Yerel Haberler
Diyarbakır
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı 01 Mayıs 2026 Cuma - 17:34:23 Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin davada yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar’a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kararda, "Sanık Nevzat Bahtiyar’ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran’ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır" denildi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 16 Nisan’daki karar duruşmasında Nevzat Bahtiyar hakkında verilen hapis cezasına ilişkin 49 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı. Kararda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılandığı hatırlatıldı. Kararda, Narin Güran’ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin’in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ve taraf avukatlarının beyanları yer aldı. Amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın eskiden beri samimi ve yakın arkadaş oldukları ifade edilen kararda, sanık Güran’ın yeğeninin düğün merasimi hazırlıkları kapsamında kırsal mahalledeki bazı kişilerin alışveriş ve davetiye dağıtımı nedeniyle köyde bulunmadığı ifade edildi. "Sanıklar Salim, Yüksel ve Enes tarafından Narin’in öldürüldüğü anlaşılmıştır" Eylem saatinden önce sanıklar amca Salim, ağabey Enes, anne Yüksel Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar’ın köyde olduklarının anlaşıldığı belirtilen kararda, "Sanıkların olay saatinden önceki zaman diliminde görüşmeye başladıkları anlaşılmıştır. Olaydan önce Nevzat Bahtiyar, Salim Güran’ı 15.08’de arayarak onunla irtibata geçmiştir. Kur’an kursundan çıkan maktul, her zaman kullandığı yol yerine daha kısa olduğu anlaşılan patika yolu kullanarak evine gitmiştir. Olay öncesinde sanıklar Salim ve Nevzat, birbirlerine yakın olarak maktulün her zaman kullandığı yol bölgesinde ve maktulün evi yakınında bulunmuştur. Maktulün ise patika yoldan çıkarak evi ve müştemilatının bulunduğu yere gelmesi üzerine buraya geçen sanık Salim ile evde bulunan diğer sanıklar Yüksel ve Enes tarafından maktul Narin’in öldürüldüğü anlaşılmıştır. Sanık Salim, maktulün cesedini olay öncesinde birlikte olduğu ve evin dışında bekleyen arkadaşı sanık Nevzat’a gizlemesi veya yok etmesi amacıyla teslim etmiştir. Bu hususu, sanık Nevzat ile sanık Salim’in saat 15.25 ile 15.46 sıralarında artan ortak baz kullanma durumu desteklemiştir" denildi. Kararda sanık Bahtiyar’ın maktulün cesedini yapılan aramalar sonucu cansız bedeninin bulunduğu derenin toprak ile birleşen kısmına çuval içinde götürerek bıraktığı ve üzerini taşla örttüğünün anlaşıldığı kaydedildi. Kararda, "Sanık Nevzat’ın sanık Salim’in ev içerisinde bulunan bir odaya kendisini götürerek Narin’in yerde yatan cansız bedenini gösterdiği, bu surette sanığın olay yerinde olmadığı şeklindeki beyan ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanık Nevzat Bahtiyar’ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran’ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle Yargıtay ilamı doğrultusunda ’nitelikli kasten öldürme’ suçuna yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur" ifadelerine yer verildi. Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu. Mahkeme heyeti, 16 Nisan’da yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar’ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:05 Aküzüm’den, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü açıklaması HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin gününü kutladı. HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, beraberindeki yönetici ve üyelerle birlikte Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi idare girişinde basın açıklaması düzenledi. Aküzüm, "Emeğin hakkını savunmak için omuz omuza yürüdüğümüz 81 ildeki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki teşkilat mensuplarımızın, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Bugün 1 Mayısta emeğin hak ettiği değeri görmesi, çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ancak barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma yoluyla mümkün olacaktır. Bizler bugün burada, savaşa, zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, birlik, mücadele ve dayanışma irademizi meydanlardan haykırmak için bir aradayız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, şiddetin, terörün, savaşın ve her türlü çatışma ortamının karşısında, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik zeminde güçlenen Terörsüz Türkiye’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 1 Mayısta meydanlardan bütün dünyaya sesleniyoruz, savaşa hayır, zulme hayır, soykırıma hayır. HAK-İŞ olarak, dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlumların yanındayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Savaşlara hayır, soykırıma hayır, zulme hayır’’ dedi. Atılan sloganlar ile basın açıklaması sorunsuz bir şekilde dağıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:36 Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de bahar şenliği düzenlendi Yaklaşık 5 yıldır hizmet veren Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, tedavi gören hastaların sosyal uyum süreçlerini desteklemek, tedavi motivasyonlarını artırmak, aile katılımını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek amacıyla bahar şenliği düzenlendi. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM yerleşkesinde gerçekleştirilen bahar şenliğine; İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Emre Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Öner Avınca, hastane idarecileri, Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Yeşilay Diyarbakır personeli, Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi personeli, sağlık çalışanları, AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalar ile aileleri katıldı. Etkinlik kapsamında AMATEM ve ÇEMATEM bünyesinde yürütülen müzik, resim, el işi ve gastronomi atölyelerinde hazırlanan çalışmalar sergilendi. Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi hastaları da gastronomi atölyelerinde ürettikleri pastalarla bahar şenliğine katkı sundu. Hastaların oluşturduğu orkestra tarafından mini konser verildi. Tedavi sürecinin yalnızca tıbbi müdahalelerden ibaret olmadığı, sosyal destek, üretkenlik, sanat, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliğiyle güçlendiği vurgulanan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. AMATEM ve ÇEMATEM’de yürütülen atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerle; hastaların tedaviye uyumunun artırılması, özgüvenlerinin desteklenmesi, yeniden toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi ve aileleriyle birlikte iyileşme sürecine aktif şekilde dahil olmaları hedefleniyor. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, bağımlılıkla mücadelede koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi. Bahar şenliğinde konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalarımız, aileleri, sağlık çalışanlarımız ve misafirlerimizin katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı etkinlikte, bağımlılığın sadece tıbbi bir süreç değil, sosyal ve sanatsal destekle güçlenen bir mücadele olduğu bir kez daha vurgulandı’’ dedi.
Bilge anneler yemekte buluştu
16 Şubat 2024 Cuma - 13:30 Bilge anneler yemekte buluştu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, ’Bilge Anneler’ projesi çerçevesinde hizmet verdiği ulu çınarları yemekte buluşturdu. Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı, 65 yaş üstü kadınlara yönelik ’Bilge Anneler’ projesi başlattı. Proje çerçevesinde ulu çınarları evlerinde ziyaret eden ve ihtiyaçlarını karşılayan Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı, sosyalleşmeleri için yemek programı düzenledi. Ongözlü Köprü’de bulunan Büyükşehir Belediyesi’ne ait sosyal tesisinde düzenlenen programda ulu çınarlar bir araya gelerek hoşça vakit geçirdi. Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Ayşe Yıldırım, proje çerçevesinde yaşlıları ziyaret ederek ihtiyaçlarını tespit ettiklerini söyledi. Tespit ettikleri ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yıldırım, "Üniversiteli gençlerden oluşturduğumuz gönüllü bir ekip gidip evleri temizleyecek. Bazı yaşlılarımız da evde yalnız yaşadıkları için yemek ihtiyaçlarının olduğunu söylediler. Kızılay ile görüştük. Kızılay bu ihtiyaçlarını temin edecek. Şimdi de değerli annelerimizle burada yemek yiyeceğiz. Onlara çeşitli hediyelerimiz olacak” dedi. Etkinliğe katılan Mükrime Canlı, projeden memnun olduğunu ifade ederek, “Büyükşehir Belediyesi personeli gelip kapımızı çalıyor, sorunlarımızla ilgileniyor. Bugün de sağ olsunlar bizi buraya getirip hediyeler verdiler. Biz de buradaki yaşlılarla tanıştık. Güzel bir kaynaşma ortamı oldu” diye konuştu. Fatma Biçer ise ikinci defa böyle bir etkinliğe katıldığını belirterek, "Komşularla geliyoruz. İçimiz açılıyor. İçeride sıkılıyorduk. Geldik çok memnun olduk” şeklinde konuştu. Emine Yavaşsöz de verilen hizmetlerden dolayı çok teşekkür ettiklerini dile getirerek, "Bizi evlerimizden arabayla aldılar. Görevliler yardımcı oldu bize. Eve gelip bizimle ilgilendiler, mutlu oldum” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcı Yılmaz: “Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde”
16 Şubat 2024 Cuma - 13:25 Cumhurbaşkanı Yardımcı Yılmaz: “Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın teröre ve terörü besleyen odaklara karşı kararlı duruşu sayesinde Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde” dedi. Sabah saatlerinde Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vali Ali İhsan Su, yardımcıları ve kaymakamlar tarafından karşılandı. Valilikte şeref defterini imzalayan Yılmaz, daha sonra basına kapalı toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından Dicle Üniversitesi’nde düzenlenen “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Uluslararası Kongresi”ne katılan Yılmaz, yaptığı konuşmada 33 medeniyetin mirasını geleceğe taşımak, Türkiye Yüzyılı’na Diyarbakır mührünü vurmak için fikirlerin ortaya konduğu konferansın hayırlara vesile olmasını diledi. Ülkede bölgesel milliyetçilik olmaması gerektiğini ifade eden Yılmaz, belli standartları tüm coğrafyaya yaymak, fırsat eşitliği oluşturmak, temel hizmetleri herkese hakkaniyetli şekilde sunmak anlayışı ile hareket ettiklerini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Son 20 yılda sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmadık. Geçmişteki ihmalleri de kapatma gayreti içinde olduk. Dünyadaki ve bölgemizdeki sıkıntılara rağmen siyasi güven ve istikrar ikliminde yatırıma, istihdama, üretime devam ediyoruz. En önem verdiğimiz hususlardan biri güven ve huzur iklimi. Huzur ve güvenin olmadığı yerde ne demokrasi olur, ne kalkınma olur, ne kültür, sanat olur ne de yaşam kalitesi olur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın teröre ve terörü besleyen odaklara karşı kararlı duruşu sayesinde Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde” dedi. “Terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgedeki insanlarımız gördü” Yıllarca Diyarbakır’ın potansiyelini, zenginliğini çatışmalarla, kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtığı kayıpların artık durduğunu ifade eden Yılmaz, “Hendekler, çukurlar kazarak gencecik çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz. Diyarbakır annelerinin gözlerindeki yaşı silmeye, terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız ve hiçbir şekilde buradan bu geri dönüş söz konusu değildir. Bu çabamızdaki en büyük cesareti Diyarbakır annelerinden, bölgemizde yaşayan insanlarımızdan alıyoruz. Terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgedeki insanlarımız gördü. Terörün ortadan kalkmasının en fazla bu bölgedeki insanlarımıza faydası olacak. Diyarbakır’ın gelişmemesi için, kalkınmaması için hiçbir mazeret yok. Tarım, ticaret, kültür, genç nüfus, geçmişten gelen büyük bir miras; Diyarbakır’ın bu halde olmaması lazım” diye konuştu. “Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz” Diyarbakır’ın ideolojik çatışmaya, kavgaya değil gerçek anlamda fikirlere, projelere, planlara, gelecek tasavvurlarına ve hizmete ihtiyacı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Son dönemlerde bunun farkını zaten insanımız adeta tadarak görmüş oldu. Önümüzdeki dönemde inşallah daha da farkına hep birlikte varacağız. Son 20 yılda Diyarbakır’a toplam 126 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Ama önümüzdeki dönem daha da fazlasını inşallah özel sektör başta olmak üzere göreceğiz. Çok daha hızlı bir şekilde Diyarbakır gelişmeye devam edecek. Bu arada bir müjdeyi de vermiş olalım. Ulaştırma Bakanımızla görüştüm sabah. İnşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz” ifadelerini kullandı. Depremi hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu vesileyle tekrar depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Diyarbakır’da hızlı bir şekilde onarım faaliyeti var. Yakın bir zamanda İçişleri Bakanımız gelecek ve bin 374 konutumuz tamamlandı, onların kuraları çekilecek. 16 bin 708 hak sahibi var. Peyderpey bunların da konutları tamamlandıkça inşallah teslim edilecek. Bunun yanında Silvan gibi devasa projelerle sulamalar arttıkça tarıma dayalı sanayinin, gıda sanayisinin çok farklı bir yere gelmesi lazım. Yine madencilikte, başka alanlarda katma değeri yüksek üretimlerin gelişmesi lazım. Barajlara yatırımlar yaptık ve devam ediyoruz. Özellikle Silvan Barajı’nı çok önemsiyorum. Silvan Barajı’nın belli kısımlarını bitirdik. Atatürk Barajı’ndan sonra GAP’ın en büyük sulama projesidir. Çok engellemeye çalıştılar, çok saldırılar yaptılar. Çok şükür devam ediyoruz. Maalesef teknik bazı sıkıntılar da yaşandı. Bu proje gerçekleştiğinde çok büyük bir tarımsal üretim artışı olacak. Buna kendimizi hazırlamamız lazım.” Bugün insanlığın geldiği noktanın üzüntü verici olduğunu belirten Yılmaz, “Bunun en çarpıcı örneği de Gazze’de yaşanan olay. Bundan hepimizin ders alması lazım. Bize medeniyet dersi verenler, modellik dersi verenler, bir takım standartları olduğunu söyleyenler Gazze’de insanlığın önünde bir imtihandan geçtiler. Maalesef hiçbir değer tanımadıklarını, hukuk tanımadıklarını, ahlak tanımadıklarını, merhametten tamamen uzak olduklarını, hikmetten uzak olduklarını Gazze’de yaşananlarla ortaya koydular” dedi. Kongreye Yılmaz’ın yanı sıra Vali Ali İhsan Su’nun yanı sıra AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Suna Kepolu Ataman, Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz, kurum müdürleri, amirleri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
OSBÜK Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı gerçekleştirildi
16 Şubat 2024 Cuma - 10:44 OSBÜK Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı gerçekleştirildi OSBÜK Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde gerçekleştirildi. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü ile bölgedeki 32 organize sanayi bölgesinin başkan ve bölge müdürlerinin katıldığı toplantıda OSB’lerin sorunları ve talepleri istişare edildi. Toplantının açılışında konuşan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Türk sanayisinin gücünü OSB’lerden aldığını vurgulayarak, Türkiye’deki OSB sayısının 401’e, istihdamın ise 2 milyon 600 bin kişiye ulaştığını söyledi. 67 binin üzerinde fabrikanın üretim yaptığı organize sanayi bölgelerinin, Türkiye’nin toplam sanayi üretiminin yüzde 45’ini gerçekleştirdiğini kaydeden Kütükcü, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin üretim iştahının yüksek olduğunu ifade etti. Kütükcü, “Güneydoğu Anadolu Bölgemiz, bizim üreten, istihdam sağlayan, sanayileşme motivasyonu en yüksek bölgelerimiz arasında. Özellikle son 20 yılda yaşanan gelişmeler, Güneydoğu Anadolu Bölgemizin yatırım ve üretim motivasyonunu en somut şekilde ortaya koyuyor. Bölgedeki toplam 32 organize sanayi bölgemizin, 25’i son 20 yılda kuruldu. Bu hem Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin üretim iştahını, hem de devletimizin bu bölgeye olan güvenini ve desteğini ortaya koyuyor. Ayrıca şu anda bölgedeki organize sanayi bölgelerimizde 3 bin 372 fabrikamız üretim yapıyor ve 400 binin üzerinde insanımıza istihdam sağlıyor. Bu rakamların daha da artacağına, bölgenin sanayileşme sürecinin tüm zorluklara rağmen kesintisiz devam edeceğine yürekten inanıyorum” dedi. Depremden etkilenen OSB’lerde toparlanma sürüyor Konuşmasında 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilden 5’inin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olduğunun altını çizen Kütükcü, bölgedeki organize sanayi bölgelerinde toparlanma sürecinin devam ettiğini kaydetti. Kütükcü, “Rabbimden bizlere bir daha böylesine büyük acılar yaşatmamasını temenni ediyorum. Elbette millet olarak bu acıyı hiçbir zaman unutmayacağız. Ancak şehitlerimizin hatıralarına sahip çıkmak, yaralarımızı sarmak için, her gün bir önceki güne göre daha çok çalışacağız. Güneydoğu Anadolu Bölgemizde, depremin üretimi adeta vurduğu 5 şehrimiz Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis de tam olarak böyle yaptı. Hamdolsun bu 5 ilimiz de, depremden sonra yaşanan üretim kayıplarını telafi ederek, pozitif alana geçmeyi başardı. Yaşadığımız büyük acılara rağmen adeta bağrına taş basarak üretime devam etme gayretinde olan tüm organize sanayi bölgelerimizi, katılımcı sanayicilerimizi, değerli başkanlarımı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. OSB’lerinin talepleri istişare edildi Toplantıda söz alan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan ise, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinin bölgedeki gelişmeler ve yatırımlar hakkında bilgi verdi. Yatırımcılar konusunda artık seçici davranmaya başladıklarını söyleyen Fidan, toplantının bölgede düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Bölge toplantısının Diyarbakır’da yapılması dolayısıyla OSBÜK’e teşekkür eden Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise, OSBÜK’ün bölge ile ilişkilerini her dönemde yüksek tuttuğunu belirtti. Kaya, şehirdeki sanayi üretimi ve yatırımları hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Konuşmaların ardından toplantının istişare bölümüne geçildi ve bölge OSB’lerin başkan ile bölge müdürleri, OSB’lerle ilgili talep, sorun ve çözüm önerilerini Başkan Kütükcü’ye iletti.
Antalya’da DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü rüzgarı
16 Şubat 2024 Cuma - 09:20 Antalya’da DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü rüzgarı Antalya’da düzenlenen 11’inci Uluslararası Türkiye Açık Taekwondo Turnuvasında DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü sporcularından Yusuf Badem şampiyon olarak birinci sıraya adını yazdırırken, Emre Talha Evin, gümüş madalya ve İbrahim Öter ise bronz madalyanın sahibi oldu. Antalya’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası (Turkish Open), 8-14 Şubat tarihleri arasında spor dünyası tarafından ilgiyle takip edildi. Dünya genelinden 60 ülkeyi temsil eden yaklaşık bin 900 atletin mücadele ettiği turnuva, yıldızlar, gençler, büyükler ve poomse kategorilerinde kıyasıya müsabakalara sahne oldu. Altın madalyanın sahibi Yusuf Badem DEPSAŞ Enerjinin başarılı sporcularından Yusuf Badem, genç erkekler 59 kilogram kategorisinde tüm rakiplerini mağlup ederek şampiyon oldu. Altın madalyanın sahibi Yusuf Badem’in takım arkadaşı Emre Talha Evin 55 kilogram finalinde gösterdiği mücadeleyle ikinciliği garantilese de finalde rakibine yenilerek turnuvayı gümüş madalya ile tamamladı. Genç erkekler 55 kilogram kategorisinde mücadele eden İbrahim Öter ise gösterdiği mücadele ile bronz madalyanın sahibi oldu. “Gurur kaynağı” DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Başkanı Murat Karagüzel, sporcuların elde ettiği bu önemli başarıların hem bireysel hem de ulusal gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Karagüzel, “Yusuf, Emre ve İbrahim kardeşlerimizin başarıları, genç atletlere ilham vermekle kalmayıp, Türkiye’nin uluslararası arenada taekwondo alanındaki itibarını da pekiştiriyor. Bu vesileyle sporcularımızın ailelerini ve antrenörlerini ayrıca tebrik etmek gerekiyor” şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da sanayi zirvesi
15 Şubat 2024 Perşembe - 21:37 Diyarbakır’da sanayi zirvesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB başkan ve yöneticileri, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi ev sahipliğinde bir araya gelerek sektörü değerlendirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan OSB Başkanı Mustafa Fidan, üç ayda bir sanayici buluşmaları konulu toplantılara devam edeceklerini belirterek, tarihi geçmişi, barındırdığı kültürel değerleri, bereketli toprakları, turizm potansiyeli ile Diyarbakır’ın ülkenin Orta Doğu’ya açılan önemli kapılarından biri olduğunu söyledi. Geçmişteki yatırımcı firma sayısı 200 iken şu an faaliyette, inşaat sürecinde ve tahsisi yapılmış firmalar ile sayının 400’e ulaştığını aktaran Fidan, 5. etabın faaliyete girmesi halinde ve önümüzdeki seneler içerisinde istihdam sayısının 30 bin olmasını hedeflediklerini ifade etti. OSB yönetimi olarak önümüzdeki yıllar içinde hedefledikleri firma sayısının 600 civarında olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu: “Bunun hem istihdama hem Diyarbakır OSB’ye katkısının büyük olacağını hepimiz biliyoruz. 85 ülkeye ihracat yapan Diyarbakır OSB’mizin 2023’teki ihracat rakamı 231.5 milyon dolardır. Hedefimiz hem üretimi hem de ihracat rakamlarımızı artırmak, kent ve ülke ekonomimize katkı sunmaktır.” 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası oluşan kriz masasıyla depremzedelere önemli ölçüde destek verdiklerini hatırlatan Fidan, "Diyarbakır OSB olarak, oluşturduğumuz kriz masasında 1,5 ay süreyle tüm deprem bölgelerine el uzatmaya çalıştık. Bu çerçevede sanayicilerimizle birlikte 7 milyon TL nakdi yardım, 65 bin kişilik yemek, 112 adet tır yardım ve iş makinesi ekipmanını deprem bölgesine ulaştırıldık. Depremden olumsuz etkilenen üreticiye de destek olması için Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın bölgesel kalkınma odaklı acil eylem programı projesi çerçevesinde “Diyarbakır OSB işlik” projemizi hayata geçirdik. Proje çerçevesinde 18 adet bin metrekarelik atölye yapılarak bu atölyeler şehir merkezinde faaliyet gösterip depremde zarar gören firmalara en yakın zamanda tahsis edilecektir” dedi. DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise, depremin yıldönümüne denk gelen bir tarihte kent dinamikleriyle bir araya gelmenin önemli bir mesaj olduğunu ifade ederek, “Depremden bir yıl sonra hem kent dinamikleriyle hem de sanayimizle ayakta durmamız kentin gücünü gösteriyor. Evet dışarda hükümetten ve devletten destekler alınır, ama böyle büyük Türkiye nüfusunun yüzde 15’ni etkileyen bir depremden bahsediyoruz. Şu an Diyarbakır’da 4 etaptan oluşan Organize Sanayi Bölgemiz var. Silvan’da da çok yakın bir zamanda talepleri toplamaya başlayacağız. Orada da tapu alma noktasına geldik. Artık deprem bize şunu gösterdi; önceliğimizin sanayi tesislerinin kurulacağı alanları iyi seçmemiz. Diyarbakır bu konuda nispeten şanslı. Karacadağ’ın eteklerinde zemini sağlam Sanayi Bölgelerimiz var. Karacadağ’da OSB’miz 3 bin dönümle başladı ama yaklaşık 36 bin dönümlük bir Organize Sanayi Bölgesi olabilir bir rezerve alanı var. Onun için de artık Diyarbakır, yatırımı çekme ve kendi yatırımcısını geliştirme üzerine olmalı” şeklinde konuştu. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, Güneydoğu Anadolu toplantısı için Diyarbakır’a geldiklerini belirterek, “Biz onlara yaptığımız çalışmaları kısaca aktardık. Onların talep ve önerilerini aldık. Bu tür istişare toplantılarında inanılmaz bir şekilde besleniyoruz. Ev ödevlerimizi alıp Ankara’ya döndüğümüz zaman, çalışma takvimimizi oluşturuyoruz. Bu bölge toplantılarımız devam edecek. Ancak çalışmalarımız sadece bölge toplantılarımızla ilgili değil. Çünkü organize sanayi bölgeleri bizim yaşam alanlarımızdır. OSB’ler mesleki eğitimler, geri dönüşüm tesisleri, yenilenebilir enerji tesisleriyle yaşamın tüm alanlarına dokunarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı. Programa, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya ile Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DİSİAD Başkanı Nurullah Edemen, STK başkanları ve sanayiciler katıldı.
Sanatçı Hülya Koçyiğit Diyarbakır annelerini ziyaret etti
15 Şubat 2024 Perşembe - 18:04 Sanatçı Hülya Koçyiğit Diyarbakır annelerini ziyaret etti Sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit ve beraberindeki heyet, çocukları terör örgütü PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırılan evlat nöbetindeki anneleri ziyaret etti. Koçyiğit, "Türkiye’nin en önemli sorunu bildiğiniz gibi 40 yıldır içinde olduğumuz terör sorunudur. 40 bin vatandaşımızı bu yolda feda etmişiz. Ama bugün bu anneler çocuklarının alınıp götürüldüğü binanın önünde dünyaya seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Onlara bir kez daha bütün kalbimle saygı duyuyorum” dedi. 3 Eylül 2019 tarihinde farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek oturma eylemi başlatan Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti bin 627 gündür HDP il binası önünde kararlılıkla devam ederken, usta oyuncu Hülya Koçyiğit ve beraberindeki heyet Diyarbakır annelerini ziyaret etti. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Koçyiğit, Diyarbakır annelerinin sesini hiçbir zaman göz ardı etmeyeceklerini söyledi. “Evlatlarımızı bize geri gönderin” diyerek terör örgütü PKK’ya seslenen Koçyiğit, “HDP il binasının önünde Diyarbakır anneleri büyük bir dirençle, sabırla inatla kandırılıp dağa götürülen evlatlarımızı geri istiyoruz diye haykırdılar. Hala haykırmaya devam ediyorlar. Onların sesi, onların yüreklerindeki sızıyı hiçbir zaman hiçbirimiz göz ardı edemeyiz. Ben yalnız olmadıklarını, çok haklı taleplerini dünyaya duyurmaya çalıştıklarını, terörün bu yüzünü göstermeye çalıştıkları için onlara saygı duyuyorum. Hepimiz onların yanında olmalıyız. Çünkü onlar ana yüreği taşıyor. Ben de bir anneyim. Bir evlat ne demek, bir evlat nasıl yetiştirilir, bunu bütün kalbimle biliyor ve hissediyorum. Evlatlarını geri çağırıyorlar. Kandırılıp götürülen evlatlarını, birçok kötü muameleye maruz bırakılan, ölüme götürülen evlatlarını geri istiyorlar. Ben de onlarla beraber sesleniyorum: evlatlarımızı bize geri gönderin” dedi. "Her zaman yanlarında olacağım" Anne yüreğinin Diyarbakır anneleri için sızlarken şehit anneleri için de yandığını ifade eden Koçyiğit, “Türkiye’nin en önemli sorunu bildiğiniz gibi 40 yıldır içinde olduğumuz terör sorunudur. 40 bin vatandaşımızı bu yolda feda etmişiz. Ama bugün bu anneler çocuklarının alınıp götürüldüğü binanın önünde dünyaya seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Onlara bir kez daha bütün kalbimle saygı duyuyorum. Her zaman yanlarında olacağım. İnşallah bir dahaki buraya gelişim evlatlarınızın yanınızda olduğu, onlara kavuştuğunuz mutlu günü kutlamak için olur. İnşallah rabbim ülkemizi bu terör belasından bir an evvel kurtarır. Elbette ki anne yüreğim Diyarbakır anneleri için sızlarken, şehit annelerimiz için de yanıyor. Cumartesi anneleri diyoruz. Onlar da evlat getirmiş anneler. Onlara da saygı duyuyorum” ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Koçyiğit, çadırda annelerle tek tek görüştü. Burada ailelerden evladı Yunus için nöbet tutan Remziye Yenidoğan, gözyaşlarına hakim olamayınca fenalaştı. Yenidoğan, çağrılan sağlık ekiplerince ambulansa bindirilerek tedavi edildi.
Diyarbakır’da kadınlar, tarihi surlarda aldıkları savunma eğitimi ile kendilerini koruyor
15 Şubat 2024 Perşembe - 13:07 Diyarbakır’da kadınlar, tarihi surlarda aldıkları savunma eğitimi ile kendilerini koruyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, "Dağkapı Sur Kadın Kültür Merkezi"ne dönüştürdüğü 82 nolu burçta kadınlara yakın savunma eğitimi veriyor. Büyükşehir Belediyesi, kadınların toplumsal hayatta daha aktif rol almalarını ve kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı, tarihi surlarının restore edilmesiyle 82 numaralı burcu, kadınların zihinsel ve fiziksel güçlenmesine yönelik bir merkeze dönüştürdü. 2022’de tamamlanan restorasyon sonrasında, "Dağkapı Sur Kadın Kültür Merkezi" olarak hizmet veren tarihi mekanda kadınlar çeşitli kurslar katılarak kendini geliştirme imkanı buluyor. Merkezde okuma-yazma, Kur’an-ı Kerim tefsiri, el sanatları ve aşçılık gibi geleneksel becerilerin yanı sıra, kadınların özgüvenlerini artırmalarına ve kendilerini korumalarına yardımcı olacak yakın savunma eğitimleri de veriliyor. Yakın savunma eğitmeni Evin Turan, eğitimin amaçlarından birinin de kadına karşı şiddetle mücadele çalışmalarına destek olduğunu söyledi. Turan, “Dışarıda kadınlarımızın başına her türlü olay geliyor. Bunları televizyonlarda çok görüyoruz. Taciz ediliyorlar, hırsızlığa maruz kalıyorlar. Bundan dolayı kadınlarımızın bu eğitimi almaları, çok önemli. Birçok kadın bu eğitimi aldıktan sonra kaybettikleri öz güveni tekrar kazandı. Kadınlarımız dışarıda kendilerini savunabiliyor. Rahatlıkla dışarı çıkabiliyorlar” diye konuştu.
Başkan adayı Bilden, DİSİDER heyeti ile bir araya geldi
15 Şubat 2024 Perşembe - 12:44 Başkan adayı Bilden, DİSİDER heyeti ile bir araya geldi AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, seçim çalışmaları çerçevesinde Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneğine (DİSİDER) ziyaret gerçekleştirdi. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde AK Parti’den Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Mehmet Halis Bilden, seçim ziyaretlerine devam ediyor. Bilden, bu çerçevede DİSİDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş ve dernek üyelerini ziyaret etti. Kentin ekonomisi üzerine değerlendirme yapılan ziyarette konuşan Şeyhmus Akbaş, hizmet konusunda üzerlerine düşen tüm görev için hazır olduklarını söyledi. Akbaş, “Başkanımız, hem deneyim tecrübesi anlamında hem uzun yıllar bürokrat kültürü almasından dolayı şehrimize önemli katkılar yapacağına inanıyorum. Kendisine güveniyor ve inanıyoruz. Kendisinin deneyim tecrübesiyle inşallah şehrimizi hep beraber bir marka haline getireceğiz. Bu konuda bize de bir görev düşerse daima hazırız” dedi. AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, bir aydır aralıksız sahada olduğunu belirterek, "Diyarbakırımızın iş insanlarından müteşekkil ciddi dinamitleri var. DİSİDER’de bu dinamitlerin en başında gelen bir oluşumdur. 31 Mart seçimleri için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beni Diyarbakır için uygun buldu ve ilimize gönderdi. Geçen hafta da 17 ilçemizin adayını ilan ettik. Pazartesi de meclis üyelerimizin hepsini açıklayıp bitirmiş olacağız. Ben de bir aydır sahadayım. Hiç durmadık” diye konuştu. Diyarbakır’ı hak ettiği konuma getireceğini ifade eden Bilden, “Diyarbakır çok dinamit bir şehir, potansiyeli çok yüksek olan bir şehir. İş insanları olarak bunu benden daha fazla biliyorsunuz, yaşıyorsunuz. Benim amacım Diyarbakır’ı hak ettiği noktaya sizlerle beraber taşımak. İş insanlarının önündeki engellerin büyük bir kısmını biliyorum. Daha önceki çalışma hayatımda da dönem dönem iş insanı hemşerilerimizle görüşüyorduk. Sorunlarıyla ilgili üzerime düşen kısımları çözmeye çalışıyordum. Ama artık Ankara’dan, İstanbul’dan yanınıza geldim. Evimize geldik” şeklinde konuştu.
Güneydoğu Anadolu’da yer altı suları alarm veriyor
15 Şubat 2024 Perşembe - 10:18 Güneydoğu Anadolu’da yer altı suları alarm veriyor Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde tarımsal üretimdeki aşırı yer altı suyu kullanımı çevresel bir tehdit oluşturuyor. Elektrikli motopomplarla yapılan arazi sulamaları, yer altı sularının hızla tükenmesine yol açıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman ve Şanlıurfa’da elektrik dağıtımı hizmeti veren Dicle Elektrik, faaliyet gösterdiği illerde tarımsal sulamada bilinçlendirme çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyor. Şirketin hizmet verdiği Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinde tarımsal faaliyetler nedeniyle yer altı su kaynaklarının aşırı kullanımı ise ciddi çevresel tehdit oluşturuyor. Türkiye’nin tarımsal üretiminde büyük bir paya sahip olan böle, pamuk üretiminin yüzde 58’ini, mısırın yüzde 25’ini ve buğdayın yüzde 14’ünü gerçekleştiriyor. Yer altı suyu tüketimi kutuplardaki kaymayı tetikliyor Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, Geophysical Research Letters dergisinde yer alan yeni bir araştırmaya göre yer altı sularının aşırı kullanımının dünyanın dönüş ekseninde kaymalara nasıl etki ettiğini açıkladı. Arvas, “Son yapılan araştırmalar, aşırı yer altı suyu tüketiminin dünyanın coğrafi kutuplarındaki kaymayı etkileyebilecek sonuçlarının olduğunu gösteriyor. Jeofizik alanındaki bu önemli keşif, su kaynaklarımızın yönetimine dair stratejilerimizi yeniden düşünmemizi gerektiriyor” dedi. "Dünyanın dönüş ekseni 64 derece doğuya kaydı" Söz konusu araştırmanın detayları hakkında bilgi veren Arvas, “Araştırmacılar, 1993 ile 2010 yılları arasında yer altından çekilen 2 trilyon ton suyun yerkürenin dönüş ekseninde kaymalara neden olduğunu belirledi. Araştırmaya göre bu suyun çok önemli bir kısmı tarımsal sulama için kullanıldı ve sonrasında denizlere deşarj edildi. Bu da büyük bir su kütlesinin yer değiştirmesine neden oldu. Araştırmada yer verilen ifadelere göre bu değişiklik, dünyanın dönüş ekseninde yıllık 4,36 cm hızda 64 derece doğuya bir kayma ile sonuçlandı. Söz konusu bulgular, sürdürülebilir olmayan su yönetiminin sadece yerel ve çevresel sorunları değil, aynı zamanda küresel ve jeofiziksel dengeleri de etkilediğini gösteriyor” diye konuştu. "130 bin çiftçinin yüzde 70’i elektrikle sulama yapıyor" Dicle Elektrik’in hizmet bölgesindeki tarımsal sulama faaliyetlerini de değerlendiren Arvas, “Hizmet bölgemizdeki 130 bin çiftçinin yüzde 70’i tarımsal sulama için elektrikle çalışan motopomplar kullanıyor. Bu yöntem, yılda ortalama 7,25 milyar kWh elektrik tüketimiyle milyarlarca metreküp değerli yer altı suyunun çekilmesine yol açıyor. Bu miktar, Türkiye’deki tarımsal sulamada kullanılan elektriğin yaklaşık yüzde 47’sine denk geliyor ve ülke genelinde tarımsal faaliyetler için kullanılan yer altı sularının yarısının bu bölgede tüketildiğini gösteriyor. Yer altı suyu kullanımındaki bu aşırılık, toprak yapısının bozulmasına, erozyona, verimliliğin düşmesine ve çölleşmeye neden oluyor. Ayrıca 4 milyon 708 bin 730 dönümü Şanlıurfa’da, 1 milyon 428 bin 87 dönümü ise Diyarbakır’da olmak üzere bölgede toplam 7 milyon 313 bin 614 dönüm alanda sulu tarım yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda durumun ciddiyeti daha da artıyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) çerçevesindeki sulama kanalları zamanında tamamlanabilseydi Şanlıurfa’da 47 bin hektar, Mardin’de 26 bin hektar ve Diyarbakır’da 76 bin hektar olmak üzere GAP çerçevesinde yapımı tamamlanan sulama kanalları bu yıl işletmeye açılırsa, toplam 149 bin hektar alan yer altı suyu kullanmadan sulanabilecek ve 1,5 milyar kWh enerji tasarrufu sağlanarak ekonomiye 3,8 milyar TL katkıda bulunabilecektir. DSİ tarafından yapılan kanalların bu yıl sulamaya açılması büyük önem arz etmektedir” ifadelerinde bulundu. "8 bin 189 kaçak trafo tespit edilmiş durumda" Dağıtım bölgelerinde tarımsal sulama için kurulan kayıtlı 26 bin 200 elektrik trafosuna ek olarak 8 bin 189 kaçak trafo tespit edildiğini belirten Arvas, “Kayıt dışı trafolar, özellikle Şanlıurfa’da 5 bin 834 adetle en yüksek sayıya ulaştı. Tarımsal sulamada bu denli fazla elektrik kullanılmasının bir diğer sebebi de yer altı sularının yıllar geçtikçe azalmaya yüz tutması ve her defasında daha derindeki suyun çekiliyor olması. Bundan 10 yıl önce 100-150 metreden su çeken çiftçi, artık yer yer 600-700 metre derine inmek zorunda. Bu da aslında bize bölgede elektrik değil, sulama sorunu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bilimsel araştırmaların ışığında sürdürdüğümüz tarımsal sulama kaynaklı kaçak elektrik kullanımıyla mücadelemiz de bu geniş çaplı sorunların üstesinden gelmemizde önemli bir rol oynuyor” dedi.