Yerel Haberler
Diyarbakır
21 Nisan 2026 Salı - 16:31 Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 16:29 Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 15:43 Diyarbakır’da kaymakamlık kaçak yapıları tek tek yıktı Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde "villa" tarzında inşa edilen 13 kaçak yapının yıkımına başlandı. Edinilen bilgilere göre, Yenişehir ilçesinde kamu düzeninin, doğal yaşamın ve üretim alanlarının korunmasına yönelik Kaymakamlık tarafından Elidolu Mahallesi’nde yürütülen titiz incelemeler neticesinde, mera alanlarının usulsüz şekilde işgal edildiği ve bu alanlar üzerinde "villa tarzında" 13 adet kaçak yapının inşa edildiği tespit edildi. Söz konusu yapılaşmanın, bölge halkının temel geçim kaynakları arasında yer alan tarım ve hayvancılık faaliyetlerini ciddi şekilde sekteye uğrattığı belirlenirken, kamu yararını önceleyen bir anlayışla gerekli hukuki süreçler vakit kaybetmeden başlatıldı. 3091 Sayılı Kanun kapsamında yürütülen işlemler tamamlanarak, sabah saatleri itibarıyla kaçak yapıların yıkımına başlandı. Kaymakamlığın bu hızlı ve kararlı müdahalesi, kamu arazilerinin korunması noktasında adımı atıldı. Hukuka aykırı yapılaşmaya hiçbir surette göz yumulmayacağı, bu tür eylemlerde bulunan kişi ve kuruluşlar hakkında gerekli tüm yasal işlemler gecikmeye mahal verilmeksizin ivedilikle gerçekleştirileceği öğrenildi. İlçe genelinde tüm mahalle ve köylerde benzer denetimlerin aralıksız sürdürüleceği, kaçak yapılaşmaya yönelik tespitlerin hızla yapılacağı ve gerekli müdahalelerin vakit kaybetmeden gerçekleştirileceği öğrenildi. Yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından söz konusu alanın yeniden mera vasfına uygun hale getirilmesi planlanıyor. Böylece hem doğal denge korunacak hem de bölge halkının üretim faaliyetleri üzerindeki olumsuz etkiler ortadan kaldırılacak.
Vali Zorluoğlu, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi
15 Temmuz 2024 Pazartesi - 10:29 Vali Zorluoğlu, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ve eşi Sevcan Zorluoğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü münasebetiyle düzenlenen programda şehit aileleri, gaziler ve yakınlarıyla bir araya geldi. Orduevi’nde gerçekleştirilen programda, davetlileri tek tek selamlayan Vali Zorluoğlu ve eşi, aynı sofra etrafında bir araya geldikleri konuklarıyla da yakından ilgilendi. Programda yaptığı konuşmada şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları çözmenin öncelikli mesaileri olduğunu kaydeden Vali Zorluoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Valilik dönemimizde Şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz herhangi bir randevuya ihtiyaç duymadan doğrudan bizlerle görüşecek, valilik ve tüm kurumların kapıları sizlere açık olacaktır. Bu vesileyle başta 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklar karşısında, canlarıyla, kanlarıyla mücadele ederek destan yazan aziz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimize bir kere daha Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize, üstün cesaret ve fedakarlıkları için milletim ve devletim adına şükranlarımı sunuyor, kendilerine sağlık, afiyet ve uzun ömürler diliyorum.” Programa; 7. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Fedai Ünsal, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Gürtaç Kayapınar, vali yardımcıları, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, kaymakamlar ve çok sayıda şehit yakını, gaziler ve aileleri katıldı.
Uzmanı, çağın sorunu olan unutkanlık ve dikkat dağınıklığı konusunda uyardı
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:03 Uzmanı, çağın sorunu olan unutkanlık ve dikkat dağınıklığı konusunda uyardı Memorial Dicle Hastanesinde Klinik Psikolog Olcay Geçgel, çağın yaygın hastalığı olan unutkanlık ve dikkat dağınıklıklarının her yaştaki bireylerde görülebileceğini söyledi. Unutkanlık ve dikkat dağınıklıklarının hızlı tempolu ve stresli yaşam biçimi arasında en sık görülen problemlerden biri olduğunu söyleyen Memorial Dicle Hastanesinde Klinik Psikolog Olcay Geçgel, özellikle de bu süreçlerde zihinsel sorunlarla karşılaşmaların çok fazla olduğuna dikkat çekti. Geçgel, “Bu süreç yoğun çalışma tempoları, aynı zamanda sürekli artarak devam eden bilgi bombardımanları, insanların yoğun stres ve kaygı süreçlerinin tetiklenmeleri, uyku problemleri ve günlük yaşamı tehdit eden bir takım olumsuz yaşam deneyimleri, insanların özellikle de unutkanlık ve dikkat dağınıklıkları yaşamaları için çok büyük sebepler arasında sayılabiliyor son zamanlarda” dedi. Özellikle unutkanlık şikayetlerinin belli bir yaş sınırı üzerindeki insanlarda daha çok görülebildiğine vurgu yapan Geçgel, “Unutkanlık şikayetiyle gelen insanların önce nörolojik muayeneleri tamamlandıktan sonra herhangi bir demans süreçleri olup olmadığını yapılan tetkiklerle ölçebiliyoruz. Bununla birlikte bu tetkiklerin sonucunda değerlendirmelerimize göre belirli farmakolojik destekler başlanıyor. Fakat bunlardan da hemen önce mutlaka gerçekleştirdiğimiz bazı test süreçleri, ölçme ve değerlendirme süreçleri bulunuyor. Unutkanlık süreçlerinin dışında da kişiler özellikle kendi çocuklarında çok fazla buna bağlı şikayetlerin olduğunu, dikkat dağınıkları, özellikle hafıza problemleri yaşadıklarından da son zamanlarda yoğun şikayet ettikleri bir durum söz konusu” ifadelerine yer verdi. Problemin tedavi edilmediği takdirde unutkanlık ve dikkat dağınıklığının Alzheimer denilen beyin küçülmesi halinde devam eden patolojilere dönüşebildiğini dile getiren Geçgel, “Özellikle ilk başlarda demans diye belirtebileceğimiz problemler bizler için önemli bir bulgu. Eğer demans tedavisi yeteri kadar sağlıklı ve zamanında yapılmazsa, elbette belirli bir zaman dilimi sonrasında bu Alzheimer dediğimiz artık beyin küçülmesi halinde devam eden patolojilere dönüşebiliyor. Tabi bu süreç sadece yetişkinlerde ortaya çıkan bir şey değil. Özellikle sınav dönemlerindeki çocuklar için de çok ciddi tehdit edici bir faktörü haline gelmeye başladı unutkanlıklar, hafıza problemleri. Çünkü çocuğun özellikle bilgi birikimi ne kadar yüksek olsa da sınava yansıtamaması, özellikle süreç içerisinde bunu işlevselliğe dökememesi, bilgi birikimini sınav esnasında hatırlayamıyor oluşu ya da dikkatini dağıtan dış faktörlerin mevcut olarak devam etmesi, çocuğun aslında okul başarısına, akademik başarısına ve günlük yaşamdaki bilgi düzeyini kullanmasına ve işlevsel hale getirmesine maalesef engel olan faktörler arasında” diye konuştu. Son olarak Geçgel, “Tedavi süreci, özellikle biz bu tür durumlarda hem çocuklarda hem yetişkinlerde önce ölçme ve değerlendirme süreçlerini tamamlıyoruz. Yani yaptığımız bir takım zihin performans testleriyle ya da birbirinden farklı zeka testleriyle bu süreci önce somut hale getirip bir veri oluşturuyoruz. Bu kişiden kişiye değişen bir süreç. Herkesin bu anlamda dikkatinin, hafızasının, mantık muhakeme yeteneklerinin derecesi birbirinden farklı. Bunu da bazı dediğimiz gibi birbirinden farklı uygulanan eğitiminin alınması gereken ve profesyonellerce ölçülmesi gereken bir takım testlerle uyguluyoruz. Biz bu testlerin sonucuna göre bir rapor belirliyoruz. Özellikle çocuklarda ve yetişkinlerde. Bu raporun sonucuna göre de özellikle dikkatinin, hafızasının, mantık muhakeme yeteneklerinin hangi derecede olduğunu görüp ona göre raporu yorumluyoruz. Gerekliliğinde terminolojik desteğe ihtiyacı olanlarda. Gerekliliğinde ise bununla birlikte bazı egzersiz programlarına kişileri alıyoruz. Ve yaptığımız bu beyin egzersiz programlarıyla birlikte kişinin normalin altında kalmış ihtiyacı olan birçok problemi aslında mevcut durumun üzerine taşıyabilmek için geliştirici bir takım egzersizlere ve yönlendirmelere ihtiyaç duyuyoruz. Ve neredeyse en az haftada iki seans bu süreçte bu egzersizleri çalışmak durumunda kalıyoruz. Sonucuna doğru da artık bir süre sonra tekrar aynı testleri uygulayıp kişinin bir önceki performansıyla mevcut performansla arasındaki gelişimini ölçebiliyoruz bu süreçlerde” ifadelerinde bulundu.