Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı 25 Mart 2026 Çarşamba - 17:09:24 Diyarbakır Adliyesinde düzenlenen programda "yasa dışı bahis ve sanal kumarla" mücadelede hukuki süreç ele alındı. Diyarbakır Barosu ev sahipliğinde adliyede düzenlenen toplantıda konuşan Başsavcı Vekili Cemal Kurt, şans oyunları, kumarla mücadele eylem planı kapsamında belirtilen suçlar yönünde soruşturma ve kovuşturma dahil olmak üzere yargısal etkinin artırılması, uygulamada karşılaşan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk kuvvetleri ve adli merciler arasında koordinasyonun sağlanması, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, toplanacak delilerin yöntem ve usullerinin belirlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Başsavcı Vekili Kurt, günümüzde teknolojinin hayatımızda birçok kolaylık sağladığını gözlemlerken, ne yazık ki bu ilerlemenin olumsuz yönleri olduğunu, bireylerin ve toplumun aleyhine sonuç doğurabilecek tarzda kullanıldığını da yakından takip ettiklerini ifade etti. Başsavcı Vekili Kurt, "Uluslararası sorun haline gelen ve ülkenin en üst seviyede mücadele ettiği boyutlara ulaşan yasa dışı bahis ve kumar oyunları devletlerin ekonomik politikalarını olumsuz etkilemekte, vergi kayıplarına yol açmakta ve daha önemlisi ne yazık ki birçok vatandaşın istikballerini karartmak, aile bütünlüğünü ve huzurunu bozmakta, mahsum vaatlere inandırılarak tuzağa düşürülen genç kardeşlerimizin umutlarını ve geleceğini yok etmekte. Çok sayıda vatandaşımızı ekonomik zorluklara maruz bırakmakta ve bu buhrandan kurtulamayanların intihar etmesi, yahut bu amaçla başka bir suç işlemesine yol açarak birçok haneye acı düşürmekte, böylece toplum ve kamu düzenini bozmaktadır. Olumsuz etkileri saymakla bitmeyecek bu suçlarla etkin ve hızlı bir şekilde mücadele etme konusunda bizlere çok önemli sorumluluk ve görev düşmektedir. Bu doğrultuda vazifemizi en güzel şekilde yapmamız halinde birçok genç kardeşimizin istikbalinin yok edilmesine engel olacağımız gibi mağdur olan bireylerinde haklarını koruyarak suç ve suçluyla mücadelede başarılı bir yol kat etmiş ve kamu düzenin sürekliliğine hizmet etmiş olacağız" dedi. Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ise dijitalleşmenin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumar faaliyetleri artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkıp, ceza hukuku, idari düzenlemeler, finansal denetim ve uluslararası işbirliğini gerektiren çok katmanlı bir mesele haline geldiğine dikkat çekti. Güleç, bu toplantının, çok boyutlu mücadelenin ortak akılla yürütülmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, "Sonuç olarak ifade etmek isterim ki, sanal ortamda yasadışı bahis ve kumarla mücadele yalnızca ceza hukuku açısından sürdürülebilecek bir mücadele değildir. Etkin bir politika, cezai yaptırımların yanı sıra finansal denetimi, teknolojik altyapıyı ve sosyal politikaları birlikte içermelidir" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından basına kapalı sunumlarla devam etti. Programa Diyarbakır Cumhuriyet Başsavıcısı Erdal Kuruçay, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Ekizer, Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ile kolluk kuvvetleri müdürleri ve yargı mensupları katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:55 Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı Diyarbakır Adliyesinde "yasa dışı bahis ve sanal kumarla" mücadelede hukuki süreç ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanması konuları ele alındı. Diyarbakır Barosu ev sahipliğinde adliyede düzenlenen toplantıya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavıcısı Erdal Kuruçay, yargı mensuplar, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Ekizer, Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ve kolluk kuvvetlerinden müdürler katıldı. Başsavcı Vekili Cemal Kurt, yaptığı açılış konuşmasında, şans oyunları, kumarla mücadele eylem planı kapsamında belirtilen suçlar yönünde soruşturma ve kovuşturma dahil olmak üzere yargısal etkinin artırılması, uygulamada karşılaşan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk kuvvetleri ve adli merciler arasında koordinasyonun sağlanması, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, toplanacak delilerin yöntem ve usullerinin belirlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesi hedeflenmekte olduğunu söyledi. Başsavcı Vekili Kurt, günümüz çağında teknolojinin gelmiş olduğu aşamanın hayatımızda birçok kolaylık sağladığını gözlemlerken, ne yazık ki bu ilerlemenin olumsuz yönleri olduğunu, bireylerin ve toplumun aleyhine sonuç doğurabilecek tarzda kullanıldığını da yakından takip ettiklerini ifade etti. Başsavcı Vekili Kurt, "Uluslararası sorun haline gelen ve ülkenin en üst seviyede mücadele ettiği boyutlara ulaşan yasa dışı bahis ve kumar oyunları devletlerin ekonomik politikalarını olumsuz etkilemekte, vergi kayıplarına yol açmakta ve daha önemlisi ne yazık ki birçok vatandaşın istikballerini karartmak, aile bütünlüğünü ve huzurunu bozmakta, mahsum vaatlere inandırılarak tuzağa düşürülen genç kardeşlerimizin umutlarını ve geleceğini yok etmekte. Çok sayıda vatandaşımızı ekonomik zorluklara maruz bırakmakta ve bu buhrandan kurtulamayanların intihar etmesi, yahut bu amaçla başka bir suç işlemesine yol açarak birçok haneye acı düşürmekte, böylece toplum ve kamu düzenini bozmaktadır. Olumsuz etkileri saymakla bitmeyecek bu suçlarla etkin ve hızlı bir şekilde mücadele etme konusunda bizlere çok önemli sorumluluk ve görev düşmektedir. Bu doğrultuda vazifemizi en güzel şekilde yapmamız halinde birçok genç kardeşimizin istikbalinin yok edilmesine engel olacağımız gibi mağdur olan bireylerinde haklarını koruyarak suç ve suçluyla mücadelede başarılı bir yol kat etmiş ve kamu düzenin sürekliliğine hizmet etmiş olacağız" dedi. Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ise dijitalleşmenin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumar faaliyetleri artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkmış, ceza hukuku, idari düzenlemeler, finansal denetim ve uluslararası işbirliğini gerektiren çok katmanlı bir mesele haline gelmiş olduğuna dikkat çekti. Güleç, burada gerçekleştirmiş oldukları toplantının, çok boyutlu mücadelenin ortak akılla yürütülmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, "Sonuç olarak ifade etmek isterim ki, sanal ortamda yasadışı bahis ve kumarla mücadele yalnızca ceza hukuku açısından sürdürülebilecek bir mücadele değildir. Etkin bir politika, cezai yaptırımların yanı sıra finansal denetimi, teknolojik altyapıyı ve sosyal politikaları birlikte içermelidir" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından basına kapalı sunumlarla devam etti.
Diyarbakır’ın ihracatı bir önceki yılın şubat ayına göre yüzde 26 arttı
06 Mart 2025 Perşembe - 14:23 Diyarbakır’ın ihracatı bir önceki yılın şubat ayına göre yüzde 26 arttı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Yıldız Türk, "2024 Şubat ayında 15 milyon 487 bin dolar olan Diyarbakır’ın ihracat rakamı, 2025 Şubat ayında 19 milyon 445 bin dolar olarak gerçekleştirildi. 2024 Şubat ayına göre yüzde 26 oranında bir artış yaşandı" dedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 Şubat ayı verilerine göre Diyarbakır’dan 2025 Şubat ayında ihracatta yükseliş yaşandığını belirten Yıldız Türk, 2024 Şubat ayında 15 milyon 487 bin dolar olan Diyarbakır’ın ihracat rakamının 2025 Şubat ayında 19 milyon 445 bin dolar olarak gerçekleştirildiğini, 2024 Şubat ayına göre yüzde 26 oranında bir artış yaşandığını söyledi. Diyarbakır’ın 2025 Şubat ayında en fazla ihracatı Irak’a yaptığını ifade eden Türk, "Irak’a ihracat rakamında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51 oranında artış yaşandı ve 12 milyon 276 bin dolarlık ihracat yapıldı. Bu da şubat ayında Diyarbakır’ın toplam ihracatının yüzde 63’üne denk gelmektedir. Irak’ı 1 milyon 275 bin dolar ile Suriye takip ederken, Rusya Federasyonu, İran ve Gürcistan Diyarbakır’ın en fazla ihracat yaptığı ilk beş ülke oldu" dedi. Türk, sektör olarak Diyarbakır’ın 2025 Şubat ayında en fazla ihracatın demir ve demir dışı metaller, kimyevi maddeler ve mamulleri, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe olduğunu belirterek, "3 milyon 462 bin dolarlık pay ile demir ve demir dışı metaller ilk sırada yer alırken, bunu sırasıyla 3 milyon 320 bin dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 2 milyon 969 bin dolar ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, 1 milyon 622 bin dolar ile elektrik ve elektronik, 1 milyon 615 bin dolar ile tekstil ve hammaddeleri sektörü takip etti. Ayrıca ocak-şubat dönemi 2025 yılının ilk iki ayında Diyarbakır’ın toplam ihracatı 44 milyon 468 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam, 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 32’lik bir artışı ifade etmektedir" şeklinde konuştu.
Kiloları başına dert olan hemşire, 8 ayda 25 kilo vererek sağlığına kavuştu
06 Mart 2025 Perşembe - 11:01 Kiloları başına dert olan hemşire, 8 ayda 25 kilo vererek sağlığına kavuştu Diyarbakır’da Aile Hekimliğinde görev yapan Merve Ağaoğlu, çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle kardiyoloji bölümüne, mide ağrısı şikayeti için de gittiği gastroenteroloji uzmanı tarafından kilolarının fazla olduğu ve kilo vermesi gerektiği söylendi. Ağaoğlu, sevk edildiği obezite merkezinde 8 ayda 25 kilo verip 85 kilodan 60 kiloya düşerek sağlığına kavuştu. Aile Hekimliğinde görev yapan Merve Ağaoğlu (35) 24 Mart 2024 tarihinde Gazi Yaşargil Eğitim Ve Araştırma Hastanesine çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle kardiyoloji uzmanına, mide ağrısı şikayeti için ise gastroenteroloji uzmanına göründü. Doktorlar, Ağaoğlu’na, kilolarının fazla olduğunu söyleyip obezite merkezine yönlendirdi. Yapılan testler ve çalışmalardan sonra Ağaoğlu’nun obez olduğu ve şikâyetlerinin sebebinin fazla kiloları olduğu anlaşıldı. Ağaoğlu, doktor eşliğinde aldığı tedaviler ile 8 ayda 25 kilo verip 85 kilodan 60 kiloya kadar düşüp sağlığına kavuştu. Doç. Dr. İhsan Solmaz, İHA muhabirine, obezitenin çağımızın hastalıklarından en önemlilerinden bir tanesi olduğunu ve giderek sıklığının arttığını söyledi. Dr. Solmaz, vücutta fazla yağın birikmesi ile oluşan bir hastalık olan obeziteyi vücut kitle endeksi ile sınıflandırdıklarını ve normalde 19 ve 25 arasında olan bu indeksin obeziteli bireylerde 30’un üzerinde olduğunu ifade etti. Dr. Solmaz, Merve Ağaoğlu’nu, merkeze geldikten sonra tüm tahlillerin yapıldığını ve herhangi bir sağlık probleminin olmadığını aktararak, "Ölçümlerimizi aldığımızda hastamızın obezite seviyesinde olduğunu gördük ve kendisine diyet egzersiz ve ilaç tedavisi başlattık. Diyetisyen eşliğinde diyetini düzenlediğimiz hastamızın aylık egzersiz programını kendisine anlattık ve kilo vermesine yardımcı olacak medikal tedaviyi başlayarak aylık takiplerimize çağırdık. Hastamız düzenli bir şekilde takiplerine geldi. Takiplerinin sonucunda bize başvurduğu anda 85 kiloydu sonra ayda 4 kilo hedefi ile gittik. Hastamız şu anda 62 kilo. Bize başvurduğunda bel çevresi 98 cm iken, şu anda yaklaşık 26 cm kadar bir incelmesi oldu" dedi. "Hastamız toplumdan izole edilmişti ve kendisiyle barışık olmayan bir ruh hali mevcuttu" diyen Dr. Solmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Fotoğraf çektirmek bile istemeyen bir ruh hali mevcuttu. Ama şu anda hem kilo vermesi hem vücudunun incelmesi durumu söz konusu olunca kendisiyle, hayatla daha fazla barışık ve işini daha severek yapıyor. Farkındalık oluştursun diye Merve hanımı özellikle bugün davet ettik. Merve Hanım’ın söyleyeceği, merkezimizi tanıtma üzerine kurulacağı cümlelerle merkezimizin tanınırlığını arttırıp obez olarak yaşayan bireylerin obezite ile mücadele etmek için merkezimize gelmelerini sağlamış oluruz." Merve Ağaoğlu, obezite merkezinin varlığından haberdar olmadığını, kardiyoloji ve gastroenteroloji doktorları tarafından yönlendirildiğini söyledi. Sürece 85 kiloyla başladığını kaydeden Ağaoğlu, "8 aylık güzel ve sakin bir süreçle 60 kiloya kadar düştüm, 25 kilo verdim. Bu süreçte doktorum ve ölçüm hemşirem bana çok destek oldu. Hem psikolojik olarak, hem fiziksel olarak, hem de tıbbi ilaç bilgisi olarak çok destekleri oldu. Diyetimi uyguladım, egzersizimi yaptım ve ilaç tedavisi gördüm güzel bir süreçti" diye konuştu. Daha önce aynaya bile bakmaya cesaret edemediğini ve çok fazla fotoğraf çekmek istemediğini belirten Ağaoğlu, "Zayıflamaya başladıktan sonra çok daha rahat bir şekilde aynaya bakabiliyorum, fotoğraf çekebiliyorum hatta çok fazla fotoğraf çekiyorum. Uzun bir süredir ritim bozukluğu yaşamıyorum, ritim düzenleyici ilaç kullanmıyorum, düzenli kardiyoloğa gidiyorum. Beni obezite merkezine yönlendiren kalp doktorum hem zayıflamış olmama hem de ilaçsız kalp ritmimin normal olmasına şaşırdığını dile getirmişti. Gastroenteroloji doktoru da aynı şekilde son gittiğim kontrolde, ’artık bir sorunun yok, benimle bir alakan kalmadı, gelmene gerek yok’ demişti" ifadelerini kullandı.
Kiloları başına dert olan hemşire, 8 ayda 25 kilo vererek sağlığına kavuştu
06 Mart 2025 Perşembe - 10:59 Kiloları başına dert olan hemşire, 8 ayda 25 kilo vererek sağlığına kavuştu Diyarbakır’da Aile Hekimliğinde görev yapan Merve Ağaoğlu, çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle kardiyoloji bölümüne, mide ağrısı şikayeti için de gittiği gastroenteroloji uzmanı tarafından kilolarının fazla olduğu ve kilo vermesi gerektiği söylendi. Ağaoğlu, sevk edildiği obezite merkezinde 8 ayda 25 kilo verip 85 kilodan 60 kiloya düşerek sağlığına kavuştu. Aile Hekimliğinde görev yapan Merve Ağaoğlu (35) 24 Mart 2024 tarihinde Gazi Yaşargil Eğitim Ve Araştırma Hastanesine çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle kardiyoloji uzmanına, mide ağrısı şikayeti için ise gastroenteroloji uzmanına göründü. Doktorlar, Ağaoğlu’na, kilolarının fazla olduğunu söyleyip obezite merkezine yönlendirdi. Yapılan testler ve çalışmalardan sonra Ağaoğlu’nun obez olduğu ve şikâyetlerinin sebebinin fazla kiloları olduğu anlaşıldı. Ağaoğlu, doktor eşliğinde aldığı tedaviler ile 8 ayda 25 kilo verip 85 kilodan 60 kiloya kadar düşüp sağlığına kavuştu. Doç. Dr. İhsan Solmaz, İHA muhabirine, obezitenin çağımızın hastalıklarından en önemlilerinden bir tanesi olduğunu ve giderek sıklığının arttığını söyledi. Dr. Solmaz, vücutta fazla yağın birikmesi ile oluşan bir hastalık olan obeziteyi vücut kitle endeksi ile sınıflandırdıklarını ve normalde 19 ve 25 arasında olan bu indeksin obeziteli bireylerde 30’un üzerinde olduğunu ifade etti. Dr. Solmaz, Merve Ağaoğlu’nu, merkeze geldikten sonra tüm tahlillerin yapıldığını ve herhangi bir sağlık probleminin olmadığını aktararak, "Ölçümlerimizi aldığımızda hastamızın obezite seviyesinde olduğunu gördük ve kendisine diyet egzersiz ve ilaç tedavisi başlattık. Diyetisyen eşliğinde diyetini düzenlediğimiz hastamızın aylık egzersiz programını kendisine anlattık ve kilo vermesine yardımcı olacak medikal tedaviyi başlayarak aylık takiplerimize çağırdık. Hastamız düzenli bir şekilde takiplerine geldi. Takiplerinin sonucunda bize başvurduğu anda 85 kiloydu sonra ayda 4 kilo hedefi ile gittik. Hastamız şu anda 62 kilo. Bize başvurduğunda bel çevresi 98 cm iken, şu anda yaklaşık 26 cm kadar bir incelmesi oldu" dedi. "Hastamız toplumdan izole edilmişti ve kendisiyle barışık olmayan bir ruh hali mevcuttu" diyen Dr. Solmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Fotoğraf çektirmek bile istemeyen bir ruh hali mevcuttu. Ama şu anda hem kilo vermesi hem vücudunun incelmesi durumu söz konusu olunca kendisiyle, hayatla daha fazla barışık ve işini daha severek yapıyor. Farkındalık oluştursun diye Merve hanımı özellikle bugün davet ettik. Merve Hanım’ın söyleyeceği, merkezimizi tanıtma üzerine kurulacağı cümlelerle merkezimizin tanınırlığını arttırıp obez olarak yaşayan bireylerin obezite ile mücadele etmek için merkezimize gelmelerini sağlamış oluruz." Merve Ağaoğlu, obezite merkezinin varlığından haberdar olmadığını, kardiyoloji ve gastroenteroloji doktorları tarafından yönlendirildiğini söyledi. Sürece 85 kiloyla başladığını kaydeden Ağaoğlu, "8 aylık güzel ve sakin bir süreçle 60 kiloya kadar düştüm, 25 kilo verdim. Bu süreçte doktorum ve ölçüm hemşirem bana çok destek oldu. Hem psikolojik olarak, hem fiziksel olarak, hem de tıbbi ilaç bilgisi olarak çok destekleri oldu. Diyetimi uyguladım, egzersizimi yaptım ve ilaç tedavisi gördüm güzel bir süreçti" diye konuştu. Daha önce aynaya bile bakmaya cesaret edemediğini ve çok fazla fotoğraf çekmek istemediğini belirten Ağaoğlu, "Zayıflamaya başladıktan sonra çok daha rahat bir şekilde aynaya bakabiliyorum, fotoğraf çekebiliyorum hatta çok fazla fotoğraf çekiyorum. Uzun bir süredir ritim bozukluğu yaşamıyorum, ritim düzenleyici ilaç kullanmıyorum, düzenli kardiyoloğa gidiyorum. Beni obezite merkezine yönlendiren kalp doktorum hem zayıflamış olmama hem de ilaçsız kalp ritmimin normal olmasına şaşırdığını dile getirmişti. Gastroenteroloji doktoru da aynı şekilde son gittiğim kontrolde, ’artık bir sorunun yok, benimle bir alakan kalmadı, gelmene gerek yok’ demişti" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da evlat nöbeti Ramazan’da da sürüyor
05 Mart 2025 Çarşamba - 14:43 Diyarbakır’da evlat nöbeti Ramazan’da da sürüyor Diyarbakır’da eski HDP il binası önünde anne ve babaların evlat nöbeti Ramazan ayında da devam ediyor. Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarına kavuşmak isteyen ailelerin 3 Eylül 2019’da eski HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemi aralıksız sürüyor. Abdurrahman Dağdeviren’in ağabeyi Şehmuz Dağdeviren, 2015 yılında kardeşinin okul önünde kaçırıldığını ileri sürdü. Dağdeviren, "Burada evlat nöbeti vermekteyim. Benim kardeşim gelmeyene kadar buradan gitmeyeceğim. Çözüm süreci döneminde Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli’ye çok teşekkür ediyoruz. Böyle bir konuyu açtılar. PKK dedi ki, ’biz ateşkese uyacağız, silah bırakacağız.’ Madem öyle bir samimiyetleri varsa Diyarbakır annelerinin evlatlarını göndersinler ki samimi olduklarına inanalım" dedi. Siirt’in Şirvan ilçesinden gelen Yusuf Ödümlü’nün babası Nurettin Ödümlü, 6 yıldır HDP il binası önünde nöbet tuttuklarını söyleyerek, "Oğlumu 12 senedir HDP dağa götürmüş. 6 yıldır ölüm haberi gelmiş böyle bu acıyla yaşıyoruz. Ben de şehit ailesiyim. Babamı, kız kardeşimi kaybettim. Evimde 3 can gitti, oğlum da gitti. Şehit ailelerine sesleniyorum, Allah, şehitlere rahmet eylesin. Ben de şehit ailesiyim ama bu bela bitsin. Bu bela kimin kapısını çalacak hiç belli olmaz. Şehit aileleri de üzülmesin. Bu barışı duyduğunuzdan sonra artık yüzde yüz inşallah evlatlarımıza kavuşacağız, umudumuz var" diye konuştu.
Diyarbakır’da anne ve babaların evlat nöbeti sürüyor
05 Mart 2025 Çarşamba - 14:37 Diyarbakır’da anne ve babaların evlat nöbeti sürüyor Diyarbakır’da eski HDP il binası önünde anne ve babaların evlat nöbeti devam ediyor. Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarına kavuşmak isteyen ailelerin 3 Eylül 2019’da eski HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemi aralıksız sürüyor. Abdurrahman Dağdeviren’in ağabeyi Şehmuz Dağdeviren, 2015 yılında kardeşinin okul önünde kaçırıldığını ileri sürdü. Dağdeviren, "Burada evlat nöbeti vermekteyim. Benim kardeşim gelmeyene kadar buradan gitmeyeceğim. Çözüm süreci döneminde Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli’ye çok teşekkür ediyoruz. Böyle bir konuyu açtılar. PKK dedi ki, ’biz ateşkese uyacağız, silah bırakacağız.’ Madem öyle bir samimiyetleri varsa Diyarbakır annelerinin evlatlarını göndersinler ki samimi olduklarına inanalım" dedi. Siirt’in Şirvan ilçesinden gelen Yusuf Ödümlü’nün babası Nurettin Ödümlü, 6 yıldır HDP il binası önünde nöbet tuttuklarını söyleyerek, "Oğlumu 12 senedir HDP dağa götürmüş. 6 yıldır ölüm haberi gelmiş böyle bu acıyla yaşıyoruz. Ben de şehit ailesiyim. Babamı, kız kardeşimi kaybettim. Evimde 3 can gitti, oğlum da gitti. Şehit ailelerine sesleniyorum, Allah, şehitlere rahmet eylesin. Ben de şehit ailesiyim ama bu bela bitsin. Bu bela kimin kapısını çalacak hiç belli olmaz. Şehit aileleri de üzülmesin. Bu barışı duyduğunuzdan sonra artık yüzde yüz inşallah evlatlarımıza kavuşacağız, umudumuz var" diye konuştu.
Diyarbakır’da meslek lisesi öğrencileri 130 ihtiyaç sahibi aileye Ramazan pidesi çıkartıyor
05 Mart 2025 Çarşamba - 12:14 Diyarbakır’da meslek lisesi öğrencileri 130 ihtiyaç sahibi aileye Ramazan pidesi çıkartıyor Diyarbakır Üçkuyu Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrenciler, Ramazan ayı boyunca 130 ihtiyaç sahibi aileye 550 adet Ramazan pidesi çıkartıp ulaştırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde tüm meslek liselerinde uygulamaya "Ben Her Yerde Varım Projesi" kapsamında Diyarbakır Üçkuyu Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Ramazan ayı boyunca 130 ihtiyaç sahibi aileye 550 adet Ramazan pidesi çıkartıp ulaştırıyor. Okulda, bunun yanı sıra taşımalı eğitim gören öğrenciler için günlük 20 bin adet ekmek üretimi yapılıyor. Okul Müdürü Mehmet Arif Öncü, İHA muhabirine, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulda kurulan endüstriyel ekmek üretim tesisinde günlük 20 bin adet ekmek üretimi mevcut olduğunu, bu ekmeklerin taşımalı eğitim yoluyla eğitim gören öğrencilere ulaştırılmakta olduğunu söyledi. Öğrenci ve öğretmenler tarafından üretilen ekmeklerin hemen hemen Diyarbakır’ın tüm ilçelerine gönderilmekte olduğunu belirten Öncü, "Ayrıca bakanlığımızın Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde tüm meslek liselerinde uygulamaya koyduğu ‘Ben Her Yerde Varım Projesi’ kapsamında bizlerde meslek lisesi olarak hem şu anda üretim tesisimizden de faydalanmak, hem de öğrencilerimizin mesleki anlamda gelişimlerine katkıda bulunmak ve Ramazan ayının da bereketini göz önüne alarak ihtiyaç sahibi olan ailelerimizi öğrencilerimizle, okul aile birliğimizle beraber ve okulumuzun rehberlik servisi saha çalışması yaptı. Bu ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştık" dedi. Öncü, Ramazan ayı boyunca 130 aileye günlük 550 adet Ramazan pidesi üretip dağıtımına başladıklarını söyleyerek, "Projemiz, Ramazan ayının sonuna kadar devam edecek. Öğretmenlerimizle beraber öğrencilerimiz bu projede gönüllü olarak çalışmaktalar. Bu projenin gerçekleşmesi için velilerimiz, okul aile birliğimiz, öğretmenlerimiz gerekli kaynağı, desteği bizden esirgemediler. Öğrencilerimizin ikamet ettiği mahallede ihtiyaç sahibi komşularına da bu ekmekler günlük olarak ulaştırılmakta. Burada öğrencilerimizin için hem sosyal sorumluluk bilinci sağlanmakta, hem de Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere bir nebzede olsun bizlerde bu yolla katkı sunmak istedik" diye konuştu. 12. sınıf öğrencisi Nazlı Nur Elençi, burada Ramazan ayı boyunca öğretmenlerinin desteği ve öğrenci arkadaşlarının emekleriyle 130 aile 550 adet ekmeğin ulaşmasını sağladıklarını kaydetti. Ramazan ayı paylaşım ayı olduğunu aktaran Elençi, "Bizde destek vermeye çalışıyoruz. İhtiyaç sahiplerine en iyi şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Bizim için mutluluk verici bir şey. Sonuçta insanlara destek olmak çok güzel bir şey. Hocalarımızın sayesinde bizlerde işin içine giriyoruz ve bu bizi mutlu ediyor" şeklinde konuştu.