Yerel Haberler
Diyarbakır
Aküzüm’den, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü açıklaması 01 Mayıs 2026 Cuma - 15:05:31 HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin gününü kutladı. HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, beraberindeki yönetici ve üyelerle birlikte Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi idare girişinde basın açıklaması düzenledi. Aküzüm, "Emeğin hakkını savunmak için omuz omuza yürüdüğümüz 81 ildeki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki teşkilat mensuplarımızın, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Bugün 1 Mayısta emeğin hak ettiği değeri görmesi, çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ancak barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma yoluyla mümkün olacaktır. Bizler bugün burada, savaşa, zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, birlik, mücadele ve dayanışma irademizi meydanlardan haykırmak için bir aradayız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, şiddetin, terörün, savaşın ve her türlü çatışma ortamının karşısında, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik zeminde güçlenen Terörsüz Türkiye’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 1 Mayısta meydanlardan bütün dünyaya sesleniyoruz, savaşa hayır, zulme hayır, soykırıma hayır. HAK-İŞ olarak, dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlumların yanındayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Savaşlara hayır, soykırıma hayır, zulme hayır’’ dedi. Atılan sloganlar ile basın açıklaması sorunsuz bir şekilde dağıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:36 Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de bahar şenliği düzenlendi Yaklaşık 5 yıldır hizmet veren Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, tedavi gören hastaların sosyal uyum süreçlerini desteklemek, tedavi motivasyonlarını artırmak, aile katılımını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek amacıyla bahar şenliği düzenlendi. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM yerleşkesinde gerçekleştirilen bahar şenliğine; İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Emre Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Öner Avınca, hastane idarecileri, Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Yeşilay Diyarbakır personeli, Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi personeli, sağlık çalışanları, AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalar ile aileleri katıldı. Etkinlik kapsamında AMATEM ve ÇEMATEM bünyesinde yürütülen müzik, resim, el işi ve gastronomi atölyelerinde hazırlanan çalışmalar sergilendi. Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi hastaları da gastronomi atölyelerinde ürettikleri pastalarla bahar şenliğine katkı sundu. Hastaların oluşturduğu orkestra tarafından mini konser verildi. Tedavi sürecinin yalnızca tıbbi müdahalelerden ibaret olmadığı, sosyal destek, üretkenlik, sanat, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliğiyle güçlendiği vurgulanan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. AMATEM ve ÇEMATEM’de yürütülen atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerle; hastaların tedaviye uyumunun artırılması, özgüvenlerinin desteklenmesi, yeniden toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi ve aileleriyle birlikte iyileşme sürecine aktif şekilde dahil olmaları hedefleniyor. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, bağımlılıkla mücadelede koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi. Bahar şenliğinde konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalarımız, aileleri, sağlık çalışanlarımız ve misafirlerimizin katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı etkinlikte, bağımlılığın sadece tıbbi bir süreç değil, sosyal ve sanatsal destekle güçlenen bir mücadele olduğu bir kez daha vurgulandı’’ dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:11 DESOB’da seçim heyecanı Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanlığı için seçim heyecanı başladı. Seçimlere mevcut başkan Alican Ebedinoğlu tek liste ile girdi. Seçim programına siyaset ve kamu temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda oda üyesi katıldı. Yoğun katılımın gözlendiği seçimde birlik üyeleri oylarını kullandı. Genel kurulda konuşan DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, esnaf ve sanatkarların yaşadığı sorunlara değinerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Başkan Ebedinoğlu, "40 meslek odamızın başkanı olarak 301 delegasyon olarak esnaf ve sanatkarımızın vekilisiniz. Kayıtlı, kayıtsız 60 bin üyeye sahip Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin güzide temsilcilerisiniz. Bizler hizmet için bu kapıyı açık tutmaya çalıştık. Göreve geldiğimiz gün 125 metrekarelik ofis semtimizde bir daire içerisinde odalar birliğine hizmet etmeye çalışıyorduk. Sizlerin vermiş olduğu destekle biz bir iddiada bulunduk o zaman dedik ki biz bütün odalarımızı aynı çatı altında toplayacağız. Mesleki Eğitim Merkezi haline getireceğiz. Salonlarımızla, atölyelerimizle, çalışmalarımızla Türkiye’de bir örnek oldu. Türkiye’de aynı çatı altında toplanan 81 ilde en fazla 3 ilde bu şekilde teşkilatlanmalar. Tabii ki sadece bina olarak demiyorum. Hizmet olarak da çaba olarak da çalışma olarak da hep birlikte siz takip ediyorsunuz biliyorsunuz. Özellikle son yıllarda yaşamış olduğumuz sıkıntılar 50 bölgede yaşanan sıkıntılara göğüs gelen esnaf ve sanatkarımızın hayata kalması için hepiniz elinizi değil gövdenizi taşın altına koydunuz. Bizler de bu süreç içerisinde ekonomiye, istidama katkı sunmak adına emek ve mücadelenizin takipçisi ve sizi olmaya çalıştık. Son yaşadığımız pandemi süreci biliyorsunuz. Yine bölgemizde yaşanan deprem ile birlikte esnaf ve sanatkarın yaşamış olduğu tahribatları hep birlikte yaşadık ve etkilerini hala yaşamaya da devam ediyoruz. Tabii bu süreç içerisinde biz sıkıntılarımızı, sorunlarımızı ilgili Bakanlıklara, hükümete ve mecliste olan siyasi partilerimizin temsilcilerine raporlar halinde iletmeye çalıştık. Onlar da bizim sesimiz, nefesimiz olmaya çalıştılar. Mütevazı olmayacağım. Bu süreçte özellikle pandemi ve deprem sürecinde en büyük desteği Diyarbakır ilimiz almıştır. Ben gerçekten büyük bir katılımla bütün arkadaşlarımızın 40 odamızın 301 delegemizin katılımı bizim için büyük bir önem arzu ettiğini bütün ekibim adına ifade etmek istiyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte de layık görürseniz evet derseniz eğer görev tevdi ederseniz biz elimizden geldiği kadarıyla yine sesiniz, nefesiniz, sorunlarınızın çözümü noktasında her türlü adımı atmak için elimizden geleni yapmaya çalışacağız’’ dedi. Konuşmaların ardından oy verme işlemi başladı.
Sanatçılıktan mahalle muhtar adaylığına
19 Şubat 2024 Pazartesi - 15:27 Sanatçılıktan mahalle muhtar adaylığına Diyarbakır’da tiyatro, sinema ve ses sanatçılığı yapan 56 yaşındaki İbrahim Candan, doğup büyüdüğü mahallesinde mahalle muhtar adayı oldu. Candan, muhtar seçildiği takdirde tüm yatırımını çocuklara yapacağını söyledi. Merkez Yenişehir ilçesine bağlı Alipınar Mahallesi’nde ikamet eden sanatçı İbrahim Candan (56), müzikleri ve oynadığı tiyatro oyunlarıyla tanınan bir yüz olarak biliniyor. Yaptığı müziklerle gönüllerde taht kuran Candan, çevresindeki vatandaşların ısrarıyla doğup büyüdüğü mahallesine hizmet etmek için muhtar adayı olmaya karar verdi. Mahalle muhtarı seçildiği takdirde daha çok çocukların eğitim hayatı için projelere imza atacağını söyleyen Candan, doğup büyüdüğü mahalleye hizmet etmeyi kutsal görev olarak gördüğünü belirtti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’ndan emekli olduğunu ifade eden Candan, “Ben ulusal sanatçıyım. Tiyatro, ses, sinema gibi sektörle uğraşıyorum. Akrabalar, eş, dost muhtar olmamı istedi ben de muhtar adaylığımı koydum. Mahalleme hizmet etmeyi kutsal görev olarak düşünüyorum. Bu anlamda belki Türkiye’de ilk defa ulusal bir sanatçı kendi mahallesinde muhtar olacak. Mahalleme güzel bir hizmet sunacağıma inanıyorum. Bu çerçevede insanlara daha iyi bir hizmet edeceğime inandığım için çıktık bir yola. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’ndan emekli oldum. İş hayatım boyunca sayısız çocuğa sanat ve kültür açısından eğitim verdim. Sanat ile ilgili üniversitede bölümleri kazanan öğrencilerim beni aradığında çok mutlu oluyorum” diye konuştu. “Batı illerinde kardeş mahalle muhtarlığı kuracağım” Muhtarlık sürecinde güzel projelere imza atacağını ifade eden Candan, şunları kaydetti: “Projelerim arasında en önem verdiğim; kadınlar için bir kurs merkezi açmak. Gençlerimiz için folklor, müzik, tiyatro gibi sanat dallarından projelerimiz var. Mahallemizde yılda bir halk konseri yapacağız. Bunun yanı sıra peyzaj çalışmaları yapıp mahallemize doğal gaz çekeceğiz. Diğer bir önemli projem de 8. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda muhakkak atıl bir uçak vardır. Seçildiğim takdirde üs komutanından rica edip o uçaklardan birini mahallemizde kültür kafe olarak faaliyete sokmak istiyorum. Hayatında uçağa hiç binmeyen çocuk orada uçak aracılığıyla kitap okumaya yönelecek. Olur da muhtar seçilirsem hem gönül kapım hem muhtarlık kapım herkese açık olacak. Allah’ın izniyle diğer batı illerinde kardeş mahalle muhtarlığı kuracağım.”
Sanatçıdan mahalle muhtar adaylığına
19 Şubat 2024 Pazartesi - 15:16 Sanatçıdan mahalle muhtar adaylığına Diyarbakır’da tiyatro, sinema ve ses sanatçılığı yapan 56 yaşındaki İbrahim Candan, doğup büyüdüğü mahallesinde mahalle muhtar adayı oldu. Candan, muhtar seçildiği takdirde tüm yatırımını çocuklara yapacağını söyledi. Merkez Yenişehir ilçesine bağlı Alipınar Mahallesi’nde ikamet eden sanatçı İbrahim Candan (56), müzikleri ve oynadığı tiyatro oyunlarıyla tanınan bir yüz olarak biliniyor. Yaptığı müziklerle gönüllerde taht kuran Candan, çevresindeki vatandaşların ısrarıyla doğup büyüdüğü mahallesine hizmet etmek için muhtar adayı olmaya karar verdi. Mahalle muhtarı seçildiği takdirde daha çok çocukların eğitim hayatı için projelere imza atacağını söyleyen Candan, doğup büyüdüğü mahalleye hizmet etmeyi kutsal görev olarak gördüğünü belirtti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’ndan emekli olduğunu ifade eden Candan, “Ben ulusal sanatçıyım. Tiyatro, ses, sinema gibi sektörle uğraşıyorum. Akrabalar, eş, dost muhtar olmamı istedi ben de muhtar adaylığımı koydum. Mahalleme hizmet etmeyi kutsal görev olarak düşünüyorum. Bu anlamda belki Türkiye’de ilk defa ulusal bir sanatçı kendi mahallesinde muhtar olacak. Mahalleme güzel bir hizmet sunacağıma inanıyorum. Bu çerçevede insanlara daha iyi bir hizmet edeceğime inandığım için çıktık bir yola. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’ndan emekli oldum. İş hayatım boyunca sayısız çocuğa sanat ve kültür açısından eğitim verdim. Sanat ile ilgili üniversitede bölümleri kazanan öğrencilerim beni aradığında çok mutlu oluyorum” diye konuştu. “Batı illerinde kardeş mahalle muhtarlığı kuracağım” Muhtarlık sürecinde güzel projelere imza atacağını ifade eden Candan, şunları kaydetti: “Projelerim arasında en önem verdiğim; kadınlar için bir kurs merkezi açmak. Gençlerimiz için folklor, müzik, tiyatro gibi sanat dallarından projelerimiz var. Mahallemizde yılda bir halk konseri yapacağız. Bunun yanı sıra peyzaj çalışmaları yapıp mahallemize doğalgaz çekeceğiz. Diğer bir önemli projem de 8. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda muhakkak atıl bir uçak vardır. Seçildiğim takdirde üs komutanından rica edip o uçaklardan birini mahallemizde kültür kafe olarak faaliyete sokmak istiyorum. Hayatında uçağa hiç binmeyen çocuk orada uçak aracılığıyla kitap okumaya yönelecek. Olur da muhtar seçilirsem hem gönül kapım hem muhtarlık kapım herkese açık olacak. Allah’ın izniyle diğer batı illerinde kardeş mahalle muhtarlığı kuracağım.”
9 kişinin öldüğü katliamda kan donduran detaylar ortaya çıktı
18 Şubat 2024 Pazar - 13:41 9 kişinin öldüğü katliamda kan donduran detaylar ortaya çıktı Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan arazi anlaşmazlığı olayına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede muhtar Behçet Taş’ın olaydan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları belirtildi.İlçenin Serçeler Köyünde 15 Haziran 2023 tarihinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle kalaşnikof silahların kullanıldığı, 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili soruşturma tamamlandı. İddianamede, olayı gerçekleştiren Taş ve Alyamaç ailelerine mensup 31 kişi hakkında birden fazla kişiye karşı tasarlayarak kasten öldürme suçunu işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.Sanıkların tarlada birbirlerine karşı vahim nitelikli silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç’ın öldürüldükleri belirtildi.Olay yerine giden jandarma timlerine de yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları belirlendi.Yaralılara yardım ve ilk müdahale edildiği sırada arazinin hakim tepelerine yerleşen faillerin jandarma timlerine kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, jandarma timlerinin tüm uyarılarına rağmen siren ve tepe lambalarını açan jandarmaya ait resmi araçlara ve timlere yoğun ateş açmaya devam ettikleri kaydedildi. Yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bir bölgeye taşınmak istediği sırada tepelere yerleşen faillerin seri atışa devam ettikleri belirtildi.İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez yoğun biçimde traktörü yaylım ateşine tuttukları, jandarma timlerinin kafalarının üzerinden birbiri ardına kalaşnikof mermilerinin geçtiği ve timlerin ölü ve yaralılara müdahalesini geciktirdikleri yer aldı.Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen bir araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi. Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 6 cesedin hastaneye kaldırıldığı, bunlar arasında yaralı olanlardan 3’ünün de daha sonra hayatını kaybettiği belirtildi.İddianamede, ölü ve yaralılara müdahale etmek için olay yerine giden ve saldırıya uğrayan jandarma timi ile mağdur-sanıkların da ifadelerine ayrıntılı yer verildi. Dehşet anını anlatan timler, kaçan saldırganları da fotoğraflarından teşhis ettiler. Otopsi raporlarında ise katliamın boyutu yer aldı. Ölü muayenesi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi. Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.Ambulans kamerasına yakalandılarİddianamede, sanıkların katliam öncesi ve sonrasında araç içinde ve açık arazide yüzleri poşu ile ellerinde kalaşnikof tüfeklerle biçilmemiş buğday tarlasında yürürken ve güvenlik güçlerinin yaralılara müdahalesini engellemek için araçlara ve jandarma timlerine rastgele ateş açtıklarını gösteren fotoğraflar da delil olarak yer aldı. Bu fotoğrafların bir kısmının sanıklar üzerinde, bir kısmının da ambulansa ve olay yerine giden güvenlik güçlerine ait araçların kamera görüntülerinden alındığı yer aldı.İddianamede, geçmişte de anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan arazinin büyüklüğü ve maddi değerinin yüksek olması, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle aileler arasında husumet başladığı ve devamında 9 kişinin öldüğü olayın yaşanmasıyla noktalandığı vurgulandı. Taş ailesinden maddi gücü olan ve aynı zamanda eski muhtar olan Behçet Taş’ın, Alyamaç ailesinden ise Mehmet Selim ile Ahmet Alyamaç’ın aile meclisinde söz sahibi oldukları kaydedildi.Alyamaç ailesini öldürmek için yangın çıkarıp araziye çekmişlerMuhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.Taş ailesinin uzun namlulu silah ve tam teçhizat ekipmanlarla olay yerine çatışma amacıyla gidildiği belirtilen iddianamede, amaçlarının Alyamaç ailesinin mülkiyetinde bulunan araziyi ateşe vererek Alyamaç ailesini araziye çekmeye çalışarak katliamın fitilini ateşledikleri vurgulandı. Çıkan yangını görünce söndürmek amacıyla olay yerine giden Alyamaç ailesinin tarlaya gittiklerini gören Taş ailesi ve akrabalarının daha sonra birbirleriyle yoğun telefon trafiğine girerek olay yerine uzun namlulu silahlarla gitme şeklini planladıkları ifade edildi."PALA" yoğun silah kullandıYangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine mevzi ve siper alarak organize biçimde ateş açtıkları ve karşılıklı çatışmada Alyamaç ailesinden 5, Taş ailesinden 4 olmak üzere 9 kişinin öldüğü kaydedildi. Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından da aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın bizzat traktör üzerinde bulunan Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçeler’dekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın da yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin de kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.Behçet Taş’ın gözlerinin görmediği için her yere oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve Aziz’in de katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı. Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi. Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığını vurgulandı.Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi. Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.Mahkeme nakil istediSanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi ise, taraflar arasında husumetin devam etmesi nedeniyle davanın güvenlik gerekçesiyle naklini talep etti. Davanın Diyarbakır’da görülmesinin güvenlik açısından sakıncalı olacağı gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi için Valilikten nakil talebinde bulunuldu.