Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi açıldı 26 Mart 2026 Perşembe - 19:39:07 Genç Millî Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi (MEB AKUB) öğrencilerinin hazırladığı "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi, Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Diyarbakır’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü sergi salonunda açılan "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi, öğrencilerin doğa ile insan arasındaki emanete dayalı ilişkiyi sanat yoluyla ifade ettiği anlamlı eserleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda Genç MEB AKUB öğrencileri tarafından hazırlanan sergi, milli, manevi ve çevresel sorumluluk bilinciyle yetişen bireylerin bakış açısını yansıtmasıyla dikkat çekti. Sergide yer alan eserlerde afet farkındalığı, suyun her damlasının bir emanet olduğu bilinci, ormanların "yeşil vatan" anlayışıyla korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için duyarlılık gibi önemli temalar işlendi. Öğrencilerin çalışmaları, sadece birer sanat ürünü olmanın ötesinde iyilik, sorumluluk, dayanışma ve farkındalık değerlerini yansıtan güçlü mesajlar verdi. Serginin açılışına İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu, İl Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, İl Şube Müdürleri, kurum amirleri, öğrenciler ve veliler katıldı. Açılışta konuşan İl Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, "21-26 Mart tarihlerini kapsayan ve 1971 yılından bu yana kutlanan Ormancılık Haftası’nı yoğun bir şekilde idrak ediyoruz. Ancak bunun sadece bir haftayla sınırlı kalmaması, yıl geneline yayılması gerektiğini düşünüyorum. Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları ve Sayın Cumhurbaşkanımızın genelgesi doğrultusunda bu süreci genişleterek, sadece 21 Mart haftasıyla sınırlı bırakmayıp, 11 Kasım haftasını da bu kapsamda değerlendirmeye başladık. Böylece yılda iki kez, 6 ay arayla gerçekleştirilen etkinliklerle bu bilinci daha güçlü şekilde yaşatmayı hedefliyoruz. Bu etkinliklerde vermek istediğimiz temel mesaj; toplumumuzda orman sevgisini ve ormanları koruma bilincini daha üst seviyelere taşımaktır. Vatandaşlarımızla birlikte güçlü bir ’orman ordusu’ oluşturabilmek, doğayı koruma noktasında en önemli hedeflerimizden biridir. Bugün sergide gördüğümüz anlamlı çalışmalar da bu bilincin ne kadar doğru bir şekilde aktarıldığını gösteriyor. Özellikle evlatlarımızın eğitimiyle ilgilenen kurumlar içerisinde bu tür farkındalık çalışmalarının yapılması son derece kıymetli ve güçlü bir mesajdır. Bu nedenle, bu bilinci toplumun her kesimine yaymamız gerektiğine inanıyorum. Bu süreç eğitimle başlar, ancak hayatın her alanında, sokakta da devam etmelidir. Hepinize teşekkür ediyorum. Ormancılık Haftamız kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
26 Mart 2026 Perşembe - 12:33 IPARD III 2026 çağrı takvimi yayımlandı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimini yayımladı. IPARD III Programı çerçevesinde 2026 yılı içerisinde, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar ve kırsal alanda kamu altyapı yatırımları desteklenecek. Bu kapsamda kapalı alanda bitkisel üretim, katma değerli ürünler ve zanaatkarlık faaliyetleri, su ürünleri yetiştiriciliği, makine parkları ve yenilenebilir enerji yatırımları gibi birçok alanda hibe desteği sağlanacak. Ayrıca süt hayvancılığı, besi hayvancılığı, kanatlı ve yumurta üretimi ile süt, kırmızı et ve kanatlı eti işleme tesisleri, meyve ve sebzelerin depolanması, işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımların da destek kapsamında olduğu belirtildi. Bu desteklerle, Diyarbakır’da üretim kapasitesinin artırılması, işletmelerin rekabet gücünün artırılması, kırsal ekonominin güçlendirilmesi ve istihdamın arttırılması hedefleniyor. Öte yandan, "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" tedbiri kapsamında ilk kez kamu kurumları desteklenecek olup, IPARD III programı kapsamında yalnızca bir kez çağrıya çıkılacak. Bu tedbir kapsamında Diyarbakır merkez, ilçe belediyeleri ile 5355 Sayılı Kanun kapsamındaki yerel yönetim birlikleri desteklenecek. Bu başlıkta, kilit parke ve beton yol yapımı, içme suyu arıtma tesisleri, su depoları, pompa istasyonları, katı atık transfer istasyonları ile çöp kamyonları alımı ve güneş enerjisi sistemleri kurulumları desteklenecek yatırımlar arasında yer alıyor. Çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme nisan-mayıs, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması haziran-temmuz, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar temmuz-ağustos, kırsal alanda kamu altyapı yatırımları ağustos-kasım aylarında çağrıya çıkılması planlanıyor.
Narin Güran cinayeti davasında avukatlardan tahliye başvurusu
18 Şubat 2025 Salı - 17:02 Narin Güran cinayeti davasında avukatlardan tahliye başvurusu Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin tutuklu 6 şüpheliden 4’ünün avukatları, müvekkillerinin tahliyesi için başvuruda bulundu. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 3’ü suça sürüklenen çocuk 15 şüpheli hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından tutuklu şüpheliler Birsen, Fuat, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy ile Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz şüpheliler Şeyma Kaya, Hediye, İbrahim Halil, Barış, Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan ve Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan, suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında hazırlanarak 2. Çocuk Mahkemesine sunulan iddianamelerle ilgili inceleme sürüyor. Güran ailesinin avukatlarından Mustafa Demir, amca Salim Güran’ın 5 kardeşi (Fuat, Kurtuluş, Barış, Ömer Faruk ve İbrahim Halil Güran) hakkında "suçluyu kayırma" suçundan iddianame hazırlandığını değinerek, "TCK’nin 283/3 maddesi gereği kardeşler yönünden bu suçun işlenmesi halinde ceza hükmü olmayacaktır. Müvekkillerimin 4’ü tutuklu. Tensiple tahliyelerini talep edeceğiz. Hazırlığımızı yaptık, adliyeye dilekçelerimizi sunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Güran ailesinin avukatları tutuklu müvekkilleri Birsen, Maşallah ve Fuat Güran ile Muhammed Kaya’nın haklarında hazırlanan iddianamenin kabulüne karar verilmesi halinde tensiple tahliye edilmeleri için Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesine dilekçe ile başvuru yaptı. Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 15 şüpheli hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlanmış, Başsavcılık tarafından hazırlanan, tutuklu şüpheliler Birsen, Fuat, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy ile Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz şüpheliler Şeyma Kaya, Hediye, İbrahim Halil, Barış, Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan iddianame Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesine, suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesine dün sunulmuştu. Öte yandan, tutuklu şüphelilerden Hediye Güran ve amca Salim Güran’ın işçisi 16 yaşındaki R.A’nın tahliyesine karar verilmişi. Hazırlanan iddianamelerde, 6’sı tutuklu 3’ü çocuk 15 şüpheli hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası, kız öğrenciler için kolları sıvadı
18 Şubat 2025 Salı - 16:08 Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası, kız öğrenciler için kolları sıvadı Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Mehmet Yüksel ve ekibi, 128 kız öğrencinin bulunduğu pansiyonunu gezerek destek çağrısında bulundu. Oda başkanı Mehmet Yüksel ve ekibi, Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi’nde bulunan 128 öğrencinin kaldığı kız pansiyonunu gezerek eksiklerle ilgili bilgiler aldı. Yüksel, büyük çoğunluğunun ilçelerden ve köylerden gelen, maddi imkânları kısıtlı ailelerin evlatları olduğu, aralarında yetimlerin de olduğu öğrencilerin temel ihtiyaçlarının fazla olduğu bilgisini alarak destek çağrısında bulundu. Mehmet Yüksel, 20 öğrencinin giysi, ayakkabı ve A’dan Z’ye tüm temel ihtiyaçlarını karşılayacaklarını söyledi. Bu iyilik hareketinin daha geniş bir kesime yayılabilmesi için tüm hayırsever esnafın da desteğini beklediklerini söyleyen Yüksel, "Her esnafımızın imkânları doğrultusunda 5 veya 10 kız öğrencimizin temel ihtiyaçlarını üstlenerek bu iyilik zincirine katkıda bulunmasını tavsiye ediyoruz. Öğrencilerimize anne ve baba şefkatiyle destek olmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki, bu çocuklar bizim geleceğimizdir ve onların eğitim yolculuğunda yanlarında olmak hepimizin insani sorumluluğudur" dedi. Yenişehir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kız Öğrenci Pansiyonu Müdür Yardımcısı Nihal Doğruiş, Kuyumcular ve Sarraflar Odasına öğrenciler için yardım talebinde bulunduklarını söyledi. Doğruiş, "Öğrencilerimizin herhangi bir durumu ile ilgili onlara destek olabilecek her türlü yardıma ve teşvike açığız. Bu anlamda esnaf arkadaşlardan da desteklerini bekliyoruz" diye konuştu. Şartların olumsuz olduğundan ve sağlanamadığından dolayı öğrencilerin velileri tarafından okutulmak istenmediğini belirten Doğruiş, "Bizim tüm isteğimiz onların burada daha güzel şartlarda okuması, temel ihtiyaçlarının da karşılanması, öğrencilerimize desteklerinize ihtiyacımız var. Bizler öğrencilerimize destek sağlarsak velilerimiz de bir ölçüde rahatlamış olur ve daha mutlu bir aile ortamı da sağlanmış olur. Toplamda 128 öğrencimiz var" diye konuştu. Öğrencilerden Elif Kaçan, "İhtiyaçlarımız var. Sağ olsun Kuyumcular Odası Başkanı Mehmet ağabey geldi, bize yardım ediyor. Allah ondan razı olsun" dedi. Pınar Koç ise, "Pansiyonumuzda benim gibi bir sürü ihtiyaç sahibi öğrenci var. Birçok şeyimiz eksik. Arkadaşlarımız için Kuyumcular Odası Başkanımız Mehmet hoca gelmiş, ona çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’daki asırlık hanlara yapay zeka ile yolculuk
18 Şubat 2025 Salı - 11:43 Diyarbakır’daki asırlık hanlara yapay zeka ile yolculuk Diyarbakır’ın asırlık hanları yapay zeka ile canlandırıldı. 1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yapılan tarihi Sülüklü Hanı, 1572-1575 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Vezirzade Hasan Paşa tarafından yapımına başlanıp Osman Paşa döneminde tamamlanan Hasan Paşa Hanı ve 1527 yılında dönemin Diyarbakır Valisi Hüsrev Paşa tarafından inşa edilen Deliller Hanı kendi dönemlerindeki yaşam ve ticaret faaliyetleri Dijital İçerik Üreticisi Adem Ulusoy tarafından yapay zeka teknolojisiyle canlandırıldı. FPV dronla çekilen tarihi mekanlar yapay zeka destekli görselleştirme araçlarıyla dönemin atmosferini yansıtıyor. Adem Ulusoy, İHA muhabirine, Diyarbakır’ın tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olduğunu ve bu mirasın yeterince görselleştirilmediğini söyledi. Bu noktada yapay zeka teknolojilerini kullanarak asırlık Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han ve Deliller Hanı’nı nasıl bir ticaret merkezi olduğunu anlatmak istediğini belirten Ulusoy, öncelikle yapay zeka ile dönemin ticaret hayatını anlatan metinler oluşturduğunu ifade etti. 1500’lü yıllarda bir tüccarın bu hanlarda nasıl alışveriş yaptığını, hangi ürünlerin ticareti yapıldığını, buradaki hareketliliği anlatan detaylı bir senaryo yazdığını aktaran Ulusoy, "Daha sonra, yapay zeka destekli görselleştirme araçlarıyla dönemin atmosferini yansıtan görüntüler oluşturdum. Bunları hareketlendirerek, izleyicilere 500 yıl önceki Diyarbakır’da bir gezintiye çıkma fırsatı sundum" dedi. Diyarbakır’ın tarih boyunca İpekyolu güzergahında önemli bir durak olup hanları ve çarşılarıyla ticaretin kalbinin attığı bir şehir haline geldiğini kaydeden Ulusoy, şöyle konuştu: "Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han ve Deliller Hanı gibi yapılar sadece konaklama değil, aynı zamanda ticaretin merkeziydi. Bu belgeselde, dönemin esnaf ve tüccarlarını, kervanlarını ve ticaretin nasıl yapıldığını göstererek, bu mirası yeniden hatırlatmak istedim. Bu belgesel benim için bir başlangıç. Gelecekte Diyarbakır’ın diğer tarihi alanlarını da yapay zeka ile canlandırmak istiyorum. Özellikle Sur içindeki yaşamı ve eski pazar kültürünü görselleştirerek, izleyicilere interaktif bir deneyim sunmayı hedefliyorum. Teknoloji ve tarih birleştiğinde, geçmişi çok daha etkileyici bir şekilde anlatabiliyoruz." Deliller Hanı’nın Hüsrev Paşa zamanında yapılmış bir han olduğunu aktaran Ulusoy, "Bu handa dikkat ettiğim, hacca giden kafilelerin burayı uğrak noktası olarak kullanmaları. Deliller diye tabir edilen rehberlerin buraya gelen hacı adaylarına bir yol göstermeleri. Buradaki konaklamaları ve güzergahları gösteriyorlar. Bir tür kılavuzluk yapmaktalar" ifadelerini kullandı.
Yapay zeka ile Diyarbakır’daki asırlık hanlarda geçmişe gidildi
18 Şubat 2025 Salı - 11:22 Yapay zeka ile Diyarbakır’daki asırlık hanlarda geçmişe gidildi Diyarbakır’da asırlık Hasan Paşa, Sülüklü ve Deliller Hanı, yapay zeka ile kendi dönemlerine gidilerek yaşam ve yapılan ticaret faaliyetleri canlandırıldı. Dijital İçerik Üreticisi Adem Ulusoy, 1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yapılan tarihi Sülüklü Hanı, 1572-1575 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Vezirzade Hasan Paşa tarafından yapımına başlanıp Osman Paşa döneminde tamamlanan Hasan Paşa Hanı ve 1527 yılında dönemin Diyarbakır Valisi Hüsrev Paşa tarafından inşa edilen Deliller Hanı’nı yapay zeka teknolojisinden yararlanarak kendi dönemlerindeki yaşam ve ticaret faaliyetlerini canlandırdı. FPV dron ile çekilen hanların görüntüleri ve yapay zeka ile hazırlanan asırlık tarihi yapılarda yolculuk yapıldı. Adem Ulusoy, İHA muhabirine, Diyarbakır’ın tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olduğunu ve bu mirasın yeterince görselleştirilmediğini söyledi. Bu noktada yapay zeka teknolojilerini kullanarak asırlık Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han ve Deliller Hanı’nı nasıl bir ticaret merkezi olduğunu anlatmak istediğini belirten Ulusoy, öncelikle yapay zeka ile dönemin ticaret hayatını anlatan metinler oluşturduğunu ifade etti. 1500’lü yıllarda bir tüccarın bu hanlarda nasıl alışveriş yaptığını, hangi ürünlerin ticareti yapıldığını, buradaki hareketliliği anlatan detaylı bir senaryo yazdığını aktaran Ulusoy, "Daha sonra, yapay zeka destekli görselleştirme araçlarıyla dönemin atmosferini yansıtan görüntüler oluşturdum. Bunları hareketlendirerek, izleyicilere 500 yıl önceki Diyarbakır’da bir gezintiye çıkma fırsatı sundum" dedi. Diyarbakır’ın tarih boyunca İpekyolu güzergahında önemli bir durak olup hanları ve çarşılarıyla ticaretin kalbinin attığı bir şehir haline geldiğini kaydeden Ulusoy, şöyle konuştu: "Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han ve Deliller Hanı gibi yapılar sadece konaklama değil, aynı zamanda ticaretin merkeziydi. Bu belgeselde, dönemin esnaf ve tüccarlarını, kervanlarını ve ticaretin nasıl yapıldığını göstererek, bu mirası yeniden hatırlatmak istedim. Bu belgesel benim için bir başlangıç. Gelecekte Diyarbakır’ın diğer tarihi alanlarını da yapay zeka ile canlandırmak istiyorum. Özellikle Sur içindeki yaşamı ve eski pazar kültürünü görselleştirerek, izleyicilere interaktif bir deneyim sunmayı hedefliyorum. Teknoloji ve tarih birleştiğinde, geçmişi çok daha etkileyici bir şekilde anlatabiliyoruz." Bulunulan mekan Deliller Hanı’nın Hüsrev Paşa zamanında yapılmış bir han olduğunu aktaran Ulusoy, "Bu handa dikkat ettiğim, hacca giden kafilelerin burayı uğrak noktası olarak kullanmaları. Deliller diye tabir edilen rehberlerin buraya gelen haccı adaylarına bir yol göstermek. Buradaki konaklamaları ve güzergahları gösteriyorlar. Bir tür kılavuzluk yapmaktalar" ifadelerini kullandı.
Narin Güran cinayetinde 15 şüpheli hakkında iki ayrı iddianame hazırlandı
18 Şubat 2025 Salı - 00:15 Narin Güran cinayetinde 15 şüpheli hakkında iki ayrı iddianame hazırlandı Diyarbakır’da Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin hazırlanan 2 ayrı iddianamede 6’sı tutuklu 15 şüpheli hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istendi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 15 şüpheli hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından hazırlanan 2 ayrı iddianameden biri Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’ne, 18 yaşından küçük 3 şüpheli hakkındaki iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamelerde, 6’sı tutuklu 3’ü çocuk 15 şüpheli hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası isteniyor. Öte yandan, tutuklu şüphelilerden Hediye Güran ve amca Salim Güran’ın işçisi 16 yaşındaki R.A’nın tahliyesine karar verildi. Narin Güran cinayeti davasında mahkeme heyeti, 28 Aralık 2024’teki duruşmada oy birliğiyle aldığı kararda tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti. Başsavcılık tarafından hazırlanan, tutuklu şüpheliler Birsen, Fuat, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy ile Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz şüpheliler Şeyma Kaya, Hediye, İbrahim Halil, Barış, Kurtuluş ve Ömer Faruk Güran hakkında hazırlanan iddianame Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’ne, suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, 21 Ağustos’ta Tavşantepe Mahallesi’nde ikamet eden Narin Güran’ın kaybolduğu yönünde ilk resmi ihbarın saat 20.43 sıralarında ağabeyi Baran Güran tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi aranmak suretiyle yapıldığı belirtilerek, bunun üzerine "kayıp çocuk vakası" olarak Narin Güran’ın bulunması için uzman kolluk kuvvetlerince Tavşantepe Mahallesi ve civarında yoğun biçimde arama faaliyeti gerçekleştirildiğine değinildi. Arama çalışmalarının devam ettiği 22 Ağustos’ta Narin Güran’ın kuzeni olan Muhammed Kaya’nın "Suriyelilerin kaldığı çadırların yakınında kırmızı renkli bir çocuk terliği bulduğunu ancak kolluk birimlerine haber vermeyi unuttuğu" şeklinde beyanda bulunduğu belirtilen iddianamede, şunlar yer aldı: "Kaya’nın aracına daha sonra binen Osman Güran tarafından terliğin aile bireylerine gösterildiği ve kolluk birimlerine de haber verildiği tespit edilmiştir. Aile bireylerince terliğin numara bilgisi dahi sorulmadan Narin Güran’a ait olduğu söylenerek soruşturma, yaşantısını günlük çalışmaya bağlı idame ettiren çadırda yaşayan kişiler ile Suriyeli kişilere yönlendirilmeye çalışılmıştır. Tavşantepe Mahallesi’nde rüzgarsız bir hava olmasına rağmen elektrik tellerinin birbirine temas etmesi neticesinde yangın meydana geldiği, yangın olayının meydana geldiği mahalde Güran ailesine mensup kişilerin olması, hava şartları düşünüldüğünde dış bir müdahale olmaksızın yangın meydana gelmesinin mümkün olmaması sebebiyle yangının arama çalışmalarını etkilemek ve Narin Güran’ın bulunmaması amacıyla organize edildiği değerlendirilmiştir. Kolluk birimlerinin saha çalışmaları esnasında tespitleri ve aile bireylerinin alınan ifadelerinde Narin Güran’ın kaybolduğu ve son görüldüğü saatlere ilişkin çok sayıda çelişkili beyanların bulunması, jandarma tarafından anlık olarak Cumhuriyet Başsavcılığımıza bildirilen gelişmeler dikkate alınarak olayın kayıp çocuk vakası olmayıp aile tarafından gerçekleştirilen bir cinayet olabileceği hususunda jandarmaya talimat verilmiş, çalışmalar bu yönde genişletilmiştir. Bu bağlamda belirlenen birçok adreste adli aramalar yapılmaya başlanmış, soruşturma işlemleri yoğunlaştırılmıştır." İddianamede, Narin Güran cinayeti davasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar verildiği hatırlatıldı. İddianamede, şu kaydedildi: "Dosya kapsamında alınan ifadelerle toplanılan deliller dikkate alındığında, Narin Güran’ı muhtemel ölüm saatinden sonra gördüğünü zaman belirtmek suretiyle beyan eden şüphelilerin birbirlerinden haberli olarak zaman belirtmişler, ifadeleri irdelendiğinde belirtilen zamanlar birbirlerinden farklı ve bir sıralama içerisinde olmuştur. Ancak gördüklerini iddia ettikleri zaman diliminde Narin’i görme ihtimallerinin bulunmadığı, bu haliyle şüphelilerin belli bir organizasyon içerisinde planlı hareket ettikleri ve önceden aldıkları kararla Narin’in bulunmasına yönelik arama tarama faaliyetlerini sekteye uğratmak, zora sokmak ve şüphelilerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla hareket ederek kronolojik sıralama içerisinde zaman belirttikleri anlaşılmıştır. Bu hareketleriyle arama tarama faaliyetlerinin vermiş oldukları zaman diliminden sonraki zamana odaklanmasını sağladıkları, bu da Narin’in cansız bedeninin geç bulunmasına ve dolayısıyla beden üzerinde elde edilebilecek delillerin çürümeye bağlı olarak yok olmasına sebebiyet vermiştir." İddianamede, şüphelilerin verdikleri beyanların çelişkili ve tutarsız beyanlar olduğu, yargılamada netleşen maddi delillerle de uyuşmadığı aktarıldı. İddianamenin değerlendirme ve sonuç kısmında, şunlar yer aldı: "Şüphelilerin ısrarla aynı şekilde beyanda bulunmaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Jandarma personelinin sürekli takip edilip dinlenilerek çalışmalara engel olunmaya çalışıldığı, bir kısım kişilerin ellerinde bulunan çubuklarla yangın çıkmasına sebebiyet vererek, bir kısım kişilerin bulduğunu iddia ettiği terlik ile olayın seyrini değiştirmeye çalışarak, bir kısım kişilerin ise telefon kayıtlarını silerek organize bir biçimde olayın ve gerçek fail ya da faillerin tespitine engel olmaya çalıştıkları anlaşılmıştır. Kayıp şahıs olarak başlanan araştırma çalışmalarında bu tür beyanlar ile eylemler sebebiyle araştırmalar farklı mecralara yönlendirilmiş ve cinayet eylemi ile eylemi gerçekleştirenlere yönelik araştırma yapılması açıkça engellenmiştir. Şüphelilerin verdikleri gerçek dışı beyanlarıyla, tutanakta bulunduğu şekilde yangın çıkararak, jandarma personelini takip ederek ve dinleyerek, telefon kayıtlarını silerek suç işleyen kişilerin araştırmadan kurtulmalarına imkan sağlamak suretiyle ortak saikle hareket ederek üzerlerine atılı ’suçluyu kayırma’ suçunu işledikleri ve bu hususta yeterli şüphenin elde edildiği anlaşılmıştır. Yeterli delil elde edilen şüphelilerin yargılamalarının mahkemenizce yapılarak eylemine uyan suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaları, işlemiş oldukları suçun kasti suç olması nedeniyle haklarında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunması durumunda 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi talep olunur." 2. Çocuk Mahkemesi’ne sunulan iddianamenin sonuç kısmında ise şu değerlendirmede bulunuldu: "Suça sürüklenen çocukların verdikleri beyanların kendi aralarında çelişkili ve tutarsız beyanlar olduğu, yargılamada netleşen maddi delillerle de çeliştiği, buna rağmen ısrarla aynı şekilde beyanda bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kayıp şahıs olarak başlanan araştırma çalışmalarında bu tür beyanlar sebebiyle araştırmaların farklı mecralara yöneltildiği ve cinayet eylemi ile eylemi gerçekleştirenlere yönelik araştırma yapılmasının açıkça engellendiği, bu şekilde suça sürüklenen çocukların verdikleri gerçek dışı beyanlarıyla suç işleyen kişilerin araştırmadan kurtulmalarına imkan sağlamak suretiyle üzerlerine atılı ’Suçluyu kayırma’ suçunu işledikleri ve bu hususta yeterli şüphenin elde edildiği anlaşılmıştır."