Yerel Haberler
Elazığ
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:30 Elazığ bir yılda aldığı yağışın daha fazlasını 5 ayda aldı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, "2025 yılında metrekareye 350 kilogram yağış düştü, 2026 yılında ise 5 aylık periyotta 420 kilogram yağış oldu. 2026 yılının 5 ayını değerlendirecek olursak, yağışlar mevsim normallerinin yüzde 35 üstünde gerçekleşirken, geçen yıla oranla ise yüzde 80 üzerinde gerçekleştiği kaydedilmiştir" dedi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, yılbaşından itibaren etkili olan yağışlar hakkında açıklamalarda bulundu. Yağışların geçen yıl metrekareye 350 kilogram yağış düştüğünü bu yıl ise ilk 5 ayda 420 kilogram yağış aldıklarını dile getiren Öztürk, rekor yağış beklendiğini söyledi. "Mevsim normallerinin yüzde 35, geçen yıla oranla yüzde 80 üzerinde yağış alındı" Yağışlar hakkında açıklamalarda bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, "Yaptığımız son değerlendirmelere göre, bölgenin genelinde havanın yağmurlu ve sağanak olarak geçmesi devam edecek. Cuma gününden itibaren yağışların bölgemizi terk etmesi beklenmektedir. Bununla birlikte sıcaklıkların da mevsim normallerinin üstüne çıkmasını bekliyoruz. 2026 yılının 5 ayını değerlendirecek olursak, yağışlar mevsim normallerinin yüzde 35 üstünde gerçekleşirken, geçen yıla oranla ise yüzde 80 üzerinde gerçekleştiği kaydedilmiştir" diye konuştu. "Rekor yağış beklenebilir" Öztürk, "2025 yılında metrekareye 350 kilogram yağış düştü, 2026 yılında ise 5 aylık periyotta 420 kilogram yağış oldu. Bunun normal ortalaması 241 kilogramken, biz 420 kilogram civarında bir yağış aldık. Şuanda gerçekleşen yağışlar mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiği için, geçen yıla ve mevsim normallerine göre üst seviyede yağışlarımız devam etmektedir. Bununla alakalı gerekli zamanlarda meteorolojik uyarılar yapmaktayız. Sel, su baskını, su taşkını, yıldırım ve dolu olayları gibi uyarılarımız devam etmektedir. 2023 yılında bir yıllık yağışımız 690 kilogram civarındaydı. 2026 yılında ise şuana kadar 420 kilogram oldu. 2023 yılında yaşanan yağış rakamını yakalayacağımızı düşünüyoruz. Rekor yağış beklenebilir" şeklinde konuştu. "Nisan ayında 60 iken 130 kilogram yağış aldık" 2026’nın ocak ayında mevsim normallerinin 38 kilogramken, 71 kilogram yağış düştüğünü aktaran Öztürk, "Şubat ayında 41 kilogram olan yağış 88 kilogram düştü. Mart ayında, 50 kilogramken 84 kilogram düştü. Nisan ayında 60 iken, 130 kilogram yağış aldık. Mayıs ayında ise 5 günlük periyotta 45 kilogram yağışımız oldu normalde de mevsim normalleri olarak 51 kilogram yağış alıyorduk. Şu anda herhangi bir kar ve zirai don beklentimiz yok" cümlelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:27 Hüznün sembolü olan bu laleyi koparana yarım milyon lira ceza Dünyada sadece Elazığ’ın Baskil ilçesinde yetişen ve nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ’Baskil Ters Lalesi’ni koparan veya biyolojik çeşitliliğe zarar verenlere 2026 yılı güncel verileriyle 487 bin 338 TL idari para cezası kesiliyor. Elazığ’ın Baskil ilçesine bağlı Kuluşağı köyü Selil Dağı ve 2 bin 17 rakımlı Haroğlu Dağı gibi çok kısıtlı alanlarda yetişen Baskil Ters Lalesi (Fritillaria Baskilensis), 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında koruma altında bulunuyor. Bilim dünyasına 1998 yılında kazandırılan ve dünyada sadece bu bölgede görülen Baskil Ters Lalesi, biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere yönelik en yüksek ceza diliminde yer alan bitkiler arasında bulunuyor. Biyolojik çeşitliliği tahrip etmek ve bu nadir türü doğal ortamından koparmak suçundan uygulanan ceza miktarı, her yıl yeniden değerleme oranlarına göre güncellenerek uygulanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili tebliğleri uyarınca, dünyada sadece bu bölgeye has olan çiçek soğanlarının doğadan toplanması ve ihraç edilmesi yasaklandı. Bu yıl mevsimsel şartlar nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli olarak çiçek açan Baskil Ters Lalesi, ilçenin en önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda hüznün sembolü olarak da bilinen ve baharın da habercisi olan bu endemik tür, bölgeye düzenlenen bir doğa yürüyüşü sırasında Aygün Çam tarafından kayıt altına alındı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:22 Elazığ bir yılda aldığı yağışın daha fazlasını 5 ayda aldı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, "2025 yılında metrekareye 350 kilogram yağış düştü, 2026 yılında ise 5 aylık periyotta 420 kilogram yağış oldu. 2026 yılının 5 ayını değerlendirecek olursak, yağışlar mevsim normallerinin yüzde 35 üstünde gerçekleşirken, geçen yıla oranla ise yüzde 80 üzerinde gerçekleştiği kaydedilmiştir" dedi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, yılbaşından itibaren etkili olan yağışlar hakkında açıklamalarda bulundu. Yağışların geçen yıl metrekareye 350 kilogram yağış düştüğünü bu yıl ise ilk 5 ayda 420 kilogram yağış aldıklarını dile getiren Öztürk, rekor yağış beklendiğini söyledi. "Mevsim normallerinin yüzde 35, geçen yıla oranla yüzde 80 üzerinde yağış alındı" Yağışlar hakkında açıklamalarda bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, "Yaptığımız son değerlendirmelere göre, bölgenin genelinde havanın yağmurlu ve sağanak olarak geçmesi devam edecek. Cuma gününden itibaren yağışların bölgemizi terk etmesi beklenmektedir. Bununla birlikte sıcaklıkların da mevsim normallerinin üstüne çıkmasını bekliyoruz. 2026 yılının 5 ayını değerlendirecek olursak, yağışlar mevsim normallerinin yüzde 35 üstünde gerçekleşirken, geçen yıla oranla ise yüzde 80 üzerinde gerçekleştiği kaydedilmiştir" diye konuştu. "Rekor yağış beklenebilir" Öztürk, "2025 yılında metrekareye 350 kilogram yağış düştü, 2026 yılında ise 5 aylık periyotta 420 kilogram yağış oldu. Bunun normal ortalaması 241 kilogramken, biz 420 kilogram civarında bir yağış aldık. Şuanda gerçekleşen yağışlar mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiği için, geçen yıla ve mevsim normallerine göre üst seviyede yağışlarımız devam etmektedir. Bununla alakalı gerekli zamanlarda meteorolojik uyarılar yapmaktayız. Sel, su baskını, su taşkını, yıldırım ve dolu olayları gibi uyarılarımız devam etmektedir. 2023 yılında bir yıllık yağışımız 690 kilogram civarındaydı. 2026 yılında ise şuana kadar 420 kilogram oldu. 2023 yılında yaşanan yağış rakamını yakalayacağımızı düşünüyoruz. Rekor yağış beklenebilir" şeklinde konuştu. "Nisan ayında 60 iken 130 kilogram yağış aldık" 2026’nın ocak ayında mevsim normallerinin 38 kilogramken, 71 kilogram yağış düştüğünü aktaran Öztürk, "Şubat ayında 41 kilogram olan yağış 88 kilogram düştü. Mart ayında, 50 kilogramken 84 kilogram düştü. Nisan ayında 60 iken, 130 kilogram yağış aldık. Mayıs ayında ise 5 günlük periyotta 45 kilogram yağışımız oldu normalde de mevsim normalleri olarak 51 kilogram yağış alıyorduk. Şuan da herhangi bir kar ve zirai don beklentimiz yok" cümlelerini kullandı.
Elazığ’da Balakgazi Caddesi yenilendi
06 Ekim 2025 Pazartesi - 16:00 Elazığ’da Balakgazi Caddesi yenilendi Şehir içi ulaşımda güvenli ve konforlu bir trafik akışı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren Elazığ Belediyesi, Balakgazi Caddesi’nde başlattığı asfalt yenileme çalışmalarını planlanandan önce tamamladı. Elazığ Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, şehir genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla kapsamlı asfalt yenileme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Şehir genelinde başlatılan asfalt seferberliği kapsamında, ana arterlerden ara sokaklara kadar birçok noktada yol konforu ve güvenliği artırılıyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları doğrultusunda şehrin ana arterlerinden Balakgazi Caddesi, ekiplerin yoğun ve özverili çalışmalarıyla yenilendi. Balakgazi Caddesi’nde iki etaplı bir asfalt yenileme süreci yürütüldü. İlk etapta İcadiye Şehitliği ile İnönü Caddesi (Hastane Caddesi) arasındaki kesim, ikinci etapta ise Yeni Cami ile Hürriyet Caddesi arasındaki bölümde asfalt yenileme çalışması gerçekleştirildi. Cumartesi günü başlatılan ve planlama doğrultusunda çarşamba günü tamamlanması öngörülen çalışmalar, yoğun bir tempoyla ilerletilerek pazar günü itibariyle tamamlandı. Çalışmaların tamamlanmasıyla Balakgazi Caddesi, pazar günü saat 22.00 itibariyle araç trafiğine açıldı. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, şehir genelinde trafiği rahatlatmak ve ulaşım konforunu artırmak amacıyla çalışmaların kararlılıkla devam edeceği belirtildi.
Genel Cerrahi Uzmanı Feridun Baysal: "Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:16 Genel Cerrahi Uzmanı Feridun Baysal: "Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır" Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Birinci sıraya akciğer kanseri ikinci sıraya ise meme kanseri gelir. Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır. Bu nedenle oldukça önemlidir" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Feridun Baysal, meme kanseri hakkında değerlendirmelerde bulunarak her 8 kadından birinin meme kanserine yakalandığını ifade etti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Birinci sıraya akciğer kanseri ikinci sıraya ise meme kanseri gelir. Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır. Bu nedenle oldukça önemlidir. Meme kanserine yakalanmamak için hastaların takip edilmesi gerekiyor. Takipte de ailenizde meme kanseri yoksa 40-50 yaş aralığında iki yılda bir mamografi ve meme ultrasonunu birlikte öneriyoruz. 50 yaşından sonra ise yılda bir defa meme ultrasonunu öneriyoruz. 50 yaşından sonra adet görülen dönemlerde adetin birinci gününden itibaren sayılacak 12-14 günleri arasından mamografi çekilmesi çekim açısından daha değerlidir. Ondan dolayı da bu tarihler arasında öneriyoruz. Mamografi ile meme ultrasonunu birbirini tamamlayan iki tektik olarak görüyoruz. Meme MR’ını gereken hastalarda biz kendimiz istiyoruz. Çünkü biyopsi endikasyonunu arttıran bir tetkiktir. Rutin taramada meme MR’ı kullanmıyoruz. Rutin taramalarda meme ultrasonunu da tek başına önermiyoruz. 40 yaşından sonra mamografiyle birlikte öneriyoruz. Kadınların banyoda kendilerini sabunluyken muayene etmeleri çok önemli. Memelerini saat yönünde muayene ederlerse görebilecekleri ve hissedecekleri bir kitlede hemen doktora başvurmalarını öneriyoruz. Meme baş akıntıları bizler için önemli. Kendi kendine gelen akıntılar bizim için çok değerli. Kadınların memelerinin uçlarını asla sıkmamalarını istiyoruz. Kendi kendine gelen akıntılardan da kanlı akıntılar değerlidir buna dikkat etmek lazım. Kanlı akıntılarda hemen doktora başvurmalarını öneriyoruz. Beyaz akıntılarda da bir hormon bozukluğu olabilir" diye konuştu. "Gen mutasyonu bulunan erkeklerde meme kanserini sık görürüz" Meme kanserinin kadınlarda sık görüldüğünü fakat erkeklerde de olduğunu belirten Opr. Dr. Baysal, "Özellikle gen mutasyonu bulunan erkeklerde meme kanserini sık görürüz. Kadınlara göre yüzde 1 oranında daha düşüktür ama erkek meme kanseri hastalarımız da var. Bunlara dikkat etmek lazım. Erken adet görmeye başlayıp geç menopoza girmek meme kanseri riskini arttırır. Bunların yanında sigara içmek, şeker hastası olmak da meme kanseri riskini arttırır. Ailenizde meme kanseri varsa over, tiroit, kolon ve pankreas kanserlerine de uyanık olmak lazım. Bunlar BRCA 1 BRCA 2 mutasyonları risk açısından değerlendirilmelidirler. Özellikle erken yaşlarda kansere yakalanmış bir birey varsa çok uyanık olmak lazım. Geçmişte kullanılan doğum kontrol haplarının halk arasında meme kanseri riskini arttırdığı söyleniyor ama öyle bir durum yok. Gece yatarken sütyen takanlarda lenfatik dolaşımlar engellendiği için meme kanseri riski artıyor. Koltuk altına deodorant ve roll-on kullanılması özellikle de alüminyum içeren deodorant ve roll -onlar meme kanseri riskini arttırabilir." "Bu konuda hassas olmakta fayda var" Meme kanseri teşhisisin biyopsi ile konduğunu aktaran Baysal, "Biyopsiden korkmamak lazım. Eğer memenizde bir kitle tespit edildiyse bu kitlenin takibinin yapılması lazım. Kitle büyüyorsa veya meme kanseri riski içeren görünümler görüyorsa mutlaka biyopsi almak lazım. Biyopsiler, doku biyopsisi şeklinde olmalıdır. İğne biyopsisi şeklinde değil. Tanı konulduktan sonra ameliyat öncesi kemoterapi veya bazı ilaçlar var o ilaçların verilmesi. Ameliyat sonrası da radyoterapi veya kemoterapi gibi teknik ve tedavilerle meme kanseri sorunu çözülecektir. Bu konuda hassas olmakta fayda var" ifadelerini kullandı.
Genel Cerrahi Uzmanı Baysal: "Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:12 Genel Cerrahi Uzmanı Baysal: "Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır" Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Birinci sırayı akciğer kanseri ikinci sırayı ise meme kanseri gelir. Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır. Bu nedenle oldukça önemlidir" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Feridun Baysal, meme kanseri hakkında değerlendirmelerde bulunarak her 8 kadından birinin meme kanserine yakalandığını ifade etti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Birinci sırayı akciğer kanseri ikinci sırayı ise meme kanseri gelir. Her 8 kadından biri, hayatının bir safhasında meme kanserine yakalanır. Bu nedenle oldukça önemlidir. Meme kanserine yakalanmamak için hastaların takip edilmesi gerekiyor. Takipte de ailenizde meme kanseri yoksa 40-50 yaş aralığında iki yılda bir mamografi ve meme ultrasonunu birlikte öneriyoruz. 50 yaşından sonra ise yılda bir defa meme ultrasonunu öneriyoruz. 50 yaşından sonra adet görülen dönemlerde adetin birinci gününden itibaren sayılacak 12-14 günleri arasından mamografi çekilmesi çekim açısından daha değerlidir. Ondan dolayı da bu tarihler arasında öneriyoruz. Mamografi ile meme ultrasonunu birbirini tamamlayan iki tektik olarak görüyoruz. Meme MR’ını gereken hastalarda biz kendimiz istiyoruz. Çünkü biyopsi endikasyonunu arttıran bir tetkiktir. Rutin taramada meme MR’ı kullanmıyoruz. Rutin taramalarda meme ultrasonunu da tek başına önermiyoruz. 40 yaşından sonra mamografiyle birlikte öneriyoruz. Kadınların banyoda kendilerini sabunluyken muayene etmeleri çok önemli. Memelerini saat yönünde muayene ederlerse görebilecekleri ve hissedecekleri bir kitlede hemen doktora başvurmalarını öneriyoruz. Meme baş akıntıları bizler için önemli. Kendi kendine gelen akıntılar bizim için çok değerli. Kadınların memelerinin uçlarını asla sıkmamalarını istiyoruz. Kendi kendine gelen akıntılardan da kanlı akıntılar değerlidir buna dikkat etmek lazım. Kanlı akıntılarda hemen doktora başvurmalarını öneriyoruz. Beyaz akıntılarda da bir hormon bozukluğu olabilir" diye konuştu. "Gen mutasyonu bulunan erkeklerde meme kanserini sık görürüz" Meme kanserinin kadınlarda sık görüldüğünü fakat erkeklerde de olduğunu belirten Opr. Dr. Baysal, "Özellikle gen mutasyonu bulunan erkeklerde meme kanserini sık görürüz. Kadınlara göre yüzde 1 oranında daha düşüktür ama erkek meme kanseri hastalarımız da var. Bunlara dikkat etmek lazım. Erken adet görmeye başlayıp geç menopoza girmek meme kanserini arttırır. Bunların yanında sigara içmek, şeker hastası olmak da meme kanserini arttırır. Ailenizde meme kanseri varsa over, tiroit, kolon ve pankreas kanserlerine de uyanık olmak lazım. Bunlar BRCA 1 BRCA 2 mutasyonları risk açısından değerlendirilmelidirler. Özellikle erken yaşlarda kansere yakalanmış bir birey varsa çok uyanık olmak lazım. Geçmişte kullanılan doğum kontrol haplarının halk arasında meme kanseri riskini arttırdığı söyleniyor ama öyle bir durum yok. Gece yatarken sutyen takanlarda lenfatik dolaşımlar engellendiği için meme kanseri riski artıyor. Koltuk altına deodorant ve roll-on kullanılması özellikle de alüminyum içeren deodorant ve roll -onlar meme kanseri riskini arttırabilir" "Bu konuda hassas olmakta fayda var" Meme kanseri teşhisisin biyopsi ile konduğunu aktaran Baysal, "Biyopsiden korkmamak lazım. Eğer memenizde bir kitle tespit edildiyse bu kitlenin takibinin yapılması lazım. Kitle büyüyorsa veya meme kanseri riski içeren görünümler görüyorsa mutlaka biyopsi almak lazım. Biyopsiler, doku biyopsisi şeklinde olmalıdır. İğne biyopsisi şeklinde değil. Tanı konulduktan sonra ameliyat öncesi kemoterapi veya bazı ilaçlar var o ilaçların verilmesi. Ameliyat sonrası da radyoterapi veya kemoterapi gibi teknik ve tedavilerle meme kanseri sorunu çözülecektir. Bu konuda hassas olmakta fayda var" ifadelerini kullandı.