Yerel Haberler
Diyarbakır
AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Raşit Ocak: “Adayımız 15 Ocak’ta açıklanacak”
10 Ocak 2024 Çarşamba - 14:56 AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Raşit Ocak: “Adayımız 15 Ocak’ta açıklanacak” Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, “Belediye başkanlıklarında başvuru sürecimiz uzatılmadı. Şu an değerlendirme aşamasında. Büyükşehir belediye başkan adayımız Allah izin verirse 15 Ocak’ta açıklanacak” dedi. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler münasebetiyle AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, İhlas Haber Ajansı Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’ne ziyarette bulundu. Ziyarette konuşan Ocak, halkın belediyecilik alanında liyakati olan kişileri başkan olarak seçmesini beklediğini belirtti. Büyükşehir belediye başkan adayının 15 Ocak, ilçe belediye başkan adaylarının ise 15-30 Ocak tarihleri arasında genel merkez tarafından açıklanacağını dile getiren Ocak, “Özellikle yerel yönetimlerde dikkat ettiğimiz husus; belediyecilik alanında liyakati olan arkadaşların seçilmesini halk bekliyor. İnşallah genel merkezimizin de hem sahada yapmış olduğu çalışmalardan hem de kanaat önderlerinden bu liyakata sahip olan arkadaşların seçilmesini bekliyoruz. Aday başvuru süresi aslında uzatılmadı. Sadece meclis üyeliği başvuru süresi uzatıldı. En son bu tarih 5 Ocak’tı, 31 Ocak’a uzatıldı. Belediye başkanlıklarında başvuru süreci uzatılmadı. Şu an değerlendirme aşamasında büyükşehir belediye başkan adayımız Allah izin verirse 15 Ocak’ta açıklanacak. İlçe belediye başkan adaylarımız da 15 Ocak ve 30 Ocak tarihleri arasında genel merkez tarafından açıklanacak” dedi. Diyarbakır’ın Türkiye’de hak ettiği yere gelmesi için ciddi projelere imza atacaklarını ifade eden Ocak, “Diyarbakır ülkemizin en önemli şehirlerinden bir tanesidir. Bu süreçte son 5 yılda ciddi hizmetler yapıldı. Ama hala Diyarbakır’ın bölgemizin en iyi şehri olması için, Türkiye’de hak ettiği yere gelmesi için ciddi projelerimiz var. Adaylarımız açıklandığı zaman inşallah bunları da halkımızla paylaşacağız. Yeni yönetimimiz hayırlı olsun. Yönetimimizi ve görevlendirmelerimizi yaptık. Bizi iki tane temel hedefimiz var. Birinci hedefimiz mümkün olduğu kadar vatandaşlarımızın yanında olmaya çalışacağız. Vatandaşlarımızın derdiyle dertlenmek istiyoruz. Onların taleplerini dinlemek için elimizden geleni yapmaya çalışacağız” diye konuştu.
Bismil’de 10 günde işlem yapılan 40 şüpheliden 16’sı tutuklandı
10 Ocak 2024 Çarşamba - 14:22 Bismil’de 10 günde işlem yapılan 40 şüpheliden 16’sı tutuklandı Diyarbakır’ın Bismil İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerce 10 gün boyunca sürdürülen “Huzur” uygulamaları çerçevesinde haklarında 6 ila 10 yıl arasında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 19 firari yakalandı. Toplamda işlem yapılan 40 şüpheliden 16’sı tutuklandı. Bismil İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince eğlence mekânları, metruk binalar, park-bahçeler, okul ve vatandaşların yoğun olarak bulunduğu yerlerde on gün boyunca sürdürülen denetimler sonucunda aralarında 1 suçüstü hırsızlık şüphelisi ve kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahısların da yer aldığı toplam 40 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı. Denetimler esnasında 1 ruhsatsız tabanca,1 adet ruhsatsız av tüfeği, 14 adet mermi, 1 adet çalıntı motosiklet,1 adet tescilsiz motosiklet, 66 gram narkotik madde ve 31 kilogram faturasız tütün mamulü ele geçirildi. Denetlenen 34 iş yerinden ruhsatsız faaliyet gösterdiği tespit edilen 1 iş yeri mühürletilirken, 2 iş yerine 4207 sayılı tütün ürünlerinin zararlarının önlenmesi ve kontrolü hakkında kanuna muhalefetten, içerisinde kumar oynandığı tespit edilen bir iş yerinde ise 4 şahsa 5326 sayılı Kabahatler Kanununa muhalefetten idari yaptırım uygulandı. Emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 40 şahıstan 24’ü adli kontrol şartıyla serbest kalırken 16’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uygulamalar çerçevesinde denetlenen bin 236 aracın 187’sine ise farklı madde ihlallerinden toplamda 411 bin 565 TL tutarında trafik cezası uygulandı.
Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’nde hayat tehdit altında
10 Ocak 2024 Çarşamba - 10:43 Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’nde hayat tehdit altında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Hevsel Bahçeleri’nin ortasından geçen ve Basra Körfezi’ne dökülen, canlı popülasyonunun yoğun olduğu Dicle Nehri, evsel atıklar, sanayi atıkları ve tarımsal atıklar birçok canlı türünü tehdit ediyor. Durumu değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Kılıç, “Diğer sulak alanlarda yaşayamayan hayvan türlerimiz nehrimize sığınıyor ve nehirde de bizim evsel atıklarımız, sanayi atıklarımız ve tarımsal atıklarımız o türleri etkiliyor. Bu canlı türlerimiz için Dicle Nehri son şanstır” dedi. Elazığ’ın Sivrice ilçesinden doğup Diyarbakır’dan geçerek Şattülarap’ta Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’ne karışan evsel atıklar, sanayi atıkları ve tarımsal atıklar insanları, hayvanları ve tarım alanlarını tehdit ediyor. Önlem alınmadığı takdirde uzmanlar, Dicle Nehri’nde birçok canlı türünün yok olacağını ve önümüzdeki yıllarda kuraklık açısından çok ciddi sonuçlar doğuracağını öngörüyor. Dicle Nehri’nin bölge için tam bir vaha özelliği arz ettiğini belirten Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, kentte birçok baraj, küçük dere, çay ve göletlerin yeterince yağış olmaması nedeniyle kuruduğunu söyledi. “200 kuş türünü Dicle Nehri ve Hevsel Bahçeleri’nde görme şansına sahibiz” Geçtiğimiz sene kuruyan sulak alanlarda yaşayamayan birçok memeli, omurgasız ve eklem bacaklı hayvan türlerinin Dicle Nehri’ne sığındığını, Dicle Nehri’nin bahsedilen canlı türleri için son şans olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Bilindiği gibi küresel ısınmadan dolayı Devegeçidi Barajı, küçük derelerimiz, çaylarımız, göletlerimiz yeterince su ve yağış olmaması dolayısıyla kurudu. Buralarda kurumayla birlikte özellikle su kuşları Dicle Nehri’ne yoğunlaştı. Biz yıl boyunca 200 civarında kuş türünü Dicle Nehri ve Hevsel Bahçeleri’nde görme şansına sahibiz. Fakat burada bir başka problem karşımıza çıkıyor. O da Dicle Nehri suyunun kirliliğidir. Diğer sulak alanlarda yaşayamayan hayvan türlerimiz nehre sığınıyor ve nehirde de bizim evsel atıklarımız, sanayi atıklarımız ve tarımsal atıklarımız o türleri etkiliyor. Bu canlı türlerinin içerisinde memeli hayvan türlerini, çeşitli omurgasız türleri, eklem bacaklı türlerimiz mevcuttur. Bu canlı türlerimiz için Dicle Nehri son şanstır” dedi. “Önümüzdeki dönem daha kurak geçecek” Dicle Barajı’ndan bırakılan suyla Dicle Nehri’nin hayat bulduğunu dile getiren Kılıç, “Dicle Barajımızdan bırakılan suyla Dicle Nehri hayat buluyor. Fakat bizim her geçen gün su kıtlığı yaşayacağımız artık bellidir. Bu yüzden suyu kirletmememiz lazım. Atık su tesislerimizi buna göre yeniden revize etmemiz lazım. Bunu yaparsak zaten Diyarbakır’ımızda güzel bir tesis var. Bu gibi çalışmalara daha çok önem vermeliyiz. Çünkü önümüzdeki dönem daha kurak geçecek. Dicle Nehri’mizin korunması lazım” diye konuştu. Dicle Nehri’nde 40 balık türünün yaşadığı ama şu an kirlilikten bir kısmının yok olduğunu ifade eden Kılıç, şunları kaydetti: “Maalesef nehrin doğu tarafında yeni yerleşim yerlerine ait atık sular olduğu gibi nehre boşaltılıyor. Bu suların bir yerde toplanması lazım. Ya Dicle Nehri’nin doğu tarafına atık su arıtma tesisi yapılması lazım ki bu da oldukça maliyetlidir. En kolay yol, bu suları toplayıp mevcut olan atık su artıma tesisine sevk etmemiz lazım. O zaman suyun kalitesi iyileştirilirse biz su samurlarını, Fırat Kaplumbağası gibi nadide türleri yaşatma şansına sahip olacağız. Diğer bir önemli husus da Dicle Nehri’nde 40 balık türü yaşarmış. Bunları biz yaşatacak olursak, Diyarbakır’a ve çevre illerimize yüzbinlerce ton balık avlama şansına kavuşacağız. Ama maalesef şu an bahsettiğimiz 40 tür balık nehirde mevcut değildir. Çünkü kirlilikte balığın yaşama şansı yok. Yeter ki suyun kalitesini bozacak unsurları kontrol altına alalım ya da atık suları arıtmadan bırakmayalım. Atıklar nehre ulaşmayınca balık türlerinin yeniden eski sayıya ulaşamasa bile ona yakın bir yere ulaşma potansiyeli var. O zaman halkımız daha ucuz protein kaynağı olan balığa ulaşır.” Son olarak Dicle Nehri’nin temiz tutulduğu takdirde pek çok biyolojik çeşitliliğin korunma şansına sahip olabileceğine dikkat çeken Kılıç, “Dicle Nehri bizim, şehir bizim. Buradaki canlı türleri insanlığa emanettir. Biz çevremizi ve özellikle sularımızı tutacak olursak pek çok biyolojik çeşitliliğimiz, canlı türlerimizi de koruma şansına sahip olacağız. Maalesef bu konuda yeterince kamuoyu yok. Kurumlarımızın da bu konuda daha duyarlı olmasını bekliyoruz. El birliğiyle tüm kamu ve kuruluşlarımız yardım ederse Dicle Nehri’nin kaliteli suya kavuşacağını düşünüyoruz. Çünkü hepimiz şehrimizi seviyoruz. Önümüzdeki yıllar kuraklık açısından çok ciddi sonuçlar doğuracaktır. Bizim her damla suya ihtiyacımız var. Dicle Nehri’ni de temiz tutmak hepimizin görevidir” ifadelerine yer verdi.
Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’nde yaşam tehdit altında
10 Ocak 2024 Çarşamba - 10:34 Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’nde yaşam tehdit altında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Hevsel Bahçeleri’nin ortasından geçen ve Basra Körfezi’ne dökülen, canlı popülasyonun yoğun olduğu Dicle Nehri, evsel atıklar, sanayi atıkları ve tarımsal atıklar birçok canlı türünü tehdit ediyor. Durumu değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Kılıç, “Diğer sulak alanlarda yaşayamayan hayvan türlerimiz nehrimize sığınıyor ve nehirde de bizim evsel atıklarımız, sanayi atıklarımız ve tarımsal atıklarımız o türleri etkiliyor. Bu canlı türlerimiz için Dicle Nehri son şanstır” dedi. Elazığ’ın Sivrice ilçesinden doğup Diyarbakır’dan geçerek Şattülarap’ta Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’ne karışan evsel atıklar, sanayi atıkları ve tarımsal atıklar insanları, hayvanları ve tarım alanlarını tehdit ediyor. Önlem alınmadığı takdirde uzmanlar, Dicle Nehri’nde birçok canlı türünün yok olacağı ve önümüzdeki yıllarda kuraklık açısından çok ciddi sonuçlar doğuracağını öngörüyor. Dicle Nehri’nin bölge için tam bir vaha özelliği arz ettiğini belirten Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, kentte birçok baraj, küçük dere, çay ve göletlerin yeterince yağış olmaması nedeniyle kuruduğunu söyledi. “200 kuş türünü Dicle Nehri ve Hevsel Bahçelerinde görme şansına sahibiz” Geçtiğimiz sene kuruyan sulak alanlarda yaşayamayan birçok memeli, omurgasız ve eklem bacaklı hayvan türlerinin Dicle Nehri’ne sığındığını, Dicle Nehri’nin bahsedilen canlı türleri için son şans olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Bilindiği gibi küresel ısınmadan dolayı Devegeçidi Barajı, küçük derelerimiz, çaylarımız, göletlerimiz yeterince su ve yağış olmaması dolayısıyla kurudu. Buralarda kurumayla birlikte özellikle su kuşları Dicle Nehri’ne yoğunlaştı. Biz yıl boyunca 200 civarında kuş türünü Dicle Nehri ve Hevsel Bahçelerinde görme şansına sahibiz. Fakat burada bir başka problem karşımıza çıkıyor. O da Dicle Nehri suyunun kirliliğidir. Diğer sulak alanlarda yaşayamayan hayvan türlerimiz nehre sığınıyor ve nehirde de bizim evsel atıklarımız, sanayi atıklarımız ve tarımsal atıklarımız o türleri etkiliyor. Bu canlı türlerinin içerisinde memeli hayvan türlerini, çeşitli omurgasız türleri, eklem bacaklı türlerimiz mevcuttur. Bu canlı türlerimiz için Dicle Nehri son şanstır” dedi. “Önümüzdeki dönem daha kurak geçecek” Dicle Barajı’ndan bırakılan suyla Dicle Nehri’nin hayat bulduğunu dile getiren Kılıç, “Dicle Barajımızdan bırakılan suyla Dicle Nehri hayat buluyor. Fakat bizim her geçen gün su kıtlığı yaşayacağımız artık bellidir. Bu yüzden suyu kirletmememiz lazım. Atık su tesislerimizi buna göre yeniden revize etmemiz lazım. Bunu yaparsak zaten Diyarbakır’ımızda güzel bir tesis var. Bu gibi çalışmalara daha çok önem vermeliyiz. Çünkü önümüzdeki dönem daha kurak geçecek. Dicle Nehri’mizin korunması lazım” diye konuştu. Dicle Nehri’nde 40 balık türünün yaşadığı ama şu an kirlilikten bir kısmının yok olduğunu ifade eden Kılıç, şunları kaydetti: “Maalesef Nehrin doğu tarafında yeni yerleşim yerlerine ait atık sular olduğu gibi nehre boşaltılıyor. Bu suların bir yerde toplanması lazım. Ya Dicle Nehri’nin doğu tarafına atık su arıtma tesisi yapılması lazım ki bu da oldukça maliyetlidir. En kolay yol, bu suları toplayıp mevcut olan atık su artıma tesisine sevk etmemiz lazım. O zaman suyun kalitesi iyileştirilirse biz su samurlarını, Fırat Kaplumbağası gibi nadide türleri yaşatma şansına sahip olacağız. Diğer bir önemli husus da Dicle Nehri’nde 40 balık türü yaşarmış. Bunları biz yaşatacak olursak, Diyarbakır’a ve çevre illerimize yüzbinlerce ton balık avlama şansına kavuşacağız. Ama maalesef şu an bahsettiğimiz 40 tür balık nehirde mevcut değildir. Çünkü kirlilikte balığın yaşama şansı yok. Yeter ki suyun kalitesini bozacak unsurları kontrol altına alalım. Ya da atık suları arıtmadan bırakmayalım. Atıklar nehre ulaşmayınca balık türlerinin yeniden eski sayıya ulaşamasa bile ona yakın bir yere ulaşma potansiyeli var. O zaman halkımız daha ucuz protein kaynağı olan balığa ulaşır.” Son olarak Dicle Nehri’nin temiz tutulduğu takdirde pek çok biyolojik çeşitliliğin korunma şansına sahip olabileceğine dikkat çeken Kılıç, “Dicle Nehri bizim, şehir bizim. Buradaki canlı türleri insanlığa emanettir. Biz çevremizi ve özellikle sularımızı tutacak olursak pek çok biyolojik çeşitliliğimiz, canlı türlerimizi de koruma şansına sahip olacağız. Maalesef bu konuda yeterince kamuoyu yok. Kurumlarımızın da bu konuda daha duyarlı olmasını bekliyoruz. El birliğiyle tüm kamu ve kuruluşlarımız yardım ederse Dicle Nehri’nin kaliteli suya kavuşacağını düşünüyoruz. Çünkü hepimiz şehrimizi seviyoruz. Önümüzdeki yıllar kuraklık açısından çok ciddi sonuçlar doğuracaktır. Bizim her damla suya ihtiyacımız var. Dicle Nehri’ni de temiz tutmak hepimizin görevidir” ifadelerine yer verdi.