Yerel Haberler
Diyarbakır
Engelli 10 kişi, akülü sandalye ile bayrama rahat girecek 19 Mart 2026 Perşembe - 11:45:24 Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde hayırseverlerce gönderilen 10 adet akülü sandalye bayram öncesi ihtiyaç sahiplerine teslim edildi. Merkez Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi’nde örnek bir dayanışma yaşandı. Muhtar Dilek Demir, hayırseverler tarafından gönderilen 10 adet akülü engelli sandalyesini ihtiyaç sahibi vatandaşlara teslim etti. Ramazan Bayramı öncesi gerçekleştirilen dağıtım, engelli bireyler ve aileleri için büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Sandalyelerini teslim alan vatandaşlar, hem bayram öncesi böyle bir destekle karşılaştıkları için hem de günlük yaşamlarını kolaylaştıracak bir imkâna kavuşmanın sevincini yaşadı. Çok güzel bir projeye imza attıklarını dile getiren Muradiye Mahallesi Muhtarı Demir, "Bayramdan dolayı engellilerimize bayram hediyesi olarak akülü sandalye hediye ediyoruz. Hayırseverimizden, Allah ondan razı olsun. Her bir sandalyemizin bedeli 50 bin TL. 5 tane sandalye gönderdi bize. Biz de bunları engelli kardeşlerimize teslim ettik. Güle güle kullansınlar. Bu bayram gününde mezarlık ziyaretleri, aile ziyaretleri, parka çıkarlar, dışarıya çıkarlar. Ferah bir alan görürler. İçeriye mahkum olmuşlar hepsi. Hepsi mağdur insanlar. Biz de elimizden geldiği kadar hayırseverlerle iletişime geçtik onlar için çok teşekkür ediyorum hayırseverlerimize. Allah onlardan razı olsun ve devamını bekliyoruz. Engellilerimiz var. Biz bunları dağıtırken de notlarımızı aldık. Yine geldi engelli kardeşlerimiz. Tüm hayırseverlerden destek bekliyoruz. Çok teşekkür ediyorum. Güle güle kullansınlar. Can sağlığıyla kullansınlar. 5 tane akülü sandalye 10 gün önce dağıttık. Şimdi de 5 tane akülü sandalye dağıtıyoruz. Çok teşekkür ediyoruz. Hayırseverlerimize Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Engelli vatandaşlardan Ramazan Kaya, "Bizi mutlu edenleri Allah mutlu etsin. Bizi düşünenler her zaman düşünsün" dedi. Emrullah Ercan da, 8 yıldır dışarı çıkamadığını aktararak, "Bu hayrı yapanlardan Allah razı olsun. Muhtar ana Dilek Demir abla da vesile oldu. Rabbim hayırlarını kabul etsin. Bayramda daha rahat gezeriz, akraba ziyareti yaparız, mezarlık ziyaretimizi de yaparız" şeklinde konuştu. Ali Ersoy ise, hayırseverler sayesinde artık gezebileceğini söyleyerek, "Çok mutluyum. Allah razı olsun bu hayrı yapanlardan. Muhtarımızdan da Allah razı olsun vesile oldu. Bu bayram rahatlıkla şeker toplayacağım" dedi. Mehmet Osman Can, başta bu hayra vesile olan Dilek Demir’e çok teşekkür ettiğini aktararak "Tüm hayırseverlere bu güzel işe el atan herkese teşekkür ederim. Ziyarete gideceğiz, mezarlığa gideceğiz, parklara gideriz ve gezeceğiz artık" ifadelerini kullandı. Engelli bireylerden Medine Ayaz’ın kız kardeşi Fatma Ayaz ise, yıllarca beklediklerini ve sonunda sandalyelerine kavuştuklarını söyledi. Ayaz, "İlk kez akülü sandalyesi oldu. Çok teşekkür ederim herkese. Muhtarımızdan da Allah razı olsun bizim adımıza hayırseverlere ricada bulundu. Hiç dışarı çıkamıyordu buraya kadar bile zar zor getirdik ama artık rahatlıkla dışarı çıkabiliriz" dedi.
19 Mart 2026 Perşembe - 10:59 Müşteriler tıraşı son güne bıraktı: Berberler yoğunluktan randevu sistemine geçti Diyarbakır’da, vatandaşlar bayram tıraşını son günlere bırakınca yoğunluk başlayan berberlerde randevu sistemine geçildi. Ramazan Bayramı nedeniyle yoğunluk yaşanan yerlerden biri de berberler. Vatandaşlar, bayram tıraşını son günlere bırakınca yoğunluk oluşmasına neden oldu. Diyarbakır’da kent gelinde yoğunluk yaşayan berberler ise randevu sistemiyle çalışmaya başladı. 08.00’de başlayan yoğun mesai, 01.00’lere kadar devam ediyor. Kuaför Mehmet Öner, bir haftadır yoğunluk başladığını, randevu üzeri çalıştıklarını söyledi. Sabah 08.00, akşam 01.00’e kadar çalıştıklarını belirten Öner, "Çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Müşterilerimizi bayrama yetiştirmeye çalışıyoruz. Müşteriler son güne bıraktı, haliyle yoğun çalışıyoruz" dedi. Müşterilerden Abdurrahman Ergin, Ramazan ayının son günleri yaşandığını söyleyerek, "Allah, Ramazan ayını hepimiz için bereketli eylesin. Ramazan’ın son günlerinde berberlerde tıraş yoğunluğu var. Biz de çocuğumuzla birlikte berbere geldik. Çocuklar, halkımız güzel kıyafetlerle, saçı başı düzgün bayrama girmek istiyorlar. Bayramlarda, karşılıklı görüşmelerin, ziyaretlerin, birlik beraberliğin, dayanışmanın arttığı günler. Bu vesile ile tüm halkımızın Ramazan Bayramını da en içten dileklerimle kutluyorum" diye konuştu. Müşteri Diyar Yenigün ise Ramazan ayının son günü, her insan gibi tıraş olmaya geldiğini ifade ederek, "Bayrama daha güzel, daha yakışıklı girelim diye. Mehmet ağabeyin yanına geldik, bizi güzel bir şekilde tıraş edecek" şeklinde konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 10:48 Müşteriler tıraşı son güne bıraktı, berberlerde yoğunluk başlayıp randevu sistemine geçildi Diyarbakır’da, vatandaşlar bayram tıraşını son günlere bırakınca yoğunluk başlayan berberlerde randevu sistemine geçildi. Ramazan Bayramı nedeniyle yoğunluk yaşanan yerlerden biri de berberler. Vatandaşlar, bayram tıraşını son günlere bırakınca yoğunluk oluşmasına neden oldu. Diyarbakır’da kent gelinde yoğunluk yaşayan berberler ise randevu sistemiyle çalışmaya başladı. 08.00’de başlayan yoğun mesai, 01.00’lere kadar devam ediyor. Kuaför Mehmet Öner, bir haftadır yoğunluk başladığını, randevu üzeri çalıştıklarını söyledi. Sabah 08.00, akşam 01.00’e kadar çalıştıklarını belirten Öner, "Çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Müşterilerimizi bayrama yetiştirmeye çalışıyoruz. Müşteriler son güne bıraktı, haliyle yoğun çalışıyoruz" dedi. Müşterilerden Abdurrahman Ergin, Ramazan ayının son günleri yaşandığını söyleyerek, "Allah, Ramazan ayını hepimiz için bereketli eylesin. Ramazan’ın son günlerinde berberlerde tıraş yoğunluğu var. Bizde çocuğumuzla birlikte berbere geldik. Çocuklar, halkımız güzel kıyafetlerle, saçı başı düzgün bayrama girmek istiyorlar. Bayramlarda, karşılıklı görüşmelerin, ziyaretlerin, birlik beraberliğin, dayanışmanın arttığı günler. Bu vesile ile tüm halkımızın Ramazan Bayramını da en içten dileklerimle kutluyorum" diye konuştu. Müşteri Diyar Yenigün ise Ramazan ayının son günü, her insan gibi tıraş olmaya geldiğini ifade ederek, "Bayrama daha güzel, daha yakışıklı girelim diye. Mehmet ağabeyin yanına geldik, bizi güzel bir şekilde tıraş edecek" şeklinde konuştu. (RK-Y)
19 Mart 2026 Perşembe - 09:45 Diyarbakır’da vatandaşlar sofralara bırakacağı eti canlı hayvan pazarından almayı tercih ediyor Diyarbakır’da Ramazan Bayramı öncesi kasaplara güvenmeyen vatandaşlar, sofraya bırakacağı eti hayvan pazarından almayı tercih ediyor. Diyarbakır’da Ramazan Bayramında küçükbaş hayvan satışlarında artış yaşanıyor. Kasaplardan et almaya çekinen ve aldığı etin ne olduğundan emin olmak isteyen vatandaşlar, çözümü hayvan pazarlarına gitmekte buluyor. Özellikle kalabalık bayram sofraları kurmak isteyen aileler, pazarlarda kendi gözleriyle görüp beğendikleri küçükbaş hayvanları satın alarak evlerine götürüyor. Satıcılardan Mehmet Ersoy, işlerin şu an güzel olduğunu, bayram yaklaştıkça daha güzel olacağını söyledi. Ersoy, "Vatandaşlar et ihtiyaçlarını artık kasaplardan değil, buralardan karşılıyor. Bazı yerler ne eti belli olmayan etler satıyorlar. Bozuk ya da eski etleri satıyorlar. Vatandaşlarda ne eti olduğunu bilmediği için buraya geliyor. En azından gözleriyle görüp, seçip alıyor. Bizde burada onlara kesiyoruz, doğruyoruz. Gönülleri rahat oluyor. Birde burada fiyat daha ucuzdur. Kalabalık aileler bayram yemeklerini yapınca gelip buradan hayvanlarını alıp götürüyorlar, sofralarına rahat bir şekilde koyuyorlar. Kilosu ise 550 TL ile 650 TL arasında değişiyor. Genç ya da yaşlı hayvan arasında fiyat farklılıkları oluyor" dedi. Müşteri Şehmuz Çınar, sağlıklı olduğu için burayı tercih ettiğini belirterek, "Hayvanları görüp, beğenip, seçiyoruz ve kesip evimize götürüyoruz. Daha sağlıklı oluyor. Kasaptan et almıyorum. Buradan toplu bir şekilde 5-6 aylık et ihtiyacımı karşılıyorum. Bayram için geldim küçükbaş hayvan alacağım, kesip eve götüreceğim" diye konuştu. Uşak’tan gelen Pakize Haşimi ise, kurbanlık kesmek için geldiğini dile getirerek, "Uşak’tan geliyorum Diyarbakırlıyım. Taziyelerimiz ve mezarlık ziyaretlerimiz vardı. Gelmişken memleketimizde kurbanda keselim" dedi.
Uzmanı, meme ve rahim kanserinin artmasını doğurganlık hızının azalmasıyla açıkladı
12 Haziran 2025 Perşembe - 11:07 Uzmanı, meme ve rahim kanserinin artmasını doğurganlık hızının azalmasıyla açıkladı Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer, "Aile Yılı"nın ilan edilmesini destekleyerek, "Son yıllarda meme ve rahim kanserinin artmasındaki en büyük sebep kadınlardaki doğurganlık rakamlarının düşmesine bağlı olarak bunu tıbbi olarak açıklayabiliriz. Aynı zamanda doğurmuş olmak kanser riskini de azaltıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin doğurganlık hızının, tarihimizde ilk kez 1,48’e gerilemiş durumda olduğunu, bunun bir felaket olduğunu ve bu rakamın kritik eşik olan 2,1’in çok altında bir seviye olduğunu geçtiğimiz ay açıklamıştı. Diyarbakır’da, Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Aile Yılı"nı ilan etmesini desteklediğini, aynı zamanda doğurganlık hızının çok ciddi düşüşüne dikkat çekti. Çoksüer, İHA muhabirine, bunun en büyük sebeplerinden bir tanesinin kadınlardaki kariyer hırsı olduğunu, ikincisinin doğumun vermiş olduğu estetik kaygılar olduğunu söyledi. Doğurganlık hızı ile annelerin yaşı arasında çok önemli korelasyon olduğunu belirten Çoksüer, kadının yaşı artıkça doğurganlık hızını ciddi anlamda azalmakta olduğuna dikkat çekti. "İleri yaş olduğu zaman çocuklarda aynı zamanda engelli çocuk riski de artıyor" Çoksüer, kariyer yapayım derken anneliği geri planda bırakılmasıyla gebe kalma ihtimalinin de çok ciddi anlamda azalmış olduğuna işarete ederek, "Bu yüzden temel sloganımız, "En büyük kariyer anneliktir." En büyük kariyer, doğurganlık yapmış olan kadındır. Bununla beraber kariyeri ön planda tutup doğurganlığını ertelediği zaman ileri yaş olduğu zaman çocuklarda aynı zamanda engelli çocuk riski de artıyor. Özellikle 35 yaşın üstündeki kadınlarda hem doğurganlık azalıyor, hem de engelli bebek doğurma ihtimali artıyor" dedi. "O yüzden onlardan ricamız doğurganlık programlamasını 20 ila 30 yaş arasında yapmalarını öneriyoruz" diyen Çoksüer, şöyle devam etti: "Bununla beraber kadın doğum uzmanı olarak sağlık açısından çok önemli faydaları var. Doğurganlığını yapmış bir kadının en büyük faydası rahim kanseri riskini azaldığını görüyoruz. yumurtalık kanseri riskinin ve meme kanseri riskinin azaldığını görüyoruz. Son yıllarda meme, rahim kanserinin artmasındaki en büyük sebep kadınlardaki doğurganlık rakamlarının düşmesine bağlı olarak bunu tıbbi olarak açıklayabiliriz. Aynı zamanda doğurmuş olmak kanser riskini de azaltıyor. Kadınlarda miyom çok sık görülür. Her 4 kadından 1 kişi de rahmin içerisinde miyom görülebilmekte. Aynı zamanda miyom riskini de azaltmakta. Toplumda adet sancısı çeken kadın çok fazla. Ama doğurganlıkla beraber adet sancısı riskinin çok ciddi anlamda azalmakta. Doğurganlığın kadın sağlığı açısından hem kanserlerden koruma, hem de adet sancısı gibi ciddi anlamdaki sıkıntılardan da koruyabilmekte." Doğumun diğer hastalıklar açısından da faydasına değinen Çoksüer, "Migren ataklarını azaltabilmekte. Doğurmuş kadınlarda bağırsak çalışmasının daha iyi olduğunu biliyoruz. Doğurmuş kadınlarda solunum yolu, astım riskinin daha az olduğunu biliyoruz. Cilt sağlığının da daha iyi bir şekilde ilerleyebildiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Dicle HEM’de Hayat Boyu Öğrenme Haftası sergi açılışı ve birçok etkinlikle kutlandı
12 Haziran 2025 Perşembe - 09:16 Dicle HEM’de Hayat Boyu Öğrenme Haftası sergi açılışı ve birçok etkinlikle kutlandı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "Hayat Boyu Öğrenme Haftası" Dicle İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde yapılan bir dizi etkinlik ve sergi açılışıyla kutlandı. Hayat Boyu Öğrenme Haftası kutlama programı, Dicle HEM’de saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Dicle Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ömer Sabır, bilgiyle hayatı güzelleştiren, öğrenmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bireylerin ve toplumların değerini vurgulamak amacıyla bir araya gelmiş bulunmakta olduğunu söyledi. Sabır, "Bu hafta, her bireyin öğrenme hakkının var olduğunu; yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi fark etmeksizin herkesin bilgiye ulaşabileceğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Öğrenmenin yaşı, zamanı, kalıbı yoktur; çünkü biz biliyoruz ki öğrenen birey, güçlü bireydir; öğrenen toplum ise kalkınan toplumdur. Dicle Halk Eğitimi Merkezi olarak, toplumun her kesimine dokunmayı ilke edindik. Kadınlarımız için özgüven, gençlerimiz için meslek, çocuklarımız için rol model, yaş almış bireylerimiz için ikinci bir bahar olmaya çalıştık. Her bir kursumuzda; umut yeşerdi, yetenek filizlendi, üretim hayat buldu" dedi. Programda, kurslarla ilgili hazırlanan sinevizyon gösterisinin sunumu yapıldı. Bağlama ve gitar kurslarının hazırladıkları etkinlikler gerçekleştirildi. Mardin yöresine ait Reyhani Oyunu oynandı. Giyim bölümü usta öğretici ve öğrencileri tarafından hazırlanan ürünlerin defilesi ve Türk Halk Oyunları gösterileri yapıldı. Daha sonra Dicle Halk Eğitimi Merkezi usta öğreticileri ve kursiyerleri tarafından hazırlanan ve el emeği ürünlerinin de görücüye çıktığı serginin açılışı gerçekleşti.
"Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil, Diyarbakır’da anıldı
11 Haziran 2025 Çarşamba - 17:09 "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil, Diyarbakır’da anıldı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Prof. Dr. Gazi Yaşargil‘in vefatı nedeniyle anma programı düzenlendi. Programa Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Başhekim Doç. DR. Mehmet Özel ve sağlık çalışanları katıldı. Programda konuşan Asiltürk, bugün burada tarifsiz bir hüznün ve derin bir minnetin gölgesinde toplandıklarını ifade etti. Tıp dünyasının kutup yıldızı, insanlığa adanmış bir ömrün sahibi, beyin cerrahisinin yaşayan efsanesi, Diyarbakır’ın gururu Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i ebediyete uğurlamanın derin acısını yaşadıklarını belirten Asiltürk, onun sadece bir hekim değil, insan beyninin sınırlarında dolaşan, imkânsızı mümkün kılan, bir milleti olduğu kadar insanlığı da onurlandıran bir bilim çınarı olduğunu söyledi. Asiltürk, geliştirdiği teknikler, mikrocerrahiye kazandırdığı yenilikler ve yetiştirdiği yüzlerce hekimle tıp tarihine adını altın harflerle yazdırdığını belirterek, "Dünyanın dört bir yanındaki ameliyathanelerde onun adını taşıyan yöntemlerle insanlar hayata tutunurken, bizler onun mirasını yaşatmaya devam ediyoruz. İşte bu hastane Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi sadece bir sağlık kurumu değil, onun ilminin, emeğinin ve vizyonunun yaşayan bir abidesidir. Bugün ismini taşıyan bu hastanede, onun bilimsel mirasına sahip çıkmak ve onu yeni kuşaklara tanıtmak bizlerin en büyük sorumluluğudur" dedi. Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in adı, bu hastanede yalnızca bir tabela değil; burada yürütülen her bilimsel çalışma, her tedavi, her umut dolu iyileşme onun ışığında sürdürülmekte olduğunu kaydeden Asiltürk, "Acımız büyük. Ancak gururumuz daha da büyük. Diyarbakır böyle bir değeri bağrından çıkardığı için ne kadar övünse azdır. Kendisini bilim yolculuğuna adayan bu büyük insanı, saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ailesine, sevenlerine, tüm sağlık camiasına ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet, ilmi baki olsun" ifadelerini kullandı.
"Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil vefatının ardından Diyarbakır’da anıldı
11 Haziran 2025 Çarşamba - 17:07 "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil vefatının ardından Diyarbakır’da anıldı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Prof. Dr. Gazi Yaşargil‘in vefatı nedeniyle anma programı düzenlendi. Programa Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Başhekim Doç. Dr. Mehmet Özel ve sağlık çalışanları katıldı. Programda konuşan Asiltürk, bugün burada tarifsiz bir hüznün ve derin bir minnetin gölgesinde toplandıklarını ifade etti. Tıp dünyasının kutup yıldızı, insanlığa adanmış bir ömrün sahibi, beyin cerrahisinin yaşayan efsanesi, Diyarbakır’ın gururu Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i ebediyete uğurlamanın derin acısını yaşadıklarını belirten Asiltürk, onun sadece bir hekim değil, insan beyninin sınırlarında dolaşan, imkânsızı mümkün kılan, bir milleti olduğu kadar insanlığı da onurlandıran bir bilim çınarı olduğunu söyledi. Asiltürk, geliştirdiği teknikler, mikrocerrahiye kazandırdığı yenilikler ve yetiştirdiği yüzlerce hekimle tıp tarihine adını altın harflerle yazdırdığını belirterek, "Dünyanın dört bir yanındaki ameliyathanelerde onun adını taşıyan yöntemlerle insanlar hayata tutunurken, bizler onun mirasını yaşatmaya devam ediyoruz. İşte bu hastane Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi sadece bir sağlık kurumu değil, onun ilminin, emeğinin ve vizyonunun yaşayan bir abidesidir. Bugün ismini taşıyan bu hastanede, onun bilimsel mirasına sahip çıkmak ve onu yeni kuşaklara tanıtmak bizlerin en büyük sorumluluğudur" dedi. Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in adı, bu hastanede yalnızca bir tabela değil; burada yürütülen her bilimsel çalışma, her tedavi, her umut dolu iyileşme onun ışığında sürdürülmekte olduğunu kaydeden Asiltürk, "Acımız büyük. Ancak gururumuz daha da büyük. Diyarbakır böyle bir değeri bağrından çıkardığı için ne kadar övünse azdır. Kendisini bilim yolculuğuna adayan bu büyük insanı, saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ailesine, sevenlerine, tüm sağlık camiasına ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet, ilmi baki olsun" ifadelerini kullandı.