Yerel Haberler
Diyarbakır
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:05 Aküzüm’den, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü açıklaması HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin gününü kutladı. HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, beraberindeki yönetici ve üyelerle birlikte Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi idare girişinde basın açıklaması düzenledi. Aküzüm, "Emeğin hakkını savunmak için omuz omuza yürüdüğümüz 81 ildeki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki teşkilat mensuplarımızın, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Bugün 1 Mayısta emeğin hak ettiği değeri görmesi, çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ancak barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma yoluyla mümkün olacaktır. Bizler bugün burada, savaşa, zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, birlik, mücadele ve dayanışma irademizi meydanlardan haykırmak için bir aradayız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, şiddetin, terörün, savaşın ve her türlü çatışma ortamının karşısında, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik zeminde güçlenen Terörsüz Türkiye’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 1 Mayısta meydanlardan bütün dünyaya sesleniyoruz, savaşa hayır, zulme hayır, soykırıma hayır. HAK-İŞ olarak, dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlumların yanındayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Savaşlara hayır, soykırıma hayır, zulme hayır’’ dedi. Atılan sloganlar ile basın açıklaması sorunsuz bir şekilde dağıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:36 Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de bahar şenliği düzenlendi Yaklaşık 5 yıldır hizmet veren Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, tedavi gören hastaların sosyal uyum süreçlerini desteklemek, tedavi motivasyonlarını artırmak, aile katılımını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek amacıyla bahar şenliği düzenlendi. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM yerleşkesinde gerçekleştirilen bahar şenliğine; İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Emre Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Öner Avınca, hastane idarecileri, Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Yeşilay Diyarbakır personeli, Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi personeli, sağlık çalışanları, AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalar ile aileleri katıldı. Etkinlik kapsamında AMATEM ve ÇEMATEM bünyesinde yürütülen müzik, resim, el işi ve gastronomi atölyelerinde hazırlanan çalışmalar sergilendi. Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi hastaları da gastronomi atölyelerinde ürettikleri pastalarla bahar şenliğine katkı sundu. Hastaların oluşturduğu orkestra tarafından mini konser verildi. Tedavi sürecinin yalnızca tıbbi müdahalelerden ibaret olmadığı, sosyal destek, üretkenlik, sanat, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliğiyle güçlendiği vurgulanan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. AMATEM ve ÇEMATEM’de yürütülen atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerle; hastaların tedaviye uyumunun artırılması, özgüvenlerinin desteklenmesi, yeniden toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi ve aileleriyle birlikte iyileşme sürecine aktif şekilde dahil olmaları hedefleniyor. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, bağımlılıkla mücadelede koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi. Bahar şenliğinde konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalarımız, aileleri, sağlık çalışanlarımız ve misafirlerimizin katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı etkinlikte, bağımlılığın sadece tıbbi bir süreç değil, sosyal ve sanatsal destekle güçlenen bir mücadele olduğu bir kez daha vurgulandı’’ dedi.
Terzi ustaları çırak bulamamaktan yakınıyor
12 Şubat 2024 Pazartesi - 15:53 Terzi ustaları çırak bulamamaktan yakınıyor Diyarbakır’da terzilik mesleğiyle uğraşan ustalar, insanlık tarihinin en eski zanaatlarından sayılan sektörde, hazır giyimin dışında gençler tarafından bir meslek olarak görülmemesi ve bu mesleğe ilgi gösterilmemesi nedeniyle her geçen gün yok olduğunu söylüyor. Bir dönem en gözde mesleklerden sayılan el emeği, göz nuru gerektiren terzilik mesleği, teknoloji gelişip fabrikasyon ürünler arttıkça olmaya yüz tuttu. Bu sebeple Diyarbakır’da da terzilerin sayısı her geçen gün azalıyor. Kentte terzilik mesleğini icra eden Edip (37) ve Serhat İlhan (39) kardeşler, 10 ve 12 yaşındayken “Bir mesleğiniz olsun” diyerek işi öğrendikten sonra 10 yıldan bu yana kendi terzi dükkanlarında çalışıyor. Günümüzde terziliğin bir meslek olarak görülmediğini söyleyen Sehat İlhan, “Bizi ailemiz, bir meslek sahibi olun diyerek terzinin yanına gönderdi. Biz de bu mesleği öğrendik. Ancak bugün aileler terziliği meslek olarak görmediğinden, ne yazık ki çocuklarını bu işi öğrenmeleri için çırak olarak bir terzinin yanına göndermiyor. Böyle olunca da yeni terziler de yetişmiyor. Öyle görünüyor ki mesleğin son temsilcileri bizler olacağız” dedi. Edip İlhan ise, erkek terzisinde mesleği öğrenmelerine rağmen şimdilerde ağırlıklı olarak bayan kıyafeti diktiklerini ifade etti. İlhan, “Erkek giysilerine, özellikle de takım elbiselere konfeksiyon ürünleri arttıktan sonra ilgi azaldı. Biz de böyle olunca kadın giysilerine yöneldik. Abiye başta olmak üzere her türlü kadın kıyafeti dikiyoruz. Bu arada onarım işleri de yapıyoruz. Son zamanlarda abiyenin yerini günlük giysiler almaya başladı. Konfeksiyon ürünleri kadar ekonomik şartlarda bunda etkili oldu sanıyorum” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’da yedieminde 80 milyon değerindeki araçlar sahibini bekliyor
12 Şubat 2024 Pazartesi - 10:41 Diyarbakır’da yedieminde 80 milyon değerindeki araçlar sahibini bekliyor Diyarbakır’da bulunan yedieminlerdeki toplam 80 milyon değerinde olan milyonluk araçlar yıllardır çürümeye mahkum edildi. Otopark sahipleri, Adalet Bakanlığının hukuken muhafazasına gerek kalmayan yedieminlerdeki hacizli malların tasfiyesine ilişkin düzenlemenin, 1 Kasım’dan itibaren uygulanmaya başlayacağını duyurduğunu, ancak herhangi bir gelişme yaşanmadığını söyledi. Diyarbakır’da bir yediemin otoparkında 300’den fazla araç, bin 500 adet de motosiklet yıllardır sahiplerini bekliyor. Tahmini değeri 80 milyon üzerinde olan araçlar, çürümeye terk edildi. Otopark sahipleri, hacizli araçların ekonomiye tekrar kazandırılması için yetkililere çağrıda bulundu. Yenişehir ilçesinde yediemin otoparkını işleten Sinan Akak, milyon lira değerindeki araçların otoparklarda çürümesine gönüllerinin el vermediğini söyledi. Otoparkında 300’den fazla araç bulunmakta olduğunu aktaran Akak, "Bin 500 adet de motosiklet yatmaktadır. Bu kadar aracın burada çürümesine vicdanımız el vermiyor. Çünkü milyon değerindeki araçlar burada çürüyor. Bu arabaların burada yatması aynı zamanda bizim için de bir zarardır. Sonuçta yerimi yıllardır meşgul eden araçlar var. Adalet Bakanlığımızın bu konu hakkında bir adım atmasını rica ediyoruz” dedi. “Elektrik ve su faturasını ödemeyip aracına haciz gelen var” Otoparkında yatan sadece 300 aracın değerinin 80 milyon değerinde olduğunu ifade eden Akak, “Otoparkımızda yatan araçlardan kimisinin şirketi batmış, kimisi hacizli olmuş. Pek nadir de olsa elektrik ve su faturasını ödemeyip aracına haciz gelen var. Onun için bence bu araçların bir an önce sıcak paraya dönüştürülmesi gerekiyor. 7 milyon değerindeki araçlarımız, 2 milyonluk, gibi toplam 80 milyon değerinde 300 araç otoparkımızda yatıyor. O da Diyarbakır’da sadece bir tane yediemin otoparkında. Bunu 81 ile sadece çarparsak dudak uçuklatan bir rakam ortaya çıkıyor” diye konuştu. Akak, otoparkında 10-15 yıl boyunca yatan araçların olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “1 Kasım tarihinde araçların kıymet takdirinin yapılıp icra dairesine verilmesiyle 15-20 gün arayla satılması gerekiyordu. Ama maalesef benim otoparkta 1 Kasım’dan bu yana herhangi bir satış gerçekleştirilmedi. 1 Kasım’da yürürlüğe giren bu yasayla çok umutluyduk. Ama daha beklemekteyiz. Devlet büyüklerimizde bir an evvel bu sorunun sonuçlandırmasını talep ediyoruz. Şimdi bir araç 5 yıl otoparkta yatarsa nasıl, 1 yıl yatarsa nasıl? Otoparkımızda 10-15 yıl yatan araçlar mevcut. Bu araçlar çürüyerek ziyan oluyor.”