Yerel Haberler
Düzce
26 Mayıs 2026 Salı - 13:14 Kurban ibadetinde "22 derece" detayı eziyeti ortadan kaldırıyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Servet Altınışık, kurban kesiminde muhtemel iş kazalarının önüne geçmek ve hayvanın acı çekmesini engellemek için kullanılacak bıçağın orta toklukta olması ve "22 derece ve üzerinde" açıyla profesyonellerce bilenmesi gerektiğini belirtti. Düzce’de yaşayan bıçak sanatçısı Servet Altınışık, kurban kesiminde hayati önem taşıyan bıçak seçimi ve bileme tekniklerine ilişkin uyarılarda bulundu. Mesleğinde 17 yılı geride bırakan usta Altınışık, kurban kesiminin son derece ciddi bir iş olduğuna dikkati çekerek, iyi bir bıçağın sadece keskinliğiyle değil, ergonomisi ve çelik yapısıyla da kasabın en büyük yardımcısı olduğunu vurguladı. Altınışık, hayvanın acı çektirilmeden bir veya iki hamlede kesilebilmesi için bıçağın yüksek performansa sahip olması gerektiğinin altını çizerek, "Kurban bıçağı dediğimiz zaman belli bir esneklik kabiliyetine sahip ve iyi bir ustanın elinden çıkmış olması gerekiyor. Birkaç yüz kiloluk hayvanlar kesiliyor. Bıçağa uygun bir çelik seçilmiş olması ve hissiyatının yüksek olması şart" dedi. "Orta toklukta bir sertliğe sahip olması gerekiyor" Bıçak seçiminde ergonomi ve çelik sertliği dengesine dikkati çeken Altınışık, şu tavsiyelerde bulundu: "Hissiyatının yüksek ve bıçak kabzasının kasabın eline uygun olması gerekiyor. Kurban kesecek birisi bıçağı eline almalı ve kabza eline oturuyor mu, rahatsız eden noktası var mı bakmalı çünkü o bıçakla uzun süre çalışılacak. Burada ergonomi çok önemli. Çelik kısmına gelirsek; masat ve eğe ile bilenip tekrar çalışılabilmesi için orta toklukta bir sertliğe sahip olması gerekiyor. Ayrıca esneyebilmesi gerekiyor ki kırılganlık oluşmasın, kurban kesimi yarıda kalmasın." İş güvenliği için "22 derece ve üzeri" kuralı İş kazalarına mahal verilmemesi için bıçağın bileme açısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Altınışık, vatandaşların bileme işlemlerini mutlaka profesyonellere bırakması gerektiğini belirtti. Arife günü dolayısıyla atölyesinde yoğun bir mesai harcayan Altınışık, bileme sürecinin inceliklerini şöyle anlattı: "Bileme açısının 22 derece ve üstünde olması gerekiyor ki, iş güvenliği açısından kazaya mahal verilmesin. Biz bıçak ustaları atölye ortamında bıçaklarımızın ağız kısmında 22 derece ve üzerinde bir biley hattı oluşturuyoruz. Sonrasında keçe kısmı var. Orada bıçağın ağzındaki çapakları temizliyoruz. Sonrasında da ’yağ taşı’ dediğimiz işlemle jilet keskinliğine ulaşırız. Bu şartlar atölye şartlarıdır. Vatandaşlar evlerinde bu teknik şartlara ulaşamayacağı için işi riske atmayıp mutlaka bir bileyiciden yardım almalıdır."
26 Mayıs 2026 Salı - 11:15 Karanfil "Kesime 6 saat kala yem vermeyin" DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurban kesecekleri uyarıda bulunarak "Kesimden önceki 6 saat yem verilmemeli, su tüketmelerine izin verilmelidir" dedi. Veteriner Şerif Ali Karanfil, Düzce’de 2026 yılında 10 bin adet büyükbaş, 2 bin 500 adet küçükbaş hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini belirterek "Ülkemizde ve özelde ilimizde bu yıl kurbanlık hayvan sıkıntısı yaşanmamakta olup, özellikle 2025 yılında ülkemiz ve ilimizin kabusu olan şap hastalığı, yoğun mücadele programları ve kontrollü hayvan hareketleri sayesinde görülmemektedir, umarız ki yılın kalan yarısında da görmeyiz. En az kesimden önceki 6 saat yem verilmemeli, su tüketmelerine izin verilmelidir, eziyet edilmeyip iyi davranılmalı, acı çektirilmemeli, hatta duygusal davranışın da et kalitesini olumlu etkilediği unutulmamalı" açıklamasında bulundu. "Serin saatleri tercih edin" Karanfil, kesimin serin saatlerde yapılmasının önemli olduğunu işaret ederek "25 derece civarlarında olan bayramdaki hava ısısı, riskleri olan değer olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle sabahın serin saatlerinde kesimin planlanması etimizi daha sağlıklı ve güvenli hale getirecektir. Kesim sonrası iç organlar özellikle patlatılmadan dışarı çıkartılması işleminin 30 dakikayı geçmemesine önem verilmeli, sindirim sistemi içerisinde insanlarda enfeksiyon yapan hastalık etkenlerinin bulunduğu unutulmamalıdır. Pıhtılaşma olmayan kanın bulunduğu, karaciğer ve akciğer gibi sakatatlar da bulunan içi su dolu kesecikler, göğüs kafesi, akciğer, karın zarı, böbrekler üzerinde görülebilecek nohut-fındık büyüklüğündeki oluşumlar olan kurbanlık etlerimiz mutlaka veteriner hekimler tarafından değerlendirilmelidir. Zaman zaman yağışların olması, atıklar açısından özel önlem almamızı gerektirmektedir ki, özensiz atılan kan, iç organlar, kemik gibi atıklar yağışlarla birlikte yayılıp sporlu diye adlandırdığımız mikroorganizmaların yıllarca varlığını devam ettiren hastalık yapıcı potansiyeller olduğu unutulmamalıdır" dedi. "Muhafaza şartları önemli" Karanfil son olarak ise etin nasıl saklanacağı ile ilgili bilgiler verdi; "Et ve et ürünleri bakteri üremesi için uygun ortam niteliğindedir. Uygun şartlarda bir bakteri 12 saatte 16 milyar rakamına ulaşabilmektedir. Bu da bize hafif bakteri yüklü bir etin bir gecede dahi insan sağlığını nasıl olumsuz etkileyebileceği konusunda fikir vermekte, bu nedenle muhafaza şartları önem arz etmektedir. Kesim sonrası kurban etleri parçalar halinde güneş görmeyen serin (14-15 derece) bir yerde 5-6 saat et ısısının düşmesi ince bir tabaka halinde bekletilmeli, daha sonra üst üste gelmeyecek şekilde buzdolabına kaldırılmalıdır. Bu etlerin buzdolabında 5-6 günlük ömürlerinin olduğu unutulmamalı, aynı şartlarda kıymanın ömrünün 3 gün olduğu, uzun süreli muhafazanın -18 derecelik derin dondurucularda olabileceği unutulmamalıdır. Sonuç olarak insanlarda görülen hastalıkların yüzde 60’ının gıda kökenli, insan sağlığı açısından gıdaların ortaya koyduğu riskin yüzde 90’ı hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklandığı düşünüldüğünde yetkili idarelerce hijyenik kesim yerleri oluşturulmalı, Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanların kesimden önce ve kesimden sonraki muayenelerinin veteriner hekimler tarafından yapılması sağlanmalıdır."
Hayat kurtaran proje: Kriz anında ambulansı yapay zeka çağıracak
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:35 Hayat kurtaran proje: Kriz anında ambulansı yapay zeka çağıracak Düzce’de lise öğrencisi Emre Göktuğ Güvenç, ani rahatsızlıklarda yakınlara ve sağlık ekiplerine otomatik bildirim gönderen yapay zeka destekli "Sağlık Ocak’ta" projesiyle Teknoocak Teknoloji ve İnovasyon Festivali’nde Türkiye birinciliğini elde etti. Düzce’de özel bir kolejde eğitim gören Emre Göktuğ Güvenç (16), yaşlılar, özel ihtiyaçlı bireyler ve kronik hastaların ani kriz anlarında sağlık ekiplerine geç haber verilmesi nedeniyle yaşanan can kayıplarını önlemek amacıyla harekete geçti. Lise 2. sınıf öğrencisi Güvenç’in kısa sürede geliştirdiği "Sağlık Ocak’ta" adlı mobil uygulama, Teknoocak Festivali’nde sağlık, tarım ve çevre teknolojileri alanında değerlendirmeye alındı. Ön elemeden geçen 118 proje arasından finale kalan 41 proje içine girmeyi başaran Güvenç’in tasarımı, jüri üyelerinden aldığı yüksek notlarla Türkiye birincisi seçildi. Genç yetenek, bu başarısıyla birincilik kupasının yanı sıra 100 bin liralık ödülün de sahibi oldu. Yapay zeka, anlık verilerle geçmiş raporları karşılaştırıyor Geliştirdiği sistemin çalışma prensibi hakkında bilgi veren Emre Göktuğ Güvenç, hastanın akıllı saatinden alınan anlık verilerin bluetooth yoluyla sisteme aktarıldığını belirtti. Sisteme daha önceden doktor raporları ve tahlil sonuçlarının da yüklendiğini aktaran Güvenç, şöyle devam etti: "Kişinin akıllı saatinden aldığımız anlık verileri bluetooth yoluyla uygulama sistemine yüklüyoruz. Sisteme önceden yüklediğimiz doktor raporları, tahlil sonuçları gibi kişisel verilerimizi de yüklüyoruz. Yapay zeka sistemi anlık verilerimiz ile geçmişte yaşadığımız sorunları karşılaştırıyor ve bize bir sonuç veriyor. Risk sonuçlarını gösteriyor. Burada 4 başlık altında risk gruplarımız var. Düşük seviye, orta seviye, yüksek ve çok yüksek risk seviyeleri. Düşük ve orta seviye risklerde yapay zeka bize tavsiyelerde bulunuyor. Bu tavsiyelerimi uyguladığımızda kişi sıkıntılı bir durumdaysa iyiye gidiyor. Yüksek seviye riskteyse uygulamamızın ara yüzünde bulunan kişinin yakınlarına sağlık durumu ve konum bilgileri mesaj yoluyla, kişinin acil durumda olduğu iletiliyor. Ama kişi çok yüksek risk durumundaysa uygulama direkt olarak kişinin konum bilgilerini acil çağrı merkezlerine bildiri gönderiyor. Böylece geç müdahale ya da kişilerin sağlık kurumlarına gecikmesi ile oluşan olumsuzlukların önüne geçiliyor." "Projemiz insanlığa katkı sağlayacak" Yarışmada birçok başarılı projeyi geride bırakmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Güvenç, "Bu festivale yüzlerce proje katıldı. Ön eleme raporlarında 100’den fazla proje vardı ama finale 41 proje yükseldi. Ödülü alırken de çok mutlu olduk. Bu projemizi hayata geçirilebilir olarak tasarladık. Biz yapmasak bile ilerleyen süreçte hayata geçirilmesinin insanlığa büyük katkı sağlayacağına inanıyorum" ifadesini kullandı.
Enkaz altında kurulan kardeşlik
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:33 Enkaz altında kurulan kardeşlik FRANCE arama kurtarma ekibi, enkazdan 102 saat sonra sağ çıkardıkları Mahmut Şahin ile Düzce’de bir araya geldi. Deprem bölgesinde omuz omuza görev yapan ve aralarındaki dayanışmayı dostluğa dönüştüren iki ekibin Düzce İtfaiyesi’ndeki buluşmasında duygusal anlar yaşandı. Ziyarette, GIS-FRANCE Dernek Başkanı Maxime Gallay ile ekip üyeleri Thierry Senez, Ludavic Simon ve Jean Claude Cordeau yer aldı. "Sanki arkeolojik kazı yapar gibi 22 saat çalıştık" Düzce Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Mehmet Caner Polat, deprem sürecinde yaşananları anlatarak, "6 Şubat depreminde biz 17 kişilik ekip halinde Kahramanmaraş Elbistan’da görevimize başladık. 4’üncü gündü sanıyorum, Mahmut’un bulunduğu enkazdan canlı olduğuna dair bilgi alındı. O sırada Fransız GIS arama kurtarma ekibi de bölgede görev yapıyordu. Birlikte çalışmaya başladık. İki farklı ekip olmamıza rağmen hiçbir uyumsuzluk yaşamadık. Yaklaşık 22 saat süren titiz bir çalışmanın ardından, depremin 102’nci saatinde Mahmut’u sağ olarak enkazdan çıkardık. Mahmut ayağından sıkışmıştı, çok sıkıntılı bir durumdaydı. Sanki arkeolojik kazı yapar gibi 22 saate yakın bir çalışma gerçekleştirdik. 2 ekip gereken özveriyi ortaya koyarak sabırla çalışmayı yürüttük ve Mahmut’u kurtardık. Ayağı da kurtuldu" şeklinde konuştu. Fransız ekibin daveti üzerine Fransa’ya 7 kişilik itfaiye ekibinin gittiğini, bugün ise Fransız ekibi Düzce’de ağırladıklarını kaydeden Polat, "Ortak çalışmalar yapıyoruz. Kardeşliğimizi bütünleştiriyoruz. İlişkilerimiz her zaman devam etsin istiyoruz. Ortak çalışmalar yapmaya devam edeceğiz" dedi. "Düzce İtfaiyesi bizim için artık bir arkadaş, bir kardeş" GIS-FRANCE Başkanı Maxime Gallay ise Düzce İtfaiyesi ile kurdukları iş birliğinin kendileri için çok özel olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Düzce Belediyesi itfaiye ekibi ile Kahramanmaraş depreminde tanıştık. Güçlerimizi birleştirmeye karar verdik ve güzel bir çalışma gerçekleştirdik. Çok isabetli bir ortaklık olduğunun da en güzel göstergesi, birlikte Mahmut’u bulmamız oldu. Düzce Belediyesi İtfaiyesi ekibi ve ekip lideri işini bilen insanlardı. Ekip lideri özellikle ekibini çok güzel yönetiyordu. Bu yüzden çok kolay bir şekilde onlarla çalıştık ve güzel bir sonuç elde ettik. Artık bizim için bir arkadaş bir kardeş olan Düzce İtfaiyesi’ne iade-i ziyaret yapmak için buradayız. Birlikte kurtardığımız Mahmut’u da burada görmek ve onunla sohbet etmek imkanı bulmak için buradayız. Düzce İtfaiyesi’nin ekipmanları çok güzel, çok bakımlı, personel gayet eğitimli. Gördüğüm en güzel binalardan bir tanesidir. Bizim için çok heyecan verici bir olay oldu. Bizim maddi kazancımız yok, kazancımız kurtardığımız kişileri tekrar görebilmek. Bu, bizim için en büyük ödüldür." Düzce’ye hayran kaldığını da söyleyen Gallay, "Düzce daha önce hiç bilmediğimiz bir yerdi. Belediyemizin sayesinde Düzce’nin tarihi ve turistik yerlerini, doğasını görme şansımız oldu. Çok büyüleyici, çok güzel bir yer" ifadesini kullandı. "Kendimi Düzce İtfaiyesi’nin bir ferdi gibi hissediyorum" Enkaz altında geçirdiği zor anları ve kurtuluş anını anlatan depremzede Mahmut Şahin ise "Çalışma devam ediyormuş ama ben enkazda baygındım. Vincin sesini duydum. Enkazı topluyorlar artık, vazgeçtiler sanıyordum. Sesimi yırtarcasına bağırıyordum, duvara vuruyordum. O sırada Düzce İtfaiyesi’nden Fatih abi ve İnanç’ın sesini duydum. ’Beni duyuyorsan iki defa duvara vur’ diye seslendiler. Duvara vuruyorum, bağırıyorum, ses çıkarmaya çalışıyorum. Kurtarıldığımda çok mutluydum ama aynı zamanda ailem yaşıyor mu ondan haberim yoktu. Etrafımda tanıdıkları görmeye çalıyordum. Daha sonra hastaneye gidince yoğun bakıma kaldırdılar, ailemin yaşadığını öğrenince daha çok mutlu oldum. Hem mutluluk hem bir trajedi var. Karmaşık bir his, tarifi zor. Kötü hatıralar hafızamdan silindi. Sadece yeni kazanılan dostluklar ve güzel şeyleri hatırlıyorum. Ben onlara kurtaran gözüyle bakmıyorum, bir arkadaşlık ilişkisi oldu artık. Kendimi Düzce İtfaiyesi’nin bir ferdi gibi de hissediyorum. Hem Düzce İtfaiyesi’ne, hem de Fransız gönüllü kurtarma ekibine tekrardan teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
İnternet hayatın her alanında
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:04 İnternet hayatın her alanında DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nde haberleşme ağları ve transfer edilen bilginin güvenliği söyleşisinde konuşan Prof. Dr. Resul Kara, internetin hayatın her alanında olduğunu söyledi. Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Kara, Bilim Söyleşileri kapsamında Milli Teknoloji Atölyesi’nde düzenlenen ‘Haberleşme Ağları ve Transfer Edilen Bilginin Güvenliği’ adlı programda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Programda haberleşme ağları ve transfer ettiğimiz bilgi ve verilerin veya resim ve fotoğrafların transfer süreçlerinin ve güvenliğinin nasıl sağlandığına değinen Kara internetin hayatımızdaki yeri, haberleşme, ağ haberleşmesinin bileşenleri, haberleşmenin kuralları, ağ kavramları ve tanımları, VPN çözümleri, modern ağlar ve yaklaşımlar gibi konularla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. İnternetin hayatın her anında olduğunu belirten Resul Kara, "Hayatımızın her anında internete bağlanıp haberlere, hava ve yol durumuna bakıyor veya sosyal medyaya bağlanıp kontrol ediyoruz. İnternet hayatımızın olmazsa olmazı oldu. Bizler interneti kullanırken arkada çalışan bir sistem var ve bunun sağlıklı ve güvenli olması gerekiyor. Haberleşmede kullanılan baz istasyonlarının bir kapasitesi var. Özellikle afet durumlarında farklı haberleşme kanallarını kullanmalıyız. Herkese açık ağlarda tünelleme yapılarak bilgilerimiz korunmaktadır. 5G hayatımıza girdi. Şimdi 6G, 6.5G, wifi7 gibi farklı uydu tabanlı çözümler veya yazılım tabanlı modern ağ çalışmaları devam ediyor. Sağlıkla ilgili verilerin güvenliği için özellikle bu alanda da özel çalışmalar yapılmaktadır" şeklinde konuştu. Yazılım tabanlı ağların yaygınlaşması ile evlerimizde ve iş yerlerimizde kullandığımız birçok cihazın işlemlerini tek bir cihazla yapabileceğimizi dile getiren Prof. Dr. Resul Kara, "Bilginin güvenliği için şifrelerimiz çok önemli. Özellikle kuantum bilgisayarların hayatımıza girmesi, şifrelerimizin kısa sürede çözülerek istenmeyen kişilerin eline geçmesine neden olacağından, şifrelerimizde kullanacağımız harf ve işaretlerin özellikle önemini artırdı" ifadelerini kullandı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
21 Mayıs 2026 Perşembe - 03:41 Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı Düzce’de Kızılay Huzurevinde asansörden kaynaklı çıkan yangın kontrol altına alındı. Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Çok şükür bir problem yaşanmadı. Yaşlılarımızın tahliyesini yaptık. Bir kısmı ilçe devlet hastanemize bir kısmı ise Karayolları misafirhanesine gönderildi" ifadelerini kullandı. Yangın, gece saatlerinde Kaynaşlı‘da bulunan Kızılay Akçakoca Huzurevi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre asansör akülerinin bulunduğu bölgede belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Dumanların sardığı binayı fark eden personeller durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Düzce Belediyesi’nden 6, Kaynaşlı Belediyesi’nden ise 2 itfaiye aracı kısa süre içerisinde bölgeye sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler 25’i yatalak 54 huzurevi Sakinini bulunduğu yerden çıkararak bina dışına tahliye etti. Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, Kaynaşlı Belediye Başkanı Efdal Altundal, Kızılay Batı Karadeniz Afet Depo Müdürü İsmail Hakkı Duru ve ilgili kurum amirleri bölgeye gelerek yangın hakkında bilgiler alırken, tahliye edilen vatandaşlarla da bir araya geldi. "Çok şükür bir problem yaşanmadı" Yangın ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Bu gece 01.00 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezimize düşen ihbar ile Düzce Belediyesi’nden 6 itfaiye aracı, Kaynaşlı Belediyesi’nden 2 itfaiye aracı yangına müdahale etmiş olup, çok şükür ki yaşlılarımızla ilgili bir problem yaşanmamıştır. Kaynaşlı Kızılay Huzurevinde hali hazırda 59 misafirimiz var. 5’i izinde olup 54 yaşlımız ilçe devlet hastanemiz, karayollarına ait kamu misafirhanesinde bu gece misafir kalacaklardır. Geçmiş olsun diyoruz. İtfaiye ekiplerinin aktardığı kadarıyla yangının çıkış nedeni asansörden kaynaklı olduğunu ifade etmekteler. Yaşlılarımız tahliyesi noktasında emniyetimiz, jandarmamız, Kaynaşlı Belediye personelimiz, sağlık teşkilatımız ve Kızılay personelimiz birlikte yardımcı oldular" dedi. Tahliye edilen 54 kişiden 25’i Kaynaşlı Devlet Hastanesi’ne gönderilirken kalan yaşlılar ise Karayolları Misafirhanesi gönderildi. Huzur evinde yangın kontrol altına alınırken, dumanın tahliye çalışmalarına başlandı. Konu ile ilgili ise inceleme başlatıldı.
Polen peşindeki yaban arıları resim sergisi açıldı
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:08 Polen peşindeki yaban arıları resim sergisi açıldı Düzce Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Polen Peşindeki Yaşamlar: Yaban Arıları adlı resim sergisinin açılışı Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi’nde gerçekleştirildi. 20 Mayıs Dünya Arı Günü kapsamında düzenlenen sergi, sanatseverlerle buluştu. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Gülcü’nün bilimsel danışmanlığını yürüttüğü sergide, Görsel Sanatları Öğretmeni Nagehan Kutlu Beyhan danışmanlığında Düzce Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ile Görsel Sanatlar Öğretmeni Aras Akşehirli danışmanlığında Düzce Bilgi Ortaokulu öğrencilerinin eserleri yer aldı. 2 bin yaban arısı türü yaşıyor Açılış programında konuşan Doç. Dr. Barış Gülcü, Türkiye’de yaklaşık 2 bin tür yaban arısının yaşadığını belirterek toplumda genellikle yalnızca bal arısı ve eşek arısının bilindiğine dikkat çekti. Yaban arılarının doğadaki tozlaşma süreçlerinde kritik bir görev üstlendiğini ifade eden Gülcü, çalışma kapsamındaki eserlerin öğrenciler tarafından yorumlanmasının hem sanatsal üretime hem de çevresel farkındalığa katkı sunduğunu kaydetti. Törende konuşan Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSTİBAM) Müdürü Prof. Dr. Necmi Aksoy ise etkinliğin, Dünya Arı Günü ve Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Türkiye üniversiteleri arasında Batı Karadeniz Bölgesi’nin tek üniversite botanik bahçesi olma özelliğini taşıyan Süs ve Tıbbi Botanik Bahçesi’nin doğa farkındalığı açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Aksoy, öğrencilerin hazırladığı çalışmaların çevre bilinci açısından son derece değerli olduğunu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Doğanın görünmeyen kahramanları olarak nitelendirilen yaban arılarının yaşam döngüsünü ve ekosistemdeki kritik rolünü gözler önüne seren eserler, 22 Mayıs tarihine kadar DÜSTİBAM Toplantı ve Sergi Salonu’nda ziyaretçilere açık olacak.
Başarı belgelerini Rektörün elinden aldılar
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:07 Başarı belgelerini Rektörün elinden aldılar Düzce Üniversitesi idari personelinin performanslarının değerlendirilmesi ve ödül yönergesi kapsamında yürütülen değerlendirme süreci sonucunda başarılı bulunan idari personele başarı belgeleri takdim edildi. Programa; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Serap Bayram, Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Yaşar Selman Gültekin ve başarı gösteren idari personel katıldı. Yönerge kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde Düzce Üniversitesi personelinin görev sorumluluklarını yerine getirme düzeyi, iş birliği ve iletişim becerileri, problem çözme yaklaşımı, iş süreçlerine katkısı, sorumluluk bilinci, verimlilik, kurumsal uyum ve çalışma performansına yönelik ölçütler dikkate alındı. Birinci ve ikinci değerlendiriciler tarafından yapılan puanlamalar sonucunda elde edilen performans sonuçları doğrultusunda başarı gösteren personel belirlenerek ödüllendirme sürecine dahil edildi. Sürecin temel amacı, çalışanların performanslarının görünür kılınması, motivasyonlarının artırılması ve kurumsal kalite kültürünün güçlendirilmesi olarak ifade edildi. Rektör Nedim Sözbir, çalışanların gösterdiği gayret ve başarının kurumların gelişimindeki en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, çalışanların emeklerinin takdir edilmesinin kurumsal aidiyet ve motivasyon açısından önemli katkılar sağladığını ifade etti. Düzce Üniversitesi olarak çalışanların başarılarını görünür kılmayı ve çalışma motivasyonlarını desteklemeyi önemsediklerini vurgulayarak başarı gösteren personeli tebrik etti. Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan Düzce Üniversitesi Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Serap Bayram, kurumlarda kalite kültürünün oluşturulması ve geliştirilmesinde iç paydaşların önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, özellikle idari personelin kurumsal süreçlerin etkin yürütülmesinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Farklı kuşakların bir arada çalıştığı günümüz kurumlarında nesiller arası dönüşümün önemli bir konu haline geldiğini belirten Bayram, deneyim, kurumsal hafıza, teknolojik uyum ve yenilikçi bakış açılarının ortak kurum kültürü içerisinde buluşmasının kurumsal gelişim açısından önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Program, başarı belgesi almaya hak kazanan personel; Şube Müdürü Hülya Alkan, Şube Müdürü Coşkun Akbulut, Şube Müdürü Murat Demir, Bilgisayar İşletmeni Rasim Ongun ve Teknisyen Adem Kara’ya başarı belgelerinin takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.