Yerel Haberler
Diyarbakır
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:49 Mavi Listeden Diyarbakır OSB’ye dönüşüm paketi Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 9 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak seçimler öncesi mevcut başkan ve Mavi Liste Başkan adayı Mustafa Fidan, sanayinin geleceğine yön verecek kapsamlı proje paketini kamuoyuna duyurdu. Fidan, OSB’nin sadece büyüyen değil, aynı zamanda yön veren bir üretim merkezi haline getirilmesini hedeflediklerini söyledi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde seçim süreci başlarken, Mavi Liste Başkan adayı Mustafa Fidan, kentin sanayi geleceğini dönüştürmeyi hedefleyen projelerini bir grup sanayici ile birlikte açıkladı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda konuşan OSB’nin mevcut başkanı Mustafa Fidan, mevcut potansiyelin bugüne kadar yapılanlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Diyarbakır’ın çok daha güçlü bir sanayi yapısına ulaşması mümkün. Biz bu hedefi somut projelerle hayata geçirmeye talibiz" dedi. Görevde bulundukları süre boyunca açık, şeffaf, ulaşılabilir ve hesap verebilir ilkesiyle hareket ettiklerini belirten Fidan, "Bizler Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu olarak bu görevi üstlendiğimiz ilk günden itibaren şunu hiç unutmadık, bu makam bir yetki alanı değil, bir emanettir. Bu yüzden alınan her kararın bir ihtiyaca dayanmasına, yapılan her işin sanayicinin önünü açmasına dikkat ettik. Çünkü Diyarbakır OSB’de hiçbir hizmet kendiliğinden ortaya çıkmadı. Her biri planlandı, tartışıldı ve bu kentin üretim gücünü büyütmek için hayata geçirildi. Geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki, Diyarbakır’ın mevcut kaynakları ve gelişim potansiyeli, bugüne kadar yapılanlarla sınırlı değil; çok daha güçlü bir sanayi yapısı kurmak mümkün" diye konuştu. Organize Sanayi Bölgesini bir adım daha ileri taşımak, bu büyüme kararlılığını sürdürmek ve güçlendirmek için "Mavi Liste" olarak yeniden aday olduklarını belirten Fidan, şöyle devam etti: "Biz OSB’yi yönetmeye değil, OSB’nin gerçek sahiplerine hizmet etmeye yeniden talibiz. Bu sorumluluğu en güçlü şekilde üstlenmeye hazırız. Bugün burada yalnızca bir adaylığı açıklamıyoruz. Diyarbakır’ın üretimle büyüyecek geleceğine dair yaklaşımımızı ortaya koyuyoruz. 4 yıl önce bu sorumluluğu devraldığımızda Dünya pandemiyle sarsılıyordu. Ardından 6 Şubat depremleriyle bölge olarak ağır bir sınavdan geçtik. Böylesi bir dönemde birçok yerde üretim yavaşlarken, Diyarbakır OSB’de fabrikalar çalışmaya devam etti. Üretim durmadı, istihdam gerilemedi. Çünkü biz ‘Sanayicimiz çökerse şehir çöker’ inancıyla hareket ettik. 4 yıl içinde OSB’de faaliyet gösteren firma sayısı 269’dan 370’e çıktı. Parsel sayısı 409’dan 597’ye yükseldi. İstihdam 14 binden 23 bine ulaştı. OSB alanı büyüdü, altyapı güçlendi, enerji kapasitesi artırıldı. Ama asıl önemli olan, bu büyümenin plansız değil, yönü olan bir büyüme olmasıdır. Mavi Liste olarak yeni dönemde hedefimiz, Diyarbakır OSB’yi yalnızca büyüyen değil, yön veren bir sanayi merkezi haline getirmektir. 9 Mayıs’taki seçim, Diyarbakır’ın üretim vizyonu açısından önemli bir seçim olacaktır. Mavi Liste olarak bu kente ve sanayicilerimize hizmeti bir adım daha ileri taşımak için önemli projelerimizle geliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız projeler, sadece OSB’nin mevcut kapasitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Diyarbakır’ın bölgesel ve ulusal ölçekte güçlü bir üretim ve yatırım merkezi olmasına katkı sağlayacaktır. Üreten Diyarbakır büyür. Üreten Diyarbakır güçlenir. Ve üreten Diyarbakır kendi geleceğini kendi emeğiyle kurar. Tüm sanayicilerimizi bu ortak hedefe sahip çıkmaya, Mavi Liste etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Kazanan bir liste olmayacak. Kazanan Diyarbakır olacak." Mustafa Fidan, daha sonra Mavi Listenin projelerini açıkladı. Fidan’ın dile getirdiği projeler arasında özellikle enerji, eğitim, teknoloji ve altyapı yatırımları dikkat çekti. OSB’nin enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla 5 Megawatt kapasiteli Arazi Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesinin ihale aşamasına getirildiği belirtilirken, yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirileceği ifade edildi.
Fiskaya peyzaj çalışmaları tamamlandı
09 Ekim 2024 Çarşamba - 09:52 Fiskaya peyzaj çalışmaları tamamlandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, UNESCO miras listesinde yer alan Hevsel Bahçeleri ve tarihi Surların kesişiminde yer alan Fiskaya’da yürüttüğü peyzaj çalışmalarını tamamladı. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, kent turizmi açısından oldukça önemli bir konuma sahip olan ve Fiskaya olarak bilinen Yenişehir ilçesi Dr. Yusuf Azizoğlu Caddesinde gerçekleştirdiği peyzaj düzenleme çalışmalarını tamamlayarak hizmete açtı. Peyzaj düzenleme çalışmalarını tamamlayan Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, proje başlangıcı 2 bin 781 metrekare şeklinde düşünülen alanı genişleterek 4 bin 250 metrekare olarak revize etti. 4 bin 250 metrekarelik Fiskaya peyzaj düzenleme işine altyapı çalışmalarıyla start veren ekipler, sonrasında üst yapı işlemleri kapsamında alanı çeşitli dekoratif peyzaj malzemeleri, çalı ve ağaçlarla süsledi. İlk etapta zeminin yeşillendirmeye uygun hale getirilmesi için altyapı çalışmaları kapsamında alana toprak takviyesi ve tesviyesi, sert zemin olarak tasarlanan bölümlere beton dökümü, dekoratif renkli dolomit taş ve yürüyüş yolları için karo serimi yapıldı. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, yeşil alanların sağlıklı şekilde gelişmesini sağlamak için damlama sulama tesisatını oluşturdu. Yeşil alan olarak değerlendirilen bölümlere ekipler, 18 adet oya, 24 adet manolya, 40 adet mavi servi, 50 adet şeker akça ağaç, çalı grubuna ait 250 adet gold taflan, 29 adet top mazı, 80 adet zakkum, 620 adet yayılıcı ardıç dikti. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, alanın daha estetik görünmesini sağlamak için yaz ve kış mevsimlerinde peyzaj alanına farklı renk ve türde mevsimlik çiçek de dikecek.
Diyarbakır Valiliğinden 5 günlük yasak kararı
08 Ekim 2024 Salı - 23:06 Diyarbakır Valiliğinden 5 günlük yasak kararı Diyarbakır Valiliği, miting, eylem, etkinler gibi her türlü eylemin 5 gün süreyle yasaklandığını bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, 13 Ekim 2024 Pazar günü 13.00-18.00 saatleri arasında Yenişehir ilçesi İstasyon Meydanı’nda düzenlenmek istenilen miting ile ilgili olarak yapılan değerlendirme neticesinde; PKK/KCK terör örgütünün çağrıları dâhilinde 9 Ekim tarihi bahane gösterilerek, bu tarihten itibaren ilimizdeki teröre müzahir yapıların yaygın illegal eylemler yapabileceği, milli birlik ve beraberliğimizi zedeleyici kışkırtıcı eylemlerin gerçekleştirilebileceği, cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü hedef alan müessif olayların yoğunluk kazanabileceği ve miting süresince kamu düzeni ve güvenliğinin ciddi şekilde bozulabileceği mütalaa edildiği belirtildi. Açıklamada, "Halkımızın huzurunun sağlanması ve yukarıda belirtilen tehdit ve risklerin ortadan kaldırılması maksadıyla, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17 ve 19 uncu maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A, B ve C maddeleri gereğince, Diyarbakır İli mülki sınırları içerisinde aşağıdaki tedbirlerin alınması Valiliğimizce uygun görülmüştür. 9 Ekim tarihi bahane gösterilmek suretiyle PKK/KCK terör örgütünün çağrıları kapsamında yapıldığı değerlendirilen diğer eylemleri de kapsayacak şekilde; açık alanlarda yapılmak istenilen (toplanma, yürüyüş, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma vb.) her türlü eylem, diğer illerden bu eylemlere katılmak amacıyla geldiği veya ilimiz sınırlarını kullanarak diğer illere geçeceği değerlendirilen şahıs ve araçların ilimiz sınırına girişleri/geçişleri/çıkışları, dış ilçelerimiz açısından ise bu eyleme katılacağı değerlendirilen şahıs ve araçların çıkışları ve/veya il merkezimize girişleri, 9 Ekim 2024 günü saat 00.01’den 13 Ekim 2024 günü saat 23.59’a kadar 5 gün süreyle yasaklanmıştır" denildi.
Diyarbakır’da yüzde 60 kadın istihdamı sağlayan fabrika, yapay zeka destekli güneş enerji paneli üretiyor
08 Ekim 2024 Salı - 11:42 Diyarbakır’da yüzde 60 kadın istihdamı sağlayan fabrika, yapay zeka destekli güneş enerji paneli üretiyor Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da etkilenen fabrikatör Ekrem Tekin ve firma müdürü Gökay Savaşlı, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 2023’ün son çeyreğinde yüzde 60 kadın istihdamı sağladıkları yapay zeka destekli ve endüstri 4.0 otomatik olarak çalışan bir fabrikada, yıllık 300 megavat güneş enerji panelleri üretiyor. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da evlerini kaybeden yatırımcı Ekrem Tekin ve fabrikanın genel müdürü Gökay Savaşlı, depremden etkilenen ve 413 kişinin hayatını kaybettiği Diyarbakır’a gelerek, 2023’ün son çeyreğinde OSB’de yeşil enerji üzerine güneş paneli üretme fabrikasını kurdu. Yüzde 60 kadın istihdamının sağlandığı, yapay zeka destekli ve endüstri 4.0 otomatik çalışan bir fabrika olarak bölgede tek olma özeliğiyle her çatıya, fabrikaya ve tarım arazisinde güneş paneli kurmayı hedefliyor. Firmanın Genel Müdürü Gökay Savaşlı, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, fabrikanın 2023’ün son çeyreğinde kurulduğunu, 40 kişiye istihdam sağladıklarını söyledi. Sağladıkları istihdamın yüzde 60’ının kadın personel olduğunu belirten Savaşlı, yeşil enerjide hem Diyarbakır’ı, hem bölgeyi ve bütün Türkiye’yi çok iyi bir noktaya getirmek üzere gelişmekte olduklarını dile getirdi. Bölgede güneş enerji paneli üreten tek fabrika olduklarını aktaran Savaşlı, şöyle konuştu: “Yeşil enerjinin global dünyada geldiği nokta çok önemli. Biz de Türkiye ve Diyarbakır olarak, bu noktaya gelmek için çaba sarf ediyoruz. Fabrikamızın yıllık üretim kapasitesi 300 megavat. Biz bunu bir yıl içerisinde 600 megavata çıkartmak istiyoruz. Çabamız ve inancımız bütün Türkiye’ye yayılması gerekiyor. Çünkü yeşil enerji, 20-30 yıl içerisinde geleceğin en önemli enerji kaynağı olacaktır.” “Güneş enerjisi üreten fabrikamızı, güneş enerjisi ile destekleyeceğiz” Fabrikanın yapay zeka destekli ve endüstri 4.0 otomatik olarak çalışan bir fabrika olduğuna değinen Savaşlı, “Projemiz yeni onaylandı. Bu onaylanan proje ile güneş enerjisi üreten fabrikamızı, güneş enerjisi ile destekleyeceğiz. Yine bölgedeki bütün organize sanayi bölgeleri de buna geçmesi gerekiyor. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Türkiye’nin şu anki rakamı yüzde 20 iken, yüzde 40-50’lere geçmemiz gerekiyor” dedi. “Globalleşen dünyada, yeşil enerjinin mecburen her çatıda olması gerekiyor” diyen Savaşlı, “Her evde, tarımsal sulamada, bütün sahalarda güneş panelimizin olması gerekiyor. Ülkemizin güneşten 8 saate yakın güneşlenme süresi var. Bu süre, çoğu ülkenin elinde olmayan, bizim de elimizde halihazırda olan bir durum. Güneş, aslından bizim ülkemizin en güzel yakıtı. Biz bu yakıtı, panellerle gerçek enerjiye dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu. Savaşlı, son olarak şunları söyledi: “Sektör, 10 yıldan beri doğru anlamda ilerliyor. Ama önümüzdeki 10 yıl içerisinde şu anki kapasitenin yüzde 300 artacağını düşünüyoruz. Bu sadece bizim düşüncemiz değil, yapılan araştırmalar, raporlar bütün dünyada ilerliyor. Bu alan Türkiye’de 10 yıldan beri tam anlamıyla ilerliyor. Bölgemizde de şu an tekiz.”
Narin Güran’ın ailesinden "Babaevinde öldürüldüğü kesinleşti" haberlerine ilişkin açıklama
07 Ekim 2024 Pazartesi - 23:22 Narin Güran’ın ailesinden "Babaevinde öldürüldüğü kesinleşti" haberlerine ilişkin açıklama Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’la ilgili bazı sosyal medya ve basın yayın organlarında yer alan “Babaevinde öldürüldüğü kesinleşti” haberleri üzerine Güran ailesi açıklama yaptı. Narin’in babası Arif Güran ile Ali Rıza Güran, Hüseyin Güran, Erhan Güran, Mehmet Şerif Güran adına yapılan yazılı açıklamada, 6 Ekim tarihinde bazı yayın organlarında ve sosyal medyada "Narin Güran’ın babaevinde öldürüldüğü kesinleşti. DNA incelemesi ve daraltılmış HTS kayıtlarına ilişkin raporun soruşturma dosyasına geldiği" şeklinde haberlerin yer alması üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği doğduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “21.08.2024 tarihinde öldürülen Narin kızımın katil veya katillerinin bulunarak en yüksek ceza ile cezalandırılması ve adaletin tecellisi öncelikli amacımızdır. Narin kızımı menfur bir hadise sonucu kaybetmenin derin üzüntüsü ve yası içerisindeyken sosyal medya ve basın aracılığıyla hiçbir temele dayanmayan, tamamen gerçek dışı yayınların yapıldığı, başta kadınlarımız olmak üzere ailemizin onuruna yönelik acımasız saldırılar devam etmektedir. Ailemizin yaşadığı derin ve tarif edilmez acı görmezden gelinerek bazı sosyal medya fenomenlerinin takipçi ve izlenme sayısını artırma, bir gazetecinin ise bu acı olay üzerinden popüler olma hevesi ile insafsızca gerçek dışı haberler üretmeye ve yaymaya devam ettiği tespit edilmiş olup, bu kişiler hakkında gerekli suç duyurularında bulunulmuştur. Bu bağlamda Narin kızımızın kaybolması ve öldürülmesi olayı ile ilgili aile fertlerinden alınan bir kısım ifadelerin ve yapılan röportajlar gerçek bağlamından koparılarak kamuoyu yanlış yönlendirilmiştir.” “Narin kızımızın öldürülmesi üzerine diğer aile bireylerimize yönelik benzer saldırıların olmaması ve önleyici olması açısından Narin kızımızın kaybolmasından sonra aile bireylerimizden bir kısmı evlerine 02.09.2024 tarihinde önlem amaçlı güvenlik kamerası taktırdığı bilinmesine rağmen kamuoyunda yanlış algı oluşturma kastıyla kamera kayıtlarının geçmişe dönük silindiği şeklinde asılsız haberler yapıldı” ifadelerine yer verilen açıklama şöyle devam etti: “Keza sabah çamaşırları yıkamak için Hediye Güran’a çamaşır teslim edildiğini belirten anne Yüksel Güran’ın ifadesi çarpıtılarak tüm halı ve nevresimlerin yıkandığı şeklinde asılsız haberler yapıldığı, Enes Güran’ın yanındaki iki kişinin sigara içtiğini söyleyen annesinin RTÜK kuralları gereği bu ifadesinin sansürlenmesi sonucunda ifadesi yine çarpıtılarak Enes’in uyuşturucu bağımlısı olduğu yönünde asılsız haber yapıldığı tespit edilmiştir. Narin kızımın olay günü en son görüldüğü yeri gören çevre köylere ait kamera kayıtlarının incelenmesi ve buna ilişkin raporların tamamlanması halinde cinayetin şüpheye yer verilmeyecek şekilde görüntüleri ile birlikte tespit edileceği veya olayın aydınlatılacağına ilişkin inancımız tamdır. Bu aşamada soruşturma makamlarının çalışmalarının sonucunu beklemek, hukuka olan güven ve inancımızı kaybetmememiz gerektiğini düşünüyoruz. Ailemiz dahil toplum vicdanının tatmini ve adaletin tecellisi için ’Narin kızımızın kim veya kimler tarafından öldürüldüğü, neden öldürüldüğü’ sorularının şüpheye yer bırakılmayacak şekilde somut delillerle açığa kavuşturulması ve olayın fail ve/veya faillerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği kuşkusuzdur. Narin kızımızın katledilmesi nedeniyle ailemizin yaşadığı acıya ortak olan, Narin’i tıpkı kendi kızları gibi benimseyip acısını yüreğinde yaşayan ve soruşturmayı takip eden, iyi niyetle olayın aydınlatılması için fikir beyan eden herkese şükranlarımızı sunarız. İnfiale neden olan bu insanlık dışı cinayetin aydınlatılması beklentisi ile toplumun her ferdi öfkesini hukuki ve ahlaki sınırlar dahilinde dile getirme, kendi vicdanını tatmin etme, düşüncelerini ifade etme ve cinayetin neden işlenmiş olabileceğine ilişkin olası senaryolar hakkında fikir ileri sürme hakkına haiz olmakla birlikte yazılı ve görsel medyada bu maksadı aşan, soruşturmanın selametine ve gizliliğine gölge düşüren, yargı otoritesini ve bağımsızlığını zayıflatmaya dönük lekelenmeme hakkını hiçe sayan, somut delile dayanmayan ön yargılarla birilerini peşinen suçlu ilan etme ve hakaret içerikli ölçüsüz ifadelerin sürekli kullanıldığı sosyal medya ve basın aracılığıyla soruşturma dosyasının yönlendirilmeye çalışıldığı delilsiz, soyut senaryoların üretildiği gözlemlenmiştir.” Bu kapsamda ailenin kadınlarının iffetine yönelik kabul edilemez ithamlarda bulunulduğu belirtilen açıklamada, “Çocuğunu kaybeden bir ailenin acısına ilaveten acımasız bir şekilde kirli bilgilerle yazılı, görsel basın ve sosyal medya aracılığıyla kişilerin şeref ve haysiyetine yönelik yapılan saldırılar telafisi mümkün olmayan mağduriyet oluşturmuş, haksız üretilen senaryoların toplum nezdinde gerçekmiş gibi algılanmasına neden olunmuştur. ’Masumiyet karinesi’ gereğince suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılmaz. Bağımsız yargının kuracağı kesin hükme kadar kişilerin lekelenmeme hakkına saygın duyulması, ön yargılarla suçlu ilan edilmemesi, şeref ve haysiyetine yönelik saldırılardan kaçınılması gerekmektedir. Ceza soruşturması dosyasındaki işlemler gizli olmasına karşın soruşturma konusu suçun islenme nedenine ilişkin ortaya atılan muhtemel senaryoların gerçekmiş gibi sosyal medya ve basın yoluyla kamuoyuna aktarılarak kamuoyunda yanlış algıların oluşmasına sebebiyet verildiğini, masumiyet karinesinin hiçe sayıldığını, islenen bu vahim suçun asıl mağduru ve suçtan doğrudan zarar göreni, en derin acıyı yaşayan kişinin de yine Narin’in ailesi olduğu gerçeğinin görmezden gelindiğini üzülerek gözlemlemekteyiz” denildi. Açıklamada şunlar kaydedildi: “Bu nedenle kamuoyunu tamamen yanlış yönlendirme ve gerçek dışı algı oluşturma maksatlı Narin Güran cinayeti ile ilgili ailemizin şeref ve saygınlığına saldırı mahiyetinde asılsız haber ve paylaşım yapan, soruşturmanın gizliliğini ihlal eden ve adil yargılamayı etkilemeyi hedefleyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Gerçekmiş gibi algılanasına neden olunmuştur. 06.10.2024 tarihli ’Narin Güran’ın babaevinde öldürüldüğü kesinleşti. DNA incelemesi ve daraltılmış HTS kayıtlarına ilişkin raporun soruşturma dosyasına geldiği’ seklindeki haberlerin gerçek dışı olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı ile avukatlarımız arasında gerçeklesen görüşmede yetkililer tarafından ifade edilmiştir. Dezenformasyonun önlenmesi için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına avukatlarımız aracılığıyla yaptığımız başvuruda kamuoyunun yetkili makamlar tarafından bilgilendirilmesi hususundaki talebimize olumlu yanıt verilmesi beklentimiz ile doğrudan yetkili makamlar tarafından yapılmamış dayanaksız haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkartılan işçilerin eylemine destek
07 Ekim 2024 Pazartesi - 16:41 DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkartılan işçilerin eylemine destek AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı ve Hizmet-İş Sendikası, DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkartılan işçilere ziyarette bulunarak destek açıklaması yaptı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde 103 gündür oturma eyleminde olan işçilere destek ziyaretinde bulunan AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Ocak, son dönemde yaşanan işçi kıyımı, sadece bugünle sınırlı değil, son 6 aydır sistematik bir şekilde devam etmekte olduğunu söyledi. DEM Parti yönetimindeki belediyelerde bugüne kadar yaklaşık 600 işçi işten çıkarıldığına dikkat çeken Ocak, "Bu durum, halkımıza ve işçi kardeşlerimize yapılmış büyük bir haksızlıktır. Bu durumda seçimlerden bu yana 6 ay geçti. Ne yazık ki vaat edilen hizmetler yerine, belediyelerde işçilere yönelik baskılar, tehditler ve keyfi işten çıkarmalar gündemde oldu. 1 Nisan’dan bu yana emekçiler sendikal baskılara maruz kalmakta, iş akitleri hiçbir hukuki dayanak olmadan feshedilmektedir. Bu adaletsizliğe, bu haksızlığa karşı sessiz kalmamız mümkün değildir. Halkımızın rızkıyla oynayarak hiçbir yere varılamaz. Bizler, her zaman işçi kardeşlerimizin yanında olacağız ve bu kıyımın karşısında dimdik duracağız. İşçilerin emeği üzerinden siyaset yapmak, halkın güvenini suiistimal etmek demektir" dedi. Hizmet-İş Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Kahraman, "Eylemimizin 103’üncü günündeyiz. Günbegün işçi atmaya devam ediyorlar. İşten atılanların çoğu 8-10 yıllık işçi ve şoförler” ifadelerini kullandı.
DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkartılan işçilerin eylemine AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı ve Hizmet-İş Sendikası’ndan destek
07 Ekim 2024 Pazartesi - 16:34 DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkartılan işçilerin eylemine AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı ve Hizmet-İş Sendikası’ndan destek AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı ve Hizmet-İş Sendikası, DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkartılan işçilere ziyarete bulunarak destek açıklamasında bulundu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde 103 gündür oturma eyleminde olan işçilere destek ziyaretinde bulunan İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Ocak, son dönemde yaşanan işçi kıyımı, sadece bugünle sınırlı değil, son 6 aydır sistematik bir şekilde devam etmekte olduğunu söyledi. DEM Parti yönetimindeki belediyelerde bugüne kadar yaklaşık 600 işçi işten çıkarıldığına dikkat çeken Ocak, "Bu durum, halkımıza ve işçi kardeşlerimize yapılmış büyük bir haksızlıktır. Bu durumda seçimlerden bu yana 6 ay geçti. Ne yazık ki vaat edilen hizmetler yerine, belediyelerde işçilere yönelik baskılar, tehditler ve keyfi işten çıkarmalar gündemde oldu. 1 Nisan’dan bu yana emekçiler sendikal baskılara maruz kalmakta, iş akitleri hiçbir hukuki dayanak olmadan feshedilmektedir. Bu adaletsizliğe, bu haksızlığa karşı sessiz kalmamız mümkün değildir. Halkımızın rızkıyla oynayarak hiçbir yere varılamaz. Bizler, her zaman işçi kardeşlerimizin yanında olacağız ve bu kıyımın karşısında dimdik duracağız. İşçilerin emeği üzerinden siyaset yapmak, halkın güvenini suiistimal etmek demektir" dedi. Hizmet-İş Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Kahraman ise, "Eylemimizin 103. günündeyiz. Günbegün işçi atmaya devam ediyorlar. İşten atılanların çoğu 8-10 yıllık işçi ve şoförler” ifadelerinde bulundu. (SE-RK-Y)