Yerel Haberler
Diyarbakır
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:25 Diyarbakır’da 2 bin 300 aileye yeni doğan destek paketi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "yeni doğan destek paketi" ile son bir yılda sosyoekonomik zorluk yaşayan 2 bin 300 aileye, doğumun ilk anından itibaren destek sundu. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, toplumsal dayanışma ağlarını güçlendirmek amacıyla 7’den 70’e her kesime ulaşma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, sosyal belediyecilik politikası gereği yeni doğan bebeklere yönelik özel destek paketleri oluşturdu. Yeni Doğan Destek Paketi Projesi kapsamında yapılan incelemelerde, özellikle geliri düşük ailelerin yeni doğan bebeklerinin temel ihtiyaçlara erişimde güçlük yaşadığı tespit edildi. Bu doğrultuda hazırlanan destek paketleri ailelere ulaştırılıyor. Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, son 1 yılda 2 bin 300 aileye ücretsiz yeni doğan destek paketi ulaştırdı. 0-1 aylık bebekler için hazırlanan destek paketinde, anne için hijyen pedi, bebek için hastane çıkış seti, battaniye, bez, şampuan, ıslak mendil ve ateş ölçer gibi temel ihtiyaç ürünleri bulunuyor. Projeye ilişkin bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürü Nihal Bozhan Özbek, yeni bir bebeğin dünyaya gelişinin mutluluk kadar sorumluluk da getirdiğini belirterek, her bebeğin eşit şartlarda hayata başlaması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Özbek, projenin yalnızca bir sosyal yardım değil, aynı zamanda bir dayanışma çalışması olduğunu vurguladı. "Her bebek eşit başlangıç hakkına sahip’’ Sosyal yardım talebi ile müdürlüğe müracaatta bulunan ailelerin evlerine ziyaretler gerçekleştirerek sosyal incelemelerde bulunduklarını ifade eden Özbek, sahada yaptıkları incelemeler sonucunda yeni doğum yapan annelerin temel ihtiyaçlara erişiminde güçlük çektiklerini tespit ettiklerini ve bu ihtiyaca somut bir destek sunmak istediklerini söyledi. Her yeni doğan bebeğin eşit bir başlangıç hakkına sahip olması gerektiğine inandıklarını aktaran Özbek, özellikle sosyoekonomik açıdan gelir durumu düşük olan ailelere bu hassas süreçlerinde yalnız olmadıklarını hissettirmek amacıyla bu projeyi ortaya çıkardıklarını kaydetti. "Doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz’’ Bu projenin sadece bir sosyal yardım projesi değil, aynı zamanda bir sosyal dayanışma projesi olduğunun altını çizen Özbek, "Çünkü biz Diyarbakır’da doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz ve hayatlarının en başlangıcından itibaren onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" dedi. Yaklaşık bir yıldır sürdürülen proje kapsamında bugüne kadar 2 bin 300 aileye destek verildiğini bildiren Özbek, ailelerden alınan geri dönüşlerin olumlu olduğunu ve çalışmanın artarak devam edeceğini vurguladı. Özbek, "Bu çalışmaya başlayalı tam bir yıl oldu. Bugüne kadar 2 bin 300 aileye ulaştık ve sayımız her geçen gün artıyor. Ailelerin bu anlamda yaptıkları geri dönüşler çok olumlu. Yeni doğum süreçlerinin en başında yanlarında olduğumuzu hissetmeleri, böylesi küçük paketlerle desteklenmeleri onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlıyor ve biz bu olumlu dönüşlerle ciddi bir motivasyon yakaladık. Bu hizmeti sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Projeden yararlanan Ferhat Göçlü ise verilen destekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizim 3 çocuğumuz vardı. Bu dördüncü oldu. Bunun için çok sevinçliyiz. Büyükşehir Belediyesinin bize vermiş olduğu çanta biraz olsa da bize katkı sağladığı için teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı: “Bilden’nin turizm projelerini destekleyeceğiz”
13 Mart 2024 Çarşamba - 19:18 Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı: “Bilden’nin turizm projelerini destekleyeceğiz” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden’in ilçeleri de içine katan kapsamlı turizm projelerinin olduğuna vurgu yaparak, turizm projelerinin yerel yönetimlerle ortak bir şekilde yürütülmesinin önemli olduğunu ve bakanlık olarak bu projelere destek vereceklerini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden ile birlikte İçkale surlarında ve depremde hasar gören Saint George Kilisesi’nde yapılan restorasyon çalışmalarını inceledi. İnceleme esnasında Bilden, Diyarbakır’da çeşitli dönemlerden günümüze kadar ulaşan çok sayıda kültür varlığının olduğuna dikkat çekerek Diyarbakır için hayata geçireceği turizm projeleri için destek istedi. “Surların yıktırılan kısımlarını ve 3 burcunu yeniden yapacağız” Diyarbakır surlarının yıktırılmış kısımları ile 3 burcunu yeniden yapmayı planladığını aktaran Bilden “Diyarbakır’ımızda çeşitli dönemlerden günümüze kadar ulaşan çok sayıda kültür varlığımız var, onlardan bir tanesinin içerisindeyiz, kilisemiz çok kadim bir kilise, bunun İçkale’de olması çok daha anlamlı. İçkale’nin toplam sur uzunluğu yaklaşık 600 metre, diğer surlarımızın da 5 bin 200 metre. Tabi 1932 yılında bir vali tarafından surların belli bir kısmı ve 3 tane de burç yıktırılmış, bunların onarımı ve ihyasıyla ilgili biz proje hazırladık, tabi bunların hepsini oluşturduktan sonra da turizm anlamında da Diyarbakır’da bir patlama bekliyoruz. Çünkü terörün olduğu yerde kalkınma da olmaz, turizm de olmaz, artık hükümetimiz terörü bitirdi Allah’a şükür, bölgede terör yok, ciddi de bir kalkınma hamlesi başlattı hükümet, biz de bu anlamda eğer tarihi mekanlarımızı, zaten ciddi bir onarım devam ediyor, surların yıktırılan kısımlarını ve 3 burcu da biz ihya etmeyi ve yeniden yapmayı planlıyoruz, bakanlığımızın da ciddi desteğini bekliyoruz” dedi. “Diyarbakır’ın kültür sanat hayatının içerisinde olmasını sağlayacağız” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı da, Halis Bilden’in kültür varlıkları konusunda en ehil isimlerden biri olduğunu ifade etti. Şu an Diyarbakır surlarında 33 noktada restorasyon çalışmalarının devam ettiğini hatırlatan Yazgı, bugüne kadarki proje bedellerinin yaklaşık 500 milyon lirayı bulduğunu aktararak şöyle konuştu: “Diyarbakır depreminden zarar gören Saint George Kilisesi’ndeyiz, burada en son kültür festivalimizde Refik Anadol beyin güzel bir sergisini gençlerimizle çocuklarımızla paylaşmıştık. Şimdi hızlı bir şekilde yürüyor, güzel çalışmalarımız var, zaten belediye başkan adayımız Halis Bilden başkanımız kültür varlıkları konusunda en ehil isimlerden bir tanesidir Türkiye’deki ve Kültür yolu festivallerinin yanında bizim kültür turizmini Türkiye’de en iyi getirebileceğimiz nokta aslında Diyarbakır’dır. Hem arkeolojik alandaki potansiyeli, hem kültür varlıkları, hem yapıları özellikle Diyarbakır surları tabi ki bizim için çok önem arz eden hususlar. Şu anda Diyarbakır surlarında 33 noktada çalışmalarımız devam ediyor, bugüne kadarki proje bedelleri yaklaşık 500 milyon lirayı buldu ve hızlı bir şekilde de buradaki restorasyon süreçlerimizi tamamlayacağız ve Diyarbakır’ın kültür sanat hayatının içerisinde olmasını sağlayacağız. Bulunduğumuz kilise aslında bir kültür merkezi konumunda müzemizin içerisinde ve bu tür mekanları çoğaltarak Diyarbakır halkımızın hizmetine sunmayı amaçlıyoruz.” “Doğru projelerin belediyelerimizle ortak bir şekilde yapılması önemli” Diyarbakır’ın turizmde hak ettiği seviyeye ulaşması için turizm projelerinin yerel yönetimlerle ortak bir şekilde yürütülmesinin önemine değinen Yazgı, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden’in başta surlar ve burçlarla ilgili olmak üzere ilçeler için hazırladığı projelere de destek vereceklerini kaydetti. “Tabii burada önemli olan merkezi idarenin ve bakanlıkların bu görevi ifa etmesi değil, yerel yönetimlerle bunun ortak bir şekilde yürütülmesi önemli” diyen Yazgı, “İnşallah bu süreçte hızlı bir şekilde Diyarbakır’ımızın turizmde hak ettiği seviyeye ulaşması için biz de bakanlık olarak elimizden gelen ne varsa yapmak arzusuzundayız. Bununla ilgili de projelerimizi beraber masaya yatırdık, bundan sonraki süreçlerde de zaten sık sık beraber olacağız. Elbette ilk önce Diyarbakır surları projesine destek vereceğiz, sabah biz Eğil’deydik, sayın belediye başkanımız sadece merkezin projeleriyle değil, tüm ilçelerdeki özellikle turizm alanındaki projelere öncelik vermiş, bu bizi çok mutlu etti, çünkü bir şehir ilçeleriyle birlikte ancak ayağa kalkabilir” diye konuştu. Yatak kapasitesinin artırılmasıyla birlikte aynı zamanda gecelik konaklamayı da arttırmak zorunda olduklarını aktaran Yazgı, “Bu, Diyarbakır halkı için, esnafı için inanılmaz bir avantaj sağlar. Bizim özellikle Diyarbakır surlarındaki o kültür sanat ve orada kadın kooperatiflerimiz dahil olmak üzere gastronomisi, Diyarbakır’ın gastronomisi çevresindeki birçok illere göre çok daha zengindir, bunun ön plana çıkartılacağı belli projelere çalışıyoruz. Kültür yolu festivallerimizin daha geniş kitlelere ulaşabileceği bir çalışmanın içerisindeyiz. Etkinliklerimizle başkanımızla beraber daha noktasal hareketler yapılacak inşallah. Tabi Diyarbakır’ın bizim için en önemli şeyi, Diyarbakır’ın turizmde hakkettiği yeri bulması, gelmesi ve bunlarla ilgili doğru projelerin belediyelerimizle ortak bir şekilde yapılması” ifadelerinde bulundu. Bilden’in seçim koordinasyon merkezini de ziyaret eden Bakan Yardımcısı Yazgı, daha sonra Zerzevan Kalesi’ni de ziyaret ederek Çınar ilçesine gitti.
Eğil ve Dicle Nehri Çevre Düzenleme Projesi’nin lansmanı yapıldı
13 Mart 2024 Çarşamba - 15:23 Eğil ve Dicle Nehri Çevre Düzenleme Projesi’nin lansmanı yapıldı Dicle kıyısında yer alan konumu ve coğrafi koşulları ile tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olan Eğil’de, Eğil ve Dicle Nehri Çevre Düzenleme Projesi’nin lansmanı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla gerçekleşti. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyarbakır Valiliği, Eğil Kaymakamlığı ve Eğil Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü Eğil ve Dicle Nehri Çevre Düzenleme Projesi’nin lansmanı Eğil Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Eğil’in turizm potansiyelini ve kültürel varlıklarını 3 farklı rotada ziyaretçilere tanıtılması hedeflenen projeyle bölgenin doğal güzelliklerinin ziyaretçilere tanıtılması amaçlanıyor. Farklı manzara seyir terasları, sosyal alanları ve kıyı gezi güzergahları, gibi birçok güzelliği ön plana çıkaracak şekilde düzenlenen proje ile ilçenin turizme kazandırılması hedefleniyor. Lansman töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Eğil’in Diyarbakır’ın en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Yazgı, “Bizim buraya gelme amacımız; Diyarbakır’ımızın en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri olan Eğil’imizi hem bir inanç turizmi hem bir kültür turizmi hem de sevginin hakim olduğu bu güzel coğrafyanın tanıtımı için beraber olmak. Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz ve ilçe kaymakamımız bu projenin gerçekleşmesi ve şu anda lansmanının yapılması için büyük bir çaba harcadılar. Eğil dediğimiz zaman Kur’an-ı Kerim’de geçen Zülkifl Peygamber’in Elyesa Peygamberimiz gibi 9 Peygamberimizin kabri var. Türk İslam mimarisiyle örnek teşkil eden yapılarıyla da güzel bir konuma sahip. Biz, ecdadın mirasına sahip çıktığımız gibi mirasımızın da doğru bir şekilde tanıtılması için çabalayan bir kurumuz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın arkeolojik kazılara, restorasyonlara, kültür varlıklarımızın tekrar ihyasına yönelik talimatlarıyla büyük bir çalışma içerisindeyiz” dedi. "Biz devlet olarak belediyelerimizle birlikte doğru iş yapmak için yola çıktık" Kentteki bazı STK’lerin yapılan çalışmaları baltalamak için kendilerini yurt dışına şikayet ettiğini ifade eden Yazgı, “Bizim için Antalya neyse Diyarbakır odur. Bizim için Muğla neyse Diyarbakır odur. Bizim için memleketimizin her karışı, her noktası aynı derecede öneme sahip. Hiçbir zaman geçmişte yaşanan olumsuzlukların gölgesinde bırakmadık. Diyarbakır surlarımızı en iyi şekilde ihya ediyoruz. Bu süreç yurt dışında da gerçekten övgüyle bahsediliyor. Tabii bazı STK’ler yaptığımız çalışmaları baltalamak için bizi yurt dışına şikayet ediyorlar. Ama herkes doğrunun ne olduğunu biliyor. Biz devlet olarak belediyelerimizle birlikte doğru iş yapmak için yola çıktık. Biz hiçbir zaman yanlış şeye imza atmadık” ifadelerine yer verdi. Yazgı, son olarak şunları kaydetti: “Eğil’de yaptığımız çalışmalar neticesinde turizmde çok güzel patlamalar bekliyoruz. Turizmin burada gelişmesi demek kadınlarımızın, buradaki insanımızın ürettiğini satabilmeleri demek. Burada yapacağımız faaliyetler kazı çalışmalarından restorasyonlara yöre halkımızın çalışması demektir. İşsizliğin en büyük çözümlerinden birisi turizmdir. Bizim amacımız Eğil’e güzel şeyler yapmak. Çünkü Eğil en güzelini hak ediyor.” Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Su ise tanıtımı yapılan proje ile kentin turizmine de çok önemli katkı sağlanacağını belirtti. Su, “Bugün Eğil ilçemizde çok önemli bir projenin tanıtımını gerçekleştiriyoruz. Diyarbakır’a sahabeler şehri de diyoruz. UNESCO Dünya Kültür Mirası’na girmiş iki eserimiz var; Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerimiz. Bunun gibi tarihi eserlerimizin tanıtımı ve değerlendirilmesi çok önemlidir. Bugün tanıtımını yaptığımız Eğil ve Dicle Nehri Çevre Düzenleme Projesi Lansmanı’nda, inşallah Eğil’imizin dolayısıyla Diyarbakır’ımızın turizmine de çok önemli katkı sağlayacak bir projeyi hayata geçiriyoruz” diye konuştu. Tören sonunda Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Vali Ali İhsan Su, Eğil Kaymakamı Volkan Hülür, Proje Mimarı Doç. Dr. Gülçin Kahraman ve beraberindeki heyet Eğil Barajı kenarında incelemelerde bulundu.
Akyol Medya Şirketi yönetiminden domain ve patent açıklaması
13 Mart 2024 Çarşamba - 14:57 Akyol Medya Şirketi yönetiminden domain ve patent açıklaması Akyol Medya Şirketi kurucularından Sercan Akyol, Amed TV ve Amed Radyo markalarının sahipliğine dair iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Akyol, "Bilinmelidir ki, Amed TV ve radyo domaini üzerinde herhangi bir patent veya tescil belgesi olmayan şahıs veya şahıslar, şirketimizin itibarını zedelemek ve kamuoyunu yanıltmak amacıyla hareket etmektedirler" dedi. Şirket kurucularından Sercan Akyol, Amed TV ve Amed Radyo domainleriyle ilgili resmi patent veya tescil belgeleri olmasına rağmen sahiplenen şahıs ve şahısların olduğunu öne sürdü. Bazı haber sitelerinde haklarında isim hırsızlığı adı altında yapılan haberlere karşı hukuki sürecin başlatıldığını belirten Akyol, şirketin itibarını düşürenlerin cezasını çekeceğini söyledi. Akyol Medya Şirketi olarak, Amed TV ve Amed Radyo adına aldıkları sitelerin domain hakkında gelişen olaylarla ilgili açıklama gerektiği duyduklarını ifade eden Akyol, son zamanlarda sahip oldukları domain üzerinden karalama girişimlerine maruz kaldıklarını ileri sürdü. Akyol, şöyle konuştu: “Bilinmelidir ki, Amed TV ve radyo domaini üzerinde herhangi bir patent veya tescil belgesi olmayan şahıs veya şahıslar, şirketimizin itibarını zedelemek ve kamuoyunu yanıltmak amacıyla hareket etmektedirler. Bu tür girişimler, hem şirketimizin hem de Amed TV’nin profesyonel yönetim anlayışına ve etik değerlerine ters düşmektedir. Akyol Medya Şirketi olarak sahip olduğumuz domainin yasal sahibi olduğumuzu ve girişimlerde bulunan kişi veya kişilere karşı hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna duyururuz. Bu tür durumlarla mücadelede hukuki süreçler başlatılmış olup, şirketimiz gerekli adımları atmaya devam edecektir.” “İftiralarını doğrularlarsa hediye edeceğiz” “Amed TV ve Amed Radyo’nun bütün faaliyetleri şeffaf bir şekilde yürütülmekte” diyen Akyol, “Karalama girişimi bizi üzüyor. Kamuoyundan ricamız, bu tür yanlış bilgilendirmelere itibar etmemeleri ve şirketimizin resmi kanalları üzerinden yapılacak resmi açıklamalara öncelik vermeleridir. Yaşanan bu belirsizlik ve karalama girişimlerine son vermek adına, eğer karşılıklı olarak, karalama girişimde bulunan ve markaya sahip olduğunu iddia eden şahıs veya şahıslar Amed TV ve Amed Radyo’nun marka patent ve tescil belgelerini kabul edilecek bir şekilde kanıtladığı bir durum oluşursa, kamuoyuna söz veriyoruz, domain Akyol Medya tarafından kendilerine hediye edilecektir” ifadelerine yer verdi. Akyol Medya Şirketi, çatısı altında bulunan markalarla medya sektöründe öncü ve güvenilir bir hizmet sunduklarını kaydeden Akyol, şirketin sahip olduğu markalar arasında Amed Tımes, Amed TV, Amed Radyo ve Diyarbakır.Net olduğunu ve markaların tamamen kendilerine ait olduğunu ileri sürdü.
Diyarbakır’da ‘akbabalar’ suç örgütüne hava destekli operasyon: 35 tutuklama
13 Mart 2024 Çarşamba - 12:42 Diyarbakır’da ‘akbabalar’ suç örgütüne hava destekli operasyon: 35 tutuklama Diyarbakır Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün “akbabalar” grubuna yönelik düzenlediği hava destekli operasyonda gözaltına alınan 44 şüpheliden 35’i tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri, hava destekli Narkoçelik-6 operasyonunda sokak satıcı olarak bilinen “akbabalar” çetesini düzenlediği operasyon ile çökertti. Şüphelilerin ikamet ve işyerlerinde yapılan aramalarda uyuşturucu maddenin yanı sıra çok sayıda tabanca ve av tüfekleri ele geçirildi. Aramalarda, bir kompresörün içine zulalanmış 10 kilo 700 gram esrar maddesi ele geçirildi. Narkotik dedektör köpeği 3 yaşındaki Hollanda Çoban Köpeği “temren”, hassas koku duyusu sayesinde araç içine gizlenmiş 181 kilogram uyuşturucu madde buldu. Parola, “kuş kümese girdi” Satıcılar ile kullanıcılar arasındaki şifreli konuşmalarda; uyuşturucu maddeyi alıcıya yolladığını “kuş kümese geliyor”, elindeki maddeyi övmek için de “kuş taklacıdır, saatlerce uçar” şeklinde ifade ettikleri tespit edildi. Merkez ilçelerin yanı sıra Ergani ve Bismil ilçesini de kapsayan operasyonda yakalanan 44 şüphelinin 35’i sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Öte yandan, Diyarbakır Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce mart ayında yapılan operasyonlarda 516 kilogram esrar türevi uyuşturucu ele geçirildi. Yakalan 47 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Diyarbakır’da hastalar Kolin PET görüntüleme yöntemiyle şifa buluyor
13 Mart 2024 Çarşamba - 09:50 Diyarbakır’da hastalar Kolin PET görüntüleme yöntemiyle şifa buluyor Hastalığının yeri tespit edilemeyip Diyarbakır ve bölge şehirlerinden Ankara ve İstanbul’a giden hastalar, artık Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Doç. Dr. Mehmet Güven ile Doç. Dr. Halil Kömek’in geliştirdiği Kolin PET görüntüleme yöntemiyle şifa buluyor. Hormon bozuklukları içerisinde sık görülen primer hiperparatiroidinin yeri artık Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kolin PET görüntüleme yöntemiyle tespit edilip tedavi ediliyor. Hastalık hakkında bilgi veren Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Güven, primer hiperparatiroidinin hormon bozuklukları içinde sık görülen bir hastalık olduğunu söyledi. Burada parathormon düzeyinin yüksek çıktığını, buna bağlı olarak da kandaki kalsiyum düzeyinin yüksek çıktığını belirten Doç. Dr. Güven, "Kandaki kalsiyum düzeyi yüksek olduğu zaman böbrek taşı oluşabilir, böbrek fonksiyonları bozulabilir, kemiklerde erime olabilir. Yani vücutta birçok yerde hasara neden olabilir. Hatta kalsiyum yüksekliği kalpte ritim bozukluğuna kadar varan rahatsızlıklar da yapabilir. Biz bu hastalarımızı tahlillerle tespit ettikten sonra primer hiperparatiroidinin yerini tespit etmeye çalışıyoruz. Bunlar genelde boyun bölgesindeki tiroid bezinin altında ve üstünde sağlı sollu olmak üzere 4 adet bezden oluşmaktadır. Bu hastalıkta bu bezler aşırı çalıştığından dolayı adenom ya da hiperplazi dediğimiz hastalık durumuna gelmektedir” dedi. "Diyarbakır’da ilk defa hastanemizde bu görüntüleme yöntemiyle hastalığını tespit ettiğimiz 3 hastamız oldu" Artık hastaların Ankara ve İstanbul’a gitmeden adenomların yeri tespit edilerek, gerekli tedavilerin yapıldığını ifade eden Güven, “Genelde hiperplazi gibi bu tür hastalıkların ultrasonla yeri saptanabilmektedir. Bazen ultrasonla birlikte paratiroid sintigrafisi dediğimiz görüntüleme yöntemleriyle yerini tespit edebilmekteyiz. Ama bazen de çaresiz kalıp hastalığın yerini bir türlü bulamıyoruz. Dünyada ve ülkemizde Kolin PET/CT dediğimiz yeni bir görüntüleme yöntemi çıktı. Bu görüntüleme yöntemi başta İstanbul ve Ankara’da çekilmektedir. Biz de Diyarbakır’da ilk defa hastanemizde bu görüntüleme yöntemiyle hastalığını tespit ettiğimiz 3 hastamız oldu. Şehrimiz ve hastanemiz için bu büyük bir gelişme. Artık hastalarımız Ankara ve İstanbul’a gitmesine gerek kalmadan hastanemizde adenomların yeri tespit edilip, gerekli tedavileri yapmamız mümkün olmaya başladı. Bu bizim için de sevindirici bir gelişme oldu” diye konuştu. Hastanede Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Halil Kömek ise, Kolin PET’in özellikle primer hiperparatiroidinde lokalizasyonunu saptayamadıkları vakalarda kullanılan bir görüntüleme yöntemi olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kömek, “İlk olarak prostat kanserlerinde kullanılan bir görüntüleme yöntemi olan Kolin PET, tesadüf eseri boyun tutulmasıyla ve o bölgede paratiroid çıkmasıyla kullanılmaya başlandı. Sensitif ve spesifik değerleri oldukça yüksek, özellikle diğer yöntemlerle bulunamayan lezyonlarda yüksek saptama oranlarına sahip. Bu yöntemle enjeksiyondan 5 dakikadan itibaren görüntü alınabiliyor. Kolin PET, PET BT görüntülemelerinde kullanılan bir yöntem. 5’inci dakika ile 60’ıncı dakikadan sonra görüntüler alınarak daha önceden lokalizasyonunu saptayamadığımız paratiroid adenomlarının lokalizasyon saptamasında kullanılan bir yöntem” ifadelerine yer verdi. Kolin PET’in Türkiye’de çok nadir merkezlerde yapılan bir görüntüleme yöntemi olduğunu dile getiren Kömek, “Hastanemizde geçen hafta itibarıyla 3 hastamızın görüntülemesini yaptık. Üçü de saptama aşamasında başarılı bir şekilde gerçekleşti. Bundan sonraki süreçte hastalarımız oldukça rutin uygulamamıza devam edeceğiz. Bölgemizde bu görüntülemenin olduğu başka merkez olmamakla beraber hastalarımızı en yakın Ankara’ya göndermek zorunda kalacaktık. Bu da onlar için zaman kaybı ve maliyetli olacaktı” dedi.