Yerel Haberler
Düzce
Çocuk başkanın ilk talebi, ‘Daha çok kütüphane yapılsın’ oldu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:02 Çocuk başkanın ilk talebi, ‘Daha çok kütüphane yapılsın’ oldu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Şehit Teğmen Uğur Altan İlkokulu 4.sınıf öğrencisi Mehmet Fatih Tuncay, Düzce Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu. Temsili Başkan Tuncay, bugüne kadar yapılan kütüphaneler için teşekkür ederken, daha fazla kütüphane yapılması yönündeki talebini de iletti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla makam koltuklarına bir kez daha çocuklar geçti. Düzce Belediye Başkanlığı makamının temsili yeni sahibi ise Şehit Teğmen Uğur Altan İlkokulu 4.sınıf öğrencisi Mehmet Fatih Tuncay oldu. Makam tesliminde temsili başkan Tuncay’ı karşılayan Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Günden, ilk olarak içerisinde Anıteser ve Millet Bahçesi-2 projesinin yer aldığı maketi göstererek yapılacak çalışmalara dair Tuncay’a bilgi vererek, temsili görevinde kendisine başarılar diledi. "Geleceğin bir parçası değil, bugünün de en renkli ve umut dolu sesleriyiz" Makam koltuğuna oturan temsili başkan Mehmet Fatih Tuncay, günün anlam ve önemine dair değerlendirmede bulunarak, "Atamızın biz çocuklara armağan ettiği bu özel günde şehrimizin yönetim koltuğunda oturuyor olmanın gururunu ve heyecanını yaşıyorum. Bu vesile ile bize bu özel günü armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, sevgi ve minnetle anıyorum. Ben bugün sadece bir koltuk devralmıyorum. Aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızı da hissediyorum. Biz çocuklar sadece geleceğin bir parçası değil, bugününde en renkli ve umut dolu sesleriyiz. Yarının yöneticileri, öğretmenleri, doktorları ve bilim insanları olacağız. Ülkemizi daha güzel, daha adil ve daha güçlü bir hale getirebilmek için çok çalışacağız. Hayallerim ve ideallerim bu şehirden daha büyük. Gelecekten ümitliyim. Hep birlikte aydınlık yarınlara yürümek dileği ile bayramımız kutlu olsun. Unutmayın; dünya çocuklarla çiçek açar" dedi. "Bu koltukta sadece kendimi değil okullarında hayallerini gerçekleştirmek isteyen tüm arkadaşlarımı da temsil ediyorum" diyerek konuşmasını sürdüren Tuncay, "hayallerimdeki şehirde daha çok yeşil alanın olduğu, sokak hayvanlarının sevgi ile korunduğu, her çocuğun sanat ve spora kolayca ulaşabildiği, güvenli ve umutlu bir yaşam hayal ediyorum" şeklinde konuştu. Başkan Yardımcısı Hasan Günden’in bugünkü talimatını sorması üzerine temsili başkan Tuncay, kütüphane hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek daha çok kütüphanelerin olmasını istediğini dile getirdi. Günden, ise Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün kütüphanelere verdiği önemden bahsederek, "Başkanımızın ilk işi şehri kütüphanelerle donatmak oldu. Siz gençlere daha fazla kütüphane yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İleride yeni kütüphanelerin müjdesini de bizlerden bekleyiniz" dedi. Ziyaretin sonunda Başkan Yardımcısı Hasan Günden, temsili başkan Şehit Teğmen Uğur Altan İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Mehmet Fatih Tuncay’a çeşitli hediyeler takdim etti.
Günlük 800 ton atık işlenecek
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:31 Günlük 800 ton atık işlenecek DÜZCE (İHA) – Düzce’nin en büyük ve önemli yatırımlarından biri olan Katı Atık Entegre Ayrıştırma, İşleme ve Enerji Üretim Tesisi’nin yeniden tam kapasiteyle çalıştırılması için çalışmalar sürdürülüyor. Düzce Belediyesi’nce yürütülen süreç kapsamında tesiste gerekli düzenlemelerin tamamlanması hedefleniyor. Tesiste devam eden çalışmalarla birlikte hem enerji üretiminin artırılması hem de geri dönüştürülebilir atıkların ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor. Yapılacak iyileştirmeler sayesinde tesisin daha verimli çalışması ve çevreye olan katkısının artırılması planlanıyor. Katı atıkların ayrıştırılması, işlenmesi ve enerjiye dönüştürülmesi süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesiyle birlikte çevre kirliliğinin azaltılması ve sürdürülebilir çevre politikalarına katkı sağlanması hedefleniyor. Ayrıca geri dönüşümden elde edilecek materyallerin ekonomiye kazandırılmasıyla bölgeye ekonomik katkı sunulması bekleniyor. Yetkililer, tesisteki düzenlemelerin kısa sürede tamamlanmasının ardından üretim kapasitesinin artırılarak faaliyetlerin kesintisiz şekilde sürdürüleceğini belirtti. İlk olarak 2014 yılında kurulan ve zamanla modern teknolojilerle entegre hale getirilen tesis, bugün itibarıyla günlük 800 ton atık işleme kapasitesi ile şehrin tüm evsel atıklarını çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf ediyor. Bu tesis, yalnızca çöpü ortadan kaldırmakla kalmıyor; aynı zamanda çöpten elektrik enerjisi, organik gübre ve geri dönüştürülebilir malzemeler elde ederek tam bir kaynak dönüşüm merkezi haline geliyor.
Gümüşova’da PMT çalışmaları tamamlandı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:00 Gümüşova’da PMT çalışmaları tamamlandı DÜZCE (İHA) – Düzce İl Özel İdaresi tarafından Gümüşova ilçesine bağlı Ardıçdibi ve Yıldıztepe köylerini birbirine bağlayan yolda yürütülen sıcak asfalt altyapı çalışmaları kapsamında PMT (Plent Miks Temel) serim işlemleri tamamlandı. Yolun daha dayanıklı ve uzun ömürlü hale getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen PMT çalışmalarıyla birlikte, sıcak asfalt serimi öncesi önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Ekipler tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar sayesinde yol altyapısı güçlendirilerek üstyapı için hazır hale getirildi. Tamamlanan işlemlerle birlikte, bölgede ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi hedefleniyor. Özellikle kırsal ulaşımda yaşanan sıkıntıların azaltılması ve köyler arası bağlantının daha sağlıklı sağlanması amaçlanıyor. Yetkililer, il genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların planlanan program doğrultusunda aralıksız sürdürüleceğini belirtti. Plentmiks temel (PMT), yol ve altyapı projelerinde asfalt öncesi zemin taşıma kapasitesini artırmak için kullanılıyor. Agrega ve suyun mekanik plenti içinde karıştırılmasıyla üretilen stabilize temel tabakası olarak biliniyor. Genellikle kil, silt gibi zayıf zeminleri güçlendirmek, yükü dağıtmak ve asfaltın çökmesini engellemek için serilip sıkıştırılıyor.
Düzce Sohbetleri’nin dördüncüsü Akçakoca’da yapıldı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:58 Düzce Sohbetleri’nin dördüncüsü Akçakoca’da yapıldı DÜZCE (İHA) – Düzce’de vatandaşların talep ve önerilerinin doğrudan alınarak çözüm üretilmesini amaçlayan "Düzce Sohbetleri" projesinin dördüncü toplantısı Akçakoca ilçesinde gerçekleştirildi. Program, Orhan Özdemir Fen Lisesi Konferans Salonu’nda yoğun katılımla düzenlendi. İlçede gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin ardından yapılan toplantıya il müdürleri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Toplantıda, kamu hizmetleri ve yatırımlara ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, Akçakoca’daki mevcut durum ve ihtiyaçlar ele alındı. Vali Mehmet Makas, toplantıda yaptığı konuşmada, ilin kalkınması adına ilçelerde yapılması gereken çalışmaların ve çözüm bekleyen sıkıntıların ortak akıl çerçevesinde değerlendirildiğini belirtti. Vatandaş odaklı yönetim anlayışının önemine vurgu yapan Makas, kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması için tüm kurumların koordineli şekilde çalıştığını ifade etti. Sunumların ardından söz alan muhtarlar ve vatandaşlar, mahalle ve köylerine ilişkin ihtiyaçları ve talepleri dile getirdi. İlgili kurum müdürleri ise iletilen talepler doğrultusunda yapılan, devam eden ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Toplantıda, sıkıntılarınyerinde tespiti ve çözüm süreçlerinin hızlandırılması amacıyla karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Program, vatandaşların taleplerinin değerlendirilmesi ve çözüm odaklı yaklaşımın sürdürülmesi vurgusuyla sona erdi.
23 Nisan coşkusu köy okuluna taşındı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:42 23 Nisan coşkusu köy okuluna taşındı Düzce Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunu köy okuluna taşıdı. Düzce Merkez’e yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Kaynaşlı Dipsizgöl İlkokulu ve Dipsizgöl Ortaokulu’nda ‘23 Nisan Bilim ve Çocuk Şenliği’ düzenlendi. Düzce Belediyesi Bilim Merkezi ve Çocuk Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen şenlikte 6 ayrı stant kuruldu. 3D kalem tasarımı atölyesinde Türk bayrağı rozeti yapan çocuklar, geometri tahtasında ise lastiklerle şekiller oluşturdular. En ilgi çeken stantlardan biri ise yanardağ atölyesi oldu. Karbonat ve sirkenin buluşması ile oluşan kimyasal tepkimeyi gözlemleyen öğrenciler, asit ve bazların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini deneyerek kavradılar. Su piyanosu atölyesinde öğrenciler, içindeki kablolar sayesinde suya her dokunduklarında birer tuş gibi kullanarak ekrandaki oyunu yönettiler ve suyun elektriği ilettiğini eğlenerek öğrendiler. Çocukların bilim ve teknoloji ile buluştuğu etkinlikte VR gözlük deneyimi de yaşayan öğrenciler, büyük bir heyecan ve şaşkınlık yaşadı. Çocuk Üniversitesi stantlarında ise maket at etkinliği, boyama etkinliği, şemsiye tasarımı ve yüz boyama gerçekleştirildi. Çocuklara TÜBİTAK’ın Bilim Çocuk Dergisi de hediye edildi. Çocuklar, düzenlenen ‘23 Nisan Bilim ve Çocuk Şenliği’ dolayısıyla Düzce Belediyesi’ne teşekkür ettiler.
Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sunmaya devam ediyor
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:10 Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sunmaya devam ediyor Düzce Üniversitesi, bilimsel bilgi birikimini toplumla buluşturma misyonu doğrultusunda gerçekleştirdiği Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sağlamaya devam ediyor. Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Düzce BELTUR iş birliğinde düzenlenen, "Gıda Alerjenleri ve Zehirlenmeleri" başlıklı Bilim Kafe etkinliği, Düzce Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşmacı olarak ise Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış yer aldı. Bilim Kafe etkinliğinin açılışında konuşan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin bilimsel üretimini toplumla buluşturmayı temel hedef olarak benimsediğini ifade etti. Düzce Üniversitesi’nin Bilim Kafe etkinlikleriyle ön planda olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, etkinliğe katkılarından dolayı Düzce BELTUR’a ve katılımcılara teşekkür etti. "Alerjen ve zehirlenme kavramları birbirinden farklıdır" Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, gıda alerjenleri ile gıda zehirlenmeleri arasındaki farklara dikkat çekerek, alerjinin vücudun belirli gıdalardaki proteinlere karşı gösterdiği hassasiyet olduğunu, zehirlenmenin ise bakteri, virüs ve diğer zararlı etkenlerin gıdalara bulaşması sonucu ortaya çıktığını belirtti. "Bazı gıdalar alerji riskini daha fazla taşımaktadır" Dünya genelinde en yaygın alerjenler arasında süt, yumurta, deniz ürünleri ve yer fıstığı gibi ürünlerin yer aldığını ifade eden Öğr. Gör. Dr. Kayış, bu gıdaların bireyden bireye farklı reaksiyonlara neden olabileceğini dile getirdi. Gıda alerjilerinin genetik yatkınlıkla da ilişkili olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, "Aile bireylerinizde eğer bir ürüne karşı bir alerjen tepkisi oluşuyorsa sizde de ortaya çıkma ihtimali yüksektir" dedi. "Gıda zehirlenmelerinin en büyük nedeni uygunsuz saklama" Gıda zehirlenmeleri ekseriya uygun olmayan saklama ve hijyen şartlarından kaynaklandığını belirten Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, özellikle hayvansal ürünlerin hijyen kurallarına uygun ortamlarda saklanması gerektiğini ifade etti. Özellikle kanatlı et ürünlerinin dikkatli tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Kayış, gıda alerjilerinin ve zehirlenmelerinin basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Katılımcılara günlük hayatta karşılaşılabilecek riskleri hakkında da bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Kayış, bilinçli tüketim alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen Bilim Kafe buluşması, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha fazla görülüyor
22 Nisan 2026 Çarşamba - 09:40 Kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha fazla görülüyor Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, Multipl Skleroz (MS) hastalığına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. MS’in genellikle yaşamın en üretken ve aktif olduğu 20 ile 40 yaşları arasında ortaya çıktığını kaydeden Mehmet Hamamcı, "Ancak çocukluktan yaşlılığa kadar her dönemde görülme ihtimali vardır. Genç erişkinlerde travma dışı nörolojik engelliliğin en yaygın nedenlerinden biridir. Cinsiyet bazında baktığımızda, kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görüldüğünü biliyoruz" şeklinde konuştu. Hastalığın ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşiminin söz konusu olduğunu ifade eden Hamamcı, "MS doğrudan bir ebeveynden çocuğa geçen kalıtsal bir hastalık değildir; ancak genetik bir yatkınlık zemini vardır. Yatkınlığa sahip kişilerde D vitamini eksikliği, bazı viral enfeksiyonlar ve özellikle sigara kullanımı gibi çevresel tetikleyiciler eklendiğinde hastalık süreci başlayabilir" diye konuştu. Her bireyde farklı görülüyor Hastalığın her bireyde farklı şekillerde ortaya çıkabildiğini, bu yüzden zaman zaman "bin bir suratlı hastalık" olarak da anıldığını dile getiren Doç. Dr. Hamamcı, "Ancak en sık karşılaştığımız ilk belirtiler arasında; bir gözde ani görme kaybı veya bulanık görme, kol veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güç kaybı, dengesizlik, çift görme ve açıklanamayan aşırı yorgunluk hali yer alır" dedi. "Başarıyla uyguluyoruz" "Tıbbi anlamda MS’i vücuttan tamamen ortadan kaldıran ‘kesin bir tedavi’ henüz bulunmuş değildir" diyen Hamamcı, "Ancak günümüzde MS, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmiştir. Tedavi sürecinde; atak dönemlerinde uyguladığımız yüksek doz kortizon ve/veya plazmaferez (kan temizlenmesi/filtrelenmesi) tedavilerinin yanı sıra, hastalığın seyrini değiştiren, yeni atakları ve kalıcı hasarları önleyen çok sayıda yeni nesil koruyucu ilacımız (haplar, iğneler, akıllı moleküller) mevcuttur. Düzce halkına büyük bir mutlulukla söyleyebilirim ki MS tedavisi, tıpta ve nörolojide en hızlı gelişen alanlardan biridir ve üniversitemizde bu tedaviler uygulanabilmektedir. Örnek vermek gerekirse; Düzce Üniversitesi olarak dirençli ataklarda veya ağır seyreden durumlarda hayati önem taşıyan ‘plazmaferez’ tedavisini de başarıyla uyguluyoruz. Bu imkânlar sayesinde hastalarımızın başka şehirlere gitmesine gerek kalmadığı gibi, çevre illerden gelen hastalara da hizmet veriyoruz" şeklinde konuştu. "Erken başvuru ve sıkı takip önemli" Nörolojide "zaman beyindir" yaklaşımıyla hareket ettiklerini kaydeden Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, "Erken başvuru ve sıkı takip, hastanın gelecekteki bağımsızlığının ve yaşam kalitesinin en büyük garantisidir. Bu yüzden hastamız bize akut bir atak (ani görme kaybı, güç kaybı vb.) ile başvurduğunda, atağa yönelik tedaviye hemen başlarız. Amacımız, o andaki hasarı en kısa sürede durdurmak ve mümkünse tamamen geriye döndürmektir. Diğer taraftan, MS’in belirtileri başka birçok hastalıkla benzerlik gösterebilir. Bu nedenle ‘kesin MS’ diyebilmek için, o şikâyetlere yol açabilecek diğer tüm hastalık ihtimallerini tek tek incelememiz gerekir. Hastanın uzun süre kullanacağı koruyucu ilaçlara karar vermek için MS tanısının netleşmesi şarttır. Bu aşamada bazen zaman alan, çok titiz bir ‘ayırıcı tanı’ süreci yürütürüz. Bu nedenle hastalarımızın belirtileri fark ettikleri anda bize başvurması hayati önem taşır. Çünkü biz, bir yandan hastamıza acil tedavisini verirken, diğer yandan ayırıcı tanı sürecini başlatmak isteriz. Eğer bir hastamız başvurduğunda uluslararası tanı kriterlerini henüz karşılamıyorsa, onu yakın takip sürecine alıyoruz. Böylece süreci en başından kontrol altında tutarak kalıcı hasar oluşmadan müdahale etme şansı yakalıyoruz. Özetle; bir yandan hastamızın şikâyetlerini acil olarak dindirmeye çalışırken, diğer yandan akademik bir titizlikle en doğru tanı ve koruyucu ilaçlara karar vermeye çalışıyoruz" diye belirtti. Yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın tedavisine katkısına da değinen Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, "İlaçlar tedavinin bel kemiğiyse, yaşam tarzı da onu destekleyen kaslardır. Hastalarımıza Akdeniz tipi, taze sebze ve omega-3 ağırlıklı bir beslenme öneriyoruz. Ayrıca işlenmiş gıdalardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. D vitamini seviyelerini optimal düzeyde tutmak çok kritik. Sigara, MS’in en büyük düşmanlarından biridir ve kesinlikle bırakılmalıdır. Ayrıca yüzme ve yoga gibi vücut ısısını aşırı artırmayan egzersizler, kas gücünü korumak için çok değerlidir." ifadelerine yer verdi. "MS sizin hayatınızı değil, siz MS’i yönetirsiniz" MS hastalarına ve yakınlarına tavsiyelerde bulunarak açıklamasını tamamlayan Doç. Dr. Mehmet Hamamcı, "Öncelikle şunu tüm kalbimle söylemek isterim: MS tanısı almak, adımlarını bilimsel bir titizlikle planlayacağımız yeni bir yaşam yolculuğunun başlangıcıdır. 20-30 yıl öncesinin karamsar tabloları, gelişen modern tedaviler sayesinde büyük ölçüde geride kaldı. Bugün elimizde çok güçlü tıbbi seçenekler ve derin bir bilgi birikimi var. Bu yolculuğun her durağında, her virajında; en ufak bir endişenizde bile biz sizinle yan yana olacağız. Unutmayın ki bu süreçte asla yalnız değilsiniz. Tüm ekibimizle birlikte, her başarınızda gururlanmak, zorlandığınızda ise yanınızda olmak için buradayız. Moralinizi ve yaşam enerjinizi yüksek tutun; çünkü sizin inancınız, modern tıp ve kararlılıkla birleştiğinde, MS sizin hayatınızı değil, siz MS’i yönetirsiniz" şeklinde konuşmasını tamamladı.