Yerel Haberler
Diyarbakır
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ediyor 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:32:09 Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ederken, Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı ve tonozlu sarnıçlar için de başlayacak restorasyon çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı. Toplam 60 dönümde yer alan, 12-15 metre yüksekliğinde ve bin 200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, yönetim binası, konutlar, kilise, tahıl ve silah depoları, sığınaklar, yer altı ibadethanesi, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı bulunan kale, tarihe ışık tutuyor. Askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı tarihi kaleye ziyaretçi ilgisi de her geçen gün artıyor. Dünyada ortaya çıkarılmış son Mithras Tapınağı’na sahip olan ve Roma’nın doğu sınırındaki ilk tapınak olma özelliğini taşıyan Kale, 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki yerini almıştı. Kalede restorasyon çalışmaları, ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında başlatılmıştı. Çalışmalar devam ederken, Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı ve tonozlu sarnıçlar için de başlayacak restorasyon çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nin Roma’nın önemli bir sınır garnizonu olduğunu vurguladı. 3 bin yıllık bir tarihe sahip kalenin Asur döneminden itibaren kullanılan bir alandan olduğunu belirten Coşkun, fakat son haline getiren Roma İmparatorluğu olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Coşkun, hem imparatorluk, hem Pagan hem de Hristiyanlık döneminde oldukça önemli bir sınır hattında yer alan garnizonun özelikle Amida ve Nisibis hattında kazı yapılan tek alan olduğunu söyleyebileceklerini kaydederek, "2014 yılında kazı çalışmaları başladı, akabinde restorasyon çalışmaları başladı. Bu yılda ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında hem büyük kilise de, hem güney kule de restorasyon çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Bakanlığımız, Zerzevan Kalesinde özelikle restorasyon çalışmaları için önemli bütçeler ayırdı. 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan kale, inşallah bu yıldan itibaren asıl listeye girmesi için de bakanlığımız nezdinde yoğun bir şekilde çalışılıyor" dedi. "Uluslararası restorasyon ilkeleri uygulanıyor" "Restorasyon yapmamızın amacı mevcut yapıları gelecek kuşaklara aktarmak ve bu yapıları sağlamlaştırmak için aynı zamanda gelen ziyaretçiler için de önemli bir görsel alan oluşturuyoruz" diyen Coşkun, konuşmasını şöyle tamamlandı: "Hem yapıların korunmasına yönelik hem de sonraki dönemlerde tahribatını önlemek amacıyla çünkü hava şrtlarında tahribat olabiliyor. Bunu önlemek amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Mevcut yapılar sağlamlaştırılıyor, bununla birlikte birçok uygulama yapılıyor. Uluslararası restorasyon ilkeleri uygulanıyor. Etap etap yapılıyor. Öncelikle güney kule ve kilise başlatıldı. Bu çalışmalar şu an devam ediyor. Akabinde Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı, tonozlu sarnıçlar bu yapılarda da restorasyon çalışmaları başlayacak. Hazırlıklarımızı yaptık, gerekli çalışmalar tamamlandı, uygulama çalışmaları da yakın zamanda başlayacak."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:31 Anneler Günü’nde cilt kanseri annenin sessiz çığlığı Yaklaşık 10 yıl önce yakalandığı cilt kanseri nedeniyle görme kabiliyetini yitiren Remziye Akgün, şiddet gördüğü eşinden boşandıktan sonra 4 kızıyla hayata tutunuyor. Yüksek maliyetli tedavisini karşılayamayan anne, kızlarına güçlü görünmek için hastalığını saklamaya çalışıyor. Anneler Günü yaklaşırken, Remziye Akgün’ün hikayesi fedakarlığın ve direncin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 10 yıl önce cilt kanserine yakalanan Akgün, hastalığın ilerlemesi sonucu görme kabiliyetini kaybetti. Hayatındaki zorluklar bununla da sınırlı kalmadı. 8 yıl önce, uyuşturucu madde kullandığını ve kendisine şiddet uyguladığını belirttiği eşinden boşanarak 7, 8.5, 11 ve 13 yaşlarındaki 4 kızıyla birlikte yeni bir yaşam kurdu. Zorlu hayat mücadelesini tek başına sürdüren anne, çocuklarına hem annelik hem babalık yaparken, diğer yandan ağır bir hastalıkla mücadele ediyor. Tedavisi için kullanması gereken ve her biri yaklaşık 170 bin TL olan iğnelerden 5 ile 7 doz alması gereken Akgün, maddi imkansızlıklar nedeniyle bu tedaviye ulaşamıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 4 kızını devlet korumasındaki yuvalara yerleştirmek isterken, Akgün ve destekçisi ablası buna izin vermedi. Ablasının desteği ile çocuklarına bakan Akgün, vasi olarak ablasını gösterdi ve çocuklarını tekrardan yanına aldı. Tüm yaşadıklarına rağmen çocuklarına güçlü görünmeye çalışan Remziye Akgün, hastalığının etkilerini onlardan gizlemeye çalışıyor. "Onlar üzülmesin diye elimden geleni yapıyorum" diyen anne, Anneler Günü’nde en büyük isteğinin sağlığına kavuşarak kızlarıyla birlikte daha umut dolu bir hayat sürmek olduğunu söyledi. Akgün, "Yıllar önce şiddetli geçimsizlik vardı. Eşim madde bağımlısıydı. Maalesef birçok şiddet ve buna benzer psikolojik şiddet olsun, yeri gelir fiziki şiddet olsun çok kötü şeyler yaşadım. Bunun üzerine tabii gidecek bir evim de yoktu. Hırpalandık çoluk çocuğumla. Sığınma evinde, ev değişikliği, buna benzer birçok şey yaşadım. Üstüne bir de cilt kanseri hastasıyım. Xeroderma pigmentosum çok özel bir hastalık. Gözlerimi de kaybettim, 9 yıl oldu. Çoluk çocuğumla yaşam mücadelesi veriyorum. Maalesef omuzumdaki yük oldukça ağır. Bugünkü şartlarda dördüncü evre kanser hastasıyım ve ileri evredir. Hastalığım çok özel bir hastalık. Bazı hayırseverler tarafından birkaç dozu karşılandı. Ancak 2 yılın üzerine çıkacak şekilde benim bu tedaviyi görmem lazım. Kemoterapi, radyoterapi, cerrahi müdahaleler yapıldı. Fakat bu tip tedavi yöntemleriyle olacak gibi değil. Tek amacım, tek umudum, tek şeyim çoluk çocuğuma sağlıklı bir şekilde bakabilmek, onları büyütebilmek. Gözler görmese de yine de her türlü Rabbime şükürler olsun. Ben ve ablam şu an yanımda destekçim. Çocuklarımıza bir şekilde güzel şeyler yaşatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Çocuklarının yuvaya konulmak istemesine çok üzüldüğünü ve ablasının fedakarlığını anlatan Akgün, 5 ile 7 doz arasındaki iğneyi kullanamadığı için cildinin kızlarının gözünün önünde eridiğini ve çocukları için çok üzüldüğünü, aslında kendisi için istemediğini çocuklarının üzülmesine dayanamadığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: "Benim gözlerim görmüyor. Ve ben ileri evre hasta olduğum için sosyal hizmetler tarafından "Çocuklarınızı yuvaya almamız gerekiyor, yeteri derecede bakamıyorsunuz" dediler bana. Yaklaşık bir ay boyunca evrak düzenledik. Ancak ablamın vasi olması üzerine bu durduruldu. Allah’ıma şükürler olsun. Ben zaten yıllardır, yemin ettim, söz verdim. Ben eşimden ayrıldığım gün bile buna yemin ettim. Ben sürüne sürüne de olsa bu çocuklarıma her şekilde bakacağıma yemin ettim. Ve elhamdülillah ben onlara baktığımda gayet iyi düşünüyorum. Şimdi benim ilacı kullanmam gerekiyor. Fakat ben sosyal yardımla geçimimi sağlayan biriyim. Ne yazık ki görme engelli ve kanser hastası olduğum için de iş göremez haldeyim. Ancak her bir dozum 170 bin TL ve ben bunu karşılayamıyorum. İmkansız. 5-7 arası kullanmam gereken doz sayım vardır. Bunu bütün yüreğimle ve gönlümle söylüyorum. Allah rızası için güzel insanlardan, yüreği güzel insanlardan ben destek bekliyorum." Ömür Delal Varol ise, annesinin sağlıklı olmasını istediğini dile getirdi. Varol, "Annem bize çok iyi bakabiliyor. Her ihtiyacımızı karşılayabiliyor. Tek dileğimiz annemin iğnelerinin toplanması ve annemin sağlığına ulaşması" dedi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:41 Engelleri Aşan Sporcular DEPSAŞ Enerji ile ilham veriyor 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası kapsamında engelli sporcuların başarılarına dikkat çeken DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, 2026 yılında bilek güreşi, atletizm ve ampute futbol başta olmak üzere farklı branşlarda elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Kulüp, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gençleri spora yönlendirme misyonuyla hem Türk sporuna yeni yetenekler kazandırmayı hem de engelli bireylerin spor yoluyla toplumsal hayata daha güçlü katılımını desteklemeyi hedefliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gençleri spora yönlendirme ve farklı branşlarda yeni yeteneklerin yetişmesine katkı sunma hedefiyle çalışmalarını sürdüren DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, 2026 yılına önemli başarılarla başladı. Atletizmden bilek güreşine, ampute futboldan gençlik projelerine kadar birçok alanda faaliyet gösteren kulüp, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası vesilesiyle engelli sporcuların azmini, başarısını ve toplumsal hayata kattığı değeri bir kez daha gündeme taşıdı. Bilek güreşinde Türkiye’nin zirvesinde DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, 2026 Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda elde ettiği derecelerle önemli bir başarıya imza attı. Kulüp sporcuları, şampiyonada 18’i altın olmak üzere toplam 29 madalya kazanırken, bedensel engelliler kategorisinde mücadele eden erkek takımı ise Türkiye ikincisi oldu. DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü sporcularının, Macaristan’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etmesi bekleniyor. Ampute futbolda vefa ve mücadele aynı sahada Ampute Futbol Süper Ligi’nde mücadelesini sürdüren DEPSAŞ Enerji Ampute Futbol Takımı ise ligde başarıyla mücadele ederken, her maçta duygusal bir motivasyonla sahaya çıkıyor. Kulübün engelli sporlarına verdiği güçlü desteğin temsilcisi olan takım, geçtiğimiz Nisan ayında Sakarya’daki müsabaka sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden teknik direktörü Mustafa Bebe’nin anısını yaşatmaya devam ediyor. "Engelli sporcuların hikayelerini daha görünür kılmak istiyoruz" DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Başkanı Murat Karagüzel, kulübün elde ettiği başarıların planlı, programlı ve uzun vadeli bir çalışmanın sonucu olduğunu belirterek, sporun özellikle gençler ve engelli bireyler için dönüştürücü bir güce sahip olduğunu ifade etti. Karagüzel, "Hizmet bölgemiz olan Güneydoğu Anadolu’da başta engelli gençlerimizi spora yönlendirmek ve yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamak en büyük amaçlarımızdan biri. Kulübümüz faaliyetleriyle sadece bir farkındalık oluşturmayı değil aynı zamanda 365 gün süren bir yaşam biçimi de sunmaya çalışıyor. Bunun karşılığını da sporcularımızın başarılarıyla alıyoruz. Son olarak Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda elde ettiğimiz başarılar, gençlerimizi teşvik etmek açısından çok kıymetli bir kazanım oldu. Bedensel engelli sporcularımızı tüm kategorilerde desteklemeye devam edeceğiz" dedi. 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası vesilesiyle engelli bireylerin sosyal hayata eşit ve güçlü katılımının önemine dikkat çeken DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, sporun engelleri aşan, insanları bir araya getiren ve yeni başarı hikâyeleri yazdıran gücünü desteklemeye devam ediyor.
Depremde 100 kişinin hayatını kaybettiği Hisami Apartmanı davası sanıklarının cezası hukuka uygun bulundu
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:24 Depremde 100 kişinin hayatını kaybettiği Hisami Apartmanı davası sanıklarının cezası hukuka uygun bulundu Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 100 kişinin yaşamını yitirdiği, 32 kişinin yaralandığı Hisami Apartmanı’na ilişkin davada tutuklu sanıklar 2 müteahhit ve 2 arsa sahibine verilen 17 yıl 6’şar ay hapis cezası kararını hukuka uygun buldu. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Eylül 2024’teki karar duruşmasında, tutuklu müteahhitler Mehmet Ali Korkut ve Mehmet Meşe ile arsa sahipleri Nurettin Özcan ve Ahmet Özcan’a "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 6’şar ay hapis cezası verilmesine ilişkin sanık avukatları istinaf başvurusunda bulundu. İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf başvurusunu değerlendiren 10. Ceza Dairesince verilen kararda, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosyanın incelendiği kaydedildi. 10. Ceza Dairesinin kararında, şu ifadeler yer aldı: "Toplanan deliller ve karar yerinde incelenmiş, sanıkların suçunun sübutu ile verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. Sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiştir. Sanık müdafilerinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddine, tutuklama şartlarında bir değişiklik olmaması ve hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Nurettin Özcan, Ahmet Özcan ve Mehmet Ali Korkut’un tutukluluk halinin devamına oy birliğiyle karar verilmiştir." Kararda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 286, 294. ve 295. maddeleri uyarınca Yargıtayda temyiz yolunun açık olduğu ifade edildi. Yargıtaya temyiz başvurusu yapıldı Sanık avukatları, Yargıtaya gönderilmek üzere Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine temyiz başvurusunda bulundu. Temyiz dilekçesinde, verilen mahkumiyet kararı ve 10. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yönündeki kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulması ve müvekkillerinin tahliyesine karar verilmesi talep edildi. Mahkeme heyeti, 24 Eylül 2024’teki karar duruşmasında, tutuklu müteahhitler Mehmet Ali Korkut ve Mehmet Meşe ile arsa sahipleri Nurettin Özcan ve Ahmet Özcan’ın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermiş, 3 sanığın tutukluluk hallerinin devamına, sanık Meşe’nin ise sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine hükmetmişti.
Vali Zorluoğlu, Traktörcüler Sitesi’ndeki yangın sonrası incelemelerde bulundu
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:23 Vali Zorluoğlu, Traktörcüler Sitesi’ndeki yangın sonrası incelemelerde bulundu Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ile İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, Kayapınar ilçesindeki Traktörcüler Sitesi’nde meydana gelen yangının ardından bölgeye giderek incelemelerde bulundu. Yangında 3 dükkan, 19 traktör ve 1 otomobil yanarak kullanılamaz hale gelmişti. Vali Zorluoğlu ve Emniyet Müdürü Kaya, olay yerinde yetkililerden bilgi alıp, dükkan sahipleriyle sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Zorluoğlu, "Kayapınar ilçemizin, şu anda içerisinde bulunduğumuz Traktörcüler Sitesi’nde, bu sabaha karşı saat 02.30’da bize bu bilgi geldi. Malum, yangın hadisesi gerçekleşti. Bu yangın neticesinde 3 iş yerinde, toplam 19 traktörümüz kullanılamaz hale geldi, ağır hasar ve zarar gördü. Bir de binek araç bu yangından etkilendi" dedi. Çıkış sebebi ile ilgili henüz net bir şey söylemenin erken olduğunu ifade eden Zorluoğlu, "Ama buraya geceden itibaren itfaiyemiz, hatta İl Emniyet Müdürlüğümüzün TOMA’sı da müdahale etmek suretiyle, yangının başka taraflara sıçraması engellenerek söndürme çalışmaları yürütüldü. Neticesi itibarıyla konuyla ilgili adli süreç başlatıldı. Mesele bütün boyutlarıyla incelenecek. Ondan sonra da inşallah sonuç ilgililerle ve gerekirse kamuoyuyla paylaşılacak. Tabii sevindirici tarafı, burada herhangi bir ölüm ya da yaralanmanın olmamış olması. Mal yerine geliyor malum; ama giden canlar yerine gelmiyor. O bakımdan, inşallah bu bölgelerde de, şehrimizin diğer yerlerinde de bu tür hadiselerin yaşanmaması için sıkı bir şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Biz de gecenin o saatlerinde konuyu takip ettik, İl Emniyet Müdürümüz de aynı şekilde. Allah, şehrimizi ve insanlarımızı daha beter hadiselerden muhafaza eylesin" şeklinde konuştu. Yangının çıkış nedenine ilişkin incelemenin sürdüğü öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan şehit yakınları ve gazilere Terörsüz Türkiye güvencesi
08 Ağustos 2025 Cuma - 11:31 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan şehit yakınları ve gazilere Terörsüz Türkiye güvencesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit yakınları ve gazilere teker teker yazdığı mektupla, müsterih olmalarını ve Terörsüz Türkiye sürecinin hiç bir noktasında pazarlığa, müzakereye, tavize, gizli ve süfli girişimlere yer verilmediğini, bundan sonra da verilmeyeceğini söylemesi şehit yakınları ve gazileri duygulandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubunu alan şehit yakınları ve gaziler de bu duruşundan dolayı minnettar olduklarını dile getirdi. Erdoğan, şehit aileleri ve gazilere yazdığı mektubunda, "Kıymetli kardeşim, sizi ve ailenizin her bir ferdini en kalbi duygularımla selamlıyorum. Peygamberlikten sonraki en şerefli makama erişen aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yad ediyorum. Şüheda yurdu bu toprakların her karışı, şehit ve gazilerimizin kanlarıyla yoğrulmuştur. Bugün semalarımızda Ezan-i Muhammediler huşu ile yankılanıyorsa; ay yıldızlı al bayrağımız göklerde gururla dalgalanıyorsa, 86 milyon vatandaşımız huzur ve emniyet içinde yaşıyorsa; bunda en büyük pay, hiç şüphesiz, şehit ve gazilerimizindir. Onların emanetlerine sahip çıkmak, devletimizin en temel vazifesidir. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren ülkemizde, sınırlarımızda ve bölgemizde terörün her türlüsüyle en etkin şekilde mücadele ettik. Bu uğurda binlerce canımızı şehit verdik; binlerce kardeşimiz gazilikle müşerref oldu; ancak şehit ve gazilerimizin uğruna kanlarını akıttıkları mukaddes ve muazzez değerlere leke sürdürmedik. Simdi ise milletimizle birlikte Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yürüyor; ülkemizi yarım asırlık bir musibetten ebediyen kurtaracak Terörsüz Türkiye’yi inşa ediyoruz. Şundan emin olmanızı hassaten rica ve istirham ediyorum. Bu sürecin hiçbir noktasında pazarlığa, müzakereye, tavize, gizli ve süfli girişimlere yer verilmemiştir, bundan sonra da verilmeyecektir. Şehitlerimizin aziz ruhlarını muazzep edecek, şehit ailelerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir adım atılmamıştır ve atılmayacaktır. Terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize salimen vasıl olduğumuzda önümüzde yepyeni bir sayfa açılacak; bin yıllık kardeşliğimiz yepyeni bir merhaleye ulaşacak; aramıza ekilen nifak tohumları sonsuza kadar sökülüp atılacaktır. Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun, diyorum. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyor; gazilerimize hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Şehit ve gazilerimizi yetiştiren anne ve babalarımızın o mübarek ellerinden, şehitlerimizin emaneti olan sevgili evlatlarımızın gözlerinden öpüyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı mektubu şehit yakınları ve gazileri duygulandırdı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubu şehit yakınları ve gazilere duygulu anlar yaşattı. Erdoğan’ın samimiyetinden hiç şüpheleri olmadığını dile getiren şehit yakınları ve gaziler, "Cumhurbaşkanım verdiğiniz güvence, ortaya koyduğunuz devlet aklı, teröre karşı yürüttüğünüz kararlı mücadele biz gaziler ve şehit aileleri için büyük bir moral kaynağıdır" ifadelerini kullandı. 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, mektubun kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi. Gündüz, "Terör gazisi olarak, şahsım, ailem, aziz şehitlerimizin emanetleri, kahraman gazilerimiz ve tüm şehit ve gazilerimiz adına göndermiş olduğunuz o derin anlamlı, yürekten ve devlet vakarını taşıyan mektubunuzu aldım. Büyük bir onur ve duygusallıkla okudum. Milletimizin istiklali ve istikbali uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, fedakarca mücadele etmiş gazilerimizi şükranla anarken; devletimizin en yüce makamından gelen bu içten selam ve dualar bizler için tarifsiz bir kıymet ifade etmektedir. Şehitlik makamının yüceliğini bilen, gaziliğin onurunu iliklerine kadar hisseden bu milletin bir evladı olarak ifade etmek isterim ki; bu topraklara diz çöktürmek isteyen, milletimize boyun eğdirmek isteyen her türlü şer odağına karşı dik durduysak, bu; sizin liderliğinizde gösterilen kararlı duruş sayesinde olmuştur. Cumhurbaşkanım, verdiğiniz güvence, ortaya koyduğunuz devlet aklı, teröre karşı yürüttüğünüz kararlı mücadele biz gaziler ve şehit aileleri için büyük bir moral kaynağıdır. Terörsüz Türkiye ülküsünü kuran ellerin arasında yer almak, bu milletin evladı olmak, en büyük şerefimizdir. Bizler, bu vatanı canımızdan aziz bilen neferler olarak, her daim devletimizin, milletimizin ve sizin yanınızda olduk, olmaya da devam edeceğiz. Siz, sadece bir Cumhurbaşkanı değil; şehitlerimizin ruhunu incitmeyen, gazilerini mahcup etmeyen, milletin yükünü sırtlayan bir lider, bir dava büyüğümüz olarak gönüllerimizde yer edindiniz" dedi.
Güneydoğu ve Uzakdoğu mutfakları Diyarbakır’da buluştu
08 Ağustos 2025 Cuma - 10:31 Güneydoğu ve Uzakdoğu mutfakları Diyarbakır’da buluştu Diyarbakır’da düzenlenen özel bir sushi workshop etkinliğinde, Güneydoğu ile Uzakdoğu mutfağı aynı sofrada buluştu. Kentin öncü kadınları ve muhtarlarının katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hem sushi yapımı öğrenildi, hem de tatma fırsatı oluştu. Etkinlikte, katılımcılar kendi elleriyle hazırladıkları sushileri tadarken keyifli anlar yaşadı. İlk kez sushi deneyen birçok katılımcı, lezzeti kendi damak zevklerine farklı bulsa da, bu deneyimin kendileri için unutulmaz bir tecrübe olduğunu ifade etti. Organizatörler, bu tür kültürel ve gastronomik etkinliklerin hem farklı mutfak kültürlerini tanıtmak hem de kadınların sosyal yaşamına renk katmak amacıyla devam edeceğini belirtti. Ayrıca kadınlar Güneydoğu yöresine özgü beyaz tülbent taktı. Şef Esra Türk, sushi workshop etkinliği yapmak istediğini ve bu etkinliği de Diyarbakır’ın öncü kadınları, muhtarlarla birlikte gerçekleştirmek istediğini aktardı. Türk, "Güneydoğu mutfağı ve Uzakdoğu mutfağını birlikte sentezleyerek, buradaki kadınlarımıza da denetmek ve aynı zamanda birlikte yapıp tatmak istedik. Güzel de oldu, eğlendik. Tadını da beğendiler. Bizim damak zevkimize biraz uygun olmayan bir tat ama denenmeyecek bir şey de değil. Birçoğu da zaten denememişti. Onlar için de bir deneyim, tecrübe oldu. Bu şekilde güzel bir etkinlik oldu" dedi. Bağlar ilçesi Körhat Mahalle muhtarı Dilek Dere, etkinliğin çok güzel geçtiğini ifade etti. Dere, "Uzakdoğu mutfağı, hiç bilmediğim bir mutfaktı ve ilk defa denedim. Bence de çok lezzetliydi. Elimize sağlık diyelim. Şeflerimize ve işletme müdürümüze de teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi muhtarı Dilek Demir ise, çok güzel bir etkinliğe katıldıklarını söyledi. Demir, "Uzakdoğu kültürünü, bizim Güneydoğu mutfağımızla birleştirdik. Yöresel tülbentlerimizle birlikte eşlik ettik, sushi yaptık. Tadı pek de fena değildi. Umarım sushi daima böyle kültürümüze dahil olur ve bizim yemeklerimizin arasına girer. Çok beğendik, gerçekten çok güzeldi" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır anneleri müjdeli bir haber almak için çadırdan ayrılmıyor
07 Ağustos 2025 Perşembe - 14:10 Diyarbakır anneleri müjdeli bir haber almak için çadırdan ayrılmıyor Diyarbakır anneleri, evlatlarından gelecek müjdeli bir haberi almak için nöbetlerini aralıksız sürdürüyor. 3 Eylül 2019’da Diyarbakır’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti sürüyor. Mehmet Aydın’ın babası Nihat Aydın, anne ve babalar olarak evlat nöbetinin neredeyse 7’inci yılına gireceğini söyledi. Aydın, "Maalesef çocuklarımızdan herhangi bir haber alamıyoruz. Biliyorsunuz ‘Terörsüz Türkiye’ kapsamında Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli barış süreci başlattılar. Anne ve babalar olarak isterdik ki bizleri de bilgilendirsinler, açıklama yapsınlar en azından içimiz rahat ederdi. Ne şekilde yol alındığını bilirdik ama maalesef bize herhangi bir bilgi veren olmadı. Bizde büyük bir merakla ne olacağını bekliyoruz. Tüm aileler olarak Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz ve kendisine de bir ricamız var. Diyarbakır anne ve babalarını unutmasınlar, bizleri bilgilendirsinler süreç ile ilgili" dedi. Ramazan annesi Mevlüde Üçdağ, hava sıcaklığının 45 derecenin üzerinde olmasına rağmen evlat nöbetine devam ettiklerini ifade etti. Üçdağ, "6 yıl burada emek harcadık. Anne ve babaların çok emeği var. Cumhurbaşkanımızdan tek ricam tez zamanda bu çocukları anne, babalarına kavuşturun. Bu gözyaşlarını artık dindirin. Bu anne, babaların umudu sizsiniz. Güzel bir telefon gelme umuduyla buradayız. Müjdeli bir haber almak için dört gözle bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Yaz sıcaklarında gebelere uyarı: Bol su için, hafif giysiler giyin ve serin saatlerde dışarı çıkın
07 Ağustos 2025 Perşembe - 12:52 Yaz sıcaklarında gebelere uyarı: Bol su için, hafif giysiler giyin ve serin saatlerde dışarı çıkın Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Şeyhmus Tunç, yaz aylarında artan sıcakların gebeler için zorlayıcı olabileceğini belirterek, bol su içmeleri, hafif giysiler giymeleri ve serin saatlerde dışarı çıkmaları tavsiyesinde bulundu. Doç. Dr. Şeyhmus Tunç, hamilelik döneminde sıcak havaların vücut ısısını daha fazla artırabileceğini belirterek, bunun da halsizlik, baş dönmesi, ödem ve hatta erken doğum gibi ciddi riskleri beraberinde getirebileceğini söyledi. Bu nedenle gebelerin özellikle günün sıcak saatlerinde dışarıya çıkmamaları ve yeterli sıvı tüketmelerinin büyük önem taşıdığını ifade eden Tunç, anne adaylarının sıcak havalarda dikkat etmesi gereken 6 temel öneriyi şöyle sıraladı: "Bol su için; günde en az 2-3 litre su tüketilmeli. Dehidrasyon riski erken doğumu tetikleyebilir. Pamuklu, hafif giysiler; açık renkli ve hava geçiren kıyafetler vücut ısısını dengede tutar. Serin saatlerde dışarı çıkın; özellikle 10.00-16.00 arasında dışarı çıkmaktan kaçınılmalı. Ayaklarınızı yüksekte tutun; ödemi azaltmak için ayaklar dinlenme esnasında yüksekte tutulmalı. Ilık duş ve ıslak havlu; ani ısı değişimlerinden kaçınılmalı, serinlemek için boyna ıslak havlu konulabilir. Tuz ve şekeri dengede tutun. Tuz ödemi, şeker ise susuzluğu artırabilir. Sulu meyveler öneriliyor." Dr. Tunç, aşırı halsizlik, kas krampları, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi belirtilerin dikkate alınması ve böyle durumlarda mutlaka hekime başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
Diyarbakır’da ramat atölyesinde ayrıştırılan altınlar tekrar sektöre kazandırılıyor
07 Ağustos 2025 Perşembe - 12:36 Diyarbakır’da ramat atölyesinde ayrıştırılan altınlar tekrar sektöre kazandırılıyor Diyarbakır’daki ramat atölyesinde etrafa saçılıp dağılan altın parçaları ayrıştırılıp tekrar sektöre kazandırılıyor. Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Mehmet Yüksel, atölyenin kentte büyük bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Altının üretim anında toz ve dumanının etrafa saçıldığını belirten Yüksel, "Esnafımızda bunları topluyor, birkaç ay sonra Kahramanmaraş’a, Gaziantep’e, İstanbul’a götürüyorlardı. An itibari ile artık Diyarbakır’da tam teknoloji sisteme uygun Mega Sanayi’de ramat tesisimiz açılmıştır. Memleket adına, sektör adına çok sevindirici bir girişimdir. Sadece Diyarbakır değil, bütün çevre illerde bundan faydalanacak" dedi. Ramat atölyesi sahibi Orhan Doğan, Diyarbakır’a hizmet etmek için geldiklerini ifade ederek, "Anadolu’ya sesimizi duyuracağız. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Sistemimiz son teknolojidir. 35 yıllık tecrübemizle Allah’ın izniyle yüzümüzün akıyla hizmet etmekteyiz. Tüm vatandaşlarımızı bekleriz. Tüm esnafa ve Diyarbakır’a hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Atölyelerin geri dönüşüm yaptıklarını aktaran Doğan, "Çöp, kağıt, atık malzemeler gelir. Önce yakarız, sonra eritiriz, ardından ayrışımını yapıp külçe halinde altınları teslim ederiz. Diyarbakır’daki esnaf arkadaşlarımız Gaziantep, Kahramanmaraş, İstanbul ve İzmir’e kadar gidiyorlardı. Diyarbakır’da ilk olduk, tüm müşterilerimizi bekleriz" diye konuştu.
Şehit, gazi ve terör mağdurları derneğinden CHP’li Başarır’a tepki
07 Ağustos 2025 Perşembe - 10:16 Şehit, gazi ve terör mağdurları derneğinden CHP’li Başarır’a tepki 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’a tepki gösterdi. Gündüz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına, ordusunun şerefine ve milletin iradesine açıkça dil uzatan hadsiz açıklamaları şiddetle kınadıklarını söyledi. Yüksek Askerî Şura kararıyla Genelkurmay Başkanı olarak atanan Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun liyakati ve devletine bağlılığı, milletin vicdanında tam bir karşılık bulduğunu belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başına, 15 Temmuz gecesi vatan hainlerinin karşısında dimdik duran iradenin bir neferinin gelmesi, bu milleti sevindirdiğini, rahatsız olanların ise belli olduğunu ifade etti. "CHP’li hadsiz Ali Mahir Başarır devletin en yüksek askerî makamına atanan bir komutana iftira niteliğindeki sözleri, sadece Bayraktaroğlu’nu değil, Türk ordusunu ve aziz milletimizi hedef almaktadır" diyen Gündüz, şöyle konuştu: "Asıl rahatsızlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 15 Temmuz’dan sonra vesayetten tamamen temizlenmiş olmasındandır. Devletimizin meşru kurumlarını, şehitlerimizin hatırasını ve gazilerimizin onurunu ayaklar altına almaya kalkanlar bilsin ki, bu milletin sabrı da hafızası da güçlüdür. Bu millet, 15 Temmuz gecesi tanklara karşı göğsünü siper edenlerle omuz omuzadır; darbeci anlayışın sözcüleriyle değil. Genelkurmay Başkanı olarak atanan Selçuk Bayraktaroğlu’na görevinde başarılar diliyor, yanında olduğumuzu kararlılıkla ifade ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine ve milletimizin onuruna uzanan hiçbir dili asla kabul etmiyoruz."