Yerel Haberler
Diyarbakır
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:17 DTSO’dan teşvik sistemleri açıklaması DTSO’dan, teşvik sistemleri ile ilgili yapılan açıklamada, ’’Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sistemi, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltma hedefini karşılamamış, aksine bu farkı daha da derinleştiren bir sonuç üretmiştir" sözlerine yer verildi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) tarafından, teşvik sistemleri ile ilgili açıklama yapıldı. Odadan yapılan açıklamada, ’’Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sistemi, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltma hedefini karşılamamış, aksine bu farkı daha da derinleştiren bir sonuç üretmiştir. Yatırım teşviklerinin sistemli biçimde uygulanmaya başlanması, ekonomide planlı döneme geçilen 1963 yılına dayanmaktadır. 1980 sonrası dönemde ise teşvik uygulamaları kapsamlı biçimde hayata geçirilmiş, bugüne kadar yaklaşık 16 farklı yasa, kararname ve Bakanlar Kurulu kararıyla uygulamalar defalarca revize edilmiştir. Farklı uygulamalar altında yürütülen tüm bu düzenlemelerin temel amacı, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak olmuştur. Ancak aradan geçen on yıllara rağmen bu hedefin gerçekleşmediği, aksine bölgesel eşitsizlikleri derinleştiği açıkça görülmektedir. 1998 yılında kişi başına geliri bin 500 doların altında olan 22 ili kapsayan 4325 sayılı Teşvik Yasası yürürlüğe girmiş, 2002’de çıkarılan 5084 sayılı yasa ile teşvik kapsamındaki il sayısı önce 36’ya, 2005’te yapılan genişletmeyle 49 il ve iki ilçeye çıkarılmıştır. 2009 yılında ise tüm iller dört bölgeye ayrılarak yeni bir teşvik sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Ancak 2009’daki ölçümlerde 1. ve 2. bölgelerde yer alan 24 il teşviklerden yüzde 67,8 oranında faydalanırken, geriye kalan 57 il ise yalnızca yüzde 32,2 oranında pay almıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verileri üzerinden yapılan ve 2004-2013 dönemini kapsayan çalışmalar da bu tabloyu teyit etmektedir. Teşvik belgeleri, yatırım tutarları ve istihdam verileri incelendiğinde, 1. ve 2. bölgelerde yer alan 21 kentin tüm başlıklarda yüzde 60’ın üzerinde pay aldığı, buna karşın 5. ve 6. Bölgelerdeki 29 kentin teşvik yatırımlarında yüzde 12-14 bandında kaldığı görülmektedir. Özellikle en az gelişmiş 16 ilin yer aldığı 6. bölge, yatırım desteklerinden yalnızca yüzde 5 civarında pay alabilmiştir." Açıklamanın devamında, istihdam açısından bakıldığında, 6. bölge emek yoğun sektörler sıralanarak, şu ifadelere yer verildi: ’’Yüzde 23,22 oranında bir istihdam payı oluşturabilmiştir. Ancak hazır giyim gibi sektörlerde yatırımların yurt dışına kayması en fazla bu bölgeleri etkiledi. Bu durum bölgenin istihdam açısından sahip olduğu tek avantajlı konumu da kaybetmesine neden olacaktır. 30 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi de önceki uygulamalardan farklı bir sonuç üretmemiştir. Aksine açıklanan veriler, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak yerine daha da derinleştirmiştir. Eylül ayında 6. Bölge yatırımları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15, 5. Bölge yatırımları ise yüzde 53,6 oranında azalırken, 1. bölge yatırımlarında yüzde 50,6, 2. bölge yatırımlarında ise yüzde 29,9 artış yaşanmıştır. Aynı ayda toplam yatırımların yüzde 65’i 1. ve 2. bölgelerde yoğunlaşmış, 5. ve 6. bölgelerin toplam payı yüzde 14,5’te kalmıştır. Ekim 2025 teşvik verileri de benzer bir tabloyu ortaya koymaktadır. 2024-2025 karşılaştırmasında 5. bölge yatırımları yüzde 66,8, 6. Bölge yatırımları ise yüzde 84,2 oranında gerilerken; buna karşın 1. bölgede yüzde 63,4, 2. bölgede ise yüzde 2,20 oranında artış yaşanmıştır. Mevcut teşvik uygulamaları, Türkiye’nin genel ekonomik büyümesine katkı sunmuş olabilir. Ancak bölgesel kalkınma ve bölgeler arası eşitsizliklerin giderilmesi açısından beklenen sonucu vermemiştir. Bu tablo, mevcut teşvik sisteminde ısrar edilmesi halinde farklı bir sonuç alınamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Teşvik sisteminde esas amaç bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmaktır. Ancak bu sadece emek yoğun ve kırılgan sektörleri az gelişmiş bölgelere kaydırarak çözülecek bir sorun değildir. Bu bölgelerdeki yatırımcının mali yetersizliğini ve az gelişmişlik dezavantajlarını minimize edecek, bürokratik süreçlerin en aza indirgendiği kapsayıcı ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmelidir."
Diyarbakır’da vatandaşlardan Devlet Bahçeli’ye ’süreç’ teşekkürü
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:55 Diyarbakır’da vatandaşlardan Devlet Bahçeli’ye ’süreç’ teşekkürü Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır’ın Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin ve KAÇEP İlçe Başkanı Serap Kaya, Berat Kandili dolayısıyla Kurşunlu Cami önünde vatandaşlara kandil simidi, tatlı ve meyve suyu ikram ederek barış mesajı verdi. Vatandaşlar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Terörsüz Türkiye sürecine verdiği destekten dolayı teşekkür etti. MHP Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin ile MHP Sur Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları İlçe Başkanı Serap Kaya, beraberlerindeki teşkilat üyeleriyle birlikte Berat Kandili dolayısıyla Diyarbakır’ın Sur ilçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Bir dönem terör olaylarıyla anılan Sur ilçesindeki tarihi Kurşunlu Cami önünde gerçekleştirilen programda, vatandaşlara kandil simidi, tatlı ve meyve suyu ikram edildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte birlik, beraberlik ve barış vurgusu ön plana çıktı. MHP Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin, kandillerin insanların toplumsal dayanışma ve kardeşliğin pekiştiği özel günler olduğunu söyledi. Erdin, ’’MHP Sur İlçe Başkanı olarak Diyarbakır’ın Sur ilçesi Kurşunlu Camisinin önünde tüm İslam alemin Berat Kandilini kutlar iyi geçmesini dilerim. Buradan MHP Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın da kandilini kutlarım. En kötü günümüz böyle olsun inşallah" dedi. Öncelikle temennisinin barış olduğunun altını çizen Erdin, "Bu güzel günde ellerini semaya açıp barış dileyen vatandaşlarımızı, esnafımızı gezdik, hepsinin arzusu barıştır. Devlet beye de yapmış olduğu barış çağrısından dolayı kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisine selamlarımızı iletiyoruz. Allah emeği geçen herkesten razı olsun’’ diye konuştu. KAÇEP İlçe Başkanı Serap Kaya ise bu tür etkinliklerle toplumsal birlikteliği güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade ederek, "Bugün Berat Kandili. Bu mübarek günde Sur ilçesinde Berat Kandili dolayısıyla vatandaşlarımıza ikramlarda bulunduk. Bugün edilen bütün duaların kabul olmasını diliyorum. Öncelikle dualarımız milletimiz, ailemiz ve evlatlarımız içindir. Rabbim kabul eylesin. Hayırlı kandiller diliyorum. Birliğimiz ve dirliğimiz diam olsun" şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Mehmet Yener ise ’’Devlet Bahçeli’nin kandilini kutluyorum, ellerinden öperim. Barış çağrısı yaptığı içinde kendisine teşekkür ederim" dedi. Bir diğer vatandaş Sabri Akıncı da Devlet Bahçeli’ye barış sürecine verdiği desteklerden dolayı teşekkürlerini iletti.
Diyarbakır’da vatandaşlardan Devlet Bahçeli’ye ’süreç’ teşekkürü
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:49 Diyarbakır’da vatandaşlardan Devlet Bahçeli’ye ’süreç’ teşekkürü Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır’ın Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin ve KAÇEP İlçe Başkanı Serap Kaya, Berat Kandili dolayısıyla Kurşunlu Cami önünde vatandaşlara kandil simidi, tatlı ve meyve suyu ikram ederek barış mesajı verdi. Vatandaşlar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Terörsüz Türkiye sürecine verdiği destekten dolayı teşekkür etti. MHP Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin ile MHP Sur Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları İlçe Başkanı Serap Kaya, beraberlerindeki teşkilat üyeleriyle birlikte Berat Kandili dolayısıyla Diyarbakır’ın Sur ilçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Bir dönem terör olaylarıyla anılan Sur ilçesindeki tarihi Kurşunlu Cami önünde gerçekleştirilen programda, vatandaşlara kandil simidi, tatlı ve meyve suyu ikram edildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte birlik, beraberlik ve barış vurgusu ön plana çıktı. MHP Sur İlçe Başkanı Şakir Erdin, kandillerin insanların toplumsal dayanışma ve kardeşliğin pekiştiği özel günler olduğunu söyledi. Erdin, ’’MHP Sur İlçe Başkanı olarak Diyarbakır’ın Sur ilçesi Kurşunlu Camisinin önünde tüm İslam alemin Berat Kandilini kutlar iyi geçmesini dilerim. Buradan MHP Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın da kandilini kutlarım. En kötü günümüz böyle olsun inşallah" dedi. Öncelikle temennisinin barış olduğunun altını çizen Erdin, "Bu güzel günde ellerini semaya açıp barış dileyen vatandaşlarımızı, esnafımızı gezdik, hepsinin arzusu barıştır. Devlet beye de yapmış olduğu barış çağrısından dolayı kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisine selamlarımızı iletiyoruz. Allah emeği geçen herkesten razı olsun’’ diye konuştu. KAÇEP İlçe Başkanı Serap Kaya ise bu tür etkinliklerle toplumsal birlikteliği güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade ederek, "Bugün Berat Kandili. Bu mübarek günde Sur ilçesinde Berat Kandili dolayısıyla vatandaşlarımıza ikramlarda bulunduk. Bugün edilen bütün duaların kabul olmasını diliyorum. Öncelikle dualarımız milletimiz, ailemiz ve evlatlarımız içindir. Rabbim kabul eylesin. Hayırlı kandiller diliyorum. Birliğimiz ve dirliğimiz diam olsun" şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Mehmet Yener ise, ’’Devlet Bahçeli’nin kandilini kutluyorum, ellerinden öperim. Barış çağrısı yaptığı içinde kendisine teşekkür ederim" dedi. Bir diğer vatandaş Sabri Akıncı da Devlet Bahçeli’ye barış sürecine verdiği desteklerden dolayı teşekkürlerini iletti.
DİSİDER Başkanı Akbaş: ’’Sürecin kalıcı hale gelmesini temenni ediyoruz’’
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:38 DİSİDER Başkanı Akbaş: ’’Sürecin kalıcı hale gelmesini temenni ediyoruz’’ Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, sürecin kalıcı hale gelmesini temenni ettiklerini belirterek, ’’Suriye’de yansıyan olumlu atmosfer, bölgemize de yansıyarak, sınır kapılarının açılmasıyla birlikte ticarete yeniden nefes aldıracak’’ dedi. DİSİDER Başkanı Akbaş, Suriye hükümeti ile SDG’nin mutabakatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 30 Ocakta Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti ile SDG arasında imzalanan ve 2 Şubatta yürürlüğe girecek mutabakat kapsamında atılan adımları memnuniyetle karşıladıklarını belirten Akbaş, bu gelişmenin yıllardır savaşın yükünü omuzlarında taşıyan ve büyük acılar yaşayan, Suriye halkının adına ve bölgesel istikrar açısından son derece kıymetli olduğunu söyledi. Akbaş, ’’Savaşların kazananı olmadığı, en ağır bedelin her zaman siviller tarafından ödendiği acı bir gerçektir. Gelinen bu aşama; çatışma yerine diyalog ve siyasi çözüm yollarının mümkün olduğunu göstermektedir. Savaş şehirlerin hafızasını ve halkların ortak geleceğini yaralar. Barış ise yaraları sarar, umudu yeşertir; kalkınmanın ve toplumsal iyileşmenin önünü açar. Suriye, bizim için yalnızca bir sınır komşusu değil akrabalık bağlarımızın, ortak kültürümüzün ve tarihi birlikteliğimizin bulunduğu önemli bir ülkedir. Bu topraklarda sağlanacak kalıcı barış, huzur ve refah bizler için de mutluluk vesilesidir. Suriye’de yansıyan olumlu atmosfer, bölgemize de yansıyarak, sınır kapılarının açılmasıyla birlikte ticarete yeniden nefes aldıracak, yalnızca yolları değil ticareti, bereketi ve komşuluk hukuku da karşılıklı güven ve iş birliğiyle güçlenecektir. DİSİDER olarak bu sürecin kalıcı hale gelmesini, sağduyu ve diyalog zemininde ilerlemesini temenni ediyor başta Suriye halkı olmak üzere tüm bölge için barış, istikrar ve kardeşlik diliyoruz. Acıların son bulduğu, çocukların korkmadan uyuyabildiği bir gelecek umuduyla atılan bu adımı güçlü biçimde destekliyoruz’’ diye konuştu.
Seven: ’’Sulak alanlar hayatın sigortasıdır’’
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:22 Seven: ’’Sulak alanlar hayatın sigortasıdır’’ Diyarbakır Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Erdal Seven, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sulak alanların korunmasının hem biyolojik çeşitlilik hem de insan yaşamı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Seven, Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Sulak alanların yalnızca doğal zenginlik değil, aynı zamanda kültürel mirasın da önemli bir parçası olduğunu belirten Seven, Ramsar Sözleşmesine değinerek, Sulak Alanların Korunmasına Dair Sözleşmenin 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzalandığını hatırlattı. Türkiye’nin ise bu sözleşmeye 1994 yılında taraf olduğunu ifade eden Seven, Ramsar Sözleşmesinin modern küresel çevre anlaşmaları arasında en eski anlaşma olduğuna dikkat çekti. Seven, bunun aynı zamanda belirli bir ekosisteme, yani sulak alanlara adanmış tek uluslararası sözleşme olma özelliğini taşıdığını söyledi. Seven, sözleşmenin taraf ülkelere en az bir sulak alanı "Uluslararası Öneme Haiz Sulak Alan" olarak ilan etme, bu alanları koruma ve akılcı kullanımını sağlama yükümlülüğü getirdiğini belirterek, Dünya Sulak Alanlar Günü’nün de 1997 yılından bu yana her yıl 2 Şubatta bu bilinçle kutlandığını dile getirdi. ’’Canlı türlerinin yüzde 40’ı sulak alanlara bağımlı’’ Sulak alanların ekosistem açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Seven, dünyadaki bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık yüzde 40’ının sulak alanlara bağımlı olduğunu söyledi. Bu alanların, dünyadaki tüm ormanların karbon depolama kapasitesinin yaklaşık iki katına sahip olduğunu aktaran Seven, sulak alanların tatlı suyun büyük bir kısmını bünyelerinde tutarak insanlığa sunduğunu kaydetti. Sulak alanların doğal bir filtre gibi çalışarak suyu temizlediğini ifade eden Seven, bu alanların sünger özelliği sayesinde suyu emdiğini, yeraltı sularını beslediğini ve yüzey akışını yavaşlatarak taşkın risklerini ciddi ölçüde azalttığını vurguladı. Baraj ve gölet gibi yapay sulak alanların da afet risklerinin azaltılmasına katkı sunduğunu bildiren Seven, özellikle kış aylarında su kuşları için önemli beslenme, konaklama ve üreme alanları sağladığını dile getirdi. Sulak alanlardan elde edilen balık, pirinç gibi kaynakların tüm canlılar için yaşam kaynağı olduğuna dikkat çeken Seven, "Bu nedenle su, sulak alanlar ve hayat birbirinden ayrılamaz" dedi. Diyarbakır’da 159 sulak alan tespit edildi Diyarbakır genelinde yapılan teknik çalışmalar sonucunda 159 adet sulak alanın tespit edildiğini açıklayan Seven, bu alanların Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Sulak Alan Envanteri Yönetim Bilgi Sistemine (SAYBİS) kayıt altına alındığını söyledi. İlin başlıca sulak alanları arasında Dicle ve Fırat nehirleri, Batman Çayının Diyarbakır sınırları içindeki kıyıları, Kulp, Sarım, Sinek ve Ambar çayları ile Dicle, Kralkızı, Karakaya ve Batman Barajı’nın il sınırlarında kalan bölümlerini sayan Seven; ayrıca Devegeçidi, Göksu, Beşpınar, Ortaviran ve Gözegöl gibi yapay göletlerin de önemli sulak alanlar arasında yer aldığını ifade etti. "Denetimler ve yaptırımlar titizlikle sürdürülüyor" Diyarbakır Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü olarak sulak alanların korunması ve biyolojik çeşitliliğin devamı için denetim, belgelendirme ve gerekli durumlarda idari yaptırım işlemlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirten Seven, bu konuda taviz verilmediğini vurguladı. Seven, sulak alanların korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması için herkesin en yüksek hassasiyeti göstermesi gerektiğini ifade ederek, "Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma gayretiyle 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nü kutluyor, bu günün yeni ve güzel başlangıçlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.
Okullarda ikinci dönem ’bayrak’ temasıyla başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:28 Okullarda ikinci dönem ’bayrak’ temasıyla başladı Eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, "Marifle İstiklal, Bayrakla İstikbal" sloganı ve bayrak temasıyla başladı. 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci eğitim dönemi bugün itibariyle başladı. İkinci dönemin ilk gününde okullarda bayrak teması ön plana çıkarılırken, "Marifle İstiklal, Bayrakla İstikbal" sloganı çerçevesinde öğrencilere bayrağın önemi, istiklal ve istikbal bilinci anlatıldı. Diyarbakır’da da Kayapınar ilçesindeki Şehit Polis Mehmet Elçin İlkokulunda İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu öğrencilerle bir araya geldi. İstiklal Marşının okunmasının ardından öğrencilerle sohbet eden Sadoğlu, öğrencilere ikinci dönem için başarılar diledi. Ardından açıklamalarda bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Sadoğlu, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci eğitim dönemine 2 Şubat Pazartesi itibari ile başladıklarını söyledi. Sadoğlu, "Bugün ikinci dönem eğitim öğretim yılına başlarken bayrak temamızla başladık ve sloganımız ’Marifle İstiklal, Bayrakla İstikbal’ oldu. Bu tema kapsamında tüm Türkiye’de, tüm okullarımızda bayrağımızın kıymetini, bayrağımızın değerini, istiklalimizin ve istikbalimizin önemini öğrencilerimize bugün anlatacağız. Bugün bu konuyu okullarımızda işleyeceğiz ve öğrencilerimizin, çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesini hedefliyoruz. İnşallah hem istiklalimizin hem de istikbalimizin teminatı olan gençlerimize faydalı olacağına inanıyoruz. İkinci dönemin eğitim öğretim yılının tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Öğrencilerden Gökçe Çetin, çok heyecanlı olduğunu söyledi. Çetin, "Arkadaşlarımı ve okulumu çok özledim. Anneanneme gittim ve arkadaşlarımı gördüm. Derste çalıştım ara tatilde. Oyunlarda oynadım" diye konuştu. Bir diğer öğrenci Göktürk Alp Çetin ise tatilde arkadaşlarıyla görüştüğünü söyledi. Çetin, "Ders çalıştım, kitap okudum, oyun oynadım. Okulumu, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi çok özledim ve çok heyecanlıyım" şeklinde konuştu.
FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:17 FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi FOTONO21 Fotoğraf Derneği, Doğu Anadolu’nun önemli doğal alanlarından biri olan Nazik Gölünde kış temalı bir fotoğraf gezisi gerçekleştirdi. Bitlis’in Ahlat ilçesi sınırlarında yer alan Nazik Gölü, yaklaşık bin 800 metre rakımı, tatlı su yapısı ve kış aylarında büyük ölçüde donan yüzeyi ile bölgenin karakteristik doğal oluşumları arasında bulunuyor. Süphan Dağının eteklerinde konumlanan göl, özellikle kış mevsiminde buzla kaplanan yüzeyi, karla örtülü kıyı şeridi ve sade peyzajıyla fotoğraf sanatçılarına güçlü bir görsel anlatım alanı sunuyor. Van Gölü Havzası içinde yer almasına rağmen tatlı su özelliği taşıması, Nazik Gölü’nü ekolojik ve coğrafi açıdan özgün kılıyor. Gerçekleştirilen fotoğraf gezisinde, gölün donmuş yüzeyindeki buz dokuları, ışık-gölge ilişkileri ve doğal formlar belgesel bir yaklaşımla kayıt altına alındı. Çalışma, doğanın mevsimsel dönüşümünü belgelemeyi amaçlayan fotoğrafçılar için önemli bir saha deneyimi sundu. FOTONO21 Fotoğraf Derneği üyesi Mehmet Sıddık Demir, Nazik Gölü fotoğraf gezisinin taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi: ‘’Nazik Gölü, kış mevsiminde yalnızca estetik açıdan etkileyici bir manzara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin iklimsel yapısını, coğrafi karakterini ve doğal döngüsünü bütüncül biçimde yansıtan çok güçlü bir alan oluşturuyor. Donmuş göl yüzeyi, kar dokuları ve çevre peyzaj, fotoğrafçı için hem belgesel hem de sanatsal açıdan zengin bir anlatım imkanı sağlıyor. Bu çalışmadaki temel amacımız, doğanın sert ama bir o kadar da etkileyici bu halini fotoğraf aracılığıyla kayıt altına almak, geleceğe kalıcı bir görsel arşiv bırakmaktı. FOTONO21 Fotoğraf Derneği olarak çalışmalarımız yalnızca Diyarbakır ile sınırlı değil; içinde bulunduğumuz coğrafyanın tarihi, kültürel ve doğal değerlerini belgelemek, bu değerlerin görünür kılınmasına katkı sunmak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bölgenin görsel hafızasını oluşturmaya yönelik bu tür belgesel nitelikli fotoğraf çalışmalarını önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz." Fotoğraf gezisine katılan fotoğraf sanatçısı Terfa Yiğit, Nazik Gölünün kış mevsiminde sunduğu görsel imkanların fotoğraf sanatı açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘’Kış aylarında büyük ölçüde donan Nazik Gölü, yalın ama son derece güçlü bir görsel anlatım dili sunuyor. Donmuş göl yüzeyinde oluşan doğal çatlaklar, buz ve karın birlikte oluşturduğu dokusal yapı ile geniş ve sakin boşluk hissi, fotoğrafa hem derinlik hem de zamansız bir etki kazandırıyor. Bu sade peyzaj, fotoğrafçıyı detaylara, ışığa ve kompozisyona daha bilinçli yaklaşmaya yönlendiriyor. Nazik Gölü, özellikle kış fotoğrafçılığı ve belgesel çalışmalar açısından güçlü bir mekan olmasının yanı sıra, doğanın mevsimsel dönüşümünü yalın bir dille anlatma imkanı sunuyor. Bu yönüyle yalnızca estetik kareler üretmeye değil, aynı zamanda doğaya ve coğrafyaya dair güçlü bir görsel kayıt oluşturmaya imkan tanıyor."