Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da çocuklar için dijital bağımlılığa karşı etkinlik
13 Ocak 2025 Pazartesi - 11:15 Diyarbakır’da çocuklar için dijital bağımlılığa karşı etkinlik Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, çocukları dijital bağımlılıktan uzak tutmak amacıyla "Çocuklarla Sanat ve Spor Şenliği" düzenledi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığıyla ortaklaşa çocuklara yönelik "Çocuklarla Sanat ve Spor Şenliği" düzenledi. Yenişehir ilçesi Hantepe Mahallesi’nde düzenlenen şenliğe yüzlerce çocuk katılarak doyasıya eğlendi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk Şube Müdürlüğü’nün organize ettiği etkinlikte; ritim, resim, masa tenisi, voleybol, bisiklet parkurları gibi çeşitli spor faaliyetlerinin yanı sıra trambolin, akıl ve zeka oyunları, geleneksel sokak oyunları, yüz boyama ve çeşitli eğlenceli parkurlar da yer aldı. Çocukların ellerini boyayarak bezler üzerinde renkli görseller oluşturduğu etkinlik boyunca katılımcılar, müzik eşliğinde hem spor yapma hem de eğlenme imkanı buldu. Etkinlikte konuşan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Serap Yıldırım, bir nebze de olsa çocukları teknolojik bağımlılıktan kurtarmak amacıyla bu tür etkinlikleri düzenlediklerini vurguladı. Yıldırım, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımızın uzun bir süredir yapmış olduğu ‘Çocuklar Sokaklarda Şen’ adı altında programımız için bugün Hantepe Mahallesi’ndeyiz. Özellikle son zamanlarda dijitalleşmenin, teknolojik bağımlılığın çocuklar arasında çok yaygınlaşması sonucunda çocuklarımızın ekrandan uzak kalması için yapmış olduğumuz bu çalışmalarımız bugün yoğun bir katılımla gerçekleşti. Etkinlikte çocuklarla yüz boyama, masa tenisi, trambolin gibi etkinliklerle de bir nebze de olsa çocuklarımızı ekrandan uzaklaştırdık” dedi. Merkezde düzenlemiş oldukları etkinlikleri bundan sonra kırsal bölgelerde de yaygınlaştırmayı planladıklarını kaydeden Yıldırım, “Köylerde yaşayan çocuklarımız bu tür etkinliklerden ne yazık ki mahrum kalmaktadır. Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de istedik ki, köylerimizdeki çocuklarımız da bu etkinliklerden faydalansın. Bizler de onun için bugün onların ayağına geldik. Burada bir etkinliği planladık ve düzenledik. Çocukların mutlu, şen sesleriyle açıkçası bugün burası şenlendi. Bizlerin de doğru yolda olduğunu gösteren bir ibaredir çocukların mutlu şen sesleri. Tabi bundan sonra da etkinliklerimizi özellikle kırsal bölgelerde köylerimizde devam etmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Etkinliğe katılan çocuklardan Ayşe Tuncay, “Hepinize çok teşekkür ederim. Bu etkinliklerinizden çok mutlu olduk ve devamını bekliyoruz" dedi. Çocuklardan Dicle Koyuncu ise, düzenlenen etkinliklerin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade ederek, "Çok mutluyum buraya geldiğiniz için. Belediyemiz buraya oyunlar getirdi. Basketbol oynadık, zıpladık biraz. Bisiklete bindik, resim yaptık. Belediyemize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Unutulmaz bir gün yaşadıklarını ifade eden Ayşe Atlı da, “Çok eğlenceliydi. Oynadım, resim yaptım, tramboline gittim, dark attım. Çok güzeldi, çok eğlenceliydi. Ben bu günü hiç unutmayacağım. Çok teşekkür ederim buraya geldiğiniz için. Müziklerinizle ve etkinliklerinizle bizi çok mutlu ettiniz. Bu etkinliği düzenleyenlere teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
43 yaşındaki kadın 25 tüp bebek denemesinin ardından 20 yıl sonra çocuk sahibi oldu
13 Ocak 2025 Pazartesi - 09:56 43 yaşındaki kadın 25 tüp bebek denemesinin ardından 20 yıl sonra çocuk sahibi oldu Diyarbakır’da yaşayan 43 yaşındaki kadın, 20 yıllık evliliğinde 25 başarısız tüp bebek denemesinden sonra çocuk sahibi oldu. Adalet-Murat Güven çifti, 20 yıllık evliliklerinde çocuk sahibi olamayınca tedavi almaya karar verdi. Güven çifti, bu süre zarfında Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya illerinde başvurduğu kliniklerde aldığı tedaviler ve 25 tüp bebek denemesi olumsuz sonuçlandı. Güven çifti, son bir kez Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Çoksüer, 43 yaşındaki Adalet Güven’e teşhisi koyduktan sonra önce psikolojik destek sundu, daha sonra aşama aşama tedavi işlemini yaparak 20 yıl sonra başarılı sonuç alındı. Prof. Dr. Hakan Çoksüer, hastanın ileri yaş ve ileri derecede yumurta tembelliği nedeniyle kendilerine geldiğini, daha önce İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya’da tedavi denemesi yapıldığını ve 25 başarısız tüp bebek denemesinden sonra kliniklerine geldiğini söyledi. Hastaya daha önce histereskopi ve birçok uygulama yapıldığını, çoğu işlemlerin tüp bebek uygulaması esnasında iptal olduğunu belirten Çoksüer, “Yumurtaların kalitesiz ve zayıf olmasından dolayı tüp bebek uygulaması yapılmamış. Bazı merkezlerde hastaya erken menopoz teşhisi konulmuş. Bazı merkezlerde yumurtaların kalitesi çok zayıf olduğu söylenmiş. Bazı merkezlerde döllenme problemi olduğu söylenmiş ve bazı merkezlerde ise tüp bebek yapılmış ama başarısız olmuş” dedi. “Hastaya hemen tüp bebek tedavisine geçmedik, önce hastaya ön tedavi uyguladık” Hastanın kliniklerine geldiğinde ciddi anlamda psikolojik sıkıntısı olduğunu aktaran Çoksüer, şöyle konuştu: “Biz, önce bunu detaylı konuştuk ve en önemlisi güven olduğunu söyledik. Hastayı muayene ettiğimizde FH hormonlarının çok ileri derecede yüksekti. AMH hormonu düşük olarak izlenmişti. Bize rahim duvarı da ince olarak geldi. Hastamızı tedaviye aldık. İlk önce yumurtalıklarını aktive etmek için eksozom tedavisi, her iki yumurtayı PRP ağırlıklı tedavi yaptık. Beraberinde akupunktur ve fitoterapi uygulaması yaptık. Yumurtalıkların aktivitesini artırmaya çalıştık. Belli bir tedavi uygulamasından sonra artık hastaya tüp bebek uygulaması yapabileceğimizi söyledik. Hastaya hemen tüp bebek tedavisine geçmedik. Önce hastaya ön tedavi uyguladık.” Tüp bebek uygulamasından sonra düşük dozda ilaç verdiklerini söyleyen Çoksüer, “Amacımız, yumurta kalitesinin bozulmaması ve elde edeceğimiz yumurtaların döllenme kapasitesinin artırmak için bu uygulamaları yaptık. Beraberinde daha iyi döllenmesi için piezo elektrik uygulama yaptık, döllenme şansını artırdık. Daha sonra iyi kalitede embriyomuz oluştu. Embriyo oluştuktan sonra durum transfer aşamasına geldi. Transfer esnasında da öncesi ve sonrasında akupunktur uygulaması yaptık” şeklinde konuştu. Hastanın ilk test yaptığında kendilerine ağlayarak bilgi verdiğini kaydeden Çoksüer, “‘Hocam testim pozitif, acaba bir yanlışlık olabilir mi?’ Hasta, gözyaşlarına boğuldu. Bize bildirdi, bende de mutluluk gözyaşları oluştu. Hasta, bir hafta sonra gebelik kesesini görmek için geldi. Bir hafta sonra gördük, o mutluluk anını görmek müthiş bir duyguydu. 10 gün sonra tekrar kontrole çağırdık. O kalp atışı ve hastanın şu söylemi beni çok etkiledi. ‘Bu kalp atışı hayatımda görebileceğim en güzel ses, bebeğimin kalp atışını duymaktı.’ Buna tanıklık etmekte mesleğimizin en güzel duygusal anlarındandır” diye konuştu. Hasta Adalet Güven ise, 20 yıllık evli olduğunu, 20 yıl boyunca çocuğu olmadığını dile getirdi. İstanbul, Ankara, Diyarbakır’da doktorlara gittiğini belirten Güven, “Çare bulamadık. En son Hakan hoca ile tanıştık. 25’inci tüp bebek denemesi. Umutsuzdum, Hakan hoca zorla tedavi başlattı. Her gelişimde umutsuzdum, ağlıyordum, psikolojim bozuluyordu. Hakan hocanın hatırını kırmadım, çocuğumuz dünyaya geldi” ifadelerini kullandı.
43 yaşındaki kadın 25 tüp bebek denemesinin ardından 20 yıl sonra çocuk sahibi oldu
13 Ocak 2025 Pazartesi - 09:51 43 yaşındaki kadın 25 tüp bebek denemesinin ardından 20 yıl sonra çocuk sahibi oldu Diyarbakır’da yaşayan 43 yaşındaki kadın, 20 yıllık evliliğinde 25 başarısız tüp bebek denemesinden sonra çocuk sahibi oldu. Adalet-Murat Güven çifti, 20 yıllık evliliklerinde çocuk sahibi olamayınca tedavi almaya karar verdi. Güven çifti, bu süre zarfında Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya illerinde başvurduğu kliniklerde aldığı tedaviler ve 25 tüp bebek denemesi olumsuz sonuçlandı. Güven çifti, son bir kez Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Çoksüer, 43 yaşındaki Adalet Güven’e teşhisi koyduktan sonra önce psikolojik destek sundu, daha sonra aşama aşama tedavi işlemini yaparak 20 yıl sonra başarılı sonuç alındı. Prof. Dr. Hakan Çoksüer, hastanın ileri yaş ve ileri derecede yumurta tembelliği nedeniyle kendilerine geldiğini, daha önce İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya’da tedavi denemesi yapıldığını ve 25 başarısız tüp bebek denemesinden sonra kliniklerine geldiğini söyledi. Hastaya daha önce histereskopi ve birçok uygulama yapıldığını, çoğu işlemlerin tüp bebek uygulaması esnasında iptal olduğunu belirten Çoksüer, “Yumurtaların kalitesiz ve zayıf olmasından dolayı tüp bebek uygulaması yapılmamış. Bazı merkezlerde hastaya erken menopoz teşhisi konulmuş. Bazı merkezlerde yumurtaların kalitesi çok zayıf olduğu söylenmiş. Bazı merkezlerde döllenme problemi olduğu söylenmiş ve bazı merkezlerde ise tüp bebek yapılmış ama başarısız olmuş” dedi. “Hastaya hemen tüp bebek tedavisine geçmedik, önce hastaya ön tedavi uyguladık” Hastanın kliniklerine geldiğinde ciddi anlamda psikolojik sıkıntısı olduğunu aktaran Çoksüer, şöyle konuştu: “Biz, önce bunu detaylı konuştuk ve en önemlisi güven olduğunu söyledik. Hastayı muayene ettiğimizde FH hormonlarının çok ileri derecede yüksekti. AMH hormonu düşük olarak izlenmişti. Bize rahim duvarı da ince olarak geldi. Hastamızı tedaviye aldık. İlk önce yumurtalıklarını aktive etmek için eksozom tedavisi, her iki yumurtayı PRP ağırlıklı tedavi yaptık. Beraberinde akupunktur ve fitoterapi uygulaması yaptık. Yumurtalıkların aktivitesini artırmaya çalıştık. Belli bir tedavi uygulamasından sonra artık hastaya tüp bebek uygulaması yapabileceğimizi söyledik. Hastaya hemen tüp bebek tedavisine geçmedik. Önce hastaya ön tedavi uyguladık.” Tüp bebek uygulamasından sonra düşük dozda ilaç verdiklerini söyleyen Çoksüer, “Amacımız, yumurta kalitesinin bozulmaması ve elde edeceğimiz yumurtaların döllenme kapasitesinin artırmak için bu uygulamaları yaptık. Beraberinde daha iyi döllenmesi için piezo elektrik uygulama yaptık, döllenme şansını artırdık. Daha sonra iyi kalitede embriyomuz oluştu. Embriyo oluştuktan sonra durum transfer aşamasına geldi. Transfer esnasında da öncesi ve sonrasında akupunktur uygulaması yaptık” şeklinde konuştu. Hastanın ilk test yaptığında kendilerine ağlayarak bilgi verdiğini kaydeden Çoksüer, “‘Hocam testim pozitif, acaba bir yanlışlık olabilir mi?’ Hasta, gözyaşlarına boğuldu. Bize bildirdi, bende de mutluluk gözyaşları oluştu. Hasta, bir hafta sonra gebelik kesesini görmek için geldi. Bir hafta sonra gördük, o mutluluk anını görmek müthiş bir duyguydu. 10 gün sonra tekrar kontrole çağırdık. O kalp atışı ve hastanın şu söylemi beni çok etkiledi. ‘Bu kalp atışı hayatımda görebileceğim en güzel ses, bebeğimin kalp atışını duymaktı.’ Buna tanıklık etmekte mesleğimizin en güzel duygusal anlarındandır” diye konuştu. Hasta Adalet Güven ise, 20 yıllık evli olduğunu, 20 yıl boyunca çocuğu olmadığını dile getirdi. İstanbul, Ankara, Diyarbakır’da doktorlara gittiğini belirten Güven, “Çare bulamadık. En son Hakan hoca ile tanıştık. 25’inci tüp bebek denemesi. Umutsuzdum, Hakan hoca zorla tedavi başlattı. Her gelişimde umutsuzdum, ağlıyordum, psikolojim bozuluyordu. Hakan hocanın hatırını kırmadım, çocuğumuz dünyaya geldi” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır annelerinden Mevlüde Üçdağ: "Suriye Esad’dan kurtuldu, siz de PKK’dan kurtulun gelin"
12 Ocak 2025 Pazar - 14:27 Diyarbakır annelerinden Mevlüde Üçdağ: "Suriye Esad’dan kurtuldu, siz de PKK’dan kurtulun gelin" Diyarbakır’da evlat nöbetindeki annelerden Mevlüde Üçdağ, "Oğlum sen de gel. Suriye Esad’dan kurtuldu, siz de PKK’dan kurtulun gelin" dedi. 3 Eylül 2019 tarihinden bu yana farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin nöbeti aralıksız devam ediyor. Abdurrahman Yaşar’ın annesi Zeliha Yaşar, çadırda 6. yılını doldurduğunu belirterek, "10 yıldır oğlumdan haber alamadım. Oğlum, beni görüyorsan o zalimlerin elinden kaç, gel kendi devletine teslim ol. Bayramımız yok, gel. Eğer gelmezsen biz buradan gitmeyeceğiz" dedi. Mevlüde Üçdağ da oğlu Ramazan Üçdağ’ın 2015 yılından bu yana kayıp olduğunu hatırlatarak, hala bir haber alamadığını söyledi. Üçdağ, "Hangi çocuk kurtulursa, cehennemden kurtulmuş gibi olur. Devletim 3 Eylül 2019’dan beri yanımdadır. Suriye Esad’dan kurtuldu, siz de PKK’dan kurtulun, gelin. Ya öleceksiniz ya gömüleceksiniz. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ile görüştük. Çocuklarımızı ölü diye sitelerine atmışlar. Ölü olmadıklarını, bizi yıldırmak için olduğunu söyledi. 57 tane evladımız geldi. 58’inci evlat da sen ol" diye konuştu. Oğlu Aziz için oturma eylemini sürdüren Güzide Demir ise, "6 yıldır burada mücadele veriyoruz. Çocuklarımız gelene kadar buradan gitmeyeceğiz. Oğlum Aziz, neredeysen gel ve güvenlik güçlerimize teslim ol. Seni çok özledim. Gel, ölmeden bir kez seni görebileyim" şeklinde konuştu.
Diyarbakır annelerinden Mevlüde Üçdağ: "Suriye Esad’dan kurtuldu, siz de PKK’dan kurtulun, gelin"
12 Ocak 2025 Pazar - 14:13 Diyarbakır annelerinden Mevlüde Üçdağ: "Suriye Esad’dan kurtuldu, siz de PKK’dan kurtulun, gelin" Diyarbakır’da evlat nöbetindeki annelerden Mevlüde Üçdağ, “Oğlum sende gel. Suriye Esad’dan kurtuldu. Siz de PKK’dan kurtulun, gelin” dedi. 3 Eylül 2019’dan bu yana farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin nöbeti aralıksız devam ediyor. Abdurrahman Yaşar’ın annesi Zeliha Yaşar, çadırda 6. yılını doldurduğunu belirterek, “10 yıldır oğlumdan haber alamadım. Oğlum, beni görüyorsan o zalimlerin elinden kaç, gel kendi devletine teslim ol. Bayramımız yok, gel. Eğer gelmezsen biz buradan gitmeyeceğiz” dedi. Mevlüde Üçdağ, oğlu Ramazan Üçdağ’ın 2015 yılından bu yana kayıp olduğunu hatırlatarak, hala bir haber alamadığını söyledi. Üçdağ, "Hangi çocuk kurtulursa, cehennemden kurtulmuş gibi olur. Devletim 3 Eylül 2019’dan beri yanımdadır. Suriye Esad’dan kurtuldu. Siz de PKK’dan kurtulun, gelin. Ya öleceksiniz, ya gömüleceksiniz. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ile görüştük. Çocuklarımızı ölü diye sitelerine atmışlar. Ölü olmadıklarını bizi yıldırmak için olduğunu söyledi. 57 tane evladımız geldi. 58’inci evlat da sen ol" diye konuştu. Oğlu Aziz için oturma eylemini sürdüren Güzide Demir ise, "6 yıldır burada mücadele veriyoruz. Çocuklarımız gelmeyene kadar buradan gitmeyeceğiz. Oğlum Aziz, neredeysen gel ve güvenlik güçlerimize teslim ol. Seni çok özledim. Gel, ölmeden bir kez seni görebileyim” şeklinde konuştu.