Yerel Haberler
Diyarbakır
’Kaçak kullanım’ iddiası ile doğal gaz sayacı sökülen aile mağdur oldu 01 Mart 2026 Pazar - 14:07:37 Diyarbakır’da bir ailenin doğal gaz sayacı kaçak kullanım iddiasıyla söküldü. Aileye yüksek miktarda ceza kesilirken, gazın yeniden bağlanması için ödeme yapılması istendi. Diyarbakır’da yaşayan Arkiş ailesinin doğal gaz sayacı, kaçak kullanım ihbarı gerekçesiyle ekipler tarafından söküldü. Sabah saatlerinde eve gelen görevliler, sayacın kontrol edilmek üzere götürüleceğini belirtti. İnceleme sonrasında aileye, sayaçta kaçak kullanım tespit edildiği bildirildi. Bunun üzerine doğal gaz hizmeti kesilirken, gazın yeniden bağlanabilmesi için cezai işlem ve abonelik bedelinin ödenmesi gerektiği aileye iletildi. Sayacın sökülmesinin ardından evde birkaç gün doğal gaz hizmeti sağlanamadı. Olayın Ramazan ayında yaşanması nedeniyle aile mağduriyet yaşadı. Yetkililer tarafından yapılan işlem kapsamında aileye yaklaşık 25 bin lira tutarında ceza uygulandı. Gazın yeniden bağlanabilmesi için söz konusu ödemenin yapılmasının ardından sayaç tekrar takıldı. Aile, uygulanan cezaya itiraz ederek ilgili kuruma dilekçe verdi. Olayla ilgili inceleme sürecinin devam ettiği öğrenildi. Kadriye Arkiş, sabah saatlerinde Diyar-Gaz firmasından görevlilerin geldiklerini ve gaz saatini söktüklerini söyledi. Arkiş, "Sabah saatlerinde kapımız çalındı, alacaklı gibi kapıyı çaldılar. Eşim kalktı gitti, kapıya baktık Diyar-Gaz firmasından gelmişler. Gaz saatini sökmeye başlamışlardı. Eşim ’ne oldu’ dedi onlar da ’bu gaz saatinizi sökeceğiz’ diye cevap verdi. ’Kaçak ihbarı var’ dediler. Kaçak nasıl yapılmış bilmiyorum. ’Bu saati götürüyoruz, kontrol edeceğiz. Kaçak varsa, yoksa saatinizi geri takacağız’ dediler. Sonra eşime bir kağıt verdiler, ’al bu kağıdı imzala’ dediler. Eşim kabul etmedi, ’kağıdı imzalamıyorum, eğer imzalarsam her şeyi kabul etmiş olacağım’ dedi. Eşim sabah erkenden Diyar-Gaz’a gitti. Kuruma gittikten sonra öğlen saatlerine kadar bekledi ve ’Saatinizde kaçak tespit edilmiş’ dediler. Kaçak nasıl oluyor? Hadi elektriği anladım, elektrikte olur ama doğal gazda kaçak nasıl yapılıyor? ’Tornavidayla camı açmışsınız, kilovatın artmasını engellemişsiniz’ dediler. Eğer ben kilovatı engellemişsem bu doğal gaz faturası nasıl 5 bin lira geliyor bana? O zaman faturanın düşmesi gerekirdi. 1-2 bin lira gelirdi bana, eğer kaçak yapsaydım. Her ay gelen fatura 5 bin lira. Saati kestiler. Biz 2-3 gün mağdur kaldık, doğal gaz yoktu. Bir de Ramazan ayı. Eşimle ve babamla beraber tekrar gittik. ’Para yatırmadan saati takamayız’ dediler. ’Saat parasını, abonenin parasını yatırmanız gerekiyor’ dediler. Sonra aboneye ne kadar ceza kesildiğini sorduk. ’Faturalarınızın katlama sayısı yapılmış’ dediler ve bize 25 bin lira ceza kesildiğini söylediler" dedi. Eşinin gündelik çalışan bir insan olduğunu belirten Arkiş, şu ifadeleri kullandı: "Ben bir aylık kazançla kızımı üniversitede okutuyorum, 2-3 tane öğrencim var. Ben bu parayı nasıl ödeyeyim dedim ama ’para verilmeden saat takılmıyor’ dediler. Borç harç ettik, parayı bulduk ve götürüp yatırdık. Biz eve gelmeden önce gelip saati takmışlar. Ben bir şekilde bu parayı buldum ama orada 4-5 tane daha sökülmüş saat vardı. İmkanı olmayan insanlar ne yapacaktı? Bir de kaçak nasıl yapılıyor, ben buna şaşırdım. DiyarGaz’da görevli kadına da söyledim. Ayrıca itiraz dilekçesi de yazdım, bunu kabul etmiyorum dedim. ’Git dilekçeni yaz, benim elimden gelen bir şey yok’ dediler. Dilekçeyi yazdık geldik ama ben bunu kabul etmiyorum. Ben yapmadığım bir şeyle nasıl suçlanıyorum? Yapsaydım zoruma gitmezdi, verirdim. Ben saatin kapaklarını açardım sıcak olurdu evim. Ama yapmadığım bir şeyle suçlandığım zaman zoruma gidiyor. Bir de bu kadar parayı kış gününde, Ramazan ayında verdiğim zaman içime sinmiyor. Eşim sabahtan akşama kadar çalışıyor, bir seferde kazandığını götürüp verdik. Kabul etmiyorum. Şikayetçiyim, mağdurum. Paramın geri verilmesini, iade edilmesini istiyorum."
Halk sağlığı uzmanı Dr. Andan: "HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır"
02 Aralık 2025 Salı - 10:29 Halk sağlığı uzmanı Dr. Andan: "HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır" Halk sağlığı uzmanı Hanife Hilal Andan, HIV’den korunmanın tamamen mümkün olduğuna dikkat çekerek, "Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var, HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır" dedi. Halk sağlığı uzmanı Dr. Hanife Hilal Andan, HIV enfeksiyonunun bir kişinin HIV virüsünü taşıması demek olduğunu, AIDS ise artık hastalığın ilerlediğini, yıllar sonra ortaya çıkabilecek bir durum olduğunu söyledi. Hastalığını ilerlemesiyle beraber fırsatçı enfeksiyonların bağışıklık sistemini baskılamasıyla beraber bazı kanser türlerinin ortaya çıkabildiğini ifade eden Dr. Andan, korunma yollarının ve hastalığın nasıl bulaştığının bilinmesinin ön yargıları daha da azalabildiğini kaydetti. Dr. Andan, HIV enfeksiyonunun birkaç yolla bulaşabileceğini dile getirerek, "Korunmasız bir şekilde yapılan cinsel ilişkilerle ayrıca kan yoluyla bulaşabilmektedir. Özellikle ortak enjektör kullanımı. Bu gibi durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var. HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır. Bunlara örnek olarak özelikle aynı kaşık, çatal, bıçak kullanımı olabilir. Kişilerle tokalaşmak, sarılmak, aynı havluyu kullanmak, aynı tuvaleti kullanmak, aynı yüzme havuzuna girmek gibi. Gündelik temaslarla HIV virüsü bulaşmamaktadır. Öncelikle bunu bilmeliyiz ki HIV’den korunmak tamamen mümkündür" diye konuştu. Düzenli kondom kullanımını yaygınlaştırmanın önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Andan, "Ayrıca dövme, piercing, manikür, pedikür gibi işlemlerin steril şartlarda yapılması önemlidir. Ayrıca riskli davranışların varlığında test yaptırmak toplumdaki bulaş yolunu engellemek adına önemli bir adımdır. HIV virüsü varlığında erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Çünkü erken tanı konulmuş ve düzenli tedavi alan kişiler, normal bireyler gibi sağlıklı ve uzun bir yaşam sürebilmektedirler" dedi. "HIV artık kronik hastalık gibi ele alınıyor’’ Artık HIV virüsünün kronik hastalıklar grubunda tıpkı diyabet, tansiyon gibi ele alınan bir hastalık olduğunu aktaran Andan, "Ayrıca tedavide en önemli gelişmelerden biri de düzenli ve erken tedavi alan kişilerin, kanındaki virüs tespit edilemeyecek derecede azalmaktadır ve bu kişiler cinsel partnerlerine de virüs bulaştıramaz hale geleceklerdir. Pozitif HIV virüsüne sahip olan bireylerin toplumda en çok zorlandıkları şey, hastalığın kendinden ziyade toplumun ön yargılarıdır. Damgalama, doktorla olan sağlıkta olan iletişimi engelleyebilmekte, test yaptırmanın önüne geçebilmekte. Tedavi konusunda sıkıntılar ortaya çıkarabilmektedir. Unutmayalım ki HIV virüsüne sahip olmak sadece tıbbi bir durumdur. Herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Herkes saygıyı ve desteklenmeyi hak etmektedir" şeklinde konuştu.
Halk sağlığı uzmanı Dr. Andan: "HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır"
02 Aralık 2025 Salı - 10:24 Halk sağlığı uzmanı Dr. Andan: "HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır" Halk sağlığı uzmanı Hanife Hilal Andan, HIV’den korunmanın tamamen mümkün olduğuna dikkat çekerek, "Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var, HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır" dedi. Halk sağlığı uzmanı Dr. Hanife Hilal Andan, HIV enfeksiyonunun bir kişinin HIV virüsünü taşıması demek olduğunu, AIDS ise artık hastalığın ilerlediğini, yıllar sonra ortaya çıkabilecek bir durum olduğunu söyledi. Hastalığını ilerlemesiyle beraber fırsatçı enfeksiyonların bağışıklık sistemini baskılamasıyla beraber bazı kanser türlerinin ortaya çıkabildiğini ifade eden Dr. Andan, korunma yollarının ve hastalığın nasıl bulaştığının bilinmesinin ön yargıları daha da azalabildiğini kaydetti. Dr. Andan, HIV enfeksiyonunun birkaç yolla bulaşabileceğini dile getirerek, "Korunmasız bir şekilde yapılan cinsel ilişkilerle ayrıca kan yoluyla bulaşabilmektedir. Özellikle ortak enjektör kullanımı. Bu gibi durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Emzirme ve gebelik dönemlerinde anneden bebeğe geçiş söz konusudur. Toplumda çokça bilinen yanlış bir bilgi var. HIV enfeksiyonu gündelik temaslarla bulaşmamaktadır. Bunlara örnek olarak özelikle aynı kaşık, çatal, bıçak kullanımı olabilir. Kişilerle tokalaşmak, sarılmak, aynı havluyu kullanmak, aynı tuvaleti kullanmak, aynı yüzme havuzuna girmek gibi. Gündelik temaslarla HIV virüsü bulaşmamaktadır. Öncelikle bunu bilmeliyiz ki HIV’den korunmak tamamen mümkündür" dedi. Düzenli kondom kullanımını yaygınlaştırmanın önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Andan, "Ayrıca dövme, piercing, manikür, pedikür gibi işlemlerin steril koşullarda yapılması önemlidir. Ayrıca riskli davranışların varlığında test yaptırmak toplumdaki bulaş yolunu engellemek adına önemli bir adımdır. HIV virüsü varlığında erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Çünkü erken tanı konulmuş ve düzenli tedavi alan kişiler, normal bireyler gibi sağlıklı ve uzun bir yaşam sürebilmektedirler" diye konuştu. "HIV artık kronik hastalık gibi ele alınıyor’’ Artık HIV virüsünün kronik hastalıklar grubunda tıpkı diyabet, tansiyon gibi ele alınan bir hastalık olduğunu aktaran Andan, "Ayrıca tedavide en önemli gelişmelerden biri de düzenli ve erken tedavi alan kişilerin, kanındaki virüs saptanamayacak derecede azalmaktadır ve bu kişiler cinsel partnerlerine de virüs bulaştıramaz hale geleceklerdir. Pozitif HIV virüsüne sahip olan bireylerin toplumda en çok zorlandıkları şey, hastalığın kendinden ziyade toplumun ön yargılarıdır. Damgalama, doktorla olan, sağlıkta olan iletişimi engelleyebilmekte, test yaptırmanın önüne geçebilmekte. Tedavi konusunda sıkıntılar ortaya çıkarabilmektedir. Unutmayalım ki HIV virüsüne sahip olmak sadece tıbbi bir durumdur. Herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Herkes saygıyı ve desteklenmeyi hak etmektedir" şeklinde konuştu. (RK-YRT
486 öğrenciye trafik ve çevre bilinci eğitimi verildi
01 Aralık 2025 Pazartesi - 16:11 486 öğrenciye trafik ve çevre bilinci eğitimi verildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, bir haftada 8 okuldan 486 öğrenciye trafik ve çevre bilinci eğitimi verdi. Zabıta Dairesi Başkanlığına bağlı Çocuk Trafik Eğitim Parkında, 19-25 Kasım tarihleri arasında 8 okuldan 486 öğrenciye kapsamlı trafik eğitimi verildi. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan program kapsamında trafik eğitim parkını ziyaret eden öğrenciler, uzman ekipler eşliğinde teorik ve uygulamalı eğitimlere katıldı. Uzman personelin yer aldığı eğitimlerde öğrencilere, trafik kuralları, güvenli yaya davranışları, temel çevre bilinci ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken trafik güvenliği kuralları anlatıldı. Uygulamalı eğitim Eğitimler kapsamında çocuklara sınıf ortamında teorik bilgiler verilirken, park içerisindeki minyatür yaya geçitleri, trafik ışıkları, güvenli geçiş noktaları ve üst geçit modelleri üzerinden uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece hem trafik işaretlerini hem de yaya olarak nasıl hareket etmeleri gerektiğini pratikte öğrenme fırsatı buldu. Programı başarıyla tamamlayan tüm öğrencilere Büyükşehir Belediyesi tarafından meyve suyu ve kek ikram edildi, şapka ve düdük hediye edildi. Zabıta Dairesi Başkanlığı, çocukların trafik kültürünü erken yaşta edinmesini sağlamak amacıyla eğitim çalışmalarına okulların planlaması doğrultusunda devam edecek.