Yerel Haberler
Elazığ
Operasyon düzenlenen hastanede yoğun bakımdaki hastaların cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı 19 Mayıs 2026 Salı - 13:11:14 Elazığ’da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital’da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.’de dün akşam saatlerinde Kırıkkale’de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Elazığ Medikal Hospital’ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü. "Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00’da buradan çıkacağım. Sabah 5’te uyandım. Diyor ki ‘Hayır gideceksin’ Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.
İl Milli Eğitim Müdürü koltuğuna oturan Elif’in ilk icraatı okul servislerinin güvenliği oldu
23 Nisan 2025 Çarşamba - 11:55 İl Milli Eğitim Müdürü koltuğuna oturan Elif’in ilk icraatı okul servislerinin güvenliği oldu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 7. sınıf öğrencisi Elif Şerife Özdoğan temsili olarak Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yiğit’in koltuğuna oturdu. Geçtiğimiz aylarda bir okul önünde yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden arkadaşını anan Özdoğan’ın ilk icraatı ise okul servislerinin daha güvenli bir şekilde öğrencileri alması için çalışma başlatmak oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde çocuklar protokol makamlarına oturmaya devam ediyor. Bu çerçevede Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna Cumhuriyet Ortaokulu’ndan 7. sınıf öğrencisi Elif Şerife Özdoğan oturdu. Geçtiğimiz aylarda bir okul önünde yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden arkadaşını anan Özdoğan’ın ilk icraatı ise okul servislerinin daha güvenli bir şekilde öğrencileri alması için çalışma başlatmak oldu. Yapmak istedikleri icraatlardan bahseden Elif Şerife Özdoğan, "Eğitim öğretim olarak Elazığ liselere geçiş sınavında başarılı iller arasında. Her sene daha güzel başarılara imza atıyor atmaya da devam edeceğiz. Biliyorsunuz ki eğitim ve öğretim kurumlarımıza bir yenisi daha eklendi. Çaydaçıra 100. Yıl Ortaokulu, bu sene bu okulumuzda bizleri çok üzen üzücü bir kaza meydana geldi ve bir öğrencimizi kaybettik. Bunu üzülerek dile getiriyorum. Bu olay ilk değil, sonuncu da olmayacak. Sonuncu olması için elimizden gelenleri yapmaya çalışıyoruz. Okullarımız da öğrencilerin okula geliş ve dönüşlerine dikkat etmeye çalışıyoruz. Servislerin güvenli yerlerde öğrencileri alıp bindirmesine dikkat ediyoruz. İlk olarak Cumhuriyet Ortaokulu’nun bulunduğu konum itibariyle servislerin öğrenci alıp bindireceği yerin güvenli olmadığından dolayı, okulumuzun sorununu çözmeye çalışacağız. Buraya öğrencilerin giriş ve çıkışlarında servislerini güvenle bekleyeceği bir yer temin edeceğiz. Bunun için güvenli çalışmalara hemen başlayalım. Yapmak istediğim ikinci bir icraat ise, okullarımızı öğrencilerimizin eğlenerek öğrendiği kurumlar haline dönüştürmek istiyorum. Özellikle sosyal etkinlikler için okullarda daha fazla alan oluşturmak istiyorum" dedi.
Elazığ’da öğrencilere deprem bilinci tiyatro ile aşılandı
23 Nisan 2025 Çarşamba - 11:17 Elazığ’da öğrencilere deprem bilinci tiyatro ile aşılandı Elazığ’da deprem farkındalığının yanı sıra dayanıklı, güvenli ve güçlü yapılaşma bilincinin oluşması için ilkokulda düzenlenen tiyatro gösterisi büyük beğeni topladı. Çimentaş Elazığ Çimento Fabrikası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı anlamlı ve unutulmaz bir etkinlikle kutladı. Etkinlik, bölgedeki 8 okul ve fabrika çalışanlarının çocuklarından oluşan yaklaşık bin 500 çocuğun katılımıyla gerçekleşti. Etkinlikte çocuklar oyunu izlerken hem eğlendi hem de depremde neler yapmaları gerektiğini öğrendi. Çimentaş olarak bölgede bilinçlenme, eğitim ve milli bayramlar konusunda sosyal sorumluluk çalışmalarına devam edeceklerini belirten Çimentaş Elazığ Çimento Fabrikası Müdürü Mete Koçak, dünyada bir örneği daha olmayan Ulu Önder Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu bayramda çocukların hem eğlenmelerine katkı sağlamak hem de ülkenin bir gerçeği olan deprem bilincini anlatmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Tiyatro hakkında bilgi veren yazar ve oyuncu Enes Bingöl, "Çocukların enerjisi ile oyun iki kere oluyor. Temel amacımız çocukları depreme karşı bilinçlendirmektir. Deprem çantasında neler olmalı, deprem anında neler yapmalıyız. Oyunumuzun içerisine ufak bir tatbikat yerleştirerek, deprem anında neler yapmaları gerektiğini anlatıyoruz. Çocukları bir taraftan eğlendiriyor, sahneye alıyor, dans ettiriyoruz, bir yandan da tatbikat ile çök-kapan-tutun hareketi ile prova yaptırıyoruz. Yaşam üçgenini öğretiyoruz. Hem eğleniyoruz hem de öğreniyoruz" dedi. Çimentaş Sendika Temsilcisi Necati Özer, "Biz Elazığ Çimentaş Çimento Fabrikası olarak çocuklara okullarda deprem bilincini aşılamaya çalışıyoruz. Elazığ deprem bölgesi. Gençliğimize deprem bilincini öğretmemiz gerekiyor. Bununla ilgili bir etkinlik düzenledik" diye konuştu. Öğrencilerden Yiğit Bulsu ise, "Burada çok güzel bir tiyatro izledim. Depremle ilgili neler yapacağımı ve ilk yardım çantasında neler olması gerektiğini öğrendim. Çok güzel bir etkinlik oldu. Deprem anında çök-kapan-tutun hareketlerini yapacağız. Sonra da panik yapmadan dışarı çıkacağız" şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Sibel Özcan: ’’Kronik ağrı çözümsüz değildir’’
22 Nisan 2025 Salı - 17:04 Doç. Dr. Sibel Özcan: ’’Kronik ağrı çözümsüz değildir’’ Fırat Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Özcan, kronik ağrılar hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, akut ağrının vücudumuzun doku hasarına verdiği doğal bir tepki, bir alarm hali olduğunu, kronik ağrının ise 3 aydan uzun süren ve hastanın günlük yaşamını, iş performansını etkileyerek hayat kalitesini düşüren bir sendrom olduğunu, ağrının şiddetinin ve tipinin değişkenlik gösterebileceğini ve yanma, uyuşma, basınç hissinin eşlik edebileceğini ifade etti. Doç. Dr. Özcan, kronik ağrının vücudun her yerinde görülebileceğini, sıklığı ve süresinin değişebileceğini, hem fiziksel hem psikolojik olarak bedeni etkileyip, günlük hayatı zorlaştırabileceğini, hareket kabiliyeti, esneklik, güç ve dayanıklılığın azalabileceğini, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olacağını, uyku bozuklukları, İş gücü kaybı, üretkenlikte azalmaya yol açabileceğini, sosyal ilişkilerde bozulma, kaygı ve depresyona sebep olacağını ve bir kısır döngü oluşturarak depresyonun ağrıyı, ağrının depresyonu arttırabileceğinin altını çizdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, dünyadaki insanların yüzde 60-65’inin kronik ağrıdan mustarip olduğunu, en sık görülen kronik ağrıların bel ve boyun ağrıları olduğunu, kronik ağrının tedavisinin zor ve uzun olduğunu genellikle tek bir tedavi yöntemine cevap vermediğini söyledi. Doç. Dr. Özcan, algolojinin, kronik ağrıların tanı ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalı olarak, ağrı çeken hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla çeşitli yaklaşımlar sunduğunu, algolojide her yaş ve cinsiyetteki kronik ağrılı hastaların ağrı etiyolojisi açısından değerlendirildiğini, diğer disiplinlerin ilgi alanına girdiği takdirde bu dallarla birlikte gerekli multidisipliner-interdisipliner yaklaşımın sağlandığını, ayaktan ya da yatan hastaların tanı ve tedavi planlarının düzenlenerek tedavide öncelikle ilaç tedavisi, fizik tedavi yöntemleri gibi geleneksel yöntemler uygulandığını, hastanın bunlardan fayda görmemesi durumunda girişimsel ağrı tedavisi yöntemlerine başvurulduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, en sık görülen kronik ağrılara baktığımızda ilk sırada bel ve boyun ağrılarının geldiğini, toplumun yüzde 90’ına yakın bir kısmının hayatı boyunca en az bir kere bel ağrısı şikayeti ile karşı karşıya kaldığını ve bu ağrıların da fıtıktan kaynaklandığının düşünüldüğünü, ancak kireçlenme, diskin zayıflaması ya da sertleşmesi, bel kaslarında gerçekleşen problemlerin de bel ağrılarına neden olabileceğini, bel fıtıklarının sadece yüzde 2-3’lük kısmı için ameliyat gerektirirken geriye kalan büyük kısmın ameliyatsız da tedavi edilebilmekte olduğunu vurguladı. Do. Drç Özcan, kesin ameliyat olması gereken hastalar dışında birçok tedavi yöntemiyle bel ve boyun ağrılarından ameliyatsız bir şekilde kısa bir sürede kurtulmanın mümkün olduğunu, epidural enjeksiyonlar, faset eklemlerine yönelik enjeksiyonlar veya radyofrekans (RF) tedavileri, fıtığın baskı yaptığı bölgeye uygulanan transforaminal enjeksiyonların, fıtık içerisine ozon uygulamaları veya RF tedavileri gibi birçok tedavi seçeneği uygulanabildiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, ikinci sırada baş ve yüz ağrılarının olduğunu, migren, gerilim tipi, küme tipi baş ağrılarıyla beraber halk arasında çıldırtan hastalık olarak bilinen nevraljilerin (yüzün bazı bölgelerinde elektrik çarpar tarzda ağrılar) yer aldığını, bu ağrıları da dindirmek için sinir blokajları, RF ablasyon gibi girişimsel ağrı tedavilerinin uygulanabilmekte olduğunu söyledi. Doç. Dr. Sibel Özcan, Bir diğer kronik ağrının ise diz, omuz ve kalça gibi eklem ağrıları olduğunu, eklemlerin osteoartiti yani halk arasında kireçlenme olarak belirlenen eklemlerdeki hasarlardan kaynaklı ağrıların en sık karşılaşılan ağrılar olduğunu ayrıca yaralanmalar veya sinir-tendon sıkışması sonucu da ağrı olabileceğini, bu ağrıların tedavisi için bu eklemlere kök hücre tedavisi, PRP, ozon ve RF tedavileri yapılabilmekte olduğunu ifade etti. Ağrıların yüzde 90’ı tedavi edilebiliyor Fırat Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Özcan, Şeker hastalığı gibi bazı kronik hastalıklar, zona veya inme-felç sonrası gelişen nöropatik ağrılarda da girişimsel ağrı tedavilerinin uygulanabildiğini, son yıllarda teknolojinin kullanımının yaygınlaşması ve artan iş temposu nedeniyle birçok insanın sırt ağrısı şikayetinden yakınmakta olduğunu, bu durumlarda ağrıya sebep olan kaslara ozon veya lokal anestezik ilaçlarla tetik nokta enjeksiyonun faydalı olabilmekte olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Sibel Özcan, en önemli hasta grubunun ise kanser hastaları olduğunu, bu hastalarda analjezik (ağrı kesici ilaçlar) tedavilerinin düzenlenmesi ve takibi, sinir blokajları, ağrının sebebi olan sinirlerin yakılması ağrı pompaları veya katater uygulamaları ile hastaların kanser tedavisine uyumları sağlanarak yaşam kalitelerinin arttırılabildiğini ifade etti. Doç. Dr. Sibel Özcan, Girişimsel ağrı tedavilerinin, gerek kanser gerekse kanser olmayan hastalarda tedavi seçenekleri arasında çok önemli bir yer tuttuğunu, teknoloji ve bilimin geldiği nokta ile ağrıların yaklaşık yüzde 80-90’nının tedavi edilebilmekte olduğunu söyledi.