Yerel Haberler
Diyarbakır
Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:34:04 Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da saatte 70 kilometre hıza ulaşan fırtına ve zaman zaman oluşan hortumların enerji nakil hatlarında yol açtığı hasara karşı ekipleriyle gece boyunca sahada aralıksız görev yaptı. Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de olumsuz hava şartlarından dolayı devrilen direkler ve kopan iletkenler nedeniyle oluşan arızalara hızla müdahale edildi. Ekipler, hasar tespit ve onarım çalışmalarını AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle koordineli şekilde sürdürerek enerji arzının güvenli biçimde yeniden sağlanması için yoğun mesai harcadı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Şanlıurfa’da tüm saha ekipleriyle teyakkuz halinde görev yaptı. Dün gece kent genelinde etkisini artıran fırtına, saatte 70 kilometre hıza ulaşırken, zaman zaman oluşan hortumlarla birlikte ağaçların devrilmesine, çatıların uçmasına ve enerji nakil hatlarında ciddi hasar meydana gelmesine neden oldu. Şirket ekipleri, vatandaşların can ve mal güvenliğini önceliklendirerek arızalara hızlı müdahale etmek üzere gece boyunca sahada çalışma yürüttü. Şanlıurfa’da olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü’nün yanı sıra Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir yer aldı. Şiddetli rüzgar ve hortumların etkisiyle bazı bölgelerde elektrik direkleri devrildi, dağıtım hatlarında kopmalar meydana geldi. Bu nedenle şehir genelinde zaman zaman elektrik kesintileri yaşanırken, Dicle Elektrik ekipleri hasarın oluştuğu noktalarda güvenlik riski doğmaması için kontrollü kesinti uyguladı. Arızası giderilen bölgelere enerji akışı yeniden sağlanırken, hava koşullarının olumsuz etkisini sürdürdüğü bazı noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Dicle Elektrik yetkilileri, enerji arzının güvenli şekilde yeniden sağlanabilmesi için bakım ve onarım faaliyetlerinin öncelik sırasına göre planlandığını belirtti. Olumsuz hava koşullarından etkilenen Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de ekiplerin AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle sahada koordineli şekilde yoğun bir mesai yürüttüğü ifade edildi. Şirket, abonelerin güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi için tüm imkânların seferber edildiğini vurgulayarak, fırtına ve sağanak yağıştan etkilenen bölgelerde çalışmaların planlı şekilde sürdüğünü açıkladı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:35 Akdeniz anemisi, erken tanı ve doğru takiple kontrol altına alınıyor Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümünden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, Akdeniz anemisinin doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. Genetik geçişli bir hastalık olan talasemide taşıyıcılığın erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı. Talasemilerin, otozomal resesif geçiş gösteren, eritrosit (kırmızı kan hücrelerine) kırmızı rengini veren protein yapısındaki hemoglobin zincirlerinden birinin veya bir kaçının hatalı sentezi sonucu ortaya çıkan hipokrom mikrositer anemi ile karakterize bir grup hastalık olduğunu belirten Prof. Kadıköylü, "Talasemi, alfa, beta, gama, delta olarak tanımlanan hemoglobin zincirinin veya zincirlerinin az sayıda veya hiç yapılamaması ile oluşur. Alfa zincir yapımı azlığı alfa talasemiye, beta zincir yapım azlığı beta talasemiye neden olmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 3’ü beta talasemi taşıyıcısı, Güneybatı Asya’da nüfusun yüzde 5-10’u alfa talasemi taşıyıcısıdır. Ülkemizde Çukurova, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı çok sıktır" dedi. "Sessiz taşıyıcı hematolojik olarak normal iken talasemi minörda (taşıyıcı, heterozigot) hafif hipokrom mikrositer anemi görülür" diyen Kadıköylü, "Talasemi taşıyıcılığında herhangi bir yakınma olmaz iken tedaviye gerek yoktur. Genetik danışmanlık mutlaka verilmeli ve hasta anne, baba ve kardeşleri taşıyıcılık yönünden taranmalıdır. Talasemi intermediada (hasta, homozigot) kan transfüzyonu ihtiyacı çok değildir ancak orta derecede bir anemi mevcut olup anemiye bağlı halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı ve efora toleranssızlık ortaya çıkabilir. Hemoglobin düzeyi 6-10 g/dl arasında olup enfeksiyon, cerrahi gibi durumlarında kan transfüzyonu gerekir. Sarılık, dalak büyüklüğü, idrar renginde koyulaşma, yüzdeki ve uzun kemiklerdeki değişiklikler, demir emiliminin artışı ve sık kan transfüzyonuna bağlı olarak kalp, karaciğerde ve diğer organlarda demir birikimi nedeniyle çeşitli bulgular görülür" diye konuştu. Talaseminin majorda klinik bulguların genellikle 6 ay-2 yaş arasında ortaya çıktığını aktaran Kadıköylü, "İlk 4-6 ayda anemiye bağlı bulgular görülür. Solukluk, kısa boy, yüz kemikleri çıkık görünümlü, baş büyüktür, büyüme geriliği, karında şişlik, sarılık, karaciğer ve dalak büyüklüğü, kemik kırıkları tespit edilir. Bu hastalar küçük yaşlardan itibaren kan transfüzyonlarına bağımlıdır. Talasemi tanısında rutin hemogram (hemoglobin ve hematokrit düşüklüğü, bunlarla uyumsuz olarak eritrosit sayısında yükseklik, hipersplenizm gelişirse lökosit ve trombosit sayısında düşüklük), periferik yayma (hipokromi, mikrositoz, bazofilik noktalanma, eritrosit öncül hücrelerinin görülmesi), demir parametreleri (demir ve demir doygunluğunda normallik/artış, normal/yüksek ferritin düzeyleri) yardımcıdır. Ancak tanı hemoglobin elektroforezinde hemoglobin yapımına bağlı olarak HbA azalması, HbA2 ve HbF artışı tespit edilir. Genetik olarak mutasyonlar tespit edilebilirir" şeklinde konuştu. Talasemili hastalarda kan transfüzyonun amacının doku oksijenlenmesini sağlamak olduğunu kaydeden Prof. Kadıköylü, "Büyümeyi engellemeyecek, kemik iliğindeki yetersiz kan yapımını baskılayabilecek hemoglobin düzeyinin sağlanmasıdır. Hemoglobin düzeyinin 9-10 g/dl’nin altına düşürmemek için taze eritrosit süspansiyonları verilmelidir. Talasemide demir şelasyon tedavisi vücutta demir birikiminin önlenmesi, mevcut demir birikiminin azaltılması ve böylece artmış vücut demir birikimine bağlı gelişen kalp (en sık ölüm nedenidir, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, ritm bozukluğu), karaciğer (siroz ve kanser), endokrin (gelişme-büyüme geriliği, kemik gelişimde zayıflık, kırıklar, ergenlikte gecikme, hipogonadizm, tiroid ve paratiroid bezinde yetersiz çalışma, diyabetes mellitus), enfeksiyonlara yatkınlık gibi komplikasyonların önlenmesidir. Demir birikiminin önlenmesi ve takip için serum ferritin düzeyi (1000 ng/ml’nin altında tutulmalı) izlenmelidir. Karaciğer ve kalpte demir birikiminin tespit edilmesi için magnetik rezonans (MR) incelemesi gereklidir. Demir şelasyonu için desferrioksamine (pompa ile kullanılmaktadır, günümüzde çok tercih edilmemektedir), deferiprone (ağızdan kullanılır, kan değerlerinde kısmi düşüklük yapabilir) ve deferasiroks (ağızdan kullanılır, en çok tercih edilen ilaçtır, böbrek fonksiyonları izlenmelidir) gibi ilaçlar kullanılmaktadır" dedi. Splenektominin çocuklarda ölümcül enfeksiyon riski nedeniyle erken çocukluk çağında önerilmemekte olduğunu söyleyen Kadıköylü, "5 yaşından sonra yapılmalıdır. Splenektomiden 3-6 hafta önce pnömokok, hemofilus influenza, meningokok aşıları yapılmalı, splenektomi sonrasında antibiotik proflaksisi kullanılmalıdır. Kemik iliği (kök hücre) nakli talasemide tek kesin tedavi şeklidir. Bütün talasemi majör hastalarına tanı sonrası sağlıklı kardeşi varsa doku grupları (HLA) araştırılmalı, donörü olma ihtimali değerlendirilmelidir. HLA uygun kardeşten donör bulma şansı yaklaşık %25’tir. Kök hücre nakli kemik iliği, periferik kan, göbek kordon kanından yapılabilir. Karaciğer büyüklüğü ve biyopsi fibrozis varlığı, şelasyon tedavisine uyuma göre hastalar kök hücre nakli açısından sınıflandırılarak risk değerlendirilmesi yapılır. Talasemide en önemli nokta koruyucu/önleyici tıptır. Eğitimler okul çağında başlanmalı ve evlilik öncesi taramalar yapılmalıdır. Talasemi taşıyıcısı olan anne-babalara genetik danışmanlık verilmelidir. Prenatal tanı için fetal kan örnekleri 19-20. haftada, amniyosentez 16-20. haftalarda, koryon-villus örnekleri 10-11. haftada DNA analizi yapılır" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da fiyat etiketi ile oynayan işletmelere ilk 8 ayda 4 milyon 625 bin lira ceza kesildi
08 Eylül 2025 Pazartesi - 15:06 Diyarbakır’da fiyat etiketi ile oynayan işletmelere ilk 8 ayda 4 milyon 625 bin lira ceza kesildi Diyarbakır’da son 8 ayda fiyat etiketi ile oynayan işletmelere yönelik düzenlenen denetimlerde 4 milyon 625 bin lira cezai işlem uygulandı. Türkiye genelinde Ticaret İl Müdürlüklerince fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimleri hız kesmeden devam ediyor. Bu çerçevede Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü de vatandaşların çıkarlarını korumak için denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Diyarbakır Ticaret Müdürü Zafer Atik, beraberindeki 25 denetim personeli ile fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimlerine katıldı. Vatandaşlara broşür de dağıtan Atik, fiyatları birebir inceledi. Denetimlere ilişkin bilgi veren Ticaret İl Müdürü Atik, 25 personel ve 10 ekiple beraber Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Perakende Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Atik, ‘’Temel gıda ve temel ihtiyaç malzemeleri ile ilgili fiyat etiketi denetimlerimizi yapıyoruz. Burada fiyat etiketi ile ilgili Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğümüz olarak tüketicilerimizi bilgilendirmek maksatlı bir broşür hazırladık. Broşürümüzde fiyat etiketinde bulunması gereken unsurları, indirimli satışlarla ilgili unsurları ve tüketicilerimizin herhangi bir olumsuzluk ve uygunsuzlukla karşılaştıkları durumlarda bizlere nasıl başvuracaklarına dair bilgileri içeren bir broşür yaptık. Ala 175 tüketici hattına, Ticaret İl Müdürlüğüne, CİMER’den ve Tüketici Hakem Heyetlerimize şikayetlerde bulunabilirler. Aynı zamanda Diyarbakır genelinde bu denetimleri yapıyoruz ancak ilçelerimizde de belediye zabıta ekiplerimize vermiş olduğumuz yetkiyle de bu denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Belediyelerimizin yapmış olduğu denetimlerdeki tutanakların Ticaret İl Müdürlüğüne gönderilerek orada idari yaptırım kararları uygulanıyor. Bu sene ocak ayından bu zamana kadar fiyat etiketi kapsamında 4 milyon 625 bin 525 liralık idari yaptırım uyguladık. Yapmış olduğumuz denetimlerde şunu da görüyoruz ki hem vatandaşlarımız bilinçlendi hem de işletmelerimize yönelik ceza oranlarının düştüğünü de görebiliyoruz. Yapmış olduğumuz denetimlerin etkili olduğunu düşünüyoruz. Yapmış olduğumuz denetimlerin amacımız tüketicilerimizin menfaatlerini korumak aynı zamanda da işletmelerimizi rehberlik görevi yaparak bilgilendirmek’’ dedi. Denetimlerin sıklıkla devam edeceği kaydedildi.
Diyarbakır’da yeni eğitim-öğretim yılının ilk zili çaldı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:43 Diyarbakır’da yeni eğitim-öğretim yılının ilk zili çaldı Diyarbakır’da 2025-2026 eğitim öğretim yılı coşku ile başladı. Bağlar ilçesindeki Raif Türk İlkokulu’nda düzenlenen törende şiirler okundu, halaylar çekildi ve Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, ilk ders zilini çalarak öğrencileri sınıflarına uğurladı. Diyarbakır’da 2025-2026 eğitim öğretim yılı, Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde bulunan Raif Türk İlkokulu’nda İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende konuşan Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, bilginin geleceği şekillendirmedeki önemine dikkat çekerek, "Bilginin en büyük güç kaynaklarından biri olduğu teknoloji çağında, geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa edebilmemiz hiç şüphesiz ki iyi bir eğitim ve öğretim sağlanmasıyla mümkün olabilecektir. Nitekim milli ve manevi değerleri esas alan, ulu önder Atatürk’ün aziz milletimize tarihi hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmayı amaçlayan bilimsel ve çağdaş yenilikleri takip eden bir eğitim sistemi, geleceğe ümitle bakmamızı sağlayacaktır’’ dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Sadi Sadoğlu ise Diyarbakır’ın köklü tarihi ve eğitim vizyonuna vurgu yaparak, şunları söyledi: "33 medeniyete ev sahipliği yapmış, peygamberler ve sahabeler şehri, aynı zamanda şairler ve düşünürler diyarı kadim Diyarbakır’da yeni bir eğitim öğretim yılını açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Eğitimde değişen paradigmalar doğrultusunda, milli ve manevi köklerinden güç alan yeni nesiller yetiştirmek amacıyla bakanlığımız Maarif Model’ini hayata geçirdi. 21. yüzyılın en büyük gücü bilgidir ve doğru bilginin temeli de eğitimdir." Törene, Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, İl Milli Eğitim Müdürü Sadi Sadoğlu, Bağlar Kaymakamı Necdet Özdemir, Bağlar İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Kantar, okulu yaptıran merhum iş adamı Raif Türk’ün eşi Yıldız Türk, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Ses sistemi ve egzoz sesi ile kendilerinden geçtiler
08 Eylül 2025 Pazartesi - 10:10 Ses sistemi ve egzoz sesi ile kendilerinden geçtiler Diyarbakır’da ilki düzenlenen Tuning Fest Modifiyeli Araç ve Motosiklet Festivali ilginç görüntülere sahne oldu. Ses sistemi ve egzoz sesleri ile kendilerinden geçen katılımcılar, unutulmaz anlar yaşadı. Diyarbakır Nevruz Parkta Tuning Fest Modifiyeli Araç ve Motosiklet Festivali düzenlendi. Başta Diyarbakır olmak üzere İstanbul, Siirt, Bingöl, Elazığ gibi illerden modifiyeli araç tutkunları festivalde bir araya geldi. Kimi 300 bin liralık aracına 200 bin liralık ses sistemi yerleştirirken kimi de motoruna 500 bin lira harcadı. 30 binden fazla kişi, festivalde lastik dumanlarının altında güzel bir gün geçirdi. 140 araba, 10 motosiklet görücüye çıktı Tuning Fest Modifiyeli Araç ve Motosiklet Festivalini organize eden Mehmet Beşir Yalçın, Diyarbakır’da etkinliğin ilk defa düzenlendiğine dikkat çekti. Yalçın, ’’Bundan sonra geleneksel hale getireceğiz. 5-10 bin arası bir insan bekliyorduk, bu dördüncü sirkülasyon oldu. 25-30 bin insan geldi buraya. Kendi aracımı da hatıra aracı yaptım, katılımcılar gelip üzerine imza attı. Coşkuyu da görüyorsunuz zaten, insanlar halay çekerek eğleniyor. 140 arabamız ve 10 tane de motosikletimiz görücüye çıktı. 17 vilayetten insanlar geldi. İstanbul, Siirt, Bingöl, Elazığ. Genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden araçlar vardı ama İstanbul’dan da arabamız geldi’’ dedi. Trafiğe çıkaramadığı aracına her masrafı yapıyor 300 bin liralık arabasına 200 bin liralık ses sitemi yerleştiren Agit Dağgül ise Batı illerinde bu tür etkinliklerin her zaman olduğunu ve hep merak ettiklerini söyledi. Dağgül, "Bizim bölgemizde yoktu. Arkadaşlarla istişarede bulunduk, Diyarbakır’da yapmaya karar verdik. Çevre illerden de geldiler. Güzel araçlara plaket verildi. 1999 model aracımız var. Ses sistemi abartı egzoz, 4’lü manifolt, motoru da yapılı. Diyarbakır’da şu an bu aracın üzerine yoktur. Aracımın orijinal hali 300-350 bin arasında değişiyor. Buna müzik seti bindirdik. Müzik setimizin fiyatı da yaklaşık 200 bin lira. Trafiğe çıkarmıyoruz, özel günlerde sergiliyoruz" diye konuştu. Eski model aracına 500 bin lira harcadı, satmaya kıyamıyor Aracı iki sene önce aldığını ve 500 bin lira masraf ettiğini belirten Mehmet İncel de "Benim için fiyat biçilmez bu araca. Satılığa çıkarmıyorum, hep bende kalacak. Aracın değerinden ayrı olarak 500 bin liralık bir masrafımız oldu. Ne kadar masraf yaparsam yapayım hiç gözüme gelmedi. Diyarbakır’da ilk olduğu için çok heyecanlıyız, mutluyuz, güzel bir etkinlik oldu" şeklinde konuştu.
Yazar Dilek Cesur, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu
08 Eylül 2025 Pazartesi - 09:30 Yazar Dilek Cesur, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu Yazar Dilek Cesur, Ceylan Karavil Park AVM’de imza günü ve söyleşi etkinliğiyle vatandaşlarla buluştu. Ceylan Karavil Park AVM, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Sevilen ünlü yazar Dilek Cesur, yoğun katılımla gerçekleşen imza günü ve söyleşide sevenleriyle bir araya geldi. Cesur’un içten ve ilham verici sohbetine vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Duygusal kalem gücüyle özellikle her kesime hitap eden, geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Cesur, okuyucularıyla birebir sohbet edip kitaplarını imzaladı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Söyleşi bölümünde, yazarlık yolculuğunu ve ilham kaynaklarını paylaşan Cesur, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Samimi ve sıcak atmosferiyle dikkat çeken etkinlik, ziyaretçilerden tam not aldı. Böylesine güzel bir ilgiyi Diyarbakır’da görmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu belirten Cesur, etkinliğin sonunda tüm misafirlere teşekkür etti. Daha öncede Diyarbakır’a geldiğini belirten Cesur, şu ifadeleri kullandı: ’’3-4 yıl öncede gelmiştim gezi amaçlı. Çok beğenmiştim. Heyecanla ciğerinizi yemeyi bekliyorum. Ciğeriniz çok güzel. Diyarbakır halkı zaten çok güler yüzlü, çok tatlı ve misafir peyrevler. İnşallah yine en yakın zamanda farklı projelerle onlarla buluşuruz. Kalabalık gayet güzel. Sağ olsunlar yarın okulların açılmasına rağmen işi gücü bırakıp buraya gelmişler. Benim için çok değerli, çok kıymetli.’’ Okurlardan Selami Akkaya, Delik Cesur’u sosyal medyadan tanıdıklarını söyledi. Akkaya, "Diyarbakır’a gelmesinde dolayı çok mutluyuz. Bu tür etkinliklerin sıklıkla yapılmasını istiyoruz" dedi. Bir diğer okur Aslı Enver ise uzun yıllardır Dilek Cesur’u takip ettiğini söyledi. Enver, "Kendisini çok seviyorum. İyi ki Diyarbakır’a geldi hoş geldi. Kitaplarının tümünü okudum" şeklinde konuştu.
15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneğinden "Manifest" grubuna tepki
07 Eylül 2025 Pazar - 19:00 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneğinden "Manifest" grubuna tepki 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği, "Manifest" isimli müzik grubunun konserde yaptığı uygunsuz hareketlere tepki gösterdi. 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri,Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, son günlerde adını sıkça duydukları "Manifest" isimli müzik grubunun sanatın özünden uzak, edep ve ahlak ölçülerini hiçe sayan bir anlayışla gündeme gelmekte olduğunu söyledi. Küçükçiftlik Park’ta verdikleri konserin sadece müzik değil; teşhircilik, hayasızlık ve toplumun değerlerine meydan okuma olarak hafızalara kazındığını belirterek, "Sanat adı altında yapılan bu sahne şovları, aslında genç nesilleri yozlaştırmaya yönelik bir gösteriden başka bir şey değildir. Bir milletin kültürü, ahlakı ve toplumsal değerleri, şarkı sözleri ya da ritimlerden daha değerlidir. Ancak Manifest’in sahne performansına bakıldığında; toplumu ifsat eden, aile yapısını zedeleyen, gençleri yanlış yönlendiren bir tablo ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin medeniyet değerleriyle taban tabana zıt bu anlayışa karşı sessiz kalmak mümkün değildir. Sanat, milletin ruhunu beslemeli; ahlak, edep ve zarafetle anılmalıdır. Ancak Manifest gibi gruplar, sanatın ruhunu değil, popülerliğin sahte parıltısını tercih etmektedir. Kamu kurumları ve yetkililer, bu tarz teşhirci anlayışların önüne geçmeli, toplumun huzurunu ve gençlerin geleceğini koruyacak adımları atmalıdır. Çünkü milletimizin bekası, sanat adı altında sergilenen bu yozlaşmaya teslim edilemeyecek kadar kıymetlidir" dedi.