Yerel Haberler
Diyarbakır
Yılmaz: ’’Attığımız her adımda, yürüttüğümüz her çalışmada aziz şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin fedakarlığına daima sahip çıkıyoruz’’ 10 Nisan 2026 Cuma - 22:26:03 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Diyarbakır’da katıldığı Polis Teşkilatının 181’inci yıl dönümü etkinliklerinde yaptığı konuşmada, ’’Bu topraklarda elde edilen her kazanımın arkasında şehitlerimizin fedakarlığı ve gazilerimizin dirayeti vardır’’ dedi. Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından başlayan programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, köklü bir devlet geleneğinin içinden süzülerek bugünlere gelen Türk Polis Teşkilatının, 10 Nisan 1845’te atılan modern temelleriyle milletin huzur ve güvenliğinin teminatı olduğunu ifade etti. Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan bu süreklilik içinde polis teşkilatının, değişen şartlara uyum sağlayarak kurumsal yapısının her dönem daha da güçlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Tarihimizin en kritik eşiklerinde, özellikle milli mücadele yıllarında üstlendiği sorumluluklarla bu milletin yürüyüşüne eşlik eden emniyet teşkilatımız, cumhuriyetle birlikte hukuk devleti anlayışı çerçevesinde daha sağlam bir zemine kavuşmuştur. Bugün Türk polisi, sahip olduğu tecrübe, yetişmiş insan kaynağı ve gelişen imkanlarla, değişen tehditlere karşı güçlü bir kapasiteyle hareket etmekte, milletimizin huzurunu ve kamu düzenini kararlılıkla korumaktadır. Bu köklü birikim ve güçlü irade, Emniyet Teşkilatımızı bugün de devletimizin sahadaki en etkin ve en güvenilir yapı taşlarından biri haline getirmektedir. Bu toprakları bizlere vatan kılan, bayrağımızın semalarda özgürce dalgalanmasını sağlayan asıl güç, sarsılmaz bir imanın ve sönmeyen bir vatan sevdasının neticesidir. Her bir polisimiz, bu mukaddes nöbeti devralırken canını ortaya koymakta, milletimizin bekası için bir gül bahçesine girercesine şehadete yürümeyi göze almaktadır. Bizler, bu kahramanların gösterdiği eşsiz fedakârlığın karşılığını asla tam olarak ödeyemeyeceğimizin bilincindeyiz" diye konuştu. ’’Şehit ailelerinin ve gazilerin emanetlerine sonuna kadar sahip çıkıyoruz’’ Tüm imkanların seferber edildiğini dile getiren Yılmaz, devlet olarak, aziz şehitlerin emaneti olan ailelerinin ve kahraman gazilerin her daim yanında olmayı, onları el üstünde tutmayı en asli vazifeleri olarak kabul ettiklerini bildirdi. Yılmaz, ‘’Vatanımızın huzuru uğruna şehadete eren kahramanlarımızın aileleri ile vazife malulü gazi personelimiz için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Şehitlerimizin emaneti ve gazilerimiz için ne yapsak azdır. Ancak onların emanetine ve gazilerimize sahip çıkmak da bizlerin en büyük sorumluluğudur. İmkanlarımızı sonuna kadar kullanarak emanetlerine sahip çıkmaya azami özen gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz. Bu doğrultuda şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için barınmadan eğitime, sağlıktan istihdama kadar pek çok alanda güçlü destekler sunuyoruz. Kira yardımı ve faizsiz konut kredisi imkanlarıyla barınma ihtiyaçlarına katkı sağlıyor, elektrik, su ve doğalgaz faturalarında önemli indirimler uyguluyoruz. Eğitim hayatlarında çocuklarımızı öğrenim yardımlarıyla destekliyor, özel eğitim kurumlarından ücretsiz yararlanabilmelerine imkan tanıyoruz. Ulaşım hizmetlerinden ücretsiz faydalanma hakkı sunarken, sosyal tesislerimizden yararlanabilmelerini de temin ediyoruz. Kamuda sağladığımız istihdam imkanlarıyla ailelerimizin ekonomik güvencesini güçlendiriyoruz. Sağlık alanında ise, ilave ücret ödemeden nitelikli sağlık hizmetine erişimlerini güvence altına alıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yaşam standartlarını en üst seviyeye taşımaya gayret gösteriyoruz. Bu düzenlemeler, şehitlerimizin emanetine sahip çıkma ve gazilerimizin hayatlarını kolaylaştırma konusundaki kararlılığımızın açık bir yansımasıdır’’ şeklinde konuştu. ’’Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıyoruz’’ Terörsüz Türkiye sürecinde atılan her adımda şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakarlığına sahip çıktıkların dile getiren Yılmaz, ülkeni, uzun yıllar boyunca terörün yol açtığı acılarla sınandığını, bu süreçten en fazla etkilenen yerlerin başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin geldiğini ifade etti. Yılmaz, şöyle dedi: ‘’Nice aileler evlatlarını kaybetmiş, nice şehirlerimizin huzuru gölgelenmiş, milletimizin ortak hafızasında derin izler bırakan bir dönem yaşanmıştır. Diyarbakır da bu ağır yükü en yakından hisseden şehirlerimizden biri olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğumuz güçlü irade ile bugün, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıyoruz. Güvenlik birimlerimizin sahadaki başarısı, devletimizin ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım ve milletimizin desteğiyle birlikte, ülkemizin huzur iklimi her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bugün geldiğimiz noktada, geçmişte korkunun gölgesinde kalan pek çok yerleşim yerinde hayatın normalleştiğini, şehirlerimizin yeniden nefes aldığını, bölgenin sahip olduğu potansiyelin yeniden görünür hale geldiğini memnuniyetle görüyoruz. Bu tablo, güçlü bir iradenin ve kararlı bir mücadelenin neticesidir. Ancak şu hususun altını özellikle çizmek isterim, attığımız her adımda, yürüttüğümüz her çalışmada aziz şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin fedakarlığına daima sahip çıkıyoruz. Bu süreç, hiçbir şekilde onların aziz hatırasını zedeleyen bir anlayışın değil, bilakis onların emanetine daha güçlü sahip çıkma iradesinin bir tezahürüdür. Çünkü biz biliyoruz ki, bu topraklarda elde edilen her kazanımın arkasında şehitlerimizin fedakarlığı ve gazilerimizin dirayeti vardır. Bu bilinçle hareket etmeye, bu sorumluluğu aynı kararlılıkla taşımaya devam edeceğiz." Törende üstün başarı gösteren polislere belgeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Vali Murat Zorluoğlu tarafından verildi. Tören, daha sonra basına kapalı devam etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 19:22 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ’’Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum’’ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’da katıldığı iş dünyası toplantısında yaptığı konuşmada, ‘’Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön şartı gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim’’ dedi. Bir otelde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz, Suna Kepolu Atanman, kamu kurum müdürleri, STK temsilcileri ve davetliler katıldı. Toplantıda konuşan Yılmaz, dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini söyledi. Yılmaz, "Dünyayı anlamadan Türkiye’yi ve içinde bulunduğumuz bölgeyi tartışmak eksik kalacaktır. Eski kurumların, kuralların zayıfladığı, aşındığı, yer yer ortadan kalktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu, ekonomide böyle olduğu gibi siyasette de böyle. Ekonomik tarafına baktığınız zaman tarife savaşlarının tartışıldığı, korumacılık eğilimlerinin yükseldiği, ticaretteki, ekonomideki eski şartların dönüştüğü bir dönemdeyiz. Siyasi olarak baktığımızda da yine aynı tabloyla karşı karşıyayız. Güç siyasetinin ön plana çıktığı, hukukun, insan haklarının, demokratik kavramların zayıfladığı, adalet ve merhamet gibi kavramların neredeyse hiç akla gelmediği bir dönemden geçiyoruz. Ben güçlüysem her şeyi yapabilirim, her istediğimi yapabilirim gibi bir anlayışın hakim hale geldiğini görüyoruz maalesef. Bu tür dönemler çok riskli dönemlerdir ama aynı zamanda böyle dönemlerde sağlam duruş sergileyenler orta ve uzun vadede mutlaka kazançlı çıkacaklardır. Ben şuna yürekten inanıyorum, bu yaşanan süreç bir gün sona erecek. İnsanlık diye bir kavram var. Bir dip dalga mutlaka gelecektir. Yeni bir küresel, bölgesel düzen mutlaka oluşacaktır. Bu süreç içinde bizim ülke, toplum ve millet olarak sağlam, sağlıklı bir duruş gerçekleştirmemiz son derece kıymetlidir" diye konuştu. ‘’Orta Doğu’daki savaş nedeni ile ekonomik büyümede sorunlar yaşanacak’’ Orta Doğu’daki savaşı nedeniyle ekonomik büyümede sorunlar yaşanacağını aktaran Yılmaz, ‘’Bir taraftan gerçeklerin farkında olacağız, ayaklarımız yere basacak, gözümüzü gerçeklere kapatmayacağız. Ama bir taraftan da orta ve uzun vadede gitmek istediğimiz yeri de hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Bu ikisini aynı anda yapmamız gereken bir dönemdeyiz. Bu dönemin ekonomik yansımasına bakacak olursanız, dünyada büyümenin ve ticaretin tarihi ortalamaların altında seyrettiği bir dönemdeyiz. O eski yüksek büyümeler, büyümeyi aşan liberal, küresel düzen ortada yok. Geçen yıl işte yüzde 3 civarında büyüdü dünya ekonomisi. Bu yıl da aşağı yukarı aynı oranda büyümesi bekleniyordu. Muhtemelen bu yaşadığımız savaş, bunun etkileriyle daha aşağıda bile gelme ihtimali var. Ticaret eskiden büyümenin hep önünde giderdi. Büyüme 3 ise ticaret 4-5 olurdu, büyüme hızı olarak söylüyorum. Son dönemlerde ticaretteki büyüme ekonomik büyümenin de altına düşmeye başladı. Çünkü ülkeler kapanıyorlar, korumacılık ön plana çıkıyor, tarife savaşları yaşanıyor. Bu, liberal ekonomik düzenin dönüştüğünü gösteren en önemli göstergelerden biri de bu. Ticaretin büyümenin altında kalması. Böyle bir ortamdayız. Bir taraftan salgınlar yaşadı dünyamız, pandemi diye bir hadise yaşadık. Son yıllara yine damgasını vuran bir hadise oldu. Savaşlar yaşıyoruz. Bölgesel, jeopolitik gerilimler yaşıyoruz. Bunların her biri ekonomik yapıyı da dönüştürücü etki yapıyor. Bu hadiseler yaşanırken siyasette, ekonomide yeni bir tabiri caizse güç dağılımı ve mücadelesi yaşanırken dünya ölçeğinde, Çin ve Uzakdoğu’nun yükselişinin tetiklediği bir güç mücadelesi yaşanırken bir taraftan da teknoloji dönüşüyor. Teknolojide de çok ciddi dönüşümlerin olduğu bir dönemdeyiz. Dijitalleşme dediğimiz hadise, yapay zeka, yeni üretim biçimleri ortaya çıkarıyor. Bazı mesleklerin artık tamamen ortadan kalkacağı söyleniyor. Kalkmasa bile mesleklerin icra ediliş biçiminin değişeceği ifade ediliyor. Dolayısıyla bir taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm yaşıyoruz’’ şeklinde konuştu. ‘’Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettik’’ Sadece ekonomiyi değil, sosyal hayatı, eğitimi, tarımı, hangi alan aklınıza gelirse gelsin, her tarafı değiştiren dijital ve yeşil dönüşüm denilen bir sürecin olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle dedi: ‘’İklim tartışmalarıyla da birlikte karbon salınımı azalmış, enerjiyi çok daha verimli kullanan, dijital imkanları değerlendiren, yapay zekayla bütün işlemleri farklı bir hızla, farklı bir nitelikle gerçekleştiren yeni bir dünyadan bahsediyoruz. Bu ikisi yan yana gidiyor. Bir taraftan çekişmeler, savaşlar bir taraftan teknolojik dönüşümler. İşte bunun için de kendimize bir yol çizmek durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettiğimize inanıyoruz. Pandemiyle 2025 dönemi alacak olursak yani 2020-2025 dönemi, 6 yıl. Bu altı yılda dünya ekonomisi sadece 100’ken 118’e gelebilmiş. Yani birikimli büyüme, kümülatif büyümesi pandeminin olduğu yıl 100 kabul edin öncesini. Geçen yıl sonu itibariyle dünyanın ekonomisinin geldiği yer 118. Türkiye ekonomisi aynı dönemde 100’ken 135 olmuş. Yani reel tarafta dünyanın neredeyse iki katı kadar bir büyüme gerçekleştirmişiz. Bunu yaparken finansal dengelerimizde bazı sorunlar, sıkıntılar ortaya çıkmış. Dolayısıyla şimdi de bu finansal dengelere yoğunlaşmış durumdayız. Makro finansal istikrar dediğimiz istikrarı sağlamaya, enflasyonu daha aşağı seviyelere çekmeye gayret ediyoruz. Bunu yaparken bir taraftan da bu büyümüş, kapasitesi artmış ekonomimizi olabildiğince korumaya ve geliştirmeye de gayret ediyoruz. Bu çerçevede dengeli büyüme dediğimiz bir kavram var. Yani sadece tüketim üzerinden büyümeyen, yatırımla, üretimle, ihracatla büyüyebilen, sadece iç taleple büyümeyen, dış taleple de büyüyen bir anlayış içinde gidiyoruz. Çünkü, böyle bir büyümeyle enflasyonu daha aşağıya çekeceğimize inanıyoruz. Bunlar kolay sorunlar değil gerçekten. Enflasyonu düşürürken büyümeyi belli bir seviyede tutabilmek belli bir çaba gerektiriyor. Kolay bir iş değil ama biz son 3 yıldır bunu başarıyoruz. Belli düzeyde ve dünya ortalamasının üstünde bir büyümeyi devam ettirirken, yatırımlarımızı, ihracatımızı arttırırken, işsizliğimizi tek haneli seviyelerde tutarken bir taraftan da enflasyon oranını düşürüyoruz.’’ ‘’Türkiye olarak savaş çıkmasın diye çok büyük gayret gösterdik’’ Dünya piyasalarında petrol fiyatlarını hep birlikte takip ettiklerini vurgulayan Yılmaz, ‘’ Yapılan günlük açıklamalara göre piyasaların hareket ettiği maalesef günler yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu savaşta savaş çıkmasın diye öncelikle çok büyük gayret ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde, Dışişleri Bakanımız, bütün kurumlarımız savaş başlamasın diye çok büyük gayretler ortaya koydu, çaba sarf edildi. Ama maalesef İsrail’in kışkırtmasıyla ABD, İsrail, İran saldırılarıyla birlikte savaş başladı ve bugünlere gelindi. İran’la bu arada komşu ülkelere saldırılar yaptı ve iyice karmaşıklaşan bir tam boyuyla karşı karşıya kaldık. Şimdi de tüm gücümüzle bu savaş bir an önce sona ersin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı bu çerçevede kullanıyoruz. Savaş ne kadar uzarsa maliyeti de o kadar artacak ve derinleşecek. Gerek İran’da gerek diğer birtakım çevrelerde özellikle İsrail’e karşı olmak üzere etnik kimlik üzerinden mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz. Bizim bu noktada da tavrımız çok net. Biz İran’ın toprak bütünlüğünden, egemenliğinden ve İran’ı oluşturan tüm etnik yapılarına, mezheplerle sağlam bir şekilde bilinci gösteren bölgede yaşayan tüm halklara, tüm inanç gruplarına da şükranlarımızı sunuyoruz. Bu süreçte çok daha uyanık davrandığını gördük. Çeşitli kimliklerin, toplulukların. Bu da gerçekten takdire şayan epey bir tecrübe yaşamış bir bölgedeyiz bu anlamda. Emperyal birtakım güçlerin belli kavramlar üzerinden insanları kullandıkları, toplulukları kullandıkları, sonra da çıkarları değiştirilen hemen politika değiştirebildiği bir bölgedeyiz. Bunu da defalarca görmüş, tecrübe etmiş bir bölgeyiz. Ama bu sebep çok şükür bu tuzaklara düşünmediğini görüyoruz ve bundan dolayı da takdir ediyoruz gerçekten" dedi. ‘’İyi ki terörsüz Türkiye süreci başladı’’ ‘’İyi ki Terörsüz Türkiye süreci başladı’’ siyen Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’İyi ki bu süreç belli bir aşamaya gelmiş. Bölgemizde yaşananlar sürecin ne kadar anlamlı ve öngörülü bir süreç olduğunu inanıyorum ki hepimize göstermiştir. Terörsüz Türkiye demişken o konuda da birkaç şey söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak cumhuriyetin artık ikinci yüzyılındayız. Cumhurbaşkanımız bu ikinci yüzyılı Türkiye yüzyılı vizyonuyla anlamlandırıyor. Böyle çerçeve ortaya koyduk. Bu Türkiye yüzyılı vizyonunun en önemli unsurlarından biri de bu yüzyılın huzuru kardeşliğin yüzyılı olacağı mesajdı. Ve bu çerçevede Devlet Bahçeli’nin tabiri caizse ezber bozan çıkışları ve aldığı çok cesur inisiyatifler yine terör örgütü kurucusunun kurduğu örgüte dönük ortaya koyduğu mesajlarla bu süreç gelişmeye başladı. Geldiğimiz noktada Meclis’te oluşturulan komisyon bu komisyona bütün partilerin bir grup hadisi olmak üzere destek vermesi ve orada gerçekten takdir edilecek bir durum. Keşke birçok konuda daha bunu yapabilse partilerimiz partilerin katkısıyla oluşan bir komisyon raporumuz var şu anda. Orada çizilen bir genel çerçeve ve yol haritası var. Bu kapsamda yeni bir aşamaya geldiğimizi rahatlıkla ifade edebilirim. Önce başka tartışmalara konu olabiliyordu mesele ama Suriye’deki meselelerin daha ne diyelim? Suhuletle bir çözüme gitmesi, İran’da da tahriklere gelinmeyen bir ortamda inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreci daha hızlı bir şekilde, etkili bir şekilde hayata geçecektir. Burada iki unsur var. Bu unsurlar arasındaki ilişkiyi de tabii ki yiyip kurgulamak, görmek durumundayız. Bir taraftan örgütün sahada kendini feshetme silahları bırakma sürecinin gerçekçi bir şekilde işlediğinin görülmesi, izlenmesi, raporlanması, bu mekanizmaların sağlıklı bir şekilde yansıtılması meselesi var. Diğer taraftan da tabii bu sürecin gerektirdiği düzenlemelerin yine sağlıklı, sonuç odaklı bir şekilde gerçekleştirilmesi meselesi var. Bu meseleyi de aşacak tecrübe birikimine anlayışa Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. Ancak bu süreçte sabote etmeye çalışan, bozmaya çalışan, provoke etmeye çalışan çeşitli dezenformasyonlarla zehirlemeye çalışan veya bu kesinden insanlar olabilir, çevreler, güç odakları olabilir. Bunlara karşı da herkesin çok uyanık olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum. Bu süreçle birlikte hem demokrasi hem de kalkınma açısından yeni bir ortam atmosferin oluşması şeklinde düşünülmelidir. Yeni dönemde güvenlik endişelerinin kalıcı bir şekilde ortadan kalktığı bir ortamda hem Türkiye’nin genel kalkınma süreci hızlanacaktır. Hem de Doğu ve Güneydoğu’nun özellikle uzun yıllardır kullanılmamış potansiyeli çok daha hızlı bir şekilde harekete geçmiş olacaktır. Önümüzdeki dönem Doğu Güneydoğu’nun Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme, ticaret ve gelişim perspektifi ortaya koyduğuna yürekten inanıyorum.’’ ‘’Demokratik standartlarımızın gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz’’ Demokratik standartlarının gelişmesini herkesin arzu ettiğini ifade eden Yılmaz, ‘’Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön şartlı gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim. Hele hele demokrasi, siyasi, siyaset yapma iddiasında olan partilerin DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum. Yani şunu da çok açık ifade edeyim. Sürekli bir şekilde kamu kurumlarına, devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Demokrasi gelişecekse hepimizin katkısıyla gelişecek. Vesayetlerden hepimizin kurtulması, uzaklaşması gerekiyor. Nasıl ki Türkiye bir dönem vesayetçi bir yapıdan daha normal bir demokratik yapıya geçtiyse partilerin de vesayet odaklarından uzaklaşıp demokratik siyaseti gerçek anlamda yapmalarının da çok önemli olduğunu buradan ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.
Türkiye’nin yüzde 100 dışa bağımlı olduğu veteriner hizmetlerinde kullanılan ameliyat ipi Diyarbakır’da üretilmeye başlandı
02 Ekim 2024 Çarşamba - 09:39 Türkiye’nin yüzde 100 dışa bağımlı olduğu veteriner hizmetlerinde kullanılan ameliyat ipi Diyarbakır’da üretilmeye başlandı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde bulunan Türkiye’nin tek ipek iplik fabrikasında, ülkenin yüzde 100 dışa bağımlı olduğu ipek ameliyatı ipliği ilk defa üretilmeye başlandı. Kulp ilçesinde bulunan Türkiye’nin tek ipek iplik fabrikasının temelleri 2008 yılında atıldı. 2008-2013 yılları arasında makine alım ve inşaat süreci devam etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile Dünya Bankası tarafından koordine edilen, yerelde ise Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen SEECO Projesi kapsamında destek sağlandı. Kulp Koza Üreticileri Kooperatifi Başkanı Mizbah Çaçan, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, ipek fabrikasının temellerinin 2008 yılında atıldığını hatırlatıp, 2008-2013 yılları arasında makine alımı ve inşaat süreci devam ettiğini, 2014 yılında Karacadağ Kalkındırma Ajansı’ndan aldıkları destek ile tesisi faaliyete soktuklarını söyledi. “Ülkemizde bu iplik üretimi ilk defa yapılıyor” 2014 yılından itibaren tesisin çalışmaya devam ettiğini belirten Çaçan, “Tesisimizde ipek iplik üretmekteyiz. Aynı zamanda Türkiye’deki halıcılara da ham iplik üretimi yapmaktayız. Bu yıl, ülkemiz ipek ameliyat ipliğinde yüzde 100 dışa bağımlıdır. Katma değerli ürünler üretebilmek için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın SEECO Projesine başvurduk. Ülkemiz yüzde 100 dışa bağımlı olduğu ameliyat ipliğini üretebilmek için projeye başvurduk. Projemiz onaylandı, geçti. Makinelerimiz kurduk, şu anda makinelerimiz test aşamasında. Aynı zaman ruhsatlandırma için Tarım ve Orman Bakanlığı’na da başvurduk. Veteriner hizmetlerinde kullanılacak ipek ipliği üretimi yapıyoruz. Ülkemizde bu iplik üretimi ilk defa yapılıyor” dedi. “Ülkemizdeki tek ipek iplik fabrikasıdır” Kulp ilçesinin ipek böceği yaş koza üretiminde Türkiye’nin yaklaşık olarak yüzde 70’ini üretmekte olduğunu aktaran Çaçan, “Aynı zamanda şu anda içinde bulunduğumuz ipek fabrikası, ülkemizdeki tek ipek iplik fabrikasıdır. İşletmemizde 22 kişiyi istihdam etmekteyiz. Bunların yarısı da bayanlardan oluşmaktadır. Burada, daimi bir istihdam var. Aynı zamanda da, 800 civarında yaş koza üretimi yapan üreticimiz mevcuttur” diye konuştu. Çalışan Hasibe Gülsüm ise Kulp’ta oturduğunu 14 yıldır burada çalışıp, ipek ürettiklerini ifade ederek, “İnce çekimde çalıştım, 1 aydır ameliyat ipi çıkartıyorum, bu makinede çalışıyorum. Bu ince iptir, 8 makara ile çalışıyor. Bu da kalın iptir, 16 makara ile çalışıyor. Ailemizi geçindiriyoruz, gelip çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Yaşlılar unutulmadı
01 Ekim 2024 Salı - 14:28 Yaşlılar unutulmadı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla 65 yaş ve üstü vatandaşları evlerinde ziyaret etti. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla 65 yaş ve üstü vatandaşları yalnız bırakmadı. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü İsmail Değirmenci’nin de aralarında bulunduğu ekipler, ev ziyaretlerinde yaşı ilerlemiş vatandaşlarla sohbet ederek taleplerini dinledi. Ekipler, konuk oldukları vatandaşlara hediye paketi verdi. "Onlarla hep bir arada olacağız" Çalışmalarına ilişkin bilgi veren Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü İsmail Değirmenci, yaşı ilerlemiş vatandaşları yalnız bırakmayacaklarını belirterek, “Bizler tüm varlık ve kimliklerin hayat bulacağı 2025-2029 Stratejik Plan çalışmalarını yaparken katılımcı, sosyal ve erişilebilir belediyecilik kavramlarıyla çalışmalarımızı somutlaştırmayı vaat etmiştik. Bugün 1 Ekim özelinde her ne kadar yaşlılarımızı ziyaret etsek de bundan öncesi ve sonrasındaki günlerde de hep beraber olduğumuzun mesajını kesinlikle paylaşıyoruz. Onlarla hep bir arada ve dayanışma içinde olacağız” dedi. Yaşlılara evde bakım hizmeti devam ediyor Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren yaşlı birimi, yalnız yaşayan, kendi ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan yaşlılara evde temizlik hizmeti vermeye devam ediyor. Yaşlı birimi ekipleri, tespit edilen yaşlıların evlerinde A’dan Z’ye temizliklerini yaparak daha temiz ve hijyenik bir ortamda vakit geçirmelerini sağlıyor.
Diyarbakır’da yeni akademik yılı güvenlik toplantısı
01 Ekim 2024 Salı - 11:07 Diyarbakır’da yeni akademik yılı güvenlik toplantısı Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu başkanlığında Dicle Üniversitesinde 2024-2025 akademik yılının huzur ve güven içinde geçmesi amacıyla güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, üniversite kampüsü ve öğrenci yurtlarında huzur, güvenlik ve asayişin sağlanması için alınacak tedbirler masaya yatırıldı. Diyarbakır Valiliği Hevsel Salonunda gerçekleştirilen toplantıda, Dicle Üniversitesi ve bağlı kurumlarında öğrencilerin güvenliği, barınma ve ulaşım sorunları başta olmak üzere, üniversitedeki akademik faaliyetlerin güvenli bir ortamda sürdürülmesi için yapılacak çalışmalar detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilere ve akademik kadroya hayırlı olması temennisinde bulundu. "Ailelerin emanetine sahip çıkıyoruz" Binlerce yıllık tarihi ve kültürel zenginlikleriyle Diyarbakır’ın, öğrencilere eşsiz bir öğrenme ortamı sunduğunu dile getiren Vali Murat Zorluoğlu, “Diyarbakır’ın tarihi dokusu ve kültürel zenginliği, öğrencilerimiz için adeta bir açık hava müzesi gibidir. Bu eşsiz ortamda öğrenim gören gençlerimizin huzur ve güven içinde olmaları bizim öncelikli hedefimizdir. Bu nedenle, Dicle Üniversitesi kampüsü ve yurtlarında güvenliği artırmak için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Öğrencilerimiz, bize ailelerinin emanetidir. Onların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Toplantıya, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Suat Dönmez, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, Gençlik ve Spor İl Müdürü Nüammer Uslu ve ilgili kurum yetkilileri katıldı.
Atatürk’ü gören esnaf, oğlu ve torunu ile mesleğini sürdürüyor
01 Ekim 2024 Salı - 10:22 Atatürk’ü gören esnaf, oğlu ve torunu ile mesleğini sürdürüyor Diyarbakır’da Atatürk’ü gören Zülfikar Kelekçioğlu, nesilden nesile aktarılan esnaf geleneğinin son halkası olarak 93 yaşında manavlık mesleğini oğlu Mehmet ve torunu Yusuf ile beraber sürdürmeye devam ediyor. 93 yaşındaki Zülfikar Kelekçioğlu, 1948 yılında başladığı esnaf geleneğinin temsilcisi olarak Sur ilçesindeki Yoğurt Pazarının yaşayan en yaşlı esnafı olduğunu belirterek, Diyarbakır’a gelen Atatürk’ün üzerinde bulunan ceketi bile hatırladığını söyledi. 58 yaşındaki Mehmet Kelekçioğlu, küçük yaşlarda babası Zülfikar Kelekçioğlu’na destek olmak için ortaokul 2. sınıfta eğitimini yarıda bıraktığını ve bu yüzden 6 çocuğuna da eğitimin önemini aşılamaya çalıştığını dile getirerek “Okul olmadığı için oğlum bana yardıma geliyor en azından hayatı anlasın bilsin. Alışkanlıklar ve ortamlar kötü, burada insanları tanıyor, konuşması hareketleri, gülüşü bile farklı oluyor. Hem okulla hem de esnaflıkla insanın duruşu daha dürüst olur. Daha farklı şeyler çıkar o insandan” diye konuştu. 21 yaşında olan torun Yusuf Kelekçioğlu, küçüklüğünden beri bu işin içinde büyüyerek aile işini devam ettirmeyi ve eğitimini tamamlamayı amaçlıyor. İtfaiyecilik mezunu olan ve atanmak için çalışan Kelekçioğlu, “Babamın yükünü hafifletmek için buradayım" şeklinde konuştu.
Kalın bağırsağında tümör bulunan hasta Diyarbakır’da sağlığına kavuştu
30 Eylül 2024 Pazartesi - 16:22 Kalın bağırsağında tümör bulunan hasta Diyarbakır’da sağlığına kavuştu Hatay’dan Diyarbakır’a gelen Şaziye Balcı isimli hasta, kalın bağırsağındaki tümörün lapaorkopik yöntemle alınmasıyla sağlığına kavuştu. Hatay’dan Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine tedavi için gelen Şaziye Balcı (45), rektumda tespit edilen tümör, Cerrahi Onkoloji Kliniğinde TAMIS-NOTES (Transanal Minimal İnvaziv Cerrahi-Doğal Açıklıklardan Transluminal Endoskopik Cerrahi) yöntemiyle başarılı bir operasyon geçirerek sağlığına kavuştu. Cerrahi Onkoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken, Diyarbakır’da 2 yıl önce uygulamaya başladıkları yöntemin 15’ncisini gerçekleştirdiklerini söyleyerek, laparoskopik yöntemle tümörün çıkartıldığını, ameliyatın ertesi gününde Balcı’yı taburcu ettiklerini söyledi. Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Abit Yaman, ameliyat esnasında kesi kullanılmayan Balcı’nın ameliyat sonrasında günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma geldiğini söyledi. Dr. Yaman, "Umuyoruz ki, patoloji sonuçları da olumlu gelir ve başka bir tedaviye gerek kalmaz. Kliniğimizde son teknolojiyle kapalı kanser ameliyatlarını başarıyla uyguluyoruz" dedi. Şaziye Balcı, kalın bağırsağımda tümör olduğunu öğrendiğimde önce Adana’da tedavi olmak istediğini burada torba takılması önerisi aldığını kaydetti. Balcı, "Kabul etmek istemedim ve Diyarbakır’da kesi yapılmadan bu ameliyatın gerçekleştirildiğini öğrendim. Ameliyatımı burada oldum, ertesi gün normal yaşantıma döndüm. Bugün taburcu oluyorum, doktorlarıma çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.