Yerel Haberler
Diyarbakır
İşitme ve görme engelli öğrenciler Bilim Fuarı’nda hünerlerini sergiledi 08 Mayıs 2026 Cuma - 09:18:37 Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarlarını Destekleme Programı kapsamında 17 okulda Bilim Fuarı gerçekleştirildi. Okul bahçelerinde kurulan stantlarda öğrenciler projelerini sergilerken, en dikkat çekici çalışmalar İşitme ve Görme Engelliler ortaokullarının hazırladığı projeler oldu. Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde 7-8 Mayıs tarihlerinde 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarlarını Destekleme Programı kapsamında desteklenen 17 okulda Bilim Fuarı düzenlendi. Okul bahçelerinde kurulan stantlarda öğrenciler yıl boyunca hazırladıkları projeleri ziyaretçilerin beğenisine sundu. Bilim fuarlarında teknoloji, çevre, geri dönüşüm, sağlık ve sosyal yaşam alanlarında hazırlanan projeler yoğun ilgi gördü. Öğrenciler projelerini öğretmenler, veliler ve davetlilere anlatarak hem bilimsel çalışmalarını tanıtma hem de sunum deneyimi kazanma fırsatı buldu. Fuarların en dikkat çeken stantları ise İşitme ve Görme Engelliler Ortaokulu öğrencilerinin hazırladığı projeler oldu. Engelli öğrencilerin azimle hazırladığı çalışmalar ziyaretçilerden büyük takdir toplarken, öğrencilerin ortaya koyduğu başarı bilim fuarına damga vurdu. Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüsamettin Atlı fuar kapsamında okulları tek tek ziyaret ederek kurulan stantları gezdi. Öğrencilerle yakından ilgilenen Atlı, hazırlanan projeler hakkında bilgi aldı ve öğrencileri çalışmalarından dolayı tebrik etti. Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak okulların projelerde etkin ve aktif olmasını çok arzuladıklarını ifade eden Atlı, şu ifadeleri kullandı: ’’Bu manada güzel çalışmalar ortaya çıktı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze bağlı 45 okulumuz TÜBİTAK’a başvuruda bulundu. Bunlardan 17’si TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Mayıs ayı boyunca da bu projelerin sergilenmesi söz konusu. Şu an bu okulumuzda da güzel bir proje sergisine şahit olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." Surkent İşitme Engelliler Ortaokulu Müdürü Bülent Öztürk ise "Okulumuzda TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı kapsamında öğretmen ve öğrencilerimizin hazırladığı 11 projeyi sergiledik. Özel eğitim okulu olarak öğrencilerimizin yıl boyunca yaptığı çalışmalara da fuarda yer verdik. Özel eğitim okulları genellikle akademik başarı yönüyle ön plana çıkıyor. Biz ise akademik eğitimin yanında çocuklarımızın bilişsel gelişim düzeylerini artırmak, el becerilerini geliştirmek ve dersleri daha keyifli hale getirmek amacıyla bu tür projeleri sadece bilim fuarlarında değil, zaman zaman derslerde de uyguluyoruz’’ dedi. Köprü standı ile güzel bir projeye imza atan öğrencilerden Baver Adıyaman da kenetlenen köprü adında bir proje yaptığını ve derste projeyi yaparken çok eğlendiklerini söyledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:10 Diyarbakır’da Trafik Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı Trafik kurallarına uyma bilincini artırmak ve güvenli bir ulaşım kültürü oluşturmak amacıyla her yıl mayıs ayının ilk haftasında kutlanan Trafik Haftası, bu yılda çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Diyarbakır’da Trafik Haftası kapsamında merkez Kayapınar ilçesi Fırat Bulvarında kurulan stantları ziyaret eden Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu burada görevli ekiplerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Etkinlik alanında vatandaşlarla ve çocuklarla bir araya gelen Vali Zorluoğlu, trafik güvenliğine dikkat çekmek amacıyla çocuklarla birlikte yaya geçidinden geçerek farkındalık oluşturdu. Program kapsamında trafik kurallarıyla ilgili bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Mayıs ayının ilk haftasının Türkiye genelinde "Trafik Haftası" olarak kutlandığını belirten Vali Zorluoğlu, vatandaşların trafik güvenliği konusunda bilinçlendirilmesini amaçladıklarını söyledi. Vali Zorluoğlu, "Malumunuz, halkımızın trafik güvenliği konusunda dikkatini çekmek, bu alanda farkındalık oluşturmak ve trafik kazalarındaki kayıpları minimize etmek amacıyla Mayıs ayının ilk haftası Trafik Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu hafta tüm Türkiye’de olduğu gibi Diyarbakır’ımızda da çeşitli etkinliklerle vatandaşlarımızın trafik bilincini artırmayı hedefliyoruz. Bugün de burada çocuklarımızla birlikte bir program icra edildi. Elbette trafik konusunda, maalesef hala kazalar ve ölümlü kazalar anlamında sıkıntılarımız olmakla birlikte her yıl bu alanda olumlu yönde bir mesafe kat ediyoruz. Ancak buna rağmen trafik kazaları hâlâ ocaklara ateş düşürmekte, insanlarımızın canını yakmaktadır. Malumunuz, yılbaşı itibarıyla Karayolları Trafik Kanunu’nda yeni düzenlemeler yapılmış, trafik cezalarıyla ilgili de bazı değişiklikler hayata geçirilmişti. Biz de bu uygulamaları sahada etkin bir şekilde yürütüyoruz. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyasladığımızda, Diyarbakır’da trafik kazalarının yüzde 12 oranında azaldığını, ölümlü trafik kazalarında ise yüzde 50 oranında bir düşüş yaşandığını memnuniyetle kamuoyuyla paylaşmak isterim. Yani geçen yılın ilk 3-4 aylık dönemine göre ölümlü kazalarda çok şükür yarı yarıya bir azalma meydana gelmiştir. Diğer taraftan, trafik denetimlerinde ceza uygulanan araç sayısının da günlük ortalamada yüzde 28 azaldığını görüyoruz. Bu da yeni trafik uygulamalarının ilk sonuçlarının olumlu olduğunu göstermektedir" dedi. Trafik denetimlerinin Diyarbakır’da etkili bir şekilde devam edeceğini aktaran Vali Zorluoğlu, "Trafik meselesini sadece denetimlerle ortadan kaldırmak mümkün değildir. Bu işin en önemli boyutlarından biri de bilgilendirme, bilinçlendirme ve eğitimdir. Bu kapsamda özellikle çocuklarımıza ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklarımız üzerinden ailelere, annelere, babalara ve sürücülere ulaşmak istiyoruz. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl okullarımızda 30 binin üzerinde ilkokul ve ortaokul öğrencimize trafik eğitimi verdik. Ayrıca trafik parkımızda yaklaşık 7 bin çocuğumuza uygulamalı eğitimler sunduk. Hedefimiz; bu çocuklarımızın ileride bilinçli sürücüler olmalarını sağlamak, kısa vadede ise onların aracılığıyla ailelerin trafik kurallarına daha fazla dikkat etmelerine katkı sunmaktır’’ diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:48 Diyarbakır’da alkollü baba ve oğlu dehşet saçtı: Araçtan içki şişelerini attılar, 590 bin lira ceza yediler Diyarbakır’da alkol alarak araç kullanan baba ve oğlu, gece saatlerinde trafiği tehlikeye atarak polisten kaçtı. Yaklaşık 10 dakikalık kovalamacanın ardından yakalanan baba ve oğula 590 bin lira idari para cezası kesilirken, şahıslar polise mukavemetten çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, dün akşam saatlerinde Kayapınar ilçesi Huzurevleri semtinde meydana geldi. Baba O.U. ile oğlu U.U., alkol aldıktan sonra direksiyon başına geçti. Bir süre sonra polis kontrol noktasını fark eden ikili, ekiplerden kaçmaya başladı. Polis ekipleri kaçan şahısları yakalanması için aracı takibe aldı. Bu sırada otomobilde bulunan U.U., alkol şişelerini bir bir araçtan atmaya başladı. Yaklaşık 10 dakikalık kovalamacanın ardından araç polis ekiplerince durduruldu. Otomobilden indirilen O.U. ile U.U.’nun GBT’si yapıldı. Bu sırada U.U., polis ekiplerinden kaçmaya yeltenirken güvenlik güçlerince tekrar yakalandı. Yapılan incelemede O.U.’nun yine alkollü araç kullanması nedeni ile ceza aldığı ve ehliyetine el konulduğu belirlendi. O.U.’ya alkollü ve ehliyetsiz araç kullanma nedeni ile 590 bin lira idari para cezası kesilirken, baba ve oğul polis mukavemet suçundan gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan O.U. ve U.U., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03 Çocuklar sokakta sporla buluştu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin "Koş, Oyna, Paylaş: Sokakta Spor" etkinlikleri kapsamında Oğlaklı Mahallesi’nde bir araya gelen yüzlerce çocuk ve genç, spor, oyun ve müzikle dolu bir gün geçirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, havaların ısınmasıyla birlikte sporu salon ve tesislerden sokaklara taşıyor. "Her Yerde Spor" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk ve genç, farklı spor branşlarında hareket dolu bir gün geçirme şansı yakalıyor. Daha önce Yenişehir ilçesindeki Ben u Sen semtinde başlayan organizasyonun bu seferki durağı Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi oldu. Çocukların neşesi mahalleye yayıldı Özellikle spor alanlarına erişimi sınırlı olan mahallelerde düzenlenen etkinliklerle çocukların sosyal yaşama daha aktif katılması hedefleniyor. Gün boyunca oyun oynayan, spor yapan ve birlikte vakit geçiren çocuklar, mahallede renkli ve hareketli görüntüler oluşturdu. Etkinlik, yalnızca fiziksel aktiviteyi değil; paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi ve dayanışmayı da güçlendiren bir buluşmaya dönüştü. Şenliğe katılan 6-14 yaş arası çocuklar ile 15-25 yaş arası gençler, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi ve badminton gibi branşlarda spor yapma imkanı buldu. Kurulan portatif oyun ve spor alanlarında çocukların enerjisi gün boyu devam etti. Etkinlik kapsamında ayrıca şişme tırmanma duvarı, trambolin, akıl ve zekâ oyunları atölyeleri ile ritim ve müzik etkinlikleri de yoğun ilgi gördü. Yüzlerce çocuk ve gencin farklı spor branşlarını tanıma fırsatı bulduğu etkinlikte, katılımcılar gün boyunca hem spor yaptı hem de keyifli vakit geçirdi. Çocuklar, gençler ve aileler, mahalleye neşe ve heyecan getiren organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, çocukların ve gençlerin sporla daha fazla buluşabilmesi amacıyla "Sokakta Spor" etkinliklerini belirlenen program kapsamında kentin farklı mahallelerinde sürdürmeye devam edecek.
Dicle Elektrik’ten, kesintisi iddialarına yalanlama
22 Ağustos 2025 Cuma - 11:04 Dicle Elektrik’ten, kesintisi iddialarına yalanlama Diyarbakır’ın Yaprakbaşı ve Düzova köylerinde elektriğin sadece üç abonenin borcu nedeniyle kesildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıklandı. Yaprakbaşı’nda 90 abonenin bulunduğu, bunların 30’unun kayıt dışı olduğu ve toplam borcun 150 milyon liraya ulaştığı belirtildi. Sadece 3 abonenin borçsuz olduğu, borcunu ödeyenlere ise jeneratör desteği verildiği kaydedildi. Mesken abonelerinin elektriğinin kesilmediği, sadece borçlu tarımsal sulama abonelerinin elektriğinin kapalı olduğu vurgulandı. Düzova köyünde ise 40 abonenin bulunduğu, yalnızca 9’unun kayıtlı olduğu ve borcun 250 milyon liraya çıktığı ifade edildi. Uzlaşıyı kabul etmeyen abonelerin kaçak kullanımda ısrar ettiği, amaçlarının borcunu ödeyenlerin haklarını korumak olduğu bildirildi. Dicle Elektrik Dağıtım AŞ’nin Genel Müdürü Yaşar Arvas, son günlerde Diyarbakır’ın Yaprakbaşı ve Düzova köylerinde sadece borcu olan 3 aboneden dolayı bu köylerin elektriğinin kesildiğine dair bilgilerin yanlış olduğunu söyledi. Arvas, "İşin aslını açıklamak istiyorum. Diyarbakır’ın Yaprakbaşı ve Düzova köylerinde ciddi oranda kayıp-kaçak kullanımı mevcuttur. Bu köylerimizde yüzde 87 oranında kayıp-kaçak vardır. Yaprakbaşı’nda 90’a yakın abonemiz bulunmaktadır. Bu abonelerimizin 30 tanesi kayıt dışı, sisteme kayıtlı bile değildir. Toplam borç da 150 milyondur. Bu abonelerimizle ilgili uzlaşı sürecini başlattık ve bu uzlaşı sürecinde abonelerimizin sadece 3 tanesinin borcu yoktur. İddia edildiği gibi 3 tane borcu olan değil, borcu olmayan 3 abonemiz vardır. Bu abonelerimizin dışındakiler için uzlaşı paketleri hazırladık. Toplam borçlarının yarısına yakını silinmiş, geriye kalan kısmı da taksit imkanı ile ödeme olanağı sunulmuştur. Maalesef Yaprakbaşı köyündeki birçok abone bu uzlaşıyı kabul etmemiştir. Kabul eden abonelerimize çok süratli bir şekilde jeneratör sağladık. Şu anda Yaprakbaşı’nda 30 tane jeneratörümüz, bu süre içinde borcunu ödeyen abonelerimizin elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. Köyümüzdeki mesken abonelerinin elektriğinin kesildiği ve mağdur edildiği iddiaları tamamen asılsızdır. Bu süre zarfında sadece borcu olan tarımsal sulama abonelerimizin enerjisi kesik durumdadır. Mesken abonelerimizde herhangi bir mağduriyet söz konusu değildir" dedi. Bir diğer yerleşim yeri Düzova ile ilgili ise sadece 9 tanesi kayıtlı olmak üzere 40 abone bulunduğunu aktaran Arvas, "Bu abonelerimizin bize borcu 250 milyon seviyesindedir. Maalesef bu köyümüzdeki kayıt dışı aboneler başta olmak üzere hiçbir abone uzlaşmaya yanaşmamış ve kaçak kullanım ısrarına devam etmektedir. Bu ısrar neticesinde bir ilçenin bütün içme suyunu devre dışı bırakıp şebekeye müdahale ederek halen kaçak yolla enerji temin etmeye çalışmaktadırlar. Bizim buradaki mücadelemizin en temel amacı, borcunu ödeyen ve meskendeki abonelerimizin mağduriyetini gidermek, onların haklarını savunmaktır. Maalesef Düzova bu konuda her gün teşebbüste bulunmakta, ancak her seferinde mücadelemiz karşısında başarısız olmaktadır. Hukuksal yolları denemektedirler, fakat bu yollarla enerji temin edemeyeceklerini kendileri de çok iyi bilmektedir. Biz lise elektrik olarak kayıp-kaçak kullanımı yüksek bir bölgeyi devraldık. Devraldığımız günden beri bütün abonelerimize, bütün vatandaşlarımıza yapıcı yaklaşıp onların normal birer elektrik kullanıcısı olması için çaba sarf ediyoruz. Buradaki temel amacımız ticari olarak mücadele etmek değil; kayıp-kaçak kullanmayan abonelerimizin haklarını savunmak ve kayıp-kaçakta ısrar etmeyen, normale dönen abonelerimize her türlü desteği vermektir" diye konuştu.
Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu: ’’Bu hikayenin akla, mantığa, hukuka sığar bir tarafının da olmadığını az çok delillerden anlayabiliyoruz’’
21 Ağustos 2025 Perşembe - 12:35 Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu: ’’Bu hikayenin akla, mantığa, hukuka sığar bir tarafının da olmadığını az çok delillerden anlayabiliyoruz’’ Narin Güran’ın cezaevinde bulunan annesi Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu, anma etkinliklerinde yaptığı açıklamada, ’’Bu yargılama sürecinde hızla bir topyekun cezalandırma anlayışıyla adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bizler bugün Yüksel Güran’ın kızının toprağına dokunması ve bu mezarın başında olması gerektiğini düşünüyorduk’’ dedi. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresinde bir çuval içinde bulundu. Olayın ardından mahkeme anne Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, , Nevzat Bahtiyar’a ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Narin Güran’ın ölümünün birinci yıl dönümü nedeni ile anma etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikte konuşan Narin Güran’ın cezaevinde bulunan annesi Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu, tam bir yıl önce minik meleklerini kaybettiklerini ve insanlıklarından utandıkları bir gün yaşadıklarını söyledi. Demiroğlu, ‘’Bizler adaletin sağlanması için hukuki mücadelemizi halen sürdürüyoruz. Yaşanabilecek hukuksuz bir sonucun başka adaletsizliklere de sebebiyet vermemesi için bizler mücadelemizi sürdürüyoruz. Narin’i dereye gömenin, cansız bedenine temas edenin sözü ile adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bu kişinin bugüne kadar verdiği hiçbir ifade hiçbir maddi delille dijital delillerle doğrulanmamıştır. Bizler aşama aşama bu gerçeğe ulaşmak Narin davasının karanlıkta kalmaması için her şeyi yaptık. Bütün detaylara inmeye çalıştık. Burada bizler bir anne, bir amca, minicik bir meleği katile sebep olmadığını biliyoruz. Bu hikayenin akla, mantığa, hukuka sığar bir tarafının da olmadığını az çok az çok delillerden anlayabiliyoruz. Bizler Nevzat Bahtiyar’ın ifadelerini didik didik ettik. Anne, amcanın telefon imajlarını inceledik. Gerçekten de rutin bir hareket. Yani olay günü cinayet işlendiği gün bir amcanın telefonunda faturanın ödendiğini, altın fiyatlarının takip edildiğini, rutin bir hayat sürdürdüğünü görüyoruz. Bir annenin telefonunda oyun oynandığı, müzik dinlendiğini görüyoruz. Hangi aile üyesi bu kadar rahat davranabilir ki? Vicdana sığacak bir delil ortaya çıkıp hüküm verildiğinde o zaman adalet sağlanır. Biz karanlığı ailenin aleyhine yorumlayarak katili kendi aranızda arayın anlayışıyla bir sonuca varamayız. Devletin yükümlülüğü Narin’in gerçek katiline ulaşma, somut vicdana uygun delilleri ortaya çıkarıp herkesin vicdanını tatmin edecek bir sonuca ulaşmakla yükümlüdür devlet. Bu süreçte bu yargılama sürecinde hızla bir topyekun cezalandırma anlayışıyla adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bu süreçte Açıklama yapan, konuya ilgi duyan kamu görevlileri olur, yetkililer olur, adil yargılamayı etkileyecek beyanatlardan uzak durması son derece önemlidir. Zaten aile henüz savunma hakkı dahi tanınmadan aileye maalesef soruşturma gizliyken topyekun bir lince maruz kaldı. Sosyal medyanın lincine maruz kaldı. Çok kritik bir söz söylenerek, Narin görmemesi gereken bir şey gördü diye cinayet işlendiği hikayesi ileri sürülerek bu hikayenin arkası ardı bitmez senaryolarla aile linç edildi maalesef. Bizler bugün Yüksel Güran’ın kızının toprağına dokunması ve bu mezarın başında olması gerektiğini düşünüyorduk. Maalesef şu an Demir parmaklıklar arkasında. Yüksel ve ailesi masumdur ve bu masumiyetin ispatı için mücadelemiz devam ediyor. Cansız bedene dokunanın sözüne itimat edilmez. Adaletin bir an önce tecellisi için ve narinimizin ruhunun huzura kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğiz’’ diye konuştu.
Narin’in mezarı başında Kürtçe ağıt: ’’Hem canımızı aldılar hem evimizi başımıza yıktılar’’
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:16 Narin’in mezarı başında Kürtçe ağıt: ’’Hem canımızı aldılar hem evimizi başımıza yıktılar’’ Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın babaannesi Leyla Güran, torununun mezarı başında Kürtçe ağıt yakarak, katilin bulunarak cezasını çekmesini istedi. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra, 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresi’nde bir çuval içinde bulundu. Olayın ardından mahkeme anne Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında ’iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Nevzat Bahtiyar’a ise ’suç delillerini yok etme’, ’gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Narin’in ölümünün üzerinden 1 yıl geçmesi nedeni ile mezarı başında anma etkinliği yapıldı. Torununun mezarına gelen ve güçlükle ayakta duran babaannesi Leyla Güran, Kürtçe ağıt yakarak sebep olanların cezasını çekmesini istedi. Leyla Güran, ’’Adalet nerede, biz nereye gidelim, Avrupa’ya mı gidelim? Bizden ne istiyorlar, katili bulun ortaya çıkartın. Yeter artık hepimiz perişan olduk. Psikolojileri bozuldu, çünkü hiçbir suçları yok. Onların ne hakkı var bunları yapmaya, biz kendi canımızı nasıl öldürelim? Hem canımızı aldılar hem evimizi başımıza yıktılar hem ailemizi perişan ettiler. Allah’ım ben sebep olanları sana havale ediyorum. Allah’ım sen sebep olanların yanına bırakma’’ dedi. Narin’in mezarına ziyaretçiler tarafından kırmızı karanfiller bırakıldı.
Diyarbakır Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü ücretsiz ‘Kent Rehberi’ kitapçığı hizmeti veriyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:26 Diyarbakır Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü ücretsiz ‘Kent Rehberi’ kitapçığı hizmeti veriyor Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesine bağlı Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü yerli ve yabancı turistlere ücretsiz ‘Kent Rehberi’ kitapçığı hizmeti veriyor. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü, kente gelen yerli ve yabancı turistlere yönelik tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Sur ilçesinde 3 tanıtım bürosuyla hizmet veriyor. Bürolar; Dağkapı Meydanı, Dengbej Evi ve Mardin Kapı’da bulunuyor. Bürolarda turistlere kentin tarihi, kültürel mirası ve gezilecek yerleri hakkında bilgi verilerek rotaları oluşturuluyor. Ziyaretçilere Türkçe, İngilizce ve Kürtçe olmak üzere üç dilde hazırlanmış ücretsiz tanıtım materyalleri, cep haritaları ve "Kent Rehberi" kitabı sunuluyor. Kitapta kentin kültürel miras alanları, ekolojik yapısı ve yaşam kültürü hakkında güncel bilgiler yer alıyor. Turizm büroları Salı ve Cumartesi günleri, sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyor. Yabancı dil bilen personel eşliğinde turistlere kentte ve çevre ilçelerde gezilebilecek yerler konusunda rehberlik yapılıyor. Ayrıca Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü, kente gelen misafirlerin dijital ortamda da bilgilere ulaşabilmesi için "Dijital Kent Rehberi" çalışmasını hayata geçirdi. Bu uygulama ile turistler, kültürel miras alanlarına, turistik rotalara ve ilçelere kolayca telefonlarından ve tabletlerinden erişebiliyor. Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü büro personeli ve sorumlusu Tülay Yerçelik, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Kültür ve Turizm Şube Müdürlüğü olarak Sur ilçesinde kent tanıtımıyla ilgili üç bürolarının olduğunu söyledi. Yerçelik, "Bu bürolar Dağkapı Meydanı’nda, Dengbej Evi’nde ve Mardin Kapı’da yer almaktadır. Burada kente gelen yerli ve yabancı turistlere kent tarihi ve kültürel mirası hakkında bilgi veriyor, rotalarını oluşturuyoruz. Ücretsiz olarak üç dilde; İngilizce, Kürtçe ve Türkçe tanıtım materyalleri temin ediyoruz. Ziyaretçiler ücretsiz harita ve kent rehberleri kitapçığına da ulaşabilmektedir. Ayrıca turistlere bölgede nerelere gidebilecekleri konusunda da yardımcı oluyoruz. Bürolarımız Salı ve Cumartesi günleri açık olup, sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar yabancı dil bilen personelimizle kente gelen misafirlerimize hizmet veriyoruz. Tanıtım materyallerimizin üç dilli, yani çok dilli olmasına özellikle dikkat ediyoruz" dedi. Kent Rehberi kitabında kentin kültürel miras alanlarını, ekolojik yapısını ve yaşamını anlatan referans bilgiler olduğunu dile getiren Yerçelik, "Bu içerik her dönem güncellenerek hazırlanan bir kitaptır ve ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Haritamız ise üç dilde hazırlanmış cep haritası olarak Sur ilçesi için kullanılmaktadır. Önümüzdeki süreçte Diyarbakır’ın genelini kapsayan bir haritayı da hayata geçirmeyi umuyoruz. Turizm Şube Müdürlüğü olarak ayrıca dijital bir "Kent Rehberi" hazırladık. Böylece kente gelen yerli ve yabancı turistler, dijital ortamda da kentin kültürel miras alanlarına, turistik alanlarına, rotalarına ve ilçelerine ulaşabilmektedir. Bunun yanı sıra rehber kitabımızda ilçelerle ilgili kültürel miras alanları da yer almaktadır" diye konuştu.
Narin’in canice katledilişinin üzerinden bir yıl geçti, acısı hala geçmedi
21 Ağustos 2025 Perşembe - 08:47 Narin’in canice katledilişinin üzerinden bir yıl geçti, acısı hala geçmedi Diyarbakır’ın bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cesedi dere kenarında bulunan Narin Güran’ın ölümünün üzerinden tam 1 yıl geçti. 8 yaşındaki talihsiz Narin’in köyünde sessizlik hakimken aile, küçük kızın kaybolduğu anların dakikaları ile olayları anlatan dövizleri köy meydanına yerleştirdi. Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran 21 Ağustos 2024’te kayboldu. Ailesi aynı gün Narin’in kaybolduğuna ilişkin güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yeri belirlenemeyen talihsiz kızın cansız bedeni 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te köyün yakınında bulunan Eğertutmaz Deresinde bir çuval içinde bulundu. Konuya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın ardından iddianame hazırlandı. İddianameye göre, Narin’in kaybolduğu yönünde ilk resmi ihbar, ağabeyi Baran Güran tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne saat 20.43’te yapıldı. Narin için bölgede "kayıp çocuk vakası" olarak Jandarma Arama Kurtarma, AFAD, Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekiplerince arama çalışması başlatıldı. Dalgıçlar tarafından sulama kanalında ve su kuyularında, diğer ekiplerce mahallenin çevresinde, kayalıklarda, derede, sazlıkta, tarlalarda, mezarlıkta, mahalledeki atıl alanlarda, boş evlerde, ahırlarda, samanlıklarda ve evlerin bahçesinde günlerce aranan Narin’in cansız bedeni, 19 gün sonra 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresinde bulundu. Narin’in cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından yakınlarına teslim edildi. Cenaze, 9 Eylül’de Tavşantepe Mahallesi’ndeki mezarlıkta toprağa verildi. Ölüm tarihi 21 Ağustos olarak belirlendi Narin’in cansız bedeni üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi işlemi sonrasında alınan iç organ numuneleri ve patolojik incelemeler neticesinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda, "Çocuğun ölümü 21 Ağustosta meydana gelmiştir. Çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu’ hususu oy birliğiyle mütalaa edilmiştir" tespitine yer verildi. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin raporunda da otopsi esnasında Narin Güran’ın vücudundan alınan yaklaşık 91 sürüntü örneğinin ve üzerinden çıkan kıyafet ve çantanın ayrıca cansız bedeninin üzerinde bulunan 3 kaya parçası ile ağaç parçalarının incelendiği, örneklerin DNA analiz çalışmalarına cevap vermediği belirtildi. Amca Salim Güran’ın kullandığı araçta elde edilen numunelerin Van Jandarma Kriminal Laboratuvarında incelemesi sonucu düzenlenen raporda, söz konusu aracın şoför koltuğunun oturma kısmında Narin’e ait DNA profili bulunduğu tespit edildi. Anne, ağabey ve amcaya ağırlaştırılmış müebbet Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, cinayete ilişkin amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresine sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar ile Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya, Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran ile suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K.’nin (17) de bulunduğu bazı şüpheliler gözaltına alındı. Tutuklanan 10 şüpheliden anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7 Kasım 2024’te başladı ve 3 gün sürdü. Davanın 26 Aralık 2024’te başlayan ikinci duruşmasının üçüncü gününde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Başsavcılıkça, tutuklu sanıklar Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz sanıklar Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan iddianame 17. Asliye Ceza Mahkemesince, suça sürüklenen çocuklar R.A, M.G. ve İ.K. hakkında hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesince kabul edildi. Dosyaları birleştirilen 6’sı tutuklu 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. 17. Asliye Ceza Mahkemesinde 14 Nisan’da başlayan ve 30 Mayıs’ta kapalı görülen 4’üncü duruşmada mahkeme heyetince "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında 1 yıl 3 ay ile 3 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde hapis cezası verildi. Küçük Narin’in ölümü tüm Türkiye’yi yasa boğarken Tavşantepe Mahallesi’ndeki mezarı da bir an olsun ziyaretçisiz kalmadı. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden mezarlığa gelen vatandaşlar Narin için dua okudu. ’’Tarifi olan bir acı değil’’ Narin Güran’ın mezarının önünde bulunan ağabeyi Baran Güran, duygu dolu anlar yaşadı. Mezarı başında açıklamalarda bulunan acılı ağabey Baran Güran, ‘’Çadırları kurduk. Mevlut okutacağız bugün Narin’in adına. 1 yılı doldu bugün. Hazırlıklarımızı yaptık. Tarifi olan bir acı değil, perişanlıktan başka bir şey değil. Maalesef tek kız kardeşimizdi, en çok değer verdiğimizdi. Vahşice hayattan koparılması tabi ki de hepimizi derinden üzdü ama maalesef bir takım yanlış şeyler oldu. Bunların olmasının sebebi de ilk günden beri kamuoyunda yapılan yanlış algılar yüzünden’’ dedi. (YRT-
Diyarbakır’ın 40 yıllık tatlı firmasından iflas iddialarına açıklama: "40 yıla aşkın büyük bir firmayız. İğne ucu kadar bir küçülmeye de gitmedik"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:29 Diyarbakır’ın 40 yıllık tatlı firmasından iflas iddialarına açıklama: "40 yıla aşkın büyük bir firmayız. İğne ucu kadar bir küçülmeye de gitmedik" Diyarbakır’da faaliyet yürüten Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, basın ve sosyal medyada iflas ettiklerine dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "40 yıla aşkın büyük bir firmayız. İğne ucu kadar bir küçülmeye de gitmedik. Son yatırımımız dondurma fabrikası da bildiğiniz gibi belki bölgenin en büyük dondurma fabrikasını kurduk" dedi. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, konkordatoyu 4-4,5 ay öncesinde aldıklarını hatırlatarak, 3 aylık bir süreç aldıklarını söyledi. 3 aydan sonra ikinci bir 3 ay aldıklarını belirten Elaldı, bu süreçte hiçbir şey yokken ikinci konkordato da bazı kesimin firmaya saldırması pek güvenilecek haberler olmadığına dikkat çekti. Eladı, bu süreçte borcun birçoğunu ödediklerinin altını çizerek, "Kendimize bir yol haritası yapmışız. Küçülme adına yaptığımız en ufak bir şey yok. Buna rağmen son 1-2 günde çıkan, belli kesimin bu firmaya saldırması insanlarımızın pek dikkate alacağını zannetmiyorum" dedi. "İnsanlarımızın birçoğu konkordatonun ne olduğunu bilmediklerinden dolayı böyle iflas ifadelerini kullanıyorlar" "Türkiye’de, son 2-3 yıldır ara ara sıkıntılar bütün firmalarda olduğu gibi, Hacıbaba’da bundan nasibini aldı" diyen Elaldı, şöyle konuştu: "Biraz zorluk hissedeceğimizi gördüğümüz için konkordatoya başvurduk. İnsanlarımızın birçoğu konkordatonun ne olduğunu bilmediklerinden dolayı böyle iflas ifadelerini kullanıyorlar. O yüzden şöyle söyleyeyim. Konkordato demek, borçluların devlet güvencesi altına alınması demektir yargıdaki eş anlamı. Bunu bilseler, konkordato olduğu için alacaklılarında, alacakları garanti altına alınmış oluyor. Birçoğunu ödedik, bir kısım kalmış. O da bizim bu dönen ham madde borçlarıyla alakalı sağ olsunlar onlar da yardımcı oluyorlar. Biz, bu süreci Allah’ın izniyle kısa bir sürede atlatacağımıza da inanıyorum." 40 yıla aşkın büyük bir firma olduklarını kaydeden Eladı, "İğne ucu kadar bir küçülmeye de gitmedik. Son yatırımımız dondurma fabrikası da bildiğiniz gibi belki bölgenin en büyük dondurma fabrikasını kurduk. Şimdi yapmaya kalktığın zaman 7-8 milyon dolara kurulamayan bir fabrikayı kurduk. Hiçbir personeli çıkarma durumumuz olmadı. 6 ay önce ne idiyse şimdi de o. Küçülme adına değil, biraz daha gittiğimiz zaman Avrupa için bayağı çalışmalarımız var. Bunu hızlandırmaya başladık" diye konuştu. Dondurma fabrikasını kurdukları zaman ilk yılı olması münasebetiyle 800 ila bin 1500 lira arasında olan dondurma fiyatını, kendilerinin 250-300 lira ila başladıklarını aktaran Eladı, "Halen de öyle. Bu, birçok kesimi rahatsız etmiş olabilir. Bize saldıran kesim de sanki olabilir diyorum. Fiyat politikası, hizmet politikamız her zaman en iyisi en ucuza olduğunda olabilir. O anlamda da saldırmış olabilirler" şeklinde konuştu. Elaldu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Basında, sosyal medyada çıkan haberlerin hiçbir gerçekliği yoktur. Biz, işimizin başındayız. Allah’ın izniyle işi daha da büyüteceğiz. Bu markayı Diyarbakır’dan çıkartıp dünyanın her yerine Hacıbaba tabelasını asacağız."