Yerel Haberler
Diyarbakır
Eğil Belediyesi tarafından cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi desteği 17 Mart 2026 Salı - 14:44:21 Diyarbakır’da Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu’nun talimatıyla ilçedeki cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi desteği sağlandı. Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu’nun talimatıyla ilçedeki cami ve taziye evlerine temizlik malzemesi dağıtıldı. Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, ilçe merkezinde ve tüm mahallelerde bulunan camiler ile taziye evlerinin temizliği, düzeni ve hijyen şartlarının en iyi seviyede olması adına önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdiklerini söyledi. Başkan Seydaoğlu, "Belediyemiz tarafından temin edilen temizlik malzemeleri, titizlikle hazırlanarak ilgili tüm cami ve taziye evlerine ulaştırıldı. Toplumumuzun ortak kullanım alanları olan bu kıymetli mekânların her zaman temiz, sağlıklı ve huzurlu bir ortam sunması bizim önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Özellikle ibadet edilen camilerimizin ve acıların paylaşıldığı taziye evlerimizin hijyenik olması, hem vatandaşlarımızın sağlığı hem de manevi huzuru açısından büyük önem taşımaktadır. Eğil Belediyesi olarak sadece altyapı ve üstyapı hizmetleriyle değil, sosyal ve kültürel hayatı destekleyen çalışmalarımızla da hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz temizlik malzemesi dağıtımıyla, mahallelerimizdeki birlik ve dayanışma ruhunu da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Her bir mahallemizde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözeterek, yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürecek; Eğil’imizin her köşesine hizmet götürmeye devam edeceğiz" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 12:52 Diyarbakır’da bayram denetimi: 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde ve bayram süresince sorumluluk alanındaki tüm birimleriyle hazırlıklarını tamamladı. Son günlerde yapılan denetimlerde halk sağlığını tehdit eden yaklaşık 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu. Belediyeden yapılan açıklamada, Zabıta, Sağlık İşleri, Çevre Koruma ve Kontrol, Ulaşım ile İtfaiye Dairesi Başkanlıklarına bağlı ekipler, bayram boyunca sahada aktif şekilde görev yapacağı, kent genelinde denetim, ulaşım, temizlik ve acil müdahale hizmetlerinin kesintisiz sürdürüleceği belirtildi. Bayram öncesinde artan insan ve trafik yoğunluğunu dikkate alan Zabıta Dairesi Başkanlığı, denetimlerini bayram sonuna kadar aralıksız sürdürecek. Bu kapsamda toplu taşıma araçları, ilçe minibüsleri ile ağır tonajlı ve sivil araçlara yönelik kontroller sıklaştırıldı. Mevzuata aykırı hareket edenlere yasal işlem uygulanacak. Arife akşamı ve bayram sabahı, Mardinkapı, Şehitlik ve Yeniköy mezarlıklarında trafik akışının düzenli sağlanması amacıyla zabıta ekipleri görev başında olacak. Öte yandan, kent genelinde patpat, havai fişek, maytap ve torpil gibi patlayıcı maddelerin satışına yönelik denetimler artırıldı. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışına ise izin verilmeyecek. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, bayram öncesinde vatandaşların yoğun olarak tükettiği gıda ürünlerine yönelik denetimlerini artırdı. Halk sağlığını riske atan, son kullanma tarihi geçmiş ve mevzuata aykırı şartlarda saklanan yaklaşık 2 ton gıda ürününe el konuldu. Ekipler, denetim çalışmalarını bayram süresince de sürdürecek. Vatandaşların bayram ziyaretleri göz önünde bulundurularak mezarlıklarda kapsamlı temizlik, bakım ve onarım çalışmaları tamamlandı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağışlı günler dışında ana arterler, cadde ve kaldırımlarda yıkama çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Diyarbakır Şehirlerarası Terminal İşletmeleri (DİŞTİ) ile ilçe otogarlarında temizlik ve yıkama işlemleri bayram gününe kadar devam edecek. İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri ise bayram süresince meydana gelebilecek yangın ve acil durumlara karşı 7 gün 24 saat esasına göre görev yapacak.
Diyarbakır’da 2 kişinin öldürülmesiyle başlayan kan davası, barışla son buldu
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:54 Diyarbakır’da 2 kişinin öldürülmesiyle başlayan kan davası, barışla son buldu Diyarbakır’da 2 kişinin öldürülmesiyle başlayan kan davası, kanaat önderlerinin araya girmesiyle barışla sonuçlandı. 12 Aralık 2024 tarihinde merkez Sur ilçesi Çarıklı Mahallesi’ndeki Canlı Hayvan Borsası’nda iki grup arasından yaşan kavgada 1 kişi yaralanmıştı. Devam eden olayda Bağlar ilçesi Sento Caddesi’ndeki bir kıraathanede Seyfettin Tunçel silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Bunun üzerine 1 Mart 2025 tarihinde Diyarbakır’da kayıp ihbarı verilen Mehmet Yüksel’in (24), Batman’ın Demirbilek köyünde boş arazide cansız bedeni bulunmuştu. 2 kişinin ölümüyle Kulya ve Nasıran ailesi arasında kan davası başladı. Bölgenin kanaat önderleri, taraflarla görüşüp barış için söz aldı. Taraflar, bir düğünün salonunda bir araya gelerek Kur’an-ı Kerim’in altından geçip barıştı. Bölgede kanaat önderi ve iş adamı olan Mustafa Çubuk, yaklaşık 8 ay önce 2 gencin hayatını kaybettiğine değinerek, bölgedeki kanaat önderleri olarak araya girerek barışı sağladıklarını söyledi. Çubuk, emeği geçen herkese çok teşekkür ettiğini ifade ederek, aşiretler arası bu tür davaların olmaması temennisinde bulundu. Aşiretler arasında en ufak durumda olayların büyüdüğüne dikkat çeken Çubuk, "Bizler bu konuda her zaman hazırız. Her zaman barıştan yana mücadelemizi ediyoruz. Mutlu günümüzdür, her 2 aileye de çok teşekkür ediyoruz. Tekrardan başları sağ olsun. Sloganımız her zaman barıştır. İyi ki barış, kardeşlik vardır. Cumhurbaşkanımızın da sloganı her zaman barıştır. Bölgede her tarafta barış var. Şu anda da barış için mücadelemiz devam ediyor" dedi.
Otizmli çocuklar için Diyarbakır’da örnek uygulama
30 Haziran 2025 Pazartesi - 10:31 Otizmli çocuklar için Diyarbakır’da örnek uygulama Diyarbakır ABA Otizm Eğitim Merkezi, otizmli bireyler için geliştirdiği hareket eğitimi ve ergoterapi çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Merkez, daha önce başlattığı hareket eğitimiyle otizmli çocukların el-göz koordinasyonu, günlük yaşam becerileri ve genel gelişim alanlarında önemli ilerlemeler sağlamasına yardımcı oluyor. Hareket eğitimi, ergoterapi uzmanlarının katkısıyla duyu bütünleme eksikliği yaşayan çocuklarda da uygulanıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde otizmli bireylerde tepkisel davranışlar, bekleme süresi ve gösterim davranışlarında belirgin gelişmeler gözlemleniyor. Aynı zamanda bu çalışmalar davranış problemlerinin kontrol altına alınmasında da etkili oluyor. ABA Otizm Eğitim Merkezinin en büyük farkı ise yalnızca otizmli bireylerle çalışması. Kurumda karma eğitim yapılmıyor. Tüm eğitimciler ve alanlar sadece otizmli çocuklara hizmet veriyor. Merkezde uygulanan uygulamalı davranış analizi yöntemi, bilimsel olarak kanıtlanmış etkili bir eğitim programı olarak öne çıkıyor. Şu an merkezde 70 öğrenci bu metottan yararlanıyor. Sadece Diyarbakır’dan değil Batman, Mardin, Adıyaman gibi çevre illerden ve hatta İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerden de aileler çocuklarını bu merkezde eğitime dahil ediyor. ’’ABD’de, İngiltere’de, Japonya’da hangi eğitim uygulanıyorsa burada da aynısı uygulanıyor’’ ABA Otizm Eğitim Merkezi kurucu üyesi Yılmaz Elaldı, merkezin açılmasındaki sebebin bölgede olmayan eğitimleri verebilmek ve bu çocukları hayata kazandırmak olduğunu söyledi. Elaldı, "Bu anlamda biz bu yatırımı o yüzden yaptık ve şu anda ailelerin bize geri dönüşü, çocuklara olan faydamız çok hoşumuza gidiyor. ABD Washington’da, İngiltere Londra’da, Japonya Tokyo’da ne eğitim uygulandıysa burada da aynısı uygulanıyor. Ergoterapi ve spor terapiyi birleştirdik. Belki Diyarbakır’da olmayan bir eğitim sistemini öğretmeye çalışıyoruz. Çocuklarımızın faydasına ne varsa biz buraya çocuklarımız için getiriyoruz. Bu okulumuz bir ticaret merkezi değildir, lakin bu öğretmenlerin daha iyi hizmet edebilmeleri için döngü lazım. Bunun için de minimize rakamlarla bu eğitimi vermeye çalışıyoruz. Bu işi para için değil, çocukların faydalanması için kurduk" dedi. ’’Hayalimiz bir kampüs kurmak’’ Hacıbaba Pastanelerinin gelirleriyle eğitim merkezini kurduklarını aktaran Elaladı, şu ifadeleri kullandı: ’’Yeri geldi Hacıbaba Pastaneleri yardım etti, dönen paraya karışmadık. O para ile buranın eksik materyalleri, ekipmanları alındı. Daha iyi öğretmenleri buraya getirmek için bu para buraya harcandı. Hayalimiz bir kampüs kurmak. İçinde havuzu, hayvanat bahçesi, yani çocukların aileleri dışarıdan geldiği zaman başka bir yerde masraf yapmayacağı bir şekilde kampüs düşünüyoruz. Birçok Diyarbakırlı iş insanıyla da görüştüm, herkes bir şeyler yapmak istiyor. Böyle büyük bir tesisin nasıl işleneceği, nasıl yürüyeceği ile alakalı fikirlerimiz de var. Buraya yatırımlar yapacağız. Belki kuracağımız 3-5 tane fabrikanın döngüsünü buraya bağlayıp burayı çevirebiliriz. Çünkü buranın ağır masrafları olacak. Burada yunus balıklarından tutun atlara kadar her şey olacak. Toprakla, suyla veya fabrikayla uğraşıp hayatlarını normal hale getirmek istiyoruz çocukların. Böyle bir hayalimiz var, nasip olursa inşallah yapacağız." ’’Sadece otizmli bireylere yönelik çalışıyoruz’’ ABA Otizm Eğitim Merkezi Müdürü Ahmet Çaçan, merkez olarak daha önce hareket eğitimine başladıklarını ve hareket eğitiminin otizimli bireylerde el, göz koordinasyon, günlük yaşam becerileri, birçok gelişim alanını etkileyecek bir spor aktivitesi olduğunu aktardı. Çaçan, "Bu anlamda ergoterapi hocamızla beraber şu an hareket eğitimini ve duyu bütünleme eksikliği olan çocuklarda bunları birleştirerek vermeye çalışıyoruz. Çok da başarılı oluyoruz. Bu tür çocuklarda tepki, göz temasında, bekleme davranışlarında çok ciddi anlamda ilerlemeler görüyoruz. Bu anlamda otizimli çocuklarımızın davranış problemleri çok fazla oluyor. Hareket eğitimi ve ergoterapi ile bu tarz çocuklarımızın davranışlarını da kontrol ediyoruz şu an. Bu açıdan otizimli çocuklar için çok büyük bir etki gösteriyor’’ diye konuştu. Diğer kurumlardan çok farklı çalıştıklarını dile getiren Çaçan, sözlerine şöyle devam etti: ’’Öncelikle karma eğitim vermiyoruz. Sadece otizimli bireylerle çalışıyoruz. En büyük farkımız bu yani kurumumuzun bütün alanları, bütün hocaları sadece otizimli bireylerle çalışıyor. ABA Türkçesi Uygulamalı Davranış Analizi bilimselliği kanıtlanmış bir eğitim programı. ABA Otizim Eğitim Merkezi olarak da şu an kurumumuzda 70 öğrencimiz bu eğitim metodundan yararlanıyor. Yurt dışından, İngiltere’den, Almanya’dan, Fransa’dan birçok öğrencimiz buraya geliyor. Şu an şehir dışından, Batman’dan, Mardin’den, Adıyaman’dan, bölge illerden birçok öğrencimiz yine buraya gelip bu eğitimlerden yararlanmak istiyorlar."
Uzmanı uyardı: "Yaşlılar, gebeler ve çocukların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerekir"
29 Haziran 2025 Pazar - 11:38 Uzmanı uyardı: "Yaşlılar, gebeler ve çocukların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerekir" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Ömer Kaçmaz, sıcak havalarda yaşlıların, gebelerin ve çocukların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerektiği uyarısında bulundu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son günlerde artan sıcak hava dalgası yaşamı olumsuz etkiliyor. Diyarbakır Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü tahminlerine göre hava sıcaklığının 40 derece, ancak termometrenin 42 derecenin üzerinde olduğu görüldü. Acil Tıp Uzmanı Dr. Ömer Kaçmaz, sıcak çarpmasının özellikle hava sıcaklığının 35-40 dereceyi geçtiği durumlarda vücut ısısını da 37 dereceyi geçip 40 derecelere ulaştığı dönemlerde vücudun maruz kaldığı sıcağa ve neme bağlı oluşan çeşitli semptomların ismi olduğunu söyledi. Sıcak çarpmasının özetle yaz günlerinde çok sık olduğunu, özellikle gündüz saatlerinde, öğle saatlerinde dışarıda çalışan işçiler, askerler, sporcular veya aşırı nemli ortamda yoğun iş yapan kişilerde ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Kaçmaz, hipertermi denilen vücut ısısının çok yüksek olması durumu olduğunu kaydetti. Kaçmaz, "Bu bazı belirtilere yol açar özellikle ilk başlarda kimse sıcak çarpması olduğunu anlamayabilir basit bir bulantı hissi, çarpıntı, nefes darlığı sonrasında kusma hali gittikçe ajitasyon, huzursuzluk, sinirlilik sonrasında kusmalara ve sıcak çarpması artmasına bağlı komaya kadar gidebilen bazı semptomlara yol açar. Diyarbakır ve çevresinden sıcak çarpmasından çok sayıda vaka geliyor. Genelde hafif semptomlar oluyor. Daha çok vücutta kuruluk, sıcaklığa bağlı bulantı hissi, sinirlilik bu tarz şeyler. Komayı yılda bir kez olabiliyor. Genelde belli bir yerde çalışan bir kişinin baygınlık geçirmesi sonrası o sıcağa maruziyetinin süre olarak uzamış olmasına bağlıdır diğerleri hafif semptomlarla geçer ama özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler yoğun sıcaklığın olduğu saatlerde dışarıda çalışan kişilerin dikkat etmesi gerekir semptomları çok da ağır olabiliyor bazen tıbbi destek almak gerekir sıcak çarpmasına şüpheleniyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir" ifadelerini kullandı. Hastaneye ulaşılamayan durumlarda ise sıcaktan korunma yöntemlerine de değinen Kaçmaz, "Serin bir yere geçeceğiz, vücut ısımız artmışsa bol sıvı tüketeceğiz, sıvı tüketebilirsek özellikle böbreği korumuş oluruz. Sıcak çarpmasına bağlı en çok etkilenen organlar böbrek ve karaciğerdir. Bunları korumak için bol sıvı almamız lazım. Bir de düşürebilirsek hemen vücut ısısını düşürmemiz lazım. Serin bir yer bulursak serin bir yer yoksa suya girerek soğuk uygulamayla vücut ısısını düşürerek sıcak çarpmasının önüne geçebiliriz" diye konuştu. Sıcak çarpmasının sadece güneşte kalmaya bağlı oluşmadığını aktaran Dr. Kaçmaz, "Aynı zamanda aşırı nemli ortamda çalışmaya bağlı da oluşur. Özellikle inşaat işçileri bu konuda yüksek risk altındadır. Kapalı bir alanda sıcak saatlerde uzun süre çalışırsak ki bu bazen 45 dakikada bile oluşabiliyor zaten 8 saate kadar maruziyet olursa iş ciddi bir duruma gelebilir. O yüzden bu tür konularda dikkatli davranmamız lazım. Bölgemizde sıcak çarpmasından korunmak isteniyorsa özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmamaya özen göstereceğiz. Dışarı çıksak bile en kısa sürede işimizi bitirip yine serin bir yere geçmeliyiz. Nemli ortamlarda çok bulunmamalıyız, güneşten sakınmak için şemsiye ve benzeri şeyler kullanabiliriz. Hafif ve hava geçirebilen açık renkli elbiseler giymeliyiz, suyu tutan elbiselerden uzak durmalıyız" dedi.