Yerel Haberler
Edirne
15 Mart 2026 Pazar - 01:10 500 Büyükçekmeceli kadın Edirne’de iftar sofrasında buluştu Büyükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen "Edirne Ramazan Gezisi" kapsamında Edirne’yi ziyaret eden yaklaşık 500 kadın, tarihi gezi programının ardından iftar sofrasında bir araya geldi. Bu yıl 41’incisi gerçekleştirilen geleneksel gezi programı kapsamında Büyükçekmeceli kadınlar Serhat Şehri Edirne’yi ziyaret etti. Gün boyunca Selimiye Camii başta olmak üzere kentin tarihi mekanlarını, ibadethanelerini ve müzelerini gezen kadınlar, programın sonunda iftar sofrasında buluştu. "Köprüleri taştan iki kent buluşması" olarak anılan Edirne ve Büyükçekmece arasında yıllardır sürdürülen geleneksel Ramazan buluşması kapsamında düzenlenen programda katılımcılar hem tarihi mekanları gezdi hem de birlikte iftar yaptı. Selimiye Camii ve çevresindeki tarihi alanları ziyaret eden Büyükçekmeceli kadınlar, kentin kültürel ve tarihi zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Gün boyu süren gezinin ardından kurulan iftar sofralarında bir araya gelen 500 kadın Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Her yıl Ramazan ayında düzenlenen geleneksel Edirne gezisinin iki kent arasındaki kültürel bağın güçlenmesine katkı sağladı. "Bu geleneği 41 yıldır sürdürüyoruz" Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, Ramazan ayının bereketini paylaşmak için Büyükçekmeceli kadınlarla birlikte Edirne’de buluştuklarını belirterek, "Aynı sofrada buluşmak ve dualarımızı paylaşmak için bu geleneği 41 yıldır sürdürüyoruz. Edirne’nin tarihini, kültürünü ve kadim dokusunu birlikte yaşıyoruz. Osmanlı’ya başkentlik yapmış bu şehirde bir arada olmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor" dedi. "Büyükçekmeceli kadınları Edirne’de ağırlamaktan mutluyuz" Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise her Ramazan ayında Edirne’ye gelen Büyükçekmeceli kadınları ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, geleneksel hale gelen bu buluşmanın iki şehir arasındaki dostluğu ve dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.
14 Mart 2026 Cumartesi - 23:04 Büyükçekmeceli kadınlar geleneksel Ramazan gezisinde Edirne’de buluştu Büyükçekmece Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Edirne Ramazan Gezisi" kapsamında Büyükçekmeceli kadınlar Edirne’de bir araya geldi. Bu yıl 41’incisi düzenlenen gezi programı kapsamında yaklaşık 500 kadın Serhat Şehri Edirne’yi ziyaret etti. Program çerçevesinde Selimiye Camii başta olmak üzere kentin tarihi mekanları, ibadethaneleri ve müzeleri gezildi. "Köprüleri taştan iki kent" olarak anılan Edirne ve Büyükçekmece arasında yıllardır sürdürülen geleneksel buluşma kapsamında düzenlenen Ramazan gezisi, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Büyükçekmeceli kadınlar Selimiye Camii’nde dua ederek kentin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Program kapsamında tarihi çarşılar ve turistik alanlar da gezildi. "Edirne’de olmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz" Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "Osmanlı’ya başkentlik yapmış kadim şehrimiz Edirne’de geleneksel hale getirdiğimiz Ramazan iftarını düzenliyoruz. Edirne’de olmaktan, Büyükçekmece ailemizle beraber burada olmaktan mutluluk duyuyoruz, gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz. Tabii üzgünüz; bu Ramazan iftarını geleneksel hale getiren Hasan Akgün başkanımızdı. Maalesef bugün aramızda değil. Ama inanıyorum ki önümüzdeki yıl o da bizlerle beraber olacaktır. Ben Ramazan ayının tüm milletimize huzur, bereket ve birlik beraberlik getirmesini diliyorum. Kadir Gecemizi ve önümüzdeki Ramazan Bayramı’nı da tüm vatandaşlarımızın kutluyorum" dedi. "Bu buluşma geleneksel hale geldi" Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise, "Büyükçekmeceli hemşerilerimiz bugün bizi ziyaret ediyor. Bu gezi ve iftar her yıl geleneksel olarak düzenleniyor. Hasan Akgün başkanımızın başlattığı bu organizasyon sayesinde iki şehir arasında güzel bir bağ oluştu. Selimiye Camii’nin yeniden ibadete açılmasıyla birlikte misafirlerimiz de camimizi ziyaret etme fırsatı bulacak" ifadelerini kullandı.
Kabe kapısının örtüsü Edirne’de sergilenmeye başlandı
04 Kasım 2024 Pazartesi - 14:58 Kabe kapısının örtüsü Edirne’de sergilenmeye başlandı Edirne’de, 2016 yılında Türkiye’ye getirilen el dokuması Kabe kapısının örtüsü Eski Cami’de sergilenmeye başlandı. Ramazan Bayramı’na kadar camide sergilenecek olan örtü, ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Kabe kapısının örtüsü (Burka), Edirne Valisi Yunus Sezer’in girişimiyle Edirne’ye getirildi. Edirne’de en çok ziyaretçi ağırlayan noktalardan biri olan Eski Cami, mihrabın bir yanında Rükn-i Yemani, bir yanında ise Kabe örtüsü ile ziyaretçilerini ağırlıyor. Her yıl değiştirilen Kâbe örtülerinin 8 parçasından birisi olan ve 1988 yılında kullanılan örtünün 70 kilo saf ipekten yapıldığı, altın ve gümüş karışımı iplikle işlendiği belirtildi. 6 metre uzunluğunda ve 3,3 metre enindeki örtü, 70 kilo ağırlığında ve üzerinde çeşitli ayetler yer alıyor. 1988 yılına ait Kabe örtüsünün Eski Cami’de sergilenmeye başladığını söyleyen Edirne İl Müftüsü Ercan Aksu, "Kabe örtüsü 8 parçadan oluşmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Kabe kapısını oluşturan perdedir. Buna burka deniyor. Bu örtüde başta Fatiha Suresi olmak üzere kıblenin değişimi ve değişik ayetler bulunmakta. Allah’ın isimleri ve Kelime-i Tevhit bulunmakta. Bu örtü bir kardeşimiz sayesinde Türkiye’ye getirilmiş ve sayın valimizin girişimleriyle ilimize getirildi. İnşallah Ramazan ayının sonuna kadar bu örtü burada kalacak" dedi. Örtünün daha getirildiği ilk andan itibaren müthiş bir heyecan uyandırdığını aktaran Aksu, Edirne’nin Selimiye’siyle, Üç Şerefeli Camii ile, Hasan Sezai’si ve diğer tarihi camileriyle çok ziyaretçi aldığını hatırlattı. Örtünün Ramazan Bayramı’nın sonuna kadar sergilenecek olmasının ayrı bir heyecan uyandırdığını belirten Aksu, vatandaşları hem Kâbe taşını hem de Kâbe örtüsünü ziyaret etmeleri için beklediklerini ifade etti. Lüleburgaz’dan gelen ziyaretçilerden Bahar Yenerel, camiyi dolaştıklarında kabe örtüsünü görünce çok mutlu olduklarını ve arkadaşlarına da bu muhteşem eseri görmelerini tavsiye edeceğini söyledi. Kâbe kapısının örtüsü, Ramazan Bayramı’na kadar Edirne’deki Eski Cami’de sergilenecek.
Edirne’de kadınlar en lezzetli yemeği yapmak için yarıştı
03 Kasım 2024 Pazar - 23:49 Edirne’de kadınlar en lezzetli yemeği yapmak için yarıştı Edirne’de düzenlenen Gastronomi Festivali’nde yemek yarışmasına katılan 8 ev hanımı, en lezzetli "kaburga etli lahana salma" yapmak için kıyasıya mücadele etti. 1-3 Kasım tarihleri arasında Edirne Valiliği tarafından İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali’nin son gününde çeşitli kategorilerde yemek yarışmaları yapıldı. 8 ev hanımının katıldığı yarışmada kadınlar hünerlerini sergileyerek, Edirne’ye özgü en lezzetli kaburga etli lahana salmayı yapmak için kıyasıya yarıştı. Karaağaç’taki tarihi tren garında düzenlenen festivalde jüri üyeleri, hazırlanan yemekleri sunum, lezzet, teknik ve hijyen açısından değerlendirerek puanlama yaptı. Renkli görüntülerin yaşandığı festivalde 72 yaşındaki Bedriye Aladağ birinci olarak çeyrek altının sahibi oldu. Batı Trakya’dan Edirne’ye 1968 yılında göç ettiğini söyleyen Aladağ, katıldığı her yarışmada dereceye girdiğini ve mutlu olduğunu ifade etti. Yarışmada ikinci olan Şenay Sağlam ve üçüncü olan Remziye Korkan da 24 ayar altınla ödüllendirildi. "Her sene yarışmalara katılırım, ödül alırım" Yarışmanın birincisi Bedriye Aladağ, her zaman yemek yaptığını belirterek, “Yemeklerimi çok lezzetli yaparım. Her sene yarışmalara katılırım, ödül kazanırım. Çok heyecanlanıyorum ben buraya gelince. Bu garda eşyalarımı aldım. Batı Trakya’dan trenle geldim buraya, yeni bir hayata başladım. Bugün burada geçmişi yâd ediyorum. Bugün bu sahneye çıkıp birinci oldum. Orada hatıralarım kaldı, bırakıp geldim. Çeyizimi teslim aldım bu garda. Elinize emeğinize sağlık. Teşekkür ederiz” dedi. "Tüm Türkiye Osmanlı mutfağını artık daha iyi tanıyacak" Edirne’nin uzun yıllar boyunca Osmanlı Cihan Devleti’ne başkentlik yaptığını ifade eden yarışmacılardan Şükriye Bilgiç, "Edirne, Osmanlı’ya uzun yıllar başkentlik yapmış bir şehir olarak mutfağı çok zengin bir şehrimiz. Unutulmaya yüz tutan bu yemeklerimiz de bu yeni basılan kitabımızla birlikte gün yüzüne çıkıyor. Çok güzel yemekler. Bütün herkesin bu yemekleri tatması tabii ki çok önemli. Biz burada buna öncülük yaptığımızı düşünüyoruz. Tüm Türkiye artık Osmanlı mutfağını çok iyi tanıyacak. Yurtdışından gelen birçok turistimiz oldu, diğer illerden, yakın çevreden ve uzak illerden gelenler de oldu. Herkes çok güzel buldu yarışmayı. Her ilde olabilir diyorlar aslında. Çok güzel bir etkinlik oldu. İnşallah devam edecek bu şekilde" diye konuştu. "Bu atmosferi solumak benim için çok heyecan verici" Yarışmacılardan Gülseren Topçu da, "Bu çok güzel bir şey. Edirne adına ve yurt dışından gelenler adına. Bu atmosferi solumak benim için çok heyecan verici. Ne yemek yapacağımız sürpriz. Bu daha da heyecan veriyor bana. Yemek yapmayı çok seviyorum. Edirneliyim, bir çocuk annesiyim ve burada bulunmaktan çok mutluyum" ifadelerini kullandı. Yarışma, yapılan yemeklerin ikram edilmesiyle son buldu.
Edirne’de gastronomi festivaline yoğun ilgi
03 Kasım 2024 Pazar - 12:52 Edirne’de gastronomi festivaline yoğun ilgi Edirne’ye özgü gastronomi ürünlerinin tanıtımı için düzenlenen “Topraktan Sofraya Gastronomi Festivali” vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Edirne Valiliği tarafından organize edilen Topraktan Sofraya Gastronomi Festivali, Karaağaç’taki Tarihi Tren Garı bahçesinde devam ediyor. Edirne’ye özgü gastronomik ürünlerin tanıtıldığı ve çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği festival, vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Başta Edirneliler olmak üzere çevre illerden ve ülkelerden gelen çok sayıda vatandaş, bugün festival alanına akın etti. Alanda kurulan stantlarda büyük yoğunluk oluştuğu gözlemlendi. Festival alanına gelerek esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne’nin gastronomik ürünlerini tanıttıkları için çok mutlu olduklarını belirtti. Vali Sezer, “Çok mutluyuz. Edirne, tarihi başkentimiz. Hem Rumeli hem de saray mutfağından büyük bir zenginliğe sahip. Bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış birçok gastronomik ürünümüzü bu sayede vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Gastronomi festivali ilk kez düzenleniyor. Edirne’mize gelen ünlü şeflerimiz, seneye buradaki katılımın 4 katına çıkacağını söylüyorlar. İnşallah bunu da hep beraber görürüz. Festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. Festival için Edirne’ye gelen Türkiye’nin ünlü şefleri de ilk kez düzenlenmesine rağmen festivale büyük ilgi olduğunu, önümüzdeki yıllarda bu sayının katlanarak artacağına inandıklarını ifade ettiler. Festival alanında stant açan Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ise el emeği yöresel lezzetleri vatandaşlarla buluşturdu. Kadın Meclisi Başkanı Ferda Erdoğan, hem etkinliklere katıldıklarını hem de yöresel lezzetler anlamında festivale katkı sunduklarını dile getirdi. Festivalin çok yoğun bir katılımla gerçekleştirdiğini belirten Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Genel Sekreteri Recep Dural da, emeği geçen herkese teşekkür etti. Edirneli Şekerleme Ustası Arif Meriç de, “Atalarımız yüzyıllardır sofralarında bir hazineyi biriktirmiş. Bugün hazine ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Edirne’de gastronomi festivaline yoğun ilgi
03 Kasım 2024 Pazar - 12:48 Edirne’de gastronomi festivaline yoğun ilgi Edirne’ye özgü gastronomi ürünlerinin tanıtımı için düzenlenen “Topraktan Sofraya Gastronomi Festivali” vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Edirne Valiliği tarafından organize edilen Topraktan Sofraya Gastronomi Festivali, Karaağaç’taki Tarihi Tren Garı bahçesinde devam ediyor. Edirne’ye özgü gastronomik ürünlerin tanıtıldığı ve çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği festival, vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Başta Edirneliler olmak üzere çevre illerden ve ülkelerden gelen çok sayıda vatandaş, bugün festival alanına akın etti. Alanda kurulan stantlarda büyük yoğunluk oluştuğu gözlemlendi. Festival alanına gelerek esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne’nin gastronomik ürünlerini tanıttıkları için çok mutlu olduklarını belirtti. Vali Sezer, “Çok mutluyuz. Edirne, tarihi başkentimiz. Hem Rumeli hem de saray mutfağından büyük bir zenginliğe sahip. Bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış birçok gastronomik ürünümüzü bu sayede vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Gastronomi festivali ilk kez düzenleniyor. Edirne’mize gelen ünlü şeflerimiz, seneye buradaki katılımın 4 katına çıkacağını söylüyorlar. İnşallah bunu da hep beraber görürüz. Festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. Festival için Edirne’ye gelen Türkiye’nin ünlü şefleri de ilk kez düzenlenmesine rağmen festivale büyük ilgi olduğunu, önümüzdeki yıllarda bu sayının katlanarak artacağına inandıklarını ifade ettiler. Festival alanında stant açan Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ise el emeği yöresel lezzetleri vatandaşlarla buluşturdu. Kadın Meclisi Başkanı Ferda Erdoğan, hem etkinliklere katıldıklarını hem de yöresel lezzetler anlamında festivale katkı sunduklarını dile getirdi. Festivalin çok yoğun bir katılımla gerçekleştirdiğini belirten Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Genel Sekreteri Recep Dural da, emeği geçen herkese teşekkür etti. Edirneli Şekerleme Ustası Arif Meriç de, “Atalarımız yüzyıllardır sofralarında bir hazineyi biriktirmiş. Bugün hazine ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Gastronomi galasında duygusal anlar
03 Kasım 2024 Pazar - 08:13 Gastronomi galasında duygusal anlar Edirne’de ilk defa yapılan “Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali" gala yemeği düzenlendi. Yemeğe Türkiye’nin ünlü şef ve aşçıların da katıldığı gecede duygusal anlar yaşandı. Edirne Valiliği organizasyonunda ilk defa düzenlenen festivalin yemeğine Türkiye’nin önemli şef ve aşçıları ile Topraktan Sofraya Edirne kitabına katkı veren şefler katıldı. Vali Yunus Sezer, festivalin geleneksel hale getirilmesini hedeflediklerini, Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapan Edirne’nin zengin bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Vali Sezer, "Edirne hem saray hem de Rumeli mutfağının olduğu bir şehir, menülerimiz gittikçe daralmış ve birkaç çeşit yemekten ibaret olmuş, Topraktan Sofraya yemek kitabındaki reçetelerle hazırlanacak yemekler, umuyorum restoranlarda yer alacak. Geçmişin zenginliğini tekrar yaşama ve geleceğe aktarma imkanı buluruz" dedi. Ödül töreninde ustalar çıraklar ile kucaklaştı Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali programda katılımcılara belge takdim edilirken, usta ve çıraklara belgelerini verirken kucaklaştıkları gözlemlendi. Günaydın Et Restoranları Grubu Ortağı, Şef Cüneyt Asan’ın ödüllerini verdiği tüm katılımcılara önce sarıldığı ve alınlarından öptü. Gala gecesinde Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk ve şef Esra Tokelli de ödül takdiminde bulundu. Topraktan Sofraya Edirne Menüsü "Topraktan Sofraya Edirne Menüsü" olarak davetlilere köy ekmeği ve limonlu yanık tereyağı, kavun çekirdeği şerbeti, Edirne tarhana çorbası, cici papalı börülce salatası, reyhan şerbeti, ciğer sarma vişne glazeli, loznik isli yoğurtlu, soğan dolması, Edirne usulü kuzu kapama, Rumeli usulü kalburabastı, ayva marmeladı dolgulu acı badem kurabiyesi, ızgara borani, ızgara köy biberi, ekşimikli biber ikram edildi.
Prof. Dr. Erbaş: "İlim, bilim, hikmet ve irfan insanlığın kurtuluşu içindir"
02 Kasım 2024 Cumartesi - 16:31 Prof. Dr. Erbaş: "İlim, bilim, hikmet ve irfan insanlığın kurtuluşu içindir" Batı ülkelerinin İslam alimlerinin bıraktığı ilmi, Çanakkale’de, Irak’ta ve Gazze’de işgal ve imha konusunda kullandığını belirten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ilmin yeniden insanlığın ihyası için kullanılması gerektiği anlayışının önce bütün insanlara anlatılması gerektiğini vurguladı. Edirne, Kendi Gök Kubbemiz Balkan Alimleri Buluşması’na ev sahipliği yaptı. Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İlim, bilim, hikmet ve irfanın insanlığın ihyası ve kurtuluşu için olduğunu söyledi. Edirne Mimar Sinan Vakfı ve Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu paydaşlığında İslam Alimleri Vakfı tarafından Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen "Kendi Gök Kubbemiz Balkan Alimleri Buluşması" programı balkan ülkelerinden gelen din adamlarını bir araya getirdi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program İslam Alimleri Vakfı’nın tanıtım videosunun izletilmesiyle devam etti. Ardından ise konuşmalara geçildi. İlmin yeniden insanlığın ihyası için kullanılması gerektiği anlayışının önce bütün insanlara anlatılması gerektiğini söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ilim, bilim, hikmet ve irfanın insanlığın ihyası ve kurtuluşu için olduğunu aktardı. "Müslümanların birlik beraberlik içerisinde hareket etmesi lazım" Selahaddin Eyyubi komutasındaki Müslüman ordularının Kudüs’ü işgalden kurtardığını vurgulayan Erbaş, "1099’dan 1187’ye kadar kaldı işgal. Yani 88 sene. Şimdi 76 sene oldu. 1099’daki işgal nasıl 88 sene sonra bittiyse şimdi de fazla sürmez inşallah. Öyle dua edelim. Kudüs’teki işgalin bir an önce bitmesi için tabii ki dua yetmiyor. Lisani dua yetmiyor, fiili duaya ihtiyaç var. Bunun için de Müslümanların birlik beraberlik içerisinde hareket etmesi lazım. iki milyara yakın Müslüman’ın bu işgale son vermesi için sadece fiili olarak değil, o kötülüğü, o zulmü bizim elimizle düzeltmemiz lazım. Ondan sonra lisan var. Bin 187, sonra 8 asır boyunca Kudüs tekrar Darüsselam oluyor, Müslümanların sayesinde" dedi. "O dönemlerde Avrupa’da ilim namına hiçbir şey yoktu" İslam medeniyetinde Erzurumlu İbrahim Hakkı, Ali Kuşçu gibi isimlerin önemli çalışmalar yaptığı dönemde Batı’da 1600’de bilimle ilgilenenlerin kilise önünde yakıldığını söyleyen Erbaş, Türkiye’de yaşayıp aydın geçinenlerin, Orta Çağ zihniyetinin Müslümanlar arasında yaşanmadığını bilmeyecek kadar cahil olduklarına dikkat çekti. O dönemlerde Avrupa’da ilim namına hiçbir şey olmadığına değinen Erbaş, "Bizim getirdiğimiz yerden ilmi aldılar. Bugün nerelere geldiler ve o ilmi sadece insanlığın faydasına değil zararına da kullanıyorlar. Bizim ilim anlayışımızda hatta dualarımıza da yansımış. ’Faydasız ilimden sana sığınırım ya Rabbi’ diye dua ediyoruz. Batı bizim alimlerimizin bıraktığı yerden almış, getirmiş bir yerlere kadar ama işte işgal ve imha konusunda ilmi daha çok kullanmış. Çanakkale’de 250 bin şehidimizi neyle şehit ettiler? Yani ürettikleri silahlar, silahın üretim yerleri oralar. Japonya’da iki şehri neyle yerle bir ettiler, binlerce kişiyi öldürdüler. İlimle ürettikleri o bombalarla bugün görüyorsunuz. Yani yukarıdan bombaları atarak neresi olursa olsun. Bugün Gazze’de de bunu yapıyor. Dün Japonya’da yaptı, başka yerlerde de yaptı. Irak’ta yaptı. Bir milyon insan nasıl öldürüldü?" ifadelerine yer verdi. Çocuklara ilkokuldan liseye, üniversiteye kadar bütün okullarda aslında teorik olarak öğretilen bütün bilimin branşlarının önce amacının öğretilmesi gerektiğine değinen Erbaş, "Yani matematiği niye öğreniyoruz, fiziği, kimyayı neden öğreniyoruz? Bunların mantığını, hikmetini bizim neslimize öğretmemiz lazım. Buna ihtiyaç var. İnsanlığı yaşatmak, ihya etmek için imha etmek için değil. Ama bunu Batılılara nasıl anlatırsınız? Biz anlatmakla görevliyiz. Bunun gerçekleşmesi Cenabıhak’ın kudretine aittir. Biz yapacağız elimizden geleni. Tesirini Cenabıhak gösterecek" ifadelerini kullandı. "Medeniyet krizi yaşanıyor" Programda konuşan İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, tüm dünyanın bir medeniyet krizi yaşadığına değindi. İnsanlığın vahşet ve bin 500 yıl önceki cahiliyet dönemini yaşadığını aktaran Hacımüftüoğlu, medeniyet problemi olduğunu ve bu medeniyetin temelini rekabet üzerine inşa ettiğini belirtti. İslam Alimleri Vakıf Başkan Yardımcısı ve Devlet ve İrşad Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Karataş, toplantının Edirne’de olmasının çok önemli olduğunu aktardı. Alimlerin arasındaki ihtilafların halka çok farklı yansıdığını belirten Karataş, "Kitaplardaki farklı görüşleri halkın huzurunda anlattığımızda onların kafalarını karıştırmakla kalmıyoruz, bütün ümitlerini tüketiyoruz. Bizim için normal olan, falanca mezhebe böyle dediğimizde dahi çok masum bir şey olduğunu biliyoruz. Ama insanlarımızın kafası karışıyor. Aramızdaki anlaşmazlıkları veya fikir ayrılıklarını halka indirmemek gerek” ifadelerine yer verdi. "Türkiye tüm mazlumların yanında" Türkiye’nin tüm mazlumların yanında olduğunu vurgulayan Edirne Valisi Yunus Sezer, “Bugün Gazze’yi kana bulayanlara kendi insanlarının bile ne tür lakaplar taktığını biliyoruz. Dolayısıyla biz medeniyet inşa etmek için bu dünyaya gelmişiz. İnşallah bu medeniyeti, bu insanlık medeniyetini kendimize de başta hatırlatarak bütün dünyaya yaymamız lazım. Bu toplantının bu yüzden Edirne’de olmasını çok önemsiyoruz” dedi. Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne’nin gerçekten birçok İslam alemini yetiştirdiğini ve özellikle Osmanlı uleması içerisinde seçkin alimlere ev sahipliği yaptığını söyledi. İslam ve Balkan alimlerinin Edirne’de bir araya gelmesinin onurunu ve mutluluğunu yaşadıklarını belirten Rektör Hatipler, "Balkanlar bizim misafirlikte unuttuğumuz evlatlarımızın yaşadığı bir coğrafyadır" dedi. Balkanların kalbinin Edirne’de attığını söyleyen Mimar Sinan Vakfı Başkanı Hasan Gümüş, birlik ve beraberlik içerisinde İslam kültürüne sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Konuşmaların ardından katılımcılara hediye takdim edildi. Daha sonra Erbaş, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Kuzey Makedonya İslam Birliği Başkanı Şakir Fetahu, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Romanya Müftüsü Murat Yusuf, Kosova İslam Birliği Baş İmamı Vedat Saiti, Sırbistan İslam Birliği Riyaseti Reisül Uleması Senad Halitoviç, Bulgaristan Müslümanlar Diyaneti Başmüftüğü Yüksel İslam Şurası Başkanı Vedat Sabri Ahmed’in konuşmacı olarak yer aldığı programın ilk oturumuna geçildi.