Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Yılmaz: ’’Attığımız her adımda, yürüttüğümüz her çalışmada aziz şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin fedakarlığına daima sahip çıkıyoruz’’
10 Nisan 2026 Cuma - 22:26:03
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Diyarbakır’da katıldığı Polis Teşkilatının 181’inci yıl dönümü etkinliklerinde yaptığı konuşmada, ’’Bu topraklarda elde edilen her kazanımın arkasında şehitlerimizin fedakarlığı ve gazilerimizin dirayeti vardır’’ dedi. Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından başlayan programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, köklü bir devlet geleneğinin içinden süzülerek bugünlere gelen Türk Polis Teşkilatının, 10 Nisan 1845’te atılan modern temelleriyle milletin huzur ve güvenliğinin teminatı olduğunu ifade etti. Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan bu süreklilik içinde polis teşkilatının, değişen şartlara uyum sağlayarak kurumsal yapısının her dönem daha da güçlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Tarihimizin en kritik eşiklerinde, özellikle milli mücadele yıllarında üstlendiği sorumluluklarla bu milletin yürüyüşüne eşlik eden emniyet teşkilatımız, cumhuriyetle birlikte hukuk devleti anlayışı çerçevesinde daha sağlam bir zemine kavuşmuştur. Bugün Türk polisi, sahip olduğu tecrübe, yetişmiş insan kaynağı ve gelişen imkanlarla, değişen tehditlere karşı güçlü bir kapasiteyle hareket etmekte, milletimizin huzurunu ve kamu düzenini kararlılıkla korumaktadır. Bu köklü birikim ve güçlü irade, Emniyet Teşkilatımızı bugün de devletimizin sahadaki en etkin ve en güvenilir yapı taşlarından biri haline getirmektedir. Bu toprakları bizlere vatan kılan, bayrağımızın semalarda özgürce dalgalanmasını sağlayan asıl güç, sarsılmaz bir imanın ve sönmeyen bir vatan sevdasının neticesidir. Her bir polisimiz, bu mukaddes nöbeti devralırken canını ortaya koymakta, milletimizin bekası için bir gül bahçesine girercesine şehadete yürümeyi göze almaktadır. Bizler, bu kahramanların gösterdiği eşsiz fedakârlığın karşılığını asla tam olarak ödeyemeyeceğimizin bilincindeyiz" diye konuştu. ’’Şehit ailelerinin ve gazilerin emanetlerine sonuna kadar sahip çıkıyoruz’’ Tüm imkanların seferber edildiğini dile getiren Yılmaz, devlet olarak, aziz şehitlerin emaneti olan ailelerinin ve kahraman gazilerin her daim yanında olmayı, onları el üstünde tutmayı en asli vazifeleri olarak kabul ettiklerini bildirdi. Yılmaz, ‘’Vatanımızın huzuru uğruna şehadete eren kahramanlarımızın aileleri ile vazife malulü gazi personelimiz için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Şehitlerimizin emaneti ve gazilerimiz için ne yapsak azdır. Ancak onların emanetine ve gazilerimize sahip çıkmak da bizlerin en büyük sorumluluğudur. İmkanlarımızı sonuna kadar kullanarak emanetlerine sahip çıkmaya azami özen gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz. Bu doğrultuda şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için barınmadan eğitime, sağlıktan istihdama kadar pek çok alanda güçlü destekler sunuyoruz. Kira yardımı ve faizsiz konut kredisi imkanlarıyla barınma ihtiyaçlarına katkı sağlıyor, elektrik, su ve doğalgaz faturalarında önemli indirimler uyguluyoruz. Eğitim hayatlarında çocuklarımızı öğrenim yardımlarıyla destekliyor, özel eğitim kurumlarından ücretsiz yararlanabilmelerine imkan tanıyoruz. Ulaşım hizmetlerinden ücretsiz faydalanma hakkı sunarken, sosyal tesislerimizden yararlanabilmelerini de temin ediyoruz. Kamuda sağladığımız istihdam imkanlarıyla ailelerimizin ekonomik güvencesini güçlendiriyoruz. Sağlık alanında ise, ilave ücret ödemeden nitelikli sağlık hizmetine erişimlerini güvence altına alıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yaşam standartlarını en üst seviyeye taşımaya gayret gösteriyoruz. Bu düzenlemeler, şehitlerimizin emanetine sahip çıkma ve gazilerimizin hayatlarını kolaylaştırma konusundaki kararlılığımızın açık bir yansımasıdır’’ şeklinde konuştu. ’’Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıyoruz’’ Terörsüz Türkiye sürecinde atılan her adımda şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakarlığına sahip çıktıkların dile getiren Yılmaz, ülkeni, uzun yıllar boyunca terörün yol açtığı acılarla sınandığını, bu süreçten en fazla etkilenen yerlerin başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin geldiğini ifade etti. Yılmaz, şöyle dedi: ‘’Nice aileler evlatlarını kaybetmiş, nice şehirlerimizin huzuru gölgelenmiş, milletimizin ortak hafızasında derin izler bırakan bir dönem yaşanmıştır. Diyarbakır da bu ağır yükü en yakından hisseden şehirlerimizden biri olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğumuz güçlü irade ile bugün, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıyoruz. Güvenlik birimlerimizin sahadaki başarısı, devletimizin ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım ve milletimizin desteğiyle birlikte, ülkemizin huzur iklimi her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bugün geldiğimiz noktada, geçmişte korkunun gölgesinde kalan pek çok yerleşim yerinde hayatın normalleştiğini, şehirlerimizin yeniden nefes aldığını, bölgenin sahip olduğu potansiyelin yeniden görünür hale geldiğini memnuniyetle görüyoruz. Bu tablo, güçlü bir iradenin ve kararlı bir mücadelenin neticesidir. Ancak şu hususun altını özellikle çizmek isterim, attığımız her adımda, yürüttüğümüz her çalışmada aziz şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin fedakarlığına daima sahip çıkıyoruz. Bu süreç, hiçbir şekilde onların aziz hatırasını zedeleyen bir anlayışın değil, bilakis onların emanetine daha güçlü sahip çıkma iradesinin bir tezahürüdür. Çünkü biz biliyoruz ki, bu topraklarda elde edilen her kazanımın arkasında şehitlerimizin fedakarlığı ve gazilerimizin dirayeti vardır. Bu bilinçle hareket etmeye, bu sorumluluğu aynı kararlılıkla taşımaya devam edeceğiz." Törende üstün başarı gösteren polislere belgeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Vali Murat Zorluoğlu tarafından verildi. Tören, daha sonra basına kapalı devam etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 19:22
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ’’Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum’’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’da katıldığı iş dünyası toplantısında yaptığı konuşmada, ‘’Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön şartı gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim’’ dedi. Bir otelde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz, Suna Kepolu Atanman, kamu kurum müdürleri, STK temsilcileri ve davetliler katıldı. Toplantıda konuşan Yılmaz, dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini söyledi. Yılmaz, "Dünyayı anlamadan Türkiye’yi ve içinde bulunduğumuz bölgeyi tartışmak eksik kalacaktır. Eski kurumların, kuralların zayıfladığı, aşındığı, yer yer ortadan kalktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu, ekonomide böyle olduğu gibi siyasette de böyle. Ekonomik tarafına baktığınız zaman tarife savaşlarının tartışıldığı, korumacılık eğilimlerinin yükseldiği, ticaretteki, ekonomideki eski şartların dönüştüğü bir dönemdeyiz. Siyasi olarak baktığımızda da yine aynı tabloyla karşı karşıyayız. Güç siyasetinin ön plana çıktığı, hukukun, insan haklarının, demokratik kavramların zayıfladığı, adalet ve merhamet gibi kavramların neredeyse hiç akla gelmediği bir dönemden geçiyoruz. Ben güçlüysem her şeyi yapabilirim, her istediğimi yapabilirim gibi bir anlayışın hakim hale geldiğini görüyoruz maalesef. Bu tür dönemler çok riskli dönemlerdir ama aynı zamanda böyle dönemlerde sağlam duruş sergileyenler orta ve uzun vadede mutlaka kazançlı çıkacaklardır. Ben şuna yürekten inanıyorum, bu yaşanan süreç bir gün sona erecek. İnsanlık diye bir kavram var. Bir dip dalga mutlaka gelecektir. Yeni bir küresel, bölgesel düzen mutlaka oluşacaktır. Bu süreç içinde bizim ülke, toplum ve millet olarak sağlam, sağlıklı bir duruş gerçekleştirmemiz son derece kıymetlidir" diye konuştu. ‘’Orta Doğu’daki savaş nedeni ile ekonomik büyümede sorunlar yaşanacak’’ Orta Doğu’daki savaşı nedeniyle ekonomik büyümede sorunlar yaşanacağını aktaran Yılmaz, ‘’Bir taraftan gerçeklerin farkında olacağız, ayaklarımız yere basacak, gözümüzü gerçeklere kapatmayacağız. Ama bir taraftan da orta ve uzun vadede gitmek istediğimiz yeri de hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Bu ikisini aynı anda yapmamız gereken bir dönemdeyiz. Bu dönemin ekonomik yansımasına bakacak olursanız, dünyada büyümenin ve ticaretin tarihi ortalamaların altında seyrettiği bir dönemdeyiz. O eski yüksek büyümeler, büyümeyi aşan liberal, küresel düzen ortada yok. Geçen yıl işte yüzde 3 civarında büyüdü dünya ekonomisi. Bu yıl da aşağı yukarı aynı oranda büyümesi bekleniyordu. Muhtemelen bu yaşadığımız savaş, bunun etkileriyle daha aşağıda bile gelme ihtimali var. Ticaret eskiden büyümenin hep önünde giderdi. Büyüme 3 ise ticaret 4-5 olurdu, büyüme hızı olarak söylüyorum. Son dönemlerde ticaretteki büyüme ekonomik büyümenin de altına düşmeye başladı. Çünkü ülkeler kapanıyorlar, korumacılık ön plana çıkıyor, tarife savaşları yaşanıyor. Bu, liberal ekonomik düzenin dönüştüğünü gösteren en önemli göstergelerden biri de bu. Ticaretin büyümenin altında kalması. Böyle bir ortamdayız. Bir taraftan salgınlar yaşadı dünyamız, pandemi diye bir hadise yaşadık. Son yıllara yine damgasını vuran bir hadise oldu. Savaşlar yaşıyoruz. Bölgesel, jeopolitik gerilimler yaşıyoruz. Bunların her biri ekonomik yapıyı da dönüştürücü etki yapıyor. Bu hadiseler yaşanırken siyasette, ekonomide yeni bir tabiri caizse güç dağılımı ve mücadelesi yaşanırken dünya ölçeğinde, Çin ve Uzakdoğu’nun yükselişinin tetiklediği bir güç mücadelesi yaşanırken bir taraftan da teknoloji dönüşüyor. Teknolojide de çok ciddi dönüşümlerin olduğu bir dönemdeyiz. Dijitalleşme dediğimiz hadise, yapay zeka, yeni üretim biçimleri ortaya çıkarıyor. Bazı mesleklerin artık tamamen ortadan kalkacağı söyleniyor. Kalkmasa bile mesleklerin icra ediliş biçiminin değişeceği ifade ediliyor. Dolayısıyla bir taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm yaşıyoruz’’ şeklinde konuştu. ‘’Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettik’’ Sadece ekonomiyi değil, sosyal hayatı, eğitimi, tarımı, hangi alan aklınıza gelirse gelsin, her tarafı değiştiren dijital ve yeşil dönüşüm denilen bir sürecin olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle dedi: ‘’İklim tartışmalarıyla da birlikte karbon salınımı azalmış, enerjiyi çok daha verimli kullanan, dijital imkanları değerlendiren, yapay zekayla bütün işlemleri farklı bir hızla, farklı bir nitelikle gerçekleştiren yeni bir dünyadan bahsediyoruz. Bu ikisi yan yana gidiyor. Bir taraftan çekişmeler, savaşlar bir taraftan teknolojik dönüşümler. İşte bunun için de kendimize bir yol çizmek durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettiğimize inanıyoruz. Pandemiyle 2025 dönemi alacak olursak yani 2020-2025 dönemi, 6 yıl. Bu altı yılda dünya ekonomisi sadece 100’ken 118’e gelebilmiş. Yani birikimli büyüme, kümülatif büyümesi pandeminin olduğu yıl 100 kabul edin öncesini. Geçen yıl sonu itibariyle dünyanın ekonomisinin geldiği yer 118. Türkiye ekonomisi aynı dönemde 100’ken 135 olmuş. Yani reel tarafta dünyanın neredeyse iki katı kadar bir büyüme gerçekleştirmişiz. Bunu yaparken finansal dengelerimizde bazı sorunlar, sıkıntılar ortaya çıkmış. Dolayısıyla şimdi de bu finansal dengelere yoğunlaşmış durumdayız. Makro finansal istikrar dediğimiz istikrarı sağlamaya, enflasyonu daha aşağı seviyelere çekmeye gayret ediyoruz. Bunu yaparken bir taraftan da bu büyümüş, kapasitesi artmış ekonomimizi olabildiğince korumaya ve geliştirmeye de gayret ediyoruz. Bu çerçevede dengeli büyüme dediğimiz bir kavram var. Yani sadece tüketim üzerinden büyümeyen, yatırımla, üretimle, ihracatla büyüyebilen, sadece iç taleple büyümeyen, dış taleple de büyüyen bir anlayış içinde gidiyoruz. Çünkü, böyle bir büyümeyle enflasyonu daha aşağıya çekeceğimize inanıyoruz. Bunlar kolay sorunlar değil gerçekten. Enflasyonu düşürürken büyümeyi belli bir seviyede tutabilmek belli bir çaba gerektiriyor. Kolay bir iş değil ama biz son 3 yıldır bunu başarıyoruz. Belli düzeyde ve dünya ortalamasının üstünde bir büyümeyi devam ettirirken, yatırımlarımızı, ihracatımızı arttırırken, işsizliğimizi tek haneli seviyelerde tutarken bir taraftan da enflasyon oranını düşürüyoruz.’’ ‘’Türkiye olarak savaş çıkmasın diye çok büyük gayret gösterdik’’ Dünya piyasalarında petrol fiyatlarını hep birlikte takip ettiklerini vurgulayan Yılmaz, ‘’ Yapılan günlük açıklamalara göre piyasaların hareket ettiği maalesef günler yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu savaşta savaş çıkmasın diye öncelikle çok büyük gayret ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde, Dışişleri Bakanımız, bütün kurumlarımız savaş başlamasın diye çok büyük gayretler ortaya koydu, çaba sarf edildi. Ama maalesef İsrail’in kışkırtmasıyla ABD, İsrail, İran saldırılarıyla birlikte savaş başladı ve bugünlere gelindi. İran’la bu arada komşu ülkelere saldırılar yaptı ve iyice karmaşıklaşan bir tam boyuyla karşı karşıya kaldık. Şimdi de tüm gücümüzle bu savaş bir an önce sona ersin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı bu çerçevede kullanıyoruz. Savaş ne kadar uzarsa maliyeti de o kadar artacak ve derinleşecek. Gerek İran’da gerek diğer birtakım çevrelerde özellikle İsrail’e karşı olmak üzere etnik kimlik üzerinden mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz. Bizim bu noktada da tavrımız çok net. Biz İran’ın toprak bütünlüğünden, egemenliğinden ve İran’ı oluşturan tüm etnik yapılarına, mezheplerle sağlam bir şekilde bilinci gösteren bölgede yaşayan tüm halklara, tüm inanç gruplarına da şükranlarımızı sunuyoruz. Bu süreçte çok daha uyanık davrandığını gördük. Çeşitli kimliklerin, toplulukların. Bu da gerçekten takdire şayan epey bir tecrübe yaşamış bir bölgedeyiz bu anlamda. Emperyal birtakım güçlerin belli kavramlar üzerinden insanları kullandıkları, toplulukları kullandıkları, sonra da çıkarları değiştirilen hemen politika değiştirebildiği bir bölgedeyiz. Bunu da defalarca görmüş, tecrübe etmiş bir bölgeyiz. Ama bu sebep çok şükür bu tuzaklara düşünmediğini görüyoruz ve bundan dolayı da takdir ediyoruz gerçekten" dedi. ‘’İyi ki terörsüz Türkiye süreci başladı’’ ‘’İyi ki Terörsüz Türkiye süreci başladı’’ siyen Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’İyi ki bu süreç belli bir aşamaya gelmiş. Bölgemizde yaşananlar sürecin ne kadar anlamlı ve öngörülü bir süreç olduğunu inanıyorum ki hepimize göstermiştir. Terörsüz Türkiye demişken o konuda da birkaç şey söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak cumhuriyetin artık ikinci yüzyılındayız. Cumhurbaşkanımız bu ikinci yüzyılı Türkiye yüzyılı vizyonuyla anlamlandırıyor. Böyle çerçeve ortaya koyduk. Bu Türkiye yüzyılı vizyonunun en önemli unsurlarından biri de bu yüzyılın huzuru kardeşliğin yüzyılı olacağı mesajdı. Ve bu çerçevede Devlet Bahçeli’nin tabiri caizse ezber bozan çıkışları ve aldığı çok cesur inisiyatifler yine terör örgütü kurucusunun kurduğu örgüte dönük ortaya koyduğu mesajlarla bu süreç gelişmeye başladı. Geldiğimiz noktada Meclis’te oluşturulan komisyon bu komisyona bütün partilerin bir grup hadisi olmak üzere destek vermesi ve orada gerçekten takdir edilecek bir durum. Keşke birçok konuda daha bunu yapabilse partilerimiz partilerin katkısıyla oluşan bir komisyon raporumuz var şu anda. Orada çizilen bir genel çerçeve ve yol haritası var. Bu kapsamda yeni bir aşamaya geldiğimizi rahatlıkla ifade edebilirim. Önce başka tartışmalara konu olabiliyordu mesele ama Suriye’deki meselelerin daha ne diyelim? Suhuletle bir çözüme gitmesi, İran’da da tahriklere gelinmeyen bir ortamda inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreci daha hızlı bir şekilde, etkili bir şekilde hayata geçecektir. Burada iki unsur var. Bu unsurlar arasındaki ilişkiyi de tabii ki yiyip kurgulamak, görmek durumundayız. Bir taraftan örgütün sahada kendini feshetme silahları bırakma sürecinin gerçekçi bir şekilde işlediğinin görülmesi, izlenmesi, raporlanması, bu mekanizmaların sağlıklı bir şekilde yansıtılması meselesi var. Diğer taraftan da tabii bu sürecin gerektirdiği düzenlemelerin yine sağlıklı, sonuç odaklı bir şekilde gerçekleştirilmesi meselesi var. Bu meseleyi de aşacak tecrübe birikimine anlayışa Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. Ancak bu süreçte sabote etmeye çalışan, bozmaya çalışan, provoke etmeye çalışan çeşitli dezenformasyonlarla zehirlemeye çalışan veya bu kesinden insanlar olabilir, çevreler, güç odakları olabilir. Bunlara karşı da herkesin çok uyanık olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum. Bu süreçle birlikte hem demokrasi hem de kalkınma açısından yeni bir ortam atmosferin oluşması şeklinde düşünülmelidir. Yeni dönemde güvenlik endişelerinin kalıcı bir şekilde ortadan kalktığı bir ortamda hem Türkiye’nin genel kalkınma süreci hızlanacaktır. Hem de Doğu ve Güneydoğu’nun özellikle uzun yıllardır kullanılmamış potansiyeli çok daha hızlı bir şekilde harekete geçmiş olacaktır. Önümüzdeki dönem Doğu Güneydoğu’nun Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme, ticaret ve gelişim perspektifi ortaya koyduğuna yürekten inanıyorum.’’ ‘’Demokratik standartlarımızın gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz’’ Demokratik standartlarının gelişmesini herkesin arzu ettiğini ifade eden Yılmaz, ‘’Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön şartlı gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim. Hele hele demokrasi, siyasi, siyaset yapma iddiasında olan partilerin DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum. Yani şunu da çok açık ifade edeyim. Sürekli bir şekilde kamu kurumlarına, devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Demokrasi gelişecekse hepimizin katkısıyla gelişecek. Vesayetlerden hepimizin kurtulması, uzaklaşması gerekiyor. Nasıl ki Türkiye bir dönem vesayetçi bir yapıdan daha normal bir demokratik yapıya geçtiyse partilerin de vesayet odaklarından uzaklaşıp demokratik siyaseti gerçek anlamda yapmalarının da çok önemli olduğunu buradan ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:59
Diyarbakır’ın saklı hazinelerinden Eğil, suyun altında keşfedilmeyi bekliyor
Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde baraj suları altında kalan un değirmeni dalış tutkunlarının gözdesi oldu. Eğil Barajı suları altında kalan tarihi un değirmeni, su altı dalış tutkunları için adeta büyüleyici bir keşif noktası sunuyor. Gizemli atmosferi, eşsiz dokusu ve benzersiz görüntüsüyle doğa ve macera severleri kendine hayran bırakıyor. Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, tarihin izlerini suyun derinliklerinde keşfetmek, farklı bir deneyim yaşamak ve unutulmaz anılar biriktirmek isteyen herkesi ilçelerine beklediklerini söyledi. Başkan Seydaoğlu, ’’Eğil Belediyesi olarak, doğası, tarihi ve su altındaki bu eşsiz güzelliğiyle ilçemizi turizmin yeni cazibe merkezi haline getirmek için sizleri bu benzersiz deneyime davet ediyoruz’’ dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:32
Meteorolojiden 4 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteoroloji, Diyarbakır, Batman, Siirt ve Şırnak için kuvvetli sağanak yağış uyarısında bulundu. Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamada, ’’Bölgemizde devam eden yağışların cumartesi ve pazar günleri Diyarbakır’ın kuzeyinde Kulp, Lice, Hazro, Silvan ve Hani ilçeleri, Batman’ı kuzeyinde Kozluk ve Sason ilçeleri, Siirt ve Şırnak’ta aralıklı yerel olmak üzere kuvvetli yağış bekleniyor. Yağışların, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağmur, yükseklerde karla karışık yağmur şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlarla birlikte ulaşımda aksamalar, heyelan, su baskını, sel, yükseklerde buzlanma ve don, tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli yerlerde çığ riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır’’ denildi.
30 Eylül 2024 Pazartesi - 15:42
Diyarbakır’da evlat nöbetine 377’nci aile katıldı
Diyarbakır'da annelerin dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbetine 377'nci aile katıldı.
30 Eylül 2024 Pazartesi - 15:22
Diyarbakır’da 65 yaşındaki kadın, 20 yıldır çöp toplayarak geçimini sağlıyor
Diyarbakır'da 65 yaşındaki kadın, 20 yıldır çöp toplayarak geçimini sağlıyor.
30 Eylül 2024 Pazartesi - 14:29
Diyarbakır’da kırsal ilçelerde 500 gıda işletmesi denetlendi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, halkın sağlıklı gıdaya ulaşması amacıyla ilçe belediyeleriyle 500 gıda işletmesine denetim yaptı. Belediyeden yapılan açıklamada, Sağlık İşleri Daire Başkanlığı tarafından kurulan Gıda Denetim Koordinasyonu, kent merkezi ve kırsal ilçelerde 80 personel ile beraber 30 günde 13 kırsal ilçede bulunan okul kantini, fırın, market, kasap, lokanta gibi toplam 500 işyerine hijyen kuralları, gıdaları depolama şekli ve üretim yerlerinin temizliği ile ilgili denetim yaptı. Açıklamada, halkın sağlıklı gıdaya erişimi için denetimlerin devam edeceği belirtildi.
30 Eylül 2024 Pazartesi - 11:24
Diyarbakır’da tırın çarptığı yaşlı adam öldü
Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde tırın çarptığı 88 yaşındaki adam, hayatını kaybetti. Merkez Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi Urfa Bulvarı Tesisler Kavşağı’nda ismi öğrenilemeyen 88 yaşındaki adam, yolun karşısına geçtiği sırada tır çarpması sonucu ağır yaralandı. İhbar üzerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından sevk edildiği hastanede hayatını kaybetti. Tır sürücüsü E.Ç. gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
30 Eylül 2024 Pazartesi - 10:06
Lice’de iki kuzen silahlı kavgada öldürüldü
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde iki kuzen, silahlı kavgada öldürüldü. Alınan bilgilere göre, dün akşam saatlerinde Lice ilçesi Kırsal Ulucak Mahallesi’nde iki grup arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada, amca çocukları Cevat ve Muzaffer Oğuz, ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan kuzenler, hayatını kaybetti. Cenazeler, otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Jandarma ekipleri, şüpheli R.M.’nin yakalanması için çalışma başlattı.
30 Eylül 2024 Pazartesi - 09:25
"Hayat Namazla Güzeldir" etkinliğinin finali Diyarbakır’da gerçekleşti
Kur’an Nesli Platformu tarafından Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde düzenlenen "Hayat Namazla Güzeldir" etkinliklerinin final programı Diyarbakır’da yapıldı. Kur’an Nesli Platformu tarafından her yıl Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde düzenlenen "Hayat Namazla Güzeldir" etkinliğinin final programı Diyarbakır Kurşunlu Cami yerleşkesinde gerçekleşti. 5 bin çocuğun katıldığı programda önce Ulu Camide buluşuldu, öğle namazının kılınmasının ardından dini sloganlar eşliğinde Kurşunlu Cami’ye yürüyüş yapılarak ikindi namazı kılındı. Etkinlikte Kur’an dinletisi, Karagöz tiyatro oyunu gibi etkinliklerle yapıldı. Kur’an Nesli Platformu Diyarbakır İl Koordinatörü Cihad Kaplan, namaz ve abdest eğitimi ile beraber Ağustos ve Eylül ayıyla toplam 2 aylık bir eğitim sonucunda Türkiye’nin il ve ilçelerinde ‘Hayat Namazla Güzeldir’ adıyla yapılan etkinliklerin final programını Diyarbakır’da gerçekleştirdiklerini dile getirerek çocuklara şölen havasında etkinlik gerçekleştirmek istediklerini ve bu etkinlikle çocukların namaz ve abdesti öğrenmesine vesile olmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Platformda görevli olan gönüllülerle beraber toplam 200 kişi olduklarını belirten Kaplan, 2 aylık sürecin her haftasında bir etkinlik ve bir program düzenlediklerini ve böylelikle çocuklara dini eğitim verdiklerini söyledi.
29 Eylül 2024 Pazar - 17:08
Diyarbakır’da trafik kazası: 3 yaralı
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç yoldan çıktı. Kazada aynı aileden 3 kişi yaralandı. Kaza, Çınar ilçesi Beşpınar güzergahında meydana geldi. Plakası öğrenilemeyen araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kazada aynı aileden 3 kişi hafif yaralandı. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, tedbir amaçlı hastaneye kaldırılırken, araç çekici yardımı ile bulunduğu yerden çıkarıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
29 Eylül 2024 Pazar - 17:04
Diyarbakır’da geleneksel doğa sporları ve bağ bozumu etkinliği
Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde her yıl geleneksel olarak düzenlenen doğa sporları ve bağ bozumu etkinlikleri bu yıl renkli anlara sahnelere oldu. 2 gün boyunca süren etkenliklere yoğun katılım oldu. Etkinliğin ilk gününde bisiklet sürüşü, tekne gezisi doğa yürüyüşü, dalış, kamp, kano gibi birçok etkinlik gerçekleşti. Etkinliklerin 2. gününde Eğil Kaymakamı Volkan Hülür, Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, çok sayıda öğrenci, kurum amiri ve vatandaşın katılımıyla doğa yürüyüşü yapıldı. Doğa yürüyüşünün ardında Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’nun da katılımıyla bağ bozumu etkinliği gerçekleşti. Bağ bozumunda yapılan bulamaca badem sucuğu bandırıldı, bulamaç vatandaşlara ikram edildi. ’’Diyarbakır Türkiye’nin tarım anlamında önemli illerinden bir tanesi olacak’’ Burada konuşan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, ’’Bugün peygamberler şehri Diyarbakır’ımızın Eğil ilçesindeyiz. Malumunuz Eğil ilçemizde Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen 25 peygamberimizden 2 tanesinin kabri var. Hz. Zülkif ve Hz. Elyesa, dolayısıyla bu manada çok çok önemle, inanç turizmi anlamında da önümüzdeki yılların yıldızı olmaya aday bir ilçedeyiz. Bu bakımdan ilçemize özel bir ihtimam gösteriyoruz. Hem valilik olarak hem ilçe belediyesi ve kaymakamlık olarak hem de Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ilçemizin turizm anlamında sadece inanç turizm değil, içerisinde şu an bulunduğumuz bu alanda baraj gölü de kente ayrı bir güzellik katıyor. Doğa turizm anlamında da kıymetli bir destinasyon. İnşallah önümüzdeki yıllarda çok daha ileri noktalara turizm anlamında taşınacak. Bugün burada bulunmamızın sebebi malum bağ bozumu, yani üzümün hasadı. İlimiz genelinde yaklaşık 159 bin dekarlık alanda üzüm üretimi yapılıyor. Eğil ilçemizde bunun yaklaşık 10 bin dekar alanda üzüm yetiştiriliyor. İl genelinde 100 bin tonun biraz daha üzerinde bir rekolte gerçekleşiyor. Bu yıl da bereketli bir yıl. İlimiz biliyorsunuz, tam bir tarım şehri. Yani çok bereketli topraklarımız var. Neredeyse burada üretilmeyen hiçbir tarım ürünü yok. Dün Diyarbakır merkezde karpuz festivali etkinliklerini gerçekleştirdik. Çok farklı büyüklükte ve lezzette karpuz üretimi gerçekleştiriliyor şehrimizde ve Diyarbakır karpuzu dendiğinde, herkes bunun ne olduğunu biliyor çok şükür. Bir başka özel ürünümüz üzüm. O da şire üzümü, beraberinde pestil ve yan ürünleri de gerçekleşiyor. Gerçekten çok lezzetli, o manada üreticilerimize bu bağ bozumu, üzümün hasadı hayırlı olsun, bereketli olsun. İnşallah önümüzdeki yıllarda tarım alanında bu sulama projelerinin de tamamlanmasıyla birlikte Diyarbakır Türkiye’nin tarım alanında en önemli illerinden bir tanesi olacak, bundan eminiz” dedi. Eğil Kaymakamı Volkan Hülür de ’’3. Geleneksel Eğil Doğa sporları başlığı altında birçok faaliyet yaptık. Bugün çadır kampımızı yaptık, doğa yürüyüşünü yaptık. Tekne turlarımız var, paraşütler var, konserler var. Hem Diyarbakır’dan, Türkiye’nin birçok tarafından genç arkadaşlarımız, yaşlı insanlarımız, hiç fark etmiyor; misafir ediyoruz. Çok güzel geçti. Şu anda yaklaşık bir milyon turisti ağırlıyoruz. Misafirlerimizi ağırlarken yaptığımız hizmet kalitesinin arttırılmasını istiyoruz. Bu anlamda bu tür tanımlar önemli. Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Eğil Belediyesi, Eğil Kaymakamlığı büyük bir işbirliğiyle Eğil’i hem Türkiye’ye hem dünyaya tanıtma çalışmaları devam ediyor. Eğil noktasında iddiamız, Diyarbakır’ın incisi, aynı zamanda da bölgesel olarak da turizm noktasında bir çekim merkezi olmasını istiyoruz. Bu noktada projelerimiz var. Tanıtımını arttırarak inşallah devam etmek istiyoruz’’ diye konuştu. Eğil’in turizm değerlerinin gün yüzüne çıktığı etkinliklerde Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ve çok sayıda vatandaş tekne turu yaptı. Öğle yemeğinin ardından ünlü sanatçı Bedri Ayseli ve mahalli sanatçılar sahne aldı. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ve çok sayıda katılımcı Sanatçı Bedri Ayse’linin seslendirdiği hareketli şarkı eşliğinde halay çekti. Etkinlik verilen konserlerle son buldu.
29 Eylül 2024 Pazar - 10:44
Sigara, yarım asırlık terziyi 1976’da eğitimden, bir yıldır da sağlığından etti
Diyarbakır’da 60 yaşındaki Faysal Aygün, 1976 yılında ortaokulda üstünde sigara yakalanması üzerine o dönem bir hafta okuldan uzaklaştırma cezası almasıyla önce eğitiminden, 1 yıl önce de kalp spazmı geçirip sağlığından olduktan sonra sigarayı bıraktı. 60 yaşındaki Faysal Aygün, 1976 yılında ortaokul 2.sınıf öğrencisiyken teneffüste ayakkabısının içine sakladığı sigaranın düşmesi ile öğretmeni tarafından fark edildi. Okul yönetimi tarafından 1 hafta sigara nedeniyle uzaklaştırma cezası alan Aygün, bunu ailesine yansıtmamak için her gün okula gidiyor gibi evden çıktı. Aygün’ün durumu idare etmesi, okul yönetimi tarafından cezası bittiği kağıdının evine gitmesiyle son buldu. Aygün’ün babası, durumu öğrendikten sonra oğluna ya eğitim, ya da meslek öğrenme tercihini sundu. Faysal Aygün, yıllar önce üstünde yakalanan sigara nedeniyle önce eğitim hayatından, 1 yıl önce de sağlığından olduğunu ve sigara içilmesi tavsiyesinde bulundu. Aygün, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, yaşadıklarını anlatarak bir hafta sonra eve mektup geldiğini söyledi. ’Okuldan uzaklaştırma cezanız bitti, okula geri dönebilirsiniz.’ mektubu geldiğini ifade eden Aygün, "Uzaklaştırma aldığımı duyan babam, bunun üzerine bana ’okul mu, meslek mi?’ diye sordu. Ben mesleği seçtim. Okulu bıraktım ve mesleğe başladım. Babam okul okumamı istiyordu, tepki gösterince bende okumayacağım dedim. Çarşıda terzilik yapan amcaoğlumun yanında zaten çırak olarak çalışıyordum, devam ettireceğim dedim" dedi. Hayatının ve hayallerinin sigara yüzünden bittiğini dile getiren Aygün, "Başka hayatlar da sigara yüzünden bitmesin. 45 yıl boyunca bu mesleği icra ettim, fakat sigara yüzünden sağlığımı kaybettim. 3 ay önce kalp spazmı geçirdim. Son 1 yıldır sağlık sorunları nedeniyle sigarayı bıraktım ve çevremdeki herkesi sigara içmemeleri konusunda uyarıyorum. Sigara yüzünden kaybettiklerim çok. Genç yaşta başlayan alışkanlıkların zararlarını görmekteyim" ifadelerini kullandı.
28 Eylül 2024 Cumartesi - 23:40
Diyarbakır’da bir mahalle ve üç mezra “Geçici Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildi
Diyarbakır Valiliği, Kulp ilçesinde bir mahalle ve üç mezranın 14 gün süreyle “Geçici Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildiğini bildirdi. Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, Milli Güvenlik, Kamu Düzeni ve Kamu Esenliğinin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla Kulp ilçesi Yaylak Mahallesi; Simetok, Gühermi ve Nedrehuş Mezrası arasında kalan Şinak Tepe Doğusu Bölgesi’nde, valilikçe 29 Eylül 2024 (dahil) - 13 Ekim 2024 (dahil) tarihleri arasında 15 gün süre ile “Geçici Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildiği belirtildi. Açıklamada, “Vatandaşlarımızın; bu tarihler arasında, can ve mal güvenlikleri bakımından söz konusu bölgeye izinsiz olarak girmeleri yasaktır. Yasağa uymayanlar hakkında 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 66’ncı maddesi gereğince cezai işlem uygulanacaktır” denildi.
28 Eylül 2024 Cumartesi - 19:20
14. Diyarbakır Karpuz Festivali’nde ilk üçe girenlere para ödülü
14. Diyarbakır Karpuz Festivali’nde çeşitli etkinlikler yapıldı, ilk üçe girenlere para ödülü verildi. Tarım ve İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen etkinlikte 64 karpuz yarıştı. Karpuz yarışında 72 yaşındaki İkram Atlı, 48.7 kilo ile birinciliği elde ederek, 30 TL para ödülünün sahibi oldu. 48 kilo karpuzuyla ikinci olan Adil Aydın 25 bin TL, 45, kiloluk karpuzuyla üçüncü olan Mehmet Atlı ise 20 bin TL’nin sahibi oldu. Festivalde ayrıca, çocuklar kendi yetiştirdikleri karpuzları sürükleyerek yarıştı ve tüm katılımcı çocuklara çeşitli hediyeler verildi. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, yaptığı konuşmada, Diyarbakır’ın 2023 yılı içerisinde yaklaşık 16 milyar lira tarımsal ve hayvansal üretim değeri ortaya koyduğunu belirtti. Bu etkinliklerin Diyarbakır çiftçisini desteklemek amacıyla düzenlendiğini ifade eden Zorluoğlu, "Bu tanıtım etkinliği ile esasında gerçek Diyarbakır çiftçilerimiz tarafından üretilmeye devam edilmesi için daha çok organize ediliyor. Bu sene 14. Umarım ilerde daha da büyük organizasyonlarla kutlama yapacağız. Bu sene malumunuz tasarruf tedbirleri var devlette o nedenle biraz küçük çaplı tuttuk ama Diyarbakır karpuzu çok daha büyük etkinlikleri ve festivalleri hak ediyor” dedi. Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, "Diyarbakır denilince akla gelen ilk şey tartışmasız Diyarbakır karpuzudur. Etkinliğimize destek veren katkı sunan herkese çok teşekkür ederim, üreticilerimizi kutluyor ve tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. Etkinliğe Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar ve birçok davetli katıldı.
28 Eylül 2024 Cumartesi - 11:49
Çermik’te Ahilik Haftası kapsamında esnaf ziyareti yapıldı
Diyarbakır’ın Çermik İlçe Müftülüğü, Ahilik Haftası kapsamında esnaf ziyaretinde bulundu. İlçe Müftüsü Burhan Kızılarslan, Şube Müdürü Hamza Erden ve Müftülük Şefi Mehmet Sinan Kurt, Çermik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Özdemir ile esnafı ziyaret etti . Ahilik kültürünün, iş ahlakı ve toplumsal dayanışma açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Müftü Burhan Kızılarslan, Ahilik’in Anadolu topraklarında asırlardır varlığını sürdüren bir kültür mirası olduğuna dikkat çekerek, esnaf ve sanatkarların bu köklü değerlere sahip çıkması gerektiğini belirtti. Müftülük yetkilileri de esnafa yönelik dualarda bulunarak, Ahilik ilkelerinin günümüzdeki önemine dikkat çekti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder