Yerel Haberler
Diyarbakır
19 Nisan 2026 Pazar - 13:17 ’’Okullardaki şiddetin çözümü sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor’’ Uzman klinik psikolog Eylül Ünaldı, Kahramanmaraş ve Siverek’teki okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek, şiddetin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmadığını, çoğu zaman uzun süre görmezden gelinen ihtiyaçların, bastırılan duyguların ve ihmal edilen sorumlulukların birikimi olduğunu söyledi. Ünaldı, hemen her güne yeni bir şiddet ve ölüm haberiyle başlarken, şiddetin daha küçük yaşlara ve okullara kadar sıçramış olmasının herkesi derinden sarstığını kaydetti. Okulun çocukların yalnızca akademik bilgi değil, aynı zamanda güven, aidiyet ve kendini ifade etme becerisi kazandığı bir alan olması gerektiğine işaret eden Ünaldı, ’’Maalesef birçok ihmalin ve eksikliğin bir araya gelmesiyle oluşan bir tablo söz konusu. Bunun en büyük nedenlerinden biri, ailelerin kendi ihtiyaçları ve rahatları doğrultusunda buna göz yummasıdır. Sosyal medya, video platformları ve oyunlar, denetimsiz ve rehbersiz kaldığında çocuğun gerçeklik algısını şekillendiren güçlü araçlara dönüşür. Çocuğun ne izlediğini, neye maruz kaldığını bilmemek, aslında onun iç dünyasından da habersiz olmak anlamına gelir. Bu noktada özellikle bilgisayar oyunları tek başına ‘suçlu’ ilan edilemez, ancak içeriklerinin niteliği ve kullanım biçimi son derece belirleyicidir. Şiddetin ödüllendirildiği ve empati kurma alanı bırakmayan oyunlar, özellikle küçük yaştaki çocuklar için riskli bir zemin oluşturabilir. Uzun süreli ve denetimsiz oyun oynama, çocuğun gerçek dünyayla kurduğu bağı zayıflatabilir, duygularını tanıma ve ifade etme becerisini köreltebilir. Bu nedenle sınır koymak ve çocuğa içeriklerle ilgili rehberlik etmek oldukça önemlidir. Burada sorumluluk açıkça yetişkinlere düşer’’ dedi. Ünaldı, çocukların duygusal gelişiminin de çoğu zaman göz ardı edildiğine değinerek, ‘’Duygu düzenleme becerisi kazandırılmadan büyüyen, kendini ifade etmesine alan açılmayan ve çoğunlukla ceza yaklaşımıyla yetiştirilen çocuklar, yaşadıkları yoğun duygularla baş etmekte zorlanabiliyor. Ayrıca yalnızca fiziksel şiddete değil, şiddetin her türüne maruz kalmak da bu yükü ağırlaştırıyor’’ diye konuştu. Diğer taraftan okullardaki rehberlik ve psikolojik destek sistemleri oldukça yetersiz kaldığını bildiren Ünaldı, şunları kaydetti: ‘’’Bir rehber öğretmene düşen öğrenci sayısının fazlalığı, çocukların yeterince fark edilmemesine neden oluyor. Sistemimizde ağırlıklı olarak akademik düzenlemeler yapılmaya çalışılırken, çocukların gelişiminin en önemli boyutlarından biri olan psikolojik ve sosyal gelişim alanları geri planda kalıyor. Bir çocuğun bile fark edilmesi ve gereken desteği alabilmesi, bazen büyük bir krizin yaşanmasını önleyebilir. Duygularını ifade edemeyen ve anlaşılmadığını hisseden bir çocuk, zamanla bu birikimi sağlıksız yollarla dışa vurabilir. Dizi ve filmlerde şiddetin sıradanlaştırılması, bir güç göstergesi ve kahramanlık olarak sunulması, hem çocukların hem de yetişkinlerin zihninde zamanla normalleşmeye yol açtığı gibi, değer yargıları henüz gelişmemiş olan çocuklar üzerinde düşündüğümüzden daha derin izler bırakabilir. Bir başka kritik ama çoğunlukla gözden kaçan konu ise medyada çıkan haberlerin çocukların yanında izlenmesi ve konuşulmasıdır. Sürekli şiddet haberlerine maruz kalan çocuklar, dünyayı güvensiz ve tehlikeli bir yer olarak algılamaya başlayabilir. Bu durum, çocukların kaygılarını artırabileceği gibi bazı durumlarda şiddeti bir çözüm olarak normalleştirmesine de neden olabilir. Bu noktada ailelere düşen bazı önemli sorumluluklar vardır: Şiddet içerikli haberleri mümkünse çocukların yanında izlememek, İzlemek zorunda kalındığında içeriği çocuğun yaşına uygun şekilde açıklayarak rehberlik etmek, ’Sen şu an güvendesin, biz yanındayız’ duygusunu pekiştirmek, Çocuğun merak ettiği sorularını geçiştirmek yerine açık ve sakin bir şekilde yanıtlamak, Haber sonrası çocuğun duygusunu sorarak onun iç dünyasına alan açmak gerek.’’ ’’Tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç değil’’ ’’Tüm bunlar göz önüne alındığında çözüm, suçlu aramaktan çok sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor’’ diyen Ünaldı, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’Şiddet, tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç değil, çoğu zaman uzun süre görmezden gelinen ihtiyaçların, bastırılan duyguların ve ihmal edilen sorumlulukların birikimidir. Hepsi göz önüne alındığında çözüm, suçlu aramaktan çok sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor. Okullarda daha güçlü psikolojik destek sistemleri kurmak, ailelerin çocuklarıyla daha nitelikli zaman geçirmesini ve onlara rehberlik etmesini teşvik etmek, dijital içeriklerin kullanımı ve izlenmesi konusunda daha sınır koyan, takip eden ve rehberlik eden bir yaklaşım benimsemek. En önemlisi de çocukları gerçekten dinlemek. Çünkü bazen bir çocuğun duyulması, anlatılamayan bir hikâyenin şiddete dönüşmesini engelleyebilir.’’
19 Nisan 2026 Pazar - 12:17 Çocukları için hobi olarak yapıyordu, evinin odasını atölyeye çevirip 81 ile satış yapmaya başladı Diyarbakır’da yaşayan çocuk gelişimi mezunu 2 çocuk annesi Asya Yavuz, çocuklarını ekrandan uzaklaştırmak için başladığı etkinlikleri üretime dönüştürdü. Evinin bir odasını atölyeye çeviren Yavuz, ürünlerini 81 ile göndermeye başladı. Diyarbakır’da yaşayan, çocuk gelişimi bölümü mezunu 2 çocuk annesi Asya Yavuz, kendi çocuklarını ekrandan uzaklaştırmak için taş boyama ve vantrolog gibi etkinlikler yapmaya başladı. Evine gelen misafir çocukları da bu etkinliklere dahil eden Yavuz, çevresinden olumlu geri dönüşler aldı. Aldığı bu dönüşlerin ardından evinin bir odasını atölyeye çeviren Yavuz, yurt dışından getirdiği kalıplarla taş tozundan şekilli ürünler üretmeye başladı. Ürettiği ürünleri sosyal medya üzerinden Türkiye’nin 81 iline ulaştıran Yavuz, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem de çocukların gelişimine destek oluyor. ’’Her çocuğun kalbine dokunmak çok güzel’’ Kendi çocuğuyla evde etkinlik yaparken diğer çocuklara da nasıl faydalı olabilirim düşüncesinden yola çıkarak, çalışmaya başladığını belirten Yavuz, ’’Geçmişte herkesin çok sevdiği alçı boyama etkinliği oluyordu. Bütün çocukların sevdiği. Ben de bunu sosyal medyada görmüştüm. Oradan esinlenerek önce kendi çocuğuma ve daha sonra da diğer çocuklara çok etkili olacağını, seveceklerini düşündüğümden dolayı böyle bir hobiye giriştim. Anneyim, 2 tane çocuğum var. Evde eşimle, çocuğumla ilgilendikten sonra arta kalan zamanımda, genelde akşamları atölyeye dönüştürdüğüm odamda döküm yapıyorum, kurumasını yapıp paketlemesiyle beraber sosyal medyada satış yapıyorum. Ücretli öğretmenlik yapıyordum. Sonra hamilelik sürecinden dolayı ara vermek durumunda kaldım. Ara verdiğimde bu süreçte ne yapabilirim, nasıl faydalı olabilirim, aileye nasıl bir katkı sağlayabilirim maddi anlamda düşünürken, hem çocuklarımı ihmal etmeyecek hem evde eşim, gelenim, gidenim derken böyle bir uğraşla karşılaştım ve çok severek de yapıyorum. Her çocuğun kalbine dokunmak çok güzel’’ dedi. ’’Ailelerden güzel dönüşler aldım’’ Evlerine gelen misafir çocuklarıyla da aynı etkinlikleri yaptığını ve ailelerinden güzel dönüşler aldığını aktaran Yavuz, şunları söyledi: ’’Çocuklarımla beraber evde oynarken bir de gelen misafir çocuklarını ekrandan uzak tutmak için workshop havasında çocuklara evde etkinlik yaptım. Güzel dönüşler aldım ve bunu neden daha fazla çocuğa ulaştırmayayım diye bunu geliştirmek istedim. Diyarbakır’ın adını sanata duyurmak istedim. Şu an Diyarbakır’da kendi evimde kurmuş olduğum bir atölyede üretim yapıyorum ve tüm Türkiye’ye ulaştırmak istiyorum bunu. Siparişlerimi sosyal medya üzerinden aldıktan sonra doğum günü, aile katılımı, workshoplar olacak şekilde konuya bağlı olarak, tercihen kendilerinin seçimi veya benim seçeceğim şekilde paketlemelerimi yapıyorum. Kız ve erkek çocuklarına uyacak şekilde figürlerim var. Boyası, fırçası tamamen hazır. Çocuklar çok keyifle boyuyorlar. Bunlar benim bireysel paketlerim. Bir erkek çocuğu için hazırlanmış olan paketim, bu da kız çocuğu için hazırlanmış paketim. Renkleri kız çocuklarına uygun. Bu şekilde bireysel paketlerim. Bunlar da satış noktaları için yapmış olduğum paketlemelerim. Bütün kırtasiye, oyun evleri, az kılık, poşet şeklinde o şekilde satışlarım mevcut. Bunlar da sadece bir çocuğum var, kendi evimde yapmak istiyorum dediğinizde kız çocukları için hazırladığım, bu da erkek çocuklar için hazırladığım bireysel kutular. Bir de böyle dekoratif ürünlerim var. Boyalı ve ham haliyle bütün kadınların vazgeçilmez olan dekoratif ürünlerini hazırlıyorum.’’ Yapılan boyama etkinliğinin çocuklara çok faydalı olduğunu aktaran Yavuz, şu ifadeleri kullandı: ’’Objemi sadece obje olarak değerlendirmeyin. Çocuk gelişimi üzerinde çok büyük katkısı var. Çocuk öncelikle bunun ismini öğreniyor. Kaplumbağa demeyi ve yeşil renkle aynı zamanda yeşil rengi öğretiyorsunuz çocuğa. Boyadıktan sonra çocuk birebir bunu eline alıp somut bir örnekle bitirdikten sonra ’ben yaptım’ düşüncesiyle özgüvenini geliştirmiş oluyoruz. Fırça tutmasıyla motor gelişimini desteklemiş oluyoruz. Çocuğun sadece bir obje olarak buna bakmamamız lazım. Birçok çocuğun gelişim alanını destekliyoruz aslında. Türkiye’nin 81 iline satış yaptım. Bundan sonraki hedefim de çocuk adının geçtiği her etkinlikte bulunmak istiyorum."
Yeni yönetmelik sonrası ilk bölge seçimini Erdoğan kazandı
27 Ocak 2026 Salı - 09:11 Yeni yönetmelik sonrası ilk bölge seçimini Erdoğan kazandı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan 11 ili kapsayan 21. Bölge Doğu Optisyen ve Gözlükçüler Odasının seçimli Genel Kurul süreci, 24-25 Ocak 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirildi. İki gün süren genel kurul toplantılarının ardından yapılan seçimde, mevcut başkan Abdurrahim Erdoğan, güven tazeledi. Genel kurulun ilk gününde oda faaliyet raporları, mali tablolar ve bütçe sunumları genel kurulun bilgisine sunuldu. Bunun yanı sıra mesleğin güncel sorunları, sahadan gelen talepler ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler üyelerin katılımıyla ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Genel kurulun ikinci gününde gündem maddelerinin tamamlanmasının ardından seçimlere geçildi. Yapılan oylama sonucunda Abdurrahim Erdoğan, meslektaşların desteğiyle yeniden başkan seçildi. Yeni yönetmelik sonrası ilk bölge seçimi Optisyen ve Gözlükçüler Odalarında uzun süredir yapılamayan seçimlerin önünü açan süreç, Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği’nin 18 Ekim 2025 tarihinde Ankara’da yapılan 2. Olağanüstü Genel Kurulunda kabul edilen yönetmeliğin, 10 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle hukuki zemine kavuşmuştu. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ardından başlatılan seçim süreci kapsamında, Doğu Bölgesi Optisyen ve Gözlükçüler Odası, bölge odaları arasında seçimlerini tamamlayan ilk oda oldu. Sektör temsilcileri, Diyarbakır’da gerçekleştirilen bu seçim sürecinin diğer bölge odaları için de yol gösterici olacağını ifade etti.
Diyarbakır’da kapalı yolların açılması için çalışmalar sürüyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:05 Diyarbakır’da kapalı yolların açılması için çalışmalar sürüyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının ardından kent genelinde yürüttüğü çalışmalarla 15 ilçenin kırsal mahalle yollarını ulaşıma açtı. Kulp ve Lice’nin dağlık bölgelerinde yer alan 13 mahallede ise kapalı yolların açılması için ekiplerin yoğun çalışması sürüyor. Diyarbakır genelinde geçen hafta etkili olan kar yağışının ardından Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, ilçe belediyeleriyle koordineli şekilde kırsal mahalle yollarında kapsamlı bir çalışma yürüttü. 24 ve 25 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, vatandaşların ulaşımda mağduriyet yaşamaması amacıyla çok sayıda güzergahta yol açma çalışması yapıldı. 24 Ocakta yürütülen çalışmalar kapsamında Kulp’ta 145 kilometre, Lice’de 102,7 kilometre, Hazro’da 16 kilometre, Çüngüş’te 120 kilometre, Çermik’te 245 kilometre, Ergani’de 81 kilometre, Hani-Dicle-Eğil hattında 500 kilometre, Silvan’da 83 kilometre ve Bismil’de 33,7 kilometre olmak üzere toplam bin 326,4 kilometre kırsal mahalle yolu ulaşıma açıldı. 25 Ocakta da karla mücadele çalışmaları sürdü. Kulp’ta 157 kilometre, Lice’de 110,2 kilometre, Çüngüş’te 60 kilometre, Ergani’de 27 kilometre, Hani-Dicle-Eğil hattında 50 kilometre ve Bismil’de 13 kilometre yol açılarak ulaşım sağlandı. Yürütülen çalışmalar sonucunda 15 ilçede tüm kırsal mahalle yolları ulaşıma açıldı. Kulp ve Lice ilçelerinde ise özellikle yüksek rakımlı ve dağlık bölgelerde bulunan bazı mahalle yollarında karla mücadele çalışmaları devam ediyor. Bu mahallelerde kapalı yolların en kısa sürede ulaşıma açılması için ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. Kulp ilçesinde Alaca, Ağaç Korur, Yaylak, Kayacık, Akçasır, Akdoruk ve Ağıl mahalleri ile Lice ilçesinde ise Saydamlı, Hedik, Bayırlı, Yalımlı, Akçabudak ve Ulucak mahalleleri ve bağlı mezraların yollarının açılması için başlatılan çalışmalar sürdürülüyor.
Dicle’de geçtiğimiz yıl 340 ton badem, 66 ton ceviz, 13 bin 500 ton üzüm üretimi yapıldı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:19 Dicle’de geçtiğimiz yıl 340 ton badem, 66 ton ceviz, 13 bin 500 ton üzüm üretimi yapıldı Diyarbakır’ın Dicle İlçe Kaymakamlığı, kentteki kamu kurumlarının 2025 yılı faaliyet çalışmalarına dair verileri paylaştı. Kaymakamlığın resmi sosyal medya hesaplarında paylaşılan verilere göre, Dicle’de 2025 yılında 23 ton 100 kilogram buğday, 13 bin 500 ton üzüm, 66 ton ceviz, 9 bin 649 ton arpa, 4 bin 190 ton mercimek, 340 ton badem ve 22 bin ton süt üretimi yapıldı. Açıklamada, "Dicle ilçesinde 2025’teki tarımsal üretimde, ülke ekonomisine yaklaşık 2 milyar liralık katkı sağlandı. 364 dekar alanda yem bitkisi ekimi yapan 34 çiftçiye toplam 88 bin 804,00 lira destekleme ödemesi yapıldı. İlçede hayvan sağlığı ve yetiştiriciliği faaliyetleri dahilinde buzağı destekleme, kuzu-oğlak desteği ve arıcılık desteklemeleri kapsamında bin 647 işletmeye toplam 12 milyon 168 bin 788,00 lira destekleme yapıldı. 2 bin 501 çiftçiye 19 milyon 890 bin lira mazot ve gübre desteği yapıldı. 185 çiftçiye 1 milyon 131 bin 172,00 lira sertifikalı tohum desteği yapıldı. 310 çiftçiye 5 milyon 157 bin 782,00 lira hububat baklagil fark ödemesi desteği yapıldı. 38 çiftçiye 80 bin 972 lira organik tarım desteği yapıldı. 2 çiftçiye 4 bin 302,00 lira katı organik-organominarel gübre desteği yapıldı. 34 çitçiye 88 bin 804,00 lira yem bitkileri desteklemesi yapıldı. 81 çiftçiye 2 milyon 188 bin 536,00 lira zirai don desteklemesi yapıldı" denildi. Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyet çalışmalarına da yer verilen açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü çalışmaları kapsamında 2025 yılında Dicle’de av yasağı döneminde 40 olmak üzere, 74 balıkçılık ve su ürünleri denetimi gerçekleştirildi. Yapılan denetimler sonucunda 5 bin metre ağ ele geçirildi. Ele geçirilen 75 kilogram canlı balık, doğal yaşam alanları olan suya bırakıldı. İlçede yapılan gıda ve yem denetimleri kapsamında 6 gıda üretim işletmesine 19 denetim, 52 gıda satış işletmesine 99 denetim, 53 gıda toplu tüketim işletmesine 106 denetim, 10 yem işletmesine 10 denetim gerçekleştirildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2025 yılı eğitim faaliyetleri kapsamında inceleme gezileri, kurs, toplantı ve tarla günleri olmak üzere toplamda 120 faaliyet gerçekleştirildi ve bu faaliyetlerde bin 400 çiftçiye ulaşıldı’’ ifadelerine yer verildi. Dicle Kaymakamlığı, İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet çalışmalarına ilişkin verileri de paylaştı. Kaymakamlığın paylaştığı verilere göre; Dicle İlçe Nüfus Müdürlüğünün çalışmaları kapsamında 2025 yılında 8 bin 571 adet işlem yapıldı. Yapılan işlemlerin ortalama süresi 4 dakika olarak kaydedildi. İlçede 3 bin 655 adet kimlik kartı başvurusu yapıldı. Kimlik kartı değişim oranı yüzde 98 olarak kaydedildi. Bin 217 adet sürücü belgesi başvurusu yapıldı. Sürücü belgesi değişim oranı yüzde 98 olarak kaydedildi. 413 pasaport başvurusu yapıldı. 178 kişi adreste nüfus hizmeti aldı. Dicle Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü çalışmaları kapsamında 2025 yılında açılan 5 kursa 330 kişi katıldı. 787 öğrenciye yetenek taraması yapıldı. Okullarda spora ilk adım kapsamında 177 öğrenciye eğitim verildi. İlçedeki sporcu kartı ve lisans sayıları toplamı 577 olarak kaydedildi. 90 öğrenci eğitim yönetim siteminde kurs gördü. 2025 yılında ilçede 4 turnuva düzenlendi. Düzenlenen kurumlar arası voleybol, liseler arası erkek voleybol, liseler arası kız voleybol, ortaokullar arası futbol turnuvalarına 22 takım katıldı. 2025 yılında Dicle Tapu Müdürlüğünde toplam 7 bin 302 adet işlem yapıldı. 2025’teki işlem artış oranı yüzde 5 olarak kaydedildi. Toplam 8 milyon 534 bin 810 lira harç tahsilatı yapıldı. Toplam harç tahsilatı artış oranı yüzde 59.85 olarak kaydedildi. Yapılan işlemlerin aynı gün bitirilme oranı yüzde 93.71, elektronik arşive aktarma oranı ise yüzde 96 oldu. İlçe Müftülüğünün 2025 yılı faaliyet çalışmaları verilerine göre 50 adet bin liralık alışveriş kartı dağıtımı yapıldı. 2025 yılında 74 adet kurban vekaleti yapıldı. 105 aileye kurban eti ve 8 koli gıda yardımı yapıldı. İlçedeki okul öğrencileriyle sosyal etkinlik, oyun yarışmaları, camide kitap okuma etkinlikleri, rehabilitasyon merkezi ziyareti, şiir okuma ve resim çizme yarışması yapılıp dereceye giren ilk 3 öğrenciye hediyeleri taktim edildi. 8 vatandaş kutsal topraklara gönderilirken, yaz Kur’an kursuna bin 756 öğrenci katıldı. 40 aileye toplamda 200 adet kıyafet yardımı yapıldı. Camilerimizde Gazze için 100 bin lira toplandı.
Soğuk havalar da turistleri durdurmadı: Diyarbakır misafirlerini ağırlamaya devam ediyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:15 Soğuk havalar da turistleri durdurmadı: Diyarbakır misafirlerini ağırlamaya devam ediyor Son yılların en çetin kış mevsiminin yaşandığı Diyarbakır, bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. 33 medeniyete ev sahipliği yapan kadim kent, karlı havada da misafir ağırlıyor. Hurriler, Mitaniler, Abbasiler, Mervaniler, Büyük Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Anadolu Selçukluları, Akkoyunlular ve Osmanlı gibi 33 medeniyetin izlerini taşıyan kadim kent Diyarbakır, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki tarihi surlar, İçkale Müze kompleksi, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif’i kabul edilen Ulu Cami, On Gözlü Köprü, Hasanpaşa Hanı, Zerzevan Kalesi, Hevsel Bahçeleri ve asırlık birçok camiye ev sahipliği yapıyor. Kadim kent Diyarbakır, kültürel mekanları ve inanç turizmindeki değerleriyle dört mevsim yerli ve yabancı turistler tarafından gezilecek şehir olarak tercih ediliyor. Malatya’dan gelen Ferhat Fidan, Diyarbakır’ın yaşanması, gezilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, "Çok önemli ve kıymetli bir şehir olduğunu düşünüyorum. Sadece bir tarih değil aynı zamanda edebi, kültürel bir şehir Diyarbakır. Soğuklar gezmemizi hiç etkilemiyor aksine aşk Diyarbakır’da yaşanır diyorum. Hele bu soğukta bu camide abdest almak ayrı bir duygu oluyor. Tavsiye ederim gelmek isteyenlere" dedi. Kocaeli’nden gelen Halil Kestane ise soğukların gezmeyi etkilemediğini aktardı. Kestane, "Güzel bir soğuk var. Diyarbakır’ın bütün güzelliklerini görebileceğimiz bir soğuk var. Özellikle gelip görmeyenlere kısa süre içinde gelmelerini tavsiye ediyorum. İlk kez geldim bir hafta burada kalmayı düşünüyoruz. Rotamız çok geniş. Her yeri gezmeyi düşünüyoruz. Sürekli programlar yapıyoruz. Durmadan yemek yiyoruz, şuan bile acıktım halbuki az önce yemiştim. Diyarbakır’ı çok beğendim, çok güzel’’ diye konuştu. Muş’tan gelen Ferit Özmen, Muş’un daha soğuk olduğunu Diyarbakır’ın kendisi için yaz havası gibi olduğunu söyledi. Özmen, "Muş daha soğuk. O yüzden gayet memnunum. Diyarbakır’ı çok beğendim, her tarafını gezdim. Çocuklarımla berabere geldik. Gezmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.