Yerel Haberler
Diyarbakır
04 Nisan 2026 Cumartesi - 17:35 IBAN mağduriyetinin giderilmesine yönelik çalışmalarda sona gelindi Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN’ın kullandırılması sebebiyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalarda sona yaklaşıldığını belirtti. Uzun yıllar Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde ve dolandırıcılık suçları ile görevli Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yapmış olan Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik düzenlemenin bitme aşamasına geldiğini söyledi. Çakmakkaya, "Suç örgütleri yanında dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler suça konu haksız kazancın izlerini başkalarına ait IBAN’lar ve banka kartları kullanarak kaybettiriyorlar. Hesabının üzerinde bloke olduğu, iş arayan mağdurun işe alınacağı ancak şirket için gerekli olduğundan hesaplarına ihtiyaç bulunduğu, hesap kiralamanın yasal olduğu gibi beyanlarla kişiler kandırılarak hesapları kullanılıyor. Dolandırıcılar bunun yanında masum kişileri arayarak kendilerini hakim, savcı, polis gibi unvanlarla tanıtarak anılan hesaplara para aktarımını sağladıktan sonra elde edilen parayı kiraladıkları IBAN üzerinden başka hesap ve kripto varlıklara aktarmak suretiyle veya diğer ortakları vasıtası ile çekerek aklıyorlar. Bu durumda hesabı kullanılan kişi suçun faili olarak ilk ulaşılan kişi oluyor. Kolay para, komisyon veya kısa süreli kullanım vaatlerine aldanan kişiler, bilgi sahibi olmasa da IBAN bilgilerini veya kredi kartlarını üçüncü kişilere kullandırmaları sebebi ile nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması gibi nitelikli suçlardan yargılanabiliyorlar. Kişilerin hesap bilgilerini bir kez vermeleri üzerine birden fazla suça iştirak etmekten yargılanmaları, dolandırıcılık suçunun yüz kızartıcı suçlardan olması sebebi ile hesabın da suçta kullanılması sonucu doğal olarak hesap bilgilerini kullandıran kişiler lekelenmeme hakkının ihlal edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Bu bağlamda yasada yer alan dolandırıcılık suçuna iştirak ile suç gelirlerinin aklanması arasında ince çizgide kalan kişilerin bulunması yanında suç kastı olduğuna dair şüphe bulunan kişilerin varlığı ve bunların yargılama sürecine dahil edilmesi kişilerin kendi hak ve özgürlükleri açısından ciddi risk teşkil ediyor. Süreç içerisinde dolandırıcıların doğrudan veya yardım eden sıfatı ile ile ortağı olarak bilerek suça iştirak edenle ile sahte satış vaadi ile kaparo alınması, sahte internet sitesi, sigorta süresinin bittiği yenilenmesi gerektiği, adının örgüt soruşturmasına karıştığı suçüstü yapılması için kolluğun paraya ihtiyacı olduğu gibi yöntemlerle kandırılan kişiler ile hesapları kullanılan kişiler yüz yüze kalıyor. Sahte ilanların uzun süre internet üzerinde kalması çağrı merkezlerine ait hatların uzun süre kullanımda tutulması, teknolojik ilerlemeler karşısında teknik ve personel altyapısının yetersiz kalması sonucu etkin soruşturma yapılmaması gibi parası elde edilen kişiler ile hesapları kullanılan bireyler yüz yüze kalabiliyor. Anılan durum mağduriyet oluşturabiliyor" dedi. "Gençler ve öğrenciler hedef alınıyor" Cumhuriyet Savcısı Çakmakkaya, özellikle gençlerin ve öğrencilerin hedef alındığını söyledi. Çakmakkaya, "Acil para göndereceğim, hesabını kısa süreli kullanabilir miyim, komisyon kazanacaksın gibi ifadeler çoğunlukla dolandırıcılık ağlarının tuzaklarıdır. Bu tekliflere itibar edilmemesi gerekir. Kolay para vaadine itibar edilmemeli. Emek sarf etmeksizin hesap kiralama veya benzer tekliflere karşı dikkatli olunmalıdır. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı bünyesinde 2025 yılında Doç. Dr. Cuma Ece ile yürütülen akademik bilgilendirme ve 2026 yılında etkinlik temelli bilgilendirmeye dayalı faaliyetlerin farkındalık çalışmalarına örnek olması açısından özel bir önemi bulunuyor. Bilişim ve dolandırıcılık suçları konusunda proje temelli akademik çalışmalar sürmektedir. Konu ile ilgili Hakimler Savcılar Kurulu ile YÖK’ün başsavcılıklar ve üniversitelere gönderdikleri iş birliği ve farkındalık faaliyetlerinin artırılmasına yönelik yazılar sonrası konu hakkındaki bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir ivme kazanmıştır" diye konuştu. Yasal düzenlenenin önemi ve kapsamı Teknolojik gelişmelerin dijital finansal işlemlerden çevrimiçi platformlara kadar toplumsal yaşamın her alanını dönüştürmesi ve hızlı değişimin hukuki düzenlemelerin de yeni ihtiyaçlara göre şekillenmesini gerekli kıldığını, bilişim ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin yasal düzenlemelerin bu bağlamda hukukun uyum süreçlerini ve norm üretim hızını anlamak açısından somut bir örnek sunduğunu belirten Çakmakkaya, mevcut yasaların hem bireysel hakları koruma hem de toplumsal güvenliği sağlama ihtiyacına dayalı olarak oluşturulduğuna, bilişim suçları ve dolandırıcılık alanındaki düzenlemelerin, teknolojik yeniliklerin getirdiği riskler ve boşluklar göz önünde bulundurularak geliştirilmesi gerektiğine, hukuki çerçevenin bu suçları kapsayacak şekilde güncellenmesi, düzenleyici mekanizmaların teknolojiyle dengeli ilerlemesini desteklemesinin önemli olduğuna, yargı kararları ve uygulamaların hukuki süreçlerin teknolojik gelişmelerle uyumlu olması açısından önemini vurguladığına değindi. Açık kaynak araştırmasına göre 50 bin kişinin hüküm aldığı, 300 bin kişinin yargılama sürecinde olduğunun anlaşıldığını söyleyen Çakmakkaya, yasal düzenleme yapılırken çok sayıda kişinin konudan mağdur olduğunun iddia edildiği dikkate alınarak süratli ve kapsayıcı şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Çakmakkaya, dolandırıcılık dosyalarının yeniden ele alınması ile infaz süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inandığını belirterek, yasa çalışmasının hukukun gelişimi için olumlu bir adım olduğuna işaret etti. 2018 yılında uluslararası hakemli Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayınlanan "Bilişim Suçları ile Mücadelede Karşılaşılan Sorunlar", 2024 yılında "Sosyal Medyada Ökse Tuzağı: Dijital Dönüşümün Bireylere ve Kamuya Etkisi", 2025 yılında "Banka Hesapları ve Kredi Kartlarının Üçüncü Kişilere Kullandırılmasının Dolandırıcılık Suçu Olarak Nitelendirilmesi Üzerine Değerlendirme" başta olmak üzere makale ve kitaplarında konuyu irdelediğini belirten Çakmakkaya, bu bağlamda bilimsel araştırmalara dayalı çözüm önerileri sunduğunu söyledi. Çakmakkaya, bilişim ve dolandırıcılık suçlarında araştırma ve delil toplamanın tamamen kolluk tarafından yürütülmesi yerine adliyelerde suçları analiz edebilecek bilişim uzmanları aracılığı ile yapılması, katiplik sınav koşullarının güncellenmesi ile yıllar önce yerleşik uygulama olan üç dakikada 90 kelime yazma yerine bilişim suçları büroları için iki yıllık bilişim alanında yüksekokul mezunu ve bu alanda yeterliliği olanların alınması gerektiğini dile getirdi. Çakmakkaya, hukuk fakültelerinde bilişim alanında yan dal ve benzeri şekilde eğitim alanlarının ileride bilişim konusunda hakim savcı avukat olarak yetiştirilmesinin önünün açılmasının hakim ve savcı yardımcılarının da yardımcılık sürecinde bilişim ihtisas mahkemelerinde görev yapabilecekleri göz önüne alınarak, bu alanda yetiştirilmelerinin gerektiğine, itibar suikastlarının ayrı bir kanun maddesi ile düzenlenerek ayrı tutulmak şartı ile hakaret suçlarını gelir kapısı haline getiren kişilerin tespiti ile adliyeleri haksız ve kasıtlı meşgul eden eylemlerin önlenmesi, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar ile Bu Yayınlar ile İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi" hakkındaki yasanın güncellemesinin konunun çözümüne katkı sağlayacağına, bilişim ve dolandırıcılık alanında Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu yanında konuyla ilgili 5651 sayılı yasa gibi yasalarla birlikte geniş kapsamlı olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Organizasyonlarda insan kaynakları yönetiminin, kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını beraberinde getirdiğine değinen Çakmakkaya, dijital teknolojilerde yaşanan baş döndürücü hızın suçlu profili ve suç tiplerine de yansıdığına dikkat çekerken, yasaların anılan gelişime ayak uydurmakta zorlandığını, süreçlerin iyileştirilmesi için Adalet Bakanlığı, Hakimler Savcılar Kurulu, YÖK, İçişleri Bakanlığı ve diğer kurumların birlikte çalışma yürütmesi gerektiğine, özellikle yasaların uygulanması esnasında karşılaşılan sorunların kürsüden anlık takibinin önem taşıdığına, bu amaçla merkezde ve taşrada çalışma komisyonları kurulması ile yeni suç türlerine karşı yasa önerilerinin il ve ilçe başsavcılıkları ile adalet komisyonlarının yapacakları istatistik, analiz, raporlama, öneri ile ivme kazanacağına dikkat çekti. 12. Yargı Paketi’nde yer alması beklenen yasa değişikliğinin toplumsal bir sorunu çözmek açısından oldukça önemli olduğuna değinen Çakmakkaya, bu alanda yasanın önemli bir boşluğu dolduracağına inandığını sözlerine ekledi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:56 Kayapınar’da "İyileştiren Kütüphane" temasıyla programlar düzenlendi Diyarbakır’da Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nde bu yıl "İyileştiren Kütüphane" temasıyla kutlanan 62. Kütüphane Haftası, zengin içerikli etkinliklerle tamamlandı. Resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilen programlar kapsamında "Kuşaklar Arası İletişim"den "Bağımlılıkla Mücadele"ye, "Ağız ve Diş Sağlığı"ndan "İyileştiren Edebiyat"a, "Sanat Gecesi"nden "Dengbej Dinletisi"ne kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlendi. Ayrıca "Yapay Zeka Uygulamaları ve Prompt Mühendisliği", "Yapay Zeka Çağında Finansal Okuryazarlık" ve "Doğru Yapay Zeka Kullanımı ve Siber Güvenlik" gibi güncel konuların ele alındığı programlar da katılımcılardan büyük ilgi gördü. Teknolojiden kültürel mirasa, sanattan sağlığa, eğitimden kişisel gelişime kadar pek çok alanda gerçekleştirilen etkinlikler, toplumun her kesimine hitap ederek kütüphanelerin çok yönlü işlevini gözler önüne serdi. "Engelsiz Okuma Atölyesi", "Satranç Turnuvası", "Üretici Drama Atölyesi" ve "Motivasyon ve İlham" gibi etkinlikler ise özellikle gençlerin ve çocukların aktif katılımıyla renkli anlara sahne oldu. Hafta boyunca vatandaşların ziyaretine açık olan "Kitap ve Resim Sergisi" de büyük ilgi görerek, kütüphanenin kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı sundu. Hafta boyunca düzenlenen etkinliklere 2 bin 239’u kadın, 2 bin 125’i erkek olmak üzere toplam 4 bin 364 kişi katılım sağladı. Bu yoğun ilgi, kütüphanelerin sadece bilgiye erişim noktası değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve eğitsel birer yaşam alanı olduğunu ortaya koydu. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, Kütüphane Haftası’nın önemine değinerek, "Kütüphanelerimiz, bilgiye erişimin ötesinde toplumsal gelişimin, kültürel etkileşimin ve bireysel dönüşümün merkezleridir. Kayapınar’da gerçekleştirilen bu kapsamlı etkinlikler, kütüphanelerimizin toplum üzerindeki iyileştirici gücünü açıkça ortaya koymuştur. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Abdulbari Tanrıverdi ise hafta boyunca gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her yaştan vatandaşımızın yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinliklerimiz, kütüphanemizin yaşayan bir kültür merkezi olduğunu bir kez daha göstermiştir. ‘İyileştiren Kütüphane’ anlayışıyla sadece bilgi sunan değil, bireylerin hayatına dokunan bir yapı olmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte bizleri yalnız bırakmayan tüm katılımcılarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nin yıl boyunca düzenleyeceği etkinliklerle toplumun her kesimine ulaşmaya ve "iyileştiren kütüphane" anlayışını güçlendirmeye devam edeceği bildirildi.
Diyarbakır 8. Kitap Fuarı başladı
30 Kasım 2024 Cumartesi - 15:35 Diyarbakır 8. Kitap Fuarı başladı Diyarbakır 8. Kitap Fuarı, 216 marka, yayınevi ve sivil toplum kuruluşuna ev sahipliği yaparak kitapseverlere kapılarını açtı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle gerçekleştirilen fuar, edebiyat ve yayıncılık dünyasını Diyarbakır’da buluşturuyor. Etkinlik, sadece yerel halkı değil, çevre illerden ve ülkenin farklı bölgelerinden gelen ziyaretçileri de ağırlamayı amaçlıyor. Fuarda; panel, söyleşi, atölye çalışması ve çocuk etkinliklerinden oluşan toplamda 90 kültür etkinliği düzenlenecek. 9 gün boyunca sürecek bu fuar kapsamında 400’den fazla yazar ve edebiyat insanı, okurlarıyla buluşma fırsatı yakalayacak. Açılışta konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve sivil toplum kuruluşları, kitap fuarının sürdürülebilirliğinin önemli bir sorumluluğunu görmeleri gerektiğini söyledi. Yayınevlerinin Diyarbakır’a gelmek için fedakarlıkta bulunduklarının da farkında olduklarını belirten Kaya, “Bizim fuarımız, Mezopotamya fuarı. 9 gün boyunca sadece Diyarbakır değil, Van, Hakkari, Erzurum, Erzincan, Batman, Mardin’den gelip fuarı ziyaret edecekler. Evet, en büyük teşekkürümüz 216 yayınevine. Diyarbakır’a gelmenin zor olduğunu biliyoruz. 400’den fazla yazarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak ise bugünden itibaren hazır olduklarını ifade ederek, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak sözünü verelim. Önümüzdeki sene Kasım 2025’te kentimizdeki tüm bileşenlerle bu fuarı başka fiziki mekan olmak üzere sarıp sarmalayan fuarlar gerçekleştirmeli. Hakikaten çok istiyoruz” diye konuştu. Ziyaretçilerden Hasan Hasten, “Mardin Mazıdağı’nda yaşıyoruz. Eşim ve kızımla bugünkü kitap fuarına geldim. Kızıma hikaye kitapları bakıyoruz. Onunla burada hoş bir vakit de geçirmiş oluyoruz” şeklinde konuştu. Lise öğrencisi İlknur Aydın, fuarın gayet güzel olduğu değerlendirmesinde bulunarak, “Bazen kitaplara ulaşamıyoruz. Fuarlar sayesinde kitaplara ulaşabiliyoruz ve istediğimiz yazarlar gelebiliyor” ifadelerini kullandı. Bingöl’den gelen Emine Kartal ise, “Kitap fuarı için geldik. Ortam çok güzel, kitap okumayı sevdiğimiz için buradayız. Aradığımızdan fazlası var” dedi.
Diyarbakır 8. Kitap Fuarı başladı
30 Kasım 2024 Cumartesi - 15:24 Diyarbakır 8. Kitap Fuarı başladı Diyarbakır 8. Kitap Fuarı, 216 marka, yayınevi ve sivil toplum kuruluşuna ev sahipliği yaparak kitapseverlere kapılarını açtı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle gerçekleştirilen fuar, edebiyat ve yayıncılık dünyasını Diyarbakır’da buluşturuyor. Etkinlik, sadece yerel halkı değil, çevre illerden ve ülkenin farklı bölgelerinden gelen ziyaretçileri de ağırlamayı amaçlıyor. Fuarda; panel, söyleşi, atölye çalışması ve çocuk etkinliklerinden oluşan toplamda 90 kültür etkinliği düzenlenecek. 9 gün boyunca sürecek bu fuar kapsamında 400’den fazla yazar ve edebiyat insanı, okurlarıyla buluşma fırsatı yakalayacak. Açılışta konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ve sivil toplum kuruluşları, kitap fuarının sürdürülebilirliğinin önemli bir sorumluluğunu görmeleri gerektiğini söyledi. Yayın evlerinin Diyarbakır’a gelmek için fedakarlıkta bulunduklarının da farkında oluklarını belirten Kaya, “Bizim fuarımız, Mezopotamya fuarı. 9 gün boyunca sadece Diyarbakır değil, Van, Hakkari, Erzurum, Erzincan, Batman, Mardin’den gelip fuarı ziyaret edecekler. Evet, en büyük teşekkürümüz 216 yayın evine. Diyarbakır’a gelmenin zor olduğunu biliyoruz. 400’den fazla yazarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak ise, bugünden itibaren hazır olduklarını ifade ederek, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak sözünü verelim. Önümüzdeki sene Kasım 2025’te kentimizdeki tüm bileşenlerle bu fuarı başka fiziki mekan olmak üzere sarıp sarmalayan fuarlar gerçekleştirmeli. Hakikaten çok istiyoruz” diye konuştu. Ziyaretçilerden Hasan Hasten, “Mardin Mazıdağı’nda yaşıyoruz. Eşim ve kızımla bugünkü kitap fuarına geldim. Kızıma hikaye kitapları bakıyoruz. Onunla burada hoş bir vakitte geçirmiş oluyoruz” şeklinde konuştu. Lise öğrencisi İlknur Aydın, fuarın gayet güze olduğu değerlendirmesinde bulunarak, “Bazen kitaplara ulaşamıyoruz. Fuarlar sayesinde kitaplara ulaşabiliyoruz ve istediğimiz yazarlar gelebiliyor” ifadelerini kullandı. Bingöl’den gelen Emine Kartal, “Kitap fuarı için geldik. Ortam çok güzel, kitap okumayı sevdiğimiz için buradayız. Aradığımızdan fazlası var” dedi. (RK-Y)
Evlat nöbetindeki baba: “Herkes bize destek versin, burada bütün Türkiye’nin evlatları için oturuyoruz"
29 Kasım 2024 Cuma - 15:46 Evlat nöbetindeki baba: “Herkes bize destek versin, burada bütün Türkiye’nin evlatları için oturuyoruz" Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti, eski HDP İl Başkanlığı binası önünde devam ediyor. Oğlu için evlat nöbetini sürdüren Süleyman Aydın, "Herkes gelip bize destek versin. Burada yalnız kendi evlatlarımız için değil, bütün Türkiye’nin evlatları için oturuyoruz. Evlatlarımızı nerede kaybettiysek orada arıyoruz" dedi. Eski HDP (DEM Parti) İl Başkanlığı binası önünde 3 Eylül 2019 yılında oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti aralıksız devam ediyor. Oğlu Özkan Aydın için evlat nöbetini sürdüren Süleyman Aydın, 6 yıldır evlat mücadelesine kararlılıkla devam ettiklerini, sonuna kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanına seslendiklerini belirten Aydın, “Herkes gelip bize destek versin. Burada yalnız kendi evlatlarımız için değil, bütün Türkiye’nin evlatları için oturuyoruz. Evlatlarımızı nerede kaybettiysek orada arıyoruz. HDP’nin buradan kaçmasıyla çocuklarımızın dağa gönderilmemesi oldu. Bu süreçte 56 evladımız güvenlik güçlerimize teslim oldu. Gelsinler, devletimizin şefkatli kollarına teslim olsunlar” dedi. Kızı Hayal için nöbete katılan anne Süheyla Demir ise, 6 yıldır evlatlarını beklediklerini söyleyerek, “Evlatlarımızı almadan kalkmayacağız. Çocuklarımız şu anda kalem tutacağı yerde silah tutuyor. Çocuklarımızı dağa, taşa mahkum ettiler, annelerin yüreğine ateş düşürdüler. Evlatlarımızı PKK ve uzantısı HDP’den (DEM Parti) istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da kadınlara sağlık taraması hizmeti
29 Kasım 2024 Cuma - 11:44 Diyarbakır’da kadınlara sağlık taraması hizmeti Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, meme ve rahim ağzı kanserlerine dikkat çekmek amacıyla eğitim programı düzenledi. Sağlık Daire Başkanlığına bağlı Sağlık İdari İşler Şube Müdürlüğü, mahallelerde düzenlediği sağlık eğitimi programlarıyla kadınları meme ve rahim ağzı kanserleri konusunda bilinçlendiriyor. Sur ilçesine bağlı Özerkli Mahallesi’nde kadınlara meme kanseri ve rahim ağzı kanseri anlatıldı. Görseller eşliğinde sunumun yapıldığı salonda kadınlar, meme ve rahim kanseri belirtileri, risk faktörleri, tanı ve tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirildi. Kadınların her ay kendi kendilerine muayene yapabileceği vurgulanan programda, meme kanserinde erken teşhis ile tedavinin daha başarılı olacağı belirtildi. Programda, tarama testlerinde meme ve rahim ağzı kanserlerinin daha erken evrelerde teşhis edilebileceği ifade edilirken, smear testi ve mamografinin nasıl yapıldığı kadınlara anlatıldı. Program kapsamında 100 kadına sağlık taraması yapılırken, 20 kadına meme taraması ve sağlık problemlerinden kaynaklı salona gelemeyen 4 hastaya da evde sağlık hizmeti olmak üzere toplamda 124 kadına hizmet verildi. Kadınlara psikolojik desteğin sağlandığı programda ekipler çocukları da unutmadı. Çocuklarla hem oyun oynayıp hem de onlara diş ve el temizliği hakkında bilgilendirme yapan ekipler, daha sonra eğitime katılan kadınlara ve çocuklara kek ve meyve suyu ikramı yaptı.
Diyarbakır’da 200 bin ton inşaat malzemesi üretecek fabrikanın açılışı yapıldı
28 Kasım 2024 Perşembe - 16:20 Diyarbakır’da 200 bin ton inşaat malzemesi üretecek fabrikanın açılışı yapıldı Saint-Gobain’in yapı malzemeleri iş kolunda faaliyet gösteren şirketi Weber Türkiye’nin 7. fabrikası, Diyarbakır’da düzenlenen törenle açıldı. Fabrika, ilk etapta yılda 200 bin ton inşaat malzemesi üretecek. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde açılan fabrikada; yapıştırma harçları, derz dolguları, çimento bazlı sıvalar, mantolama sistemleri ve zemin sistemleri üretilecek. Burada yapılan açılışta konuşan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’da sanayinin gelişmesine çok büyük ehemmiyet verdiklerini, Diyarbakır’ın, sanayileşme anlamında biraz geç başlayan bir şehir olduğunu söyledi. Çok dinamik bir nüfusu olduğunu ve gelişim ruhunun çok güçlü olduğunu belirten Vali Zorluoğlu, “O bakımdan aradaki mesafeyi çok hızlı kapatacağına benziyor. Çok önemli bir fabrikayı hizmete alıyoruz. Her geçe gün yeni yeni yatırımlar bu şehre kazandırılıyor. Bu, şehirde istihdam demek, yatırım demek, üretim, ihracat demek. Diyarbakır’ın refahının artması demek” dedi. Diyarbakır’ın uzun yıllar başka sorunlarla mücadele etmek zorunda kalan bir şehir olduğuna değinen Zorluoğlu, şöyle konuştu: “Terörle mücadele ile vakit geçirmek zorunda kalmış bir şehir. Ancak şimdi çok şükür öyle bir noktadayız ki, Diyarbakır artık bütün potansiyelini hem sanayide, hem tarımda, hem de turizmde yakalayabilecek bir zemin, huzur ortamı oluşturmuş durumda. Saint-Gobain Weber olarak Diyarbakır’da çok daha büyük yatırımlarınızı da bekliyoruz. Bu konuda bizde valilik olarak bütün yatırımcılarımıza olduğu gibi sizlere de her türlü güçlü desteği vereceğimizi de ifade diyoruz. Bu tesis 25 dönüm üzerine 6 bin 200 metrekare kapalı alan ile başladı, inşallah Diyarbakır’ımızın üretimine, ihracatına, istihdamına ciddi katkı yapacak.” Saint-Gobain Türkiye CEO’su Aykut Aydoğan, çoğunda lider pozisyonda oldukları farklı farklı iş alanlarında 5 farklı şirket, 14 marka ve 21 tesisle Türkiye ekonomisinde değer katmaya çalıştıklarını ifade etti. Yenilikçi çözümlerle inşaat sektörünün sürdürülebilirlik alanında referans noktalarından biri olma hedefiyle hareket ettiklerini belirten Aydoğan, “Tesisimizin doğrudan veya dolaylı olarak ekosistemimiz üzerinde sağladığı iş imkanlarıyla da hem iş imkanları sunarak, hem de bölge ekonomisine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Tabi ki bu yatırımların arkası gelecek” diye konuştu. OSB Başkanvekili Felat Gökdemir, 918 hektar ve dört etaptan oluşan OSB’de 389 firmanın bulunduğunu, bunlardan yaklaşık 300 civarı firmanın faaliyetini sürdürmekte, kalan firmaların da inşaat ve makine kurulumlarına devam etmekte olduğunu kaydetti. Bugün itibariyle yaklaşık 22 bin vatandaşa istihdam sağlıyor olmanın gururunu yaşadıklarını aktaran Gökdemir, “Kökleri nerede ise 400 yıla dayanan bu sürede zarfından dünyada oluşan tüm badireleri atlatarak ayakta kalmayı başaran, inşaat sektöründe dünyada marka olarak Saınt Gobaın Weber firmasının Diyarbakır Organize Sanayimize böyle teknolojik bir yatırımı yapması bizleri mutlu etmiş, bundan sonra kentimize ve OSB’imize yatırım yapacak uluslararası firmaların gelebilmesi ile alakalı bizleri ziyadesiyle umutlandırmış, örnek bir yatırım olmuştur” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından Vali Zorluoğlu’na hediye takdim edilip açılış kurdelesi kesildi.