Yerel Haberler
Diyarbakır
Çocuklar sokakta sporla buluştu 07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03:38 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin "Koş, Oyna, Paylaş: Sokakta Spor" etkinlikleri kapsamında Oğlaklı Mahallesi’nde bir araya gelen yüzlerce çocuk ve genç, spor, oyun ve müzikle dolu bir gün geçirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, havaların ısınmasıyla birlikte sporu salon ve tesislerden sokaklara taşıyor. "Her Yerde Spor" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk ve genç, farklı spor branşlarında hareket dolu bir gün geçirme şansı yakalıyor. Daha önce Yenişehir ilçesindeki Ben u Sen semtinde başlayan organizasyonun bu seferki durağı Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi oldu. Çocukların neşesi mahalleye yayıldı Özellikle spor alanlarına erişimi sınırlı olan mahallelerde düzenlenen etkinliklerle çocukların sosyal yaşama daha aktif katılması hedefleniyor. Gün boyunca oyun oynayan, spor yapan ve birlikte vakit geçiren çocuklar, mahallede renkli ve hareketli görüntüler oluşturdu. Etkinlik, yalnızca fiziksel aktiviteyi değil; paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi ve dayanışmayı da güçlendiren bir buluşmaya dönüştü. Şenliğe katılan 6-14 yaş arası çocuklar ile 15-25 yaş arası gençler, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi ve badminton gibi branşlarda spor yapma imkanı buldu. Kurulan portatif oyun ve spor alanlarında çocukların enerjisi gün boyu devam etti. Etkinlik kapsamında ayrıca şişme tırmanma duvarı, trambolin, akıl ve zekâ oyunları atölyeleri ile ritim ve müzik etkinlikleri de yoğun ilgi gördü. Yüzlerce çocuk ve gencin farklı spor branşlarını tanıma fırsatı bulduğu etkinlikte, katılımcılar gün boyunca hem spor yaptı hem de keyifli vakit geçirdi. Çocuklar, gençler ve aileler, mahalleye neşe ve heyecan getiren organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, çocukların ve gençlerin sporla daha fazla buluşabilmesi amacıyla "Sokakta Spor" etkinliklerini belirlenen program kapsamında kentin farklı mahallelerinde sürdürmeye devam edecek.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:54 Hani Devlet Hastanesi hizmete açıldı Diyarbakır’ın Hani ilçesinde yapımı tamamlanan Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı ve geniş hizmet kapasitesiyle dikkat çeken hastane, bölge halkına daha erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Toplam 10 bin 750 metrekare kapalı alana sahip hastane, 35 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. İhtiyaç halinde kapasitesi 64 yatağa kadar artırılabilecek şekilde planlanan hastane, polikliniklerden ameliyathanelere, yoğun bakım ünitelerinden hemodiyaliz hizmetlerine kadar birçok alanda kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Hastanede 12 poliklinik odası, 3 ünitli ağız ve diş sağlığı polikliniği, gebe okulu ve ebe polikliniği, 2 ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, 8 yataklı hemodiyaliz ünitesi ile evde sağlık hizmetleri birimi yer alıyor. Anne ve bebek dostu yaklaşımıyla öne çıkan hastanede ayrıca, anne adaylarının doğum süreçlerini daha konforlu geçirebilmesi amacıyla modern TDL (Travay, Doğum, Lohusa) odaları da hizmete sunuldu. Acil servis bölümü ise erkek, kadın ve çocuk müşahade alanları, travma ve müdahale odaları, canlandırma ünitesi ile kapsamlı bir yapıda planlandı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, sağlık yatırımlarının vatandaşların sağlık hizmetine erişimini güçlendirdiğini belirterek, "Hani Devlet Hastanemiz, yalnızca bir sağlık tesisi değil; vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı, güvenli ve modern şartlarda ulaşabilmesi adına önemli bir yatırımdır. Modern altyapısı, donanımlı birimleri ve güçlü sağlık kadrosuyla İlçemize uzun yıllar hizmet verecek önemli bir sağlık kompleksini vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle İlimizin sağlık altyapısını güçlendirmeye ve vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz’’ dedi. Hani Devlet Hastanesinin, ilçe merkeziyle birlikte çevre mahalleler ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara da 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunacağı belirtildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:36 İş adamı Bozkuş: ’’Türkiye güçlü liderlikle bölgede huzur ve güvenin teminatı oldu’’ Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayi, diplomasi ve iç güvenlik alanında ortaya koyduğu başarıları değerlendirerek, elde edilen kazanımların güçlü liderlik, siyasi istikrar ve millet-devlet dayanışmasının sonucu olduğunu söyledi. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Bozkuş, bugün Orta Doğu başta olmak üzere çevre ülkelerde yaşanan savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin göz önüne alındığında Türkiye’nin sergilediği güçlü duruşun daha net anlaşıldığını ifade etti. Bozkuş, "Bugün etrafımıza baktığımızda adeta ateş çemberiyle çevrili bir coğrafyada yaşıyoruz. Sınırlarımızın hemen ötesinde insanlar evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor, şehirler bombalanıyor, milyonlarca insan büyük mağduriyetler yaşıyor. Böylesine hassas bir dönemde Türkiye’nin dimdik ayakta kalabilmesi, vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürebilmesi asla tesadüf değildir. Bunun arkasında 23 yıllık siyasi istikrar, güçlü devlet aklı ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği vardır" dedi. ’’Savunma sanayisinde tarihi bir dönüşüm gerçekleşti’’ Savunma sanayisinde son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların Türkiye’yi dünya çapında söz sahibi ülkeler arasına taşıdığını belirten iş adamı Bozkuş, geçmişte dışa bağımlı olan Türkiye’nin bugün kendi teknolojisini üreten, ihraç eden ve caydırıcı gücünü her geçen gün artıran bir ülke konumuna geldiğini söyledi. Bozkuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ’’Bir dönem savunma ihtiyaçlarını büyük ölçüde dışarıdan karşılamak zorunda kalan Türkiye, bugün kendi İHA’sını, SİHA’sını, savaş gemisini, hava savunma sistemini ve stratejik savunma teknolojilerini üretebilen güçlü bir ülke haline gelmiştir. Bu tarihi dönüşüm kolay olmamıştır. Büyük bir vizyon, sabır, kararlılık ve milli duruş gerektirmiştir. Geldiğimiz noktada dünya artık Türkiye’nin kolay lokma olmadığını, bileğinin bükülemeyeceğini açık bir şekilde görmektedir." Türkiye’nin askeri caydırıcılığının yalnızca savunma alanında değil diplomatik alanda da elini güçlendirdiğini vurgulayan Bozkuş, güçlü devletlerin masada da güçlü konuştuğunu belirtti. Bozkuş, "Bugün Türkiye uluslararası platformlarda sözünü dinleten, masada ağırlığı olan bir ülke haline gelmiştir. Bunun temelinde sahada elde edilen güç vardır. Eğer savunma sanayiniz güçlü değilse diplomatik anlamda da etkili olmanız mümkün değildir. Türkiye artık hem sahada hem masada güçlüdür’’ diye konuştu. ’’Saha Expo 2026’da sergilenen teknolojiler gurur kaynağı oldu’’ Saha Expo 2026 Savunma Sanayi Fuarında sergilenen yerli ve milli teknolojilerin Türkiye’nin geldiği noktayı net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren iş adamı Bozkuş, fuarda tanıtılan sistemlerin tüm dünyada dikkatle takip edildiğini söyledi. Bozkuş, "Saha Expo 2026’da sergilenen savunma sistemleri gerçekten hepimizin göğsünü kabartmıştır. Özellikle yeni nesil teknolojiler, Türkiye’nin savunma sanayisinde artık farklı bir lige çıktığını açıkça göstermektedir. Özellikle kıtalar arası yeni füzemiz 6 bin kilometre menzili olan Yıldırım Han bizi Dünya savunma sanayide yeni bir lige çıkarmış ve gurur kaynağımız olmuştur. Her biri uzun yılların emeği, birikimi ve kararlılığının ürünüdür’’ şeklinde konuştu. Tanıtımı yapılan yüksek menzilli savunma sistemlerinin Türkiye’nin stratejik gücüne büyük katkı sağlayacağını anlatan Bozkuş, bunun ülkeye yönelik kötü niyetli planları olan çevrelerde ciddi bir caydırıcılık oluşturduğunu belirtti. Bozkuş, ‘’Türkiye’ye karşı hesap yapan herkes artık iki kez düşünmek zorundadır. Çünkü karşılarında eski Türkiye yok. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi güvenliğini kendisi sağlayan güçlü bir Türkiye var’’ ifadelerini kullandı. ’’Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür" Türkiye’nin dışarıdaki başarısının içerideki birlik ve beraberlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Bozkuş, Cumhur İttifakı çatısı altında sürdürülen güçlü birlikteliğin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Bozkuş, "Dışarıya karşı güçlü olmanın yolu içeride sağlam durmaktan geçer. Bugün Cumhur İttifakı ile ortaya konulan kararlı duruş, ülkemizin geleceği adına son derece kıymetlidir. Özellikle terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımlar milletimizin huzuru açısından tarihi önemdedir’’ dedi. Toplumun her kesiminin ülkenin geleceği için ortak paydada buluşmasının önemine dikkat çeken Bozkuş, güçlü Türkiye idealinin birlik içerisinde daha da büyüyeceğini söyledi. "Güçlü hükümet, güçlü liderlik, huzurlu Türkiye" Bozkuş, Türkiye’nin bugün geldiği noktanın tesadüfi olmadığını belirterek şöyle dedi: "Türkiye bugün dışarıya karşı caydırıcı, içeride ise vatandaşına güven veren güçlü bir devlettir. İnsanlarımız evlerinde huzur içerisinde yaşayabiliyorsa, geleceğe umutla bakabiliyorsa bunun arkasında güçlü hükümet anlayışı, kararlı liderlik ve millet-devlet dayanışması vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon, Türkiye’yi bölgesel güçten küresel etkisi olan bir ülke konumuna taşımıştır. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yolumuza devam ederek çok daha büyük başarılara ulaşacağımıza inanıyorum."
Türkiye’yi gezen Güney Koreli kadın, hayran kaldığı Diyarbakır’da yaşamak için Türkçe öğreniyor
03 Aralık 2023 Pazar - 09:15 Türkiye’yi gezen Güney Koreli kadın, hayran kaldığı Diyarbakır’da yaşamak için Türkçe öğreniyor Türkiye’de belirlediği 7 ili gezen Güney Koreli Hyun Jung Lee, hayran kaldığı Diyarbakır’da yaşayıp Kore mutfağı açmak için Dicle Üniversitesi Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Türkçe öğreniyor. Güney Koreli Hyun Jung Lee (57), Türkiye’de gezmek için 7 il belirledi. Diyarbakır’a gelen Hyun Jung Lee, hem kentten hem de insanların yakın ilgisinden etkilenip kalma kararı aldı. Dil sorununu çözmek için Dicle Üniversitesi Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne başvuran Kore vatandaşı, Türkçe öğrendikten sonra gerekli izinlerin ardından kentte yerleşip Kore mutfağı açmayı planlıyor. Dicle Üniversitesi Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Aslan, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, Diyarbakır’da meydana gelen deprem sonrası uluslararası yabancı öğrencilerde kısmen azalma olsa da Dicle Üniversitesi’nin hala ciddi anlamda öğrenci çekmeye devam ettiğini söyledi. Öğrencilere sadece Türkçe eğitim vermediklerini belirten Doç. Dr. Aslan, “Türk kültürünü, gelenek göreneğini, Türk sanatını ve edebiyatını da vermeye gayret ediyoruz. Dolayısıyla burada kendi ülkelerine gittiklerinde bu arkadaşlarımız bir kültür elçisi olarak gidiyorlar” dedi. “Diyarbakır insanının yüreği çok yumuşak” Güney Kore vatandaşı Hyun Jung Lee, Dicle Üniversitesi’nde Türkçe öğrenmek istediğini ifade ederek, “Mustafa ve Özkan hocam öğretmenim. Eskiden çok az Türkçe biliyordum. Şimdi çok çok biliyorum. Çok teşekkür ederim. Diyarbakır’ı çok seviyorum. Türkiye’nin 81 şehri var. 7 il gezmek için geldim. Diyarbakır insanının yüreği çok yumuşak. Diyarbakır sıcak, insanı da çok sıcaktır” diye konuştu. Dicle Üniversitesi Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Ciğa, Türkçe öğretim merkezinde Somali’den, Suriye, İran, Özbekistan, Zimbabve, Güney Kore’den ve Mısır’dan öğrencileri olduğunu dile getirdi. Yerleşim izni aldıktan sonra Diyarbakır’da kalmayı planlıyor Her yıl onlarca öğrencinin burada Türkçe öğrendiğini kaydeden Doç. Dr. Ciğa, şöyle konuştu: “Daha sonra bölümlere yerleşiyorlar. Bu yıl bir ilki yaşadık. Arkadaşlar arasında bizim sınıf annesi dediğimiz 57 yaşındaki Güney Koreli bir öğrencimiz derslerimizi aldı. Türkçe eğitiminde gayet başarılı. 1 ay içerisinde gerçekten iyi bir mesafe kat etti. Güney Kore’den gelen öğrencimiz Diyarbakır’da Kore mutfağını anlatma ve canlandırma adına Türkçe öğrenmek istediğini söyledi. Yerleşim izni aldıktan sonra Diyarbakır’da kalmayı planlıyor. İnşallah bu vesile ile Diyarbakır’a bu zenginliği kazandırırız.” “Daha önce gelmemişti. İlk defa Türkiye’ye geldikten sonra gezmek için 7 şehir seçmiş” diyen Dr. Ciğa, “Gezdiği şehirler arasında Diyarbakır’ı çok beğenmiş. Burada Diyarbakır’ın da mutfağı önemli. Diyarbakır’daki restoranları gezdikten sonra ’ben de burada Kore mutfağı açabilirim’ diye bir düşünceye erişmiş. Türkçeyi öğrendikten sonra buraya yerleşeceğini ifade etti. Gayet başarılı bir öğrencimiz. En çok çalışanlardan biri. Kore’de iki çocuğu var. Kendileriyle de bir ara görüştük. Şu anda Kore’de bir çocuğunu evlendirmek için aralık ayında gidecek. Mart-nisan ayında tekrar dönüş yapacak. Ondan sonra kalıcı olarak kalacağını ifade etti” şeklinde konuştu.
Uzmanından soğuk havalarda “kalp krizi” uyarısı
02 Aralık 2023 Cumartesi - 10:38 Uzmanından soğuk havalarda “kalp krizi” uyarısı Diyarbakır Memorial Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Taş, “Soğuk havalar, önceden var olan bir kalp damar tıkanıklığını krize kadar götürebiliyor” dedi. Kış aylarında vücut ısısının düşmesiyle kalbin görevini daha fazla yaptığı biliniyor. Vücut ısısının yüksek kalmasını sağlayabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalan kalp, böylelikle kan basıncı ve nabız sayısını artırır. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Taş, kalp hastalığı bulunan kişiler için soğuk havanın tehlikeli ve hatta yaşamı tehdit edici olabileceğini belirtti. Sıcaklık düştükçe kalp krizi, göğüs ağrısı ve kalple ilgili önceden var olan hastalıkların daha sık görülebileceğini söyleyen Dr. Taş, “Soğuk havalarla birlikte özellikle kış aylarında genelde vücutta enfeksiyonların oranı artıyor. Özellikle bu dönemlerde ileri yaş grubunda olan hastalarda zatürre ve idrar yolu enfeksiyonları artmaktadır. Soğuk havalar kalp damar tıkanıklıklarını tetikleyebiliyor. Daha doğrusu önceden var olan bir damar tıkanıklığını krize götürebiliyor. Bu yüzden soğuk havalar kalp krizlerini tetikleyebiliyor. Özellikle riskli yaş grubunda olan hastaların soğuk havalarda fazla soğuğa maruz kalmamalarını öneriyoruz. Mutlaka riskli yaş grubundaki vatandaşlarımızın ilaçlarını kullanmalarını tavsiye ediyoruz” dedi. Riskli yaş grubundaki hastaların grip aşısı olması yönünde öneride bulunan Taş, “Soğuk havalar özellikle kalp yetmezliğini de alevlendirebilir. Soğuk havalarla birlikte direnci düşük olan hastalarda enfeksiyonların sıklığı artıyor ve bu enfeksiyonlar da hastaların kalp yetmezliği tablolarını kötüleşmesine sebebiyet veriyor. Özellikle kış aylarında kalp yetmezliği hastaları daha sık hastaneye yatırmak zorunda kalıyoruz. Riskli yaş grubundaki hastaların mutlaka grip aşılarını olmalarını öneriyoruz” ifadelerinde bulundu.
Diyarbakır’da yüzde 50 özel gereksinimli kız, 3 aydır RAM raporu alamıyor
01 Aralık 2023 Cuma - 20:03 Diyarbakır’da yüzde 50 özel gereksinimli kız, 3 aydır RAM raporu alamıyor Diyarbakır’da yüzde 50 özel gereksinimli bireylerin aileleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve 3 merkez ilçe müdürlüğü kendilerine Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) raporu vermediği için rehabilitasyon merkezlerinde özel eğitim alamadıklarını ifade etti. Özel gereksinimli bireylerin yakınları, çocuklarının fark edilmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Diyarbakır’da yüzde 50 özel gereksinimli çocukların ve yetişkinlerin bazılarının milli eğitim il ve ilçe müdürlüklerinden Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) raporu alamadıkları için özel rehabilitasyon merkezlerinden eğitim alamadığı, bu sebeple de toplumsal yaşama etkin biçimde katılamadığı ifade edildi. Merkez Kayapınar ilçesinde ikamet eden Nimet Efe (68), birlikte yaşadığı yüzde 50 özel gereksinimli olan kızı Gülbaran Efe (42) için defalarca kez 2 bin 600 TL’lik RAM raporu için Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittiklerini ve herhangi bir belge alamadıklarını ileri sürdü. Kızının herhangi bir yardım ücreti almadığını, sadece RAM raporunu alıp eğitim görmesini dileyen Efe, “42 yaşındaki özel gereksinimli kızımla evde tek yaşıyoruz. Evladıma 2 yılda sadece 6 aylık rapor verildi. 3 aydır gidip geliyoruz, bir türlü raporu alamıyoruz. Kızımın rapora ihtiyacı var. Toplum içine çıktığımız zaman hareketleri yaşıtlarıyla aynı değil. Çocuğum eğer okula giderse toplumla kaynaşma etkisi oluyor. Rapor başvurusu yapmaya gittiğimizde; yapılabilecek bir şey yok, rapor için geçersiz bir neden diyorlar. Bu çocukların toplum içine girmeye ihtiyacı var. Bu evlatlarımızı dışlayalım mı? Benim çocuğum devletten bakım parası ve özel gereksinimli parası almıyor. Sadece verecekleri 2 bin 600 liralık eğitim parasıdır. Bu çocuklar okula gidip geldiği zaman toplum içinde karşılıklı diyaloğa girebiliyor” dedi. “Kızımın engelinden dolayı kapım zincirle kapalı” Daha önce kızı için sadece 6 aylık rapor aldıklarını ve bu raporla görülen eğitim sonucu kızında düzelmelerin oluştuğunu dile getiren Efe, “Eğer kızıma rapor alırsak okula gönderip eğitim almasını sağlayacağız. Daha önce 6 aylık rapor verildiğinde okula başlamıştı. Aldığı eğitimlerle yavaş yavaş düzelmeye başladığını görebiliyorduk. Kızım yüzde 50 özel gereksinimli. Evden bir yere gideceğim zaman yalnız bırakıp gidemiyorum. Şu anda kapım zincirle kapalı, anahtarı sürekli saklıyorum. Kızımın arkadaş çevresi yok. Okula gittiği zaman gelip anlatıyordu; hoclarımla eğlendik, arkadaşlarımla oynadık diyordu. Böyle çocuklar bu tür aktiviteler yaptığı zaman toplum içinde kendilerini birey olarak görmeye başlıyor. Ama rapor almaya gittiğimizde rapor yok diyorlar” ifadelerinde bulundu. Efe, yetkililere ‘rapor’ çağrısında bulunarak, şunları kaydetti: “Bu çocukların sürekli eğitilmesi gerek. Ben böyle çocuğumun yaşıtlarına baktığım zaman çok üzülüyorum. Benim kızımın her türlü hakkı varken neden engelleniyor. Benim çocuğum bir gün kapı açık kaldı kaçıp gittiği zaman veya biri gel sana bir şey alayım deyince hemen arkasından gidiyor. Peki bu çocuğum gittiğinde kim sorumluluğu alacak? Biz okula gönderdiğimizde öğretmenleri; yabancılarla konuşulmayacak, yalnız başına bir yere gitmeyeceksin diye söylüyorlardı. Okula gidemediği günde bu yana öğrendiklerini unuttu. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, İl Milli Eğitim Müdürü’nden çağrım bu durumlara müdahale etsinler. Bu durudaki çocuklara yardımcı olsunlar bu raporlar verilsin.” Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, iddialara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Gülbaran Efe 4.10.2023 tarihinde kurumumuza inceleme için gelmiştir. İnceleme için teste giren öğretmenimiz Gülbaran’ın şimdiye kadar RAM’larda 13 defa incelemeye girdiği ancak aldığı eğitimlerde verilen modüllerde hiçbir ilerleme kaydetmediği tespit edilmiştir. Bir önceki destek eğitim raporu için 02.03.2023 tarihinde kurumumuzda teste girmiş 6 aylık bir destek eğitim verilmiş veliye 6 ay sonra herhangi bir ilerleme kaydetmediği taktirde bir sonraki değerlendirmede destek eğitim için raporun çıkmayacağı bilgisi verilmiştir. Öğretmenimiz destek eğitim önerilmeme sebebi olarak da, gerekçe olarak da destek eğitimde herhangi bir ilerleme göstermemesi olarak belirtmiştir. Ayrıca Gülbaran 42 yaşında olması sebebiyle bundan sonraki verilecek eğitimlerde bir ilerleme gösteremeyeceğinden raporu kesilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Basketçi Mihrace Yasemin Buğdaycı’nın ölümüne neden olan sanık hakkında dava açıldı
01 Aralık 2023 Cuma - 16:12 Basketçi Mihrace Yasemin Buğdaycı’nın ölümüne neden olan sanık hakkında dava açıldı Zonguldak Spor Basket 67 takımı oyuncusu Mihrace Yasemin Buğdaycı’nın kullandığı bisiklete tutuksuz sanık M.K.’nin kullandığı hafif ticari aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazaya ilişkin "taksirle ölüme neden olma" suçundan hapis cezası istemiyle dava açıldı. 24 Temmuz tarihinde memleketi Diyarbakır’da bisikletiyle seyir halindeyken M.K. idaresindeki 35 KSA 08 plakalı hafif ticari aracın çarpması sonucu Zonguldak Spor Basket 67 takımı oyuncusu Mihrace Yasemin Buğdaycı’nın ölümüne ilişkin sanık hakkında dava açıldı. Sanığın "taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından M.K. hakkında hazırlanan iddianame, 4. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, merkez Sur ilçesi Fetih Mahallesi Hayati Avşar Caddesi’nde Buğdaycı’nın ölümüyle sonuçlanan trafik kazası ile ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi. İddianamede, kazanın meydana geldiği bölgede yasal hız sınırı 30 kilometre olduğu tespit edildiği, sanık M.K.’nin yaya geçidi bölgesine yaklaşmasına rağmen kullandığı aracın hızını azaltmadığı belirtilerek, "Kazanın meydana geldiği bölgede yasal hız sınırının 30 kilometre olduğu tespit edilmiştir. Ancak şüphelinin 30 kilometre işaret levhası ile hız sınırlamasına gidilen yaya geçidi bölgesine yaklaşmasına rağmen mahal şartlarına göre herhangi bir tehlikeyi algıladığında reaksiyona geçecek ölçüde ve ’güvenli duruş/manevra’ yapabilecek seviyede kullandığı aracın hızını azaltmamıştır. Olayın gelişimi kapsamında ölenin kazanın oluşumunda asli ve şüpheli açısından çarpışmadan kaçınılamayacak seviyede olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla şüphelinin sayılan davranışının olayın gelişimine kısmen katkısı ve neticesi itibarıyla alamadığı değerlendirildiğinden şüpheli hakkında tali kusurlu olduğuna dair rapor düzenlenmiştir" denildi. Sanık M.K., iddianamede yer verdiği ifadesinde, aracıyla normal hız ile seyir halindeki caddenin kavşağından dönüş yapıp Dicle Üniversitesi (DÜ) Kalp Hastanesine gideceğini iddia etti. M.K., olay mahallindeki refüjde yüksek boylu ağaçların olduğunu, yolun diğer tarafının görülmediğini, yaya geçidine yaklaştığında kimseyi göremediğini öne sürerek, Buğdaycı’nın bisikletle aniden yola atladığını iddia etti. Buğdaycı’ya çarpmadan önce frene bastığını ancak duramadığını iddia eden M.K, bisiklete çarptığı için Buğdaycı’nın yere düşerek yaralandığını, hemen yardıma koştuğunu savundu. Öte yandan iddianamede yer alan Adli Tıp Şube Müdürlüğünce hazırlanan raporda, şüphelinin kanında alkol, idrarında ise uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunmadığı belirtildi. İddianamenin değerlendirme ve sonuç kısmında, "Şüphelinin olayın olduğu yerde hız sınırlanmasına yaklaşmasına rağmen aracın hızını azaltmadığı ve kazaya sebebiyet vererek maktulün ölümüne sebebiyet verdiğinden, üzerine atılı suçu işlediği yönünde kamu davası açılması için yeterli delil ve şüphe bulunduğu anlaşılmıştır. Şüpheli hakkında yüklenen suçtan yargılama yapılarak eylemine uyan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur" denildi. İddianamede, tutuksuz sanık hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan istenilen cezanın 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istendi.
Çermik’te buzağı desteği müracaattı başlandı
01 Aralık 2023 Cuma - 14:32 Çermik’te buzağı desteği müracaattı başlandı Diyarbakır’da Çermik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde buzağı desteği alma müracaatları başladı. Tarım ve Orman İlçe Müdürü Yusuf Güden, sahip olunan çayır-mera ve otlak alanları nedeniyle hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı ilçede her yıl yaklaşık 6 bin buzağı için destek ödemesi yapıldığını ve bu destek ödemesinin ilçe ekonomisine katkısının oldukça fazla olduğunu söyledi. Güden, buzağı desteklemesinden yararlanmak isteyen yetiştiricilerin 2023 yılında doğmuş buzağıların TÜRKVET ve E-Islah sistemine kayıtlı olması, buzağıların her iki veri tabanında doğdukları işletme numarası, cinsiyet, ana kulak numarası ve doğum tarihleri aynı olması gerektiğini belirterek, buzağının, TÜRKVET kayıtlarına göre doğduğu işletmede en az 4 ay (120 gün) süreyle yaşamış olması gerektiği ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl iki dönem halinde yapıldığını hatırlatan Güden, “Bu bağlamda 2023 yılında doğan buzağılar için birinci dönem başvurular 2 Ocak 2024 tarihine kadar, ikinci dönem başvurular ise temmuz ve ağustos tarihleri arasında olmak üzere iki dönem halinde yapılır. Yetiştirici Birliğine üye yetiştiriciler müracaatlarını birlikler üzerinden, herhangi bir birliğe üye olmayan yetiştiriciler doğrudan Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğüne şahsen müracaat edeceklerdir” dedi. Üreme parametresine uygun olarak doğan buzağılar için buzağı başına bin TL ve üreme parametresine uygun olmayan buzağılar için buzağı başına 750 lira destek ödemesi alınacağını kaydeden Güden, “Üreticilerin tüm hayvan varlıklarını ve hayvan hareketlerini mutlaka ilgili sistemlere kaydettirmelerinin menfaatleri icabı olduğunu, destek almamasının en önemli sebebinin de sistem kayıtlarının olmamasından ve üreme parametresine uyulmamasından kaynaklanmakta” ifadelerinde bulundu.