Yerel Haberler
Diyarbakır
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:55 Kadın muhtardan Anneler Gününde anlamlı jest Diyarbakır’da muhtar Dilek Demir, 10 Mayıs Dünya Anneler Günü dolayısıyla mahalledeki kadınlara kapı kapı gezerek çiçek dağıttı. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde Anneler Günü anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Mahalle Muhtarı Dilek Demir, Anneler Günü dolayısıyla kadınları unutmadı. Mahallede sokak sokak, kapı kapı dolaşan Demir, kadınlara çiçek vererek Anneler Gününü kutladı. Büyük bir memnuniyetle karşılanan etkinlikte, mahalle sakinleri bu anlamlı jestten dolayı muhtarlarına teşekkür etti. Demir, Anneler Günü vesilesi ile tüm annelerin Anneler Gününü kutlayarak şu ifadeleri kullandı: ’’Gelecekte anne olacak anne adayları, kız çocuklarımızın da Anneler Gününü kutluyoruz. Zorluklarda direnen annelerimiz, zorlu hayat geçiren, çabalayan, emekçi annelerimizin, tek başına hem annelik hem babalık yapan annelerimizin Anneler Gününü kutluyoruz. Tüm anneler güçlüdür. Anne ismi çok ağır bir isimdir. Annedir, babadır, askerdir, polistir, korumacıdır, doktordur, hemşiredir. Anne her şeydir. Anne sevgidir, anne şefkattir, anne sevgi limanıdır, anne şefkat timsalidir. Annelerimize saygı duyalım. Annelerimizin sözünden çıkmayalım. Anneler en iyisini, en güzelini bilir. Lütfen toplum olarak, gençler olarak, çocuklar olarak annelerimizin dediklerine kulak verelim. Çünkü bir zamanlar onlar da çocuktu. Sizin yaşadıklarınızı yaşadılar, zorlukları gördüler ve sizin yaşamanızı istemedikleri için sizi doğru yola yönlendiriyorlar. Annelerimizi lütfen dinleyelim. Kötü arkadaşlardan, her şeyden uzak duralım. Herkesin Anneler Gününü kutluyorum" dedi. Halı dokuma kursunda çalışan Ceyda Binen ise, bugünü bize hatırlattığı için muhtar Demir’e teşekkür etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:54 3’ü engelli 4 çocuğuna hem annelik hem babalık yapıyor Diyarbakır’da yaşayan 3’ü engelli 4 çocuk annesi Mülkiye Gögercin, 10 yıldır tek başına verdiği yaşam mücadelesiyle Anneler Gününün en anlamlı hikayelerinden birini yazıyor. Çocuklarına hem annelik hem babalık yapan Gögercin, sabah 10’dan gece 22.00’ye kadar çalışıp, ardından geldiği evinde çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaya çalışıyor. Anneler Gününde fedakarlığın en somut örneklerinden biri Mülkiye Gögercin’in hayatında karşılık buluyor. 4 çocuk annesi Gögercin, eşinden boşandıktan sonra geçen 10 yılda tüm yükü tek başına omuzladı. Bir lokantada bulaşıkçı olarak çalışan Gögercin, sabah 10’da başladığı mesaisini gece 22.00’da tamamlıyor. Gün boyu yoğun tempoda çalışan fedakar anne, iş çıkışı dinlenmek yerine evine koşarak çocuklarının yanına gidiyor. 3 çocuğunun engelli olması nedeniyle evdeki sorumlulukları daha da ağır olan Gögercin, çocuklarının yemek, temizlik ve bakım ihtiyaçlarını tek başına karşılıyor. Gece geç saatlere kadar süren bu çaba, onun hayatının rutinine dönüşmüş durumda. Bir yandan evinin geçimini sağlamak için çalışan, diğer yandan çocuklarının her ihtiyacıyla yakından ilgilenen Mülkiye Gögercin, Anneler Gününün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda görünmeyen emeklerin hatırlanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. 3’ü engelli 4 çocuğu ile yaşadığını belirten Gögercin, ’’Maddi durumum iyi değil. Çalışmazsam bize bakabilecek başka kimse yok. Asgari ücret ile çalışıyorum. Bazen işsiz kalıyorum. Çocuklarım için çalışıyorum, onlara bakıyorum. Mücadele ediyorum. Eski kocam ile 10 yıl önce ayrıldık. Evliyken bakmıyordu boşandıktan sonrada ne bana ne de çocuklarıma bakmıyor. Çocuklarımı evde bırakıp çalışmak zorundayım. Çalışmazsam olmaz. Saat 10.00’da gidiyorum, akşam 22.00’ye kadar çalışıyorum. İşten çıktıktan sonra birde gelip evde çalışıyorum. Bulaşık, çamaşır, temizlik, yemek derken saat geç oluyor gece yarısı yatırıyorum" dedi. ’’Hayat çok zor’’ Çok fazla işte çalıştığını belirten Gögercin, şu ifadeleri kullandı: ’’Temizlik, bulaşık, yemek ne iş olsa yapıyorum. Şuan bir lokantada bulaşıkçılık yapıyorum. 3 çocuğum da hem fiziki hem de zihinsel engellidir ama maaş alamıyorum. Ne yaptıysam olmadı veremediler. Okula da gidemiyorlar ilgilenemediğim için. Sabah erken saatlerde kalkıyorum yemeklerini hazırlıyorum ondan sonra işe gidiyorum. Bazen geç bile gidiyorum sağ olsun patronum kızmıyor. Yiyecek çok fazla bir şeyimiz yok pilav ya da çorba yapıyorum çocuklarıma. Bu işe yeni başladım. Kira, elektrik, su giderim çok olduğu için onlara öncelik verdim. Geçimimi çok zor yapıyorum. Çünkü hayat çok zor. Allah hepimize yardım etsin" şeklinde konuştu. Anneler Günü içinde güzel temennilerde bulunan Gögercin, "Allah herkesten razı olsun. Tüm kadınların Anneler Günü kutlu olsun. Çocuklarım için idare ediyorum. Çocuklarım olmasa zaten benim için hayatın anlamı olmaz. 10 yıldır kocam yok ben çocuklarıma bakıyorum ve onlar için bu zorluklara katlanıyorum. Hayatımı çocuklarıma adamışım" ifadelerini kullandı.
Çermik’te mercimek projesine yoğun ilgi
26 Ekim 2023 Perşembe - 10:53 Çermik’te mercimek projesine yoğun ilgi Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde "Mercimek Üretiminin Geliştirilmesi ve Alanlarının Artırılması Projesi"ne talep beklenenin üstünde gerçekleşti. Çermik Tarım ve Orman İlçe Müdürü Yusuf Güden, 2023-2024 üretim sezonu çerçevesinde ilçede 30 ton mercimek tohumu tahsis edilmiş olup, projenin uygulama şartlarını karşılayan 157 kişinin müracaatı kabul edildiğini söyledi. Kabul edilen müracaatlar SYDV tarafından gelir testine tabi tutularak gelir seviyesi düşük olan 112 kişiye tohum verilmesi kararlaştırıldığını belirten Güden, müracaatların ardı arkasının kesilmemesi nedeniyle yaptıkları girişimler sonucunda ekstradan 6 ton daha tahsis yaptırdıklarını ve onu da yedeklerin içinden sırası gelen 20 üreticiye paylaştıklarını ifade etti. 132 üreticiye 2 bin 571 dekar alana ekilmek üzere 36 ton mercimek tohumunu teslim etmek için sözleşmeleri imzalamaya başladıklarını dile getiren Güden, şöyle konuştu: “İlçemizin toplam mercimek ekiliş alanı 2022-2023 üretim sezonunda 17 bin 500 dekar olarak gerçekleşmiş olup şu anki verilecek olan hibe desteği ile 2023-2024 üretim sezonunda toplam üretim alanının yüzde 15’lik kısmının tohum ihtiyacı karşılanmış olacaktır.” Güden, üreticilerin beyan etmiş oldukları arazilerine mutlaka tohumu ekmeleri gerektiğini ifade ederek, “Bu yıl bahar aylarında yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle özellikle düz ve taban arazilerdeki mercimeklerin çoğunun kök çürüklüğüne maruz kalarak verim düşüklüğüne ve dolayısıyla üreticilerin zararına neden olduğunu bu sebeple mercimek ekmek isteyen çiftçilerimize meyilli olan arazilerini tercih etmelerini öneriyoruz. Söz konusu projenin maliyeti yüzde 75 hibe desteği ve yüzde 25 üretici katkısı ile karşılanmaktadır” dedi.
Diyarbakır’da üç borsa arasında iş birliği protokolü imzalandı
26 Ekim 2023 Perşembe - 10:23 Diyarbakır’da üç borsa arasında iş birliği protokolü imzalandı Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB), Nusaybin Ticaret Borsası (NTB) ve Batman Ticaret Borsası (BTB) arasında tarım ve hayvancılık öncelikli olmak üzere ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmek ve birlikte yeni projeleri hayata geçirmek amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Diyarbakır Ticaret Borsası’nda gerçekleştirilen iş birliği protokolüne Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Nusaybin Ticaret Borsası Başkanı Necdet Aktaş, Batman Ticaret Borsası Başkanı Arif Güneş ile her üç Borsanın Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. İmza protokolünde konuşan Yeşil, Diyarbakır Ticaret Borsası ile Nusaybin ve Batman Borsaları arasında geçmişten gelen bir iş birliğinin olduğunu hatırlatarak, imzalanan protokol ile daha detaylı projelere imza atacaklarını söyledi. Yeşil, borsaların kendi bölgeleri öncelikli olmak üzere ticaret borsacılığının, emtia piyasalarının ve ülke ticaretinin gelişimi hedefiyle ticaret, eğitim, teknik konular, personel eğitimi ve değişimi, teknoloji değişimi, konferanslar, diğer çeşitli alanlarda hizmet, deneyim ve uzmanlık paylaşımı hedefleyen uzun vadeli işbirliği protokolü imzaladıklarını açıkladı. Batman Ticaret Borsası Başkanı Arif Güneş ise, iş birliği protokolünün bölge açısından son derece önemli olduğuna inandığını belirterek, özellikle modern borsacılık faaliyetleri, E-ticaret, iyi uygulama paylaşımları ve kıyaslama çalışmaları gibi konular başta olmak üzere birçok yönden kent ve bölgedeki borsaların daha etkin çalışması için bir fırsat olduğunu söyledi. Nusaybin Ticaret Borsası Başkanı Necdet Aktaş da, bölgesel çalışmaların çok önemli olduğunu, yaptıkları birçok çalışmada gördüklerini ve her borsanın kendi çalışmalarını yapmaları elbette çok önemli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından borsalar arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Kalpteki ‘kaçak elektrik’ uzmanlar tarafından tespit edilip yakılıyor
26 Ekim 2023 Perşembe - 10:06 Kalpteki ‘kaçak elektrik’ uzmanlar tarafından tespit edilip yakılıyor Diyarbakır’da kalp ritim bozukluğu olan vatandaşlar, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalbi 3D haritalayan ve ablasyon denilen yakma işlemiyle sağlığına kavuşuyor. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan kardiyoloji uzmanları Prof. Dr. Erkan Baysal ve Doç. Dr. Metin Okşul tarafından uygulanan ablasyon (yakma) yöntemiyle kalp ritim bozukluğunun kaynaklandığı dokular ortadan kaldırılarak hastaların sağlığına kavuşması sağlanıyor. Prof. Dr. Erkan Baysal, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine kalpteki ritim bozukluklarını 3 boyutlu haritalama sistemiyle kalpteki elektriksel bölgeleri işaretledikten sonra sorunlu alanlara ablasyon işlemini uyguladıklarını belirtti. Teknolojinin gelişmesiyle işlerinin daha da kolaylaştığını dile getiren Dr. Baysal, “Son yıllarda teknolojideki gelişimlerle birlikte bizim de kendi alanımızda büyük gelişmeler oldu. Bunlardan bir tanesi ritim bozukluklarının tedavisidir. Bundan yaklaşık 30 yıl önce hiç aklımıza gelmeyecek tedavi yöntemlerini şu an yaygın bir şekilde kullanmaktayız. Bunlardan bir tanesi de 3 boyutlu haritalama sistemidir. Bu sistemle kalbin 3 boyutlu haritasını çıkarıyoruz. Oradaki gerekli elektriksel bölgeleri işaretliyoruz, sorunlu olan alanları tespit edip bu alanlara ablasyon işlemi uygulayarak ritim bozukluklarını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” dedi. "Günde yaklaşık 14 hasta alabiliyoruz" Bölgenin en büyük elektrofizyoloji laboratuvarına sahip olduklarını söyleyen Dr. Baysal, “Hastanemizdeki elektrofizyoloji laboratuvarı son 10 yılda işlem sayısında giderek artan bir sayıyla bölgenin en büyük elektrofizyoloji merkezi özelliği taşımaktadır. Merkezimizde 7/24 hizmet veriyoruz. Oldukça yetkin bir ekibe sahibiz. Bölgenin en büyük elektrofizyoloji merkezi olduğu için buradaki temel problemlerden bir tanesi hastalarımıza yetişemiyoruz. Hastalarımızın hepsine hemen işlem yapma imkanımız maalesef yok. Randevu ile sırayla hastalarımızı alabiliyoruz. Günde yaklaşık 14 hasta alabiliyoruz” ifadelerine yer verdi. Durumu kritik olan hastalara yaklaşık 6 saat işlem yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Dr. Baysal, “Bazen sadece bir hastada 5-6 saat işlem yapmak zorunda kalabiliyoruz. Özellikle ölümcül ritim bozukluğu dediğimiz hastalar ortalama 4-5 saatimiz alıyor. Normal hastalarımız ise bir saat içerisinde tedavi ediliyor. Bazı hastalarımıza genel anestezi kullanmak zorunda kalıyoruz. Çünkü yaptığımız işlem ağrılı olabiliyor. Özellikle ölümcül ritim bozukluğu olan hastalarımızın masada hareket etmemesi için bazen genel anesteziyle işleme alabiliyoruz. Rutin işlemlerimizde hastalarımıza çok hafif sedasyon yapıyoruz. Çünkü çok fazla anestezi yaptığımızda da hastalarımızın ritim bozukluğu ortaya çıkmayabiliyor. Bu da bizim emek ve zaman kaybımıza neden olabiliyor” diye konuştu. Son olarak laboratuvarlarında pediatrik elektrofizyolojinin de uygulandığını aktaran Dr. Baysal, “Hastanemizdeki elektrofizyoloji laboratuvarının diğerlerinden bir farkı da pediatrik elektrofizyolojinin de yapıldığı bir merkezdir. Özellikle son bir yıldır bölgedeki çocuk hastalara yönelik işlemlerin de rutin olarak uygulandığı bir merkezdir. En küçük hastamız bir yaşındaydı. O yönden hastanemizdeki laboratuvar biraz daha farklılık gösteriyor” şeklinde konuştu.
Diyarbakır annelerinden İsrail’in zulmüne tepki
25 Ekim 2023 Çarşamba - 14:41 Diyarbakır annelerinden İsrail’in zulmüne tepki Çocuklarının terör örgütü PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırıldığını iddia eden Diyarbakır anneleri, İsrail’in Filistin’deki sivillere yönelik düzenlediği saldırılarını da protesto etti. 7 Ekim tarihinde İsrail-Filistin arasında başlayan savaşın derinleşmesiyle İsrail güçlerinin Gazze’deki sivillere yönelik düzenlediği saldırılar dünyanın birçok noktasında protesto ediliyor. Çocuklarının PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırıldığı iddiası gerekçesiyle 3 Eylül 2019 tarihinde HDP önünde oturma eylemi başlatan aileler de İsrail’e kınama mesajı gönderdi. Aileler adına basın açıklaması yapan, evladını terörün pençesinden kurtaran Ayşegül Biçer, dünyanın üç maymunu oynadığı İsrail devletinin sivillere yönelik saldırılarına karşı tüm inananlarla beraber kıyamda olduklarını belirtti. Filistin davasının İslam ümmetinin ölmez ruhu ve dinamizminin asil teminatı olduğunu dile getiren Biçer, “Sanılmasın ki yaşananlar ümmetimiz için şerdir; bilakis hayırdır. Kudüs’te akan her damla kan, ümmetin damarlarına dolan nabız nabız uyanış, bilinç ve dirliktir. Filistin davası, ümmetin ölmez ruhu ve dinamizminin asil bir teminatıdır. Bu minvalde canını hiçe sayarak kutsal görev olarak addedip, üstlenen hiç kuşkusuz medya kurumları, medya mensupları da bulunuyor. Siz ümmetin yüz akısınız. Bu yaşananlar yeni dirilişlere, yeni fetihlere, yeni fatihlere gebedir. İslam’ın vakur duruşu ve onuru, ümmet şuuru ve mümin izzeti galebe gelecektir. Bunun idrakine varamayanlara şunları belirtmek istiyorum; Siyonizm bir emperyalizm aparatıdır. Bu kutsal mücadeleyi Arapların davası sanmak nasipsizlik ve gericilikten başka hiçbir şey değildir. Filistin’in meşru ve haklı mücadelesini desteklemek, emperyalist Siyonizm’e karşı erdemli olmaktır, ezilen halkları savunmaktır. Bu da insan olma iddiasını taşıyan her bireyin bir yükümlülüğüdür” dedi. Gazze’de İsrail’in soykırım işlediğini ifade eden Biçer, “Kadınlar, yaşlılar, bebekler ve hastalar kıyımdan geçiriliyor. Hitler’in katlettiği, kimliğini soykırımdan alan Siyonistler, bugün dünyanın gözü önünde, Birleşmiş Milletler’in gücü yetmeksizin bir soykırım işliyor. Hesap edemedikleri şey, milyonların şahlanışı ve uyanışıdır, her doğumun sancılı oluşudur. Allah, vaadini yerine getirecektir. Diyarbakır anneleri olarak, emperyalizmin piyonluğunu, Siyonizm’in uşaklığını yapan PKK ve türevlerine karşı nasıl sabır ve sebatla mücadele içerisine girdiysek, devletimiz takdiriyle gerekirse aynı şekilde zamanın Nene Hatunları, Şerife Bacıları ve Halime Çavuşları gibi canımız, malımız ve evladımızla kaybetmeye mahkum olan Siyonist ve işgalci İsrail’e karşı da mücadele içerisine gireriz. Gazze’de şehit düşen kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” diye konuştu.
Diyarbakır annelerinden İsrail’in katliamına tepki
25 Ekim 2023 Çarşamba - 14:21 Diyarbakır annelerinden İsrail’in katliamına tepki Çocuklarının terör örgütü PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırıldığını iddia eden Diyarbakır anneleri, İsrail’in Filistin’deki sivillere yönelik düzenlediği saldırılarını protesto etti. 7 Ekim tarihinde İsrail-Filistin arasında başlayan savaşın derinleşmesiyle İsrail güçlerinin Gazze’deki sivillere yönelik düzenlediği saldırılar dünyanın birçok noktasında protesto ediliyor. Çocuklarının PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırıldığı iddiası gerekçesiyle 3 Eylül 2019 tarihinde HDP önünde oturma eylemi başlatan aileler de İsrail’e kınama mesajı gönderdi. Aileler adına basın açıklaması yapan, evladını terörün pençesinden kurtaran Ayşegül Biçer, dünyanın üç maymunu oynadığı İsrail Devleti’nin sivillere yönelik saldırılarına karşı tüm inananlarla beraber kıyamda olduklarını belirtti. Filistin davasının İslam ümmetinin ölmez ruhu ve dinamizminin asil teminatı olduğunu dile getiren Biçer, “Sanılmasın ki yaşananlar ümmetimiz için şerdir; bilakis hayırdır. Kudüs’te akan her damla kan, ümmetin damarlarına dolan nabız nabız uyanış, bilinç ve dirliktir. Filistin davası, ümmetin ölmez ruhu ve dinamizminin asil bir teminatıdır. Bu minvalde canını hiçe sayarak kutsal görev olarak addedip, üstlenen hiç kuşkusuz medya kurumları, medya mensupları da bulunuyor. Siz ümmetin yüz akısınız. Bu yaşananlar yeni dirilişlere, yeni fetihlere, yeni fatihlere gebedir. İslam’ın vakur duruşu ve onuru, ümmet şuuru ve mümin izzeti galebe gelecektir. Bunun idrakine varamayanlara şunları belirtmek istiyorum; Siyonizm bir emperyalizm aparatıdır. Bu kutsal mücadeleyi Arapların davası sanmak nasipsizlik ve gericilikten başka hiçbir şey değildir. Filistin’in meşru ve haklı mücadelesini desteklemek, emperyalist Siyonizm’e karşı erdemli olmaktır, ezilen halkları savunmaktır. Bu da insan olma iddiasını taşıyan her bireyin bir yükümlülüğüdür” dedi. Gazze’de İsrail’in soykırım işlediğini ifade eden Biçer, “Kadınlar, yaşlılar, bebekler ve hastalar kıyımdan geçiriliyor. Hitler’in katlettiği, kimliğini soykırımdan alan Siyonistler, bugün dünyanın gözü önünde, Birleşmiş Milletlerin gücü yetmeksizin bir soykırım işliyor. Hesap edemedikleri şey, milyonların şahlanışı ve uyanışıdır, her doğumun sancılı oluşudur. Allah, vaadini yerine getirecektir. Diyarbakır anneleri olarak, emperyalizmin piyonluğunu, Siyonizm’in uşaklığını yapan PKK ve türevlerine karşı nasıl sabır ve sebatla mücadele içerisine girdiysek, devletimiz takdiriyle gerekirse aynı şekilde zamanın Nene Hatunları, Şerife Bacıları ve Halime Çavuşları gibi canımız, malımız ve evladımızla kaybetmeye mahkum olan Siyonist ve işgalci İsrail’e karşı da mücadele içerisine gireriz. Gazze’de şehit düşen kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” diye konuştu.
Diyarbakır’da Tarım Konseyi kuruldu
25 Ekim 2023 Çarşamba - 13:08 Diyarbakır’da Tarım Konseyi kuruldu Diyarbakır’da 68 sivil toplum kuruluşu (STK) ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı Diyarbakır Tarım Konseyi, düzenlenen basın toplantısı ile kuruluşunu ilan etti. Merkez Yenişehir ilçesi Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil’in katılımıyla, tarımla ilgili sivil toplum örgütü ve özel sektör temsilcileri Diyarbakır’da ‘Tarım Konseyi’ni kurdu. Basın açıklamasında bulunan DTB Başkanı Engin Yeşil, GAP sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla üretimin 3 kat artırılacağını, Diyarbakır’da devam eden Silvan Projesi ile 2 milyon 350 bin dönüm, Dicle Kral Kızı Sulama Projesi’nin tamamlanmasıyla da 1 milyon 150 bin dönüm alanın sulu tarıma geçeceğini söyledi. Diyarbakır’ın tarih boyunca tarım alanında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Yeşil, "Diyarbakır’da tarımsal üretim 3 kat artacak. Diyarbakır tarih boyunca tarımda önemli bir yere sahip olmuştur. En eski köy yerleşmelerinden biri olan Ergani yakınlarındaki Çayönü Tepesi, günümüzden 10 bin yıl önceye kadar gitmektedir. Günümüzde de tarıma dayalı kalkınma projesi olan GAP Projesi’nde, Diyarbakır yüzde 25 sulanabilir alan ve sulama hedefleri açısından en büyük paya sahip illerden bir tanesidir" dedi. Yeşil, konseyin kurulma nedenlerini de sıralayarak Diyarbakır’da tarım sektörüne gereken önemin verilmesi gerektiğini vurguladı. Konseyin icra kurulu; Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanlığı, Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Veteriner Hekimleri Odası Diyarbakır Şubesi, SS Lice Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Bismil Pamuk Üreticileri Birliği, Damızlık Manda-Süt ve Kırmızı Et Yetiştiricileri Birliği ve tohum üreticileri temsilcilerinden oluşuyor.