Yerel Haberler
Elazığ
FHGC’den Arif Çakmak’a vefa
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:38 FHGC’den Arif Çakmak’a vefa Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC), bu yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü programını "Arif Çakmak’a Vefa" temasıyla düzenleyecek. Geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Gazeteci Arif Çakmak için FHGC tarafından özel bir vefa programı hazırlandı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü programı bu yıl Arif Çakmak’a vefa temasıyla düzenlenecek. 10 Ocak 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek programa; gazeteciler, il yöneticileri, siyasiler ve STK temsilcileri katılacak. FHGC tarafından düzenlenen programda merhum Gazeteci Arif Çakmak’ın hayatı ile basın ve kültür hayatına yaptığı hizmetler anlatılacak. Programın son bölümünde ise Arif Çakmak’a duyduğu sevgiyle bilinen, şehrin yetiştirdiği usta sanatçı Esat Kabaklı sahne alacak. Bu yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü programını, duayen gazeteci Arif Çakmak’a vefa temasıyla düzenleyeceklerini ifade eden FHGC Başkanı Serkan Gürtürk, "İlimiz basın ve kültür hayatında derin izler bırakan, çok sayıda meslektaşımızın yetişmesinde emeği ve katkısı olan değerli Arif Çakmak’ı meslektaşları olarak bir kez daha hatırlamak ve hizmetlerine karşı şükran duygularımızı ifade etmek istedik. Elazığ’ın görsel ve yazılı basınına verdiği katkının yanı sıra, şehrin kültür, sanat ve siyasetine yön veren, silinmeyecek izler bırakan gazeteci ağabeyimiz Arif Çakmak’ın ani vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştu. İlimizdeki birçok basın-yayın kuruluşunda hizmet veren, 12 Mayıs 2025 tarihinde Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni görevindeyken hakkın rahmetine kavuşan Arif Çakmak; mesleki birikimi, duruşu ve kişiliğiyle sadece basın camiasına değil, Elazığ’ın sanatına, kültürüne ve siyasetine de yön veren bir isimdi. Kendisinden hem gazetecilik, hem dostluk, hem dürüstlük hem de insanlık dersi aldığımız Arif Çakmak ağabeyimizi, bu yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde bir kez daha anmak ve meslektaşları olarak kendisine vefamızı göstermek istedik. Özenle hazırladığımız bu programın hayata geçirilmesinde bizlere katkı sunan ilimiz yöneticilerine, iş insanlarımıza ve yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyor; tüm meslektaşlarımızı aileleriyle birlikte bu özel programa davet ediyorum" dedi.
Yeni yıl bereketiyle geldi: Soğuk hava ile birlikte kuzu doğumları arttı
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:16 Yeni yıl bereketiyle geldi: Soğuk hava ile birlikte kuzu doğumları arttı Elazığ’da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ’da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.
Doğuştan yemek borusu olmayan 4 günlük bebek, Elazığ’da hayata tutundu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:15 Doğuştan yemek borusu olmayan 4 günlük bebek, Elazığ’da hayata tutundu Doğuştan yemek borusu olmayan Ada bebek, doğumunun 4’üncü gününde Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde yapılan başarılı ameliyat ile sağlığına kavuştu. Elazığ’a ve bölge illere sunduğu kaliteli sağlık hizmetleri ile adından bahsettiren Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi başarılı ameliyatlarına devam ediyor. Şanlıurfa’da yaşayan Ahmet ve Zehra Fidan çifti, bebeklerinin doğumunun ardından yemek borusunun olmadığını öğrendi. Şanlıurfa’da gitmedik hastane bırakmayan çift, Sağlık Bakanlığının yardımıyla Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine sevk edildi. Hastanede yapılan gerekli tetkiklerin ardından Ada bebek doğumunun 4’üncü gününde Çocuk Cerrahi Kliniği’nde Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fikret Ersöz öncülüğünde, Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Javidan Baghırov tarafından başarılı bir şekilde ameliyat edilerek yemek borusu yapıldı. Yapılan ameliyat sonrasında hasta yeni doğan yoğun bakım ünitesinde Prof. Dr. Mustafa Aydın ve ekibince takip edildi. Ameliyattan sonra 8’inci gün bebeğin beslenmesine başlandı. Artık annesini emebilen ve sağlıklı bir şekilde beslenebilen bebek taburcu edildi. "Bu hastalık 5 bin doğumda 1 görülen hastalıktır" Çocuk Cerrahi Uzmanı Dr. Fikret Ersöz, "Bu hastamızın doğuştan yemek borusu yoktu. Bu hastalar ameliyat olmazsa yaşayamazlar. Şanlıurfa 112’den arandığımızda bebeğin doğumdan 2 gün geçmişti. Hastayı ameliyat edecek merkez bulamamışlardı. Bize ulaştılar. 2 kilogram 400 gram doğmuş bir kız bebek. Biz hastayı kabul ettik. Hasta geldikten sonra gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra doğumunun 4’üncü gününde ameliyat ettik. Bu ameliyatın ardından bakımı da çok önemli. Bu ameliyat çok komplike bir iş. Çocuk Cerrahisinin uç ameliyatlarından birisidir. Bizim ameliyathanedeki arkadaşlarımız da bu konuda artık deneyimliler. Şu anda hastamız ameliyattan sonraki 13’üncü günündedir. Biz hastamızı 8’inci günden sonra artık beslemeye başladık. Ameliyattan sonra hiçbir komplikasyon olmadı. Bu hastalık 5 bin doğumda 1 görülen hastalıktır. Bu hastalığın çeşitleri var. Biz en sık görülen tiplerinden birisiyle karşılaştık. Yüzde 87 oranında görülüyor. Yemek borusunun üst kısmı kör bir şekilde sonlanıyor. Alt kısmı da nefes borusuna yapışıyor. Ameliyatta nefes borusunun bağlantılı olan yerini kestikten sonra iki ucu birleştiriyoruz. Çok hassas bir iş. Yaklaşık 3 saat süren bir cerrahi müdahaledir. Ameliyattan sonra hiçbir sorun olmadı. Hastamızın bütün tedavisi yolunda gitti ve bugün de hastamızı taburcu ediyoruz. Bu hastalarda, kalp, omurga ve diğer bölgelerde anormallikler oluyor bizim hastamızda çok şükür sadece özofagus atrezisi ve trakea trakeozefagial fistül dediğimiz olay vardı. Hastamızın akciğer gelişimi tamdı. Diğer organları da sağlam olduğu için ameliyattan sonra ki süreçte çok hızlı ilerledi. Ameliyattan sonra hastamızı annemizin kucağına verdik. Annesi bebeğini emziriyor. Hastamızı bundan sonraki süreçte takip edeceğiz" dedi. "Şanlıurfa’da bütün hastaneleri gezdik ilgilenen olmadı" Şanlıurfa’dan geldiklerini aktaran bebeğin babası Ahmet Fidan, "Yaklaşık 13 gündür buradayız. Bebeğimiz 2 gün Şanlıurfa’da yattı. Orada bütün hastaneleri dolaşmamıza rağmen bizimle ilgilenen olmadı. Sonrasında Fikret hoca bizi kabul ederek ameliyatını gerçekleştirdi. Bebeğimizin yemek borusu yok diye söylendi. Çok şükür hocalarımız bizimle ilgilendiler. Allah hepsinden razı olsun" ifadelerini kullandı. "Ameliyattan benim hiç umudum yoktu" Bebeğin annesi Zehra Fidan, "Şanlıurfa’dan geliyoruz. Oradaki hastaneleri dolaştık ve o süreçte çok zorluk çektik. Anne karnında belli olmadı. Sadece şüphelendiler. Doğumundan sonra belli oldu. Bebeğim doğumundan sonra 3 gün hastanede yattı. Bakanlığa ulaştık, Allah razı olsun oradaki doktorlar talep açtılar. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde doktor Fikret Ersöz bebeğimizi kabul etti. Evladımızla kendi evlatlarıymış gibi ilgilendiler. Ameliyattan benim hiç umudum yoktu. Bebeğim şu anda kucağımda çok şükür sağlıklı ve durumu iyi" diye konuştu.
90 bin dolarlık 600 parça tarihi Osmanlı kehribarı, ustaların elinde yeniden şekillenecek
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:12 90 bin dolarlık 600 parça tarihi Osmanlı kehribarı, ustaların elinde yeniden şekillenecek Elazığ’da 1900’lü yıllara ait 90 bin dolar değerinde 600 parça Osmanlı sıkma kehribarı, ustaların elinde yeniden şekillenecek. 1900’lü yıllardan kalma Osmanlı sıkma kehribarı olduğu değerlendirilen yaklaşık 600 parça malzeme, tespih ustalarının titiz çalışmasıyla yeniden tespih olarak şekillenecek. Çadır düğmeleri, tespih parçaları ve hayvanların boynuna takılan çeşitli objelerden oluşan tarihi malzemeler, ustalara bölüm bölüm ayrılarak işlenmeye başlanacak. Yaklaşık 6 kilogram ağırlığındaki malzemeden 2 kilogramlık tespih üretimi hedeflenirken, bu süreç sonunda yaklaşık 100 adet tespihin ortaya çıkması bekleniyor. Üretilecek tespihlerin fiyatlarının ise malzemenin hare yapısına, boyutuna ve işçiliği yapan ustaya göre değişkenlik göstereceği ifade edildi. Tespih ustası Hadin Bulut yaptığı açıklamada, "Malzemeler 1900’lü yıllardan kalma Osmanlı sıkmasıdır. Burada yaklaşık 600’e yakın malzeme var. Kimisi çadır düğmesinden, kimisi tespihten, kimisi de hayvanların boynuna takılan malzemelerden oluşuyor. Şuanda bunları ustalara bölüm bölüm ayırdık, tespih yapılması için hazırladık. Ustalar tek tek işleyerek tespih yapacak ve biz bunları sıfır ürün olarak satışa sunacağız. 6 kiloluk malzemeden yaklaşık 2 kiloluk tespih elde edeceğiz. Fiyatlar malzemenin hare yapısına, boyutuna ve ustasına göre değişecek. Toplamda 6 kilodan yaklaşık 100 adet tespih çıkmasını bekliyoruz. Bu malzemeleri yurt dışında toplayan bir arkadaşımız getirdi. Belki 5 yılda, belki 20 yılda topladı. Bu iş artık bir sektöre dönüştü. Ortalama bir ev parası verdik, yaklaşık 90 bin dolar civarında. İnşallah zarar etmeyiz ama zarar etme ihtimalimiz de var. Eski bir malzeme olduğu için tam olarak iç yapısını bilemiyoruz. İçinde çatlak olabilir, o yüzden zarar etme riski her zaman mevcut" dedi.