Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Amed Sportif Faaliyetler’den şampiyonluk yemeği
01 Nisan 2026 Çarşamba - 21:23:53
Trendyol 1. Ligde şampiyonluk mücadelesi veren Amed Sportif Faaliyetler, ligin bitimine 6 hafta kala moral ve adaptasyonu çıkarmak yükseltmek için yemek programı düzenledi. Trendyol 1. Ligde 67 puan ile 2. sırada bulunan Amed Sportif Faaliyetler, Diyarbakır’ın önde gelen isimleri, teknik ekip ve yöneticilerin katıldığı yemek programı düzenledi. Programa Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Nahit Eren, Amed Sportif Faaliyetler Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, Amed Sportif Faaliyetler yöneticileri, teknik ekip ve basın mensupları katıldı. Programda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi adına ve Diyarbakır’daki tüm yerel yönetimler, ilçe belediyeleri adına Amed Sportif Faaliyetler’e başarı dileklerini iletti. Bucak, "Amedspor’un önünde 6 maç var, üçü kendi sahasında, üçü deplasmanda. Gerçekten tarihi ve çok önemli bir yolculuktan geçen Amedspor’un bugünlere gelmesinde emeği olan tüm kulüp başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine ve kulüpte katkı sunmuş herkese teşekkür ediyoruz. Ancak en büyük teşekkürü taraftara, Diyarbakır halkına etmek istiyoruz. Bu süreçte güçlü bir dayanışma ortaya çıktı ve önemli bir başarı yakalandı. Şimdi önümüzde yeni bir hedef var, şampiyonluk ve bir üst lig. Bu noktada yapılması gereken, kenetlenmek, birlik olmak ve kalan 6 haftayı yüksek motivasyonla geçirmek. Kenti bir şampiyonluk havasına sokmak ve sonuç ne olursa olsun bu atmosferi sonuna kadar korumak büyük önem taşıyor. Bu anlamda tüm kente, tüm Diyarbakır’a çağrımızdır, taraftarlarımız takımımıza sahip çıksın. Şampiyonluk yolundaki bu kritik maçlarda birlikte olalım, stadyumları dolduralım. Tribünlerde barışın, dostluğun ve futbolun güzelliklerinin öne çıktığı bir ortam oluşturalım" ifadelerini kullandı. Daha sonra konuşan Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Nahit Eren, bu dayanışmayı daha önce de yaşadıklarını söyledi. Eren, "Bugün kentimizin bütün bileşenleri, özellikle de istişare kurulumuz ki bildiğiniz üzere kentteki sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve yerel yönetim temsilcilerinden oluşuyor çok kıymetli bir dayanışma örneği sergiledi. Antrenman sahamızda futbolcularımızla ve teknik heyetimizle bir araya gelerek, tıpkı geçmişte olduğu gibi, kentin tamamını bu şampiyonluk havası etrafında kenetlenmeye davet ettiler. Bu inancı ve motivasyonu hem futbolcularımıza hem de teknik ekibimize güçlü şekilde hissettirdiler. Ben de bu anlamda, kulüp başkanı olarak ve kulüp yönetimi adına, başta Amedspor olmak üzere emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:18
Diyarbakır’da av yasağı başladı
Diyarbakır’da İç Sularda Balık avı yasağı başladı . Balıkların üreme döneminde çoğalmasını ve korunmasını amaçlayan av yasağı Diyarbakır’da başladı. 1 Nisan 2026 tarihinde başlayan yasak 30 Haziran 2026 tarihinde sona erecek. Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Müdürlüğü tarafından vatandaşlara el broşürleri dağıtılarak bilgilendirme yapıldı. Av yasağı süresince yetiştiricilik ve deniz balıkları hariç olmak üzere, iç su balıklarının avlanması, satışı ve nakli yasak olacak. Av yasağı süresince müdürlük personeli ile kolluk kuvvetleri tarafından yürütülecek olan denetimlerde mevzuata aykırı faaliyette bulunanlar hakkında idari yaptırımlar uygulanacak. Su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilirliğin yürütülmesi amacıyla yürütülecek çalışmalara vatandaşların destek vermesi istendi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13
Kırmızı ışıklar eşit yaşam için yandı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 2 Nisan Dünya Otizm Gününde otistik vatandaşların sosyal yaşamda daha görünür olması amacıyla başlatılan "Otizm İçin Kırmızıyı Seç" kampanyası kapsamında hizmet binalarını kırmızı ışıklarla donattı. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilen 2 Nisan Dünya Otizm Günü kapsamında bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, otizme dair toplumsal duyarlılığı artırmanın yanı sıra, otistik vatandaşların yaşamın her alanında eşit ve aktif bir şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. BM tarafından ilan edilen bu özel günde, otizmin bir eksiklik değil, bir farklılık olduğuna vurgu yapılırken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bu yaklaşımı kent genelinde görünür kıldı. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen etkinlik kapsamında Sümerpark Ortak Yaşam Alanı, Şehitlik Molaevi, Kayapınar Molaevi ve Parkorman Aktif Yaşam Merkezi gün batımıyla birlikte kırmızı ışıklarla aydınlatıldı. Kentin farklı noktalarında yükselen bu kırmızı ışıklar, sabahın ilk saatlerine kadar yanarak güçlü bir mesaj verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, yürütülen kampanyayı yalnızca ışıklandırmalarla sınırlı bırakmadı. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen "Otizm için kırmızıyı seçin" yazılı billboardlarla da vatandaşlara doğrudan çağrıda bulunuldu. Billboardlar aracılığıyla otizme dair farkındalık oluşması hedeflenirken, toplumsal duyarlılığın artırılması ve kapsayıcı bir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amaçlandı. Etkinliğin temel amacı yalnızca binaları aydınlatmakla sınırlı kalmadı. Çalışma ile otistik vatandaşların ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılması, günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukların görünür kılınması ve toplumsal yaşam içindeki yerlerinin daha da güçlendirilmesi hedeflendi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:01
Diyarbakır’da mazgallardan 270 ton atık çıktı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde temizlediği mazgallardan 270 ton atık çıkararak muhtemel taşkınların önüne geçerken, vatandaşlara da atıkların gelişigüzel atılmaması yönünde uyarılarda bulundu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, muhtemel sağanak yağışlara karşı Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur belediyeleri ile birlikte yağmur suyu drenajlarında başlattığı kapsamlı temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçmenin yanı sıra kent trafiğinin kesintisiz işlemesini sağlamak amacıyla Çevre Koruma ve Kontrol, Sağlık İşleri ile Park ve Bahçeler Dairesi başkanlıkları öncülüğünde yürütülen çalışmalarda ekipler mazgalları temizledi. Mazgallardan çıkarılan 270 ton atık, bertaraf edilmek üzere Büyükşehir Belediyesi çöp depolama sahasına taşındı. Yürütülen çalışmalar sırasında ortaya çıkan tablo, çevreyi kirletmenin şehir altyapısı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. "Atılan çöpler ciddi tehlike oluşturuyor" Çalışmalara ilişkin bilgi veren Katı Atık Şube Müdürü Mehmet Baran, yapılan temizlikte yoğun miktarda evsel atık ve pet şişe kapağıyla karşılaşıldığını belirterek, ’’Kentte her gün 12 bin metreküplük iki kamyonumuz atıklar için üç sefer yapıyor. Özellikle ızgaraları açtığımızda pet kapakları, metal petler, farklı plastikler ve çöp poşetlerinin atıldığını gördük. Bu da suyun birikmesine sebep olduğundan kaynaklı ciddi bir tehlike oluşturuyor" dedi. Baran, Diyarbakır genelindeki yağmur suyu hattı ızgaraları ve rögar kapaklarının tümünü elden geçirdiklerini belirtti. ’’Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli’’ Izgaralarda yapılan kapsamlı temizliğin ardından vatandaşlara çöp atılmaması uyarısında bulunan Baran, gelişigüzel atılan atıkların önemli sonuçlar doğuracağını ve herkesin daha temiz bir kent için sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Kent temizliği için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Baran, atık toplama, ayrıştırma ve geri dönüştürme konularında 7 gün 24 saat vatandaşların hizmetinde olduklarını söyledi.
29 Aralık 2024 Pazar - 09:43
Diyarbakır’da hava ve kara ulaşımına sis engeli
Diyarbakır’da sabah saatlerinden itibaren etkili olmaya başlayan sis, hava ve kara ulaşımını etkiledi. Kentte sabah saatlerinden itibaren etkili olan yoğun sis, hem kara hem de hava ulaşımını etkiledi. Sürücüler, trafikte kontrollü bir şekilde ilerledi. Hava ulaşımında bazı uçak seferlerinde gecikmeler yaşandı.
29 Aralık 2024 Pazar - 09:35
Diyarbakır’da yılbaşı öncesi “narko-kapan” uygulaması
Diyarbakır’da yılbaşı öncesi 500 personel ve hareket halindeki 25 tim ile “narko-kapan” uygulaması yapıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, tarafından gençler başta olmak üzere vatandaşların hayatını ve sağlığını tehdit eden uyuşturucu tacirleri ve çevreye zarar veren uyuşturucu bağımlısı gruplara yönelik, yeni yıl öncesinde kent merkezinde bulunan 4 ilçede “narko-kapan” uygulaması gerçekleştirildi. Yapılan uygulamaya yaklaşık 500 personel katılıp hareket halinde olan yaklaşık 25 tim ile park, bahçeler ile umuma açık alanlar, metruk haldeki binalar ve ara sokaklar kontrol edilmiş, 10 ayrı yerde kurulan sabit uygulama noktalarında durdurulan araçlar aranarak denetime tabi tutuldu. Uyuşturucu ile mücadelenin her zaman olduğu gibi 2025 yılında da azim, kararlılık ve özverili bir şekilde devam edeceği vurgulandı.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 22:16
Narin Güran davasında anne-abi-amcaya ağırlaştırılmış müebbet
Diyarbakır’daki Narin Güran davasında mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, Sanık Salim Güran’ın diğer sanıklar Yüksel Güran ve Enes Güran ile iştirak halinde maktul Narin Güran’a yönelik "kasten öldürme" suçunu işlediği sabit görüldüğünü belirtip sanık Salim Güran ile diğer sanıklar Yüksel Güran ve Enes Güran’a ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının üçüncü gününde sabah saatlerinde adliyeye getirildi. Sanıkların mütalaaya yönelik yaptığı savunmaların ardından mahkeme kararın açıklanması öncesi ara verdi. Yaklaşık 5 buçuk saat süren aranın ardından mahkeme kararını açıkladı. Kararda, sanık Salim Güran’ın diğer sanıklar Yüksel Güran ve Enes Güran ile iştirak halinde maktul Narin Güran’a yönelik "kasten öldürme" suçunu işlediği sabit görüldüğü belirtildi. Mahkeme, Salim Güran, Enes Güran ve Yüksel Güran’a takdir indirimi uygulamayarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Nevzat Bahtiyar’ın ise diğer sanıklarla birlikte iştirak halinde maktul Narin Güran’ı kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemi ile mahkemeye kamu davası açılmışsa da, sanığın katılan Arif’in evine geldiğinde maktul Narin’in cansız bedenini yerde bulduğu, ardından sanık Salim’in tehditleri ile Narin’in cansız bedenini Arif’in evinden alarak Eğertutmaz deresine götürdüğü ve cansız bedenin bulunduğu çuvalı dere kenarına üzerine taş koymak suretiyle sakladığı göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı eyleminin suç delillerini yok etme gizleme veya değiştirme suçunu oluşturduğu kaydedildi. Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 21:49
- Narin davasında anne Yüksel, amca Salim ve ağabey Enes Güran’a ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Narin davasında anne Yüksel, amca Salim ve ağabey Enes Güran’a ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 21:48
Narin davasında anne Yüksel, amca Salim ve ağabey Enes Güran’a ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Narin davasında anne Yüksel, amca Salim ve ağabey Enes Güran’a ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 18:40
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada sanıkların savunma işlemleri tamamlandı. Saat 21.00’da kararın açıklanması bekleniyor.
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada sanıkların savunma işlemleri tamamlandı. Saat 21.00’da kararın açıklanması bekleniyor.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 16:08
Diyarbakır’da Alzheimer hastası şahsın cansız bedeni bulundu
Diyarbakır’da Alzheimer hastası kayıp şahsın cesedi bulundu. Lice ilçesinde 26 Aralık’ta kaybolan Mehmet Güneş (81), en son merkez Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi’nde görüldü. Yakınlarının ihbarı üzerine arama çalışmaları başlatıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde Güneş’in cansız bedeni Lice ilçesi Esenler Mahallesi’nde yol kenarında bulundu. İhbar üzerine olay yerine AFAD, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 14:58
Narin Güran cinayeti davasında savunma yapan anne Yüksel Güran: "Arif’le evlendiğim gün birbirimize söz verdik; aç kalsak, susuz kalsak yalan söylemeyeceğiz"
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, üçüncü gününde devam ediyor. Savunma yapan tutuklu sanık Yüksel Güran, "Arif’le evlendiğim gün birbirimize söz verdik. Aç kalsak susuz kalsak yalan söylemeyeceğiz diye. Tülin’in ölümünden de beni suçluyorlar" dedi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının üçüncü gününde adliyeye getirildi. Duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık Yüksel Güran, "İlk önce ben bir şey söylemek istiyorum. Tüm annelere sesleniyorum; ilk gün bana bir anne dedi ki başın sağ olsun sanki dünya bana oldu. O kadar mutlu oldum, evladımı kaybettim, bir insan bana bir şey demedi. Bir anne bana dedi ki başın sağ olsun, hoşuma gitti. Fırsatım olmadı bir akrabam bana başın sağ olun demeye, demediler. İnsanlar burada toplandı, niye, ben bir anneyim, evladımı kaybetmişim, bizi katil gösteriyorlar. Çok sıkıldım diyenler var. Arif’le evlendiğim gün birbirimize söz verdik. Aç kalsak susuz kalsak yalan söylemeyeceğiz. Arif’in hiç devlet maaşı olmadı. Kendi alın teriyle çocukları bu yaşa getirdi. Bugüne kadar hiç kavgamız olmadı. Olsaydı şu ana kadar olacaktı. Neden o gün, Narin kaybolduğu gün evimizde ne oldu? Tüm Türkiye’ye söylüyorum, hiç kabahatimiz olmadı. Tülin’in ölümünden de beni suçladılar. Dağkapı Hastanesinde vefat etti. Sen öldürdün Tülin kızını dediler. Sen merdivenden attın. Ne biçim annesin dediler. Benim kızım özürlüydü. Kızım konuşamıyordu. Kızım fakültede dünyaya geldiği zaman 6-7 sene en fazla yaşar dediler. İç organları büyür sonra vefat eder dediler. Beni suçladılar. Bu dosya için beni suçlu gösterdiler. Bana parmağını salladılar, Dağkapı Hastanesine gideceğim, kızın ölmediyse hayatını karartacağım dediler. Gittiler çıkardılar. Sen niye rahimden ameliyat olmuşsun dediler. Hastaneye doktora gittim ameliyat olacaksın dediler. Gece gündüz ilişkiye girsem rahimim aşağı inmiyordu. (Enes Güran sinirlenerek küfür etti.) Sakin ol oğlum her şeyi ben anlatacağım, sen üzülme Enes başını dik tut. Bir huzurumuz, düzenimiz kalmadı başkanım. Bir polis memuru bu şekilde beni suçladı. Bu kadar hakaret olur mu? (Salim Güran ağlayarak salondan çıktı.) Beni çok sorguya aldılar. Zalimce sorgu olur mu? Bana Enes gözüne vurmuş, zarar vermiş, kızını öldürmüş dediler. Ben kendimi öldürmüşüm, Narin ortada yok, dizimi gösterdim komutana, hepimiz Narin’i arıyorduk. Babasını neden aramadın dediler, babası kafayı yiyecekti o yüzden aramadım dedim. Bizim hiçbir kavgamız olmadı. Neden beni suçluyorlar, o güne kadar benim o gün evimde ne oldu, neden benim çocuklarımı bu yaşa yoksullukla getirdim bir gün kavgamız olmadı da neden o gün olsun. O gün sabah erkenden kalktım. En mutlu günümdü. Baran ve Enes 1-2 ay evde değildi. Bütün çocuklarım damda yatıyordu. Çok mutluydum bütün çocuklarım aynı yataktaydılar. Çok mutluydum zehir ettiler bana. Son gün kahvaltımız o gün oldu. 8 tane çocuğumu bir tane kaybetmiştim. Yoksullukla getirdim bugüne kadar da ne oldu da o gün bir şey oldu" ifadelerini kullandı. "Hiçbir Allah’ın kulu bu anne ne çekiyor demedi" Narin’in kendisinden hep gelinlik, topuz toka, bindallı istediğini kaydeden Anne Yüksel Güran, şöyle ifade verdi: "Söz veriyorum, alacağım dedim. Bırakmadılar kızımın sözünü yerine getireyim. Bırakmadılar ben kızıma gelinlik giydireyim. Kefen giydirdiler. Bırakmadılar kefenle de göreyim. Tabutunu da görmedim. Mezarını da görmedim. Hayalimizi yıktılar. Hangi vicdansız hangi insan bu şeyi yapıyor bize. Narin’le o gün oynadım. O gün saçını yıkadım banyo yaptım. Son saçı, son banyosu oldu. Bırakmadı saçını bağlayayım. Narin en son benden patates istedi. İyi ki kızarttım. Şu an cezaevinde geliyor patates ama ağlayarak yiyorum. En son Kur’an kursuna gitti. Size yemin ederim o Kur’an beni çarpsa da onu görmedim. Narin eve gelmedi. Yorgundum yatıyordum. Enes gece Malatya’dan gelmişti. O gün Hediye’den Muzaffer’den bir Allah’ın kulu evimize gelmemiş. Neden bize inanmıyorsunuz? 22 yıllık evliyim, komşularımız var, bir gün kavgamız olmadı. 8 çocuğu yoksullukla büyüttüm. Hiçbir sorun olmadı da o gün neden olacak. Şu an çok şükür çocuklarım çalışıyor. Salim Yüksel Narin’i öldürdüler diyorlar, ya Enes de ortak diyorlar ya Salim yengesiyle yatmış diyorlar, niye Nevzat’ı arıyor? Bütün Tavşantepe bizim istediği yere götürürdü. Demek binlerce insan çok cinayet yapmış çok hırsızlık yapmış. Bunu niye bize yapıyor? Kocaman tepede evimi gösterip oradan buraya kadar battaniyeyle sırtına alıyorsun neden Salim’e seslenip gel beraber götürelim demiyorsun? Sonra avukatına da söylüyorum, dün Rojin’in babası için ağladı burada. Rojin’in babası için ağlıyorsun değil mi? Bir adam Nevzat, 8 yaşında Nevzat çuvala koyuyor dere kenarına götürüyor. 30 dakikada ip arıyorum diyor ya o çantanın içinde Kur’an vardı. İpi çıkarıp ağzını kapatıyor, suyun içine atıyor rahatlıkla. Peynir aklına geliyor. Peyniri alıyor, geliyor, namazını kılıyor, çayını içiyor. Narin için gözyaşı akmıyor ama Nevzat’ı savunuyor. Sen Rojin babası için akıtıyorsun? Rojin annesi ve babası eminim benim için benim için gözyaşı akıtıyor. Onlar benim acımı biliyor. Binlerce avukat Diyarbakır’da var, sen Ankara’dan geldin. Yetmedi namusumuz ortaya koyuldu. Hoş bir şey mi? O Kur’an-ı Kerim nasıl seni şey yapacak? Kendisi diyor ki devlet çocuklarını koruyor. Millet Nevzat için yardım topluyor. 4 aydır kızımı vahşi şekilde kaybetmişim. 9 ay Narin’i karnımda taşıdım. Normal doğum ettim. Narin’e kıyabilir miyim? Narin’in annesi katildir saçı elinde kalmış denildi. Saçımı size göstereyim sayın başkan (saçını göstererek), ne olmuş bana bunu bana yapmayın. Bize hakaret etmeyin. Biz namuslu bir aileyiz. Burada konuşuyorlar ya narin anne ve ağabey için ve diyorlar ki çok sıkıldım diyorlar. Keyifçi gelmişler. Seyirci gelmişler. Birinci gün ayağa kalktı gözü dolu oldu başın sağ olun dedi. Benim hoşuma gitti. Cezaevine ilk girdiğimde bana kaç çocuğun var, kaçı ölü dediler. O kadar zoruma gitti ki. İsyan etmiyorum ama ben nasıl diyeceğim 2 kızım ölüdür. Ne olur bana böyle söylemeyin dedim. 2 çocuğum ölü, 5 de sağdır dedim. Yukarıda Allah var. Nasıl burada mahkeme varsa Rabb’imin yanında da mahkeme vardır. Rabb’imden dileğim bu kendi mahkemesine bırakmadan burada acını göstersin. Nasıl bir anneye iftira atarsın. Benim için namus çok önemlidir. Arif’i seçtim. Avukatlarım yanımıza geliyordu, DNA testi çıkmadı mı Narin’in diyorduk. Kıyamıyordular bana söylemeye. En son Yılmaz ağabey bana dedi ki kız o kadar suda kaldı ki bütün DNA örnekleri kaybolmuş dedi. O zaman çöktüm. Narin yok, Güran ailesi var, hepsini namusuyla suçluyorlar. Cezaevindeyim. Çok zor. Rabb’im kimseyi burada koymasın. 4 duvardayım kimse yok, tek yatağım var. Abdestimi alıp başımı havaya kaldırıyorum sadece ezan sesi geliyor. Gözyaşımı akıtıyorum. Rabb’im kim benim ailemin kızımın sebebi olmuşsa onları buraya koy diyorum. Özellikle Gazal’ın ismini söylüyorum. Ona da bu odayı nasip et diyorum. Bunu her gün dört duvar arasında söylüyorum. Çünkü bana iftira atıyorlar. Rabb’im bizim şahidimizdir, kefilimdir. Bu adam biliyordu, Narin’e ne kadar düşkün olduğumuzu. Tülin’e 7 sene baktım, hiçbir zaman anne demedi. Akıllıydı ama demedi. İlk hastaneye gittim, ultrason odasına girdim. Hoca bana çocuğunun cinsiyeti belli oldu dedi. Kız olursa elini öpeceğim dedim. Kız çocuk olacak dedi. Arif’in yanına gittim. ’Bebeğimiz kızdır değil mi’ dedi. ’Sen nereden biliyorsun’ dedim. ’Gözlerinden bellidir’ dedi. Ben nasıl Narin’e zarar veririm. Ben zaten ölmüşüm. Dört duvar arasındayım. Evimi parça parça ettiler. Bu hesabı Rabb’im Nevzat’a sormayacak mı?" "Bizim ne kötülüğümüz var" Ne yapsalar suç olduğunu savunan Yüksel Güran, ifadesine şöyle devam etti: "Biz ne yapsak suçtur. Ağladım suç, savcının yanına çıktım, ’sen niye ağlamıyorsun’ dedi. 5 gündür cezaevinde karakolda ne görüyorum biliyor musun. Bütün kadınlarımız, Güranlar orada. Oğlumun sesi geliyor. Kaynımın sesi geliyor. Bana diyor ki savcı senle Salim böyle yapmışsınız. Ben nasıl yapabilirim böyle. Ağaç taş olmuşum, ağlamam gelmiyor. Defalarca milletvekilleri, belediye başkanı 20-30 kişi geldi. Kameralar çıktı. Zavallı anneyim, ne olur kızımı bulun, biri kızımı kaçırmış dedim, hiç ölüm aklıma gelmedi. Ne olur bir devlet kapısına bırakın kızımı, bulun, o kadar acı ki gerçekten istiyordum. Kızım dağdan düşseydi, trafik kazası geçirseydi; istiyordum bunu. Bilmiyordum ki kameracılar kendi menfaati için böyle konuşuyorlardı. Jandarma komutanı çember daraldı dedi, sevindik. Demek ki Narin’i görmüşler dedik. Birileri kaçırmış dedik. Kesin jandarma gördü dedik. Saf olduk. Çember daraldı daraldı dediler. Bırakmadılar bir 10 dakika çocuklarıma ağlayayım, sarılayım, apar topar aldılar beni. Bütün Güranlar daha orada yanıma geldiler. Ne yaptınız Narin’e söyle dediler. Biz ne bileceğiz, şu anda bildiğim gibi nefesim mideme kadar o kadar beni zalim cani gösterdiler ki Türkiye’ye herkes Nevzat masumdur diyor. Siz ayda kaç defa saçınızı boyatıyorsunuz, bu yaşa geldim bir kere boyattım. Bayramda bana çökmüşsün dedi, saçını boyatacağız dediler. Arif’i aradım, yap kendine dedi. Keşke imkanım olsaydı o kadını getirecektim buraya. Gün parası bin lira verdim, yoğurdu da sattım 400 etti. Ben saçımın parasını verdim. O kadar vicdansız insanlar var mı? Neden bizi bu kadar zalim yaptınız. Güran ailesi ne yaptı? Nevzat burada, bu köye, 22 sene evliyim, 10 sene önce de geldim. Nevzat’a sorun kaç senedir köyde yaşıyor. Doğduğundan beri o köyde. Kapı komşuyuz. Bir metre arsası yok. Bu yaşa kadar geldiler 1 metre toprakları yok. Nevzat 2 katlı ev yapıyordu bitirecekti hala ben gitmeyeceğim diyordu. Güran ailesi ona nerede zulüm yaptı? Bizim ne kötülüğümüz var? Biz onlara ne yaptık. Hayatımızı zindan etti bize? Kadınlarımız çocuklarımız hepsi cezaevinde. Çocuklar hep annesiz babasız büyüyorlar. 4 ay biz ne çekiyoruz kim biliyor. Keşke benim bahçemi görseydiniz sayın başkan. Oğullarım başka yerlerde çalışıyor. Onlar biliyor o bahçede ne çektiğimi. Hayır göremedim, bırakmadılar. Hangi anneler burada 05.00’te tarla içine giriyor. Gözü dışarıda olan anne neden sabah 05.00’te tarlaya girsin. Hiçbir zaman Arif’in, Yüksel’in çift montu, ayakkabısı olmadı. Hep çocuklarıma zorla yedirdim, bu yaşa getirdim. Senin ne hakkın var bizi bu hale getirdin. Devlet ona ömür boyu bakacak. Devlet onu Güranlardan koruyor. Oğlu İbrahim’e her gece diyordum ki kurban olayım Baran’ı yalnız bırakma. 15 sene bu adamın suyu evimizden gitti. Allah’ım sen benim hakkımı komşuma bırakma. Her sabah karısı evimize geliyordu. Karısı sanki kardeşimin evine gidiyorum diyordu. 10 dakika içinde Narin’i arıyorum, Yüksel kendine gel, ağlama diyordu, benim için kızımı arıyordu. Kızımın mezarı olsun sözümü geldi ilk duruşmada söyledi. Sen nasıl rahat yatıyorsun? Bir anneyi katil yerine koymuş. Sen sadece Narin’in tek değil bütün vuranların katilisin. Bana ceza kessinler. Benim yaşım zaten ne kadar ki. Eve gitsem zaten delireceğim. Evin içi Narin’in hatıralarıyla dolu. En azından mezarını göreyim. Namusumla beni suçluyor. Sen, ben, Salim, Enes senelerce cezaevinde kalacağız ama Rabb’imden inanıyorum ben çıkacağım o cezaevinden. Seccadeye eğildiğinde ne diyorsun sen? Hiç kimse demiyor Narin’in annesi ne çekiyor? İnsanlar o kadar zalim olmuş ki. Bu yaşa kadar Salim ile bir şey çıkmadı, o gün neden çıksın. Niye şu anda Gazal Bahtiyer Vedat (Vecni Bahtiyar) burada değil. Sen Narin’in tek değil (Nevzat Bahtiyar’ı kastederek) bütün Güranların katilisin. Senelerce ben, Salim, Enes o cezaevinde kalacağım. Ama ben diyorum çıkacağım Rabb’im şahidimdir. Sen diyebiliyor musun? Her şey senin elindedir başkanım, suçlamaları kabul etmiyorum."
28 Aralık 2024 Cumartesi - 14:48
Diyarbakır’daki Narin duruşması
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, üçüncü gününde devam ediyor. Savunma yapan tutuklu sanık Yüksel Güran, ‘’ Arif’le evlendiğim gün birbirimize söz verdik. Aç kalsak susuz kalsak yalan söylemeyeceğiz diye. Tülin’in ölümünden de beni suçluyorlar’’ dedi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının üçüncü gününde adliyeye getirildi. Duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık Yüksel Güran, ‘’İlk önce ben bir şey söylemek istiyorum. Tüm annelere sesleniyorum ilk gün bana bir anne dedi ki başın sağ olsun sanki dünya bana oldu. O kadar mutlu oldum evladımı kaybettim bir insan bana bir şey demedi. Bir anne bana dedi ki başın sağ olsun hoşuma gitti. Fırsatım olmadı bir akrabam bana başın sağ olun demeye, demediler. İnsanlar burada toplandı niye ben bir anneyim evladımı kaybetmişim bizi katil gösteriyorlar. Çok sıkıldım diyenler var. Arif’le evlendiğim gün birbirimize söz verdik. Aç kalsak susuz kalsak yalan söylemeyeceğiz. Arif’in hiç devlet maaşı olmadı. Kendi alın teriyle çocukları bu yaşa getirdi. Bugüne kadar hiç kavgamız olmadı. Olsaydı şu ana kadar olacaktı. Neden o gün Narin kaybolduğu gün evimizde ne oldu. Tüm Türkiye’ye söylüyorum hiç kabahatimiz olmadı. Tülin’in ölümünden de beni suçladılar. Dağkapı Hastanesinde vefat etti. Sen öldürdün Tülin kızını dediler. Sen merdivenden attın. Ne biçim annesin dediler. Benim kızım özürlüydü. Kızım konuşamıyordu. Kızım fakültede dünyaya geldiği zaman 6-7 sene e n fazla yaşar dediler. İç organları büyür sonra vefat eder deriler. Beni suçladılar. Bu dosya için beni suçlu gösterdiler. Bana parmağını salladılar, Dağkapı Hastanesine gideceğim kızın ölmediyse hayatını karartacağım dediler. Gittiler çıkardılar. Sen niye rahimden ameliyat olmuşsun dediler. Hastaneye doktora gittim ameliyat olacaksın dediler. Gece gündüz ilişkiye girsem rahimim aşağı inmiyordu. (Enes Güran sinirlenerek küfür etti.) Sakin ol oğlum her şeyi ben anlatacağım, sen üzülme Enes başını dik tut. Bir huzurumuz, düzenimiz kalmadı başkanım. Bir polis memuru bu şekilde beni suçladı. Bu kadar hakaret olur mu? (Salim Güran ağlayarak salondan çıktı.) beni çok sorguya aldılar. Zalimce sorgu olur mu? Bana Enes gözüne vurmuş zarar vermiş kızını öldürmüş dediler. Ben kendimi öldürmüşüm Narin ortada yok dizimi gösterdim komutana hepimiz narini arıyorduk. Babasını neden aramadın dediler babası kafayı yiyecekti o yüzden aramadım dedim. Bizim hiçbir kavgamız olmadı neden beni suçluyorlar o güne kadar benim o gün evimde ne oldu neden benim çocuklarımı bu yaşa yoksullukla getirdim bir gün kavgamız olmadı da neden o gün olsun. O gün sabah erkenden kalktım. En mutlu günümdü. Baran ve Enes 1-2 ay evde değildi. Bütün çocuklarım damda yatıyordu. Çok mutluydum bütün çocuklarım aynı yataktaydılar. Çok mutluydum zehir ettiler bana. Son gün kahvaltımız o gün oldu. 8 tane çocuğumu bir tane kaybetmiştim. Yoksullukla getirdim bugüne kadar da ne oldu da o gün bir şey oldu’’ ifadelerini kullandı. ‘’Hiçbir Allah’ın kulu bu anne ne çekiyor demedi’’ Narin’in kendisinden hep gelinlik, topuz toka, bindallı istediğini kaydeden Anne Yüksel Güran, şöyle ifade verdi: ‘’Söz veriyorum, alacağım dedim. Bırakmadılar kızımın sözünü yerine getireyim. Bırakmadılar ben kızıma gelinlik giydireyim. Kefen giydirdiler. Bırakmadılar kefenle de göreyim. Tabutunu da görmedim. Mezarını da görmedim. Hayalimizi yıktılar. Hangi vicdansız hangi insan bu şeyi yapıyor bize. Narin’le o gün oynadım. O gün saçını yıkadım banyo yaptım. Son saçı son banyosu oldu. Bırakmadı saçını bağlayayım. Narin en son benden patates istedi. İyi ki kızarttım. Şuan cezaevinde geliyor patates ama ağlayarak yiyorum. En son Kur’an kursuna gitti. Size yemin ederim o Kur’an beni çarpsa da onu görmedim. Narin eve gelmedi. Yorgundum yatıyordum. Enes gece Malatya’dan gelmişti. O gün hediyeden Muzaffer’den bir Allah’ın kulu evimize gelmemiş. Neden bize inanmıyorsunuz bu kadın 22 yıllık evliyim komşularımız var bir gün kavgamız olmadı. 8 çocuğu yoksullukla büyüttüm. Hiçbir sorun olmadı da o gün neden olacak. Şu an çok şükür çocuklarım çalışıyor. Salim Yüksel Narin’i öldürdüler diyorlar, ya Enes de ortak diyorlar ya Salim yengesiyle yatmış diyorlar niye Nevzat’ı arıyor? Bütün Tavşantepe bizim istediği yere götürürdü. Demek binlerce insan çok cinayet yapmış çok hırsızlık yapmış. Bunu niye bize yapıyor. Kocaman tepede evimi gösterip oradan buraya kadar battaniyeyle sırtına alıyorsun neden salime seslenip gel beraber götürelim demiyorsun? Sonra avukatına da söylüyorum dün Rojin babası için ağladı burada. Rojin’in babası için ağlıyorsun değil mi bir adam Nevzat, 8 yaşında Nevzat çuvala koyuyor dere kenarına götürüyor 30 dakikada ip arıyorum diyor ya o çantanın içinde Kur’an vardı ipi çıkarıp ağzını kapatıyor suyun içine atıyor rahatlıkla. Peynir aklına geliyor. Peyniri alıyor geliyor namazını kılıyor çayını içiyor. Narin için gözyaşı akmıyor ama Nevzat’ı savunuyor. Sen Rojin babası için akıtıyorsun? Rojin annesi ve babası eminim benim için benim için gözyaşı akıtıyor. Onlar benim acımı biliyor. Binlerce avukat Diyarbakır’da var sen Ankara’dan geldin. Yetmedi namusumuz ortaya koyuldu. Hoş bir şey mi? O Kur’an-ı Kerim nasıl seni şey yapacak? Kendisi diyor ki devlet çocuklarını koruyor. Millet Nevzat için yardım topluyor. 4 aydır kızımı vahşi şekilde kaybetmişim. 9 ay Narin’i karnımda taşıdım. Normal doğum ettim. Narine kıyabilir miyim? Narinin annesi katildir saçı elinde kalmış denildi. Saçımı size göstereyim sayın başkan (saçını göstererek), ne olmuş bana bunu bana yapmayın. Bize hakaret etmeyin. Biz namuslu bir aileyiz. Burada konuşuyorlar ya narin anne ve abi için ve diyorlar ki çok sıkıldım diyorlar. Keyifçi gelmişler. Seyirci gelmişler. Birinci gün ayağa kalktı gözü dolu oldu başın sağ olun dedi. Benim hoşuma gitti. Cezaevine ilk girdiğimde bana kaç çocuğun var kaçı ölü dediler. O kadar zoruma gitti ki. İsyan etmiyorum ama ben nasıl diyeceğim 2 kızım ölüdür. Ne olur bana böyle söylemeyin dedim. 2 çocuğum ölü 5’te sağdır dedim. Yukarda Allah var. Nasıl burada mahkeme varsa rabbimin yanında da mahkeme vardır. Rabbimden dileğim bu kendi mahkemesine bırakmadan burada acını göstersin. Nasıl bir anneye iftira atarsın. Benim için namus çok önemlidir. Vuranların arasında büyüdüm. Arifi seçtim. Kaderimi seçtim. Avukatlarım yanımıza geliyordu DNA testi çıkmadı mı Narin’in diyorduk kıyamıyordular bana söylemeye en son yılmaz abi bana dedi ki kız o kadar suda kaldı ki bütün DNA örnekleri kaybolmuş dedi. O zaman çöktüm. Narin yok gürün ailesi hepsi namusuyla suçluyorlar. Cezaevindeyim. Çok zor. Rabbim kimseyi burada koymasın. 4 duvardayım kimse yok tek yatağım var. Abdestimi alıp başımı havaya kaldırıyorum sadece ezan sesi geliyor. Gözyaşımı akıtıyorum. Rabbim kim benim ailemin kızımın sebebi olmuşsa onları buraya koy diyorum. Özellikle Gazal’ın ismini söylüyorum. Ona da bu odayı nasip et diyorum. Bunu her gün dört duvar arasında söylüyorum. Çünkü bana iftira atıyorlar. Rabbim bizim şahidimizdir, kefilimdir. Bu adam biliyordu narine ne kadar düşkün olduğumuzu. Tülin’e 7 sene baktım hiçbir zaman anne demedi. Akıllıydı ama demedi. İlk hastaneye gittim dünya hastanesine ultrason odasına girdim. Hoca ban çocuğunun cinsiyeti belli oldu dedi. Kız olursa elini öpeceğim dedim. Kız çocuk olacak dedi. Arifin yanına gittim. Bebeğimiz kızdır değil mi dedi. Sen nereden biliyorsun dedim. Gözlerinden bellidir dedi. Ben nasıl narine zarar veririm. Ben zaten ölmüşüm. Dört duvar arasındayım. Evimi parça parça ettiler. Bu hesabı rabbim nevzata sormayacak mı?’’ ’’Bizim ne kötülüğümüz var’’ Ne yapsalar suç olduğunu savunan Yüksel Güran, ifadesine şöyle devam etti: ‘’Biz ne yapsak suçtur. Ağladım suç savcının yanına çıktım sen niye ağlamıyorsun dedi. 5 gündür cezaevinde karakolda ne görüyorum biliyor musun. Bütün kadınlarımız kuranlar orda. Oğlumun sesi geliyor. Kaynımın sesi geliyor. Bana diyor ki savcı senle Salim böyle yapmışsınız. Ben nasıl yapabilirim böyle. Ağaç taş olmuşum ağlamam gelmiyor. Defalarca milletvekilleri belediye başkanı 20-30 kişi geldi. Kameralar çıktı. Zavallı anneyim ne olur kızımı bulun biri kızımı kaçırmış dedim hiç ölüm aklıma gelmedi. Ne olur bir devlet kapısına bırakın kızımı bulun o kadar acı ki gerçekten istiyordum. Kızım dağdan düşseydi trafik kazası geçirseydi. İstiyordum bunu. Bilmiyordum ki kameracılar kendi menfaati için böyle konuşuyorlardı. Jandarma komutanı çember daraldı dedi sevindik. Demek ki Narin’i görmüşler dedik. Birileri kaçırmış dedik. Kesin jandarma gördü dedik. Saf olduk. Çember daraldı daraldı dediler. Bırakmadılar bir 10 dakika çocuklarıma ağlayayım sarılayım arar topar aldılar beni. Bütün kuranlar daha orada yanıma geldiler. Ne yaptınız narine söyle dediler. Biz ne bileceğiz şu anda bildiğim gibi nefesim mideme kadar o kadar beni zalim cani gösterdiler ki Türkiye’ye herkes nevzat masumdur diyor. Siz ayda kaç defa saçınızı boyatıyorsunuz bu yaşa geldim bir kere boyattım. Bayramda bana çökmüşsün dedi saçını boyatacağız dediler arifi aradım yap kendine dedi. Keşke imkanım olsaydı o kadını getirecektim buraya. Gün parası bin lira verdim yoğurdu da sattım 400 etti. Ben saçımın parasını verdim. O kadar vicdansız insanlar var mı? Neden bizi bu kadar zalim yaptınız. Güran ailesi ne yaptı? Nevzat burada bu köye 22 sene evliyim 10 sene önce de geldim. Nevzat’a sorun kaç senedir köyde yaşıyor. Doğduğundan beri o köyde. Kapı komşuyuz. Bir metre arsası yok. Bu yaşa kadar geldiler 1 metre toprakları yok. Nevzat 2 katlı ev yapıyordu bitirecekti hala ben gitmeyeceğim diyordu? Güran ailesi ona nerede zulüm yaptı? Bizim ne kötülüğümüz var ? Biz onlara ne yaptık. Hayatımızı zindan etti bize? Kadınlarımız çocuklarımız hepsi cezaevinde. Çocuklar hep annesiz babasız büyüyorlar. 4 ay biz ne çekiyoruz kim biliyor? Keşke benim bahçemi görseydiniz sayın başkan. Oğullarım başka yerlerde çalışıyor. Onlar biliyor o bahçede ne çektiğimi. Hayır göremedim, bırakmadılar. Hangi anneler burada 05.00’da tarla içine giriyor. Gözü dışarda olan anne neden sabah 05.00’da tarlaya girsin. Hiçbir zaman Arif’in, Yüksel’in çift montu ayakkabısı olmadı. Hep çocuklarıma zorlan yedirdim bu yaşa getirdim. Senin ne hakkın var bizi bu hale getirdin. Devlet ona ömür boyu bakacak. Devlet onu kuranlardan koruyor. Oğlu İbrahim’e her gece diyordum ki kurban olayım Baran’ı yalnız bırakma. 15 sene bu adamın suyu evimizden gitti. Allah’ım sen benim hakkımı komşuma bırakma. Her sabah karısı evimize geliyordu. Karısı sanki kardeşimin evine gidiyorum diyordu. 10 dakika içinde narini arıyorum yüksel kendine gel ağlama diyordu benim için kızımı arıyordu. Kızımın mezarı olsun sözümü geldi ilk duruşmada söyledi. Sen nasıl rahat yatıyorsun? Bir anneyi katil yerine koymuş. Sen sadece narinin tek değil bütün vuranların katilisin. Bana ceza kessinler. Benim yaşım zaten ne kadar ki. Eve gitsem zaten delireceğim. Evin içi narinin anılarla dolu. En azından mezarını göreyim. Namusumla beni suçluyor. Sen ben Salim Enes senelerce cezaevinde kalacağız ama rabbimden inanıyorum ben çıkacağım o cezaevinden. Seccadeye eğildiğinde ne diyorsun sen? Hiç kimse demiyor narinin annesi ne çekiyor? İnsanlar o kadar zalim olmuş ki. Bu yaşa kadar Salim ile bir şey çıkmadı o gün neden çıksın. Niye şu anda Gazal Bahtiyer Vedat (Vecni Bahtiyar) burada değil. Sen Narin’in tek değil (Nevzat Bahtiyar’ı kastederek) bütün Güran’ların katilisin. Senelerce ben Salim Enes o cezaevinde kalacağım. Ama ben diyorum çıkacağım rabbim şahidimdir. Sen diyebiliyor musun? Her şey senin elimdedir başkanım, suçlamaları kabul etmiyorum.’’
28 Aralık 2024 Cumartesi - 12:52
JASAT ekipleri kesinleşmiş hapis cezası olan şahsı saklandığı buzdolabında yakaladı
Diyarbakır’da hakkında 14 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından icra edilen operasyonda ikametinde saklandığı buzdolabının içinde yakalandı. Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada yakalanan şahsın sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildiği belirtildi. Açıklamada, "Diyarbakır- Bağlar İlçe Jandarma Komutanlığı ve JASAT tarafından nitelikli suçlar kapsamında aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen planlı ve titiz çalışmalar sonucunda; “Çocuğu Kasten Öldürmek ve Kasten Yaralama” suçlarından“ 14 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan U.P., isimli şahıs Bağlar ilçesi Yeniköy Mahallesinde icra edilen operasyonda ikametinde bulunan buzdolabının içerisinde saklanırken yakalanmıştır. Yakalanan U.P., isimli şüpheli çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Müdürlüğüne teslim edilmiştir" denildi.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 12:31
Silvan’da Gazze’deki zulmü anlatan resim sergisi açıldı
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde Gazze zulmünü anlatan ’Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz’ temalı resim sergisi açıldı. Slvan’da Şehit Özkan Özendi Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından 1. Kılıçarslan Kent Meydanında düzenlenen sergide farklı okullardan öğrencilerin, Gazze’deki zulme dikkat çekmek amacıyla yaptığı resimler yer aldı. Sergide, savaş mağduru çocuklar, bombalanan evler, acı ve gözyaşı içindeki Filistin halkını temsil eden simgeler dikkat çekti. Öğrencilerin sanatsal bakış açılarıyla hazırladıkları resimler, ziyaretçilerden tam not aldı. Resimlerde sanat yoluyla Gazze’de yaşanan zulme dikkat çekmek amaçlandı. Sergi, öğrencilerin hem sanatsal becerilerini sergilemesine hem de uluslararası meselelere yönelik bilinç kazanmalarına imkan tanıyan bir etkinlik olarak değerlendirildi. Gazze’de yaşanan zulmü konu alan resimler, sergiyi ziyaret edenler tarafından büyük ilgi gördü.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 10:54
Narin duruşmasında Mahkeme Başkanı: "İyi niyetim suistimal edilirse milletvekilleri dahi olsa salonu boşaltacağım"
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, üçüncü gününde devam ediyor. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı Ramazan Dündar, "İyi niyetim suistimal edilirse milletvekilleri dahi olsa salonu boşaltacağım" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder