Yerel Haberler
Elazığ
Maden’de 81 yıllık hasret sona erdi 09 Mart 2026 Pazartesi - 23:42:06 Elazığ’ın Maden ilçesinde uzun yıllardır özlemi çekilen sentetik futbol sahası tamamlanarak hizmete açıldı. Elazığ’ın Maden ilçesinde uzun yıllardır özlemi çekilen sentetik futbol sahası tamamlanarak hizmete açıldı. Maden Bakıspor ile Abdullahpaşaspor arasında oynanan karşılaşma, yeni sentetik sahada gerçekleştirilen ilk resmi müsabaka olarak kayıtlara geçti. Yıllarca toprak zeminde mücadele eden Madenli sporcular için bu karşılaşma tarihi bir başlangıç oldu. Maden Bakırspor Teknik Sorumlusu Aydın Yakar uzun bir aradan sonra ilçede modern bir sahaya kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "En son burada toprak zeminde maç oynuyorduk. Uzun bir aradan sonra ilk kez sentetik sahada resmi maçımıza çıktık. Bu tesisle birlikte inşallah nice şampiyonluklara imza atacağız" dedi. Kulüp Başkanı Orhan Deprem ise "Öncelikle Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Uzun bir aradan sonra sentetik sahamıza kavuştuk ve bugün ilk maçımızı oynadık. Maden Bakırspor olarak gençlerimizin kahve köşelerinde değil, sahalarda sporla iç içe olmasını istiyoruz. Bu tesisle birlikte Maden gençliğinin futbol ile daha fazla buluşacağına ve nice başarılara imza atacağına inanıyorum. İlçemize ve gençlerimize hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada da"Uzun bir aradan sonra Maden ilçemizde sentetik sahamızı tamamlayarak hizmete açtık. Pazar günü oynanan karşılaşmayla birlikte Maden Bakırspor ile Abdullahpaşaspor yeni sahada ilk resmi müsabakayı gerçekleştirdi. Bundan sonraki süreçte ilçemizde birçok amatör müsabaka bu sahada oynanacak. Yıllarca toprak zeminde, sporcularımız için uygun olmayan şartlarda futbol oynanıyordu. Yapımı tamamlanan tesisimizde sosyal alanları ile tribün bulunmaktadır" denildi.
Genel Cerrahi Uzmanı Baysal: "Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:12 Genel Cerrahi Uzmanı Baysal: "Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır" Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Birinci sırayı akciğer kanseri ikinci sırayı ise meme kanseri gelir. Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır. Bu nedenle oldukça önemlidir" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Feridun Baysal, meme kanseri hakkında değerlendirmelerde bulunarak her 8 kadından birinin meme kanserine yakalandığını ifade etti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Birinci sırayı akciğer kanseri ikinci sırayı ise meme kanseri gelir. Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır. Bu nedenle oldukça önemlidir. Meme kanserine yakalanmamak için hastaların takip edilmesi gerekiyor. Takipte de ailenizde meme kanseri yoksa 40-50 yaş aralığında iki yılda bir mamografi ve meme ultrasonunu birlikte öneriyoruz. 50 yaşından sonra ise yılda bir defa meme ultrasonunu öneriyoruz. 50 yaşından sonra adet görülen dönemlerde adetin birinci gününden itibaren sayılacak 12-14 günleri arasından mamografi çekilmesi çekim açısından daha değerlidir. Ondan dolayı da bu tarihler arasında öneriyoruz. Mamografi ile meme ultrasonunu birbirini tamamlayan iki tektik olarak görüyoruz. Meme MR’ını gereken hastalarda biz kendimiz istiyoruz. Çünkü biyopsi endikasyonunu arttıran bir tetkiktir. Rutin taramada meme MR’ı kullanmıyoruz. Rutin taramalarda meme ultrasonunu da tek başına önermiyoruz. 40 yaşından sonra mamografiyle birlikte öneriyoruz. Kadınların banyoda kendilerini sabunluyken muayene etmeleri çok önemli. Memelerini saat yönünde muayene ederlerse görebilecekleri ve hissedecekleri bir kitlede hemen doktora başvurmalarını öneriyoruz. Meme baş akıntıları bizler için önemli. Kendi kendine gelen akıntılar bizim için çok değerli. Kadınların memelerinin uçlarını asla sıkmamalarını istiyoruz. Kendi kendine gelen akıntılardan da kanlı akıntılar değerlidir buna dikkat etmek lazım. Kanlı akıntılarda hemen doktora başvurmalarını öneriyoruz. Beyaz akıntılarda da bir hormon bozukluğu olabilir" diye konuştu. "Gen mutasyonu bulunan erkeklerde meme kanserini sık görürüz" Meme kanserinin kadınlarda sık görüldüğünü fakat erkeklerde de olduğunu belirten Opr. Dr. Baysal, "Özellikle gen mutasyonu bulunan erkeklerde meme kanserini sık görürüz. Kadınlara göre yüzde 1 oranında daha düşüktür ama erkek meme kanseri hastalarımız da var. Bunlara dikkat etmek lazım. Erken adet görmeye başlayıp geç menopoza girmek meme kanserini arttırır. Bunların yanında sigara içmek, şeker hastası olmak da meme kanserini arttırır. Ailenizde meme kanseri varsa over, tiroit, kolon ve pankreas kanserlerine de uyanık olmak lazım. Bunlar BRCA 1 BRCA 2 mutasyonları risk açısından değerlendirilmelidirler. Özellikle erken yaşlarda kansere yakalanmış bir birey varsa çok uyanık olmak lazım. Geçmişte kullanılan doğum kontrol haplarının halk arasında meme kanseri riskini arttırdığı söyleniyor ama öyle bir durum yok. Gece yatarken sutyen takanlarda lenfatik dolaşımlar engellendiği için meme kanseri riski artıyor. Koltuk altına deodorant ve roll-on kullanılması özellikle de alüminyum içeren deodorant ve roll -onlar meme kanseri riskini arttırabilir" "Bu konuda hassas olmakta fayda var" Meme kanseri teşhisisin biyopsi ile konduğunu aktaran Baysal, "Biyopsiden korkmamak lazım. Eğer memenizde bir kitle tespit edildiyse bu kitlenin takibinin yapılması lazım. Kitle büyüyorsa veya meme kanseri riski içeren görünümler görüyorsa mutlaka biyopsi almak lazım. Biyopsiler, doku biyopsisi şeklinde olmalıdır. İğne biyopsisi şeklinde değil. Tanı konulduktan sonra ameliyat öncesi kemoterapi veya bazı ilaçlar var o ilaçların verilmesi. Ameliyat sonrası da radyoterapi veya kemoterapi gibi teknik ve tedavilerle meme kanseri sorunu çözülecektir. Bu konuda hassas olmakta fayda var" ifadelerini kullandı.
Elazığ’da fidanlar kadınların elinde yeşeriyor
05 Ekim 2025 Pazar - 10:16 Elazığ’da fidanlar kadınların elinde yeşeriyor Elazığ’da Orman Bölge Müdürlüğüne ait Altınova fidanlığında yetişen fidanlar, kadınlar tarafından bir bebek gibi büyütülerek yanan orman sahalarına gönderiliyor. Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü; Malatya, Tunceli, Bingöl, Muş, Elazığ, Bitlis, Van ve Hakkari’de çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yangınla mücadelede büyük başarılar elde eden bölge müdürlüğü aynı zamanda yetiştirdiği milyonlarca fidan ile adeta ülkeye nefes oluyor. Elazığ’da bulunan Altınova, Hazar ve merkez fidanlıkları başta olmak üzere bölge genelindeki fidanlıklarda üretilen 127 türden 6 milyon fidan, kadınların ellerinde yeşermeye devam ediyor. Civar köylerden gelen 11 kadın, hem aile ekonomisine destek sağlıyor hem de doğanın yeşillenmesine ve orman varlığının artmasına destek oluyor. Fidanlıkta çalışan Nesibe Ulusoy, "Aileye katkımız olsun diye burada çalışıyoruz. Çınarları buduyoruz ve bambu dikiyoruz. Önce toprağa karışım yapıyorlar ondan sonra tohumları serpip yeşertiyoruz. Fidanların otlarını falan temizliyoruz. Fidanlarımız yetiştikten sonra budamasını yapıp seyreltiyoruz. Günlük olarak 100-150 arasında fidan ekimi yapıyoruz. Biz burada 11 kadın çalışıyoruz. Burada yetişen fidanların hepsi kadınların elinden geçiyor. Fidanlara bebek gibi bakıp onları yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu sene orman yangınları çok fazla oldu. Biz de bu fidanları yetiştiriyoruz ki yangında yanan ormanlık alana göndereceğiz" dedi. Bir diğer çalışan Nursel Tanış ise "Burada fidanlarımızın tohumlarını ekerek yetiştirmeye başlıyoruz. Ondan sonra temizliklerini güzel bir şekilde yaparak otunu temizliyoruz. Ondan sonra da fidanlarımızın büyümelerine yardımcı oluyoruz. Fidanlarımız büyüdükten sonra budamalarını yapıyoruz. Büyüyen fidanlarımızı güz aylarında sökerek ihtiyaç duyulan bölgelere gönderiyoruz. İl olarak ne kadar ihtiyaçları varsa gelip buradan fidanları alıyorlar. 3 buçuk yıldır burada çalışıyorum. Fidanların bakımını bir çocuk gibi yapıyoruz. Ağaçlarımızı güzel bir şekilde bağlıyoruz ki düzgün çıksınlar. Aynı zamanda aşıları da burada yapılıyor. Buradaki bütün ağaçlar ellerimizde yetişiyor" ifadelerini kullandı.