Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi açıldı 26 Mart 2026 Perşembe - 19:39:07 Genç Millî Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi (MEB AKUB) öğrencilerinin hazırladığı "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi, Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Diyarbakır’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü sergi salonunda açılan "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi, öğrencilerin doğa ile insan arasındaki emanete dayalı ilişkiyi sanat yoluyla ifade ettiği anlamlı eserleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda Genç MEB AKUB öğrencileri tarafından hazırlanan sergi, milli, manevi ve çevresel sorumluluk bilinciyle yetişen bireylerin bakış açısını yansıtmasıyla dikkat çekti. Sergide yer alan eserlerde afet farkındalığı, suyun her damlasının bir emanet olduğu bilinci, ormanların "yeşil vatan" anlayışıyla korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için duyarlılık gibi önemli temalar işlendi. Öğrencilerin çalışmaları, sadece birer sanat ürünü olmanın ötesinde iyilik, sorumluluk, dayanışma ve farkındalık değerlerini yansıtan güçlü mesajlar verdi. Serginin açılışına İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu, İl Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, İl Şube Müdürleri, kurum amirleri, öğrenciler ve veliler katıldı. Açılışta konuşan İl Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, "21-26 Mart tarihlerini kapsayan ve 1971 yılından bu yana kutlanan Ormancılık Haftası’nı yoğun bir şekilde idrak ediyoruz. Ancak bunun sadece bir haftayla sınırlı kalmaması, yıl geneline yayılması gerektiğini düşünüyorum. Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları ve Sayın Cumhurbaşkanımızın genelgesi doğrultusunda bu süreci genişleterek, sadece 21 Mart haftasıyla sınırlı bırakmayıp, 11 Kasım haftasını da bu kapsamda değerlendirmeye başladık. Böylece yılda iki kez, 6 ay arayla gerçekleştirilen etkinliklerle bu bilinci daha güçlü şekilde yaşatmayı hedefliyoruz. Bu etkinliklerde vermek istediğimiz temel mesaj; toplumumuzda orman sevgisini ve ormanları koruma bilincini daha üst seviyelere taşımaktır. Vatandaşlarımızla birlikte güçlü bir ’orman ordusu’ oluşturabilmek, doğayı koruma noktasında en önemli hedeflerimizden biridir. Bugün sergide gördüğümüz anlamlı çalışmalar da bu bilincin ne kadar doğru bir şekilde aktarıldığını gösteriyor. Özellikle evlatlarımızın eğitimiyle ilgilenen kurumlar içerisinde bu tür farkındalık çalışmalarının yapılması son derece kıymetli ve güçlü bir mesajdır. Bu nedenle, bu bilinci toplumun her kesimine yaymamız gerektiğine inanıyorum. Bu süreç eğitimle başlar, ancak hayatın her alanında, sokakta da devam etmelidir. Hepinize teşekkür ediyorum. Ormancılık Haftamız kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
26 Mart 2026 Perşembe - 12:33 IPARD III 2026 çağrı takvimi yayımlandı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimini yayımladı. IPARD III Programı çerçevesinde 2026 yılı içerisinde, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar ve kırsal alanda kamu altyapı yatırımları desteklenecek. Bu kapsamda kapalı alanda bitkisel üretim, katma değerli ürünler ve zanaatkarlık faaliyetleri, su ürünleri yetiştiriciliği, makine parkları ve yenilenebilir enerji yatırımları gibi birçok alanda hibe desteği sağlanacak. Ayrıca süt hayvancılığı, besi hayvancılığı, kanatlı ve yumurta üretimi ile süt, kırmızı et ve kanatlı eti işleme tesisleri, meyve ve sebzelerin depolanması, işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımların da destek kapsamında olduğu belirtildi. Bu desteklerle, Diyarbakır’da üretim kapasitesinin artırılması, işletmelerin rekabet gücünün artırılması, kırsal ekonominin güçlendirilmesi ve istihdamın arttırılması hedefleniyor. Öte yandan, "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" tedbiri kapsamında ilk kez kamu kurumları desteklenecek olup, IPARD III programı kapsamında yalnızca bir kez çağrıya çıkılacak. Bu tedbir kapsamında Diyarbakır merkez, ilçe belediyeleri ile 5355 Sayılı Kanun kapsamındaki yerel yönetim birlikleri desteklenecek. Bu başlıkta, kilit parke ve beton yol yapımı, içme suyu arıtma tesisleri, su depoları, pompa istasyonları, katı atık transfer istasyonları ile çöp kamyonları alımı ve güneş enerjisi sistemleri kurulumları desteklenecek yatırımlar arasında yer alıyor. Çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme nisan-mayıs, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması haziran-temmuz, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar temmuz-ağustos, kırsal alanda kamu altyapı yatırımları ağustos-kasım aylarında çağrıya çıkılması planlanıyor.
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kapasitesinde artış sağlandı
20 Şubat 2025 Perşembe - 13:31 Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kapasitesinde artış sağlandı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 4 bin metrekarelik ek binasıyla sağlık hizmetlerini genişletmeye hazırlanıyor. İnşaat sürecinin sonuna gelinen ek bina, taşınma işlemlerinin ardından birçok kritik sağlık hizmetine ev sahipliği yapacak. Başhekim Doç. Dr. Mehmet Özel, yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek, ek binanın hasta muayene kapasitesini yüzde 20 artıracağını, erişkin yoğun bakım kapasitesinin yüzde 35-40 oranında artacağını ve modern laboratuvar, yemekhane ile hastane konforunun artacağını belirtti. Ek hizmet binasının tamamlanmasıyla beraber ana binada bulunan yemekhanenin taşınması planlanıyor. Boşalacak olan alana 60 yataklı üçüncü basamak yoğun bakım servisi yapılması hedefleniyor. Bu gelişme, hastanenin yoğun bakım kapasitesini önemli ölçüde artırarak bölgeye daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunulmasını sağlayacak. Diyarbakır ve çevre illerden gelen hastalar için de büyük bir avantaj olacak. Ek hizmet binasında modern bir yemekhane, daha hijyenik ve gelişmiş bir mutfak yer alacak. Başhekim Özel, personel ve hasta yemeklerinin artık çok daha temiz ve sağlıklı şartlarda hazırlanacağını vurguladı. Ek hizmet binasına taşınması planlanan laboratuvar ile hastanenin laboratuvar hizmetleri daha modern ve geniş bir alanda sunulacak. Yaklaşık 1000 metrekarelik laboratuvar alanı ile daha hızlı ve kapsamlı test süreçleri yürütülecek. Yeni düzenlemeyle birlikte, hastane ana binasında boşalacak olan alanda 20’den fazla poliklinik odası oluşturulacak. Bu sayede hastanenin poliklinik kapasitesi artırılarak, polikliniklere başvuran hastalara daha hızlı ve kaliteli hizmet verilmesi hedefleniyor. Ayrıca, mart ayının sonunda teslim edilmesi planlanan Kadın Doğum ve Çocuk Kampüsü ek binası da Diyarbakır’a önemli kazanımlar sağlayacak. Kadın doğum ek binası, giriş kat ve birinci kattan oluşan toplam 2 bin metrekarelik bir alandan oluşuyor. Bu bina içerisinde; Kadın Doğum ve Çocuk Kampüsündeki mevcut laboratuvar daha modern bir alana taşınacak. Hastane ana binasında boşalacak olan alanda 20 yeni poliklinik odası oluşturularak hizmet vermeye başlaması planlanıyor. Böylece, hastanenin poliklinik kapasitesi artırılarak, polikliniklere başvuran hastalara daha hızlı ve kaliteli hizmet verilmesinin hedeflenmesinin yanı sıra laboratuvar hizmetleri daha modern bir yapıya kavuşturulacak. Başhekim Doç. Dr. Mehmet Özel, bu önemli yatırımların Diyarbakır’a kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, "Ek binanın yapımında büyük emeği olan başta Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü olmak üzere, bu önemli yatırımı şehrimize kazandıran Sağlık Bakanlığımıza teşekkür etmek istiyorum. Sağlık hizmetlerimizi daha da güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
US-SEN Genel Başkanı Ayaz: "Tahir Elçi Barış Kupası ile gerçek barışın temellerini atalım"
20 Şubat 2025 Perşembe - 13:17 US-SEN Genel Başkanı Ayaz: "Tahir Elçi Barış Kupası ile gerçek barışın temellerini atalım" US-SEN Genel Başkanı Bekir Ayaz, toplumsal barışın samimi bir şekilde inşa edilmesi gerektiğini belirterek, "Psikolojik harekat ve toplum mühendisliği ile değil, halkın iradesi ve ortak aklıyla barışı inşa edelim. Tahir Elçi Barış Kupası’nı düzenlemeye gönüllüyüz, devletle birlikte bu yolda yürümeye hazırız" dedi. US-SEN Genel Başkanı Bekir Ayaz, eğer bir barış olacaksa, bu barışın tabandan başlaması gerektiğini söyledi. US-SEN olarak gönüllü ve devletle birlikte yol yürümeye hazır olduklarını belirten Ayaz, "Birlik ve beraberliğimizin harap edildiği bir dönemde, bunu yeniden inşa etmek için futbolun gücünü kullanabiliriz. Diyarbakır’da başlayacak ve bölgedeki farklı şehirlerde devam edecek olan bu büyük futbol turnuvası, barışın gerçek temellerinin sahada ve tribünlerde halkın omuz omuza vermesiyle atılır" dedi. Bu organizasyonun barışın gerçek anlamda toplumsal tabana yayılması için tarihi bir fırsat olduğunu belirten Bekir Ayaz, "Madem herkes barış istiyor, işte size fırsat! Birliğin nişanesi olarak bu turnuvayı gerçekleştirelim. Modern falcılığa, yapay sosyal mühendislik hamlelerine kalkışmak yerine, ülkemizin gereksinim duyduğu stratejik vizyonu hep birlikte inşa edelim. Katılımcı bir yaklaşımla, ortak paydası vatan olan temel parametreler çerçevesinde barışa kucak açalım. Bu kapsamda US-SEN, Diyarbakır’da başlayacak ve Şanlıurfa, Batman, Elazığ, Van ve Muş statlarında oynanacak olan Tahir Elçi Barış Kupası’nın finalini Diyarbakır’da yapmayı planlıyor. Turnuva boyunca futbol sadece bir oyun değil, aynı zamanda kardeşliğin, dayanışmanın ve halkın sahada birlikte yükselen sesi olacak" diye konuştu. Barış hareketine bölgenin önemli kanaat önderleri ve aktivistlerinin de destek verdiğini kaydeden Ayaz, "Anadolu Gazeteciler Cemiyet Başkanı ve barış aktivisti Cemil Aydoğdu, Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi ve Metine kanaat önderlerinden Aydın Pirinççioğlu, bölgenin güçlü iş insanlarından ve kanaat önderlerinden Zahir Kandaşoğlu, birçok bölgesel lider ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte bu turnuvaya tam destek veriyor. Hiç kimsenin ekmeğine yağ sürmeyelim, kendi işimizi kendimiz yapalım. Eğer gerçekten barış istiyorsak, bunu toplumun içinden inşa edelim. Halkla birlikte, halk için el ele verelim. Tahir Elçi’nin barış ve adalet mücadelesini onurlandırmak adına gerçekleştirilecek bu uluslararası organizasyonun detayları önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacak" ifadelerini kullandı.
Narin Güran cinayetine ilişkin istinaf başvuruları Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinde
20 Şubat 2025 Perşembe - 12:24 Narin Güran cinayetine ilişkin istinaf başvuruları Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinde Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin davada, sanıklara verilen hapis cezalarına ilişkin sunulan istinaf başvuru dilekçeleri Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 28 Aralık 2024’teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilerek, 23 Ocak’ta 944 sayfalık gerekçeli karar açıklandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, "katılan" sıfatıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyarbakır Barosu, "müşteki" sıfatıyla baba Arif Güran ve sanık avukatları tarafından Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen istinaf başvuru dilekçelerine ilişkin çalışmalar tamamlandı. Mahkeme, 17 klasörden oluşan dava dosyası ile istinaf başvuruları dilekçelerini değerlendirme yapılması için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ve Diyarbakır Barosu tarafından Nevzat Bahtiyar’a "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu yapmış, sunulan dilekçelerde sanığın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılması talep edilmişti. Tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar’ın avukatları da istinaf başvurularında, müvekkillerinin aleyhine yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi ve Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği 4 yıl 6 ay hapis cezasının müvekkil lehine kaldırılması ve tahliyesine karar verilmesi talebinde bulunmuştu. Narin Güran’ın babası Arif Güran adına avukatı da sanık Nevzat Bahtiyar’ın "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan çarptırıldığı 4 yıl 6 ay hapis cezasının kaldırılarak, sanığın TCK’nin 82/1-e maddesi uyarınca "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Sanıklar ağabey Enes, anne Yüksel ve amca Salim Güran’ın avukatları ise müvekkillerinin "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan çarptırıldıkları hükmün kaldırılarak, tahliye ve beraat kararı verilmesini talep etmiş, ayrıca amca Salim Güran’ın avukatı, sanık Nevzat Bahtiyar’ın "çocuğun kasten öldürülmesi, çocuğun cinsel istismarı ve hürriyeti tehdit" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştu.
Narin Güran cinayetiyle ilgili 4 çocuk hakkında takipsizlik kararı
19 Şubat 2025 Çarşamba - 17:20 Narin Güran cinayetiyle ilgili 4 çocuk hakkında takipsizlik kararı Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında 4 çocuk hakkında bazı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde geçen yıl 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın cinayetine ilişkin 4 çocuk hakkında bazı suçlardan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık, amca Salim Güran’ın işçisi olan ve hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanarak Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesine sunulan 16 yaşındaki R.A. hakkında "çocuğu kasten öldürmek" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, R.A. ile ilgili şunlar yer aldı: "Suça sürüklenen çocuk R.A. hakkında ilk olarak alınan beyanlar, çeviri içeriği ve tüm dosya kapsamında ’kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan soruşturma yürütülmüş ise de dosyanın geldiği aşama itibarıyla yapılan soruşturma neticesinde, suç vasfının dönüşerek eylemlerin bir bütün halinde ’suçluyu kayırma’ eylemini oluşturduğu anlaşılmış ve bu suçtan hakkında iddianame tanzim edilmiştir. Dolayısıyla üzerine atılı ’kasten öldürme’ suçuna ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği anlaşılmıştır." Başsavcılıkça, hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanarak Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesine sunulan M.G. hakkında da dosya kapsamında toplanan deliller ve yapılan soruşturma işlemi dikkate alındığında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, çocuklar G.G. ve A.Ç.D. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, çocuklar ve dosyanın tümü açısından yeni delil elde edilmesi halinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesi gereğince her aşamada yeniden soruşturma yapılabileceği belirtildi. Narin Güran cinayeti davasında mahkeme heyeti, 28 Aralık 2024’teki duruşmada oy birliğiyle aldığı kararda tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu şüpheliler Birsen, Fuat, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy ile Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz şüpheliler Şeyma Kaya, Hediye, İbrahim Halil, Barış, Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan iddianame, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesine, suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesine önceki gün sunulmuştu. İddianamelerde, 6’sı tutuklu 3’ü çocuk 15 şüpheli hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istenmişti. Öte yandan, tutuklu şüphelilerden Hediye Güran ve amca Salim Güran’ın işçisi 16 yaşındaki R.A’nın tahliyesine karar verilmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturma kapsamında 31 şüpheli hakkında bazı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.
Narin Güran cinayetiyle ilgili 4 çocuk hakkında takipsizlik kararı
19 Şubat 2025 Çarşamba - 17:15 Narin Güran cinayetiyle ilgili 4 çocuk hakkında takipsizlik kararı Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında 4 çocuk hakkında bazı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın cinayetine ilişkin 4 çocuk hakkında bazı suçlardan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık, aralarında amca Salim Güran’ın işçisi olan ve hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanarak Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesine sunulan 16 yaşındaki R.A. hakkında "çocuğu kasten öldürmek" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, R.A. ile ilgili şunlar yer aldı: "Suça sürüklenen çocuk R.A. hakkında ilk olarak alınan beyanlar, çeviri içeriği ve tüm dosya kapsamında ’kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan soruşturma yürütülmüş ise de dosyanın geldiği aşama itibarıyla yapılan soruşturma neticesinde, suç vasfının dönüşerek eylemlerin bir bütün halinde ’suçluyu kayırma’ eylemini oluşturduğu anlaşılmış ve bu suçtan hakkında iddianame tanzim edilmiştir. Dolayısıyla üzerine atılı ’kasten öldürme’ suçuna ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği anlaşılmıştır." Başsavcılıkça, hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanarak Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesine sunulan M.G. hakkında da dosya kapsamında toplanan deliller ve yapılan soruşturma işlemi dikkate alındığında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, çocuklar G.G. ve A.Ç.D. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, çocuklar ve dosyanın tümü açısından yeni delil elde edilmesi halinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesi gereğince her aşamada yeniden soruşturma yapılabileceği belirtildi. Narin Güran cinayeti davasında mahkeme heyeti, 28 Aralık 2024’teki duruşmada oy birliğiyle aldığı kararda tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu şüpheliler Birsen, Fuat, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy ile Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz şüpheliler Şeyma Kaya, Hediye, İbrahim Halil, Barış, Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan iddianame, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesine, suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesine önceki gün sunulmuştu. İddianamelerde, 6’sı tutuklu 3’ü çocuk 15 şüpheli hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istenmişti. Öte yandan, tutuklu şüphelilerden Hediye Güran ve amca Salim Güran’ın işçisi 16 yaşındaki R.A’nın tahliyesine karar verilmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturma kapsamında 31 şüpheli hakkında bazı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.
Diyarbakır’da 25 bin başıboş sokak köpeği için yeni karar
19 Şubat 2025 Çarşamba - 16:02 Diyarbakır’da 25 bin başıboş sokak köpeği için yeni karar Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, "İlimiz genelinde yaklaşık 25 bin civarında sahipsiz köpek var. Barınak olarak meseleye baktığımızda bu kadar hayvana karşılık sadece Büyükşehir Belediyesi’nin 500 köpek kapasiteli bir barınağı var. Onun da şu anda içerisinde 468 tane köpek var" dedi. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım ile birlikte kentte 2024 yılında yapılan faaliyetlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Valilik binasında yapılan toplantıda konuşan Vali Murat Zorluoğlu, yıllarca terörle anılan Diyarbakır’ın güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyon sonucuyla güvenli ve huzurlu bir şehir haline geldiğini, artık esnafın sabah dükkanını daha bir güvenle açtığını söyledi. Annelerin çocuklarını gönül rahatlığıyla okullarına gönderdiğini belirten Zorluoğlu, "İş adamları yatırımlarına hız veriyor. Kırsal alanda dağlarımız, yaylalarımız, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın istifade ile sunuluyor. Diyarbakır’da artık gündemimiz yatırım, istihdam, üretim, tarım, ticaret ve turizmdir. Kısacası Diyarbakır’ın asayiş ve güvenlik bakımından Türkiye’nin herhangi bir başka ilinden hiçbir farkı kalmamıştır. Hatta birçok bakımdan daha da iyi bir durumda olduğumuzu memnuniyetle söyleyebiliriz. Bunda tabii güvenlik kuvvetlerimizin gayretli ve özverili çalışmaları kadar Diyarbakır halkının bizlere vermiş olduğu desteğin de çok büyük payı vardır. Hem güvenlik kuvvetlerimize hem de şehrin huzuruna, kendi güvenliğine sahip çıkan vatandaşlarımıza bu nedenle çok çok teşekkür ediyorum’’ dedi. Diyarbakır’da gecen yıl meydana gelen asayiş olaylarına ilişkin verileri de açıklayan Zorluoğlu, şunları söyledi: ’’Geride bıraktığımız 2024 yılında valiliğimizin genel koordinasyonun emir ve komutasında İl Emniyet Müdürlüğümüz ve İl Jandarma komutanlığımızca yürütülen çalışmalar neticesinde ilimizin asayiş ve güvenliğinde alınan mesafeyi 2023 hükümlüyle mukayese ederek ve rakamları vererek sizlerle kısaca paylaşacağım. İlimizde 2023 yılında emniyet bölgesinde 36 bin 234, jandarma bölgesinde 4 bin 721 olmak üzere toplam 40 bin 955 asayiş olayı meydana gelmiştir. 2024 yılında ise emniyet bölgemizde asayiş olayı sayısı 30 bin 817, jandarma bölgemizdeki asayiş olayı sayısı 5 bin 194 ve toplam asayiş olayı sayısı da 36 bin 11 olarak gerçekleşmiştir. Yani 2023’te 40 bin 955 olan asayiş olayı sayısı 2024’te 36 bin 11 olarak gerçekleşti ve bu da 2023 yılına göre asayiş olaylarında kümülatif olarak baktığımızda yüzde 12’lik bir azalışı ortaya koymaktadır. Hatta emniyet bölgesindeki olay asayiş olayı azalış sıralamasında yüzde 14.9’luk bir oran var ki bu, 30 büyükşehir belediyesi arasında Diyarbakır’ı 2’nci sıraya taşımıştır.’’ Çocuğa cinsel istismarı suçunda artış yaşandığına dikkati çeken Zorluoğlu, "Kişilere karşı işlenen 10 önemli suça geldiğimizde 2023 yılında kişilere karşı işlenen 10 önemli suça olay sayımız 11 bin 875. 2024 yılına geldiğimizde olay sayısı yüz 5 azalarak 11 bin 286 olur. Nedir bu önemli 10 tane suç; hakaret suçu, kasten yaralama suçu, konut dokunulmazlığının ihlali suçu, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit, kasten öldürme ve çocuğun cinsel istismarı. Bu saydığım 10 önemli suçtan 9 tanesinde 2024 ile 2023’e göre ciddi şekilde azalış var. Ama bir suçta artış var. O da çocuğa cinsel istismarı suçunda yüzde14 artış olmuş 2024’te. Burada şuna yorumluyoruz biz arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirmelerde neden bu artış oluyor? Gerek okullarımızdaki rehber öğretmenlerimiz, gerek televizyonlar, basın ve benzeri araçlar yoluyla, gerek ailelerin bilinçlenmesi yoluyla çocuklarımız artık bu şekilde bir muameleye maruz kaldıklarında daha bilinçli ve bunu öğretmenine, rehber öğretmenine, ailesine veya güven bir arkadaşına iletebiliyor. Dolayısıyla burada belki suçların artmasından ziyade bunların bildirilmesi, yetkili makamlara bildirilmesinde de umara da bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Bunun arkasındaki temel nedenin bu olduğunu düşünüyoruz. Yani burada elbette hiç olmasın böyle bir şey ama olduğunda da mutlaka güvenlik birimlerimizde bu bir şekilde ulaştırabilecek bir durumda olsun istiyoruz’’ diye konuştu. ’’5 bin 94 terör operasyonu gerçekleştirildi’’ Terörle mücadeleye yönelik yapılan çalışmalara da değinen Vali Zorluoğlu, 2024’te PKK’lı 3 teröristin etkisiz hale getirildiğini, kent genelinde 5 bin 94 terör operasyonu düzenlendiğini kaydetti. Vali Zorluoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ’’Terör hadisesine geldiğimizde, 2023 yılına oranla 2024 yılında biz terör operasyonlarımızın sayısı oranını yüzde emniyet ve jandarma olarak yüzde 49 artırmışız. 2024 yılında 5 bin 94 tane operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyonlar sonucunda 2024 yılında bun 415 şahıs gözaltına alındı, 171 tanesi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 114 şahıs da tutuklandı terör operasyonları neticelendi. Yine jandarma bölgemizde biri kırmızı, ikisi gri kategoride olmak üzere toplam 3 terörist etkisiz hale getirildi 2024 yılı içerisinde. Yine terörizmin finansmanına dönük gerçekleştirilen operasyonlarda 2024 yılında Emniyet Müdürlüğümüzce 5 operasyon yapıldı. Bu operasyonlarında 21 şahıs gözaltına alındı." 2024 yılında 3’ü emniyet, 7’si jandarma tarafından olmak üzere toplam suç örgütlerine yönelik olarak 10 tane büyük operasyon gerçekleştirildiğini aktaran Zoroğlu, "Bu operasyonlar sonucunda 143 kişi gözaltına alınmış. 60 şahıs adli kontrol şartıyla salıverilmiş. 62 şahıs da tutuklanmış ve böylece organize suç örgütlerine Diyarbakır’da çok önemli bir darbe vurulmuştur. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında 2023 yılında 906 operasyon gerçekleştirilmişken, 2024 yılında bin 115 tane operasyon icra ettik. Bu kapsamda da 773 kişi gözaltına alınmış, 17 kişi de tutuklanmıştır. Yine uyuşturucuyla mücadele çok büyük emek harcadığımız, gayret gösterdiğimiz bir alan. Burada da 2024 yılında toplam 766 tane operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyonlar sonucunda yaklaşık 30 ton uyuşturucu madde Diyarbakır’da ele geçirildi. 197 bin adet uyuşturucu hap, 97 milyon kök kenevir bitkisi yakalandı, ele geçirildi, imha edildi. Tüm bu operasyonlardan 7 bin 338 şahıs gözaltına alındı, bin 111 şahıs adli kontrol altına alındı ve tam 902 kişi tutuklandı. Bu rakam gerçekten dikkate değer bir rakamdır. Uyuşturucunun yapımı, imal edilmesi, satılması ve kullanılması konusunda mücadelemiz 2025 yılında daha da artarak devam edecek’’ şeklinde konuştu. Geçen yıl hem 5199 sayılı kanunda hem onun uygulama yönetmeliğinde önemli değişiklikler olduğuna değinen Vali Zorluoğlu, "Özellikle sokaktaki sahipsiz köpeklerle ilgili yeni bir mücadele tarzı ortaya kondu. Sokak hayvanlarının yakalanması, kısırlaştırılması, barınakta tutulması ve sahiplendirilmesi prosedürüyle bunun belli bir süreç içerisinde sokaktaki sahipsiz hayvan popülasyonunu minimize, temel kanunun getirdiği temel strateji bu. Bu çerçevede illerde hayvanları koruma kurulları oluşturuldu. Eskiden de vardı şimdi daha farklı bir şekilde oluşuyor. Valinin başkanlığında kaymakamlar, bütün belediye başkanları ve ilgili tarım müdürlüğü gibi ilgili kurumların temsilciyle 3 ayda bir bu toplantıların yapılması ve bu toplantılarda bu manada ortaya konan mücadelenin değerlendirilmesi. Biraz önce bu toplantımızı çok geniş katılımlı olarak Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığındaki toplantı salonumuzda gerçekleştirdik" dedi. Kent genelinde yaklaşık 25 bin civarında sahipsiz köpek olduğunu belirten Vali Zorluoğlu, "Barınak olarak meseleye baktığımızda bu kadar hayvana karşılık sadece Büyükşehir Belediyesi’nin 500 köpek kapasiteli bir barınağı var. Onun da şu anda içerisinde 468 tane köpek var. Yani neredeyse dolu durumda. Onun dışında hiçbir başka belediyemizde böyle bir barınak yapılmış değil şu anda. 2020-2025 yılları arasında bizde sadece 5 bin 433 tane sahipsiz hayvan kısırlaştırılıyor. Yani yılda bin tane, bin tanenin altında değerler. Köpeklerin neredeyse geometrik ürediğini dikkate aldığımızda bu kısırlaştırma sayılarıyla bizim bununla mücadele etme imkanımız yok. O nedenle belediyelerimize şu talimatı verdik. Belediyeler, ilçe belediyeleri. Hem barınaklar yapacaklar, hem doğal çevre yaşam alanları oluşturacaklar. Hem de kendi belediyelerinde kısırlaştırma kapasitesi oluşturacaklar. Veterinerlik hizmetleri dairesinin büyükşehir belediyesi tarafından kurulması lazım. 25 binin üzerindeki ilçelerde de veterinerlik şube müdürlüklerinin kurulması lazım. Bu da kanun zorunlu. Sosyal yaşamda insanlarımızın, çocuklarımızın, yaşlılarımızın köpek saldırısı, korkusu yaşamadan bu şehirde gecenin hangi saati olursa olsun özgür bir şekilde yaşamalarını sağlayacağız" diye konuştu.
Diyarbakır’da "lotuslu soğuk baklava" üretildi
19 Şubat 2025 Çarşamba - 15:06 Diyarbakır’da "lotuslu soğuk baklava" üretildi Diyarbakır’da Hacıbaba Pastaneleri, "lotuslu soğuk baklava" yaparak yeni bir damak zevki sundu. Diyarbakır merkezli Türkiye’nin birçok yerinde faaliyet gösteren Hacıbaba pastaneleri yeni bir Ar-Ge çalışmasını tamamladı. Bisküvi özünden yapılan Lotuslu soğuk baklavayı vitrinine ekledi. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, soğuk baklava gibi lotuslu soğuk baklavayı da ülkeye hediye ettiklerini söyledi. Elaldı, "Lotuslu soğuk baklava, zannedersem soğuk baklavanın iki tık üstünde çok muazzam bir tat olmakla beraber müthiş bir ürün. Lotuslu soğuk baklava 15 gündür piyasada olmasına rağmen çok beğenildi. Müthiş bir geri dönüşüm aldık. Zannedersem soğuk baklava ile birlikte Türkiye’deki istihdama katkı payının olacağını düşünüyorum" dedi. Elaldı, "Cumhurbaşkanımız her zaman diyor ki, ’biz, ülkenin hizmet kârıyız.’ Bunu söyleyen bir Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi yöneten adam. Bizde Diyarbakır’dan çıkmış bir firma olarak, biz Türkiye’nin hizmet karıyız Dünya’ya hizmet kâr olmaya gelmişiz. Baklavada dengeleri değiştirdik. Dünya’da dondurmanın dengesini değiştireceğiz. İbni Sina’nın tarifi ile şifalı dondurmayı üretip dünyanın dengesini değiştireceğiz" ifadelerini kullandı. Hacıbaba pastanelerinde baklava ustası olan Ali Kaya, "Uzun bir süredir yapılan Ar-Ge çalışmalar sonucu ortaya çıkan lotuslu soğuk baklava Hacıbaba’ya özel ve Türkiye’de ilktir. Talebe göre fıstıklısı, cevizlisi olmak üzere yapılıyor. İçerisindeki maddeler karelimize edilmiş lotus bisküvisi ve özel olarak bazı karışımlarımızın eklenmesi ile yaptığımız bir üründür ve şu anki taleplere göre satışlarımızda yükseliş var, talep oldukça yüksek" şeklinde konuştu.
Güneydoğu bölgesinin tek kadın üroloji doktoru
19 Şubat 2025 Çarşamba - 14:38 Güneydoğu bölgesinin tek kadın üroloji doktoru Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalından Dr. Meryem Han Gökdemir, kentte ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde görev yapan tek kadın üroloji doktoru olma başarısını gösteriyor. Özellikle erkek doktorların yoğunlukta bulunduğu üroloji ana bilim dalı bölümünde Güneydoğuda ve Diyarbakır’da tek kadın üroloji doktoru olan Meryem Han Gökdemir, kadınların artık daha rahat bir şekilde hastalıklarını dile getirebileceğini söyledi. Üroloji uzmanlığını alıp ve şu anda mecburi hizmet için atama beklediğini belirten Dr. Gökdemir, "Asistanlık sürecim bitti. Türkiye’de kadın ürolog sayısı ile ilgili özellikle ilk başladığım dönemlerde sayımız oldukça azdı, 10 kişiden bahsediliyordu. Şu an 40’ın üzerinde 50’ye yakın kadın üroloğumuz asistan, uzman mevcut. Kadınların ürolojiye daha rahat başvurabilmesi adına ne kadar çok kadın ürolog sayısı olursa hastalar o kadar daha rahat, o kadar daha güvenle başvurabiliyorlar kliniğimize" dedi. Erkek hastalarında rahat bir şekilde muayene olduğunu ifade eden Gökdemir, "Siz hastaya o güveni verdikten sonra hasta çok rahat bir şekilde problemlerini dile getirebiliyorlar. Güneydoğuda da bölgeye hizmet veren hastaneler içerisinde bir tek ben varım ama umarım bu sayı gittikçe artar. Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde kadın hastaların erkek doktorlara karşı kendilerini ifade etmekte çekiniyorlar. İdrar kaçırma ile ilgili problemlerini ifade etmekte çekindikleri ve utandıkları için doktora başvurmakta gecikebiliyorlar ve bunun çoğu zamanda yaşla birlikte normal bir şey olduğunu düşünüyorlar. Bu anlamda kadın ürolog sayısı arttıkça hastalarımızın başvuru konusunda daha rahat olabileceklerini düşünüyorum. Bu anlamda gerek şehir içinde, gerek şehir dışında da bana gelen çok fazla hastamız oluyor. Hepsine şifa olmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Gökdemir, Avrupa üroloji derneğinin düzenlemiş olduğu Board Teorik yazılı sınavda Türkiye’de en yüksek notu alarak birinci olduğunu, Avrupa’da ise ilk 10’a girdiğini ifade etti. Hastalardan Nuran Bozkuş, "Kadın hocamız var ve çok memnunum. Her konuda rahatlıkla gelebilirsiniz" şeklinde konuştu.