Yerel Haberler
Edirne
07 Nisan 2026 Salı - 19:50 Keşan’da Romanlar Günü kutlamaları renkli görüntülere sahne oldu Edirne’nin Keşan ilçesinde, Keşan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen Dünya Romanlar Günü etkinlikleri, renkli görüntüleri de beraberinde getirdi. Mustafa Kemalpaşa Mahallesi 700 Evler TOKİ Konutları’nda başlayan programda konuşan Keşan Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) Koordinatörü Buket Sel, Roman kültürünün; neşesiyle, müziğiyle, dayanışmasıyla ve güçlü yaşam enerjisiyle herkese ilham veren çok değerli bir miras olduğunu dile getirdi. Sel, "Bizler de SODAM çatısı altında, bu zengin kültürü yaşatmak ve güçlendirmek için bir aradayız" dedi. Türkiye Roman Dernekleri Konfederasyonu Genel Başkanı Fahrettin Savcı da 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nün, Roman denildiğinde güçlü ve yeni Türkiye’ye ayak uyduran, üreten insan akla geldiği için kutlandığını belirterek, şunları söyledi: "Eğitimde, sağlıkta, barınmada, istidamda bundan sonra daha güçlü kendimizi ifade etmemiz için oku-okut, öğren-öğret, kalkışsın bu millet anlayışıyla biz de yerimizi almak zorundayız. Oynamayı, enstrüman çalışmayı seviyoruz. Ama gelişen ve büyük Türkiye’de artık mühendisler, doktorlar, avukatlar, oda başkanları, muhtarlar, siyasetçiler de olmak istiyoruz. Bunun için çok çalışmamız lazım." Keşan Kaymakamı Aziz Mercan da yaptığı konuşmada, "Renkli kültürleri ve yaşam tarzları ile Romanlar, her zaman toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olmuştur. Çeşitli meslek dallarında ülkemize hizmet eden ve özellikle sanat alanında başarılı çalışmalar ortaya koyan Roman vatandaşlarımız, toplumumuzun kültürel zenginliğine katkı sunan renkli ve değerli bir topluluktur. Başta Keşanlı Roman vatandaşlarımız olmak üzere tüm Romanların 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nü kutluyor; kendilerine aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir hayat diliyorum" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Keşan SODAM kursiyerlerinin hazırladığı dans gösterileri ve çeşitli sunumlar gerçekleştirildi. Renkli görüntülere sahne olan program, ikramlarda bulunulmasıyla sona erdi.
07 Nisan 2026 Salı - 18:09 Edirne’de çocuklara doğa sevgisi sahne üzerinden aktarıldı Edirne’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen tiyatro gösterisinde çocuklara çevre bilinci aşılandı. Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde Atatürk Kültür Merkezi’nde dezavantajlı bölgelerde bulunan okulların öğrencilerine yönelik Edirne Sanat Tiyatrosu ekibi tarafından "Bizim Sokağın Çocukları" isimli tiyatro oyunu gösterimi yapıldı. Edirne Sanat Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Erdoğan Eğmen öncülüğündeki oyunda çocuklara çevre bilinci uygulamalı olarak aşılandı. Tiyatro gösteriminde yer alan ekip, sahneledikleri oyunda çocuklara çevre temizliği ve kişisel hijyen konularını eğlenceli şekilde aktardı. 8 Nisan Romanlar Günü çerçevesinde birçok faaliyet yaptıklarını söyleyen Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, özellikle dezavantajlı kesimdeki okullardaki çocuklarla beraber tiyatro gösterisini izlediklerini belirtti. Bu tiyatroda çocuklara çevre bilincini, temizliği, empati kurmayı, böyle güzel hasretleri anlatacak bir çalışma yaptıklarını söyleyen Tohumcu, "Bu tiyatroda çocuklarımızla beraber olacağız. Emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Edirne Sanat Tiyatrosu çalışanı arkadaşlarımıza ve personellerime teşekkür ediyorum" dedi. Gösteriyi izleyen öğrenciler ise oyunu beğendiklerini ifade ederek çevreyi temiz tutma ve doğayı koruma konusunda bilinç kazandıklarını dile getirdi. Tiyatro oyununun çok güzel olduğunu belirten öğrencilerden Hatice Haydarlık, "Oyun çok güzeldi, komikti. Çevremizi temiz tutmayı ve çöp atmamayı öğrendik. Çevreyi kirletmemeyi de öğrendik. Çevremizi herkes temiz tutmalı" ifadelerini kullandı. Tiyatroyu çok beğendiğini söyleyen öğrencilerden Cennet Atalan, "Tiyatromuzu çok beğendik. Çevremizi kirletmemeyi öğrendik. Çevremizi temiz tutmalıyız, çöplerimizi sokağa atmamalıyız. Çöpleri çöpe atmalı ve doğamızı kirletmemeliyiz" dedi. Gösteri sonunda tiyatro ekibine plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
07 Nisan 2026 Salı - 17:43 Edirne’de çocuklara doğa sevgisi sahne üzerinden aktarıldı Edirne’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen tiyatro gösterisinde çocuklara çevre bilinci aşılandı. Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde Atatürk Kültür Merkezi’nde dezavantajlı bölgelerde bulunan okulların öğrencilerine yönelik Edirne Sanat Tiyatrosu ekibi tarafından "Bizim Sokağın Çocukları" isimli tiyatro oyunu gösterimi yapıldı. Edirne Sanat Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Erdoğan Eğmen öncülüğündeki oyunda çocuklara çevre bilinci uygulamalı olarak aşılandı. Tiyatro gösteriminde yer alan ekip, sahneledikleri oyunda çocuklara çevre temizliği ve kişisel hijyen konularını eğlenceli şekilde aktardı. 8 Nisan Romanlar Günü çerçevesinde bir çok faaliyet yaptıklarını söyleyen Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, özellikle dezavantajlı kesimdeki okullardaki çocuklarla beraber tiyatro gösterisini izlediklerini belirtti. Bu tiyatroda çocuklara çevre bilincini, temizliği, empati kurmayı, böyle güzel hasretleri anlatacak bir çalışma yaptıklarını söyleyen Tohumcu, "Bu tiyatroda çocuklarımızla beraber olacağız. Emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Edirne Sanat Tiyatrosu çalışanı arkadaşlarımıza ve personellerime teşekkür ediyorum" dedi. Gösteriyi izleyen öğrenciler ise oyunu beğendiklerini ifade ederek çevreyi temiz tutma ve doğayı koruma konusunda bilinç kazandıklarını dile getirdi. Tiyatro oyununun çok güzel olduğunu belirten öğrencilerden Hatice Haydarlık, "Oyun çok güzeldi, komikti. Çevremizi temiz tutmayı ve çöp atmamayı öğrendik. Çevreyi kirletmemeyi de öğrendik. Çevremizi herkes temiz tutmalı" ifadelerini kullandı. Tiyatroyu çok beğendiğini söyleyen öğrencilerden Cennet Atalan, " Tiyatromuzu çok beğendik. Çevremizi kirletmemeyi öğrendik. Çevremizi temiz tutmalıyız, çöplerimizi sokağa atmamalıyız. Çöpleri çöpe atmalı ve doğamızı kirletmemeliyiz" dedi. Gösteri sonunda tiyatro ekibine plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sınırda uyuşturucu yapımında kullanılan 500 tıbbi tablet ele geçirildi
31 Ağustos 2023 Perşembe - 10:28 Sınırda uyuşturucu yapımında kullanılan 500 tıbbi tablet ele geçirildi Kapıkule Sınır Kapısı’nın karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı görevlileri tarafından bir araçta metamfetamin üretiminin öncüsü olan efedrin içeren 500 tıbbi tablet ele geçirildi. Türkiye’den Bulgaristan üzerinden Kosova’ya geçmekte olan bir sürücü ve Kosova vatandaşı iki yolcunun bulunduğu yabancı plakalı bir minibüs, Bulgaristan’daki Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı kontrol noktasına geldi. Şahıslar, gümrük görevlilerine beyan edecekleri bir şey olmadığını söylediler. "Risk analizi" yöntemine göre araçtaki Avrupa Yönetmeliği’nde birinci kategoride tanımlanan efedrin etiketli her biri 50 tablet içeren 10 şişe gümrük kontrolüne gönderildi. Yapılan incelemede uyuşturucunun Kosova vatandaşı olan sürücüye ait olduğu belirlendi. Metamfetamin üretiminin öncüsü olan efedrin içeren tabletlere el konulurken, Haskovo Bölge Savcılığı’nın denetimi altında soruşturma yapan bir gümrük müfettişi tarafından ön duruşma başlatıldı. Ham madeyi ayrıştırıp uyuşturucu yapıyorlar Metamfetamin üretiminin öncüsü olan efedrin içeren tıbbi tabletler, en sık karşılaşılan rahatsızlıklar grubunda yer alan soğuk algınlığı ve solunum sistemi hastalıkları ile ilgili çocuklardan yetişkinlere kadar psödoefedrin ilaç türü olarak kullanılabiliyor. Psodoefedrin ilaçlarda etken madde olarak amfetamin türü bir yapı bulunuyor. Amfetamin ise ecstasy ve uyuşturucu maddelerde de kullanılan, uyuşturucu madde adı altında yasa dışı bir şekilde üretilebilen oldukça hassas bir ilaç.
Tunca Nehri’ndeki kirliliği temizleyen iş makinaları balçıkta mahsur kaldı
30 Ağustos 2023 Çarşamba - 18:42 Tunca Nehri’ndeki kirliliği temizleyen iş makinaları balçıkta mahsur kaldı Edirne’de Tunca Nehri yatağında kirlilik çalışması yapan iş makinelerini kuraklık nedeniyle bataklığa dönen nehirde mahsur kaldı. Edirne’de DSİ 11’inci Bölge Müdürlüğü ekipleri, Tunca Nehri’nde son günlerde meydana gelen su akışını engelleyen kum adacıklarını temizleyerek su akışını hızlandırma çalışması başlattı. Nehir yatağında temizlik çalışması yapan iki iş makinası balçıkları temizlerken bataklığa saplandı. Mevsim normalleri üzerinde yaşanan hava sıcaklıkları ve yetersiz yağışlar nedeniyle nehirlerde son yılların en büyük kuraklığı yaşanıyor. Nehrin geçen ay saniyede 14 metreküpe kadar çıkan debisi, 6 metreküp/saniyeye kadar düştü. Su seviyesinin düşmesine bağlı olarak nehir yatağının yüzeyi yosunlar ve kum adacıkları oluşurken, çöpler ise gün yüzüne çıktı. Kuraklık etkisini sürdürürken diğer yandan duyarsız insanların kirlettiği nehirdeki canlılarda olumsuz etkileniyor. Edirneli vatandaşların tepkisi üzerine Devlet Su İşleri (DSİ) 11’inci Bölge Müdürlüğü ekipleri, nehrin otlarla kaplanan ve bataklık haline gelen kısımlarında temizlik çalışması başlattı. Vatandaşlar, Tunca Nehri’nde yapılan temizlik çalışmalarından geç kalındığını ifade etti. Temizlik çalışması yapmak isterken balçıklar içinde mahsur kalan iş makinaları ise kurtarılmayı bekliyor. "Bu görüntüler Edirne’mize yakışmıyor" Tunca Nehri’nin çevresinin kirli olmasının sebebinin insanlardan kaynaklandığını belirten Selahattin Gürbüz, bölgede yemeğini yiyen ve içeceğini içen herkesin pisliğini buraya atmasından kaynaklanıyor, atılmasa sorun olmayacak. Nehirde oluşan manzara, bölgedeki esnafı ve vatandaşları rahatsız ediyor. Çok sayıda turistin akın ettiği, Tunca Nehrinin DSİ ekipleri tarafından, çevresinin ise Edirne Belediyesi görevlileri tarafından bir an önce temizlenmesi lazım" dedi. "Bizim Edirne’miz bunları hak etmiyor" 35 yıldır Edirne’de yaşadığını vurgulayan Damla Elmas, hiçbir zaman nehrin temizlenmediğini ifade ederek, "Bizim Edirne’miz bunları hak etmiyor. Her gün binlerce yerli ve yabancı turist buradan geçiyor. Buradaki kirli ve pis durumu görüyor. Bunu hak etmediğimizi düşünüyorum. Burayı temizlemeye geldiler ama kepçeyi bile nehir yuttu. 4 saattir onu kurtarmaya çalışıyorlar" diye konuştu. “Burayı görünce içim açıldı" İstanbul’dan Edirne’ye gezmeye gelen Ayten Gürbüz ise, “Burayı görünce içim açıldı. Görüyorsunuz durumu, burası daha önceki Haliç gibi. Temizlenmesi lazım. Neden balıklar, tertemiz su içinde olmasın” şeklinde konuştu. Sabah saatlerinden itibaren çalışmaya başlayan iş makineleri bataklık nedeni ile balçık çamura saplandı. İş makineleri kurtarılmaya çalışılıyor.
Tunca Nehri’ndeki kirliliği temizleyen iş makinası balçıkta mahsur kaldı
30 Ağustos 2023 Çarşamba - 17:47 Tunca Nehri’ndeki kirliliği temizleyen iş makinası balçıkta mahsur kaldı Edirne’de Tunca Nehri yatağında kirlilik çalışması yapan iş makinelerini kuraklık nedeniyle bataklıkta mahsur kaldı. Edirne’de Devlet Su İşleri Edirne (DSİ) 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, Tunca Nehri’nde son günlerde meydana gelen su akışını engelleyen kum adacıklarını temizleyerek su akışını hızlandırma çalışması başlattı. Nehir yatağında temizlik çalışması yapan iki iş makinası balçıkları temizlerken bataklığa saplandı. Edirne’deki yağışların azlığı sebebiyle nehir debisinde düşüş yaşanıyor. Nehrin geçen ay saniyede 14 metreküpe kadar çıkan debisi, 6 metreküp/saniyeye kadar düştü. Su seviyesinin düşmesine bağlı olarak nehir yatağında kum adacıkları oluştu, çöpler gün yüzüne çıktı ve yüzeyi yosunlarla kaplandı. Bu durum canlıları da olumsuz etkiliyor. Yaşananlar sonrası harekete geçen DSİ 11’nci Bölge Müdürlüğü ekipleri, nehrin otlarla kaplanan ve bataklık haline gelen kısımlarında temizlik çalışması başlattı. Vatandaşlar, Tunca Nehri’nde yapılan temizlik çalışmalarından çok memnun kaldıklarını ifade ederken balçıklara batan iş makinaları kurtarılmayı bekliyor. "Bu görüntüler Edirne’mize yakışmıyor" Nehirde oluşan manzara, bölgedeki esnafı ve vatandaşları rahatsız ediyor. Çok sayıda turistin akın ettiği, Tunca Nehrinin DSİ ekipleri tarafından, çevresinin ise Edirne Belediyesi görevlileri tarafından bir an önce temizlenmesini talep etti. Çevresinin kirli olmasının sebebinin insanlardan kaynaklandığını belirten Selahattin Gürbüz, “Yiyen içen herkes pisliğini buraya atmasından kaynaklanıyor, atılmasa sorun olmayacak" dedi. 35 yıldır Edirne’de yaşayan Damla Elmas ise çöplerin temizlenmediğini gördüğünü belirttiren Elmas” bizim Edirne’miz bunları hak etmiyor, her gün binlerce yerli ve yabancı turist buradan geçiyor ve buradaki kirli ve pis durumu görüyor. Bunu hak etmediğimizi düşünüyorum. Burayı temizlemeye geldiler. Kepçeyi bile nehir yuttu, 4 saattir onu kurtarmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı. İstanbul’dan Edirne’ye gezmeye gelen Ayten Gürbüz, "Burasını görünce içim açıldı, görüyorsunuz durumu burası daha önceki Haliç gibi, temizlenmesi lazım bakın Haliç şimdi balıklar var tertemiz burası da neden olmasın” diye konuştu. Sabah saatlerinden itibaren çalışmaya başlayan iş Makineleri bataklık nedeni ile balçık çamura saplandı ve kurtarılmaya çalışılıyor.
Edirne’de 30 Ağustos töreninde askeri birlikler hayran bıraktı
30 Ağustos 2023 Çarşamba - 16:07 Edirne’de 30 Ağustos töreninde askeri birlikler hayran bıraktı Edirne’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 101. yıl dönümü kutlamalarında Mehmetçiğin geçit töreni ilgiyle izlendi. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 101. yıl dönümü tüm yurtta olduğu gibi Edirne’de de coşkuyla kutlandı. Kutlamalar, Edirne Valisi Yunus Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Berat Acar ve Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın Atatürk heykeline çelenk sunması ile başladı. Bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Atatürk heykeli önündeki törenin ardından Vali Sezer makamında tebrikleri kabul etti. Daha sonra kutlamaların yapıldığı Atatürk Bulvarı’na geçildi. Vali Sezer, Tuğgeneral Acar ve Başkan Gürkan vatandaşların bayramını kutladı. Tankçı Yüzbaşı Ali Kemal Ateş, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Türk milletinin 30 Ağustos’ta eşine tarihte az rastlanan bir zafer kazandığına dikkat çeken Yüzbaşı Ateş, ulusça 30 Ağustos 1922’de kazanılan büyük zaferin 101’ıncı yılını kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşadıklarını söyledi. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhasının tek tek düşünüldüğünü, hazırlandığını ve yönetildiğini belirten Yüzbaşı Ateş, "Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur. Bu zaferle Türk ulusu son neferine kadar yok edilmedikçe Türk’ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil milletiyle topyekûn savaştığı ispatlanmıştır. Bugün dünyanın sayılı güçlerinden olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz her zaman her yerde ve her şartta verilecek görevi ifaya hazırdır" dedi. Tankçı Yüzbaşı Ali Kemal Ateş’in konuşmasının ardından halk oyunları gösterisi yapıldı. Tören alanında hazır bulunan askeri birlikler ve araçların geçişleri ise nefes kesti. Geçit törenini ilgiyle izleyen vatandaşlar bu anları cep telefonları ile kaydederken, 7’den 70’e herkes birlikleri ayakta selamlayarak alkışladı.
Milli Saraylar Başkanlığı Edirne Sarayı’nı eski ihtişamına kavuşturacak
29 Ağustos 2023 Salı - 14:45 Milli Saraylar Başkanlığı Edirne Sarayı’nı eski ihtişamına kavuşturacak 1450 yılında inşasına başlanan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren pek çok kez tamir gören Edirne Sarayı’nın ihya çalışmalarını yerinde inceleyen Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Milli Saraylar Bilim Kurulu’nun öncülüğünde belirledikleri 5 yıllık master planının sonucunda Edirne Sarayı’nın ülkemize yakışır bir tarihi miras olarak kültür hazinesindeki yerini almasını hedeflediklerini söyledi. Bugüne kadar geçirdiği deprem, yangın, işgal ve savaş gibi talihsizliklerle günümüze sayılı yapısı ulaşabilen Edirne Sarayı’nda kazı, ikmal, inşa, teşhir, tanzim ve çevre düzenleme çalışmaları devam ediyor. Ayrıca sarayın kayıp yapılarının gün yüzüne çıkartılmasına yönelik arkeolojik kazı çalışmaları da aralıksız olarak sürüyor. 18 Ekim 2022 tarihinde restorasyon ve ihyası için Edirne Sarayı’nın Cumhurbaşkanlığı kararı ile Milli Saraylar Başkanlığına tahsis edilmesinin ardından başlatılan çalışmalar aralıksız olarak sürüyor. 1450 yılında inşasına başlanan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren pek çok kez tamir edilen Edirne Sarayı, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından aslına uygun şekilde ihya edilecek. Vaziyet planı oluşturuldu, muhdes yapılar söküldü Edirne’nin Yeni İmaret Mahallesi Sarayiçi Mevkii’nde, Tunca nehri kenarında kurulan Edirne Sarayı, özgün adıyla Saray-ı Cedid-i Amire yaklaşık bin 200 dönümlük alana sahip. Milli Saraylar tarafından başlatılan Edirne Sarayı’nı ihya çalışmaları çerçevesinde öncelikli olarak söz konusu alan içerisindeki farklı kurumlara tahsis edilmiş yapılar boşaltıldı. Tarihî niteliği bulunmayan ve boş durumda olan muhdes ek yapıların tespitleri ve kayıtları oluşturuldu. Muhdes yapı ve eklerin sökümü gerçekleştirildi. Tarihî yapılar ve kalıntılar belgelendi, fotoğraflandı ve alanla ilgili vaziyet planları hazırlandı. Restorasyon, rekonstrüksiyon, çevre düzenleme ve ihya çalışmalarına öncü olabilecek çalışmalara başlandı. Mevcut tarihî yapı ve kalıntıların rölöve planları ve fotogrametrik belgeleri oluşturuldu. Milli Saraylar Başkanlığı olarak yaklaşık 10 aydır Edirne Sarayı’nda çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Geçtiğimiz yıl Ekim ayının sonundan itibaren devraldıklarını hatırlatarak çalışmaların aralıksız olarak devam ettiğini belirtti. Yaklaşık bin 200 dönümlük bir alanı Edirne Sarayı’nın rehabilitasyonu, temizliğiyle ilgili çok ciddi çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Dr. Yıldız, "İlk yapılan çalışma alanın güvenliğiyle ilgiliydi. Çünkü burasının bir bölümü ciddi anlamda tarihi ve arkeolojik kalıntılar barındırmasına rağmen önemli bir bölümü yakın bir zamana kadar arazimizin bir kısmının cezaevi olduğu da düşünülürse farklı kurumlar tarafından kullanılmaktaydı. Bu kurumlarla iş birliği çerçevesinde bütün bu alanın, alandaki yapıların kurumumuza kazandırılması işlemi ve sahanın güvenliği tamamlandı. Bu çok önemli bir aşama. Çünkü gerçekten içinde çok fazla tarihi eseri, tarihi mirası bir arada barındıran bir saha burası. Ciddi anlamda bir vakit aldı bu çalışma. 6 ay sürdü" dedi. "Çalışmalarımızın ikinci aşaması başladı" Çalışmaların ikinci aşamasının başladığını söyleyen Dr. Yıldız, "Osmanlı döneminden başlayan bir takım talihsizlikler sonucunda çok az yapı günümüze ayakta gelebilmiş durumda. Tunca Nehri’nin kenarında Fatih Köprüsü ve Adalet Kulesi. Yanımızdaki mutfaklar bölümü ve hemen arkamızda kalan Kum Kasrı Hamamının dışında diğer yapılarımızın hepsi ciddi anlamda arkeolojik kazıya ve belgelemeye ihtiyaç duyan yapılar. Bizim önünde durduğumuz Cihannüma Kasrı ise 2017 yılından itibaren, Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimindeyken ciddi anlamda çalışılmış güzel bir restorasyon projesi hazırlanmış. Biz Ekim ayında burayı devraldığımızda bu projeyle beraber bu çalışmaya başlayabileceğimizi gördük. Edirne Sarayı’nın en ikonik yapısı Cihannüma Köşkü. Zaten Edirne Sarayı, Topkapı Sarayı’yla gerçekten ciddi anlamda benzerlikler taşıyan bir saray. Hemen hemen aynı dönemde yapılmış. Biraz kısa bir süre Topkapı’dan önce başlamış olmasına rağmen burada yapılan çalışmalarda bunun bilimsel hazırlıklarında yürütülen bilim kurulu toplantısında bizden önce yapılan kazı çalışmalarında da elimize ulaşan arşiv belgelerinde de görüyoruz ki plan olarak da Topkapı Sarayı’na çok benziyor. Bu bundan sonra yapılacak çalışmaları oldukça kolaylaştıracak bir husus" ifadelerine yer verdi. "5 Yıllık bir master planı var" Milli Saraylar Bilim Kurulu’nun öncülüğünde belirledikleri 5 yıllık master planı olduğunu söyleyen Dr. Yıldız,bu planının sonucunda Edirne Sarayı’nın ülkemize yakışır bir tarihi miras olarak kültür hazinesindeki yerini almasını hedeflediklerini ifade etti. 2023 yılı içerisinde Cihannüma Kasrı’yla beraber şu an Edirne Sarayı’nın tarihindeki en ciddi ve en detaylı kazı çalışmalarının da burada yürütüldüğünü ifade eden Dr. Yıldız, ilmi heyet gözetiminde Milli Sarayların sağladığı imkan ve destekle kazı çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Milli Sarayların sadece kazı çalışmaları için bu yıl 35 milyon lira kaynak ayırdığını söyleyen Dr. Yıldız, alanın pek çok yerinde çok seri ve detaylı bir şekilde kazı çalışmaları yürütüldüğünü ve buradan ulaşacakları verilerle sarayın ne şekilde ihya edilebileceğinin nihai halinin bulunmuş olacağını dile getirdi. "Restorasyona ihtiyacı olan hamamıyla birlikte devraldık" Daha önce cezaevi olarak kullanılan ve ihya çalışmaları için boşaltılan tarihi alan da Milli Saraylar Başkanlığı tarafından restore edilecek. 1820’li yıllardan kalma tarihi alanı bugün hala ayakta olan ama ciddi bir restorasyona ihtiyacı olan hamamıyla birlikte devraldıklarını ifade etti. 19’ncu yüzyıl yapısında müzecilikle ilgili bazı noktaları çok daha rahat hayata geçirebileceklerini söyleyen Dr. Yıldız, Mahmudiye Kışlası’nın veya eski adıyla Edirne Tevkifevi’nin restorasyonu da bittikten sonra Edirne’ye çok nitelikli bir müze kazandırmış olacaklarını aktardı. Edirne Sarayı’nın ziyaretçi kabul edebilmesine ilişkin soruları da yanıtlayan Dr. Yıldız, kazıların yoğunlaştığı ikinci avludaki çalışmaların bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Tavuk Ormanı’nın da sarayın önemli bir parçası olduğunu söyleyen Yıldız, Onun şehirle bağlantısını sağlayan Kanuni Köprüsü’nün çok önemli bir tarihi miras olduğunu ve bunları da sisteme nasıl entegre edebileceği ile ilgili çalışmaların devam ettiğini aktardı. Has bahçe içinde Er Meydanı’nın bulunması ve taşınmasına yönelik sorulara da yanıt veren Dr. Yıldız, bu konuda da Edirne’deki bütün paydaşlarla ortak bir çalışma yürüttüklerini vurguladı.
Bu çiftçi tarlasını taşınabilir güneş enerjisiyle suluyor
29 Ağustos 2023 Salı - 11:40 Bu çiftçi tarlasını taşınabilir güneş enerjisiyle suluyor Edirne’nin Keşan ilçesinde, tarlasını sulama maliyeti düşürmenin yollarını arayan çiftçi Ayhan Şahinbaş, taşınabilir römorklu güneş enerji sistemine yatırım yaptı. Her biri 550 watt gücünde 20 tane güneş paneli aran çiftçi, artık bakım ve mazot giderini düşünmediğini söyledi. Römorklu güneş enerjisi sistemini alarak tarlasında deneme yapan çiftçi Ayhan Şahinbaş, güneş enerjisi ile sulama sistemini tercih etmesindeki nedenlerden birinin artan akaryakıt maliyeti olduğunu vurguladı. Şahinbaş, "Bu sistem sayesinde traktörümüzü artık tarlada bırakmıyoruz. Mazotla ilgili bir sorunumuz da kalmıyor. Ayrıca, motor bakımı, arıza onarımı gibi sorunumuz da kalmıyor. Güneş olduğu sürece sulama yapmaya devam ediyoruz. Sulama için kullandığımız 1 yıllık mazotun gideri, bu sistemin taksitinden fazla olabilir. Bu sistem bizim için daha tasarruflu oldu" dedi. “Her biri 550 watt olan 20 tane güneş paneli var” Güneş panellerinden oluşan römorklu sistemi kuran firma sahibi Burak Kurtulmuş da, şimdiye kadar üretilen en yüksek enerjiyi elde ettiklerini belirttiği bu sistemde, açılır-kapanır kanatlara monte ettikleri güneş panellerinin, açıldığında ise 60 metrekarelik bir alanı kapladığını ve kolayca taşınabildiğini söyledi. Kurtulmuş, "Römorklu sistemde her biri 550 watt olan yaklaşık 20 tane güneş paneli var. Bu paneller, 10 beygir gücündeki motorları çalıştırmaya yetecek kadar elektrik üretimini sağlıyor. Bu römorkları geliştirmemizdeki nedenlerden biri, üreticilerimizin birden fazla parselini sulayabilmesini sağlamak. Römorkun genişliği 1,5 metre, uzunluğu da yaklaşık 7 metre. Açılır-kapanır olan bu sistemde, kapalı haldeki römork 9 metrekarelik bir alan kaplarken, açıldığında bu alan 60 metrekareye çıkıyor. Römorklu bu sistem birçok köy yolunda hareket edebiliyor. Dolayısıyla da çiftçilerimiz birden fazla parseline erişerek sulayabiliyor. Bu sistemin çalıştırdığı bir pompa, damla sulama yöntemiyle, 1 seferde yaklaşık 20 dekarlık mısır ekili alanı sulanmasını sağlıyor. Özellikle yaz aylarında gün uzadığı için sulama süresi de 8-10 saate kadar çıkacaktır" diye konuştu. "Bir motorun 1 yılda sarf ettiği yakıt miktarı, bu sistemin yıllık taksitinden daha fazla oluyor" Çiftçilerin, üretilen bu sistemi kamu bankasının sunduğu faizsiz güneş enerjisi sulama kredileri ile alabileceğini vurgulayan Burak Kurtulmuş, "Çiftçilerimiz, 1-5 yıl vadeli bu faizsiz kredilerden faydalanarak bu sisteme sahip olabilirler. Özellikle sübvansiyonlu kredi ile alındığı takdirde; dizel yakıt ile çalışan bir motorun 1 yılda sarf ettiği yakıt miktarı, bu sistemin yıllık taksitinden daha fazla oluyor. Bunun yanında hava kirliliğinin yanı sıra, çiftçilerimiz motor bakımı, traktör giderleri gibi birçok gider kaleminden de kurtulmuş oluyor. Bu sistem ile ekolojik ve sürdürülebilir bir tarım yapılıyor. Üreticilerimiz de, devletin sunduğu sübvansiyonlu krediler sayesinde yenilenebilir enerjiye yatırım yapıp arazisini de sulamış oluyor” ifadelerini kullandı.
Keşanlı çiftçi tarlasını sulayabilmek için yenilenebilir enerjiye yatırım yaptı
29 Ağustos 2023 Salı - 11:36 Keşanlı çiftçi tarlasını sulayabilmek için yenilenebilir enerjiye yatırım yaptı Edirne’nin Keşan ilçesinde, tarlasını sulama maliyeti düşürmenin yollarını arayan çiftçi Ayhan Şahinbaş, taşınabilir römorklu güneş enerji sistemine yatırım yaptı. Her biri 550 watt gücünde 20 tane güneş paneli aran çiftçi, artık bakım ve mazot giderini düşünmediğini söyledi. Römorklu güneş enerjisi sistemini alarak tarlasında deneme yapan çiftçi Ayhan Şahinbaş, güneş enerjisi ile sulama sistemini tercih etmesindeki nedenlerden birinin artan akaryakıt maliyeti olduğunu vurguladı. Şahinbaş, "Bu sistem sayesinde traktörümüzü artık tarlada bırakmıyoruz. Mazotla ilgili bir sorunumuz da kalmıyor. Ayrıca, motor bakımı, arıza onarımı gibi sorunumuz da kalmıyor. Güneş olduğu sürece sulama yapmaya devam ediyoruz. Sulama için kullandığımız 1 yıllık mazotun gideri, bu sistemin taksitinden fazla olabilir. Bu sistem bizim için daha tasarruflu oldu" dedi. “Her biri 550 watt olan 20 tane güneş paneli var” Güneş panellerinden oluşan römorklu sistemi kuran firma sahibi Burak Kurtulmuş da, şimdiye kadar üretilen en yüksek enerjiyi elde ettiklerini belirttiği bu sistemde, açılır-kapanır kanatlara monte ettikleri güneş panellerinin, açıldığında ise 60 metrekarelik bir alanı kapladığını ve kolayca taşınabildiğini söyledi. Kurtulmuş, "Römorklu sistemde her biri 550 watt olan yaklaşık 20 tane güneş paneli var. Bu paneller, 10 beygir gücündeki motorları çalıştırmaya yetecek kadar elektrik üretimini sağlıyor. Bu römorkları geliştirmemizdeki nedenlerden biri, üreticilerimizin birden fazla parselini sulayabilmesini sağlamak. Römorkun genişliği 1,5 metre, uzunluğu da yaklaşık 7 metre. Açılır-kapanır olan bu sistemde, kapalı haldeki römork 9 metrekarelik bir alan kaplarken, açıldığında bu alan 60 metrekareye çıkıyor. Römorklu bu sistem birçok köy yolunda hareket edebiliyor. Dolayısıyla da çiftçilerimiz birden fazla parseline erişerek sulayabiliyor. Bu sistemin çalıştırdığı bir pompa, damla sulama yöntemiyle, 1 seferde yaklaşık 20 dekarlık mısır ekili alanı sulanmasını sağlıyor. Özellikle yaz aylarında gün uzadığı için sulama süresi de 8-10 saate kadar çıkacaktır" diye konuştu. "Bir motorun 1 yılda sarf ettiği yakıt miktarı, bu sistemin yıllık taksitinden daha fazla oluyor" Çiftçilerin, üretilen bu sistemi kamu bankasının sunduğu faizsiz güneş enerjisi sulama kredileri ile alabileceğini vurgulayan Burak Kurtulmuş, "Çiftçilerimiz, 1-5 yıl vadeli bu faizsiz kredilerden faydalanarak bu sisteme sahip olabilirler. Özellikle sübvansiyonlu kredi ile alındığı takdirde; dizel yakıt ile çalışan bir motorun 1 yılda sarf ettiği yakıt miktarı, bu sistemin yıllık taksitinden daha fazla oluyor. Bunun yanında hava kirliliğinin yanı sıra, çiftçilerimiz motor bakımı, traktör giderleri gibi birçok gider kaleminden de kurtulmuş oluyor. Bu sistem ile ekolojik ve sürdürülebilir bir tarım yapılıyor. Üreticilerimiz de, devletin sunduğu sübvansiyonlu krediler sayesinde yenilenebilir enerjiye yatırım yapıp arazisini de sulamış oluyor” ifadelerini kullandı.