Yerel Haberler
Diyarbakır
Şanlıurfa’nın sevilen sesleri DicleFest’te sahne alacak 12 Mayıs 2026 Salı - 09:43:06 Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da düzenleyeceği DicleFest kapsamında üç gün boyunca sevilen sanatçıları müzikseverlerle buluşturacak. Festival programında 14 Mayıs Perşembe Münevver Özdemir, 15 Mayıs Cuma Mahmut Tuncer ve 16 Mayıs Cumartesi Zekeriya Ünlü konserleri yer alacak. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji hedefiyle yürüttüğü çalışmaların yanı sıra, sosyal ve kültürel projeleriyle de bölge halkıyla buluşmaya devam ediyor. Bu kapsamda Şanlıurfa’da 14-17 Mayıs’ta düzenlenecek enerji ve teknoloji festivali DicleFest kapsamında, teknoloji alanlarından konserlere, tiyatro gösterilerinden bilim projelerine uzanan zengin programıyla kente festival coşkusu taşıyacak. Üç gün boyunca sevilen sanatçılar sahnede olacak DicleFest Şanlıurfa programı kapsamında konser heyecanı 14 Mayıs Perşembe günü Münevver Özdemir konseriyle başlayacak. Saat 20.30’da sahne alacak olan sanatçı, festivalin ilk gününde katılımcılara müzik dolu bir akşam yaşatacak. Festivalin ikinci gününde ise Şanlıurfa’nın sevilen isimlerinden Mahmut Tuncer ise 15 Mayıs Cuma günü saat 20.30’da sevenleriyle buluşacak. DicleFest’in konser programı, 16 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da başlayacak Zekeriya Ünlü konseriyle devam edecek. "Dicle’nin Rüyası" tiyatro gösterisi de sahnelenecek Dicle Elektrik’in bölge halkıyla bir araya gelerek toplumsal faydayı güçlendirmeyi hedeflediği DicleFest, konserlerin yanı sıra gün boyu sürecek ziyaret ve etkinliklerle de dikkat çekecek. Bu kapsamda festival programında tiyatro etkinliği de yer alacak. "Dicle’nin Rüyası" adlı tiyatro gösterisi, 14 Mayıs Perşembe ve 15 Mayıs Cuma günleri saat 19.30’da izleyicilerle buluşacak. DicleFest’in kültür-sanat yönünü güçlendiren ve sürdürülebilir enerji uygulamalarını minik izleyicilere enerjik bir dil ile anlatan gösteri, festival alanındaki etkinliklere farklı bir renk katacak.
12 Mayıs 2026 Salı - 09:40 Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 09:36 Özel hastane, sistemde görünen rapora ‘vermedim’ dedi, hayatı kabusa dönüştü Diyarbakır’da denetimli serbestlik uygulanan bir kişi, hastalığı nedeni ile denetime gidemeyeceği için Özel Batı Hastanesinden 2 defa heyet raporu aldı. Raporlar e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığı sisteminde görünmesine rağmen hastanenin ’’Raporları biz vermedik’’ demesiyle şahsın hem denetimi kaldırıldı hem de hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldı. Diyarbakır’da yaşayan İsmail Korkar isimli vatandaş, 2025’in ekim ve kasım aylarında Özel Batı Hastanesinde heyet raporu aldı. Aldığı heyet raporları e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığının sisteminde görünen Korkar, birkaç ay sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden gelen yazı ile neye uğradığını şaşırdı. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün mazeretsiz denetime gelmemesi nedeni ile dosyasının kapatıldığını öğrenen Korkar, avukatı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine başvuruda bulundu. İnfaz Hakimliği de Özel Batı Hastanesine yazı yazarak raporu istedi. Özel Batı Hastanesi, e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığının sisteminde görünmesine rağmen raporu kendilerinin vermediğini belirtince Korkar’ın denetimli serbestlikten yararlandırılmasının kaldırılması istendi. Korkar hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunuldu. İsmail Korkar, mart ayında denetiminin biteceğini beklerken infazının yandığını üstüne hakkında soruşturma açıldığını öğrenince yıkıldı. Korkar, şimdi tüm resmi kaynaklarda görünen raporunun işlenip hakkındaki kararların kaldırılmasını bekliyor. ’’Devletin sisteminde görünen raporuma sahte diyorlar’’ Karaciğer yağlanması, guatr gibi kronik rahatsızlıklarının olduğunu belirten Korkar, ’’Ben de bu dönemde influenza olmuştum. Bununla birlikte başladı rapor alma olayı. Gidemiyordum denetime, hatta denetimdekiler bile bana raporunu sen getirme, ağabeyin, arkadaşın getirsin demişlerdi halimi gördükten sonra. Sonrasında Özel Diyarbakır Batı Hastanesinden iki tane heyet raporu aldım KBB bölümünden. Aradan birkaç ay geçtikten sonra infaz hakimliğinden bir karar çıktı. ‘Batı Hastanesinden alınan raporlar şahıs tarafından PDF üzerinden kendisi düzenlemiş, bize teslim etmiş’ diye bir karar çıkardılar. Sonra da hakkımda resmi belgede sahtecilikten suç duyurusunda bulundular. Raporum sahte değil, e-nabız uygulamasında görünüyor, e-devlette görünüyor, Sağlık Bakanlığı sistemlerinde görünüyor, SGK’da görünüyor. Devletin sisteminde görünen raporuma, sahte diyorlar’’ dedi. Hastanenin gönderdiği kağıtta TC numarası yanlış girilmiş Konunun ardından ertesi gün hastaneye gittiğini aktaran Korkar, konuşmasına şöyle devam etti: ’’Başhekime dedim ki zaten gönderdiğiniz kağıtta da bir hata var, mahkemeye gönderdikleri kağıtta TC kimlik numaramı da yanlış girmişler. Hatalı girdiklerini belirttim onlar da ‘Yok biz hata yapmadık, zaten hakkımızda bir soruşturma var, müfettiş atanmış Sağlık Bakanlığından’ dedi. Sonra da dedi ki ‘Doktorlarımız korkuya kapılıp, denetimden aramışlar İsmail’in nesi var diye, bunlar da demek ki haklarında bilmediğimiz bir soruşturma var, korkudan o soruşturma olduğunu sanmışlar, İsmail’i tanımıyoruz demişler, doktorlar da panikle kendi sistemlerinden silmişler’ dedi başhekim bana.’’ İnfazı yandı, cezaevi yolu göründü Hem infazının yandığını cezaevine iadesine karar verildiğini hem de hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu anlatan Korkar, ‘’Bir buçuk yaşında bir çocuğum var, rahatsız. Zaten bu denetimi bitirip rahatlamak istiyorduk. 8 Martta bitmiş olması gereken denetimim biz bu ayın başında denetimimizin bitmediğini tekrardan cezaevine gönderileceğimi öğrendim’’ diye konuştu. ’’Hastane bizde kayıt yok diyor’’ Müvekkili İsmail Korkar’a, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından denetimli serbestlik uygulandığını ifade eden Av. Aycan Ceylan, ’’Bununla ilgili bir dosya kapama kararı çıktı. Hastane raporlarını Denetimli Serbestlik Şubesi kabul etmedi. Daha sonra biz İnfaz Hakimliğine müracaatta bulunduk. Raporlarımızın olduğunu ve müvekkilimin geçerli bir mazereti bulunduğuna dair, itirazımızın kabul edilmesi için karar verilmesini istedik. İnfaz Hakimliği başta bu talebimizi kabul etti. Ve geçerli bir mazeret var dedi. 2 ay sonra birden ek karar çıkartarak ben sehven hata yapmışım, Batı Hastanesine yazı yazmam gerekiyormuş ve o raporları oradan sorgulatmam gerekiyormuş diye Batı Hastanesine bir müzekkere yazdı. Batı Hastanesi ise müvekkilimizin e-nabız, e-devlet, e-rapor sistemi ve Sağlık Bakanlığının veri tabanında kayıtlı olan raporlarına ilişkin olarak bizde böyle bir kayıt yoktur dedi’’ şeklinde konuştu. Gülistan Doku olayından örnek verdi Şu anda infazın durdurulmasına ilişkin itirazda bulunduklarını burgulayan Av. Ceylan, şöyle devam etti: ’’Çünkü müvekkilim ile ilgili remzi belgede sahtecilik suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunuldu. Biz raporları doğrulama sisteminden doğrulayabiliyoruz ancak Diyarbakır Özel Batı Hastanesi kesinlikle bu raporlar bizim tarafımızdan verilmedi, herhangi bir kayıt da bulunmamaktadır diyor. Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından uygulanan denetim tedbirini yerine getirmesi gerekiyor, eğitim alması gerekiyordu bununla ilgili de sürekli bir başvuruda bulunması gerekiyordu ancak müvekkilimin kronik rahatsızlıkları olduğu için bir tedavi süreci gördü. O tedaviye ilişkin de yasal metni çok açık bir şekilde geçerli bir mazeret sunduğun takdirde biz bunu kabul ederiz diyor. Biz de mazeretleri Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne sunmamıza rağmen denetimli serbestlik dosyayı kapama yaptığı için komisyon kararı ile haliyle İnfaz Hakimliğine itiraz yoluyla ancak mazeretin geçerli olduğunu kabul ettirebildik. 2025’in ekim ve kasım aylarına ilişkin farklı tarihlere dair raporlar bunlar. Bir inkardan bahsetmiyoruz, tekerrüre düşmüş sürekli bir inkardan bahsediyoruz. Diyarbakır Özel Batı hastanesi kesinlikle bu raporları biz vermedik, bizde herhangi bir kaydı bulunmamaktadır demesine rağmen Sağlık Bakanlığının veri tabanında e-nabızda, e-devlet verilerinde tamamında ve doğrulanabilir belge olarak bu raporlar kayıt altında. Yakın zamanda da vahim bir olay yaşadık kişisel verilerin sızdırılması yahut yok edilmesine ilişkin Gülistan Doku olayı da buna bir örnektir. Haliyle müvekkilimin verileri hastane tarafından eğer silindiyse, doktorlar tarafından eğer silindiyse ve hastanenin iddia ettiği gibi herhangi bir teftiş süreci varsa bununla ilgili detaylı bir inceleme de yapılması gerekmektedir.’’ Öte yandan, Özel Batı Hastanesi, konunun hastaneleri ile ilgili olmadığını doktorların sorumluluğunda olan bir konu olduğunu savundu.
12 Mayıs 2026 Salı - 09:33 Diyarbakır’da lohusa anneler için bilgilendirme toplantısı düzenlendi Memorial Diyarbakır Hastanesi tarafından düzenlenen lohusa toplantısında kadın sağlığı, doğum sonrası süreç, emzirme ve anne psikolojisi konularında annelere uzman hekimler tarafından bilgi verildi. Memorial Diyarbakır Hastanesinde kadınlara yönelik lohusa bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinlikte doğum sonrası annelerin yaşadığı fiziksel ve psikolojik değişimler ele alınırken, uzman doktorlar ve sağlık personeli tarafından katılımcılara önemli bilgi aktarıldı. Toplantıda özellikle emzirmenin önemi, anne sütüyle beslenme, lohusalık döneminde dikkat edilmesi gerekenler, uyku düzeni ve annelerin psikolojik destek süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Katılımcı anneler merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı buldu. Etkinlikte annelere sunum yapan Uzm. psikolog Elif Gültekin, Memorial Dicle Hastanesinde lohusa annelerle buluştuklarını söyledi. Gültekin, "Daha önce hamilelik sürecini geçirdiğimiz annelerle lohusalık döneminde neler yaşadığımızı, eş desteğinin ve aile desteğinin önemini konuştuk. Süreç içerisinde yardım istemenin aslında bize bir yük olmadığını, tamamen yükü hafifleten bir destek olduğunu konuştuk. Süreç içerisinde depresyon yaşayıp yaşamadığımız ya da farklı konularda psikolojik olarak depresyon yaşayıp yaşamadığımızı görüştük. Beraber değerlendirdik ve süreçlerimizi tamamlamış olduk" dedi. Annelerden Zemzem Meriç, fikir ve ortamın çok güzel olduğunu dile getirdi. Meriç, "Bizden önceki nesilden farklı olarak kendi hayatını kurmaya çalışan kadınlar olduk. Maalesef hamilelikle birlikte bu durum biraz kısıtlandı. O yüzden böyle şeylerin herkesin başına geldiğini duymak bize çok iyi geliyor. Bu süreçleri yaşayan kadınlar varsa kesinlikle tavsiye ederim" diye konuştu. Bir diğer anne Duygu Doğan ise çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdiklerini aktardı. Doğan, "Bir lohusa toplantısı yaptık ve gerçekten çok keyifli, çok verimli geçti. Eminim ki buradaki bütün anneler, buradan çıktıktan sonra evlerine daha aydınlanmış, daha rahat ve bebeklerine çok daha fazla şefkatle yaklaşabilecekleri bir zihinle döneceklerdir diye düşünüyorum. Çok keyifliydi. Bu güzel toplantı için doktorumuza çok teşekkür ediyorum. İnşallah devamı da gelecek" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da 17 ilçedeki kırsal mahalle yolarında çalışmalar devam ediyor
09 Ekim 2023 Pazartesi - 16:44 Diyarbakır’da 17 ilçedeki kırsal mahalle yolarında çalışmalar devam ediyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde yolların daha güvenli ve konforlu olması için çalışmalarını yürütüyor. Yol Yapım Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, kırsaldaki mahallelerde ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale gelmesi için başlattığı çalışmalarda, kentin 17 ilçesindeki grup mahalle yolları ve bağlantılarında alt temel, stabilize, dolgu, menfez çalışması yapıyor. Vatandaşların seyahat güvenliklerini üst seviyeye taşımak için grup mahalle yollarının genişliğini de artıran ekipler, altyapısı tamamlanan yollarda sathi asfalt kaplama çalışması gerçekleştiriyor. Yol Yapım Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı ekipleri, Bismil Ambar grup mahalle yolu 1. ve 2. kat sathi kaplama asfalt çalışmasında 15 kilometre, Sefari-Sarı-Başarır mahalle yolları 2. kat sathi kaplama asfalt çalışmasında 15 kilometreyi tamamladı. Kocaköy Zigor piknik alanı yolu 1. ve 2. kat sathi kaplamada 4 kilometre, Kokulupınar- Arkbaşı Mahalle yolu 1. ve 2. kat sathi kaplama asfalt çalışmasında 4,2 kilometre bitirildi. Ergani Develi-Kaymaz-Avrenç grup mahalle yolu 1. kat sathi kaplama asfalt çalışmasında 9,5 kilometreyi yapan ekipler, Hazro Biçimli-Kartallı mahalle yolu 1. kat asfalt sathi kaplamada 2,4 kilometreyi tamamladı. Silvan Kasımlı-Gökçetevek grup mahalle yolu 1. kat sathi kaplama asfalt çalışmasında 17,5 kilometre, Çermik Bistan ve Korudağ Mahalle yolu 1. kat sathi kaplama asfalt çalışmasında 12 kilometre bitirildi.
Silvan’da başlatılan projeler devam ediyor
09 Ekim 2023 Pazartesi - 16:40 Silvan’da başlatılan projeler devam ediyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdullah Çiftçi, hafta sonu mesaisinde Silvan’da Büyükşehir Belediyesince sürdürülen ve tamamlanan projeleri denetledi. Genel Sekreter Çiftçi, Silvan ilçesi ziyareti çerçevesinde ilk olarak çevre düzenleme çalışmalarının devam ettiği tarihi Malabadi Köprüsü’nü gezdi. Daha sonra ilçe merkezinde yapımı tamamlanan 1. Kılıçarslan Kent Meydanı’nı inceledi. Çalışmalarla ilgili yetkililerden bilgi alan Çiftçi, mimarinin sanata dönüştüğü Malabadi Köprüsüne, yürüyüş yolundan çocuk oyun alanına, kafeteryadan, seyir terasına birçok donatı kazandıracak projenin bu ay biteceğini söyledi. Malabadi’yi 7’den 70’e tüm vatandaşların uğrak mekanı haline getireceklerini belirten Çiftçi, “Çalışmalarını bitirip halkımızın hizmetine sunduğumuz 7 bin 190 metrekare alana sahip 1. Kılıçarslan Kent Meydanı, havuzundan çay bahçesine, oyun alanından yürüyüş yollarına birçok donatı ile hemşehrilerimizin uğrak merkezi olarak halkımıza hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı. 7’den 70’e her kesime hitap edecek projede ekipler, 14 bin 500 metrekarelik alana, ibreli ve yapraklı olmak üzere15 farklı türde 361 ağaç, 1523 çalı ve 2 bin 564 yer örtücü bitkiyi toprakla buluşturacak. Sahil bandında 4 bin metrekarelik alanın yürüyüş yolu şeklinde değerlendirileceği çalışmada ayrıca, 400 metrekarelik bölüme oyun grupları yerleştirilerek, bu alanda çocukların hoşça vakit geçirmeleri sağlanacak. Ziyaretçilerin, taş köprüler içerisinde kemeri en geniş olma özelliğine sahip olan tarihi Malabadi Köprüsü’nün, görkemini rahat izlemelerine olanak tanımak için 210 metrekarelik seyir terasının da inşa edileceği projede, 40 metrekare kullanım alanına sahip 1 kafeterya da inşa edilecek. Ayrıca vatandaşların dinlenmelerine olanak tanımak için belirlenen bölümlere 64 oturma birimi, kadın-erkek tuvalet, 12 masa ve 22 çöp kovası yerleştirecek. Ekipler, yeşil alanların sağlıklı şekilde büyümesini sağlamak amacıyla da proje kapsamında belirlenen alana 80 metrekarelik su deposu inşa edecek.
Yöresel ürünlerden yeni ürün geliştirme yarışması
09 Ekim 2023 Pazartesi - 14:45 Yöresel ürünlerden yeni ürün geliştirme yarışması Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) bünyesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Karacadağ Kalkınma Ajansı desteği ile kurulan Gastro İnovasyon Merkezinde yeni ürün geliştirme yarışması düzenleniyor. Seçilen 10 yöresel üründen bir veya birkaçını kullanarak geliştirilecek yeni ürünler için ödül verilmesi ve ticari işbirliği sağlanması hedefleniyor. Temmuz 2023’den beri çalışmalarını hızlandıran merkez bünyesinde Key Ma markası ile satışa sunulabilecek ürünler için arayışlar başladı. Çerçi Yöresel Ürün Satış Noktasında ’Yereldeki ürünlerden neler satışa sunulabilir’, ’Hangi ürünler sunum alanında ikram edilebilir’, ’Menşesi Diyarbakır olan veya Diyarbakır mutfağının vazgeçilmezi olan ürünlerden daha inovatif hangi ürünler geliştirilebilir’ konusunda çalışmalar başladı. "Amacımız daha güçlü bir pazarlama" Konu hakkında bilgi veren DTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Tayınlamak “Merkezin yemek sunum alanlarını ve satış noktasını Kasım ayı sonunda açmayı planlıyoruz. Satış noktası ve deneyim alanlarında kente özgü, kırsal ile bağı olan, hikayesi olan, daha güzel ürünleri satış sunmak, tanıtmak istiyoruz. Buradaki amacımız daha güçlü bir pazarlama. Bunun için öncelikle 10 ürün seçtik. Çermik biberi, menengiç, kişniş, Diyarbakır karpuzu, Lice domatesi, zahter, kara reyhan, meşe palamutu, meyan kökü, boğazkere üzümü ve kente özgü diğer üzüm çeşitleri. Bu ürünlerin birinden veya bir kaçından yapılabilecek saklanabilir, raf ömrü olan yeni ürünler geliştirilmesi için bir yarışma açtık. 25 Ekim 2023 tarihinde yarışmaya başvuranların hazırladıkları ürünleri bir jüri aracılığıyla değerlendireceğiz. Başarılı seçilen ilk 3 ürüne ödüllerimiz olacak. Ama daha önemlisi ürünü geliştiren kişiden düzenli olarak o ürünü alarak, hikayesini yazarak satış noktası ve sunum alanlarında yer vermek istiyoruz” şeklinde konuştu. Tayınlamak, katma değer oluşturmak için kent mutfağına özel yeri olan ve hikayesi olan ürünleri daha iyi bir şekilde pazara sunma hedefinde olduklarını belirterek, "Yani tarladan yetiştirdiğimiz bir ürünü kurutma, işleme, konserve gibi farklı formlarda, farklı ürünler ile birleştirerek, özel tatlar katarak pazara sunmamız önemli. Yarışmanın amacı da bu. Yarışmaya katılacaklardan yemek beklemiyoruz. Özel soslar, kurutmalar, konserveler, mezeler gibi paketleyip satışa sunabileceğimiz ürünler bekliyoruz. Sunulan her ürünü titizlikle inceleyerek hikayesini yazarak birlikte pazara sunmak istiyoruz“ dedi. Tayınlamak, amaçlarının merkez bünyesinde kentin farklı bölgelerinde üretilen, işlenen gıdalara yer vermek olduğunu ve özellikle kadınların yaptıkları ürünlere öncelik vermek istediklerini ifade ederek, yarışma ile ilgilenenlerin Gastro İnovasyon Merkezinden detaylı bilgi alabileceklerini sözlerine ekledi.