Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Mayıs 2026 Salı - 14:12 Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:01 Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali" düzenlendi
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:00 Diyarbakır’da "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali" düzenlendi Diyarbakır Maya Okulları öğrencileri, ekmeğin yolculuğunu "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali"nde uygulamalı olarak gerçekleştirdi. Diyarbakır Maya Okulları’nda okulun geleneksel hale gelen ve her yıl kutlanan ’Mayalı Ekmek Şenliği’, bu sene de kapılarını rengarenk atölyeler ve Anadolu kokan etkinliklerle açtı. Festival kapsamında okul bahçesinin dört bir yanı birer yaşam alanına dönüştürüldü. Veliler ve çocuklarla beraber geleneksel oyunlarla burada el ele vererek unutulmaz anılar biriktirdi. Ata tohumunun ekmeğe dönüşme hikayesi kapsamında çocuklar ve veliler çeşit çeşit etkinlikler yaptılar. İngilizce ve kodlama atölyelerinde çocuklar geleceğin dünyasına hazırlanırken, ebru sanatı ve el baskısı atölyelerinde renklerin suyla dansını keşfedip, parmak boyalarıyla hayallerini tuvale döktürdü. Mayalı ekmeğin hikayesi standında ise çocuklara toprağın ve emeğin değeri aşılandı. Şenlikte öğrenciler, geleneksel oyunlarla keyifli vakit geçirdi. Maya Okulları Müdürü Erdi Akyıldız, bugün Mayalı Ekmek Günü’nü kutladıklarını ve Türkiye genelindeki Maya Okulları’nda kutlanan geleneksel bir gün olduğunu söyledi. Akyıldız, "Maya Okulları olarak Türkiye geneli 24 yıldır bugünü kutluyoruz. Diyarbakır olarak yöresel lezzetlerimizi, yöresel oyunlarımızı hem oynamak hem tattırmak ve daha da önemlisi çocuklarımızı ekrandan uzaklaştırarak aileleriyle beraber kaliteli zaman geçirmek için böyle bir etkinlik planladık. Yaklaşık bin 5 ile 2 bin arası katılım var. Velilerimiz de bunu merakla bekliyordu. Her yıl geleneksel olarak bunu sürdürmeyi planlıyoruz. Bu şekilde devam edeceğiz. Biliyorsunuz artık evlerimizde ekmek yapılmıyor, maya kullanılmıyor. Hem bunu özendirmek hem de burada tattırmak istiyoruz. Eski annelerimizin, ninelerimizin yapmış olduğu mayalı ekmekleri tattırmak istiyoruz. Yine reyhan şerbetimiz bölgemizin, ilimizin çok güzel bir içeceği. Bunun yanında ayran, limonata gibi içeceklerle gazlı içeceklerden uzaklaştırmayı, sağlıklı beslenmeyi teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Geleneksel olduğu için burada yedinci yıldır Mayalı Ekmek Günleri’ni kutluyoruz. Artık velilerimiz de işi biliyorlar. Herkes gelirken sandalyesini, masasını alıp burada güzel bir gün geçiriyor. Biz de hepsine teşekkür ediyoruz" dedi. Velilerden Sultan Aktaş, Maya Okulu’nun yapmış olduğu Mayalı Ekmek Etkinliği için çocuğuyla birlikte geldiğini ifade etti. Aktaş, "Burada çocuklarımıza aslında Maya Okulu’nun temel ana yapısı olan kültürel değerlerimizi hatırlatmak, geçmişten gelen ata tohumlarımızı ve ailesel kültürlerimizi yeniden yaşatmak amacıyla bulunuyoruz. Çocuklarımıza bu duygunun temelini tekrar hissettirmek istiyoruz. Okulun da burada çocuklarımız üzerinde büyük bir desteği var. Burada buğdayın, ekmeğin nereden oluştuğunu, nereden geldiğini, ana kaynağının buğday olduğunu ve nasıl öğütüldüğünü çocuklara anlatarak kültürümüzün başlangıç noktasına dair farkındalık oluşturmak amacıyla güzel bir etkinlik çerçevesinde çocuklarımızı toplamış bulunmaktalar. Bunun için kendilerine çok teşekkür ederiz. 2 yıldır bu atmosferin içerisindeyiz. Her şey çok güzel. Çocuklarımız gerçekten verimli bir şekilde tüm etkinliklere katılarak güzel vakit geçiriyor. Bu bizler için de, veliler için de büyük bir mutluluk. Her şey için okulumuza teşekkür ederiz. Biz tabii ki çocukluğumuzu hatırlıyoruz. Annelerimiz bize hamuru mayalayıp hamurdan ekmekler, çörekler yapardı. Açıkçası çocukluğumuza döndük diyebiliriz. Çocuklarımızın da burada bu duyguyu hissetmesi bizler adına güzel bir duygu oldu. O yüzden gerçekten güzel bir etkinlik altında toplanmış bulunmaktayız burada" ifadelerini kullandı. Bir diğer veli Rıdvan Çelik ise, 4 yıldır düzenlenen Mayalı Ekmek Günleri’ne katılım sağladıklarını aktardı. Çelik, "Özellikle ekmeğin hikâyesi kısmında, çocuklarımızın bizim eskiden yaşadığımız deneyimleri görememesi nedeniyle en azından geçmişe bir yolculuk yaparak o eski deneyimleri yaşamalarını istiyoruz. Bu şekilde okulun bütün velileri ve çocukları bir araya geliyor, herkes okulla bütünleşiyor. Yılda bir kez gerçekleştirilen bu etkinlikte çocuklarımız da bizler de gayet mutlu bir şekilde eğleniyoruz" şeklinde konuştu. Çok eğlendiğini söyleyen öğrencilerden Mina Sırımsı, "Mayalı ekmek yapmayı öğrendim. Mayanın nasıl yapıldığını ne işe yaradığını öğrendim. Çok hoşuma gitti etkinlik" dedi. Başka bir öğrenci Beril Akbulut da etkinlikte eğlendiklerini aktardı. Akbulut, "Oyunlar oynadık. Yiyecekler yedik çok keyifliydi. Buğdayı una, unu da ekmeğe çevirmeyi öğrendik" dedi. Öğrencilerden Jinda Deniz Alver ise çok güzel bir gün olduğunu özellikle bugünü sabırsızlıkla beklediğini ve Mayalı Ekmek Günleri’ni çok sevdiğini söyledi. Öğrencilerden Masal Ecrin Özsoy da, Mayalı Ekmek Günü etkinliğine katıldığı için çok mutlu olduğunu aktardı.
Diyarbakır’da "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali" düzenlendi
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:50 Diyarbakır’da "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali" düzenlendi Diyarbakır Maya Okulları öğrencileri, ekmeğin yolculuğunu "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali"nde uygulamalı olarak gerçekleştirdi. Diyarbakır Maya Okulları’nda okulun geleneksel hale gelen ve her yıl kutlanan ’Mayalı Ekmek Şenliği’, bu sene de kapılarını rengarenk atölyeler ve Anadolu kokan etkinliklerle açtı. Festival kapsamında okul bahçesinin dört bir yanı birer yaşam alanına dönüştürüldü. Veliler ve çocuklarla beraber geleneksel oyunlarla burada el ele vererek unutulmaz anılar biriktirdi. Ata tohumunun ekmeğe dönüşme hikayesi kapsamında çocuklar ve veliler çeşit çeşit etkinlikler yaptılar. İngilizce ve kodlama atölyelerinde çocuklar geleceğin dünyasına hazırlanırken, ebru sanatı ve el baskısı atölyelerinde renklerin suyla dansını keşfedip, parmak boyalarıyla hayallerini tuvale döktürdü. Mayalı ekmeğin hikayesi standında ise çocuklara toprağın ve emeğin değeri aşılandı. Şenlikte öğrenciler, geleneksel oyunlarla keyifli vakit geçirdi. Maya Okulları Müdürü Erdi Akyıldız, bugün Mayalı Ekmek Günü’nü kutladıklarını ve Türkiye genelindeki Maya Okullarında kutlanan geleneksel bir gün olduğunu söyledi. Akyıldız, "Maya Okulları olarak Türkiye geneli 24 yıldır bu günü kutluyoruz. Diyarbakır olarak yöresel lezzetlerimizi, yöresel oyunlarımızı hem oynamak hem tattırmak ve daha da önemlisi çocuklarımızı ekrandan uzaklaştırarak aileleriyle beraber kaliteli zaman geçirmek için böyle bir etkinlik planladık. Yaklaşık bin 5 ile 2 bin arası katılım var. Velilerimiz de bunu merakla bekliyordu. Her yıl geleneksel olarak bunu sürdürmeyi planlıyoruz. Bu şekilde devam edeceğiz. Biliyorsunuz artık evlerimizde ekmek yapılmıyor, maya kullanılmıyor. Hem bunu özendirmek hem de burada tattırmak istiyoruz. Eski annelerimizin, ninelerimizin yapmış olduğu mayalı ekmekleri tattırmak istiyoruz. Yine reyhan şerbetimiz bölgemizin, ilimizin çok güzel bir içeceği. Bunun yanında ayran, limonata gibi içeceklerle gazlı içeceklerden uzaklaştırmayı, sağlıklı beslenmeyi teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Geleneksel olduğu için burada yedinci yıldır Mayalı Ekmek Günleri’ni kutluyoruz. Artık velilerimiz de işi biliyorlar. Herkes gelirken sandalyesini, masasını alıp burada güzel bir gün geçiriyor. Biz de hepsine teşekkür ediyoruz" dedi. Velilerden Sultan Aktaş, Maya Okulu’nun yapmış olduğu Mayalı Ekmek Etkinliği için çocuğuyla birlikte geldiğini ifade etti. Aktaş, "Burada çocuklarımıza aslında Maya Okulu’nun temel ana yapısı olan kültürel değerlerimizi hatırlatmak, geçmişten gelen ata tohumlarımızı ve ailesel kültürlerimizi yeniden yaşatmak amacıyla bulunuyoruz. Çocuklarımıza bu duygunun temelini tekrar hissettirmek istiyoruz. Okulun da burada çocuklarımız üzerinde büyük bir desteği var. Burada buğdayın, ekmeğin nereden oluştuğunu, nereden geldiğini, ana kaynağının buğday olduğunu ve nasıl öğütüldüğünü çocuklara anlatarak kültürümüzün başlangıç noktasına dair farkındalık oluşturmak amacıyla güzel bir etkinlik çerçevesinde çocuklarımızı toplamış bulunmaktalar. Bunun için kendilerine çok teşekkür ederiz. 2 yıldır bu atmosferin içerisindeyiz. Her şey çok güzel. Çocuklarımız gerçekten verimli bir şekilde tüm etkinliklere katılarak güzel vakit geçiriyor. Bu bizler için de, veliler için de büyük bir mutluluk. Her şey için okulumuza teşekkür ederiz. Biz tabii ki çocukluğumuzu hatırlıyoruz. Annelerimiz bize hamuru mayalayıp hamurdan ekmekler, çörekler yapardı. Açıkçası çocukluğumuza döndük diyebiliriz. Çocuklarımızın da burada bu duyguyu hissetmesi bizler adına güzel bir duygu oldu. O yüzden gerçekten güzel bir etkinlik altında toplanmış bulunmaktayız burada" ifadelerini kullandı. Bir diğer veli Rıdvan Çelik ise, 4 yıldır düzenlenen Mayalı Ekmek Günleri’ne katılım sağladıklarını aktardı. Çelik, "Özellikle ekmeğin hikâyesi kısmında, çocuklarımızın bizim eskiden yaşadığımız deneyimleri görememesi nedeniyle en azından geçmişe bir yolculuk yaparak o eski deneyimleri yaşamalarını istiyoruz. Bu şekilde okulun bütün velileri ve çocukları bir araya geliyor, herkes okulla bütünleşiyor. Yılda bir kez gerçekleştirilen bu etkinlikte çocuklarımız da bizler de gayet mutlu bir şekilde eğleniyoruz" şeklinde konuştu. Öğrencilerden Mina Sırımsı, çok eğlendiğini söyledi. Sırımsı, "Mayalı ekmek yapmayı öğrendim. Mayanın nasıl yapıldığını ne işe yaradığını öğrendim. Çok hoşuma gitti etkinlik" dedi. Başka bir öğrenci Beril Akbulut ise, etkinlikte eğlendiklerini aktardı. Akbulut, "Oyunlar oynadık. Yiyecekler yedik çok keyifliydi. Buğdayı una, unu da ekmeğe çevirmeyi öğrendik" dedi. Öğrencilerden Jinda Deniz Alver de, çok güzel bir gün olduğunu özellikle bugünü sabırsızlıkla beklediğini ve Mayalı Ekmek Günlerini çok sevdiğini söyledi. Öğrencilerden Masal Ecrin Özsoy da, bugün Mayalı Ekmek Günü etkinliğine katıldığını için çok mutlu olduğunu aktardı.
Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:39 Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Öğretmenlerin saha çalışmasında tanıştığı özel ihtiyaçlı Zeynel, evinde aldığı eğitim desteğiyle yalnız bırakılmıyor
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:31 Öğretmenlerin saha çalışmasında tanıştığı özel ihtiyaçlı Zeynel, evinde aldığı eğitim desteğiyle yalnız bırakılmıyor Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde öğretmenlerin saha çalışmaları sırasında tanıştığı 10 yaşındaki özel ihtiyaçlı Zeynel Memiş, evinde aldığı eğitim desteği sayesinde eğitim hayatına kesintisiz devam ediyor. Eğil ilçesinde yaşayan Zeynel Memiş, ayrık omurga hastalığı (spina bifida) ile dünyaya geldi. Sağlık sorunları nedeniyle örgün eğitime düzenli devam etmekte güçlük yaşayan Zeynel için Bahşiler TYSD Atatürk İlkokulu Müdürü Resul Üstüntaş ve öğretmenler harekete geçti. Yapılan saha çalışmaları sırasında Zeynel ile tanışan öğretmenler, gerekli sağlık ve RAM süreçlerinin tamamlanmasının ardından evde eğitim hizmetinin başlamasını sağladı. Yaklaşık 3 yıldır öğretmenleri tarafından evinde birebir eğitim alan Zeynel, okulda işlenen müfredat doğrultusunda derslerine devam ediyor. Öğretmenleri, akademik eğitimin yanında sosyal gelişimini desteklemek amacıyla Zeynel’i zaman zaman okul etkinlikleri ve törenlere de davet ediyor. Böylece Zeynel, arkadaşlarıyla bir araya gelerek okul ortamını yakından deneyimleme fırsatı buluyor. Bahşiler TYSD Atatürk İlkokulu Müdürü Resul Üstüntaş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Zeynel ile yaklaşık 3 yıl önce saha çalışmaları sırasında tanıştıklarını söyledi. Zeynel’in eğitim hayatına dahil olabilmesi için yoğun çaba gösterdiklerini belirten Üstüntaş, şunları kaydetti: "Zeynel’in okula düzenli devam edememesi nedeniyle gerekli sağlık ve RAM süreçlerini tamamladıktan sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzle yaptığımız çalışmalar sonucunda evde eğitim sürecini başlattık. Yaklaşık 3 yıldır öğretmenlerimiz büyük bir özveriyle eğitimine destek veriyor. Okuldaki öğrencilerimize sunduğumuz eğitim imkanlarını Zeynel’e de ulaştırmaya çalışıyoruz. Songül öğretmenimiz birebir derslerini yürütüyor. Ayşegül öğretmenimiz ise kendi sınıfında yaptığı etkinlikleri ve çalışmaları düzenli şekilde Songül hoca ile paylaşıyor. Bazen etkinlikleri birlikte gerçekleştiriyorlar. Ayrıca özel günlerde ve okul etkinliklerinde Zeynel’i de aramızda görmek bizi çok mutlu ediyor." Zeynel’in azmi ve öğrenme isteğinin kendilerine ilham verdiğini ifade eden Üstüntaş, "Zeynel’in gözlerindeki umut ve öğrenme heyecanı bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Öğretmen arkadaşlarımızla birlikte sık sık ev ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Hayallerini dinliyor, imkanlarımız doğrultusunda yanında olmaya çalışıyoruz. Okulumuzun kurucu derneği olan Türkiye Yardım Severler derneğinin de desteğiyle Zeynel’in bazı hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulduk" dedi. Evde eğitim sürecinde görev alan Sosyal Bilgiler Öğretmeni Songül Çakan ise Zeynel’in öğrenmeye açık, üretken ve güçlü bir hayal dünyasına sahip olduğunu belirterek, "Zeynel ile aynı köyde yaşıyoruz. Ailesini ve hayat şartlarını yakından tanımamız eğitim sürecini daha verimli hale getirdi. Kendisi öğrenmeye çok istekli bir öğrenci. Öğretmenlerimizle sürekli iletişim halinde çalışıyoruz" diye konuştu. Sınıf Öğretmeni Ayşegül Genç de Zeynel’in akademik gelişimini yakından takip ettiklerini belirterek, "Songül öğretmenimiz derslerini yürütüyor, bizler de sürekli iş birliği içerisindeyiz. Özellikle sosyal etkinliklerin olduğu günlerde Zeynel’i okulumuza davet ediyoruz. Arkadaşlarıyla bir araya gelmesi ve sosyal bağlarını güçlendirmesi bizim için çok değerli. Akademik anlamda da oldukça başarılı bir öğrenci. Özellikle hayal gücü, kelime haznesi ve kendini ifade etme becerisi dikkat çekiyor" ifadelerini kullandı. Zeynel Memiş ise öğretmenleriyle ders çalıştığını, etkinlikler yaptığını ve büyüdüğünde rütbeli asker olmak istediğini söyledi.
Diyarbakır’da öğrenciler çalışmalarını sergiledi
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:34 Diyarbakır’da öğrenciler çalışmalarını sergiledi Diyarbakır’da öğrenciler yaptıkları çalışmaları stantlarda sergiledi. İnsan, şehir, kültür ve medeniyet arasındaki ilişkiyi kavrayarak kendi yaşadıkları şehri, şehrin kültürel ve tarihi dokusunu yakından tanımasının sağlanması amacıyla öğrencilerin bilim, kültür ve sanata yönelik ilgi ve yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi, gönüllülük ve sosyal sorumluluk programları ahlaki ile insani değerleri içselleştirerek çok yönlü yetiştirilmesi için okul içi ve okul dışı çalışmaların yapılması kapsamında kolejde "Bilim, Kültür, Sanat ile Eko Okullar Şenliği" etkinliği düzenlendi. Kolejin ilkokul müdürü Mehmet İkram Doğrul, burada üç aşamadan oluşan çalışmaları sergilediklerini söyledi. Doğrul, "Ortaokulumuzun yapmış olduğu bilim, sanat ve kültür festivali. Anaokulumuz koordinesinde yürütülen mini Diyarbakır sergisi. Birde dört devlet okulu, iki özel okulun, bizim anaokul, ilk ve ortaokulun bulunduğu küresel bir ağ olan Türkiye Çevre ve Eğitim Vakfına bağlı olan eko okullar kapsamında yılsonu eko okullar şenliğini düzenledik. Sene başından beri öğrencilerimizin öğretmenleri gözetiminde yapmış oldukları müzik, spor, sanat, bunun yanında ekolojik çalışma, çevresel faaliyetler kapsamında çok sayıda özgün ürün sergilenmektedir. Bunların tanıtımını yine öğrenciler yapmaktadır. Bu, öğrencileri hayata hazırlama bağlamında çok büyük fayda sağlamaktadır" dedi.
Diyarbakır’da öğrenciler çalışmalarını sergiledi
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:30 Diyarbakır’da öğrenciler çalışmalarını sergiledi Diyarbakır’da kolejde öğrenciler yaptıkları çalışmaları stantlarda sergiledi. İnsan, şehir, kültür ve medeniyet arasındaki ilişkiyi kavrayarak kendi yaşadıkları şehri, şehrin kültürel ve tarihi dokusunu yakından tanımasının sağlanması amacıyla öğrencilerin bilim, kültür ve sanata yönelik ilgi ve yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi, gönüllülük ve sosyal sorumluluk programları ahlaki ile insani değerleri içselleştirerek çok yönlü yetiştirilmesi için okul içi ve okul dışı çalışmaların yapılması kapsamında kolejde "Bilim, Kültür, Sanat ile Eko Okullar Şenliği" etkinliği düzenlendi. Kolejin ilkokul müdürü Mehmet İkram Doğrul, burada üç aşamadan oluşan çalışmaları sergilediklerini söyledi. Doğrul, "Ortaokulumuzun yapmış olduğu bilim, sanat ve kültür festivali. Anaokulumuz koordinesinde yürütülen mini Diyarbakır sergisi. Birde dört devlet okulu, iki özel okulun, bizim anaokul, ilk ve ortaokulun bulunduğu küresel bir ağ olan Türkiye Çevre ve Eğitim Vakfına bağlı olan eko okullar kapsamında yılsonu eko okullar şenliğini düzenledik. Sene başından beri öğrencilerimizin öğretmenleri gözetiminde yapmış oldukları müzik, spor, sanat, bunun yanında ekolojik çalışma, çevresel faaliyetler kapsamında çok sayıda özgün ürün sergilenmektedir. Bunların tanıtımını yine öğrenciler yapmaktadır. Bu, öğrencileri hayata hazırlama bağlamında çok büyük fayda sağlamaktadır" dedi.
8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21 8 yıldır devam eden dava aileyi mağdur etti Diyarbakır’da 8 yıl önce Özel Bağlar Hastanesine açtıkları davaya gidip gelen aile mağduriyet yaşıyor. 6 çocuk annesi Nefes Çakırbeyli daha önce 3 çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmiş ve 2015 yılında ikiz çocuklarının olacağı haberini aldı. Özel hastane arayışına geçen aile, 2016 yılında Özel Bağlar Hastanesinde ikiz çocuklarını dünyaya getirdi. 1 kızının yaklaşık 2 ay diğer kızının ise 4 aydan fazla yoğun bakımda kaldığını iddia eden aile, bir kızlarının hastanenin ihmalkarlığı nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu söyledi. Ailenin iddiasına göre kızlarının oksijensiz kaldığı ve hastanede bulundukları zaman zarfında gerekli müdahalelerin yapılmadığını söylediler. Aile bir kızlarının gelişimini normal şekilde olduğunu diğer kızlarının ise sadece uzandığını ve hiç ses çıkarmadığını fark etti. Bunun üzerine başka bir Özel hastaneye gittiklerinde ise acı haberi aldılar. 10 ay sonra kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğunu öğrenen aile soluğu mahkemede aldı. 2018 yılında açılan davanın halen sürmesi ise aileyi mağdur etti. Anne Nefes Çakırbeyli, ikizlerinde önce 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu söyledi. Çakırbeyli, "3 çocuğumu da Devlet Hastanesinde doğurdum. İkizlerimin olacağını öğrendiğimde daha rahat ve daha temkinli bir biçimde doğum yapmak için Özel Hastane tercih etmek istedim. Özel Bağlar Hastanesine gittim. Benim çocuğum canından oldu. Benim çocuğumun sadece görüntüsü var. Hareket edemiyor. Sadece işaret dili ile anlaşabiliyoruz. Benim kızım konuşamıyor, duyamıyor ve yürüyemiyor. Benim kızım ağır engelli yüzde 99 engeli var. Kızım yoğun bakımda 4 ay kaldı. İkizi Toprak Nisa 2 ay kaldı. Ömür’üm ise 4 ay yoğun bakımda kaldı. Beynine oksijen gitmedi. Bebeğimi ne zaman alabilirim diye sorduğumuzda. Yoğun bakım ünitesi sorumluları ‘oksijeni bebeğin ağzından çektiğimizde bebek morarıyor, nefes alamıyor. Biz o yüzden bebeği şuan size veremeyiz’ dendi bize. Aradan 2 gün geçti bize dediler ‘Gelip bebeğinizi alabilirsiniz’. 2 gün önce bana veremeyiz dediğiniz bebeği nasıl bana veriyorsunuz. Zaten kızım yoğun bakımda oksijensiz kalmış, beynine oksijen gitmemiş, morarmış, ağır bir hasar almış daha sonra bizi arayıp ‘gelin bebeğinizi alın’ diyorlar. Bana çocuğun engellidir denmedi. Hiçbir şekilde açıklama yapılmadı. Çocuğumu kucağıma koydular ve hadi git dediler" ifadelerini kullandı. 10 ay sonra kızının gelişiminin olmadığını fark eden Çakırbeyli, başka bir özel hastaneye gittiğini ve burada kızının hem zihinsel hem de fiziksel engelli olduğunu öğrendiğini söyledi. Çakırbeyli, "Aradan 10 ay geçti. Kızımın ikizi emeklemeye başladı, diş çıkarmaya başladı. Hareketleri normal önceki 3 çocuğum gibi gayet normaldi ama Ömür kızım sadece tavana bakıyordu ve hiç ses etmiyordu. Buda beni tedirgin etti. Özel bir hastaneye gittik doktor benim kızımın ayak tabanına ve parmaklarına dokunur dokunmaz ‘senin kızın engelli’ dedi. Orada dünyam başıma yıkıldı. Benim hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmiyordu ki Özel Bağlar Hastanesi de bize böyle bir açıklama yapmadı. 8 yıl önce dava açtım hastaneye. Bir avukatla görüştüm kızımın tüm epik kriz dosyaları, hastanede ne tedavi gördüğü, hangi ilaçları kullandığını tüm belgelerini verdim kendisine. Bir dava 8 yıl sürmez. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Neden benim kızımın davası bir türlü sonuçlanmıyor. Ben 1 avukatla davaya gidiyorum onlar ise 3-4 avukatla geliyorlar. Neden bunlar bu kadar güçlü, arkaları bu kadar güçlü. Bizim kimsemiz yok diye mi bize bunu yapıyorlar. Bir çocuğun hayatı bitmiş halen kendilerini savunmaya çalışıyorlar. İlk önce Devletimden istediğim tek şey. O Özel Bağlar Hastanesini araştırsınlar, denetlesinler. Sadece Ömür değil, Ömür gibi kaç tane çocuğun hayatını mahvetmişler araştırılsın. Özel Bağlar Hastanesi için ne gerekiyorsa yapılsın ve ceza alsınlar. Benim çocuğumun davası artık sonuçlansın ki benimde içim artık rahat etsin. Benim şuan 6 çocuğum var 5 çocuğum sağlıklı sadece Ömür’üm yarım kaldı. İkizi okula gidiyor anne diyor ‘bugün Ömür yürümüş olsaydı aynı sırada, aynı sınıfta okumuş olacaktık. Anne ben üzülüyorum. Neden benim ikizim benimle birlikte oyunlar oynamıyor, okula gelemiyor.’ şeklinde konuştu. Kızını yoğun bakımdayken görmeye gittiğinde çok enteresan bir şeye şahit olduğunu dile getiren Çakırbeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Ben kızımı görmeye gittiğimde ağlayan bir sürü bebek vardı kuvözde. Çığlık çığlıyaydı hepsi. Oradaki hemşirler, hemşireler hepsi genç stajyer öğrencilerdi. Ben neden bu çocuklar bu kadar ağlıyor, neden müdahale etmiyorsunuz dediğimde. Bana dönüp ‘mama saatlerine var’ deyip geçiştirdiler. Şimdi düşünüyorum kafama yeni yeni oturmaya başlıyor. Belki o gün Ömür’ümün yoğun bakımda olduğu dönem Ömür gibi birçok bebek hasar almıştır. Sadece bunu araştırsalar yeter" Yetkililere ve avukatlara yardım çağrısında bulunan acılı anne şu ifadeleri kullandı: "Vicdanlı, merhametli benim kızımın davasıyla ilgilenen avukatların bana yardım etmesini istiyorum. Cumhurbaşkanımdan, Devletime, Sağlık Bakanlığına, Adalet Bakanlığından bu konuya bir el atmalarını istiyorum. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir kızın, bir çocuğun hayatını bu kadar kolay bitirip hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam edemezler. O hastane araştırılsın artık başka annelerin evlatları yara almasın. Başka anneler ağlamasın. Çocukların hayatları bitmesin" Özel Bağlar Hastanesi yetkililerinden yapılan açıklamada ise dava sürecinin devam ettiği, bu nedenle konuya ilişkin açıklamayı dava sürecinden sonra yapılacağı söylendi.