Yerel Haberler
Diyarbakır
20 Mart 2026 Cuma - 11:45 Binlerce kilometre mesafe kateden leylekler yuvalarını Diyarbakır’da kuruyor Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yaklaşık 5 bin kilometre yol katederek Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika’dan gelen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yıllardır leyleklere ev sahipliği yapıyor. Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika gibi yerlerden yaklaşık 5 bin kilometre katederek gelen leylekler, ata yurtlarında varlıklarını sürdürüyor. Hatay üzerinden gelen leyleklerin bir kısmı Avrupa popülasyonuna katkı sağlarken, bir kısmı ise ata yurdu olan Diyarbakır’a gelip, yıllardır kullandıkları yuvalarına yerleşiyor. Öncü olarak gelen erkek leylek, daha sonra gelen dişi leylek ile kuluçka ve yavrulama dönemini burada geçiriyor. Prof. Dr. Ahmet Kılıç, ülkede yüzlerce kuş türü olduğunu, bunlardan birinin de leylek ya da beyaz leylek olduğunu söyledi. Göçmen olarak bilinmekte olan leyleklerin yurda şubat ayı ortasından itibaren girmeye başladıklarını belirten Prof. Dr. Kılıç, genel olarak ilk gelenlerin yuva sahibi erkekler olduğunu, önceki yıllarda kullandıkları yuvalara yerleşerek yuvayı korumaya aldıklarını ifade etti. Kılıç, yuva kurmanın bazen bir ayı bulduğunu söyleyerek, "Yuva sahipleri önceki yıldan yuvalarını kurmaya başlıyorlar. Dişiler bunlardan sonra geliyor. Mart başına doğru göç olayı tamamlandığında yuvalarda genel olarak çiftler bulunuyor ve eşler birlikte yuva materyali taşımaya başlıyor. Yaklaşık bir ay içinde yuva tamamlanıyor. Nisan ayı başından itibaren kuluçkaya yatarlar. Kuluçka yaklaşık 1 ay sürmekte ve yavrular mayıs ayı başından itibaren görülmeye başlanır. Yavrular yaklaşık 2 ay boyunca yuvada beslenir" dedi. "Leylekler besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler" Diyarbakır’da pek çok leylek yuvası olduğunu aktaran Prof. Dr. Kılıç, şöyle devam etti: "Özelikle Bismil leylekleri yoğun popülasyon olarak karşımıza çıkıyor. Burada yuva başarısı oldukça yüksek. Yuvadaki bütün yumurtalardan yavrular çıkar. 5 yavru. Bu 5 yavrunun tamamı da uçmaya katılır ve sağlıklı büyür. Leylekler, besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler. Besin zinciri için ya da besin ağacı için önemli bir türdür. İnsanlar tarafından da kimi bölgelerde koruma altında tutulur, kutsal kabul edilir. Bu yüzden insanlarla ilişkileri çok iyi. İnsanlara çok yakın olan yerlerde rahatlıkla yuva kuruyorlar. Çünkü insanlar bunlara herhangi bir zarar vermiyor." "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz" Son yıllarda iklim krizine bağlı olarak leyleklerin davranışlarında da farklılıklar olduğunu gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Kılıç, "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz. Bu şunu gösterir; kışlar aşırı sert değil ve leylekler yiyecek bulabiliyor. Bundan dolayı bazı bireyler göç etmeyerek burada kalabiliyorlar. Bu yüzden leylekleri önümüzdeki yıllarda daha fazla bireyle göçe gitmeyen tür olarak görme imkanımız var. Her bir kuş türü bulunduğu bölgede çok değerlidir, önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Aynı işi leyleklerde yerine getirmekte. Bizim de biyoçeşitliliği korumamızla hem tarımda hem de doğada bir dengeye katkımız olmalıdır. Bu konuda vatandaşlarımızın duyarlılığı önem arz eder" ifadelerini kullandı.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki oda, borsa ve STK’lardan PKK’nın silah bırakmasına ilişkin açıklama
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 16:49 Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki oda, borsa ve STK’lardan PKK’nın silah bırakmasına ilişkin açıklama Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ev sahipliğinde toplanan oda, borsa ve STK’lar, PKK’nın fesih kararını değerlendirdi. DTSO binasında, Cizre TSO Başkanı Ömer Faruk Yıldırım, Van Ticaret Borsası Başkanı Naif Süer, Tunceli TSO Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun’un katılımıyla geniş bir temsil grubunun imza attığı ortak açıklamayı Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil okudu. Yeşil, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde kongresini topladığını açıklayan PKK’nın, 12 Mayıs 2025’te kongre kararları gereğince silah bıraktığını ve kendini fesih ettiğini hatırlatarak, yürütülen tüm bu görüşmelerin en önemli eşiği olan bu tarihi kararların toplumsal barışa katkı sağlayacağına olan inançla ülkeye hayırlı ve uğurlu olması dileğinde bulundu. Yeşil, 40 yıllık acı dolu bir sayfanın kapanmasını sağlayacak olan bu kararın alınmasında emeği geçen herkese içten teşekkür ettiklerini ifade ederek, "Ülkemiz için son derece kritik bir önem arz eden bu dönemde süreci başlatan, yürüten ve destekleyen bütün siyasi partilerimizin liderlerine ve sorumlu bir tavırla barış savunusu yapan bütün toplumsal aktörlere minnettarlığımızı sunuyoruz. Türkiye’de hepimize çok büyük bedeller ödeten kanlı bir dönemde en kıymetli varlıkları olan evlatlarını kaybeden tüm anne-babaların acılarını ve kederlerini yürekten paylaşıyor, memleketimizin her karış toprağında huzuru ve kardeşliği tesis etmeyi, onlara karşı yerine getirilmesi gereken en büyük vazife olarak biliyoruz. Yarım asırlık çatışmalı süreç, başta insani olmak üzere siyasi, ekonomik, sosyal ve toplumsal açılardan ülkemize çok ağır bir bedel ödetmiştir. 70 binden fazla can kaybı, on binlerce yaralı, 1 milyonu aşan iç ve dış göçler ve devasa maddi kayıplar, çatışmanın bize verdiği maddi ve manevi tahribatın ne denli ürkütücü olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. "Sürece yönelik bazı endişe ve eleştirileri demokrasinin gereği olarak görüyoruz" "Çatışmaların bitmesi ve barışın sağlanması, ülkemizin hem sosyal huzuruna hem de ekonomik istikrarına ve büyümesine zemin hazırlar" diyen Yeşil, konuşmasını şöyle tamamladı: "Örgütün silahları bırakması ve kendini feshettiğini açıklaması, genelde bölgenin sivil toplum kuruluşlarınca ve özelde de biz iş camiası temsilcilerince büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır. Gerek iktidarın ve gerek muhalefet partilerinin tamamına yakınının süreci sahiplenmesini, ülkede sağduyu iklimin hâkim olması anlamında oldukça önemli görüyoruz. Meclisteki siyasi partilerin tamamına yakınının süreci ilkesel olarak desteklemesi, kalıcı barışın sağlanması yolunda toplumda büyük bir umut doğurmuştur. Sürece yönelik bazı endişe ve eleştirileri demokrasinin gereği olarak görüyoruz. Ancak ideolojik bir körlükle ve kısır siyasi hesaplarla, hepimizin geleceği için büyük bir anlam ifade eden bu sürece mutlak bir karşıtlık sergileyen ve süreci manipüle eden bazı kesimlerin tutumlarını doğru bulmuyoruz. Çatışmalardan mağdur olan ailelerimizin acılarını istismar eden ve toplumdaki fay hatlarını tetiklemeyi hedefleyen tavırları, toplumsal birlikteliğimiz için tehlikeli buluyoruz. Tarihi meselelerde kaçınılmaz olan farklı görüşleri barış karşıtlığının bir zemini yapılmasını kabul etmiyoruz. Kendileri için güvenli ve demokratik bir yaşam talep edenlerin, başkalarının hayatına mal olacak çatışmalara hizmet edecek bir söyleme başvurmalarını kınıyoruz. Bu kapsamda sorumluluk sahibi herkesin sürecin ruhuna uygun bir dil ve üslup takınmalarını talep ediyoruz. Tek bir insanımızın canının yanmasına artık tahammülümüz yok. Bizler bölge iş camiasının temsilcileri olarak süreci desteklediğimizi ve ülkemizde kalıcı bir barışın inşası için üzerimize düşecek her türlü katkıyı sunacağımızı, bir kez daha, altını çizerek belirtiyoruz."
Diyarbakır’da 383’üncü aile evlat nöbetine katıldı
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:58 Diyarbakır’da 383’üncü aile evlat nöbetine katıldı Diyarbakır’da ailelerin dağa kaçırılan çocukları için eski HDP İl Başkanlığı önünde başlattığı evlat nöbetine 383’üncü aile katıldı. Ailelerin 3 Eylül 2019’da başlattığı evlat nöbeti 2 bin 95’inci gününde devam ediyor. Şanlıurfa’dan gelen anne Güler Korkmaz ve baba Hüseyin Korkmaz, oğlu Yavuz’un 2014 yılında 16 yaşındayken dağa kaçırıldığını öne sürerek oturma eylemine dahil oldu. Kürtçe ağıtlar yakıp oğlunun fotoğrafına sarılıp ağlayan anne Korkmaz, oğluna ‘teslim ol, gel’ çağrısı yaptı. Baba Korkmaz ise oğlunun 2014’ten beri kayıp olduğunu belirterek, "Gelmesini istiyoruz. Bayramdır iki bayramı bir arada yaşamak istiyoruz. Artık dayanacak gücümüz kalmadı, oğlumuzu istiyoruz. 2014’te İstanbul’da tekstil fabrikasında çalışırken gitti. 2014’ten beri haber alamıyoruz. 16 yaşındaydı o tarihten beri hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Oraya katıldığını duyduk. Temas kurmaya çalıştık ama hiçbir faydası olmadı. Ben peşinden Kobani, Kandil ve Kuzey Irak’a gittim hiçbir şekilde bulamadım" dedi. Eski HDP il binasına geldiğini ve buradaki görevliler tarafından oğlunun terör örgütüne katıldığını iddia eden Korkmaz, "Buraya da geldim görüştüm dediler oraya gitmiş. O zaman nereye gittiğini bilmiyorduk. Buraya geldik buradakiler söyledi dağa gittiğini. Dönmesini istiyoruz, artık dayanacak gücümüz yok. Annesinin halini görüyorsunuz gelmesini istiyoruz. Şu an ki süreç iyidir, memnunuz inşallah en kısa zamanda olumlu şeyler olur. Herkes evine döner ve bütün annelerin acısı diner inşallah. Bunu dört gözle bekliyoruz" diye konuştu. Öte yandan, şu ana kadar evlat nöbetine katılanlardan 61’i evladına kavuştu.
Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğünden bayram öncesi denetim
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:03 Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğünden bayram öncesi denetim Diyarbakır Ticaret İl Müdürlüğü, Kurban Bayramı öncesi tüketici haklarının korunması ve piyasa düzeninin sağlanması amacıyla denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde ürün fiyat etiketleri, kasa ve raf fiyatı uyumu, ürün logosu kullanımı ile tüketiciye yönelik aldatıcı uygulamaları mercek altına alındı. Piyasalarda hâksiz fiyat artışı, stokçuluk ve tüketiciyi yanıltıcı uygulamalara karşı sıfır toleransla hareket edildiği vurgulandı. İl genelinde yılbaşından bu yana toplam 2 bin 747 firmada 24 bin 877 ürün denetlenirken, 348 firmada 926 aykırı ürün tespit edildi. Tespit edilen aykırılıklar neticesinde ilgili firmalara toplam 2 milyon 931 bin 716 TL idari para cezası uygulandı. Denetime katılan Diyarbakır Tüketici Hakem Heyeti Başkanı ve Ticaret İl Müdürü Zafer Atik, 6502 sayılı tüketicinin koruması ve piyasa gözetimi kanunu kapsamında fiyat etiketi denetimlerini gerçekleştirdiklerini, ayrıca 6585 sayılı perakende ticaretin düzenlemesi hakkında kanun kapsamında da haksız fiyat artışı denetimlerini gerçekleştirdiklerini söyledi. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla beraber Bakanlığın talimatıyla denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Atik, "Bu çerçevede bugünden itibaren Kurban Bayramı öncesi denetimlerimizi yapıyoruz. Vatandaşlarımızın en çok tercih ettiği ürün gruplarını özellikle denetimini yapıyoruz. Aynı zamanda vatandaşlarımızın giyim ihtiyaçlarıyla da ilgili sıkıntıların olabileceği düşüncesiyle fiyat etiketlerini kontrol ediyoruz. Özellikle de fiyat değişim tarihlerini kontrol ediyoruz. Şu ana kadar karşılaştığımız birkaç sıkıntılı durum oldu. Bunlarla ilgili de idari yaptırım kararlarımızı uygulayacağız. Bayrama kadar da bu denetimlerimiz sıkı bir şekilde devam edecek. Diyarbakır ilimizde normalde 6 veya 7 grup şeklinde denetimlerimizi yapıyoruz. Ama Kurban Bayramı yaklaştığı için de bu grup sayılarımızı 9 gruba çıkarttık. İlçelerimiz de de bu denetimler belediyeler tarafından, zabıta ekipler tarafından gerçekleştiriliyor. Bütün tutanaklar il müdürlüğümüze geliyor ve gerekli idari yaptırımları burada uyguluyoruz" dedi.
Diyarbakır’da badem işleme tesisi kurulumu için protokol imzalandı
27 Mayıs 2025 Salı - 21:39 Diyarbakır’da badem işleme tesisi kurulumu için protokol imzalandı Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde badem tasnif, işleme, paketleme ve pazarlama tesisi kurulumu için protokol imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında, Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde badem tasnif, işleme, paketleme ve pazarlama tesisi kuruluyor. "Eğil Badem Tasnif, İşleme, Paketleme, Pazarlama Tesisi Projesi" için düzenlenen iş birliği protokolü imza töreni; Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Eğil Kaymakamı Volkan Hülür, Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu ve Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yunus Çolak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Proje ile badem yetiştiriciliğinde son yıllarda önemli bir potansiyele sahip olan Eğil ilçesinde, ilçe belediyesinin öncülüğünde modern bir işleme tesisi hayata geçirilecek. Tesiste badem, ileri işleme teknolojileri ile katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülerek; badem ezmesi, badem yağı ve badem şekeri gibi ürünler yerel pazarlardan ulusal pazarlara sunulacak. Böylece kırsalda üretim yapan yaklaşık 500 aile için yeni gelir kaynakları oluşacak ve bölgesel kalkınmaya güçlü bir katkı sağlanacak. Zorluoğlu, Diyarbakır’ın sadece tarihi ve kültürel mirasıyla değil, aynı zamanda verimli topraklarıyla da Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "Bu projeyle hem yerel üreticimiz kazanacak hem de Diyarbakır tarımda markalaşma yolunda yeni bir adım atmış olacak" dedi.