin’in oğlu olduğu, çağrıyı karşılayıp ekipleri yönlendirdiği öğrenildi. Muhammed Ronahi Gültekin, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 23:32
112 AÇM’nin itfaiye birimi personeli, ölüm çağrısı aldığı oğlunu son yolculuğuna uğurladı
Diyarbakır’da, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin itfaiye biriminde çocuğunun boğulma çağrısını alan baba, oğlunu son yolculuğuna uğurladı. Kırsal Dokuzçeltik Mahallesi’nde bir grup arkadaş serinlemek için sulama kanalına girdi. Gruptan boğulma tehlikesi geçiren 2 kişiden biri kurtarılırken, Muhammed Ronahi Gültekin (15), bir süre sonra gözden kayboldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine, olay yerine sağlık, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve polis ekipleri sevk edildi. Gültekin’nin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Öte yandan, hayatını kaybeden Muhammed’in, AÇM’nin itfaiye biriminde görevli Askeri Gültekin’in oğlu olduğu, çağrıyı karşılayıp ekipleri yönlendirdiği öğrenildi. Muhammed, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder