Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "Sanayiye özel kredi şart" 11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:07:15 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak" dedi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada sanayicinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti. Fidan, bölgenin üretim gücüne dikkat çekerken, artan maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle sanayicinin yalnızlaştığını söyledi. Diyarbakır OSB’nin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Fidan, büyümenin planlı bir destekten çok zor şartlarda verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade ederek, "Bugün 5 etaptan oluşan OSB’mizde 370 firma üretim yapıyor ve 23 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2011’de bu sayı 125 firma ve 2 bin istihdamdı. Bu artış bir planın değil, bir inancın sonucudur. Diyarbakır üretmeye devam ediyor, ancak her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. Türkiye genelinde sanayici ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim. Sanayici bankaya gittiğinde yüzde 50-55’lere varan faizlerle karşılaşıyor. Bu oranlar sürekli değişiyor. Bu tabloyu artık ‘itibar kredisi’ olarak tanımlıyoruz. Bugün 100 milyon lirasını bankaya yatıran biri aylık yaklaşık 4 milyon lira kazanırken, üretim yapan sanayici aynı büyüklükte kredi için 4 milyondan fazla faiz ödüyor. Bu maliyetlerle üretim yapmak mümkün değildir" dedi. Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak. Buradaki sanayicilerin hiçbiri hazır bir miras devralmadı. Hepsi sıfırdan kurdu, risk aldı. Ama bugün bu emeğin devamı ekonomik koşullara bağlı hale geldi. Bu gidişle yeni kuşakların devamı bile riske girebilir. Yıl sonuna kadar 30 fabrikanın daha üretime geçmesini hedefliyoruz. Ancak 5. etap altyapısının yatırım programına alınması gerekiyor. Süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda bekliyor. Biz, üretmeye devam edeceğiz. Ama gerçek nettir. Sanayi güçlenmeden Türkiye’nin güçlü olması mümkün değildir. Sanayi zayıflarsa üretim düşer, istihdam azalır, kalkınma yavaşlar" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:01 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da coğrafyanın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izlediklerini belirterek, "Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen ’Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılmasının bir yönüyle bölgelerin refahını yükseltirken, diğer taraftan genel kalkınma süreci içinde sağlam bir zemin teşkil etmekte olduğunu söyledi. Türkiye yüzyılında kapsayıcı ve topyekun bir kalkınma anlayışıyla hareket etmek zorunda olduklarını belirten Yılmaz, Türkiye yüzyılı hedefleri gerçekleştirecekse bunun sadece birkaç metropol şehrin enerjisiyle başarılamayacağını, tüm illerin, tüm bölgelerin enerjisini harekete geçirerek maksimum düzeyde kullanılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güçlenen güven ve istikrar ortamının tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığına dikkat çekerek, "Geçtiğimiz 40 yılı aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. En az, en hafifinden bu hesaplayabildiğimiz iyi kötü kısmı. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı" dedi. Tüm Türkiye’nin kayıplar yaşadığını, kalkınma anlamında, ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu’nun yaşadığını kaydeden Yılmaz, "Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının kalıcı bir şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacak, 81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak. Ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak, kalkınması, gelişmesi, ivme kazanmış olacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. 12. Kalkınma Planı’nda bölgesel gelişmişlik düzeylerinde yakınsama sağlanarak toplumsal refahın yaygınlaştırılması hususunu temel bir amaç olarak ortaya koyduklarını aktaran Yılmaz, "23 yıllık hükümetlerimiz döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması hususunda yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini vermeye başladığını ve bölgeler arası farklılığın azaltılması yönünde önemli mesafe katettiğimizi net bir şekilde görüyoruz. Türkiye’de bölgeler arasında en yüksek kişi başına gelirin en düşük kişi başına gelire oranı 2004 yılında 4,83 iken, 2024 yılında bu oran 3,78’e gerilemiştir. Yine 2002 yılında GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığı pay yüzde 9,1 seviyesindeyken, bu oran 2024 yılında yüzde 10,4 seviyesine yükselmiştir. Her iki bölgemizin ihracat toplamı 2002 yılında sadece 834 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 itibarıyla bu rakam 13,7 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde bu iki bölgemizin toplam bir ihracatımızdaki payı yüzde 2,3’ten yüzde 5,7’e yükselmiştir. Bunlar önemli rakamlar. Bu ekonomik gelişmelerin yanı sıra her iki bölgemizde de eğitim ve sağlık başlığı olmak üzere pek çok sosyal göstergede önemli ilerlemeler sağlanmıştır" şeklinde konuştu. "Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık" "2003-2026 döneminde yapılan kamu yatırımlarının reel değeri, yani enflasyonla bugüne getirdiğimizde GAP bölgemizde 1.9 trilyon TL’yi, DAP bölgesinde ise 1.4 trilyon TL’yi aşmış durumda" diyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu kümülatif yatırımlarımız, bunlar sadece kamu, altyapı yatırımları. Bir taraftan da özel yatırımlar var. Onlara tabii teşvikler veriliyor, onlara girmiyorum. Son yıllarda sulama yatırımları, arazi toplulaştırma çalışmaları ve üretim altyapısının modernizasyonu ile önemli bir dönüşüm süreci başlatmış durumdayız. GAP bölgesinde 675 bin hektar, DAP bölgesinde ise 883 bin hektar alanı modern sulama ile üretime kazandırmış durumdayız. Bu sayede pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde önemli artışlar sağladık. Hayvancılıkta yem bitkisi üretimini güçlendirdik ve entegre tesisler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Bu yatırımların daha ileri bir aşamaya taşınması amacıyla Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık. Bir yılda bir tek projeye ayırdığımız ödenek. Bunu da hangi ortamda yapıyoruz? Bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı, tüm dünyada savunma harcamalarının yükseldiği bir ortamda. Tarihimizin en büyük depremini yaşadığımız, 90 milyar doların üzerinde ekstra bir yükle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde bunu yapıyoruz." "300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak" Silvan Projesi’ne hükümetin gösterdiği dikkatin, verdiği önemin en açık göstergesi olduğuna inandığını söyleyen Yılmaz, "Kapsamlı bir proje var. İçinde birçok alt unsurlar var. Tüneller, barajlar, ana kanallar, tarla içine dönük çalışmalar. Bütün bunlar tamamlandığında 235 bin hektar alan sulamaya açılacak ve 300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak. Tabii sulama, tarımsal üretim için tek başına değerlendirilmemeli. Bu artan tarımsal üretimin gıda sanayisine yansımaları olacak, ticarete yansımaları olacak. Geniş bir coğrafya var. Orayla ticarete yeni bir güç verecek. Dolayısıyla çok boyutlu bir şekilde. Silvan Projesi’ni sadece bir Diyarbakır projesi olarak da belki görmemek lazım. Bölgesel bir proje olarak görmek lazım. Çevre illerle birlikte bu yansımalarını görüp, bir hazırlık yapılmasında çok büyük fayda var. O çalışmanın başlatıldığını duymaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" dedi. GAP bölgesinde toplam 2,6 milyon hektar, DAP bölgesinde 1 milyon hektara yaklaşan tarım arazisinde arazi toplulaştırma çalışması yaparak üretkenliği, verimliliği önemli oranda arttırdıklarına değinen Yılmaz, "609 bin hektar alanda bu çalışmalarımız devam ediyor. Ve sadece 2026 yılında bu işler için ayırdığımız ödenek 2 milyar Türk lirası. Bugüne kadar da çok sayıda alanda bunu başardık. Tarım ile sanayi entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiğimiz organize tarım bölgeleriyle üretim, işleme ve depolama süreçlerini yine aynı merkezde buluşturuyoruz. Bu kapsamda bölgede yaklaşık 200 bin hektar alanda tarımsal üretim altyapısı kurulmuş, 181 bin büyükbaş ve 400 bin küçükbaş kapasiteli modern tesisler hayata geçirilmiştir. Metropol şehirlerimizden özellikle İstanbul’dan Anadolu’ya doğru sanayinin kaydırılması, belli sanayi kollarının özellikle kaydırılmasında büyük fayda görüyoruz. Hem deprem riski açısından hem yükselen maliyetler ve rekabet gücü bakımından bu sürecin yaşanması gerekiyor. Biz de bunu planlı bir şekilde gerçekleştirme gayreti içindeyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda çok yoğun bir çalışması yapıyor, diğer bakanlıklarımızla da birlikte çalışıyorlar. Örneğin demir yolu hatlarıyla oluşturacağımız yeni sanayi koridorları arasında bir ilişki kuruyoruz. Birlikte bir planlama yapıyoruz. Yine tarıma dikkat ediyoruz, diğer alanlara dikkat ediyoruz ve bütüncül bir planlama gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede mega endüstriyel parkların kurulacağı dört yeni sanayi koridoru belirlemiş durumdayız. İlk aşamada Samsun-Mersin hattını, ilerleyen fazlarda ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayacak Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak yeni sanayi hatlarını kademeli bir şekilde devreye alacağız" diye konuştu. "Doğu’da, Güneydoğu’da yaptıklarımız, Türkiye’de yaptıklarımızdan kat kat daha fazla" diyen Yılmaz, "Fiziki anlamda gerçekleşmeler. Bölünmüş yol biliyorsunuz bu dönem 6 bin küsurlardan 30 binlere geldi bütün Türkiye genelinde. GAP bölgemizde 2002 yılında sadece 288 kilometre bölünmüştür yol varmış. 2025 yılında 8,5 artışla 2 bin 728 kilometreye ulaşmış durumda. DAP bölgesinde sadece 260 kilometre varmış. Bugün 19 kat artışla 5 bin 220 kilometreye çıkmış durumda. Demir yolu ve lojistik projeleriyle yörelerimizi uluslararası ticaret ağlarıyla da entegre ediyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada savaşlar başta olmak üzere krizlerle sık sık karşılaşıyoruz. Ukrayna, Rusya, İran, ABD, İsrail bunun son dönemdeki örnekleri. Biz de coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz. Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili. Birincisi Kalkınma Yolu Projesi, ikincisi Zengezur Koridoru. Üçüncü stratejik ulaşım ağı olarak şunu görüyorum; Suriye’de yeni oluşan ortamla birlikte geçmişte de Hicaz Demiryolu vardı biliyorsunuz. Türkiye’den Suriye’yi geçerek Ürdün’e, oradan Hicaz bölgesine inen hat. Şimdi ona da modern bir çerçevede yeniden bakmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. Otoyollarıyla, demir yollarıyla, başka birtakım projeleriyle Suriye de bizim için yeni bir lojistik perspektif açmış durumda. Buna da mutlaka daha yakından bakmak durumundayız" dedi. GAP’ta son ilan edilen planda 198 projeye 496 milyar lira, DAP için ise 151 projeye 531 milyar lira kaynak tahsis etmeyi öngördüklerini kaydeden Yılmaz, "2025 yılı sonu itibarıyla GAP’taki 198 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 88,7 milyar lira ödenek tahsis ederek, şimdiden planımızın yüzde 17.9’unu gerçekleştirmiş olduk. Aynı şekilde DAP eylem planında 151 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 82,2 milyar lira ödenek tahsis ederek, burada da planımızın bir yılda yüzde 15,5’ini gerçekleştirmiş olduk. 2026 ve 2027’de inşallah ivmelenerek bu süreç devam edecektir" dedi. Toplantı sonunda elde edilecek verilerin ve önerilerin raporlaştırılarak, devletin ilgili üst kademelerine sunulacağı bildirildi. Hazırlanacak raporla, bölgenin tarım, gıda ve sanayi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ve yeni yatırım alanlarının desteklenmesine yönelik somut bir yol haritası oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi. Çalıştaya Vali Murat Zorluoğlu, önceki dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve TARPOL Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman, Mehmet Sait Yaz, bakan yardımcıları Oruç Baba İnan, Mahmut Gürcan, Abdullah Erdem Cantimur ile tarım sektörü temsilcileri katıldı.
Sevgili tuzağında 12 bin 500 dolarlık kripto para vurgunu şüphelileri zildeki parmak izinden tespit edildi
25 Eylül 2024 Çarşamba - 09:27 Sevgili tuzağında 12 bin 500 dolarlık kripto para vurgunu şüphelileri zildeki parmak izinden tespit edildi Diyarbakır’da sevgili tuzağında12 bin 500 dolar değerindeki kripto para vurgunu, polisin titiz çalışmasıyla zildeki parmak izinden tespit edildi. Şüpheli, güvenlik kamerasınca kaydedildi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği, A.T.’nin hesabındaki 12 bin 500 dolar değerindeki kripto hesabını kontrol ettiğinde boşaltıldığını görmesi üzerine polise giderek şikayette bulundu. Harekete geçen polis, yaptığı çalışmalarda, Ö.Ç.’nin sevgilisi A.T.’nin eve gelmeden hemen önce, arkadaşı M.P.’nin eve gelerek saklandığını tespit etti. A.T., sevgilisi Ö.Ç. ile zaman geçirdiği sırada telefonu ele geçiren M.P. tarafından kripto hesabı boşaltıldı. Ö.Ç. ’kuzenim geldi’ yalanıyla sevgilisi A.T.’yi evden kovdu Kuzen rolüne giren U.R.A. zile basıp eve gelerek mağdurun evden kaçmasına sebep oldu. Mağdur evden kaçınca, şüpheliler de sırra kadem bastı. Kamera kayıtlarını inceleyen polis, şüphelilerin apartmana girerken aynı zile bastığını gördü ve zilden parmak izi alan ekipler şebekeyi ortaya çıkardı. Polis ekipleri kaçmakta olan şüpheli şahıslardan birini gece geç saatlerde Sivas’ta yakaladı ve Diyarbakır’a getirdi. Şebeke içindeki Ö.Ç. ile gözaltına alınan diğer şüpheli M.P., emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, U.R.A.’nın o gün izinli olarak cezaevinden çıktığı ve daha sonra girdiği öğrenildi.
Sevgili tuzağında 12 bin 500 dolarlık kripto para vurgunu şüphelileri zildeki parmak izinden tespit edildi
25 Eylül 2024 Çarşamba - 09:20 Sevgili tuzağında 12 bin 500 dolarlık kripto para vurgunu şüphelileri zildeki parmak izinden tespit edildi Diyarbakır’da sevgili tuzağında12 bin 500 dolar değerindeki kripto para vurgunu, polisin titiz çalışmasıyla zildeki parmak izinden tespit edildi. Şüpheli, güvenlik kamerasınca kaydedildi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği, A.T.’nin, hesabındaki 12 bin 500 dolar değerindeki kripto hesabını kontrol ettiğinde boşaltıldığını görmesi üzerine polise giderek şikayette bulundu. Harekete geçen polis, yaptığı çalışmalarda, Ö.Ç.’nin sevgilisi A.T.’nin eve gelmeden hemen önce, arkadaşı M.P.’nin eve gelerek saklandığını tespit etti. A.T., sevgilisi Ö.Ç. ile zaman geçirdiği sırada telefonu ele geçiren M.P. tarafından kripto hesabı boşaltıldı. Ö.Ç., kuzenim geldi yalanıyla sevgilisi A.T.’yi evden kovdu Kuzen rolüne giren U.R.A. zile basıp eve gelerek mağdurun evden kaçmasına sebep oldu. Mağdur evden kaçınca, şüpheliler de sırra kadem bastı. Kamera kayıtlarını inceleyen polis, şüphelilerin apartmana girerken aynı zile bastığını gördü ve zilden parmak izi alan ekipler şebekeyi ortaya çıkardı. Polis ekipleri kaçmakta olan şüpheli şahıslardan birini gece geç saatlerde Sivas’ta yakaladı ve Diyarbakır’a getirdi. Şebeke içindeki Ö.Ç. ile gözaltına alınan diğer şüpheli M.P., emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, U.R.A.’nın o gün izinli olarak cezaevinden çıktığı ve daha sonra girdiği öğrenildi.
DEM Parti kararına tepkiler sürüyor
24 Eylül 2024 Salı - 14:32 DEM Parti kararına tepkiler sürüyor Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, DEM Partili Kayapınar İlçe Belediye Başkanlığının meclis kararı ile ’Şehit Ali Gaffar Okkan’ isminin bir spor kompleksinden değiştirilmesine tepki gösterdi. Raşit Ocak, Okkan’ın şehit edildiği yerde yaptığı açıklama ile bu kararın kabul edilemez olduğunu söyledi. Yenişehir ilçesi Şehitlik semti Sezai Karakoç Bulvarı’nda Ali Gaffar Okkan’ın şehit edildiği yerde dikilen anıt önünde basın açıklaması yaparak DEM Partili belediyeye tepkisini gösteren Ocak, "Ali Gaffar Okkan, Diyarbakır’ın güvenliği ve huzuru için büyük bir özveriyle çalışmış bir kahramandır. Onun ismini silmek, şehrimizin geçmişine ve değerlerine yapılan büyük bir saygısızlıktır. Onun adı, bu şehirde barışın ve kardeşliğin sembolüdür. Bu karardan derhal vazgeçilmelidir" dedi. Şehrin kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkmanın herkesin sorumluluğu olduğunu dile getiren Ocak, yine DEM Partili belediyeler tarafından Sezai Karakoç isminin değiştirilmesine de değindi. Ocak, "Mesele sadece Ali Gaffar Okkan değil. Ne yazık ki, bu kadim şehirdeki tüm değerlere karşı bir saygısızlık söz konusudur. Diyarbakır’ın bir başka önemli değeri olan rahmetli Sezai Karakoç’a yapılanlar da bunun bir göstergesidir. Sezai Karakoç, siyasetin ötesinde, edebiyatımızın müstesna ismi, büyük bir mütefekkir ve şairdir. Halkımızın ortak iradesi ve kararıyla ismi, Diyarbakır’daki bir kültür merkezine verilmiştir. O, bu şehrin sanatını, kültürünü ve özünü temsil eden bir isimdir. DEM’li belediyenin oldubittiye getirerek Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nin ismini sessiz sedasız değiştirmeye kalkması, Diyarbakır’ımıza, sanatımıza ve halkımıza yapılan büyük bir saygısızlıktır. Bu şehrin hafızasını ve değerlerini silmeye çalışmak, Diyarbakır’a ihanettir. Bu ihanetten derhal vazgeçilmelidir" diye konuştu. Ocak, bu tür girişimlerin, şehrin ruhuna darbe vurduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.
Diyarbakır’da 100 kişinin öldüğü Hisami Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı
24 Eylül 2024 Salı - 12:57 Diyarbakır’da 100 kişinin öldüğü Hisami Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı Diyarbakır’da, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan, 100 kişinin hayatını kaybettiği ve 32 kişinin yaralandığı Hisami Apartmanı’na ilişkin davada tutuklu sanıklar 2 müteahhit ile 2 arsa sahibine 17 yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu müteahhitler Mehmet Ali Korkut ve Mehmet Meşe ile arsa sahipleri Nurettin Özcan ve Ahmet Özcan tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) hazır edildi. Duruşmada, müştekiler depremde binanın enkazında yakınlarını kaybettiklerini belirterek, şikayetçi oldukları sanıkların cezalandırılmalarını istediklerini belirtti. Cumhuriyet savcısı esas hakkında hazırladığı mütalaasında, sanıkların cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi. Sanık Mehmet Ali Korkut, daha önceki savunmalarını tekrarladığını ve suçsuz olduğunu ileri sürerek, tahliye ve beraat talebinde bulundu. Sanık Mehmet Meşe, binayı eksiksiz şekilde yaptığını, daha sonra yapılan müdahale sonucu binanın zarar gördüğünü ileri sürerek, "Depremde de enkaz altında kaldım. Tek başıma cezaevinde hayatımı idame ettiremiyorum. Sağ elimi kullanamıyorum. Tedavimin dışarıda yapılması gerekiyor. Uzun süredir tutuklu bulunuyorum. Tahliyemi ve beraatini talep ediyorum” dedi. Nurettin Özcan, arsa sahibi olduğunu, inşaatın herhangi bir kısmına müdahale etmediğini öne sürerek, tahliye ve beraatini talep etti. Ahmet Özcan binaya yük olacak bir şey yapmadığını savunarak, tahliye ve beraati yönünde karar verilmesini istedi. Savunmaların ardından mahkeme, sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Mahkeme, 3 sanığın tutukluluk halinin devamına, sanık Meşe’nin sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine karar verdi
100 kişinin öldüğü Hisami Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı: 2 müteahhit ve 2 arsa sahibine 17 yıl 6’şar ay hapis cezası
24 Eylül 2024 Salı - 12:48 100 kişinin öldüğü Hisami Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı: 2 müteahhit ve 2 arsa sahibine 17 yıl 6’şar ay hapis cezası Diyarbakır’da, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan, 100 kişinin hayatını kaybettiği ve 32 kişinin yaralandığı Hisami Apartmanı’na ilişkin tutuklu sanıklar 2 müteahhit ile 2 arsa sahibine 17 yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu müteahhitler Mehmet Ali Korkut ve Mehmet Meşe ile arsa sahipleri Nurettin Özcan ve Ahmet Özcan tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) hazır edildi. Duruşmada, müştekiler depremde binanın enkazında yakınlarını kaybettiklerini belirterek, şikayetçi oldukları sanıkların cezalandırılmalarını istediklerini belirtti. Cumhuriyet savcısı esas hakkında hazırladığı mütalaasında, sanıkların cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi. Sanık Korkut, daha önceki savunmalarını tekrarladığını ve suçsuz olduğunu ileri sürerek, tahliye ve beraat talebinde bulundu. Meşe de, binayı eksiksiz şekilde yaptığını, daha sonra yapılan müdahale sonucu binanın zarar gördüğünü ileri sürerek, "Depremde de enkaz altında kaldım. Tek başıma cezaevinde hayatımı idame ettiremiyorum. Sağ elimi kullanamıyorum. Tedavimin dışarıda yapılması gerekiyor. Uzun süredir tutuklu bulunuyorum. Tahliyemi ve beraatini talep ediyorum” dedi. Sanık Nurettin Özcan ise arsa sahibi olduğunu, inşaatın herhangi bir kısmına müdahale etmediğini öne sürerek, tahliye ve beraatini talep etti. Ahmet Özcan da binaya yük olacak bir şey yapmadığını savunarak, tahliye ve beraati yönünde karar verilmesini istedi. Savunmaların ardından mahkeme, sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Mahkeme, 3 sanığın tutukluluk halinin devamına, sanık Meşe’nin ise sağlık sorunları nedeniyle tahliyesini kararlaştırdı.
Kırsal mahallelerde 250 kilometre yeni yol yapıldı
24 Eylül 2024 Salı - 10:24 Kırsal mahallelerde 250 kilometre yeni yol yapıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, son 6 ayda 12 ilçenin kırsal mahallelerinde 250 kilometrelik yeni yolların yapımı tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunuldu. Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale gelmesi için yürüttüğü çalışmalarda kentin 17 ilçesinin kırsal bölgelerindeki grup mahalle yolları ve bağlantılarında alt temel, dolgu, stabilize ve asfalt çalışmaları gerçekleştiriyor. Kırsalda grup mahalle yollarında yeni yol yaparak ulaşım sorunlarını çözen ekipler, vatandaşların güvenliği için özverili bir çalışma yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Bağlar, Çermik, Çınar, Dicle, Ergani, Lice, Silvan, Çüngüş, Hani, Kayapınar, Yenişehir ve Sur ilçelerinin kırsal mahallelerinde son 6 ayda 250 kilometrelik yeni yolların yapımını tamamlayıp hizmete sundu. 12 ilçede çalışmalar tamamlandı Kırsal mahalle yol yapım çalışmaları kapsamında ekipler, Bağlar ilçesinde 14 kilometre asfalt sathi kaplama, 2 bin 900 metrekare kilitli parke taşı döşeme, 15 bin 700 ton sıcak asfalt serimi yaptı. Çermik ilçesi kırsal mahallelerinde 27 kilometre asfalt sathi kaplama, 16 bin 610 metrekare kilitli parke taşı döşemesi yapan ekipler, 18 kilometre yol için çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Çınar’ın kırsal mahallelerinde 24 kilometre asfalt sathi kaplama, 20 bin 800 metrekare kilitli parke taşı döşeme, 10 kilometre stabilize, alt temel yol ve 13 menfez; Dicle’de 43 kilometre asfalt sathi kaplama, 63 bin metrekare kilitli parke taşı, 3 bin 260 metreküp taş duvar; Ergani’de ise 92 kilometre asfalt sathi kaplama, 50 bin metrekare kilitli parke taşı, 15 kilometre stabilize, alt temel yol, 6 bin 960 metreküp taş duvar ve menfez imalatı yapıldı. Sur ilçesinde de, 8,5 kilometre asfalt sathi kaplama yapıldı, 7 bin 840 ton sıcak asfalt serildi, 5 kilometrelik yolun asfalt hazırlıkları ise devam ediyor. Ekipler, Lice’de 25 kilometre stabilize, alt temel yol, 11 bin 120 metreküp taş duvar imalatı; Silvan’da 11 bin 640 ton sıcak asfalt ile 6,8 kilometre BSK (Bitümlü Sıcak Karışım); Çüngüş’te 3 kilometrelik yolda stabilize; Hani’de 4 bin 100 metrekare kilitli parke taşı, Kayapınar’da 10,5 kilometre asfalt sathi kaplama; Yenişehir’de 28 bin 700 metrekare kilitli parke taşı, 9 kilometre asfalt sathi kaplama çalışmalarını tamamladı. Kocaköy ve Bismil’de ise belirlenen alanlarda asfalt ve yol yapım hazırlık çalışmaları yapılıyor. Ekiplerin kırsal mahalle yollarındaki çalışmaları devam ederken, vatandaşlar, yapılan hizmetlerden memnun kaldıklarını ifade etti. Çalışmalardan çok memnun kaldığını vurgulayan Çakırtutmaz Mahalle Muhtarı Faysal Temel, “Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 8 köyün 22 kilometrelik yolunu yaptı. Bizim 45 yıl önce dere yatağında kendi imkanlarımızla yaptığımız köprümüzü de ekipler yeniden inşa etti. Büyükşehir Belediyesine bu hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Daha önce araçlarının yolda sürekli çamura battığını, bu nedenle sık sık arabalarını yıkamak zorunda kaldıklarını ifade eden Hatip Temel de, yeni yollar yapan Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti.