Yerel Haberler
Diyarbakır
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:43 PKU hastalarına düşük proteinli gıda desteği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin PKU hastalarına yönelik başlattığı düşük proteinli gıda kolisi desteği, yaşam boyu süren zorlu bir hastalıkla mücadele eden vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırırken, sınırlı ve pahalı ürünlere erişim sorununu azaltarak ailelerin ekonomik yükünü hafifletiyor. Büyükşehir Belediyesinin PKU hastalarına yönelik başlattığı gıda kolisi desteği, yalnızca bir yardım değil, yaşam boyu süren zorlu bir hastalıkla mücadele eden aileler için önemli bir dayanışma örneğini oluşturuyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, düşük proteinli gıdalara erişimde güçlük yaşayan Fenilketonüri (PKU) hastalarına yönelik gıda kolisi desteği sağladı. Bu destekle PKU hastalarının günlük yaşamını kolaylaştırmak ve ailelerin ekonomik yükünü hafifletmek amaçlanıyor. PKU hastalarına ulaşıldı PKU hastalığıyla mücadele eden vatandaşların en büyük sorunlarından biri olan "pahalı ve sınırlı gıdaya erişim" engelini aşmak için Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı çalışma başlattı. Bu kapsamda Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürlüğü, Diyarbakır’da bir ilki gerçekleştirerek çölyak hastalarının ardından PKU hastalarına da ulaşarak gıda kolisi desteğinde bulunuyor. Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürü Sevda Erdem Ateş, projenin PKU hastalarının yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğini belirterek, özel beslenme gerektiren hastalıklarda vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Daha önce çölyak hastalarına yönelik başarılı bir çalışma yürüttüklerini hatırlatan Ateş, "Bu desteğin ardından şimdi de PKU hastalığıyla mücadele eden vatandaşların yanındayız" dedi. ‘’Sağlık hakkı çerçevesinde desteğimiz sürecek’’ PKU hastalığı hakkında bilgi veren Ateş, hastalığın ömür boyu özel diyet gerektirdiğini hatırlatarak, "Bu çalışmayı ilk olarak geçen yıl aralık ayında başlattık. Şimdi ikinci etapla devam ediyoruz. Silvan, Ergani ve Sur gibi ilçelerde yaşayan hastalarımıza da ulaştık. PKU hastalarıyla birlikte Tirozinemi ve Akçaağaç şurubu gibi hastalıklarla mücadele eden vatandaşlarımıza, özel diyet gerektiren bu kolileri hazırladık. Sağlık hakkı çerçevesinde bu kolileri belirli periyotlarla dağıtmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Destekten faydalanan Merve Akalan, düşük proteinli gıdalara ulaşmanın oldukça zor olduğunu belirterek belediyenin desteğinin kendileri için büyük bir kolaylık sağladığını söyledi. İki çocuğunun PKU hastası olduğunu ifade eden Akalan, "Çocuklarım 10 ve 5 yaşında. Bu ürünleri çoğu zaman bulamıyoruz, bulduğumuzda da çok pahalı oluyor. Bu yüzden zaman zaman aç kaldıkları bile oluyor. Bu desteğin sürmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. İki PKU hastası çocuğun babası Yılmaz İptaş ise yaklaşık 17 yıldır bu hastalıkla mücadele ettiklerini belirtti. Daha önce böyle bir destekten haberdar olmadıklarını dile getiren İptaş, belediye ekiplerinin kendilerine ulaşmasıyla destekten faydalanmaya başladıklarını söyledi. İptaş, "Her iki çocuğum da PKU hastası. Bu hastalığı çocuklarım doğduktan sonra öğrendik. O günden bu yana hem psikolojik hem de ekonomik olarak zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu tür destekler bizim için çok kıymetli. Özellikle ürünlerin temin edilmesi oldukça zor. Belediyemizin bu desteği hem bizim hem de bizim gibi aileler için gerçekten büyük bir katkı" ifadelerini kullandı. Fenilketonüri (PKU), proteinli gıdalarda bulunan "fenilalanin" adlı amino asidin vücutta yeterince parçalanamaması sonucu ortaya çıkan kalıtsal bir metabolizma hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde veya diyetine dikkat edilmediğinde bu madde kanda birikerek beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir ve kalıcı hasarlara yol açabilir. PKU hastaları için en temel tedavi yöntemi, ömür boyu süren düşük proteinli ve özel içerikli bir diyet uygulamasıdır. Et, süt ürünleri, yumurta ve baklagiller gibi birçok temel gıda tüketilemez ya da çok sınırlı tüketilir. Bu durum hem beslenme düzenini zorlaştırır hem de günlük yaşamı ciddi şekilde etkiler. Hastalığın en büyük zorluklarından biri ise uygun ürünlere erişimin kısıtlı ve maliyetinin yüksek olmasıdır. Düşük proteinli özel ürünler çoğu zaman sınırlı noktalarda bulunur ve aile bütçesine ciddi bir yük getirir. Özellikle çocuk hastalar için bu durum hem fiziksel gelişim hem de sosyal yaşam açısından ek zorluklar doğuruyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:05 Kadınlar DİSMEK’te meslek öğreniyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin açtığı cilt bakımı ve kuaförlük kurslarıyla kadınlar meslek edinerek istihdama katılma yolunda güçleniyor, ekonomik bağımsızlıklarını kazanma ve kendi iş yerlerini kurma hedefiyle eğitim alıyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığının Diyarbakır Sanat ve Mesleki Eğitim Kursları (DİSMEK) bünyesinde açtığı cilt bakımı ve kuaförlük kurslarında kadınlar, ekonomik bağımsızlıklarını kazanma ve kendi iş yerlerini kurma hedefiyle mesleklerine hazırlanıyor. Mesleki Eğitim Şube Müdürlüğünün farklı branşlarda, istihdama katkı sunmak ve hobi kazandırmak amacıyla açtığı kurslar, özellikle kadınlardan yoğun ilgi görüyor. Göletli Park Eğitim Merkezinde gerçekleştirilen eğitimlerde kadınlar, kendi iş yerlerini açmayı ya da sektörde profesyonel olarak yer almayı amaçlıyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen kurslarda verilen eğitimler uygulamalı ve kapsamlı olduğu için kontenjan sınırlı tutularak daha nitelikli olması hedefleniyor. Hafta içi her gün devam eden programda cilt bakımı eğitimi yarım gün, kuaförlük eğitimi ise tam gün şeklinde veriliyor. Kursiyerler, 60 günlük yoğun eğitim sürecinin ardından mezun olarak belgelerini alıyor. 48 kadın katılıyor Eğitim programı kapsamında kuaförlük bölümünde eğitim alan 28 kadın haftanın 4 günü, cilt bakımı branşında ise 20 kursiyer hafta içi her gün teorik ve pratik eğitimlerini sürdürüyor. Kurslara ilişkin bilgi veren kuaförlük branş eğitmeni Seher Yıldız, iki ay devam eden kuaförlük kurslarında öğrencilere saç şekillendirme, renklendirme, fön ve kesim tekniklerini öğrettiklerini belirterek, kadınların genelde istihdam amaçlı bu kursa başvurduklarını ifade etti. Kuaförlük kurs eğitimini iki aşamalı şekilde verdiklerini kaydeden Yıldız, teorik eğitimin ardından hizmetin uygulamalı olarak ücretsiz bir şekilde verildiğini söyledi. ’’İleride kendi işletmemi açmak istiyorum’’ Kursiyer Buket Çelik, ekonomik hayata katılmak için başvurduğunu vurgulayarak, "Kesim, fön ve boya gibi işlemleri profesyonelce öğreniyoruz. Hobi olarak başladım ama öğrendikçe bu işi profesyonel bir kariyere dönüştürmeye karar verdim. İleride kendi kuaför salonumu açmak istiyorum" dedi. Cilt bakım eğitmeni Serfiraz Bozarslan ise kursların kadınlar için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayarak, buraya gelen kadınların öncelikle bir meslek öğrendiğini, sonrasında ise kendi iş yerlerini açmayı hedeflediklerini belirtti. Eğitimlerin yaklaşık 2-3 ay sürdüğünü ifade eden Bozarslan, şu ana kadar birçok kursiyerin mezun olduğunu ve bir kısmının iş hayatına atıldığını dile getirdi. Kursiyerlerden İrem Su Çolak, iki aydır kursa katıldığını belirterek, "Burada hem meslek öğreniyoruz hem de yeni dostluklar kuruyoruz. Birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Benim hedefim, bir kurumsal firmada işe başlamak, ardından kendi iş yerimi açarak kariyerimi daha da ileriye taşımak" diye konuştu.
Diyarbakır’da hava sıcaklığının birden yükselmesiyle çocuklar süs havuzuna girdi
23 Nisan 2024 Salı - 11:20 Diyarbakır’da hava sıcaklığının birden yükselmesiyle çocuklar süs havuzuna girdi Diyarbakır’da hava sıcaklığının birden yükselmesiyle çocuklar, merkez Sur ilçesindeki Anzele Parkı’ndaki süs havuzuna girdi. Kentte sıcakların birden bastırmasıyla serinlemek ve eğlenceli zaman geçirmek isteyen çocuklar, Sur ilçesindeki Anzele Parkı’nda bulunan süs havuzunu girdi. Parka gelen bir grup çocuk, havuzda bir süre yüzdükten sonra beton zemine uzanıp güneşlendi. Çocuklardan Mert Hüseyin (12), sıcak hava nedeniyle Anzele’ye geldiğini belirterek, “Diyarbakır sıcağıdır, yüzüyoruz. Havuzlar açılmamış, bizde buraya geliyoruz. Suyu tertemizdir” dedi. Ramazan Karadağ (12) ise, havaların sıcak olduğunu, havuzların kapalı olması nedeniyle buraya geldiklerini ifade etti. Öte yandan, dün Meteoroloji Genel Müdürlüğü 15. Bölge Müdürlüğü, bu hafta 6 ilde sıcaklıkların mevsim normallerinin 10 ila 15 derede üzerine çıkmasının beklendiğini bildirmişti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 15. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmekte olan hava sıcaklıklarının artmaya devam etmesi ve hafta boyunca mevsim normallerinin 10 ila 15 derece üzerine çıkmasının beklendiği belirtildi. Açıklamada, önümüzdeki günlerde bazı illerde beklenen en yüksek sıcaklıkların Diyarbakır’da 30-32, Şanlıurfa’da 35-37, Mardin’de 26-29, Batman’da 30-33, Siirt’te 28-31 ve Şırnak’ta 25-29 aralıklarında olacağının tahmin edilmekte olduğu ifade edildi. Açıklamada, yüksek seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar başta olmak üzere vatandaşların günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında açık alanda bulunmamaları hususunda dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmekte olduğu vurgulandı.
Final Okulları öğrencileri çocuk bayramını hafta boyunca kutladı
23 Nisan 2024 Salı - 11:19 Final Okulları öğrencileri çocuk bayramını hafta boyunca kutladı Diyarbakır Final Okulları öğrencileri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 104. yıl dönümü kutlamaları şenlik haftası kapsamında büyük bir coşku ile kutladı. Final Okulları Anaokulu İlkokul Müdürü Özge Cengiz, Atatürk’ün çocukları çok sevdiğini, onun dilinde çocuk, sevgi demek olduğunu söyledi. 23 Nisan 1920’de Türkiye milli tarihinin başlangıcını simgeleyen TBMM açılması ve Mustafa Kemal Atatürk’ün her zaman idealinde bulunan ve Türk milletine yakışabilecek tek yönetim biçimi olan ulusal egemenliğin kutlanacağı bu günü çocuklara armağan ettiğini belirten Cengiz, “Çünkü bu büyük gün en çok onlara yakışırdı. İşte böyle değerli olan evlatlarımıza yakışır bir bayram kutlamalıydık. İlkokul müdür yardımcımız Özgür Özdil ile birlikte bu yıl öğrencilerimizin hafızalarından silinmeyecek bir bayram haftası yaşatmak istedik ve planlamalara başladık” dedi. Öğrenciler ile Atatürk posterleri ve Türk bayrakları eşliğinde coşkulu kortej yürüyüşü ile şenlik haftasına başladıklarını ifade eden Cengiz, “Ardından Geleneksel Çocuk Oyunları Günü ile geçmişte anne ve babalarının oynadıkları oyunları oynadılar. Akşam ise Kelebeğin Yolculuğu adlı vantrolog gösterisi eşliğinde kukla show ve masal atölyesi gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz için farklı bir deneyim oldu. Öğrencilerimizin yüzlerindeki mutluluğun tarifini yapmak mümkün değil. Şenlik haftamızın ikinci gününde ise eğitsel oyunlar ve sportif faaliyetler devam etti. Akşamında ise geçmiş yılların unutulmaz aktivitelerinden biri olan açık hava sineması ile öğrencilerimizin aileleri ile birlikte vakit geçirecekleri bu etkinliği düzenledik. Okul olarak 600’ün üstünde misafir ağırlamanın gururunu yaşadık. Şenlik haftamız ‘Bahçede Sanat Var’, ‘23 Nisan’da Sahne Senin’ gibi birçok etkinliği hafta boyu düzenleyip ardından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi töreni ile şenlik haftası tamamladık. Öğrencilerimizin eğitim yolculuğunda böyle güzel anılar bırakıyor olmak tüm Diyarbakır Final Okulları yöneticileri ve öğretmenleri olarak bizlere gurur vericiydi” şeklinde konuştu.
Dicle Elektrik’ten uyarı: "Kamu görevini engelleyenler 5 yıla kadar hapis cezası alabilir"
22 Nisan 2024 Pazartesi - 10:26 Dicle Elektrik’ten uyarı: "Kamu görevini engelleyenler 5 yıla kadar hapis cezası alabilir" Dicle Elektrik, dağıtım bölgesinde 27 milyar TL’yi aşan elektrik borcunu uzun süredir ödemeyen ve bununla birlikte görevlilerin çalışmalarını engelleyenlere karşı hukuk mücadelesi vermeyi sürdürüyor. Sorumluluk bölgesinde yer alan 6 ilde kamu hizmeti yürüten dağıtım şirketi, başta Şanlıurfa ve Mardin olmak üzere borçlu sulama abonelerini bu kez engellemelerden dolayı 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 6 ilinde elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik’ten, başta Şanlıurfa ve Mardin’deki çiftçilerin 27 milyar TL’yi aşan elektrik borçlarının ödenmemesiyle ilgili olarak yeni bir açıklama yapıldı. Tarım sezonu öncesi ’borcunu ödemeyene elektrik verilmeyecek’ uyarısında bulunan Dicle Elektrik, borçlu abonelere bir mektupla önemli yeni uyarılarda bulundu. Mektupta mevzuat gereği elektriği kesilecek olan ancak bu kesintiye kaba kuvvetle karşı koyacak olan abonelerin, TCK’nın ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesine’ dair 113’ncü maddesi uyarınca 5 yıla kadar hapis cezası alabileceği duyuruldu. İadeli taahhütlü mektupla uyarıldılar Elektrik borcu bulunan, uzun süredir borcunu ödemeyen ve mevzuat gereği elektriğini kesmeye gelen görevlileri engelleyenlere yönelik gönderilen bu kritik uyarı, her bir borçlu aboneye özel olarak iadeli taahhütlü mektupla yapıldı. Aynı mektupta, görevlilere dönük yapılacak her türlü engellemenin TCK’nın 113’ncü maddesinde yer alan ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi’ suçunu kapsadığına yer verilerek, çalışmaları cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engelleyenlerin, 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceği kaydedildi. 18 bin çiftçinin 27 milyar TL borcu var Dicle Elektrik, bölgede 18 bin tarımsal sulama abonesinin elektrik borcunun 27 milyar TL’yi aştığını açıklamıştı. Söz konusu borcun 15.5 milyar TL’sinin Şanlıurfa’daki 13 bin aboneye, 9.5 milyar TL’sinin Mardin’deki 5 bin aboneye, geri kalanın ise Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerine ait olduğunu duyurulmuştu. Dicle Elektrik tarafından abonelere iadeli taahhütlü olarak gönderilen kişiye özel mektuplarda şu ifadelere yer verildi: "Sayın abonemiz; tesisat numaralı aboneliğinize ait muaccel olan faturalı borçlara ilişkin olarak ekiplerimiz tarafından 18 Mart 2024 tarihinde Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliğinin Zamanında Ödenmeyen Borçlar başlıklı 35. Maddesi hükümleri uyarıca kesme işlemi için aboneliğinizin bulunduğu sayaca gelinmiş ancak tarafınızca mukavemet gösterilmesi sebebiyle kesme işlemi gerçekleştirilememiştir. Aynı tesisat ve borca ilişkin ekiplerimiz tarafından tekrar kesme işlemi uygulanacak olup, tarafınızca mukavemet gösterilmesi halinde hakkınızda TCK 113 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile suç duyurunda bulunacağımız konusunda tarafınıza ihtarda bulunulmuştur."
Zerya Kuyumculuk davasında bilirkişi raporu tamamlandı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 10:20 Zerya Kuyumculuk davasında bilirkişi raporu tamamlandı Diyarbakır’da Zerya Kuyumculuk davasında bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, Huzur Polis Merkezinde alınan beyanlara göre 37 milyon 126 bin 100 lira 54 kuruş olduğu, ancak bu beyanlar dışında müşteki katılan ve mağdur olarak adlarına yer verilen kişilerin gerçek mağduriyetlerinin soyut beyanlar dolayısıyla tespit edilemediği, dosya kapsamında yer alan Aklama Raporu’na göre, sanıkların elde ettikleri haksız menfaat miktarının ise tespit edilemediği görüşü yer aldı. 22 Haziran 2020 tarihinde şikayet üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma devam ediyor. 3 kişilik bilirkişi heyetinin incelemeleri tamamlandı. Şikayetler üzerine yapılan çalışmalar ile hazırlanan 140 sayfalık bilirkişi rapor, soruşturma dosyasına eklendi. Müştekilerin bir kısmının perakende kuyumculuk yaptığı, müştekilerin sanıklara altın, değerli maden, döviz ya da Türk Lirası verdikleri yer alan raporda, bu konunun müşteki beyanları ve sanık savunmaları ile sabit olduğu belirtildi. Müştekilerin beyanlarına göre sanıklara verilen altın ve döviz miktarının suç tarihindeki değerinin Diyarbakır ili Huzur Polis Merkezinde alınan beyanlara göre 37 milyon 126 bin 100 lira 54 kuruş olduğu ifade edilen raporda, şunlar kaydedildi: “Ancak bu beyanlar dışında müşteki katılan ve mağdur olarak adlarına yer verilen kişilerin gerçek mağduriyetlerinin soyut beyanlar dolayısıyla tespit edilemediği, dosya kapsamında yer alan Aklama Raporu’na göre, sanıkların elde ettikleri haksız menfaat miktarının ise tespit edilemediği, müştekilerin sanıklara altın ya da parayı kimi zaman elden verdikleri ve bir kısmını geri aldıkları, ancak söz konusu altın ve para trafiği banka üzerinden yapılmadığı için, müştekilerin zararının tam olarak tarafımızdan tespit edilemediği. Zira dosya kapsamında altın ve para alış verişine ilişkin ’bilgi fişi’, ’kartvizit’, ’kağıt’ şeklinde belgeler bulunduğu, ancak bunların doğruluğunun tarafımızdan anlaşılamadığı, bankalardan alınan veriler ile yapılan ticari alışveriş boyutlarının, tarihlerinin belirlenemediği, hangi gönderilen paranın hangi alış için olduğu veya hangi ödenen paranın hangi alışverişe ait olduğunun tespitinin mümkün olamadığı. Sanıkların ‘kar elde edecekleri yönünde kanaat uyandırarak oluşturdukları güven duygusuyla müştekileri aldatıp’ altın ve para aldıklarının sabit olması halinde nitelikli dolandırıcılıktan söz edilebileceği, buna karşılık sanıkların müştekilerden altın ve dövizleri aldıkları esnada ‘hileli davranışlarının bulunmadığının kabulü halinde’ dolandırıcılık suçundan bahsedilemeyeceği. Bu ihtimalde ticari ilişki (hukuki ihtilaf) ya da güveni kötüye kullanma suçundan söz edilebileceği, özellikle sanıkların banka hesaplarındaki paraların tamamının çekilmesi, işyerindeki altın ve paranın alınarak, bilgisayar da dahil olmak üzere valize konulup, iş yerinden ayrılma eyleminin kastın belirlenmesinde dikkate alınabileceği, bu hususun takdirinin delillerle doğrudan temas eden yüce mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.” "Bilirkişi raporunda somut bir delil bulunmamaktadır" Sanık avukatlarından Fatih Bulut, bilirkişi raporunda somut bir delil bulunmadığını söyledi. Avukat Bulut, "140 sayfalık bilirkişi raporu incelendiği zaman raporda sadece müştekilerin soyut beyanları ve herhangi bir somut delilin, emarenin olmadığını, bilirkişi raporunun sonuç kısmı incelendiğinde olayın ticari bir boyutunun ilerisine gitmediği, her hangi bir şekilde haksız bir menfaat tespit edilemediğini, müvekkillerimin ticari faaliyetleri kapsamında yaşadıkları zorluklardan kaynaklı olarak içine düştükleri mağduriyeti açıkça ortaya çıktığı görülmektedir. Buna rağmen müvekkillerimiz halen bugün itibariyle de tutuklu yargılanmaktadırlar. Bizim beklentimiz, adaletin iki yönü vardır. Hem müştekiler arasında olan yönü, hem de sanıklar arasında olan yönü. Önemli olan nokta, suça konu herhangi bir fiili işlememiş insanların koruma tedbirleriyle mağdur edilmemesi, bu durum masumiyet karinesinin bir gereğidir. Kamuoyuna ısrarla vurgulamak ve belirtmek istediğimiz olgu, Zerya Kuyumculuk davasının herhangi bir şekilde bir müvekkil-sanıklar tarafından haksız menfaat temini olmadığı, tamamen ekonomik zorluklarından kaynaklı bir süreç olduğu bu raporla da gün yüzüne çıktı. Bir an önce hukuki sürecin müvekkillerin fiili durumlarına uygun şekilde yürümesini talep ediyoruz" dedi. 28 Mart’ta Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, tutuklu sanıklar Serdar Adıgüzel ve Zülfikar Ortaç’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti. Duruşma, 10 Haziran 2024’e ertelenmişti.