Yerel Haberler
Elazığ
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:30 Türkiye’nin dört bir yanından 120 kadın muhtar Elazığ’da buluştu Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayının 5’incisi 120 kadın muhtarın katılımıyla Elazığ ev sahipliğinde yapılıyor. Elazığ, Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayının 5’incisine ev sahipliği yaptı. Bu çerçevede 120 kadın muhtar Elazığ’da bir araya geldi. 3 gün sürecek olan organizasyonda, muhtarlık kurumunun geleceği ve yerel yönetimlerdeki rolünün masaya yatırılacağı bildirdi. Çalıştayın açılışında konuşan ve muhtarlık kurumunun devletin yereldeki en önemli temsilcisi olduğunu vurgulayan Elazığ Vali Yardımcısı Ömer Özbay, "Muhtarlık kurumu gerçekten mülki idare anlamında, mülki idarenin yardımcısı konumundadır. Sizler halkla aramızdaki köprü konumundasınız, çok değerli bir hizmet yürütüyorsunuz. Kadın muhtarlarımızın sayısının artması gerçekten bizleri de memnun ediyor, mutlu ediyor. Çalıştayımızın ülkemiz ve muhtarlık kurumu adına faydalı olmasını, hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın muhtarları Elazığ’da ağırlamaktan onur duyduklarını belirten Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Sabuncu, "Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan kadın muhtarlarımızı, ilimizin en güzel, en kadirşinas, en misafirperver şehirlerinden biri olan aziz şehrimizde, Elazığ’ımızda ağırlamaktan duyduğumuz mutluluğu ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet yapımızın demokrasisinde, yerel yönetimlerin mahalli idareler kısmında sahaya en yakın alanda seçilerek gelen kadın muhtarlarımızla burada, bu çalıştayda bir arada olacağız. Ben, özellikle en küçük aileden tüm camiaya kadar kadınlarımızın omuz vererek sayılarını her geçen gün daha da artırdıklarını görmekten memnuniyetimi bildirmek istiyorum" şeklinde konuştu. Çalıştaydan elde edilecek sonuçların kurumsal bir dönüşüm için kullanılacağını ifade eden Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu ise, "Bugün burada ’Muhtarın Yanında, Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayımızın 5’incisini yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu çalıştay kıymetli ve çok önemli bir çalıştay olacak. Buradan aldığımız verilerle zaman içerisinde hepsinin raporlanması yapılacak ve cumhurbaşkanımıza, kadın muhtarlarının ya da muhtarlık kurumunun daha iyi, elverişli, kaliteli, yerelden yönetime güç katan bir yapıya kavuşması ve yeniden yapılanması için taleplerimizin iletilmesine siz kadın muhtarlarımız katkı ve desteklerde bulunacaksınız. Emeği geçen herkese ve ev sahipliği için Elazığlı kadın muhtarlarıma çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Müzeler, Elazığ’ın tarihine ışık tuttu
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:20 Müzeler, Elazığ’ın tarihine ışık tuttu Elazığ’da bulunan müzeler, yaz aylarında binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak şehrin tarihine ve kimliğine ışık tuttu. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın "Müzeler Şehri Elazığ" vizyonuyla hayata geçirdiği Harput Musiki Müzesi, Basın Müzesi, Hoca Hasan Hamam Müzesi ve Kent Müzesi, yaz sezonunda hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle Elazığ’ın kültürel hayatına değer kazandırdı. Kentin tarihi ve kültürel değerlerini gün yüzüne çıkaran müzeler, ziyaretçilerine sadece bilgi sunmakla kalmazken geçmişle bağ kurma ve Elazığ’ın kadim kültürünü yakından tanıma imkanı sunuyor. Ziyaretçilerin yoğun ilgi göstermeye devam ettiği müzeler, yaz aylarında şehrin turizm potansiyelini de güçlendirerek hareketliliği de artırdı. Medeniyetler merkezi Harput’un köklü musikisini günümüze taşıyan Harput Musiki Müzesi, Harput Konağı’nda kapılarını müzikseverlere açarak adeta misafirlerini geçmişe bir kültür yolculuğuna çıkartıyor. Müze, Elazığ’ın musikisini her yaştan vatandaşa tanıtırken, gelecek nesillere aktarılmasını hedefliyor. Yıl içerisinde Harput Musiki Müzesi’nde gerçekleştirilen Kürsübaşı konserleri de Harput musikisinin ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Harput’un tarihi dokusunu yaşatan Sağir Müftü Konağı, "Müzeler Şehri Elazığ" projesi kapsamında Basın Müzesi olarak yeniden şehre kazandırıldı. Elazığ’ın basın belleğine katkı sunan müze, geçmişten günümüze uzanan basın tarihinin hafızasını saklı tutuyor. Mehmet Topal Basın Müzesi’nde baskı kalıplarından matbaaya, haberleşme araçlarından gazete ve dergilere kadar birçok basın ve yayın materyali sergilenirken, şehrin basın tarihini merak eden ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Yüzyıllar boyunca Harput’un simgelerinden biri olan Hoca Hasan Hamamı, Elazığ Belediyesi’nin restorasyon çalışmalarıyla yeniden şehre kazandırılarak müze olarak hizmet vermeye devam ediyor. Tarihi dokusunu koruyarak geleceğe taşınan yapı hamam geleneğinin izlerini taşırken, bal mumu heykeller, dönemin hamam malzemeleri, kazılar sonucu ortaya çıkan kurna ve bazı malzemeler müzede sergileniyor. Osmanlı’nın eşsiz sanatsal mimarisinin yansıtıldığı müze konuklarını tarihte yolculuğa çıkartırken, yaz döneminde düzenlenen Kürsübaşı konserleri de vatandaşların keyifli akşamlar yaşamasını sağlıyor. Bir asırdan fazla bir geçmişe sahip olan ve son olarak Elazığ Valiliği hizmet binası olarak kullanılan tescilli tarihi yapı, başlatılan restorasyon çalışmaları ile Kent Müzesi olarak düzenlendi. Kent hafızasını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla faaliyete başlayan iki katlı tarihi yapı, şehrin kültürel mirasını bütün yönleriyle yansıtan bir kültür ve turizm yapısına dönüştü, Yapının zemin katında yer alan tematik galeride, Harput’un binlerce yıllık tarih yolculuğu kronolojik bir anlatımla sunulurken, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte ilin eğitim serüveni, kent belleği ve Atatürk’ün şehre dair izleri özel bölümlerle ziyaretçilere aktarılıyor. Üst katta ise kente özgü dokuma gelenekleri, mutfak kültürü, müzik mirası, geleneksel giyim tarzları, el sanatları, sağlık ve eczacılık tarihi, sarraflık, kalaycılık, madencilik, endemik bitki çeşitliliği ve kök boyama gibi pek çok değer, özgün minyatürler ve detaylı modellemelerle yaşatılıyor. Şehir merkezinde yer alan Kent Müzesi de sanatseverler tarafından yaz döneminde yoğun ilgi gören turizm noktalarından biri oldu.
Elazığlı genç mühendis, halı üzerine portre çizimleriyle dünyaya açıldı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:32 Elazığlı genç mühendis, halı üzerine portre çizimleriyle dünyaya açıldı Elazığlı mühendis Gizem Aytaç, pandemiyle başladığı halı üzerine portre çalışmalarıyla uluslararası ilgi gördü. Eserleri Hollanda, Almanya ve Arabistan’a ulaşan Aytaç, son olarak Sultan II. Abdülhamid Han’ın portresini tamamladı. Elazığ’da yaşayan bilgisayar mühendisi Gizem Aytaç, pandemi döneminde yeniden başladığı resim tutkusunu halı üzerine yaptığı portrelerle uluslararası boyuta taşıdı. Çocukluk yıllarında resme ilgi duyan Aytaç, eğitim ve iş hayatı nedeniyle uzun süre ara verdiği çizimlere 2020’de pandemi sürecinde tekrar başladı. İlk etapta A4 kağıt üzerine kömür kalemle çizimler yapan Aytaç, kısa sürede kendini geliştirerek farklı teknikler denemeye yöneldi. Halı üzerine yaptığı ilk portre çalışmasının sosyal medyada milyonlara ulaşmasının ardından yoğun ilgi gören Aytaç, yurt içi ve yurt dışından siparişler almaya başladı. "Halı üzerine portre çizerken bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmemiştim. Hollanda, Almanya, Arabistan gibi ülkelerden siparişler aldım. Birçok insanın kalbine dokunabilmek benim için onur verici" diyen Aytaç, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Genç sanatçı, son olarak Sultan II. Abdülhamid Han’ın portresini 6 günde tamamladı. Eseri Osmanlı hanedanı mensubu Orhan Osmanoğlu’na takdim eden Aytaç, pandemi döneminde başlayan sanat yolculuğunun bugün Elazığ’dan dünyaya açılmasının gururunu yaşadığını kaydetti. "Hiç eğitim almadan kendimi geliştirdim" Kağıt üzerine kömür çizimler yaparak serüvenin başladığını ifade eden Aytaç, "Çizime karşı küçüklükten beri hep bir merakım vardı. Çizim yapmayı çok severdim. Ancak yoğun ders temposu ve mesleğe geçişle birlikte pek fazla çizim yapamadım, uzak kaldım. 2020 pandemi dönemiyle birlikte tekrardan çizim yapmaya başladım ama profesyonel çizimler değildi. Elime aldığım A4 kağıt ve 2B kalemle çizim yapmaya başladım. İlk sürecim böyle başladı, tıpkı küçüklüğümde olduğu gibi. Pandemi döneminde işlerin daha esnek olduğu bir dönemde daha rahat resim yaptığımı söyleyebilirim. Resim yapmaya başladıkça farklı, bambaşka dünyaların içerisine girdiğimi hissettim. Bu dünyada kendimi buluyordum. Resim yaptıkça yavaş yavaş da kendimi bulmaya başladım. Çok güzeldi ve bir baktım ki artık resim çizmeden yapamıyorum. Benim de yolculuğum burada başladı. İlk olarak kağıt üzerine kömür çizimleriyle başladım. Gittikçe, hiç eğitim almadan, kendimi geliştirdim. Kendimi geliştirdikçe bu sanat alanında daha bir özgüven kazandım. Farklı şeyler denemeye yöneldim" dedi. "Halı üzerine portre çizimler milyonlara ulaştı" Bir halı ekibinin isteği üzerine, halı üzerine portre çizmeye başladığını anımsatan Aytaç, "Bu portre çizimi milyonlara ulaştı. Bu beni çok mutlu etti. Çok güzel, olumlu tepkiler aldım. Sonrasında halı üzerine yaptığımı bu portreler, beni daha da sanata dair teşvik edici adımlar atmama vesile oldu. Daha fazla yapmaya başladım, daha fazla insana ulaştım. Bu şekilde yol alarak ilerledim. Hala daha çok beğenilerek takip ediliyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. Halı üzerine portre yapmaya başladığım zaman bu kadar çok beğeni alacağını düşünmüyordum. Evet farklı bir çalışma. Ancak dünyada bunun örnekleri mevcut. Bunu yaptıktan sonra birçok insandan talep geldi" şeklinde konuştu. "Abdülhamid Han’ın portresini çizmem tam 6 günü sürdü" Avrupa ve Arabistan’dan sipariş aldığını belirten Aytaç, "İnsanlar, Hollanda’dan, Almanya’dan hatta Arabistan’dan bile bana halı üzerine portre taleplerinde bulundu. Bu benim için çok mutlu edici bir durumdu. Daha öncesinden de yurt dışına satış yapıyordum ancak kağıt üzerine kömür. Halı olunca daha güzel, kendi özgün çizimlerimi de katarak bu şekilde siparişler oluşturup yurt dışına insanlara ulaştırmaya başladım. Bu benim için çok mutlu edici, sanata dair çok çok teşvik edici, özgün bir olay oldu. Abdülhamid Han’ın portresini çizmem tam 6 günü sürdü. Ancak bu 6 gün çok kolay bir şekilde hemen portreyi oluşturamadım. Çünkü yaparken biraz zorlandım. Bu da çok güzel, heyecan verici bir zorluk oldu benim için. 5-6 gün içerisinde oluşturdum. Bunu oluşturduktan sonra Orhan Osmanoğlu’na takdim ettim. Kendisi bu eseri çok beğendi ve almak istedi. Kendisine eseri göndereceğim" diye konuştu.