Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır annelerinden Erdinç: “Devlet, bayrak ve vatan için kar, kış demeden buradayım, terörle mücadele ediyorum”
15 Aralık 2024 Pazar - 13:38 Diyarbakır annelerinden Erdinç: “Devlet, bayrak ve vatan için kar, kış demeden buradayım, terörle mücadele ediyorum” Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti 6 yıldır devam ediyor. Annelerden Gevez Erdinç, "“Devlet, bayrak ve vatan için kar, kış demeden buradayım, terörle mücadele ediyorum” dedi. 3 Eylül 2019 tarihinde farklı illerden Diyarbakır’a gelerek eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin nöbeti aralıksız devam ediyor. Annelerden Gevez Erdinç, Van’dan Diyarbakır’a geldiğini ve oğlu Mikail Erdinç’in, Marmara Üniversitesi’nde okurken HDP tarafından kandırılarak dağa kaçırıldığını söyledi. Oğluna teslim olması için çağrıda bulunan Erdinç, "Vatana gel, devlete teslim ol. Orada ne işin var? Senin yerin annenin yanıdır. 6 yıldır buradayım. Bu çadırda nöbet tutuyorum. Teröre karşı mücadele ediyorum. Devlet, bayrak ve vatan için kar, kış demeden buradayım” dedi. Mahmut Uslu’nun annesi Bedriye Uslu ise, yaz, kış, yağmur, çamur demeden her sabah çadırın yolunu tuttuklarını, her gün bir haber gelir hayaliyle Allah’tan umut ettiklerini ifade etti. Uslu, “Suriye’nin kapıları açılmış. Oğlum gel, bu çilemiz bitsin. Gel Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim ol, evine dön. Babanla yaşlanmışız, perişanız. Ağabeylerin, ablalarının gözü yoldadır” diye konuştu. İsa Eslek’in annesi Zeliha Eslek ise, oğlunun 10 yıldır kayıp olduğunu ve bu süre içinde hiçbir iz bulamadıklarını dile getirdi. Eslek, “Oğlum yaşıyorsan bir haber ver. En azından o umutla bekleyelim. Bütün kaybolan çocuklar için günümüz çadırda geçiyor” dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinden engelli politikaları çatıştayı
14 Aralık 2024 Cumartesi - 15:34 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinden engelli politikaları çatıştayı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ’Yerel yönetimlerde engelli politikaları ve uygulamaları’ çalıştayı düzenlendi. Çalıştayda açılış konuşması yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Doğan Hatun, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığını kurup verdikleri sözü tuttuklarını belirterek, “Engelliler için erişebilir kamu hizmeti sunulmuyor. Hiçbir insanı ayırmayan, sağlamcılığı reddeden bir bütçe ile bu politikalara karşılık veriyoruz” dedi. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı lansmanı öncesi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde bir otelde ’Yerel yönetimlerde engelli politikaları ve uygulamaları’ çalıştayı düzenledi. Çalıştaya Büyükşehir Belediye Başkanı Doğan Hatun, Van Büyükşehir Belediye Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, Yenişehir Belediye Başkanı Safiye Akdağ ve Mehmet Ergün, Viranşehir Belediye Başkanı Bedriye Yorgun ve Serhat Dicle İnan, Derik Belediye Başkanı Songül Özbahçeci ve Cengiz Temelli, Cizre Belediye Başkanı Güler Yerbasan ve Abdüllahim Durmuş, Çınar Belediye Başkanı Semra Akyüz ve Mehmet Şerif Arzu, Ergani Belediye Başkanı Şiyar Güldiken ve Birsen Azak Bayar, Muş Belediye Başkanı Tuğba Sayılgan ve Sırrı Söylemez, Bismil Belediye Başkanı Mizgin Ekin ve Güven Tanrıkulu, Sur Belediye Başkanı Fatma Gülan Önkol ve Adnan Örhan’ın yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, engelli dernekleri başkanları ve temsilcileri, baroların engelli komisyonları ve bu alanda çalışma yürüten akademisyenler katıldı. Çalıştay boyunca tüm sunumlar, işitme engelliler için "İşaret Dili" ile anlatıldı. "Çalıştay önemli bir adım" Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Hatun, çalıştayın önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bugün ülkenin birçok şehrinden buraya gelip bu emeğin ortağı olan, kendi deneyimlerini bizlerle paylaşan ve kentimizi daha iyi bir noktaya taşıyan; anlayışı sağlamcılık üzerine oturtmuş bir ülkenin, engellileri nasıl görmezden geldiğini anlatmayı rol ve misyon edinen arkadaşlarımız burada. Emeğinizi bizlerle paylaşan arkadaşlara duyguda da algıda da iyi bir eğitmen gözü ile bakıyorum. Ülkenin bir bütünün yanı sıra bölgemizdeki iller maalesef engelliler için erişebilir kamu hizmetinin sunulmadığı kentler. Partimizin önümüze koyduğu perspektif ile hiçbir insanı ayırmayan, sağlamcılığı reddeden bir bütçe ile bu politikalara karşılık vermek istedik" dedi. Kamu bütçelerinin eşit paylaşılmamasını eleştiren Hatun, "Biz bu bütçeyi adil bir şekilde paylaşacağız. ’Pozitif ayrımcılık’ yalnızca bir cümle değildir; pozitif ayrımcılık koşullar eşitlenene kadardır. Bu konuda nasıl kafa yorduğumuzu, seçim çalışmalarında ve kampanyalarında tartıştık. Bu yeterli değildir ama niyetimizde ve perspektifimizde kararlıyız. Bu çalışmayı koordine edebilecek ve bütçeyi doğru yönde kullanacak bir daire başkanlığına ihtiyaç olduğunu gördük. Engelli Daire Başkanlığının müthiş bir yönetmeliğini oluşturduk ve açılışını onayladık. Seçim beyannamesinde verdiğimiz sözümüzü de tuttuk. Sekiz yıllık tahribat sürecinde insan zihnini bile tahribata uğratmış bir yapı var, bunu aşmaya çalışıyoruz. Kurumun yeniden halka hizmet eden bir alan olması için uğraşıyoruz. Bizim en büyük gücümüz insan kaynağıdır, insanın yaşama bakış açısı bir üretim üretir. Sizlerin emekleri ile engellilerin hakları bu noktaya getirilmiş, geriye kalan toplumun sorunları da bu noktadadır. Bu aynı zamanda topluma bir özeleştiridir. Küçücük adımı hep birlikte büyüteceğiz. Toplumun bir bütününün birlikte yaşayabileceği alanlar oluşturana kadar yaptığımız her şey küçük bir adımdır” diye konuştu. "Elimizden geleni yapacağız" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Yıldız ise Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığının yönetmeliği ve bütçesini oluşturduklarını belirterek, "Elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştayın ilk oturumunda Engelsiz Erişim Derneğinden Burak Sarı, "Kapsayıcılık, keşimsellik, normallik ve sağlamcılık” konusunda sunum gerçekleştirdi. Sakatlığın ideolojik tanımını yeniden yapmak ve bunun ışığında daha güçlü bir pratik örmek gerektiğine işaret eden Sarı, “Eşit, erişebilir engelsiz bir hayat istiyoruz derken, bunun salt bir slogandan ibaret olmadığını ve bunun var olacağını biliyoruz” dedi. Ardından otistik aktivist Dr. Fırat Keser ve Devrim Nesin, "Türkiye’de engelliler için yürütülen eğitim modellerine" dair bir sunum gerçekleştirdi. Çalıştay ikinci oturumu ile devam ediyor.
Fazla çay tüketimi gebelerde anksiyete, bebeklerde engellilik riski oluşturuyor
14 Aralık 2024 Cumartesi - 11:20 Fazla çay tüketimi gebelerde anksiyete, bebeklerde engellilik riski oluşturuyor Diyarbakır’da Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer, fazla çay tüketiminin gebelerde anksiyete, bebeklerde ise engellilik riskine yol açabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Hakan Çoksüer, Türkiye’de ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çay tüketiminin yüksek olduğunu belirterek, aşırı çay tüketiminin sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu vurguladı. Çayın içeriğindeki tanen maddesinin vücutta demir emilimini azaltarak gebelerde demir eksikliği anemisine yol açabileceğini ifade eden Çoksüer, bu durumun hem anne hem de bebek için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini, aşırı çay tüketiminin kafein oranını artırarak annelerde huzursuzluk, kaygı, endişe ve anksiyete seviyelerinin yükselmesine neden olabileceğini söyledi. Fazla çay tüketiminin aşırı sıvı kaybına neden olduğunu ve bunun da bebekte olumsuz gelişim etkileri oluşturabileceğini belirten Prof. Çoksüer, “Bu, hastalarda gebelik esnasında annelerde ciddi anlamda mide problemleri artabilmektedir. Fakat çay tüketimi yapan kişilerde mide asidini arttırdığı için gastrit, ülser gibi risk faktörlerini artırabilmektedir. Mide problemi yaşayan kadınlarda ve anne adaylarında bunların tüketiminin azaltılmasını istiyoruz. Çay aynı zamanda florür dediğimiz maddeyi içermektedir. Buna bağlı olarak kemik erimesi riskini de artırabilmektedir. Sırt ağrısı, kemik ağrısı problemleriyle karşı karşıya kalabilmekteyiz. Çay, az da olsa oksalat içermektedir. Oksalat içeriğine bağlı olarak özellikle kadınlarda böbrek taşının artışının da olduğunu görmekteyiz” dedi. Gebelerde ve anne adaylarında fazla çay tüketiminin hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve kalp çarpıntısı riskini ciddi şekilde artırdığını aktaran Çoksüer, şöyle konuştu: "Hipertansiyon riski artan kadınlarda, bebeklerde gelişme geriliği, gelişim problemleri ve gebeliğin düşük ile sonuçlanma riski de artmaktadır. Bu nedenle, gebelere mümkün olduğunca çaydan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. Gebelikte bağırsak hareketlerinin azalmasına bağlı olarak kabızlık problemleri yaşanabilecek. Gebelerin kabızlık problemi ile karşı karşıya kalmaması için çay tüketimini azaltmalarını öneriyoruz. Bütün kadınlara özellikle gebelere maksimim 2 bardak çay tüketmelerini öneriyoruz. Çayı açık bir şekilde içine limon koyup içmelerini öneriyoruz. Biliyoruz ki, limon tüketiminde C vitamini olduğu için C vitamini tüketimine bağlı olarak da mide ve bağırsak da demir emilimini daha çok artırabilmekte demir eksikliğinin daha az olduğunu görmekteyiz." Çoksüer, sıcak çayın mide kanseri ve yemek borusu kanseri riskini artırabileceğine değinerek, "Bilimsel çalışmalar doğrultusunda çayın ılık olarak tüketilmesini öneriyoruz. Annenin sağlıklı beslenmesi, sağlıklı bir gebelik anlamına gelir. Annenin sağlıksız beslenmesi ise bebeğin sağlıksız olmasına yol açar. Bu tür problemler, özellikle gebeliğin ilk üç ayında bebeğin sağlıksız bir şekilde gelişmesine neden olabilir. Fazla çay tüketiminin bebeklerde düşük, anne karnında ölüm, 7 aydan daha erken doğum, gelişim geriliği ve engellilik gibi ciddi sorunlara yol açabilecek" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da çiftçilere fidan ve malzeme desteği sağlandı
13 Aralık 2024 Cuma - 17:22 Diyarbakır’da çiftçilere fidan ve malzeme desteği sağlandı Diyarbakır’da projeler kapsamında çiftçilere fidan ve malzeme desteği sağlandı. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar’ın katılımıyla kurum bahçesinde GAP Bölgesinde Bağcılığın Geliştirilmesi Projesi ve Diyarbakır İli Sert Kabuklu Meyveciliğin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında çiftçilere fidan ve malzeme dağıtıldı. Törende konuşan Atalar, üreticilere yapılan desteklerin tarımsal üretimin gelişmesi için önemine değinerek, “Diyarbakır ilimizde 159 bin 513 dekarlık bağ alanında 98 bin 748 ton sofralık üzüm üretilmektedir. Üretimi yapılan sofralık üzümün dekara verimi ortalama 620 kilodur. Projemizden bağcılık faaliyeti yürüten 120 üretici doğrudan yararlanacak. Dolaylı olarak 9 bin 350 üretici olumlu etkilenecek. Müdürlüğümüz ile GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığımız olarak 2007-2024 yılları arasında ilimizde toplamda 4 bin 628 üreticimize 57 bin 979 dekar meyve bahçesi tesis ettik. Bahçelerin kurulmasında üreticilerimize toplamda 42 milyon 738 bin TL destek sağladık. Bu projelerin 2024 mali değeri 258,7 milyon TL’dir" dedi. GAP Bölgesinde Bağcılığın Geliştirilmesi Projesi’nin yüzde 70’i hibe ve yüzde 30’u öz kaynak olmak üzere toplam 7 milyon 129 bin 791 TL’den oluştuğunu belirten Atalar, "Proje kapsamında bağcılık faaliyeti yürüten 120 çiftçimize 120 adet üzüm sıkma makinesi, 120 adet motorlu sırt pülverizatörü ve 120 adet budama makası dağıttık. Bakanlığımız, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından finanse edilen, Diyarbakır İli Sert Kabuklu Meyve Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında; 2021-2024 yılları arasında 6 bin 716 dekar alanda 188 bin 79 adet fıstık çöğürü, 7 bin 38 dekar alanda 281 bin 610 adet badem fidanı ve 681 dekar alanda da 13 bin 617 adet ceviz fidanı olmak üzere toplam 14 bin 435 dekar alanda 483 bin 307 adet fidanla bin 645 yetiştiriciye sert kabuklu meyve bahçesi tesis ettik. 2021-2024 yılları arasında tesis edilen meyve bahçeleriyle ilimiz çiftçilerine, Toplam 14 milyon 861 bin 125 TL destek sağladık” ifadelerini kullandık. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ertan Atalar tarafından gerçekleştirilen dağıtım töreni, üreticilerle yapılan sohbetin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Haşerelere karşı kapsamlı kışlak çalışması başlatıldı
13 Aralık 2024 Cuma - 13:44 Haşerelere karşı kapsamlı kışlak çalışması başlatıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kent genelinde haşerelere karşı yüzde yüz başarı hedefiyle kapsamlı kışlak ilaçlama çalışması başlattı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, sivrisinek, karasinek, yakarca, kene ve benzeri haşere popülasyonlarının insan sağlığını tehdit etmeyecek düzeyde tutulması ve bunlardan bulaşabilecek sıtma, tifo, kolera, dizanteri, sarıhumma, şark çıbanı gibi hastalıkların önlenmesi için bilimsel mücadele yöntemleriyle ilaçlama çalışmaları yürütüyor. Bu kapsamda yaz ayları boyunca ilaçlama çalışmaları yürüten ekipler, şimdi ise kışlak ilaçlama çalışmalarının startını verdi. Kışlak ilaçlama faaliyetleri; 290 personel, 68 araç, 380 değişik makine ve teçhizatla 17 ilçe ve bin 46 merkezde yürütülüyor. Hedef popülasyonu kontrol altında tutmak Kent genelinde 12 Aralık 2024 tarihi itibari ile kapsamlı bir çalışma başlatan ilaçlama birimlerinin ilk hedefi, ilkbaharda yürütülecek çalışma öncesi yeni bir kaynak haritası oluşturmak. Elde edilen verileri mekanik mücadele için ilgili diğer birimlerle paylaşmak ve gerekli önlemlerin alınması planlanıyor. İkinci hedef de mikro klima etki gösteren alanda yaşamını sürdüren sivrisinek, karasinek ve tatarcık erginlerine karşı mücadele yürütmek ve popülasyonu kontrol altında tutmak. Kışlak mücadelesi kapsamında kent ve kırsal ilçe merkezlerindeki merkezi ısıtma sistemleri, geçiş noktaları, kalorifer kazan daireleri, fosseptik çukurlar, rögarlar, kullanılmayan bina bodrumları ve benzeri yerlerin ilaçlanması hedefleniyor. ARGE çalışmaları kapsamında ise zararlılara karşı direnç testleri ve tür tayini çalışması yürütme, sivrisinek ve karasinek üreme yerlerinin coğrafi bilgi sistemi kullanılarak üreme noktaları haritasının oluşturulması, ekosisteme zarar vermeden sivrisinek ve karasinek mücadelesi sağlamak, gündüz kaynak tarama ekiplerinin periyodunu düzenleyip eşit periyod haline getirmek ve gece ULV ekiplerinin periyodunu düzenleyerek eşit periyodlar haline getirilmesi hedefleniyor. Ekipler kapsamlı çalışma yürütecek Sağlık İşleri Daire Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Diyarbakır Bölge Müdürlüğüne açık ve kapalı kanalların temizliğinin yapılması için bilgilendirme yapacak. Ekipler, depremden dolayı ağır hasarlı olan binaların yıkılmasını takip edecek, sazlık ve gölet alanlarında durağan suların tahliye edilmesini sağlayacak. Şehir merkezindeki tüm bina bodrumlarının kontrolünü yapacak olan ekipler, bina görevlilerine ve yöneticilere bilgi verecek. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekip halinde muhtarları ziyaret ederek yurttaşların ilaçlama konusunda bilinçlendirilmesi için çalışma yapacak. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ayrıca ilaçlama personeline yönelik hizmet içi eğitim ve seminerler düzenleyecek. Çalışmalara ilişkin bilgi veren Sağlık Dairesi Başkanı Vahap Saçaklı, Büyükşehir Belediyesi olarak ilk defa kışlak mücadeleyi kesintisiz bir şekilde yapmayı planladıklarını ifade etti. Saçaklı, “Kışlak mücadele; sivrisinek ve karasineğin dinlenmeye geçtiği, üreme alanlarının, bodrum, açık ve kapalı kanallar, logarlar ve kış aylarında yağmur yağdığı için biriken sularda üremenin yoğun olduğu yerlerde yapılıyor. Kışlak mücadele sayesinde yaz aylarında sürekli Diyarbakır’ın gündeminde olan, vatandaşlarımızın yoğun şikayeti oluştuğu sivrisinek ve karasinek yoğunluğu eskisi gibi olmayacak” şeklinde konuştu. Kışlak mücadele ile yaz aylarında çok ilaç tüketiminin önüne geçileceğini vurgulayan Saçaklı, “Kışlak mücadele yapılmadığı zaman üreme çok fazla oluyordu. Dolayısıyla daha çok ilaç tüketmek anlamına geliyordu. Biz de bunun önüne geçmek için bu mücadeleyi veriyoruz” dedi. Çalışmalarını bilimsel tekniklerle yürüttüklerini belirten Saçaklı, bilime ve bilim insanına çok önem verdiklerini vurguladı. Bu manada nerede bir seminer, bir eğitim varsa katılım sağladıklarını anlatan Saçaklı, çalışmalarının bilim insanlarınca da dikkatle takip edildiğini aktardı. Saçaklı, konuyla ilgilenen Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Satar’ı ziyaret ederek görüştüklerini ifade ederek, kışlak mücadele konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.
Diyarbakır’da itfaiye erleri 40 saniyede çıkış yapıp 7 bin olaya baktı
13 Aralık 2024 Cuma - 09:34 Diyarbakır’da itfaiye erleri 40 saniyede çıkış yapıp 7 bin olaya baktı Diyarbakır’da itfaiye erleri, bir yıl içinde 112 Acil Çağrı Merkezi’nden gelen yaklaşık 7 bin 200 olaya 40 saniyede çıkış yaparak baktı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Metin Alar, bu yıl içinde 7 bin 200 olaya müdahale edildiğini, personel sayılarının norm kadroda 511, şu an 300 personelle işi yürüttüklerini söyledi. Bunun 149’u memur, diğer arkadaşlarının ise geri hizmette olduklarını belirten Alar, yenilikler yapmayı düşündüklerini ifade etti. 150 memuru meclis kararından geçirip Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yolladıklarını aktaran Alar, “Ardından araç sayımızın yetersiz olduğunu fark ettik. Bunları başkanlarımızla görüşüp araç alımına gitmeyi planladık. Şu anda 56 aracımız var. Filomuza 21 adet eklemeyi düşünüyoruz. Bunun için de meclis kararı alıp bakanlığa yolladık” diye konuştu. Geçen yıl vakaların 3 bin 200 civarındayken bu yıl 7 bin 300’e yakın vakaya baktıklarını kaydeden Alar, şöyle konuştu: “Bunun içinde trafik kazası ayrı yer almakta. Bu vaka artışlarından dolayı önlem almaya gittik. Muhtarlarla, ziraat odalarıyla görüşmeler yaptık. Anız yakılmamasına dikkat edilsin diye el broşürleri dağıttık. Birçok kurumla görüşmeler yaptık. Gelecek yıl içinde tekrar görüşmelere devam edeceğiz. Daha önce asılsız vakalar çok yoğundu. 112’ye bağlandıktan sonra büyük bir düşüş yaşandı.” “3 itfaiye şubesi, 1 müfreze açmayı düşünüyoruz” Kentin büyümesiyle beraber istasyonların eksikliklerini gidermek adına 3 itfaiye şubesi ve 1 müfreze açmayı düşündükleri bilgisini paylaşan Alar, “Bunun için yer bakımı da yapılıyor. Malzeme alınması için ihale yaptık. İtfaiyemizi kısa bir sürede çok ileri bir yere getirmeyi düşünüyoruz. Bir tanesi Oğlaklı bölgesinde, bir tanesi Elazığ yolu üzeri, bir tanesi Silvan yolu üzerine ve Çınar yolu üzerinde müfreze açmayı düşünüyoruz. Bize 112’den çağrı düştükten sonra ekiplerimiz 40 saniye içinde çıkış yapıyor” ifadelerini kullandı.