Yerel Haberler
Elazığ
10 Mart 2026 Salı - 12:00 Kızının atlı terapideki dönüşümü Türkiye’de ilke imza attırdı Elazığ’da engeli kızını Elazığ Hipodromu’nda atlı terapiye götüren Aydın Demirdağ, kızının yaşadığı dönüşümden ilham alarak Türkiye’de benzeri olmayan ileri dönüşüm odaklı duyu kampüsünü hayata geçirdi. Engelli kızı için Elazığ Hipodromu Atla Terapi Merkezine giden Proje Koordinatörü Aydın Demirdağ, kızının atla kurduğu ilk temasta belirgin biçimde rahatladığını gözlemleyince harekete geçti ve bu gözlemini bir projeye dönüştürdü. Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik ile iş birliği yapan aynı zamanda Elazığ OSB’de Proje Koordinatörü ve İnovasyon Merkezi Sorumlusu Demirdağ, yaklaşık bir ay önce saha çalışmalarına başladı. Türkiye’de bir ilk, dünyada ise benzeri bulunmayan bu projede hipodromunun atık malzemeleri ileri dönüşüm anlayışıyla işlenerek çocukların kullanımına yönelik yeni işlevler kazandırıldı. Kampüste işitme, dokunma, koku ve görme duyularını destekleyen panolar, her metrede değişen zemin dokusundan oluşan duyu gelişim yolu, atlı eyer istasyonu ve ergoterapi salıncakları yer alacak projenin bilimsel yürütücülüğünü Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ayfer Hatipoğlu üstlenirken, Elazığ Valiliği, İl Özel İdaresi ve Orman Bölge Müdürlüğü de projeye destek veriyor. Engelli ve özel bireylere ve ailelerine ücretsiz sunulacak kampüsün nisan ayında düzenlenecek açılış töreniyle hizmete girmesi planlanıyor. Dünyada ilk olacak projenin, kızının atlı terapi merkezine verdiği olumlu yanıtla başladığını ve engelli ailelere faydası olacağını kaydeden Aydın Demirdağ, "Bulunduğumuz yer Elazığ Hipodromu, atla terapi ve rehabilitasyon hizmeti veren bir lokasyon. 7 yaşında özel bir çocuğun babasıyım ve geçen haziran ayından beri bu merkezden hizmet almaktayız. İlk geldiğimiz gün kızımın stresi nedeniyle ayrılmak üzereydik ancak geri dönüp atla buluşmasını sağladık, o ilk temasta stresli ve gergin olan kızımın atla birlikte nasıl rahatladığını, hatta atın da eş zamanlı olarak esneyip bu enerjiyi aldığını net biçimde gözlemledim. Her hafta fizyoterapist eşliğinde düzenli olarak bu hizmeti aldık ve faydasını gördük. Özel çocuğu olan aileler için bu süreç maddi olarak gerçekten ağır bir yük. Bu süreçte bir yandan hizmeti alırken bir yandan da atla terapi merkezinin daha yeşil ve güzel bir lokasyona taşındığını fark ettik. Bunun üzerine müdürümüzle birlikte oturup çocukları atla buluşmadan önce kademeli biçimde hazırlayabileceğimiz bir duyu kampüsü park alanı oluşturma fikrini konuştuk. Kendi imkanlarımızla hipodromunun atık materyallerini işleyerek bu alanda kullanılabilecek malzemeleri belirledik ve projeyi ekolojik bir anlayışla büyüterek Elazığ modeli olarak tanımladığımız özgün bir formata taşıdık. Dünyada bu formatta bir örnek bulunmuyor ancak Avrupa’daki benzer uygulamaları inceleyip onlardan ilham aldık. Hedefimiz ise özel çocuğu olan ailelerin yaşam boyu hizmet alabileceği sürdürülebilir bir model kurmak oldu ve yaklaşık bir ay içinde saha çalışmalarına hızla başladık. Burada kullandığımız malzemeleri geri dönüşüm olarak değil ileri dönüşüm olarak tanımlıyoruz, yani malzemeyi ham maddesine indirgemek yerine çocukların kullanımına yönelik farklı bir işlev ve anlam kazandırılmış yeni bir materyale dönüştürüyoruz" dedi. "Bu proje Türkiye’de bir ilk ve dünyada da benzer bir örneği bulunmuyor" Hayata geçirdikleri bir çok proje ile hipodromlarda sadece nal sesinin değil, aynı zamanda umudun sesinin de yükseldiğini ifade eden Elazığ Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik, "Özel çocuklarımıza atla terapi hizmeti veriyoruz. Bu hizmeti alan ailelerimizden biri olan sevgili Aydın Demirdağ bize ulaştı ve çocuğunun terapi sürecinde duyusal terapiye yönelik ihtiyaçları olduğundan söz etti. Zaten bir proje üreticisi olan Aydın Bey bu konuda hemen harekete geçti ve ileri dönüşüm odaklı atla terapi ve duyu terapi kampüsü projesini birlikte başlattık. Bu projeyi geri dönüşümden ayıran şu, bir pet şişe geri dönüştürüldüğünde kimliğini yitirip ham maddeye dönüşür, oysa bizim projemizde o malzeme yeni bir kimlik ve yeni bir işlev kazanarak dönüştürülüyor. Bu yüzden buna ileri dönüşüm odaklı duyu terapi kampüsü diyoruz. Hipodromlarda nal seslerine alışkınız ancak bu projede hipodromdan artık nal sesi değil umudun sesi yükselecek. Projenin bilimsel ayağında en büyük paydaşımız Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ayfer Hatipoğlu oldu ve konunun bilimsel olarak yürütülmesini sağladı. Elazığ Valimize, İl Özel İdaresine, Orman Bölge Müdürlüğümüze ve tüm paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu proje Türkiye’de bir ilk ve dünyada da benzer bir örneği bulunmuyor. Türkiye’de böyle bir ilke imza atacak olmanın ve özel bireyler ile ailelerine ücretsiz hizmet sunabilmenin gururunu ve mutluluğunu taşıyorum" şeklinde konuştu. Projede gönüllü olarak çalışan ressam Yunus Gündem ise "İleri dönüşüm odaklı atla terapi ve duyu kampüsü çatısı altında özel çocuklarımıza yönelik hayata geçirilen bu proje kapsamında geri dönüşüm malzemelerinden elde edilen bariyer ve labirentleri ben ve arkadaşlarım gönüllü olarak fırçalarımızla renklendiriyoruz" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 11:59 Elazığ, Floor Curling gençler grup müsabakalarına ev sahipliği yaptı Elazığ ev sahipliğinde düzenlenen Floor Curling Gençler Grup Müsabakaları büyük bir heyecana sahne oldu. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen Floor Curling Gençler Grup Müsabakaları, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuların katılımıyla büyük bir heyecana sahne oldu. Organizasyonda 24 farklı ilden gelen sporcular Elazığ’da buluşarak hem rekabetin hem de dostluğun en güzel örneklerini sergiledi. Müsabakalara 24 ilden toplam 64 takım ve yaklaşık 250 sporcu katılım sağladı. Genç sporcuların centilmence mücadele ettiği karşılaşmalar, izleyenlere keyifli ve heyecan dolu anlar yaşattı. Sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyan organizasyon boyunca sporcular hem başarı için mücadele etti hem de farklı şehirlerden gelen akranlarıyla dostluk kurma fırsatı buldu. Müsabakalarda derece elde eden takımlar, Türkiye Şampiyonası’nda mücadele etmeye hak kazandı. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkilileri, organizasyonun başarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek müsabakalara katılan tüm sporcuları, antrenörleri, beden eğitimi öğretmenlerini ve okul idarecilerini tebrik etti. Yetkililer ayrıca Türkiye Şampiyonası’na katılacak takımlara başarılar dileyerek, sporun gençleri bir araya getiren ve dostluk bağlarını güçlendiren önemli bir değer olduğunu vurguladı.
Elazığ’da Fırat’tan Gelen Kültür Projesi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:24 Elazığ’da Fırat’tan Gelen Kültür Projesi Elazığ’da hayata geçirilen "Fırat’la Gelen Kültür Projesi" kapsamında düzenlenen etkinlikte Fırat havzasına özgü yöresel yemekler tanıtıldı. Etkinlikte öğrencilere hem kültürel mirası koruma bilinci kazandırıldı hem de sağlıklı beslenmenin önemi vurgulandı. Elazığ Baskilliler Derneği, Fırat’la Gelen Kültür Projesi kapsamında Fırat’ın Gastronomisi adlı özel bir etkinlik gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören programda, Fırat havzasına özgü geleneksel yemekler, tatlılar ve unutulmaya yüz tutmuş yöresel yiyecekler davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte lise öğrencilerine Elazığ mutfağının zenginliği tanıtıldı, çeşitli yöresel ürünler ikram edildi. Gençlerin kültürel mirası tanımaları, sahiplenmeleri ve geleceğe aktarmaları hedeflenirken, fast food ve zararlı beslenme alışkanlıklarının olumsuz etkileri konusunda bilgilendirme yapılarak sağlıklı beslenmenin önemi vurgulandı. Ayrıca, program kapsamında gastronomi uzmanları ve bölgede yaşayan ev hanımları, bölgenin yemek kültürünün Anadolu’daki yeri ve önemi üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Etkinliğe katılan öğrenciler ve ilçe protokolü, hem Elazığ mutfağının zengin çeşitliliğini tatma imkanı buldu hem de Fırat kültürünün tarihsel birikimi hakkında bilgi edindi. Baskilliler Derneği Başkanı Aygün Çam, "Fırat sadece bereketiyle değil, kültürü ve mutfağıyla da bir hazinedir. Biz de bu mirası gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yürütüyoruz. Fırat’ın Musikisi, Fırat’ın Arkeolojisi, Fırat’ın Yaban Hayatı ve Fırat’ın Mutfağı ile etkinliklerimiz devam edecek" dedi.
Elazığ ceza infaz kurumlarında Kızılay butik şubesi açıldı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:23 Elazığ ceza infaz kurumlarında Kızılay butik şubesi açıldı Elazığ Ceza İnfaz Kurumları’nda, Ceza ve Tevkifevleri ile Kızılay arasında geçen yıl imzalanan protokol çerçevesinde Kızılay Butik şubesi açıldı. Butik, hükümlü ve tutukluların ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Elazığ’da Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile Türk Kızılay Genel Merkezi arasında geçen yıl imzalanan protokol kapsamında, Elazığ Kampüs Ceza İnfaz Kurumları Kızılay Butik şubesi hizmete girdi. Açılışa, Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, Kızılay Genel Sekreteri Şükrü Can, Cumhuriyet Savcısı Mehmedemin Akkoç, Kızılay Elazığ İl Başkanı Rahman Kızılkaya ve Cezaevi müdürleri ile personel katıldı. Kurdele kesilerek hizmete açılan butik, hükümlü ve tutukluların ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin "Teşkilatımız, bakanlığımız olarak nerede ihtiyaç duysak Kızılay’ı yanımızda hissediyoruz. Koruma kurullarındaki desteğiyle, ceza infaz kurumlarımıza katkısıyla, bir yardım işi olduğunda, Elazığ Başsavcısı olarak Kızılay burada diyebiliyorum. Benzer bir mağazamız denetimli serbestlik şube müdürlüğümüzde de var. Orada da çok iyi, çok hayır işleri yapılıyor. Bunun dışında sadece mağaza, giyim ve kuşam benzeri ihtiyaçlarla sınırlı değil" dedi. Önemli bir hizmeti hayata geçirmenin mutluluğu içerisinde olduklarını ifade eden Türk Kızılayı Genel Sekreteri Şükrü Can, "Sevindiğim ve mutlu olduğum bir ortamdayım. Çünkü, insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Biz burada insana faydalı olmak için hep beraber bir araya geldik. Veren el ile alan el arasındaki hayır köprümüzün bugün bir durağını hizmete açmış oluyoruz. Butik mağazamızı hizmete açmış oluyoruz. Nicelikten ziyade niteliği önemsiyorum. Burada insanımızın ihtiyacı olan, onun ihtiyacını görecek bir eşya ile eğer onun yanında olabiliyorsak, onu yalnız bırakmıyorsak, insanlar, ortamlar gelip geçicidir ama biz her şeye rağmen devletinin şefkatini, merhametini, milletinin yardımseverliğini bütün vatandaşlarımıza göstermek zorundayız" şeklinde konuştu. Kızılay Elazığ İl Başkanı Rahman Kızılkaya ise "Türk Kızılayı, malumunuz olduğu üzere, tüm coğrafyada dezavantajlı gruplara, ihtiyaç sahiplerine, bugüne kadar el uzatmış, onların yanında olmuş, ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır. Yaralarını sarmaya çalışmış, devletimizin himayesinde değerli bağışçılarımızın yardımıyla tüm dezavantajlı gruplara, elinden geldiğince imkanlarını sunan, bu imkanlarını da her geçen gün bir adım daha öteye taşıma gayreti içerisinde olan bir yardım kuruluşudur. Bugün de butik mağazalarımızın, geçmişte üniversitelerine başlayan, daha sonra denetimli serbestlik müdürlüklerinde devam eden şubelerin kendi bünyesinde butik mağazası bulunan Türk Kızılayı’mız, geçen yıl Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından ve Türk Kızılay Genel Merkezi ile beraber imzalamış olduğu protokol kapsamında, bunu kapalı ceza evlerinde de hayata geçirerek, mahkumlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere hizmeti açacağı bir butik mağazadır" diye konuştu.
Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:44 Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı Elazığ’da çeşitli illerden 300 hekimin katılımı ile düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu’nda göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Türk Oftalmoloji Derneği’nce iki yılda bir düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde bugün başladı. Yurdun dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanı, 3 gün sürecek sempozyumda göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeleri masaya yatıracak. Sempozyum kapsamında 43 serbest bildiri sunulacak ve 6 panel gerçekleştirilecek. Özellikle gözün en karmaşık hastalıklarından biri olan üveit (uvea iltihabı) başta olmak üzere göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler tartışılacak. Toplumu göz sağlığı konusunda bilgilendirmek mottosuyla sempozyuma katıldıklarını belirten Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör, "Türk Oftalmoloji Derneği takvimli toplantılarından olan, 3-5 Ekim 2025 tarihinde Elazığ’da ilk defa düzenlenen yaz sempozyumunda meslektaşlarımızla birlikteyiz. 300’ü aşkın meslektaşımızın katılım gösterdiği bu toplantı gerçek bir bilimsel şölen. Özellikle üveit ve üveit ile ilişkili klinik durumlarda göz tartışılacak. Bununla ilgili bilgi alışverişi yapılacak ve geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılacak. Hepinizin bildiği gibi Türk Oftalmoloji Derneği’nin halkı göz sağlığı konusunda bilinçlendirmek ana amaçlarından biridir. Biz de bu konuda sürekli kendi platformlarımızda hem yayınlar hem de çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaların devamı konusunda da oldukça kararlıyız" dedi. Anlamlı bir sempozyuma start verdiklerini ifade eden Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Doç. Dr. Seyfettin Erdem ise, "Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi olarak ilk defa Elazığ’da 300 katılımcıyı bulan bir sayıyla bir sempozyum gerçekleştirmekteyiz. Sempozyumumuz, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. yıl sempozyumu olarak geçmektedir. Ülkemizin birçok yerinden bu konuda uzman hocalarımızın katılımıyla bu bilgi tüm uzman hekimlerimizle paylaşılmaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin her yerinden göz hekimleriyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz" Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Anabilim Dalı Başkanı ve Türk Oftalmoloji Derneği MYK Üyesi Prof. Dr. Tekin Yaşar ise, "Öncelikle Elazığ’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk Oftalmoloji Derneği’nin geleneksel 37. Yaz Sempozyumu iki yılda bir Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenmekte. 2016 yılında Elazığ’da yapılması planlanmıştı ama maalesef üzücü bir terör olayı yüzünden ertelendi ve daha sonraki yıl Erzurum’la birlikte ortak yapıldı. Ben de o dönem Diyarbakır Şube Başkanıydım. 8 yıl aradan sonra tekrar Elazığ’a gelmekten dolayı çok mutluyuz. Bu kadim kentte 300’e yakın Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz ve şehri de tanıma fırsatı bulacağız" diye konuştu.
Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:37 Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde düzenlenerek 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanını buluşturdu. Türk Oftalmoloji Derneği’nin iki yılda bir düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde gerçekleştirildi ve 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanını buluşturdu. Sempozyum kapsamında 43 serbest bildiri sunulacağı ve 6 panel gerçekleştirileceği öğrendik. Özellikle gözün en karmaşık hastalıklarından biri olan üveit (uvea iltihabı) başta olmak üzere, göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Toplumu göz sağlığı konusunda bilgilendirmek mottosuyla sempozyuma katıldıklarını dile getiren Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör, " Türk Oftalmoloji Derneği, takvimli toplantılarından olan 3-5 Ekim 2025 tarihinde, Elazığ’da ilk defa düzenlenen yaz sempozyumunda meslektaşlarımızla birlikteyiz. 300’ü aşkın meslektaşımızın katılım gösterdiği bu toplantıda, gerçek bir bilimsel şölen, özellikle üveit ve üveit ile ilişkili klinik durumlarda gözle ilgili tartışılacak. Bununla ilgili bilgi alışverişi yapılacak ve geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılacak. Hepinizin bildiği gibi, Türk Oftalmoloji Derneği özellikle toplumun göz sağlığıyla ilgili olarak halkı göz sağlığı konusunda bilinçlendirmek ana amaçlarından biridir. Biz de bu konuda sürekli kendi platformlarımızda hem yayınlar hem de çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaları devamı konusunda da oldukça kararlıyız" dedi. Anlamlı bir sempozyuma start verdiklerini ifade eden Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Doç. Dr. Seyfettin Erdem, " Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi olarak ilk defa Elazığ’da 300 katılımcıyı bulan bir sayıyla bir sempozyum gerçekleştirmekteyiz. Sempozyumumuz, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. yıl sempozyumu olarak geçmektedir. Ülkemizin birçok yerinden bu konuda uzman hocalarımızın katılımıyla bu bilgi tüm uzman hekimlerimizle paylaşılmaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz" Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Anabilimdalı Başkanı Türk Oftalmoloji Derneği MYK Üyesi Prof. Dr. Tekin Yaşar ise " Öncelikle Elazığ’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk Oftalmoloji Derneği’nin geleneksel 37. Yaz Sempozyumu iki yılda bir Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenmekte. 2016 yılında Elazığ’da yapılması planlanmıştı ama maalesef üzücü bir terör olayı yüzünden ertelendi ve daha sonraki yıl Erzurum’la birlikte ortak yapıldı. Ben de o dönem Diyarbakır Şube Başkanıydım. 8 yıl aradan sonra tekrar Elazığ’a gelmekten dolayı çok mutluyuz. Bu kadim kentte 300’e yakın Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz ve şehri de tanıma fırsatı bulacağız" diye konuştu. (RY-CK-
Kuduzdan dünyada her yıl 59 bin kişi yaşamını yitiriyor
03 Ekim 2025 Cuma - 09:55 Kuduzdan dünyada her yıl 59 bin kişi yaşamını yitiriyor Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şafak Özer Balin, kuduz hastalığından dünyada her yıl 59 bin kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, korunmanın tek yolunun hayvanların düzenli aşılanması olduğunu söyledi. Doç. Dr. Şafak Özer Balin, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesi’nde düzenlenen eğitimde kuduz hastalığı hakkında önemli bilgiler aktardı. Eğitime çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Doç. Dr. Balin, kuduzun insanlık tarihi kadar eski ve ölümcül bir viral enfeksiyon olduğunu belirterek, hastalığa dair ilk kayıtlara 4 bin yıl önce Babil dönemine ait yazıtlarda rastlandığını söyledi. Pasteur’ün 1885 yılında geliştirdiği aşıya kadar uzun yıllar etkili bir tedavi bulunmadığını hatırlattı. Dünya genelinde her yıl 59 bin kişinin kuduz nedeniyle yaşamını yitirdiğini ifade eden Doç. Dr. Balin, bu ölümlerin yüzde 40’ını 15 yaş altı çocukların oluşturduğunu kaydetti. Balin, Türkiye’de yılda yaklaşık 200 bin kuduz riskli temas bildirimi yapıldığını ve ortalama 1-2 vakanın görüldüğünü belirtti. Kuduzun özellikle köpek, tilki, kurt ve çakal gibi hayvanlardan bulaştığını dile getiren Balin, erken dönemde doğru uygulanan temas sonrası profilaksinin yüzde 100 etkili olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Balin, özellikle kuduz riski taşıyan temaslarda yara bakımı, aşı ve immünglobulin tedavisinin hayati önem taşıdığını vurguladı.